İçeriğe geç

M05-D11

Yukarıdan aşağı işleme ve beklenti

Beklenti, bağlam ve bilginin algıyı nasıl yönlendirdiğini belirsiz uyaranlarla gösterir.

Temel Psikoloji Akademisi — M05, Duyum ve algı · 2.995 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P02-D01

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Algıda iki yönden gelen bilgi buluşur: duyulardan aşağıdan yukarı gelen veri ve bilgi, beklenti ve bağlamdan yukarıdan aşağı gelen tahmin; veri belirsizleştikçe tahminin payı büyür.

Algısal hazırlık, bağlam, sözcük bilgisi ve sonradan gelen bilgi, belirsiz şekillerin, harflerin ve seslerin nasıl algılandığını değiştirir; silinmiş bir ses, cümle bağlamı tarafından onarılıp hiç eksik değilmiş gibi duyulabilir.

Bir kez edinilen bilgi algıyı kalıcı biçimde değiştirebilir: yanlış duyulan bir şarkı sözü, ıslıktan oluşan bir cümle ya da lekeler arasındaki bir köpek, bir kez doğru biçimde algılandıktan sonra eski hâliyle algılanamaz.

Beklentinin cevapları değiştirdiğini gösteren her deney, algının kendisinin değiştiğini göstermez; yargı, bellek, cevap verme eğilimi ve deneyin amacının tahmin edilmesi gibi açıklamaları dışarıda bırakmak gerekir.

Tahmine dayalı işleme, beynin algıda sürekli tahmin yürütüp tahmin hatalarıyla güncellendiğini öne süren güçlü ama henüz büyük ölçüde kuramsal bir çerçevedir; esnekliği hem gücü hem de sınanabilirlik açısından zaafıdır.

Açılış sahnesi

Melis yirmi beş yaşında ve çocukluğundan beri sevdiği bir şarkının nakaratını yüksek sesle söylüyor. Bir akşam arkadaşlarıyla arabada şarkı çalarken nakarata o da katılıyor ve arkadaşları gülmeye başlıyor. Melis'in söylediği sözler, şarkıda geçen sözlerle hiç ilgisi olmayan, yarı anlamlı bir cümle.

Melis inanmıyor. Yıllardır bu şarkıyı dinliyor ve her seferinde kendi söylediği sözleri açık seçik duyuyor. Arkadaşı telefonundan şarkının sözlerini açıp ona gösteriyor ve şarkıyı başa sarıyor. Melis bu kez sözleri okurken dinliyor ve şaşkınlıkla gerçek sözleri duyuyor. Sanki şarkı birden değişmiş.

Eve dönünce şarkıyı yeniden açıyor, yazılı sözlere bakmadan, eski sözleri duymaya çalışarak. Ama artık eski sözleri duyamıyor. Yirmi yıl boyunca kulağında açık seçik olan cümle, bir akşam okuduğu birkaç satırla kaybolmuş. Şarkı aynı; değişen, Melis'in ne duyacağını bilmesi.

Bu derste ne olacak

Terapi tarafında S01-P02-D01, algının gelen duyusal bilgiyi beklenti, deneyim ve bağlamla birlikte işlediğini, yani yukarıdan aşağıya işlemeyi tanıtmış ve bir kez kurulan yorumun kolay çözülmediğini göstermişti. Önceki ders ise beklentinin ağrıyı nasıl değiştirdiğini anlattı. Bu ders, bu genel fikri laboratuvarda nasıl gösterildiği üzerinden inceliyor ve daha zor bir soruyu soruyor: beklenti gerçekten gördüğümüzü ve duyduğumuzu mu değiştiriyor, yoksa yalnızca gördüğümüz hakkında verdiğimiz kararı mı?

Önce algının iki yönden gelen bilgiyi nasıl birleştirdiğini kuracağız. Sonra beklentinin ve bağlamın algıya karıştığını gösteren klasik ve yeni deneylere bakacağız: belirsiz şekiller, silinmiş sesler, renklendirilmiş içecekler. Son bölümde, bu deneylerin gösterdiğini iddia ettiği şeye yöneltilen güçlü bir eleştiriyi ve beyni sürekli tahmin yapan bir makine olarak gören çağdaş bir kuramı tartacağız.

Sıfır noktası

Gerçek algıda iki yön birlikte çalışır. Aşağıdan yukarı gelen veri, beklenti ve bilgiyle yukarıdan aşağı gelen bir tahminle buluşur. Veri net olduğunda belirleyici olan çoğunlukla veridir; veri eksik ya da çok anlamlı olduğunda tahminin payı artar.

Yaygın yanlış"Bir araştırma, sözcüklerin içindeki harflerin sırası karışık olsa bile, ilk ve son harf doğru olduğu sürece metnin rahatça okunabildiğini kanıtlamıştır."
Doğrusu

İnternette yıllardır dolaşan ve ünlü bir üniversiteye atfedilen bu iddianın arkasında o üniversitede yapılmış böyle bir araştırma yok; adı geçen kurumun bir araştırmacısı iddianın kaynağını araştırıp bunu açıkça yazdı. Harfleri karıştırılmış metinler gerçekten okunabiliyor; ama yalnızca kısa ve sık kullanılan sözcüklerde, karışıklık az olduğunda ve cümle bağlamı güçlü olduğunda. Uzun ve yabancı sözcükler karıştırıldığında okuma belirgin biçimde yavaşlıyor ve hatalar artıyor. Örnek metinlerin kendisi de genellikle okunması kolay olacak biçimde seçiliyor.

Mekanizma

Bağlam boşluğu doldurur

Bir kez görünce

Beklentinin tadı

Yaygın yanlış"Beklenti algıyı değiştiriyorsa, istediğimiz her şeyi görmeye ve duymaya kendimizi ikna edebiliriz."
Doğrusu

Beklentinin etkisi en çok uyaran belirsiz, eksik ya da çok anlamlı olduğunda ortaya çıkıyor. Açık ve net bir uyaran karşısında beklentinin gücü çok sınırlı: kırmızı bir trafik ışığını yeşil görmeyi ne kadar istesek de göremiyoruz. Ayrıca beklentinin etkisi çoğu zaman bilinçli bir istekten değil, farkında olmadan biriken deneyimden ve bağlamdan geliyor. "İnanırsan görürsün" türü vaatler, laboratuvardaki belirsiz uyaranlarla bulunan sınırlı etkileri, net gerçeklikleri değiştirebilecek bir güce dönüştürüyor.

Usta katmanı

Algı mı değişiyor, karar mı?

Beklentinin algıya karıştığını gösteren deneyler büyük bir ilgi gördü. Ama bazı araştırmacılar, bu deneylerin çoğunun gerçekte neyi gösterdiğini sorguladı.

Yaygın yanlış"Beklentinin bir algı görevindeki cevapları değiştirdiğini gösteren her deney, algının kendisinin değiştiğini kanıtlar."
Doğrusu

Bir katılımcının cevabı, gördüğü ya da duyduğu şeyin yanında, ne cevap vermesi gerektiğini düşündüğüne, belirsiz durumda hangi yöne karar verdiğine ve neyi hatırladığına da bağlıdır. Bir beklenti etkisi gösterildiğinde, bunun algıdaki bir değişiklikten mi, yoksa yargıdaki, bellekteki ya da cevap verme eğilimindeki bir değişiklikten mi kaynaklandığını ayırmak ayrı bir iş ister. Bazı etkiler algının kendisini değiştiriyor gibi görünür; bazıları ise yalnızca algıdan sonra gelen bir aşamayı.

Beyin bir tahmin makinesi mi?

Kanıtın sınırı

Bağlamın ve beklentinin belirsiz uyaranların nasıl algılandığını değiştirdiği, algı laboratuvarlarında kuşaklar boyunca yeniden üretilmiş bir olgudur. Belirsiz şekiller, sözcük üstünlük etkisi ve ses onarımı gibi bulgular defalarca tekrarlandı ve konuşmayı gürültüde anlamaktan okumaya kadar gündelik algının işleyişini açıklamaya yardım ediyor.

Tartışma, bu etkilerin nerede ortaya çıktığıyla ilgili. Bazı etkilerin algının erken aşamalarında, bazılarının ise yargı, bellek ve karar aşamalarında ortaya çıktığı düşünülüyor; ama hangi deneyin hangisini gösterdiğini ayırmak, deney tasarımında özel bir özen gerektiriyor. Beklentinin algıyı değiştirdiğini ileri süren çalışmaların önemli bir kısmının bu özeni göstermediği eleştirisi, alanda yerleşik bazı yorumların yeniden değerlendirilmesine yol açtı.

Tahmine dayalı işleme gibi büyük kuramsal çerçeveler, farklı bulguları birleştirme konusunda güçlü; ama genellikleri ölçüsünde sınanmaları zor. Bu çerçevelerin belirli öngörüler üreten sürümleri sınanıyor ve sonuçlar karışık.

Melis'in şarkısı, harf harf okuyan çocuk, gürültülü kafe, patikadaki dal, mantar toplayıcısı, banyodaki ebeveyn ve yeni şehre taşınan kişi deneyimi yaşanabilir sahneler olarak kuruldu; fare-adam çizimi, harf-sayı bağlamı, sözcük üstünlüğü, ses onarımı, ıslıktan cümle, belirsiz isim kaydı, tersten çalınan şarkılar, benekli köpek, radyoloji okumaları, şarap deneyleri, sırt çantası çalışması ve harf karıştırma iddiasının akıbeti araştırma literatüründe belgelendi.

Kendin dene

Aklında kalsın

Algıda iki yönden gelen bilgi buluşur: duyulardan aşağıdan yukarı gelen veri ve bilgi, beklenti ve bağlamdan yukarıdan aşağı gelen tahmin; veri belirsizleştikçe tahminin payı büyür.

Algısal hazırlık, bağlam, sözcük bilgisi ve sonradan gelen bilgi, belirsiz şekillerin, harflerin ve seslerin nasıl algılandığını değiştirir; silinmiş bir ses, cümle bağlamı tarafından onarılıp hiç eksik değilmiş gibi duyulabilir.

Bir kez edinilen bilgi algıyı kalıcı biçimde değiştirebilir: yanlış duyulan bir şarkı sözü, ıslıktan oluşan bir cümle ya da lekeler arasındaki bir köpek, bir kez doğru biçimde algılandıktan sonra eski hâliyle algılanamaz.

Beklentinin cevapları değiştirdiğini gösteren her deney, algının kendisinin değiştiğini göstermez; yargı, bellek, cevap verme eğilimi ve deneyin amacının tahmin edilmesi gibi açıklamaları dışarıda bırakmak gerekir.

Tahmine dayalı işleme, beynin algıda sürekli tahmin yürütüp tahmin hatalarıyla güncellendiğini öne süren güçlü ama henüz büyük ölçüde kuramsal bir çerçevedir; esnekliği hem gücü hem de sınanabilirlik açısından zaafıdır.

Sonraki derse köprü

Bu derste bilginin ve beklentinin bir duyunun içinden algıya nasıl karıştığını gördük. Ama bir duyunun önerdiği şeyi düzelten ya da yanıltan şey, her zaman bir beklenti değil; bazen başka bir duyunun kendisi. Şarap deneyinde, gözün gördüğü renk, burnun ne kokladığını söylemeye karışmıştı.

Bir vantrilok konuştuğunda sesi kendi ağzından çıkıyor, ama biz onu kucağındaki kuklanın kımıldayan ağzından geliyormuş gibi duyuyoruz. Bir ekranda tek bir ışık çakması iki bip sesiyle birlikte sunulduğunda, bazı insanlar iki ışık çakması görüyor. Görme ve işitme, her biri kendi alanında güçlü olduğu konularda öbürünü düzeltiyor; ama aynı alışkanlık, onları bazen birlikte yanıltıyor. Modülün son adımı, duyuların bu karşılıklı ilişkisine bakıyor: duyular arası algı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.