M07-D08
Gözlemle öğrenme
Model alarak öğrenmenin koşullarını ve medya şiddeti tartışmasındaki kanıt durumunu açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M07, Öğrenme · 2.412 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P02-D05
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bobo bebek deneyleri, çocukların bir yetişkinin hareketlerini izleyerek, kendileri ödüllendirilmeden öğrenebildiğini gösterdi.
Gözlenen bir davranış öğrenilmiş olabilir ama uygun bir neden ortaya çıkana kadar sergilenmeyebilir; edinim ile sergileme ayrı süreçler.
Taklit modelin hareketlerini, öykünme ise modelin ulaştığı sonucu yineliyor; insan çocukları gereksiz hareketleri bile şempanzelerin yapmadığı ölçüde taklit ediyor.
Ayna nöronlar maymunlarda sağlam biçimde gösterildi; ama empati, dil ve otizm üzerine yapılan geniş yorumlar abartıldı.
Şiddet içerikli oyunlar saldırganlık ölçümleriyle küçük bir ilişki gösteriyor; gerçek şiddetle nedensel bir bağı gösterilemedi.
Açılış sahnesi
Yusuf, Gaziantep'te bir berber dükkânında çıraklığa başladığında on beş yaşında. İlk sekiz ay boyunca makası eline almasına izin verilmiyor. Yerleri süpürüyor, havlu katlıyor, müşterilere çay getiriyor ve ustası Hasan Usta'nın her hareketini izliyor: tarağı nasıl tuttuğunu, ense çizgisini nasıl düzelttiğini, müşterinin başını hangi açıyla eğdirdiğini.
Bir cumartesi Hasan Usta hastalanıyor ve dükkâna gelemiyor. Bekleyen düzenli bir müşteri, işini Yusuf'un yapmasını istiyor. Yusuf ilk kez gerçek bir müşterinin saçını kesiyor. Elleri biraz titriyor ama kesim temiz çıkıyor. Müşteri aynaya bakıp "Usta mı kesti, sen mi?" diye soruyor.
Yusuf, Hasan Usta ve dükkân kurgu. Ama sekiz ay boyunca hiç yapılmadan biriken bir becerinin, ilk fırsatta ortaya çıkması, laboratuvarda da ölçülmüş bir öğrenme biçimi.
Bu derste ne olacak
Bu derste bir başkasını izleyerek öğrenmeyi ele alacağız. Terapi Akademisi gözlemle öğrenmenin klinikteki kullanımını, modelin özelliklerini, öz yeterliği ve sosyal normları anlatıyor. Bu ders, gözlemle öğrenmenin deneysel temelini ve iki özel sorusunu işliyor: gözlenen bir davranış öğrenildiği hâlde neden her zaman yapılmıyor, ve insanlar neden bazen işe yaramayan hareketleri bile taklit ediyor?
Son bölümde gözlemle öğrenmenin en çok tartışılan uygulamasına, ekranda görülen şiddetin izleyenlerin davranışını etkileyip etkilemediği sorusuna ve bu konudaki kanıtın bugünkü durumuna bakacağız.
Sıfır noktası
Önceki derslerde öğrenme, organizmanın kendisinin yaşadığı eşleşmeler ve sonuçlar üzerinden gerçekleşiyordu. Ama insanlar, birçok hayvan da, bir şeyi kendileri yapmadan, bir başkasının yaptığını görerek öğrenebiliyor. Terapi Akademisi bu öğrenmeyi model alma adıyla tanımlıyor.
1961'de Albert Bandura, Dorothea Ross ve Sheila Ross, Stanford Üniversitesi'nin anaokulunda bir deney yaptı. Çocuklar bir odada oynarken, bir yetişkin odanın öbür köşesindeki büyük, şişme bir palyaço bebeğe on dakika boyunca saldırgan davranıyordu: ona vuruyor, tekmeliyor, bir tokmakla dövüyor ve bunu yaparken belirli sözler söylüyordu. Öteki çocuklar sakin bir yetişkini izledi ya da hiç model görmedi. Sonra çocuklar tek tek, aynı bebeğin bulunduğu bir oyun odasına alındı.
Yaygın yanlış"Gözlemle öğrenme yalnızca çocuklara özgüdür; yetişkinler deneyerek öğrenir."
Yetişkinler de yeni bir işte, yeni bir ülkede ya da yeni bir yazılımı kullanırken yoğun biçimde başkalarını izleyerek öğreniyor. Çıraklık, staj, yemek tarifi videoları ve meslek içi gölge eğitimleri, yetişkinlikte gözlemle öğrenmenin kurumsallaşmış biçimleri.
Mekanizma
Öğrenmek ve yapmak
Bandura 1965'te Bobo bebek deneyinin bir başka biçimini yürüttü. Bu kez çocuklar, saldırgan bir modeli bir video kaydından izledi ve kaydın sonu üç grupta farklıydı. Bir grupta model saldırgan davranışı nedeniyle ödüllendiriliyor, bir grupta cezalandırılıyor, bir grupta ise hiçbir sonuçla karşılaşmıyordu.
Oyun odasına alındıklarında, modelin cezalandırıldığını gören çocuklar saldırgan davranışları daha az yaptı. İlk bakışta bu, bu çocukların davranışı daha az öğrendiği anlamına geliyordu. Ama deneyin ikinci aşamasında araştırmacılar bütün çocuklara, modelin yaptıklarını taklit ettikleri her hareket için çekici ödüller teklif etti.
Yusuf'un berberlik becerisi bu ayrımın gündelik bir örneği. Sekiz ay boyunca makası tutmasına izin verilmediği için öğrendiği hiçbir şey görünmüyordu; ama fırsat doğduğunda becerinin önemli bir kısmı oradaydı.
Taklit ve öykünme
Gözlemle öğrenme tek bir süreç değil. Bir başkasını izleyen biri, onun hareketlerini birebir yineleyebilir ya da yalnızca ulaştığı sonucu kendi yoluyla elde etmeye çalışabilir.
Victoria Horner ve Andrew Whiten 2005'te, bir barınakta yaşayan genç şempanzelere ve üç-dört yaşındaki çocuklara, içinde ödül bulunan bir kutudan ödülü almanın yolunu gösterdi. Gösteri, gerekli hareketlerin yanında gereksiz hareketleri de içeriyordu. Kutu bir koşulda opaktı, öteki koşulda ise içi görünüyordu; içi görülebildiğinde, bazı hareketlerin hiçbir işe yaramadığı açıkça anlaşılıyordu.
Şempanzeler, kutunun içi görünmediğinde bütün hareketleri yineliyordu; ama içi görünür olduğunda gereksiz hareketleri atlayıp yalnızca işe yarayanları yapıyordu. Çocuklar ise her iki koşulda da, kutunun içi görünse bile, gereksiz hareketleri büyük ölçüde yineledi.
Yaygın yanlış"İnsanlar gereksiz hareketleri taklit ediyorsa, akıllıca düşünmüyorlar demektir."
Aşırı taklit, insan kültürünün aktarılmasının bir yan ürünü olarak görülebiliyor. Bir topluluğun araçları, ritüelleri ve gelenekleri, nedeni her zaman açıkça görülemeyen birçok adım içeriyor. Başkalarının hareketlerini sadakatle yinelemek, nedenini henüz bilmediğimiz bir bilgiyi korumanın da bir yolu. Bu eğilim bazen gereksiz adımları taşısa da, kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasını mümkün kılıyor.
Usta katmanı
Ayna nöronlar ve abartılan bir hikâye
1990'larda İtalyan araştırmacılar, maymunların beyninde, maymun bir nesneyi kavradığında da başka birinin aynı nesneyi kavradığını izlediğinde de etkinleşen sinir hücreleri bildirdi.
Bu buluş kısa sürede çok geniş yorumlara konu oldu: taklidin, dilin, empatinin ve hatta otizmin açıklaması olarak sunuldu. Eleştirmenler, maymunlarda gösterilen hücrelerin insanlarda doğrudan tek hücre düzeyinde nadiren kaydedildiğini, bu hücrelerin taklidin nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunun belirsiz olduğunu ve otizmle ilgili "kırık ayna" iddiasının tutarlı bir destek bulamadığını vurguladı.
Ekrandaki şiddet
Bandura'nın deneyleri, ekranda görülen şiddetin izleyenleri saldırganlaştırıp saldırganlaştırmadığı sorusunu onlarca yıl boyunca canlı tuttu. Sonraki çalışmalar laboratuvarda kısa süreli saldırganlık ölçümleri, uzun süreli izleme çalışmaları ve son yirmi yılda giderek artan biçimde şiddet içerikli bilgisayar oyunları üzerine yoğunlaştı.
Bu alanda yayımlanan meta-analizler, birbirine zıt gibi görünen sonuçlara ulaştı: bazıları anlamlı bir etki bildirirken bazıları etkinin çok küçük ya da yayın yanlılığıyla şişirilmiş olduğunu öne sürdü. Maya Mathur ve Tyler VanderWeele 2019'da bu çatışan meta-analizleri yeniden inceleyerek, aslında hepsinin küçük ama tutarlı bir ilişki konusunda büyük ölçüde uzlaştığını gösterdi.
Yaygın yanlış"Gözlemle öğrenme bilimsel olarak kanıtlandığına göre, ekranda görülen her şiddet doğrudan saldırganlığa dönüşür."
Bobo bebek deneyleri, çocukların gözlenen hareketleri taklit edebildiğini gösterdi; ama bu, bir oyuncağa yönelik hareketlerin laboratuvarda kısa sürede yinelenmesiydi. Ekrandaki şiddet ile gerçek şiddet arasındaki ilişki üzerine yapılan geniş çalışmalar, saldırganlık ölçümlerinde küçük bir ilişki bulurken gerçek şiddetle nedensel bir bağı gösteremedi. Gözlemle öğrenmenin varlığı, her gözlemin davranışa dönüştüğü anlamına gelmiyor.
Kanıtın sınırı
Gözlemle öğrenmenin varlığı, çocuklar ve yetişkinlerle yapılan birçok laboratuvar ve saha çalışmasında sağlam biçimde gösterildi. Edinim ile sergileme arasındaki ayrım ve insan çocuklarındaki aşırı taklit eğilimi de tekrarlanan bulgular arasında.
Bu laboratuvar bulgularının gündelik davranışa aktarılması ise dikkat gerektiriyor. Bobo bebek deneyleri yapay bir ortamda, kısa sürede ve bir oyuncağa yönelik davranışları ölçüyordu. Ayna nöron bulgusu maymunlarda sağlam, ama insan davranışını açıklama gücü abartıldı.
Medya şiddetinin etkileri üzerine yapılan çalışmalar, bu alanın en tartışmalı konularından biri olmayı sürdürüyor. Saldırganlık ölçümlerinde küçük ve tutarlı bir ilişki bulunuyor; bu ilişkinin gerçek dünyadaki ciddi şiddetle nedensel bir bağı ise gösterilemedi. Sonuçlar, ölçüm yöntemine ve araştırmacıların analiz tercihlerine duyarlı.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bobo bebek deneyleri, çocukların bir yetişkinin hareketlerini izleyerek, kendileri ödüllendirilmeden öğrenebildiğini gösterdi.
Gözlenen bir davranış öğrenilmiş olabilir ama uygun bir neden ortaya çıkana kadar sergilenmeyebilir; edinim ile sergileme ayrı süreçler.
Taklit modelin hareketlerini, öykünme ise modelin ulaştığı sonucu yineliyor; insan çocukları gereksiz hareketleri bile şempanzelerin yapmadığı ölçüde taklit ediyor.
Ayna nöronlar maymunlarda sağlam biçimde gösterildi; ama empati, dil ve otizm üzerine yapılan geniş yorumlar abartıldı.
Şiddet içerikli oyunlar saldırganlık ölçümleriyle küçük bir ilişki gösteriyor; gerçek şiddetle nedensel bir bağı gösterilemedi.
Sonraki derse köprü
Bu derste gözlemle öğrenmenin en çarpıcı bulgularından birini gördük: bir davranış, hiç sergilenmeden ve hiçbir ödül almadan öğrenilebiliyor ve ancak bir neden ortaya çıktığında görünür oluyor. Bu bulgu, davranışçılığın bir başka temel varsayımını da sorguluyor.
Bandura'dan çok önce, 1930'larda bir Amerikalı psikolog, labirentte hiç ödül almadan dolaşan farelerin, ödül sunulduğu anda yolu birdenbire çok hızlı bulduğunu gözlemledi. Fareler labirentin bir tür zihinsel haritasını mı kurmuştu? Ödülsüz öğrenmenin varlığı ve davranışçılığın bu bulguya verdiği cevap, sıradaki dersin konusu: bilişsel harita ve gizil öğrenme.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.