İçeriğe geç

M08-D04

Unutma eğrisi

Unutmanın zaman içindeki seyrini ve bozunma ile ketlenme açıklamalarını karşılaştırır.

Temel Psikoloji Akademisi — M08, Bellek · 2.388 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Ebbinghaus, anlamsız heceler ve tasarruf yöntemiyle unutmayı ilk kez nicel olarak ölçtü; hatırlanamayan bilginin bile yeniden öğrenmeyi kolaylaştıran bir iz bıraktığını gösterdi.

Unutma, öğrenmeden hemen sonra hızlı, sonra giderek yavaşlayan bir eğri izliyor; bu eğri yüz otuz yılı aşkın bir süre sonra aynı yöntemle tekrarlandı.

Bozunma kuramı unutmayı zamanın geçmesine, karışma açıklaması ise o zamanın içinde öğrenilen başka bilgilere bağlıyor.

Öğrenmeden sonra uyumak, aynı süre uyanık kalmaya göre daha az unutmayla sonuçlanıyor.

İyi ve uzun süre öğrenilmiş bilginin önemli bir kısmı, ilk birkaç yıldaki kaybın ardından onlarca yıl boyunca neredeyse hiç azalmadan korunabiliyor.

Açılış sahnesi

Gül, Samsun'da bir aile sağlığı merkezinde hemşire. Bahar aylarında iki günlük bir temel yaşam desteği kursuna katılıyor; kursun sonunda göğüs basısının derinliğini, hızını ve sırayı eksiksiz uyguluyor, sınavı da yüksek puanla geçiyor. Kurstan altı ay sonra merkeze yeni gelen bir stajyer ona kalp masajının adımlarını soruyor. Gül adımların bir kısmını hatırlıyor, ama sırasından ve ayrıntılarından emin olamıyor; bu onu şaşırtıyor.

Bir hafta sonra Gül yarım günlük bir tazeleme eğitimine katılıyor. İlk kursta iki gün süren şeyi bu kez bir saatte yeniden kavrıyor; eğitmenin gösterdiği her adım, "ah, evet" diyerek hemen yerine oturuyor. Altı ayda unuttuğunu sandığı bilgi, aslında tamamen kaybolmamış.

Gül ve kurs kurgu. Ama bir bilginin zamanla nasıl silindiği, ve silinmiş görünen bir bilginin ikinci kez çok daha hızlı öğrenilmesi, bellek psikolojisinin ilk nicel ölçümlerinin konusuydu.

Bu derste ne olacak

Bu derste unutmanın zaman içinde nasıl bir seyir izlediğini ve neden olduğunu ele alacağız. Önce unutmanın ilk kez nasıl ölçüldüğünü ve bu ölçümün ortaya koyduğu eğrinin biçimini göreceğiz. Bu eğrinin bir yüzyılı aşkın bir süre sonra tekrarlanıp tekrarlanmadığına da bakacağız.

Sonra unutmanın nedenine dair iki büyük açıklamayı karşılaştıracağız: izlerin zamanla kendiliğinden silindiğini öne süren açıklama ile yeni öğrenilenlerin eskileri bozduğunu öne süren açıklama. Son bölümde, bazı bilgilerin neden onlarca yıl boyunca neredeyse hiç unutulmadığına bakacağız.

Sıfır noktası

1880'lerde Alman psikolog Hermann Ebbinghaus, belleği deneysel olarak ölçmeye karar verdi. Bunu yaparken bir sorunla karşılaştı: insanların zaten bildiği sözcükler ve anlamlı metinler, her kişide farklı çağrışımlar uyandırıyor ve ölçümü karıştırıyordu.

Ebbinghaus, binlerce anlamsız heceden listeler oluşturdu ve bu listeleri kendi kendine, hatasız tekrarlayabilene kadar öğrendi. Sonra farklı süreler bekledi ve aynı listeleri yeniden öğrendi. Ölçtüğü şey, ikinci öğrenmenin ilkine göre ne kadar kısa sürdüğüydü.

Bu yöntemin önemi, bilginin tamamen hatırlanamadığı durumlarda bile belleğin ne kadar iz tuttuğunu göstermesiydi. Gül'ün tazeleme eğitiminde yaşadığı da buydu: adımları hatırlayamıyordu, ama yeniden öğrenmek çok daha kısa sürdü. Bilgi hatırlanamayacak kadar zayıflamış, ama kaybolmamıştı.

Yaygın yanlış"Bir şeyi hatırlayamıyorsam, o bilgi tamamen silinmiştir."
Doğrusu

Tasarruf yöntemi, hatırlanamayan bilginin bile bellekte bir iz bırakabildiğini gösteriyor. Bu iz, bilgiyi ikinci kez öğrenmeyi ilkine göre belirgin biçimde kolaylaştırıyor. Hatırlayamamak, kaybolmuş olmakla aynı şey değil.

Mekanizma

Eğrinin biçimi

Ebbinghaus, 1885'te yayımladığı çalışmasında, unutmanın zaman içinde düzenli bir eğri izlediğini gösterdi.

Ebbinghaus'un eğrisinde unutmanın büyük kısmı ilk saatlerde ve ilk günde gerçekleşiyordu. Bir gün sonra tasarrufun önemli bir kısmı kaybolmuştu; ama sonraki günlerde ve haftalarda kayıp çok yavaşladı. Bir ay sonra bile tasarruf sıfıra inmemişti.

Bu çalışmanın sınırı açıktı: tek bir kişi, kendisi üzerinde, anlamsız hecelerle. Jaap Murre ve Joeri Dros 2015'te, yüz otuz yılı aşkın bir süre sonra bu deneyi aynı yöntemle tekrarladı. Bir katılımcı yetmiş saat boyunca listeleri öğrenip yirmi dakika, bir saat, dokuz saat, bir gün, iki gün ve otuz bir gün sonra yeniden öğrendi.

Sonraki çalışmalar, eğrinin matematiksel biçimine de baktı. John Wixted ve Ebbe Ebbesen 1991'de, farklı yöntemlerle elde edilen unutma verilerinin, sabit bir oranla azalan bir eğriden çok, zaman geçtikçe azalma hızının da yavaşladığı bir güç fonksiyonuyla daha iyi açıklandığını gösterdi. Ebbinghaus'un kendi verileri de bu biçime uyuyordu.

Yaygın yanlış"Unutma zamanla düzenli ve sabit bir hızla olur."
Doğrusu

Unutma eğrisi, unutmanın büyük kısmının öğrenmeden hemen sonra gerçekleştiğini, sonra giderek yavaşladığını gösteriyor. İlk gün kaybedilen bilgi, sonraki bir ayda kaybedilenden çok daha fazla olabiliyor. Bu yüzden öğrenilen bir bilgiyi ilk günlerde tekrar gözden geçirmek, sonradan gözden geçirmekten çok daha fazla kazanç sağlıyor.

Zaman mı, karışma mı?

Unutmanın neden olduğuna dair iki büyük açıklama, yirminci yüzyılın başından beri yarışıyor.

Bu açıklama sezgisel olarak çekici. Ama 1932'de John McGeoch güçlü bir itiraz getirdi: demir paslanır, ama pası zaman değil oksijen yapar. Unutmayı da zaman değil, o zamanın içinde olanlar yapıyor olabilirdi.

John Jenkins ve Karl Dallenbach 1924'te bu iki açıklamayı ayırmaya çalışan bir deney yaptı. İki katılımcı anlamsız hece listelerini öğrendi; bir koşulda öğrenmeden hemen sonra uyudular, bir koşulda uyanık kalıp gündelik işlerine devam ettiler. Aynı süre sonra yapılan testte, uyuyan katılımcılar uyanık kalanlardan belirgin biçimde daha fazla hece hatırladı. Zaman aynıydı; değişen, o zamanın içinde olan şeylerdi.

Bugün çoğu araştırmacı, karışmanın unutmanın önemli bir kaynağı olduğunu kabul ediyor; ama bozunmanın hiçbir rol oynamadığını göstermek de zor. İki açıklamayı birbirinden ayırmak, çünkü zamanın içinde her zaman bir şeyler olduğu için, deneysel olarak çok güç.

Usta katmanı

Elli yıl sonra

Unutma eğrisinin biçimi, bilginin sonsuza kadar azalmaya devam edeceğini düşündürüyor. Ama bazı bilgiler için durum farklı.

Harry Bahrick 1984'te, okulda İspanyolca öğrenmiş 733 kişinin, öğrenmenin üzerinden birkaç ay ile elli yıl arasında değişen süreler geçtikten sonra ne kadar İspanyolca hatırladığını ölçtü. Unutma, öğrenmeden sonraki ilk üç ile altı yıl içinde hızla gerçekleşti. Ama bundan sonra, yaklaşık otuz yıl boyunca bilgi neredeyse hiç azalmadı; ancak çok ileri yaşlarda yeniden bir düşüş görüldü.

Bahrick'e göre belirleyici olan, ilk öğrenmenin kapsamıydı. Yalnızca bir yıl ders alanlar zamanla büyük kısmını unutuyordu; birkaç yıl boyunca ve aralıklarla çalışmış olanlar ise önemli bir kısmını onlarca yıl koruyordu.

Yaygın yanlış"Okulda öğrendiklerimizin hepsi birkaç yılda unutuluyor."
Doğrusu

Bahrick'in çalışmaları, iyi ve uzun süre öğrenilmiş bilginin önemli bir kısmının, ilk birkaç yıldaki kaybın ardından onlarca yıl korunduğunu gösterdi. Unutulan bilginin bir kısmı da, tasarruf yönteminin gösterdiği gibi, yeniden öğrenildiğinde çok daha hızlı geri kazanılıyor. Okulda öğrenilenlerin değeri, yalnızca hemen hatırlanabilenle ölçülmüyor.

Kanıtın sınırı

Unutmanın başlangıçta hızlı, sonra giderek yavaşlayan bir eğri izlediği, farklı malzemelerle ve farklı yöntemlerle tekrar tekrar gösterildi. Ebbinghaus'un tek kişilik çalışması, yüz otuz yılı aşkın bir süre sonra aynı yöntemle tekrarlandı ve benzer sonuç verdi.

Unutmanın nedeni ise daha tartışmalı. Karışmanın önemli bir rol oynadığı güçlü biçimde destekleniyor; ama bozunmanın da bir payı olup olmadığı, zaman ile o zamanın içinde olanları birbirinden ayırmanın güçlüğü yüzünden kesin olarak çözülmüş değil. Uykunun unutmayı azalttığı biliniyor; bunun yalnızca karışmayı azaltarak mı, yoksa bilgiyi etkin olarak pekiştirerek mi olduğu araştırılıyor.

Kalıcı bellek bulguları kesitsel verilere dayanıyor ve uzun süre boyunca aynı kişileri izleyen çalışmalar az. Laboratuvardaki unutma eğrileri büyük ölçüde anlamsız malzemeyle elde edildi; anlamlı ve kişisel olarak önemli bilgiler farklı bir seyir izleyebiliyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Ebbinghaus, anlamsız heceler ve tasarruf yöntemiyle unutmayı ilk kez nicel olarak ölçtü; hatırlanamayan bilginin bile yeniden öğrenmeyi kolaylaştıran bir iz bıraktığını gösterdi.

Unutma, öğrenmeden hemen sonra hızlı, sonra giderek yavaşlayan bir eğri izliyor; bu eğri yüz otuz yılı aşkın bir süre sonra aynı yöntemle tekrarlandı.

Bozunma kuramı unutmayı zamanın geçmesine, karışma açıklaması ise o zamanın içinde öğrenilen başka bilgilere bağlıyor.

Öğrenmeden sonra uyumak, aynı süre uyanık kalmaya göre daha az unutmayla sonuçlanıyor.

İyi ve uzun süre öğrenilmiş bilginin önemli bir kısmı, ilk birkaç yıldaki kaybın ardından onlarca yıl boyunca neredeyse hiç azalmadan korunabiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir bilginin zaman içinde nasıl kaybolduğunu gördük. Ama aynı anda öğrenilen bilgilerin hepsi aynı hızla kaybolmuyor. Bir listeyi ya da bir dizi bilgiyi bir kez dinleyen biri, onun bazı bölümlerini ötekilerden çok daha iyi hatırlıyor.

Bir alışveriş listesinin başındaki ve sonundaki ürünler, ortadakilere göre neden daha kolay akla geliyor? Bu düzenli örüntü, belleğin içinde birden fazla sistemin çalıştığına dair ilk ve en çok tekrarlanan deneysel ipuçlarından birini veriyor. Bu ipucunun ne olduğu ve neyi gösterdiği, sıradaki dersin konusu: seri konum etkisi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.