İçeriğe geç

M09-D10

Zekâ kuramları

Genel zekâ, çoklu zekâ ve üçlü kuramın kanıt durumlarını karşılaştırır.

Temel Psikoloji Akademisi — M09, Düşünme, dil ve zekâ · 2.819 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Farklı zihinsel testlerdeki başarılar birbiriyle tutarlı biçimde olumlu ilişkili; bu bulgu genel zekâ kavramının temelini oluşturuyor.

Çocuklukta ölçülen zihinsel yetenek farkları onlarca yıl sonra da güçlü biçimde ilişkili; ama bu kararlılık değişmezlik anlamına gelmiyor.

Hiyerarşik modeller, en üstte genel zekâyı, ortada geniş yetenekleri ve altta dar yetenekleri bir arada açıklıyor.

Çoklu zekâ kuramı eğitimde çok popüler; ama öne sürdüğü birbirinden bağımsız zekâlar deneysel olarak doğrulanmadı.

Üçlü kuramın pratik ve yaratıcı becerilere dikkat çekmesi değerli; ama pratik zekânın genel zekâdan bağımsız olduğu iddiası tartışmalı.

Açılış sahnesi

Kayseri'de bir ilkokulun koridorunda renkli bir pano asılı: "Sınıfımızın Zekâ Haritası." Her öğrencinin adının yanında bir simge var: nota, kalem, top, yaprak, ayna. Selim Bey, dokuz yaşındaki oğlu Efe'nin adının yanında bir top görüyor; altında "bedensel-kinestetik zekâ" yazıyor.

Öğretmen, veli toplantısında panoyu anlatıyor: her çocuğun farklı bir zekâ türü varmış, Efe de "hareketle öğrenen" bir çocukmuş, bu yüzden matematik dersinde ona daha çok hareketli etkinlik verilecekmiş. Selim Bey kafası karışık çıkıyor. Efe futbolu seviyor, ama matematiği de seviyor; geçen ay bir bulmaca yarışmasında okul birincisi olmuştu. Oğlunun zekâsı gerçekten tek bir türe mi ait?

Efe, Selim Bey ve pano kurgu. Ama böyle panolar pek çok okulda asılı, ve arkasındaki kuram ile psikolojinin zekâ hakkında yüz yıldır topladığı veriler arasında önemli bir mesafe var.

Bu derste ne olacak

Bu derste zekâyı açıklamaya çalışan başlıca kuramları ve her birinin kanıt karşısındaki durumunu karşılaştıracağız.

Önce zekâ araştırmalarının en sağlam bulgusunu, yani farklı zihinsel testlerdeki başarıların birbiriyle ilişkili olduğunu ve bundan doğan genel zekâ kavramını göreceğiz. Sonra bu kavramı zenginleştiren hiyerarşik modellere geçeceğiz. Ardından genel zekâ fikrine karşı çıkan iki popüler kuramı, çoklu zekâ kuramını ve üçlü kuramı, kanıtlarıyla birlikte inceleyeceğiz.

Terapi Akademisi'nin yetişkinlik ve yaşlılık dersi, akışkan ve birikmiş yetilerin yaşla farklı yönlerde değiştiğini anlattı; bu ayrıma burada yalnızca modelin bir parçası olarak döneceğiz. Öğrenme stilleri efsanesi dersinde (M07-D10) ise öğrencileri tek bir öğrenme kanalına göre sınıflandırmanın kanıta dayanmadığını gördük. Zekâ testlerinin tarihi ve kuşaklar boyunca puanların değişmesi ise bu modülün son iki dersinin konusu.

Sıfır noktası

Zekânın tanımı konusunda araştırmacılar arasında tam bir uzlaşı yok; ama çoğu tanım benzer öğeleri içeriyor: akıl yürütme, plan yapma, problem çözme, soyut düşünme, karmaşık fikirleri anlama, hızlı öğrenme ve deneyimden öğrenme.

Zekâ kuramlarının asıl sorusu, bu yeteneklerin birbiriyle nasıl ilişkili olduğu. Bir insan sözcüklerde iyiyse, sayılarda da iyi olma olasılığı daha mı yüksek? Yoksa her yetenek birbirinden bağımsız mı?

Bu soruyu yanıtlamanın yolu, çok sayıda insana çok sayıda farklı test uygulayıp sonuçların birbiriyle nasıl ilişkilendiğine bakmak. Bu ilişkileri düzenlemek için kullanılan istatistik yöntem, kuramların büyük kısmının temelinde yatıyor.

Mekanizma

Genel zekâ

Charles Spearman 1904'te, okul çocuklarının farklı derslerdeki ve görevlerdeki performanslarını inceledi ve bütün ölçümlerin birbiriyle olumlu yönde ilişkili olduğunu fark etti.

Spearman bu ortak ilişkiyi açıklamak için tek bir genel yetenek önerdi.

Genel zekâ, yalnızca testler arasında bir istatistik ilişki değil; zaman içinde de dikkat çekici biçimde kararlı.

Ian Deary'nin ekibi, 1932'de İskoçya'da on bir yaşındaki çocuklara uygulanmış bir zihinsel yetenek taramasının katılımcılarını yaklaşık yetmiş yıl sonra yeniden test etti. On bir yaşındaki puanlar ile seksen yaşındaki puanlar arasındaki ilişki yüksekti: yaklaşık 0,66.

Yaygın yanlış"Zekâ doğuştan sabittir ve hiç değişmez."
Doğrusu

Zihinsel yetenek farklarının bireyler arasındaki sıralaması yaşam boyunca dikkat çekici biçimde kararlı; ama bu, zekânın hiç değişmediği anlamına gelmiyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki ilişki güçlü ama mükemmel değil; eğitim, sağlık ve çevre koşulları zekâ puanlarını etkileyebiliyor. Kararlılık, değişmezlik demek değil.

Hiyerarşik modeller

Spearman'ın tek faktörlü modeli kısa sürede eleştirildi. Louis Thurstone, 1930'larda, sözel anlama, sayısal yetenek, uzamsal görselleştirme ve akıl yürütme gibi birbirinden görece bağımsız birkaç temel zihinsel yetenek bulunduğunu savundu. Ama Thurstone'un yetenekleri de birbiriyle ilişkiliydi ve bu ilişkiler, yeniden genel bir faktöre işaret ediyordu.

Bu tartışma, iki görüşü birleştiren hiyerarşik modellerle sonuçlandı. Bunların en kapsamlısı, John Carroll'ın 1993'te yayımladığı çalışmaya dayanıyor. Carroll, yirminci yüzyıl boyunca toplanmış dört yüz altmışı aşkın veri setini aynı yöntemle yeniden analiz etti.

Terapi Akademisi'nde tanımlanan akışkan ve birikmiş yeti ayrımı, bu hiyerarşinin orta katmanındaki geniş yeteneklerden ikisi. Bugünkü zekâ testlerinin çoğu, bu hiyerarşik çerçeveye göre tasarlanıyor.

Çoklu zekâ kuramı

Genel zekâ fikrine en popüler itiraz, Howard Gardner'dan geldi. Gardner 1983'te yayımladığı bir kitapta, tek bir genel zekâ yerine birbirinden görece bağımsız birden çok zekâ bulunduğunu savundu.

Gardner, bu zekâları belirlerken faktör analizi yerine beyin hasarı vakaları, olağanüstü yetenekli kişiler, gelişim süreçleri ve kültürler arası gözlemler gibi farklı kanıt türlerine dayandı. Kuram, özellikle eğitimciler arasında çok popüler oldu; çünkü her çocuğun bir alanda güçlü olabileceği gibi umut verici bir mesaj taşıyordu.

Bu bulgunun anlamı ince. Gardner'ın sıraladığı yeteneklerin, örneğin müzik ya da beden hareketlerinde ustalığın, gerçek ve değerli olduğundan kimse şüphe etmiyor. Tartışma, bunların birbirinden bağımsız "zekâlar" olup olmadığı ve genel zekâ fikrinin yerine geçip geçemeyeceği üzerine.

Yaygın yanlış"Herkesin güçlü olduğu tek bir zekâ türü vardır ve öğretim buna göre yapılmalıdır."
Doğrusu

Çoklu zekâ kuramının öngördüğü bağımsız zekâlar deneysel olarak doğrulanmadı; farklı yetenekler birbiriyle olumlu yönde ilişkili. Öğrencileri bir zekâ türüne göre sınıflandırıp öğretimi buna göre ayarlamanın öğrenmeyi artırdığına dair de kanıt yok. Çocukların farklı ilgi ve yetenekleri gerçek; ama bunlar birbirinden kopuk kutular değil.

Usta katmanı

Üçlü kuram ve pratik zekâ

Robert Sternberg, genel zekâ testlerinin yalnızca okul ortamındaki analitik becerileri ölçtüğünü ve gerçek hayattaki başarı için gereken başka yetenekleri gözden kaçırdığını savundu.

Sternberg ve ekibi bu kuramı bir üniversite giriş sınavına uyguladı. 2006'da yayımlanan çalışmada, standart üniversite sınavının yanına analitik, yaratıcı ve pratik becerileri ölçen yeni testler eklediler ve öğrencilerin ilk yıl not ortalamalarını ne kadar öngördüklerine baktılar.

Kuramlar neden yaşıyor

Çoklu zekâ ve üçlü kuram, kanıt bakımından genel zekâ modelleri kadar güçlü değil; ama kamuoyunda ve eğitimde çok daha popüler. Bunun nedenlerinden biri, umut verici bir mesaj taşımaları: herkes bir şekilde zeki. Genel zekâ fikri ise bazı insanlar için rahatsız edici, çünkü bireyler arasında ölçülebilir ve kararlı farklar olduğunu söylüyor; ayrıca tarih boyunca bu farklar kötüye kullanıldı.

Ama bir kuramın ne kadar umut verici olduğu ile ne kadar doğru olduğu ayrı sorular. Genel zekâ kavramı, insanların değerini ya da potansiyelini tek bir sayıya indirgemek anlamına gelmiyor. Zekâ testleri, kişinin bazı zihinsel görevlerdeki performansını ölçüyor; karakteri, yaratıcılığı, bilgeliği, iyiliği, yeteneklerin tamamını ölçmüyor.

Yaygın yanlış"Genel zekâ kavramını kabul etmek, insanların değerini tek bir sayıya indirgemektir."
Doğrusu

Genel zekâ, belirli zihinsel görevlerdeki performansın ortak bir boyutunu tanımlayan istatistiksel ve psikolojik bir kavram. İnsanların değerini, karakterini ya da hayattaki başarısının bütününü belirlemiyor. Zekâ puanları okul ve iş başarısıyla ilişkili; ama bu ilişki orta düzeyde ve hayattaki sonuçları belirleyen pek çok başka etken var.

Kanıtın sınırı

Farklı zihinsel testler arasındaki olumlu ilişki ve genel bir faktörün bu ilişkinin önemli bir kısmını açıklaması, psikolojinin en çok tekrarlanan bulguları arasında. Hiyerarşik modeller bu bulguyu farklı yetenek katmanlarıyla birlikte açıklıyor ve bugünkü zekâ testlerinin çoğunun temelini oluşturuyor.

Ama genel zekâ faktörünün neyi temsil ettiği, yani tek bir zihinsel süreç mi yoksa birbiriyle etkileşen birçok sürecin ortak bir ürünü mü olduğu, hâlâ tartışılıyor. Bazı araştırmacılar, pozitif örüntünün tek bir genel yeteneğe değil, gelişim sürecinde birbirini besleyen yeteneklerin karşılıklı etkileşimine bağlı olabileceğini savunuyor.

Çoklu zekâ ve üçlü kuram, insan yeteneklerinin çeşitliliğine dikkat çekmede önemli bir rol oynadı. Ama öne sürdükleri bağımsız zekâlar ya da genel zekâdan bağımsız pratik zekâ, deneysel kanıtla güçlü biçimde desteklenmedi. Bu kuramların eğitimdeki yaygın kullanımı, kanıt düzeyinin çok ötesine geçiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Farklı zihinsel testlerdeki başarılar birbiriyle tutarlı biçimde olumlu ilişkili; bu bulgu genel zekâ kavramının temelini oluşturuyor.

Çocuklukta ölçülen zihinsel yetenek farkları onlarca yıl sonra da güçlü biçimde ilişkili; ama bu kararlılık değişmezlik anlamına gelmiyor.

Hiyerarşik modeller, en üstte genel zekâyı, ortada geniş yetenekleri ve altta dar yetenekleri bir arada açıklıyor.

Çoklu zekâ kuramı eğitimde çok popüler; ama öne sürdüğü birbirinden bağımsız zekâlar deneysel olarak doğrulanmadı.

Üçlü kuramın pratik ve yaratıcı becerilere dikkat çekmesi değerli; ama pratik zekânın genel zekâdan bağımsız olduğu iddiası tartışmalı.

Sonraki derse köprü

Bu derste zekâyı açıklamaya çalışan kuramları karşılaştırdık. Ama bu kuramlar, belirli testler ve o testlerden elde edilen puanlar üzerine kuruldu. Bu testler nasıl geliştirildi, kimler tarafından ve hangi amaçlarla kullanıldı?

Zekâ ölçümü, okul çocuklarına yardım etmek amacıyla doğdu; ama kısa süre içinde göçmenleri sınıflandırmak, insanları kısırlaştırmak ve ayrımcılığı haklı göstermek için de kullanıldı. Bu tarihin hem bilim hem etik açısından ne öğrettiği bizi bekliyor: zekâ testlerinin tarihi ve kötüye kullanımı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.