Tek göz ve iki göz derinlik ipuçlarını ve görünür hareketi örneklerle açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M05, Duyum ve algı · 2.837 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Retina iki boyutludur; derinlik doğrudan görülmez, görüntüdeki ipuçlarından çıkarılır.
İki göz dünyayı biraz farklı açılardan görür ve iki görüntü arasındaki eşitsizlik, özellikle yakın mesafelerde canlı bir derinlik deneyimi sağlar; ama tek göz de büyüklük, örtme, doku, perspektif, hava perspektifi, gölge ve özellikle hareket paralaksı gibi pek çok ipucu verir.
Görsel uçurum deneyi, emekleyen bebeklerin derinliği algıladığını gösterdi; sonraki bulgular, derinliğe karşı temkinin kendi başına hareket etme deneyimiyle geliştiğini düşündürüyor.
Hareket algısı, retinadaki kaymadan fazlasıdır: beyin kendi göz ve baş hareketlerini hesaba katar, hareketi biçimden ayrı işleyebilir ve hareket ardıl etkisi ile hareketi göremeyen hastalar bu ayrı işlemin kanıtlarıdır.
Görme sistemi birkaç ışık noktasının hareketinden bir insanı, onun yürüyüşünden kimliğini tanıyabilir; ama hız ve uzaklık algısı sis gibi koşullarda yanılabilir ve bu yanılgıların gerçek hayatta bedelleri olabilir.
Açılış
Açılış sahnesi
Hakan otuz sekiz yaşında bir marangoz. Atölyede bir tahta parçası sıçrayıp sol gözüne çarptığında, hekimler bütün çabalarına rağmen o gözün görmesini kurtaramıyor.
Taburcu olduktan sonraki ilk haftalar beklemediği küçük şaşkınlıklarla geçiyor. Çay bardağına su dökerken suyu bardağın yanına döküyor. Kapıdan çıkarken elini uzatıp karşısındakinin elini sıkmak istiyor ve elini birkaç santim önünde havada sıkıyor. Merdivenden inerken her basamağı ayağıyla yokluyor. Bir kalemin ucunu masadaki bir deliğe sokmak bile ona birkaç deneme alıyor.
Ama aylar geçtikçe bir şey değişiyor. Altıncı ayın sonunda Hakan yeniden çay dökerken su taşırmıyor, atölyede tahta kesiyor, hatta yeniden araba kullanmaya başlıyor. Tek gözü hâlâ tek göz. Hakan, iki gözünün ona verdiği bir bilgiyi kaybettiğini anlıyor; ama aynı bilginin bir kısmını tek gözle de çıkarabildiğini öğreniyor.
Hakan'ın kaybettiği şey neydi ve geriye kalan tek gözle neyi yeniden kazandı?
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki iki ders, retinaya düşen görüntüden parlaklık, kenar ve renk bilgisinin nasıl çıkarıldığını anlattı. Bu ders, düz bir görüntüden uzaklığın ve hareketin nasıl kurulduğuna bakıyor.
İlk yarıda derinliğe odaklanacağız. Önce yalnızca iki gözün birlikte verebildiği ipucunu, sonra tek bir gözün de yakalayabildiği zengin ipuçları ailesini tanıyacağız. Bebeklerin derinliği ne zaman ve nasıl algılamaya başladığını soran ünlü bir deneyi, hem ilk yorumuyla hem de sonraki bulgularla göreceğiz.
İkinci yarıda harekete geçeceğiz. M01-D04, art arda yanıp sönen durağan uyaranların tek bir hareket olarak algılanabildiğini, yani görünür hareketi tanıtmıştı. Burada hareket algısının başka yüzlerine bakacağız: hareketin beyinde ayrı bir işlem olarak bozulabilmesine, uzun süre hareket izledikten sonra durağan şeylerin kımıldamasına ve birkaç ışık noktasından bir insanı tanıyabilmemize.
Sıfır noktası
Retina iki boyutlu bir yüzeydir. Üzerine düşen görüntüde, bir nesnenin ne kadar uzakta olduğunu doğrudan söyleyen hiçbir bilgi yoktur: yakındaki küçük bir oyuncak araba ile uzaktaki gerçek bir araba, retinada aynı büyüklükte bir görüntü bırakabilir. Görme sistemi derinliği bu yüzden doğrudan görmez; görüntüdeki ipuçlarından çıkarır.
İpuçlarının bir kısmı iki gözün birlikte çalışmasını gerektirir. İki gözümüz yüzümüzde birkaç santim aralıkla durduğu için, her biri dünyayı biraz farklı bir açıdan görür.
Yaygın yanlış"Derinliği yalnızca iki gözle görebiliriz; tek gözü olan biri dünyayı düz görür."
Doğrusu
İki göz eşitsizliği güçlü bir ipucu, ama tek ipucu değil. Tek gözle de nesnelerin büyüklükleri, birbirlerini örtmeleri, dokuları, gölgeleri ve en önemlisi baş hareket ederken birbirlerine göre kaymaları uzaklık bilgisi verir. Hakan'ın aylar içinde yeniden çay dökebilmesi, bu ipuçlarını daha etkili kullanmayı öğrenmesinden geliyor. Tek gözlü insanlar araba kullanabiliyor, spor yapabiliyor ve pek çok meslekte çalışabiliyor; kayıp gerçek, ama özellikle çok yakın mesafelerdeki ince işlerde belirgin.
Mekanizma
Tek gözün ipuçları
Derinlik doğuştan mı?
Yaygın yanlış"Görsel uçurum deneyi, derinlik korkusunun doğuştan olduğunu kanıtlar."
Doğrusu
Deney, emekleyebilen bebeklerin derinliği algılayıp çoğunlukla derin taraftan kaçındığını gösterdi; ama bu bebekler aylarca dünyaya bakmış ve birkaç hafta emeklemişti. Derinliği doğuştan algılayıp algılamadıkları ya da korkunun nereden geldiği bu düzenekle ayrılamıyor. Sonraki bulgular, derinlik bilgisinin çok erken kullanılabildiğini ama temkinin deneyimle büyüdüğünü düşündürüyor. Bir deneyin gösterdiği ile ona sonradan yüklenen anlam, burada da ayrı şeyler.
İki gözle derinliğe geç kavuşmak
İleri katman
Usta katmanı
Hareketi görmek ayrı bir iş
Hareket algısı, derinlik algısı gibi görüntüdeki değişimlerden çıkarılıyor; ama beyinde kendine özgü işlem yolları var.
Yaygın yanlış"Hareket, retinadaki bir görüntünün kaymasıdır; görüntü kayıyorsa hareket görürüz."
Doğrusu
Gökyüzünde uçan bir kuşu gözlerinle izlediğinde, kuşun görüntüsü retinanın aynı noktasında sabit kalıyor ve arka plan kayıyor; yine de sen kuşun hareket ettiğini ve gökyüzünün durduğunu görüyorsun. Gözlerini bir odada gezdirdiğinde ise bütün görüntü retinada kayıyor, ama oda yerinde duruyor gibi görünüyor. Beyin, gözlere ve başa gönderdiği hareket komutlarını hesaba katarak retinadaki kaymanın ne kadarının dünyadan, ne kadarının kendi hareketinden geldiğini ayırıyor.
Hareketi yanlış ölçmek
Kanıtın sınırı
Derinlik ve hareket ipuçlarının neler olduğu ve görme sisteminin bunları kullandığı, algı psikolojisinin uzun süredir sağlam biçimde bilinen bulguları arasında. İki göz eşitsizliğinin derinliğe dönüştürülmesi, hareket ardıl etkisi ve biyolojik hareketin tanınması, hem algı deneyleriyle hem sinir hücresi kayıtlarıyla desteklenen olgular.
Daha açık bir soru, beynin bu çok sayıda ipucunu nasıl birleştirdiği. Gerçek dünyada ipuçları çoğu zaman aynı yönü gösterir; laboratuvarda birbirine karşı oynatıldıklarında, görme sisteminin her birine ne kadar güvendiği koşullara göre değişiyor. Bu birleştirmenin nasıl öğrenildiği ve yetişkinlikte ne kadar değişebildiği, geç yaşta iki gözle derinlik kazanan insanlar gibi az sayıdaki vaka dışında hâlâ yeterince bilinmiyor.
Gelişimle ilgili bulgular, görsel uçurum örneğinde olduğu gibi, çoğu zaman bebeklerin yalnızca belli bir yaştan sonra test edilebilmesiyle sınırlanıyor; bu yüzden bir yeteneğin doğuştan mı geldiği yoksa deneyimle mi geliştiği sorusu çoğu zaman kesin bir cevaba ulaşamıyor.
Hakan, raylar, dağlar, tren, ay, güvercin, sanal gerçeklik başlığı, şelale, meydan ve kaleci örnekleri gündelik deneyimden kuruldu; görsel uçurum ve yürüteç deneyleri, rastgele noktalı görüntüler, ekrandan ameliyat çalışmaları, geç yaşta iki gözle derinlik kazanan nörobilimci, hareketi göremeyen kadın, ışık noktası ve sis çalışmaları ise yayımlanmış kaynaklara dayanıyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Retina iki boyutludur; derinlik doğrudan görülmez, görüntüdeki ipuçlarından çıkarılır.
İki göz dünyayı biraz farklı açılardan görür ve iki görüntü arasındaki eşitsizlik, özellikle yakın mesafelerde canlı bir derinlik deneyimi sağlar; ama tek göz de büyüklük, örtme, doku, perspektif, hava perspektifi, gölge ve özellikle hareket paralaksı gibi pek çok ipucu verir.
Görsel uçurum deneyi, emekleyen bebeklerin derinliği algıladığını gösterdi; sonraki bulgular, derinliğe karşı temkinin kendi başına hareket etme deneyimiyle geliştiğini düşündürüyor.
Hareket algısı, retinadaki kaymadan fazlasıdır: beyin kendi göz ve baş hareketlerini hesaba katar, hareketi biçimden ayrı işleyebilir ve hareket ardıl etkisi ile hareketi göremeyen hastalar bu ayrı işlemin kanıtlarıdır.
Görme sistemi birkaç ışık noktasının hareketinden bir insanı, onun yürüyüşünden kimliğini tanıyabilir; ama hız ve uzaklık algısı sis gibi koşullarda yanılabilir ve bu yanılgıların gerçek hayatta bedelleri olabilir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste, birkaç ışık noktası birlikte hareket etmeye başladığında görme sisteminin onları dağınık noktalar olarak değil, tek bir yürüyen beden olarak gördüğünü öğrendik. Noktalar ayrı ayrı hiçbir şey ifade etmiyordu; birlikte hareket ettikleri için birbirine ait sayıldılar.
Görme sistemi, sahnedeki parçaları birbirine bağlarken hareketin yanı sıra başka ilkeler de kullanıyor: birbirine yakın duran, birbirine benzeyen, aynı çizgi boyunca uzanan ya da eksik kalan bir biçimi tamamlayan parçaları bir arada görüyoruz. Bir web sayfasının düzeninden bir trafik işaretinin tasarımına kadar, gündelik hayatta karşılaştığımız pek çok görsel tasarım bu ilkelere dayanıyor. Sonraki ders bu ilkeleri tasarım örnekleri üzerinden açıyor: Gestalt örgütlenme ilkeleri.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.