M09-D02
Problem çözme
Problem çözme stratejilerini ve işlevsel takılma gibi engelleri örnek problemlerle gösterir.
Temel Psikoloji Akademisi — M09, Düşünme, dil ve zekâ · 2.552 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Problem çözme, başlangıç durumundan hedef duruma giden bir yolu, olası durumlar ve işlemlerden oluşan bir uzayda aramak olarak modellenebiliyor.
Algoritmalar çözümü garanti ediyor ama yavaş olabiliyor; araç-amaç çözümlemesi ve geriye doğru çalışma gibi stratejiler ise daha hızlı.
Daha önce işe yaramış bir yolu tekrarlama eğilimi, daha basit bir yol bulunduğunda bile insanları eski yola bağlayabiliyor.
Bir nesneyi alışılmış işlevine bağlamak, onun başka bir işe yarayabileceğini görmeyi zorlaştırıyor.
İnsanlar çoğu zaman yapısal olarak benzer bir çözümü bildikleri hâlde, bir ipucu olmadan onu yeni bir probleme taşıyamıyor; içgörü problemlerinde ise çözümün yaklaştığı çoğu zaman önceden hissedilmiyor.
Açılış sahnesi
Elif, Afyon'un dışında bir köy yolunda, yağmurdan sonra arabasını bir tarla kenarına park ediyor. Döndüğünde arka tekerleklerden biri çamura gömülmüş. Gaza basıyor; teker boşa dönüyor ve daha derine iniyor. Arabayı ileri geri sallamayı deniyor, sonra bagajdan çıkardığı küçük bir küreği kullanıyor. Bir saat geçiyor.
Yoldan geçen yaşlı bir çoban durup bakıyor. Arabanın içine eğilip paspasları gösteriyor: "Şunları tekerin altına koy." Elif paspasları çamura sıkıştırıyor, gaza yavaşça basıyor ve araba ilk denemede çıkıyor.
Elif bu paspaslara her gün basıyordu. Onları arabanın tabanını temiz tutan şeyler olarak görüyordu; bir saat boyunca çamurun içinde dururken, bir tekerleğe tutunacak bir yüzey olabileceklerini hiç düşünmedi. Elif ve çoban kurgu; ama Elif'in takıldığı yer, psikolojinin en eski problem çözme deneylerinden birinin tam ortasında duruyor.
Bu derste ne olacak
Bu derste insanların bir problemi nasıl çözdüğüne ve nerede takıldığına bakacağız. Önce bir problemin ne olduğunu ve çözüm arayışının bilişsel psikolojide nasıl modellendiğini göreceğiz. Sonra insanların kullandığı başlıca stratejileri, yani adım adım kesin yöntemleri ve kestirme yolları inceleyeceğiz. Son bölümde çözümün önündeki engellere geçeceğiz: alışılmış yöntemlere takılma, nesneleri alışılmış işlevlerine bağlama ve bir problemden ötekine bilgi taşıyamama.
Gestalt psikolojisi dersinde (M01-D04) içgörü kavramı tanımlandı ve içgörünün hazırlıksız gelmediği gösterildi. Bilişsel devrim dersinde (M01-D08) ise problemleri parçalara ayıran bir strateji kısaca anıldı. Bu derste ikisini de bugünkü araştırmalarla açacağız.
Terapi Akademisi'nin problem çözme dersi, gündelik sorunları ele almanın klinik bir yöntemini anlatıyor; bu ders ise problem çözmenin bilişsel mekanizmalarına odaklanıyor.
Sıfır noktası
Psikolojide bir problem, kişinin bulunduğu durum ile ulaşmak istediği durum arasında bir fark olduğunda ve bu farkı kapatmanın yolu hemen belli olmadığında ortaya çıkıyor. Çamura saplanmış bir araba, bir yapboz, bir matematik sorusu ya da bir bütçe açığı, hepsi bu tanıma uyuyor.
1972'de Allen Newell ve Herbert Simon, problem çözmeyi bir arama süreci olarak tanımlayan etkili bir kuram ortaya koydu.
Bazı problemlerin uzayı küçük. Üç diskli Hanoi Kulesi bulmacasında, disklerin tamamını bir çubuktan ötekine, büyük disk küçüğün üstüne gelmeyecek biçimde taşımak en az yedi hamle gerektiriyor. Ama satranç gibi bir oyunun uzayı o kadar büyük ki, hiçbir insan bütün olasılıkları inceleyemez. İnsanların bu tür problemleri nasıl çözdüğü, kullandıkları stratejilerde saklı.
Yaygın yanlış"Bir problemi çözemiyorsan yeterince zeki değilsindir."
Problem çözmedeki başarı, genel yetenek kadar, problemin nasıl temsil edildiğine, hangi stratejinin seçildiğine ve kişinin o alandaki deneyimine bağlı. Aynı kişi, problemi farklı biçimde tanımladığında ya da farklı bir ipucu aldığında, saatlerce çözemediği bir problemi dakikalar içinde çözebiliyor.
Mekanizma
Kesin yollar ve kestirme yollar
Problem uzayında yol aramanın iki ana yolu var.
Algoritmalar güvenilir ama çoğu zaman yavaş. Dört haneli bir şifreli kilidin bütün kombinasyonlarını denemek, kilidi sonunda mutlaka açar; ama on bin denemeye kadar sürebilir. Bu yüzden insanlar çoğu zaman garantisi olmayan ama çok daha hızlı kestirme yollara başvuruyor. Bu kestirme yollar, sonraki derste ayrıca ele alınacak bir konunun, yani sezgisel düşünmenin parçası. Problem çözme araştırmalarında en çok incelenen iki kestirme, Newell ve Simon'ın da üzerinde durduğu stratejiler.
Yaygın yanlış"En iyi strateji, her adımda hedefe biraz daha yaklaşmaktır."
Bazı problemlerde çözüme giden yol, hedeften geçici olarak uzaklaşmayı gerektiriyor. Her adımda farkı küçültmeye çalışan biri, böyle problemlerde bir çıkmaza girebiliyor. İyi bir problem çözücü, bazen geri çekilmenin ileri gitmenin bir parçası olduğunu kabul edebilen kişi.
Alışılmış yolun gücü
Stratejiler problem çözmeyi kolaylaştırıyor; ama bir strateji ne kadar çok kullanılırsa, işe yaramadığı durumlarda da o kadar kolay devreye giriyor. Abraham Luchins 1942'de bunu bir dizi su testisi problemiyle gösterdi.
Katılımcılara farklı hacimlerde üç testi veriliyor ve belli bir miktar suyu ölçmeleri isteniyordu. Örneğin ilk problemde testiler 21, 127 ve 3 birimlikti ve hedef 100 birimdi: en büyük testiyi doldurup ondan bir kez ortancayı, iki kez de küçüğü doldurmak gerekiyordu. Sonraki birkaç problem de aynı yolla çözülüyordu. Ardından gelen problemlerde ise aynı uzun yol işe yarasa da çok daha kısa bir yol vardı; örneğin 23, 49 ve 3 birimlik testilerle 20 birim ölçmek için, en küçük testiyi 23'lük testiden bir kez çıkarmak yeterliydi.
Nesneyi işlevine bağlamak
Karl Duncker 1945'te yayımlanan çalışmasında, açılıştaki Elif'in takıldığı türden bir engeli laboratuvarda gösterdi. Katılımcılara bir mum, bir kutu raptiye ve bir kutu kibrit verip mumu duvara, damlası masaya akmayacak biçimde tutturmalarını istedi. Çözüm, raptiye kutusunu boşaltıp raptiyelerle duvara tutturmak ve mumu kutunun içine yerleştirmekti. Kutu raptiyelerle dolu verildiğinde, katılımcılar onu raptiyelerin kabı olarak görüyor ve bir raf olarak kullanmayı çok daha zor düşünüyordu.
Yaygın yanlış"Bir nesne hakkında ne kadar çok şey biliyorsan, onu o kadar yaratıcı kullanırsın."
Bilgi çoğu zaman çözümü kolaylaştırıyor; ama bir nesnenin alışılmış işlevini iyi bilmek, başka işlevlerini görmeyi zorlaştırabiliyor. Elif'in paspasları her gün kullanması, onları tekerleğin altına koymayı düşünmesine yardım etmedi. Bilgi ile esneklik her zaman aynı yönde ilerlemiyor.
Usta katmanı
Bir problemden ötekine taşımak
Bir problemi çözmenin en güçlü yollarından biri, onun daha önce çözülmüş bir başka problemle aynı yapıya sahip olduğunu fark etmek.
Mary Gick ve Keith Holyoak 1980'de katılımcılara, Duncker'ın klasik bir problemini verdi: bir doktor, ameliyat edilemeyen bir tümörü ışınla yok etmek istiyor; ama ışın yeterince güçlü olursa çevredeki sağlıklı dokuyu da yakıyor. Çözüm, zayıf ışınları farklı yönlerden gönderip tümörün üzerinde birleştirmek. Bazı katılımcılar bu problemden önce, bir generalin askerlerini küçük gruplara ayırıp bir kaleyi farklı yollardan aynı anda kuşattığı bir hikâye okumuştu.
İçgörü nasıl gelir
Gestalt psikologları, bazı problemlerin adım adım değil, birdenbire çözüldüğünü öne sürmüştü. Bunu ölçmek kolay değildi. Janet Metcalfe ve David Wiebe 1987'de basit bir yöntem kullandı: katılımcılardan problem üzerinde çalışırken belirli aralıklarla çözüme ne kadar "yaklaştıklarını" hissettiklerini puanlamalarını istedi.
Kanıtın sınırı
Zihinsel kalıbın, işlevsel takılmanın ve benzetmeyle aktarımın zorluğunun laboratuvarda tekrar tekrar gösterilebildiği güçlü bulgular. Problem uzayı kavramı ve araç-amaç çözümlemesi, insan problem çözmesini modellemek için hâlâ yaygın biçimde kullanılıyor.
Ama bu bulguların çoğu, iyi tanımlanmış laboratuvar problemlerinden geliyor: su testileri, mumlar, bulmacalar. Gündelik hayattaki problemler çoğu zaman bulanık, hedefi belirsiz ve birçok kişiyi ilgilendiriyor. Laboratuvarda gösterilen engellerin bu tür problemlerde ne ölçüde aynı biçimde işlediği daha az biliniyor.
İçgörünün ayrı bir süreç mi, yoksa aşamalı işlemin farklı bir yaşantısı mı olduğu ise hâlâ tartışmalı. Beyin görüntüleme çalışmaları içgörü anlarına özgü etkinlik örüntüleri bildirdi; ama bu örüntülerin neyi yansıttığı konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği yok.
Kendin dene
Aklında kalsın
Problem çözme, başlangıç durumundan hedef duruma giden bir yolu, olası durumlar ve işlemlerden oluşan bir uzayda aramak olarak modellenebiliyor.
Algoritmalar çözümü garanti ediyor ama yavaş olabiliyor; araç-amaç çözümlemesi ve geriye doğru çalışma gibi stratejiler ise daha hızlı.
Daha önce işe yaramış bir yolu tekrarlama eğilimi, daha basit bir yol bulunduğunda bile insanları eski yola bağlayabiliyor.
Bir nesneyi alışılmış işlevine bağlamak, onun başka bir işe yarayabileceğini görmeyi zorlaştırıyor.
İnsanlar çoğu zaman yapısal olarak benzer bir çözümü bildikleri hâlde, bir ipucu olmadan onu yeni bir probleme taşıyamıyor; içgörü problemlerinde ise çözümün yaklaştığı çoğu zaman önceden hissedilmiyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste problemlerin çoğu, sonunda doğru bir yanıtı olan problemlerdi: testilerle belirli bir miktar su ölçülür, mum duvara tutturulur. Gündelik hayatta ise insanlar çoğu zaman kesin yanıtı olmayan sorularla karşılaşıyor: bir şeyin ne kadar olası olduğunu, bir sayının ne kadar büyük olduğunu, bir kişinin hangi gruba ait olduğunu kısa sürede tahmin etmek zorunda kalıyorlar.
Böyle durumlarda zihin hızlı ama hataya açık kurallara başvuruyor. Bu kuralların ne olduğu, ne zaman işe yaradığı ve ne zaman yanılttığı sonraki dersin konusu: sezgisel kestirmeler.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.