İçeriğe geç

M10-D01

Motivasyon kuramları

Dürtü, uyarılma ve ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramlarını kanıt durumlarıyla karşılaştırır.

Temel Psikoloji Akademisi — M10, Motivasyon ve duygu · 2.528 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 17 dk dinleme

Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P02-D10

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İçgüdü kuramı, davranışa bir ad vermekle onu açıklamayı karıştırdığı için büyük ölçüde terk edildi.

Homeostaz ve dürtü azaltma kuramı, açlık ve susuzluk gibi bedensel motivasyonları açıklamakta güçlü; ama canlıların uyarım ve keşif aradığı durumları açıklayamıyor.

Uyarılma kuramına göre canlılar, kendileri için en uygun bir uyarılma düzeyini korumaya çalışıyor; bu düzey kişiden kişiye değişiyor.

Ünlü ters U biçimindeki Yerkes-Dodson yasası, farelerle yapılan bir deneyin kapsamının çok ötesine taşınarak yaygınlaştı.

Motivasyon kuramları birbirinin rakibi olmaktan çok, farklı davranış türlerini ve farklı motivasyon kaynaklarını açıklayan tamamlayıcı çerçeveler.

Açılış sahnesi

Gökhan, Rize'de bir lisede fizik öğretmeni. Ağustosun son haftasında Kaçkar Dağı'na tırmanmak için sabahın dördünde kalkıyor. Sırt çantası ağır, hava soğuk, son kulübeden sonra su bulmak zor. Zirveye yaklaştıkça bacakları titriyor, nefesi kesiliyor; birkaç kez durup geri dönmeyi düşünüyor. Ama sonunda zirveye varıyor, on dakika manzaraya bakıyor ve aynı yoldan saatlerce inerek akşam karanlığında köye dönüyor.

Akşam yemeğinde annesi soruyor: "Bu kadar yorulmak için mi gittin oraya?" Gökhan gülüp geçiyor; ama soruyu kendisi de yanıtlayamıyor. Ne açtı, ne susuzdu, ne de birinden kaçıyordu. Rahat bir evde kalmak varken, bilerek kendini açlığa, soğuğa ve yorgunluğa sokmuştu.

Gökhan ve dağ yürüyüşü kurgu. Ama annesinin sorusu, motivasyon psikolojisinin yüz yılı aşkın süredir sorduğu soru: insanları harekete geçiren şey nedir ve neden bazen tam da rahatı bozacak bir yöne doğru harekete geçeriz?

Bu derste ne olacak

Bu dersle motivasyon ve duygu modülüne başlıyoruz. İlk konu, motivasyonu açıklamaya çalışan büyük kuramlar ve onların kanıt karşısındaki durumu.

Önce motivasyonu iç dengeyi korumaya yönelik bir çaba olarak gören kuramlara bakacağız: içgüdüler, homeostaz ve dürtü azaltma. Sonra bu kuramların açıklayamadığı davranışlara ve bunları açıklamak için geliştirilen uyarılma kuramına geçeceğiz. Ardından dışarıdan çeken hedeflerin, yani özendiricilerin rolünü göreceğiz. Son bölümde ihtiyaçlar hiyerarşisinin bugünkü bir yeniden yorumunu tartacağız.

Hümanistik psikoloji dersinde (M01-D07), ihtiyaçlar hiyerarşisi ve kendini gerçekleştirme kavramları tanımlandı; bilinen piramit çiziminin Maslow'a ait olmadığı ve ihtiyaçların katı bir sırayla karşılandığı iddiasının desteklenmediği de gösterildi. Terapi Akademisi'nin motivasyon dersi ise içsel ve dışsal motivasyonu, niyet ile davranış arasındaki açığı ve değişimi destekleyen yöntemleri ele aldı. Burada bunlara yalnızca gönderme yapacağız; içsel motivasyon bu modülün dördüncü dersinde ayrıca incelenecek.

Sıfır noktası

Motivasyon, davranışı başlatan, yönlendiren, yoğunluğunu belirleyen ve sürdüren süreçlerin genel adı. Bir motivasyon kuramı, bu dört soruya yanıt vermeye çalışıyor: kişi neden harekete geçti, neden o yöne gitti, neden o kadar çaba harcadı ve neden vazgeçmedi?

Yirminci yüzyılın başında psikologlar, bu soruları büyük ölçüde içgüdülerle yanıtladı.

Bu yaklaşımın sorunu kısa sürede ortaya çıktı: araştırmacılar her davranış için yeni bir içgüdü önermeye başladı. Bir dönem yazında binlerce farklı "içgüdü" listelendi. Bir davranışı, o davranışın adını taşıyan bir içgüdüyle açıklamak ise hiçbir şey açıklamamak demekti: insanlar topluluk içinde yaşar çünkü topluluk içgüdüleri vardır; topluluk içgüdüleri olduğunu nereden biliyoruz, çünkü topluluk içinde yaşarlar.

Yaygın yanlış"İnsan davranışlarının çoğu içgüdüseldir."
Doğrusu

Bebeklerin emme refleksi ya da yüksek bir sese irkilme gibi bazı tepkiler doğuştan geliyor. Ama insanların ne yiyeceği, kiminle evleneceği, hangi işi yapacağı ve neye değer vereceği gibi davranışların büyük kısmı, öğrenme ve kültürle biçimleniyor. Gündelik dilde "içgüdüsel" denen pek çok davranış, aslında çok iyi öğrenilmiş ve otomatikleşmiş davranışlar.

Mekanizma

İç dengeyi korumak

Fizyolog Walter Cannon, yirminci yüzyılın başlarında vücudun iç ortamını belirli sınırlar içinde tutmaya çalıştığını gösterdi.

Davranışçı psikolog Clark Hull, 1943'te bu fikri motivasyonun genel bir kuramına dönüştürdü.

Bu kuram, açlık, susuzluk ve sıcaklık düzenlemesi gibi temel davranışları açıklamakta güçlüydü. Aç bir fare yiyecek arar, yiyecek bulunca açlık dürtüsü azalır ve yiyeceğe götüren davranış pekişir.

Dürtünün açıklayamadığı

Dürtü azaltma kuramı kısa sürede ciddi sorunlarla karşılaştı. Canlılar, bütün bedensel ihtiyaçları karşılandığında da davranmaya devam ediyordu.

Harry Harlow 1950'de, maymunların hiçbir ödül verilmeden mekanik bulmacaları saatlerce çözmeye çalıştığını gösterdi; bu bulguyu, bu modülün içsel motivasyon dersinde ayrıca inceleyeceğiz. Fareler, aç olmadıkları hâlde yeni ortamları keşfediyordu. İnsanlar ise, açılıştaki Gökhan gibi, rahatı bozan, gerilim yaratan, hatta tehlikeli etkinlikleri kendi istekleriyle seçiyordu.

Bu sorunun en çarpıcı kanıtlarından biri, uyarımın tamamen ortadan kaldırıldığı bir deneyden geldi.

Kanada'daki McGill Üniversitesi'nde, Donald Hebb'in laboratuvarında yürütülen ve 1954'te William Bexton, Woodburn Heron ve Thomas Scott tarafından yayımlanan bir çalışmada, üniversite öğrencilerine günde yirmi dolar ödenerek, ses yalıtımlı bir odada, gözlerinde şekilleri bulanıklaştıran gözlüklerle ve ellerinde dokunmayı engelleyen eldivenlerle yalnızca yatmaları istendi. Bütün bedensel ihtiyaçları karşılanıyordu: yemek yiyebiliyor, tuvalete gidebiliyorlardı.

Yaygın yanlış"İnsanlar her zaman gerilimi azaltmaya ve rahat etmeye çalışır."
Doğrusu

Dürtü azaltma kuramının bu basit biçimi, canlıların gerilim ve uyarım aradığı pek çok durumu açıklayamıyor: dağa tırmanmak, korku romanları okumak, zor bulmacalar çözmek, yeni yerler keşfetmek. İnsanlar bazen rahatı, bazen de uyarımı ve meydan okumayı arıyor. Ne kadar uyarım istendiği kişiye, duruma ve zamana göre değişiyor.

Doğru uyarım düzeyi

Bu sorunlara yanıt olarak, motivasyonu belirli bir eksikliği gidermekten çok, belirli bir uyarım düzeyini korumak olarak gören bir yaklaşım gelişti.

Bu kuram çoğu zaman, uyarılma ile performans arasındaki ilişkiyi anlatan ünlü bir yasayla birlikte anlatılıyor.

Bu yasanın kökeni, insanların değil farelerin incelendiği bir deney.

Bugün araştırmacılar, uyarılma ile performans arasındaki ilişkinin göreve, kişiye ve uyarılmanın türüne göre değiştiğini ve basit bir ters U'nun bu ilişkiyi her zaman doğru anlatmadığını kabul ediyor. Ama genel fikir, yani biraz uyarılmanın çoğu zaman yararlı, çok fazlasının ise zararlı olabileceği, gündelik deneyimle de uyumlu.

Dışarıdan çeken hedefler

Dürtü ve uyarılma kuramları, motivasyonu büyük ölçüde içeriden iten güçlerle açıklıyordu. Ama insanlar çoğu zaman dışarıdaki çekici hedeflere doğru da harekete geçiyor.

Usta katmanı

İhtiyaçlar hiyerarşisinin yeniden yorumu

Hümanistik psikoloji dersinde, Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin ihtiyaçların evrenselliği ve iyi oluşla ilişkisi bakımından destek bulduğunu, ama katı bir sıralama iddiasının desteklenmediğini gördük. Bu kuram, motivasyon araştırmalarında yeni biçimlerde yaşamaya devam ediyor.

Douglas Kenrick ve çalışma arkadaşlarından oluşan bir ekip 2010'da, hiyerarşiyi evrimsel psikoloji bakış açısıyla yeniden düzenlemeyi önerdi.

Kuramlar birbirinin yerine geçmiyor

Bugün motivasyon araştırmacıları, tek bir kuramın bütün davranışları açıklayabileceğini düşünmüyor. Homeostaz ve dürtü kavramları açlık, susuzluk ve sıcaklık düzenlemesi gibi bedensel motivasyonları açıklamakta hâlâ yararlı. Uyarılma kuramı, uyarım arayışını ve performansla ilişkisini anlamaya yardım ediyor. Özendirici kuramı, dış hedeflerin çekiciliğini açıklıyor. Bir sonraki derslerde göreceğimiz içsel motivasyon ve öz belirleme kuramları ise, insanların neden bazı etkinlikleri kendileri için yaptığını açıklamaya çalışıyor.

Yaygın yanlış"Motivasyonu tek bir kuram açıklayabilir; hangisinin doğru olduğunu bulmak yeterli."
Doğrusu

Motivasyon kuramlarının çoğu, farklı davranış türlerini ve farklı motivasyon kaynaklarını açıklamak için geliştirildi. Dürtü kuramı bedensel ihtiyaçlarda, uyarılma kuramı uyarım arayışında, özendirici kuramı dış hedeflerde güçlü. Bunlar birbirinin rakibi olmaktan çok, aynı resmin farklı parçaları.

Kanıtın sınırı

Homeostazın vücudun iç dengesini koruduğu ve bedensel ihtiyaçların davranışı yönlendirdiği, fizyolojinin ve psikolojinin en sağlam zeminlerinden biri. İnsanların ve hayvanların bedensel ihtiyaçları karşılandığında da uyarım ve keşif aradığı da defalarca gösterildi.

Ama motivasyon kuramlarının pek çoğu, kesin ve sınanabilir öngörülerden çok genel çerçeveler sunuyor. Yerkes-Dodson yasası gibi bazı ünlü genellemeler, özgün deneylerin kapsamının çok ötesine taşınarak yaygınlaştı. Duyusal yoksunluk gibi çarpıcı erken bulgular küçük örneklemlere dayanıyordu.

İhtiyaçlar hiyerarşisinin evrimsel yeniden yorumu gibi daha yeni modeller ise, farklı bulguları bir araya getirmede yararlı olsa da, büyük ölçüde kuramsal düzeyde kalıyor ve doğrudan deneysel sınamaya açık değil.

Kendin dene

Aklında kalsın

İçgüdü kuramı, davranışa bir ad vermekle onu açıklamayı karıştırdığı için büyük ölçüde terk edildi.

Homeostaz ve dürtü azaltma kuramı, açlık ve susuzluk gibi bedensel motivasyonları açıklamakta güçlü; ama canlıların uyarım ve keşif aradığı durumları açıklayamıyor.

Uyarılma kuramına göre canlılar, kendileri için en uygun bir uyarılma düzeyini korumaya çalışıyor; bu düzey kişiden kişiye değişiyor.

Ünlü ters U biçimindeki Yerkes-Dodson yasası, farelerle yapılan bir deneyin kapsamının çok ötesine taşınarak yaygınlaştı.

Motivasyon kuramları birbirinin rakibi olmaktan çok, farklı davranış türlerini ve farklı motivasyon kaynaklarını açıklayan tamamlayıcı çerçeveler.

Sonraki derse köprü

Bu derste motivasyonu açıklayan genel kuramları gördük ve bunların en sağlam olanlarından birinin, bedensel ihtiyaçlarla ilgili olduğunu fark ettik. Ama bu bedensel ihtiyaçların en tanıdığı bile, ilk bakışta göründüğünden çok daha karmaşık.

Bir insanın yemeğe hangi saatte oturup tabağı ne zaman bıraktığı ve ne seçtiği, yalnızca midesindeki boşlukla mı belirleniyor? Yoksa beyindeki sinyaller, tabağın büyüklüğü, masadaki kişiler ve yemeğin sunuluşu da bu kararı biçimlendiriyor mu? Bedenin en temel motivasyonlarından birine yakından bakıyoruz: açlık ve yeme.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.