İçeriğe geç

M04-D08

Psikoaktif maddeler ve sinaps

Maddelerin sinaptik iletimi nasıl değiştirdiğini tolerans ve yoksunluk kavramlarıyla açıklar.

Temel Psikoloji Akademisi — M04, Biyolojik psikoloji · 3.060 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P01-D02 · S01-P01-D03

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Psikoaktif maddeler, sinir hücreleri arasındaki iletimin adımlarından birine karışarak etki eder: bir habercinin alıcısını uyararak, alıcıyı tıkayarak, habercinin temizlenmesini engelleyerek ya da salınımını zorlayarak.

Kafein beyne enerji vermez, yorgunluk sinyalinin alıcılarını tıkar; opioidler bedenin kendi ağrı kesici habercilerini taklit eder; alkol beynin yavaşlatıcı sistemini güçlendirir.

Tolerans, beynin ve bedenin düzenli kullanılan bir maddeye uyum sağlaması sonucunda aynı miktarın daha az etki yapmasıdır; maddeyi daha hızlı yıkmaktan, alıcıların sayısını ve duyarlılığını değiştirmekten ve öğrenilen ipuçlarından kaynaklanabilir.

Yoksunluk, bu uyumun madde çekildiğinde ortaya çıkan ters yüzüdür; belirtiler çoğu zaman maddenin etkisinin tersidir ve bazı maddelerde tıbbi gözetim gerektirecek kadar ağır olabilir.

Tolerans kısmen ortama bağlıdır: beden, maddeyi haber veren ipuçlarına karşı dengeleyici tepkileri önceden başlatır; bu yüzden alışılmadık bir ortam, aynı miktarı daha tehlikeli kılabilir ve bağımlılık yalnızca bir sinaps meselesi değildir.

Açılış sahnesi

Murat hafta içi her gün işe gidince bir kahve, öğleden önce bir kahve, öğle yemeğinden sonra bir kahve daha içiyor. Yıllardır böyle. Kahveyi sevdiği için içtiğini düşünüyor; bağımlılık kelimesini kahve için kullanmak ona gülünç geliyor.

Ama Cumartesi günleri tuhaf bir şey oluyor. Geç kalkıyor, kahvaltıyı ağır ağır ediyor, öğleye doğru başının iki yanında zonklayan bir ağrı başlıyor. Kendini uyuşuk, isteksiz, biraz da huysuz hissediyor. Uzun süre bunu yorgunluğa, hafta boyu biriken strese bağlıyor. Bir Cumartesi, ağrının ortasında bir fincan kahve içiyor. Yarım saat geçmeden ağrı çekiliyor, sanki biri bir düğmeyi çevirmiş gibi.

O gün Murat, kahvenin ona her sabah bir şey kattığını sandığını, oysa belki de yalnızca her sabah bir şeyi geri verdiğini düşünüyor. Hafta boyu içtiği kahve onu daha uyanık mı yapıyordu, yoksa beyni kahveye o kadar alışmıştı ki kahvesiz hâli artık "normal" değil miydi?

Bu derste ne olacak

Önceki ders beynin iki büyük yarısı arasındaki iletişimi konu aldı. Bu ders, ölçeği küçültüp tek tek hücreler arasındaki kimyasal konuşmaya, ve bu konuşmanın içine dışarıdan giren moleküllere bakıyor.

Terapi tarafında S01-P01-D02 sinaptik iletimin adımlarını, S01-P01-D03 de habercilerle ilgili yaygın anlatıların neden yanıltıcı olduğunu anlattı. Burada o iki dersin tanımlarını yeniden kurmuyoruz. Soru başka: bir madde bu iletimin hangi adımına karışıyor ve beyin, bu karışmaya haftalar ve aylar içinde nasıl karşılık veriyor?

İlk yarıda maddelerin sinapsta yaptığı birkaç temel işi tanıyacağız. İkinci yarıda bu dersin asıl konusuna geçeceğiz: tolerans ve yoksunluk. Bunlar bir zayıflığın değil, kendi dengesini korumaya çalışan bir sistemin işaretleri. Son bölümde, tolerans hakkında en şaşırtıcı bulguya, öğrenmenin ve ortamın bu dengeye nasıl karıştığına bakacağız.

Sıfır noktası

Bir maddenin psikoaktif olabilmesi için önce beyne ulaşması gerekir. Beyni besleyen kılcal damarların duvarları, kandaki pek çok maddenin beyin dokusuna geçmesini engelleyen sıkı bir süzgeç gibi çalışır. Yağda kolay çözünen küçük moleküller bu süzgeçten geçebilir; büyük ya da suda çözünen pek çok molekül geçemez. Bazı ilaçların yan etkisi az olsun diye bu süzgeçten geçemeyecek biçimde tasarlanması bu yüzden.

Beyne ulaşan bir madde, sinapsta iki temel yoldan birini izleyebilir: ya bir habercinin yaptığı işi taklit eder ya da onun işini engeller.

Yaygın yanlış"Doğal olan madde zararsızdır, kimyasal olan zararlıdır."
Doğrusu

Kafein bir bitkiden, nikotin tütün yaprağından, morfin haşhaştan gelir. Bir maddenin etkisini kaynağı değil, sinapsta hangi işi yaptığı, ne kadar alındığı ve ne sıklıkla alındığı belirler. Bir bitkiden elde edilen bir madde çok güçlü olabilir; laboratuvarda üretilen bir ilaç da dikkatle denetlenmiş, güvenli bir etki profiline sahip olabilir. "Doğal" kelimesi bir etki ya da güvenlik bilgisi taşımaz.

Mekanizma

Sinapsa karışmanın yolları

Bir sinir hücresinin komşusuna mesaj göndermesi bir dizi adımdan oluşur: haberci üretilir, depolanır, boşluğa salınır, alıcılara bağlanır, sonra boşluktan temizlenir. Psikoaktif maddelerin neredeyse hepsi bu adımlardan birine ya da birkaçına müdahale eder. Aynı sonuç, yani bir haberci sisteminin etkisinin artması, farklı adımlara dokunarak elde edilebilir.

Beynin cevabı: tolerans

Bir madde her gün aynı alıcıları uyardığında ya da tıkadığında, beyin bunu bir dış saldırı gibi değil, düzeltilmesi gereken bir dengesizlik gibi karşılar. Kendi ayarlarını, maddenin yarattığı değişikliği dengeleyecek yönde değiştirmeye başlar.

Toleransın birkaç ayrı kaynağı var. Birincisi karaciğerle ilgili: düzenli alkol içen birinde, alkolü yıkan enzimlerin etkinliği artar ve kandaki alkol düzeyi daha hızlı düşer. İkincisi sinapsla ilgili: sürekli uyarılan alıcıların sayısı azalabilir ya da duyarlılıkları düşebilir; sürekli tıkanan alıcıların sayısı ise artabilir.

Yaygın yanlış"Bir maddeyi kaldırabiliyor olmak, ondan zarar görmediğini gösterir."
Doğrusu

Tolerans, maddenin hissedilen etkilerinin azalması demektir; bedendeki etkilerinin de aynı ölçüde azaldığı anlamına gelmez. Çok içip sarhoş görünmeyen biri, kendini iyi hissetse de karaciğerinde, kalbinde ve beyninde aynı miktarın yarattığı yükü taşır. Üstelik bazı etkilere tolerans hızlı gelişirken, solunumu yavaşlatmak gibi tehlikeli etkilere aynı hızla gelişmeyebilir. Yükselen miktar, kişiyi hissettiği etkiyle hissetmediği tehlike arasındaki aralığa iter.

Beynin cevabının öbür yüzü: yoksunluk

Tolerans, beynin maddeyi hesaba katarak yeni bir denge kurmasıdır. Madde aniden çekildiğinde, bu yeni denge bir anda ters yöne yatar.

Usta katmanı

Ortamın öğrettiği tolerans

Toleransın en şaşırtıcı yanı, yalnızca kimyasal olmaması. Beyin, maddenin geleceğini haber veren ipuçlarını da öğreniyor.

Ortam ve bağımlılık

Bağlama bağlı tolerans, bağımlılığın yalnızca bir sinaps meselesi olmadığını gösteren tek bulgu değil.

Yaygın yanlış"Bağımlılık yalnızca beyindeki kimyasal bir değişikliktir."
Doğrusu

Madde kullanımı beyinde gerçek ve ölçülebilir değişiklikler yaratır. Ama aynı maddeye maruz kalan insanların yalnızca bir kısmı bağımlı hâle gelir ve bu kısmın büyüklüğü, kişinin genetik yatkınlığına, yaşına, stres düzeyine, çevresine ve maddeye ne kadar kolay ulaştığına göre değişir. Bağımlılığı yalnız sinaps düzeyinde anlatmak, M01'de gördüğümüz analiz düzeylerinden yalnızca birini seçip öbürlerini görmezden gelmek olur.

Kanıtın sınırı

Maddelerin sinapsta hangi adıma karıştığına dair bilgi, sinirbilimin en sağlam alanlarından biri. Kafeinin adenozin alıcılarına, kokainin dopamin taşıyıcısına, opioidlerin kendi alıcılarına bağlandığı on yıllardır biliniyor; bu bilgi pek çok ilacın tasarımına yön verdi ve aşırı doz tedavisi gibi hayat kurtaran uygulamalara dönüştü.

Daha az kesin olan, sinapsta olan biten ile insanın yaşadığı deneyim arasındaki bağ. Bir maddenin hangi alıcıya bağlandığını bilmek, onun bir kişide coşku mu, kaygı mı, uyuşukluk mu yaratacağını tam olarak söylemez; beklenti, ortam, kişinin geçmişi ve maddenin miktarı bu deneyimi biçimlendirir. M02-D09'da plasebo için gördüğümüz beklenti etkileri, psikoaktif maddelerde de gerçek bir pay taşıyor.

Tolerans ve yoksunluğun mekanizmaları büyük ölçüde hayvan çalışmalarından geliyor. İnsanlarda alıcı sayısındaki değişiklikler görüntüleme yöntemleriyle ölçülebiliyor; ama bunların davranıştaki değişiklikleri ne kadar açıkladığı, M04-D05'te gördüğümüz sınırlar içinde kalıyor.

Son olarak, bu ders mekanizmayı anlatıyor, kullanım ya da bırakma konusunda kişisel bir yönlendirme yapmıyor. Uzun süredir düzenli kullanılan bir maddeyi bırakmayı düşünen biri için doğru adım, bir hekimle konuşmak.

Murat ve kahvesi, Sevim Hanım, alışılmadık odada madde kullanan kişi ve kahvehaneye giren eski içici, mekanizmayı somutlaştırmak için kurulmuş sahneler; kafein yoksunluğu, sıçan deneyleri, Vietnam gazileri ve kafes parkı çalışmaları ise yayımlanmış araştırmalardan.

Kendin dene

Aklında kalsın

Psikoaktif maddeler, sinir hücreleri arasındaki iletimin adımlarından birine karışarak etki eder: bir habercinin alıcısını uyararak, alıcıyı tıkayarak, habercinin temizlenmesini engelleyerek ya da salınımını zorlayarak.

Kafein beyne enerji vermez, yorgunluk sinyalinin alıcılarını tıkar; opioidler bedenin kendi ağrı kesici habercilerini taklit eder; alkol beynin yavaşlatıcı sistemini güçlendirir.

Tolerans, beynin ve bedenin düzenli kullanılan bir maddeye uyum sağlaması sonucunda aynı miktarın daha az etki yapmasıdır; maddeyi daha hızlı yıkmaktan, alıcıların sayısını ve duyarlılığını değiştirmekten ve öğrenilen ipuçlarından kaynaklanabilir.

Yoksunluk, bu uyumun madde çekildiğinde ortaya çıkan ters yüzüdür; belirtiler çoğu zaman maddenin etkisinin tersidir ve bazı maddelerde tıbbi gözetim gerektirecek kadar ağır olabilir.

Tolerans kısmen ortama bağlıdır: beden, maddeyi haber veren ipuçlarına karşı dengeleyici tepkileri önceden başlatır; bu yüzden alışılmadık bir ortam, aynı miktarı daha tehlikeli kılabilir ve bağımlılık yalnızca bir sinaps meselesi değildir.

Sonraki derse köprü

Bu ders bir "nasıl" sorusuna cevap aradı: bir molekül sinapsta ne yapıyor ve beyin ona nasıl uyum sağlıyor? Ama aynı malzemenin önünde başka bir soru da duruyor. İnsan beyni neden belirli tatları, dokunuşları ve başarıları ödüllendiren sistemlerle donatılmış? Bu sistemler, maddelerin bu kadar kolay ele geçirebileceği biçimde neden var?

Bu "neden" sorusu, bir özelliğin atalarımızın yaşadığı koşullarda hayatta kalmaya ve üremeye hangi katkıyı yapmış olabileceğini soran bir açıklama türüne götürüyor. Bu açıklama türü güçlü sorular üretiyor; ama her davranışa kolayca uydurulabilen hikâyeler yazmaya da çok elverişli. Hangi evrimsel açıklamanın sınanabilir, hangisinin sonradan kurulmuş bir öykü olduğunu ayırmak sonraki dersin işi: evrimsel psikoloji ve eleştirileri.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.