İçeriğe geç

M07-D07

Ceza neyi yapar, neyi yapamaz

Cezanın davranışı bastırma koşullarını ve yan etkilerini araştırma bulgularıyla değerlendirir.

Temel Psikoloji Akademisi — M07, Öğrenme · 2.553 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Olumlu ceza bir şeyin eklenmesi, olumsuz ceza bir şeyin çıkarılmasıyla işliyor; tepki bedeli ve mola, olumsuz cezanın iki yaygın biçimi.

Hafif bir ceza davranışı hızla bastırıyor, ama ceza kalkınca davranış büyük ölçüde geri dönüyor.

Cezanın etkisi, hemen gelmesine, tutarlı olmasına ve yerine başka bir davranışın pekiştirilmesine bağlı; şiddeti adım adım artırmak, organizmanın cezaya alışmasına yol açıyor.

Küçük bir para cezası, davranışın anlamını değiştirip onu bir hizmetin fiyatına dönüştürebiliyor.

Kaçınılamaz olumsuz olaylar edilgenliğe yol açıyor; güncel görüşe göre öğrenilen çaresizlik değil, denetimin mümkün olduğu.

Suçta yakalanma olasılığı, cezanın şiddetine göre daha tutarlı biçimde caydırıcı.

Açılış sahnesi

Bir ilçe belediyesinde zabıta memuru Cengiz, ana caddedeki kaldırımlara park eden araçlarla yıllardır uğraşıyor. Belediye iki yıl önce bu ihlal için cezayı iki katına çıkardı. Cengiz her hafta birkaç araca ceza yazıyor; ama aynı kaldırımlar her sabah yine arabalarla dolu. Sürücülerin çoğu cezanın ne kadar olduğunu biliyor, ama yakalanma ihtimalini düşük buluyor.

Bu yıl belediye cezayı artırmak yerine caddeye birkaç kamera yerleştiriyor ve kaldırıma park eden her araca otomatik bir bildirim gönderilmeye başlıyor. Ceza miktarı aynı kalıyor. İki ay içinde kaldırımlar büyük ölçüde boşalıyor. Cengiz'in mesai saatleri ise, ceza yazmaktan çok yol tarifi vermekle geçmeye başlıyor.

Cengiz, belediye ve cadde kurgu. Cezanın büyüklüğü ile kesinliği arasındaki bu fark ise hem laboratuvarda hem de suç ve ceza üzerine yapılan geniş çalışmalarda ölçülmüş bir bulgu.

Bu derste ne olacak

Bu derste cezayı bir öğrenme süreci olarak ele alacağız. Terapi Akademisi cezanın tanımını, klinikteki yan etkilerini ve çocuklarda fiziksel cezaya dair kanıtları anlatıyor. Bu ders cezanın laboratuvar temeline ve gündelik kurumlardaki işleyişine odaklanıyor.

Önce cezanın iki türünü ve cezanın hangi koşullarda kalıcı bir azalma, hangi koşullarda yalnızca geçici bir duraklama yarattığını gösteren deneyleri göreceğiz. Sonra cezanın bir fiyata dönüştüğü şaşırtıcı bir saha deneyine, ardından kaçınılamaz ve denetlenemez olumsuz olayların davranışı nasıl etkilediğine bakacağız. Son bölümde aynı soruları suç ve caydırıcılık üzerine yapılan çalışmalara taşıyacağız.

Sıfır noktası

Cezanın tanımı Terapi Akademisi'nde; burada önemli olan, cezanın da pekiştirme gibi iki yoldan işleyebilmesi. Davranışın ardından bir şey eklenebiliyor ya da bir şey geri alınabiliyor.

Olumsuz cezanın iki yaygın biçimi var. Birincisinde, davranış her ortaya çıktığında kişinin elindeki bir kaynaktan bir miktar eksiliyor.

İkincisinde, kişi belirli bir süre için pekiştirici bir ortamdan uzaklaştırılıyor; çocuklarla çalışmada sık kullanılan mola uygulaması bu türden. Molanın işe yaraması, uzaklaştırılan ortamın gerçekten pekiştirici olmasına bağlı: sıkıcı bir dersten çıkarılmak, bir çocuk için ceza değil ödül olabiliyor.

Yaygın yanlış"Olumsuz ceza, cezanın daha sert türüdür."
Doğrusu

"Olumsuz" sözcüğü sertliği değil, bir şeyin çıkarıldığını anlatıyor. Bir ayrıcalığın kısa süreliğine geri alınması, çoğu durumda bir azardan ya da fiziksel bir cezadan çok daha az sert ve yan etkileri daha az olan bir yöntem. Olumlu ve olumsuz, eklenen ya da çıkarılan şeyin yönünü anlatıyor; şiddetini değil.

Mekanizma

Bastırma mı, öğrenme mi?

William Estes 1944'te yayımladığı bir dizi deneyde, kola basarak yiyecek almayı öğrenmiş sıçanların davranışını cezanın nasıl etkilediğini inceledi. Yiyecek kesildiğinde sıçanların bir grubuna kola her bastıklarında hafif bir şok da verildi.

Şok, kola basmayı hızla azalttı. Ama şok kaldırıldıktan sonra sıçanlar yeniden kola basmaya başladı. Toplamda, cezalandırılan sıçanlar, cezalandırılmayan ama yiyecek de alamayan sıçanlarla hemen hemen aynı sayıda tepki verdi. Ceza, davranışı geçici olarak bastırmış, ama söndürmemişti.

Nathan Azrin ve William Holz 1966'da ceza üzerine yapılan laboratuvar çalışmalarını bir araya getiren kapsamlı bir derleme yayımladı. Cezanın bir davranışı etkili biçimde azaltması için birkaç koşul öne çıkıyordu: ceza davranışın hemen ardından gelmeli, her seferinde uygulanmalı ve baştan yeterli şiddette olmalıydı. Hafif bir cezayla başlayıp şiddeti adım adım artırmak, organizmanın cezaya alışmasına yol açıyor ve davranışı azaltmak için çok daha şiddetli bir cezaya ihtiyaç doğuruyordu.

Derlemenin en önemli gözlemlerinden biri, cezanın etkisinin, aynı davranış için başka bir yolla pekiştirme alınıp alınamamasına bağlı olmasıydı. Davranışın yerini alabilecek başka bir davranış pekiştirildiğinde, ceza çok daha etkiliydi.

Yaygın yanlış"Cezanın etkili olması için şiddetini yavaş yavaş artırmak gerekir."
Doğrusu

Laboratuvar çalışmaları bunun tersini gösteriyor: hafif bir cezayla başlanıp adım adım artırıldığında organizma her basamağa alışıyor ve davranışı durdurmak için çok daha şiddetli bir cezaya ihtiyaç duyuluyor. Etkili olan, cezanın tutarlılığı ve hemen gelmesi; şiddetin tırmandırılması, yan etkileri büyüttüğü hâlde etkiyi her zaman artırmıyor.

Ceza bir fiyata dönüşünce

Uri Gneezy ve Aldo Rustichini 2000'de, İsrail'deki on kreşte bir saha deneyi yaptı. Bu kreşlerde bazı ebeveynler çocuklarını kapanış saatinden sonra almaya geliyor, bir öğretmen de çocuklarla birlikte kalmak zorunda kalıyordu.

Araştırmacılar kreşlerin bir kısmında, geç kalan ebeveynlere küçük bir para cezası uygulamaya başladı. Beklenen, geç kalmaların azalmasıydı. Olan ise tersiydi: ceza uygulanan kreşlerde geç kalan ebeveynlerin sayısı belirgin biçimde arttı. Birkaç hafta sonra ceza kaldırıldığında ise geç kalmalar eski düzeyine dönmedi; yüksek kaldı.

Araştırmacılar bu sonucu, cezanın durumun anlamını değiştirmesiyle açıkladı. Ceza öncesinde geç kalmak, öğretmene karşı bir mahcubiyet konusuydu; ceza ile birlikte geç kalma, parası ödenen bir hizmete dönüştü. Küçük bir ücret, mahcubiyetten daha ucuzdu.

Kaçamamak

Cezanın en ağır yan etkilerinden biri, organizmanın kaçamadığı ve denetleyemediği olumsuz olaylarla karşılaşması. Martin Seligman ve Steven Maier 1967'de köpeklerle yaptıkları bir deneyde, bir gruba bir panele basarak sonlandırabilecekleri hafif şoklar, ikinci bir gruba aynı şokları kaçınılamaz biçimde verdiler; üçüncü grup hiç şok almadı. Ertesi gün bütün köpekler, alçak bir engeli atlayarak şoktan kurtulabilecekleri bir kutuya kondu. İlk ve üçüncü gruptaki köpekler kaçmayı hızla öğrendi; kaçınılamaz şok alan köpeklerin çoğu ise kaçmayı hiç denemedi.

Maier ve Seligman, elli yıl sonra 2016'da yayımladıkları bir değerlendirmede, nörobilim bulgularının ışığında ilk açıklamalarının ters çevrilmesi gerektiğini yazdı. Yeni görüşe göre, uzun süren olumsuz olaylar karşısında edilgenlik memelilerin varsayılan tepkisi; öğrenilen şey çaresizlik değil, tersine, denetimin mümkün olduğu. Denetim deneyimi, beynin bu varsayılan edilgenliği bastıran bir devresini etkinleştiriyor.

Usta katmanı

Caydırıcılık

Cezanın davranışı nasıl etkilediği sorusu, suç ve ceza politikalarının da merkezinde. Toplumlar uzun süre, suçları azaltmanın yolunun cezaları ağırlaştırmak olduğunu varsaydı.

Kriminolog Daniel Nagin 2013'te yayımladığı kapsamlı bir derlemede, caydırıcılık üzerine yapılan çalışmaları bir araya getirdi. Vardığı sonuç, Azrin ve Holz'un laboratuvarda gördüklerini hatırlatıyordu: cezanın kesinliğinin, özellikle yakalanma olasılığının, caydırıcı etkisi tutarlı biçimde destekleniyordu; cezanın şiddetinin, örneğin hapis süresinin uzatılmasının etkisi ise çok daha zayıf ve tutarsızdı.

Yaygın yanlış"Cezayı ağırlaştırmak, suçu azaltmanın en etkili yoludur."
Doğrusu

Caydırıcılık üzerine yapılan çalışmalar, ceza sürelerini uzatmanın ek caydırıcı etkisinin zayıf ve tutarsız olduğunu gösteriyor. Daha tutarlı biçimde işe yarayan, yakalanma olasılığını artırmak. Ağır cezalar, gerekçesi caydırıcılık olduğunda, kanıtın desteklediğinden fazlasını vaat ediyor olabilir.

Kanıtın sınırı

Cezanın davranışı bastırabildiği, ama hafif cezaların etkisinin ceza kalktığında büyük ölçüde geçtiği, laboratuvarda sağlam biçimde gösterildi. Cezanın hemen gelmesinin, tutarlı olmasının ve yerine başka bir davranışın pekiştirilmesinin etkisini artırdığı da birçok çalışmayla destekleniyor.

Kaçınılamaz olumsuz olayların edilgenliğe yol açtığı hayvanlarda sağlam bir bulgu; ama nasıl açıklanacağı, elli yıl içinde temelden değişti ve bulguların insanlardaki karmaşık durumlara aktarılması dikkat gerektiriyor. Kreş deneyi, cezanın anlamını değiştirebileceğini gösteren çarpıcı bir örnek, ama tek bir bağlama dayanıyor ve tekrarlama çalışmaları etkinin koşullara bağlı olduğunu gösterdi.

Caydırıcılık üzerine yapılan çalışmalar büyük ölçüde gözleme dayanıyor ve rastgele atama yapılamıyor; bu yüzden kesinlik ile şiddet arasındaki fark, deneysel değil, tutarlılığı yüksek bir gözlemsel bulgu.

Kendin dene

Aklında kalsın

Olumlu ceza bir şeyin eklenmesi, olumsuz ceza bir şeyin çıkarılmasıyla işliyor; tepki bedeli ve mola, olumsuz cezanın iki yaygın biçimi.

Hafif bir ceza davranışı hızla bastırıyor, ama ceza kalkınca davranış büyük ölçüde geri dönüyor.

Cezanın etkisi, hemen gelmesine, tutarlı olmasına ve yerine başka bir davranışın pekiştirilmesine bağlı; şiddeti adım adım artırmak, organizmanın cezaya alışmasına yol açıyor.

Küçük bir para cezası, davranışın anlamını değiştirip onu bir hizmetin fiyatına dönüştürebiliyor.

Kaçınılamaz olumsuz olaylar edilgenliğe yol açıyor; güncel görüşe göre öğrenilen çaresizlik değil, denetimin mümkün olduğu.

Suçta yakalanma olasılığı, cezanın şiddetine göre daha tutarlı biçimde caydırıcı.

Sonraki derse köprü

Bu derste ve önceki derslerde, öğrenmeyi organizmanın kendi davranışının sonuçlarıyla karşılaşması üzerinden inceledik. Ama insanların öğrendiği şeylerin büyük bir kısmı, bu sonuçları kendileri yaşamadan geliyor: bir başkasının bir davranış yüzünden ödüllendirildiğini ya da cezalandırıldığını görmek, birçok durumda bizzat yaşamak kadar güçlü bir öğrenme kaynağı.

Bir çocuk, bir yetişkinin bir oyuncak bebeğe nasıl davrandığını izledikten sonra aynı davranışları kendisi de yapıyor mu? Ekranda görülen şiddet, izleyenlerin davranışını ne ölçüde etkiliyor? Başkalarının deneyimlerinden öğrenmenin koşulları ve bu konudaki tartışmalı kanıtlar, sıradaki dersin konusu: gözlemle öğrenme.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.