İçeriğe geç

M08-D05

Seri konum etkisi

Listenin başı ve sonunun neden daha iyi hatırlandığını iki ayrı bellek sistemiyle açıklar.

Temel Psikoloji Akademisi — M08, Bellek · 2.374 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Serbest hatırlamada bir listenin başı ve sonu ortasından daha iyi hatırlanıyor; bu örüntü seri konum eğrisi olarak adlandırılıyor.

Listenin sonuna eklenen kısa bir gecikme yakınlık etkisini siliyor, sunum hızı ise ilklik etkisini değiştiriyor; bu ayrışma iki ucun farklı süreçlerden kaynaklandığını düşündürüyor.

İlk öğeler daha fazla tekrarlandığı için uzun süreli belleğe daha iyi aktarılıyor; son öğeler ise hatırlama anında hâlâ akılda tutuluyor.

Uzun süreli yakınlık etkisi, yakınlık etkisinin yalnızca kısa süreli bellekle açıklanamayacağını gösterdi.

Seri konum etkileri, yarışmalarda ve değerlendirmelerde de görülebiliyor; sıranın rastgele belirlenmesi ve değerlendirmenin hemen yapılması bu etkiyi azaltıyor.

Açılış sahnesi

Derya, Kayseri'de bir mobilya fabrikasının insan kaynakları uzmanı. Bir pazartesi sabah dokuzdan akşam beşe kadar, bir muhasebe pozisyonu için on iki adayla görüşme yapıyor. Her görüşmeden sonra kısa notlar alıyor, ama akşam yöneticisine durumu anlatırken notlarına pek bakmıyor.

Yöneticisi en güçlü adayları soruyor. Derya ilk görüştüğü adayı canlı biçimde hatırlıyor: ceketinin rengini, verdiği örneği. Son iki adayı da ayrıntılarıyla anlatıyor. Ama öğleden önceki ve öğle arasından sonraki görüşmelere geldiğinde, adayların söylediklerini birbirine karıştırıyor. Notlarına baktığında, ortadaki adaylardan birinin gün içindeki en güçlü cevapları vermiş olduğunu görüyor; ama bu aday aklında neredeyse hiç iz bırakmamış.

Derya ve fabrika kurgu. Bir dizinin başının ve sonunun ortasından daha iyi hatırlanması ise, bellek araştırmalarının en düzenli ve en çok tekrarlanan bulgularından birine karşılık geliyor.

Bu derste ne olacak

Bu derste bir dizi bilginin hatırlanmasının, o bilginin dizideki konumuna nasıl bağlı olduğunu ele alacağız. Önce bu örüntüyü ortaya koyan deneyi ve iki ucunu ayrı ayrı göreceğiz. Sonra bu iki ucun, modülün ilk derslerinde ele alınan iki farklı bellek sistemiyle açıklanmasını ve bu açıklamayı destekleyen deneyleri tartacağız.

Son bölümde, bu açıklamanın sınırlarını gösteren bulgulara ve aynı örüntünün sınavlarda, yarışmalarda ve iş görüşmelerinde nasıl ortaya çıktığına bakacağız.

Sıfır noktası

Bir kişiye bir sözcük listesi okunup, listedeki sözcükleri hangi sırayla olursa olsun hatırlaması istendiğinde, ortaya çok düzenli bir örüntü çıkıyor.

1962'de Bennet Murdock, katılımcılara on ile kırk sözcük arasında değişen listeler okudu ve her sözcüğün hatırlanma olasılığını listedeki konumuna göre çizdi. Ortaya bir U harfine benzeyen bir eğri çıktı: listenin başındaki sözcükler iyi, sonundaki sözcükler daha da iyi, ortadaki sözcükler ise en kötü hatırlanıyordu.

Bu eğrinin iki ucunun ayrı adları var.

Murdock'un verilerinde, yakınlık etkisi liste ne kadar uzun olursa olsun yaklaşık son birkaç sözcüğü kapsıyordu. Listenin uzunluğu ve sunulma hızı ise ortadaki ve baştaki sözcüklerin hatırlanmasını etkiliyordu.

Yaygın yanlış"Bir listede en iyi hatırlananlar, en önemli ya da en ilginç olanlardır."
Doğrusu

Önem ve ilginçlik hatırlamayı etkileyebiliyor; ama aynı önemdeki ve ilginçlikteki öğeler arasında, listedeki konum tek başına belirgin bir fark yaratıyor. Ortadaki önemli bir bilgi, baştaki ya da sondaki önemsiz bir bilgiden daha kolay unutulabiliyor. Neyin hatırlandığı, neyin önemli olduğunu her zaman doğru yansıtmıyor.

Mekanizma

İki uç, iki sistem

Murray Glanzer ve Anita Cunitz 1966'da, seri konum eğrisinin iki ucunun iki farklı bellek sisteminden kaynaklandığını öne süren bir açıklamayı sınadı. Bu açıklamaya göre yakınlık etkisi, son sözcüklerin hatırlama anında hâlâ kısa süreli bellekte bulunmasından; ilklik etkisi ise ilk sözcüklerin daha çok tekrarlanarak uzun süreli belleğe aktarılmasından kaynaklanıyordu.

Bu açıklamanın bir öngörüsü vardı: eğer yakınlık etkisi kısa süreli bellekten kaynaklanıyorsa, liste ile hatırlama arasına kısa süreli belleği boşaltan bir görev konduğunda yakınlık etkisi kaybolmalıydı; ama ilklik etkisi etkilenmemeliydi.

Glanzer ve Cunitz bunu sınamak için katılımcılara listeyi okuduktan sonra, hatırlamaya geçmeden önce otuz saniye boyunca sayı saydırdı. Yakınlık etkisi büyük ölçüde kayboldu; ilklik etkisi ise yerinde kaldı. Ayrıca sözcüklerin sunulma hızı yavaşlatıldığında, yani tekrarlamaya daha çok zaman tanındığında, ilk sözcüklerin hatırlanması arttı ama son sözcüklerin hatırlanması değişmedi.

Dewey Rundus 1971'de ilklik etkisinin kaynağına daha yakından baktı. Katılımcılardan liste sunulurken sözcükleri sesli olarak tekrarlamalarını istedi ve bu tekrarları kaydetti. İlk sözcükler, ortadaki ve son sözcüklere göre çok daha fazla tekrarlanıyordu: listenin başında kişinin aklında tutması gereken tek bir sözcük vardı ve onu defalarca tekrarlayabiliyordu; liste ilerledikçe her yeni sözcük, tekrarlama zamanını öncekilerle paylaşıyordu. Bir sözcüğün ne kadar çok tekrarlandığı, onun ne kadar iyi hatırlandığını öngörüyordu.

Yaygın yanlış"Listenin sonunu iyi hatırlamamızın nedeni, en son duyduğumuz şeyin en yeni olmasıdır; bu her zaman geçerlidir."
Doğrusu

Yakınlık etkisi, hatırlama listenin hemen ardından yapıldığında güçlü. Araya kısa bir başka görev girdiğinde, son öğelerin avantajı büyük ölçüde kayboluyor. Son duyulan şeyi hatırlamak, onun aklımızda hâlâ "açık" olmasına bağlı; bu açıklık birkaç saniyelik bir kesintiyle kapanabiliyor.

Hastanın eğrisi

Bu açıklamayı destekleyen bir başka kanıt, hasta vakalarından geldi. Modülün ilk dersinde anılan KF gibi, birkaç rakamdan uzun bir diziyi akılda tutamayan hastalarda, seri konum eğrisinin sonundaki yakınlık etkisi büyük ölçüde yoktu; ama ilklik etkisi korunuyordu. Yeni olayları kalıcı biçimde kaydedemeyen hastalarda ise tersi görülüyordu: yakınlık etkisi normal, ilklik etkisi zayıftı.

Bu çifte ayrışma, eğrinin iki ucunun beyinde farklı sistemlere dayandığı fikrini güçlendirdi.

Usta katmanı

Uzun süreli yakınlık

İki sistem açıklaması güçlü bir kanıt temeline sahipti. Ama 1974'te Robert Bjork ve William Whitten, bu açıklamayla uyuşmayan bir bulgu bildirdi.

Katılımcılara sözcükleri tek tek gösterdiler ve her sözcükten sonra, kısa süreli belleği boşaltacak kadar uzun bir dikkat dağıtıcı görev verdiler. Bu düzende, iki sistem açıklamasına göre, hiçbir sözcük hatırlama anında kısa süreli bellekte olmamalıydı; dolayısıyla yakınlık etkisi görülmemeliydi. Oysa yakınlık etkisi yine ortaya çıktı.

Bu bulgu, yakınlık etkisinin en azından bir kısmının, son öğelerin zamansal olarak daha belirgin ve ayırt edilebilir olmasından kaynaklandığını düşündürdü. Zamanın içinde geriye doğru bakıldığında, yakın geçmiş daha "keskin" görünüyordu.

Benzer bir örüntü, çok uzun zaman ölçeklerinde de görüldü. Henry Roediger ve Robert Crowder 1976'da öğrencilerden Amerika Birleşik Devletleri başkanlarını hatırlayabildikleri kadar yazmalarını istedi. İlk birkaç başkan ve en son başkanlar iyi hatırlanıyordu; ortadakiler ise çok daha az. Yalnızca birkaç belirgin ve önemli başkan, ortadaki bu çukurun dışında kalıyordu.

Sıra kaderi belirlediğinde

Seri konum etkileri, yalnızca bir şeyin hatırlanmasını değil, hakkında verilen yargıları da etkileyebiliyor. Wändi Bruine de Bruin 2005'te, uluslararası bir şarkı yarışmasında ve artistik patinaj şampiyonalarında, yarışmacıların sırasıyla aldıkları puanlar arasındaki ilişkiyi inceledi. Sonra çıkan yarışmacılar, ortalamada daha yüksek puan alıyordu; en büyük avantaj en son sıradaydı.

Yaygın yanlış"Bir yarışmada ya da sınavda puanlar yalnızca performansın kalitesini yansıtır."
Doğrusu

Seri konum etkileri, değerlendiricilerin farkında olmadan sıraya göre farklı puanlar verebildiğini gösteriyor. Bu etki her zaman büyük değil, ama sıranın rastgele belirlenmediği ya da değerlendirmenin günün sonuna bırakıldığı durumlarda adil olmayan sonuçlar doğurabiliyor. Sıranın rastgele belirlenmesi ve değerlendirmenin hemen yapılması, bu etkiyi azaltmanın yolları.

Kanıtın sınırı

Bir listenin başının ve sonunun ortasından daha iyi hatırlandığı, farklı malzemelerle, farklı yaş gruplarında ve farklı ülkelerde tekrar tekrar gösterilmiş, bellek araştırmalarının en düzenli bulgularından biri. İki ucun farklı değişkenlerden etkilendiği de sağlam biçimde destekleniyor.

Bu iki ucun iki ayrı depoya bağlanması ise tartışmalı. Uzun süreli yakınlık etkisi, yakınlık etkisinin yalnızca kısa süreli bellekle açıklanamayacağını gösterdi; bugün birçok araştırmacı, son öğelerin zamansal olarak daha ayırt edilebilir olmasına dayanan açıklamaları da hesaba katıyor.

Seri konum etkilerinin yarışma ve değerlendirme sonuçlarına yansıması büyük ölçüde gözlemsel verilere dayanıyor. Bu etkilerin büyüklüğü bağlama göre değişiyor ve bellek dışındaki süreçler, örneğin karşılaştırma ve beklenti, de sonuçları etkileyebiliyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Serbest hatırlamada bir listenin başı ve sonu ortasından daha iyi hatırlanıyor; bu örüntü seri konum eğrisi olarak adlandırılıyor.

Listenin sonuna eklenen kısa bir gecikme yakınlık etkisini siliyor, sunum hızı ise ilklik etkisini değiştiriyor; bu ayrışma iki ucun farklı süreçlerden kaynaklandığını düşündürüyor.

İlk öğeler daha fazla tekrarlandığı için uzun süreli belleğe daha iyi aktarılıyor; son öğeler ise hatırlama anında hâlâ akılda tutuluyor.

Uzun süreli yakınlık etkisi, yakınlık etkisinin yalnızca kısa süreli bellekle açıklanamayacağını gösterdi.

Seri konum etkileri, yarışmalarda ve değerlendirmelerde de görülebiliyor; sıranın rastgele belirlenmesi ve değerlendirmenin hemen yapılması bu etkiyi azaltıyor.

Sonraki derse köprü

Bu modülde şimdiye kadar ele aldığımız bütün bellek ölçümleri, kişiden bir şeyi bilinçli olarak hatırlamasını istiyordu: bir listeyi yazmasını, bir sözcüğü tanımasını, bir bilgiyi yeniden üretmesini. Ama geçmiş deneyimler, kişi onları hatırladığının farkında olmadan da davranışı etkileyebiliyor.

Daha önce gördüğün bir sözcüğü, onu gördüğünü hatırlamasan bile daha hızlı tanıyabiliyor musun? Ve bu tür görünmez etkilerin, insan davranışını ne ölçüde yönlendirdiğine dair iddialar ne kadar sağlam? Bu soruların cevabı, modülün altıncı dersinde: örtük bellek ve hazırlama.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.