EEG, fMRI ve PET’in neyi ölçtüğünü ve bir "yanan bölge" görüntüsünün neden kanıt olmadığını açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M04, Biyolojik psikoloji · 3.086 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S01-P01-D04
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beyin görüntüleme yöntemleri, beyin etkinliğinin dolaylı göstergelerini ölçer: EEG kafa derisinden elektrik dalgalanmalarını, fMRI kan akışındaki oksijen değişimlerini, PET radyoaktif işaretleyicilerin dağılımını.
Yöntemler arasında temel bir takas vardır: EEG zamanlamayı milisaniyelerle yakalar ama yeri belirsiz bırakır; fMRI yeri milimetrelerle gösterir ama zamanlamayı saniyelerce bulanıklaştırır; doğru yöntem sorulan soruya göre seçilir.
fMRI'nin ölçtüğü kan akışı sinyali, sinir etkinliğinden saniyeler sonra gelen dolaylı bir göstergedir; kafein, yaş ve damar özellikleri bu sinyali sinir etkinliğinden bağımsız olarak değiştirebilir.
Bir bölgenin bir görev sırasında etkinleşmesi, o görev için gerekli olduğunu göstermez; bunu sınamak için manyetik uyarım ya da beyin hasarı gibi bölgenin işlevini bozan yöntemlere bakmak ve farklı yöntemleri birleştirmek gerekir.
Beyin görüntüleme ölçümlerinin bireyler için güvenirliği çoğu zaman düşüktür ve beyin ile davranış arasındaki ilişkileri güvenilir biçimde bulmak genellikle binlerce katılımcı gerektirir; analiz yazılımları, baş hareketi ve tarayıcı koşulları da sonuçları çarpıtabilir.
Açılış
Açılış sahnesi
Arda, bir üniversitenin beyin görüntüleme merkezinde gönüllü katılımcı olarak bir deneye katılıyor. Üzerindeki bütün metalleri çıkarıyor, dar bir masaya sırtüstü uzanıyor. Başının iki yanına süngerler sıkıştırılıyor; araştırmacı ona deney boyunca başını kesinlikle kıpırdatmaması gerektiğini söylüyor. Masa yavaşça, büyük bir halkanın içindeki dar bir tünele kayıyor.
Tünelin içinde, gözlerinin birkaç santim üzerindeki küçük bir aynadan bir ekran görüyor. Ekranda sırayla yüzler beliriyor: bazıları gülümsüyor, bazıları kızgın. Her yüz için elindeki bir düğmeye basıyor. Bu sırada makine çok yüksek, ritmik, metalik sesler çıkarıyor; kulaklığına rağmen bir inşaat alanının ortasında gibi hissediyor.
Kırk dakika sonra dışarı çıktığında, araştırmacının ekranında kendi beyninin gri bir kesitini görüyor. Bazı yerlerinde kırmızı ve sarı lekeler var. Araştırmacı açıklıyor: "Bu lekeler, kızgın yüzleri gördüğün anlarda kan akışının, gülümseyen yüzlere göre biraz daha arttığı yerler."
Arda bir an düşünüyor. Kan akışı mı? Peki ya düşüncelerim? Makine beynimin ne düşündüğünü değil, kanın nereye aktığını mı ölçtü?
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki ders hormonların davranışı beyindeki alıcılar üzerinden etkilediğini söyledi. Bu ders, beynin çalışmasını yaşayan insanlarda gözlemlemenin yollarına bakıyor.
Terapi tarafında S01-P01-D04 bir beyin görüntüsündeki renkli lekelerin ne anlama gelmediğini, bir görüntünün iki koşulun farkından üretildiğini, istatistik eşiğin hangi bölgelerin görüneceğini nasıl belirlediğini ve bir işlevin tek bir bölgeye yerleştirilemeyeceğini ayrıntılı olarak anlattı. Bu ders o tartışmayı yinelemeyecek. Burada yöntemlerin kendisine bakacağız: her biri gerçekte neyi ölçüyor ve hangi soruya cevap verebiliyor, hangisine veremiyor?
Önce beynin elektriğini ölçen yöntemlere, sonra kan akışını ve kimyasını ölçen yöntemlere bakacağız. Ardından her yöntemin "ne zaman" ve "nerede" sorularına ne kadar iyi cevap verdiğini karşılaştıracağız. Sonra bir bölgenin bir iş için gerçekten gerekli olup olmadığını sınamanın yollarına geçeceğiz. Son olarak bu yöntemlerin güvenirliğine ve beyin ile davranış arasındaki ilişkileri bulmak için gereken örneklem büyüklüklerine dair son yılların şaşırtıcı bulgularına değineceğiz.
Arda'nın tarayıcı deneyimi anlatım için kurgulandı; yöntemlerin ölçtüğü şeyler, istatistik yazılımlarının yanlış pozitif oranları, ölçümlerin güvenirliği ve beyin görüntülerinin ikna gücüne dair bulgular ise yayımlanmış araştırmalardan.
Sıfır noktası
Ne zaman ve nerede
Beyin görüntüleme yöntemlerini karşılaştırmanın en temel yolu, iki soruya ne kadar iyi cevap verdiklerine bakmaktır: beyinde bir şey ne zaman oluyor, ve nerede oluyor?
Yaygın yanlış"En pahalı ve en yeni görüntüleme yöntemi her soruyu en iyi cevaplar."
Doğrusu
Her yöntemin güçlü ve zayıf yanları birbirinin tersine işler. Elektrik etkinliğini ölçen yöntemler zamanlamayı milisaniye düzeyinde yakalar ama yeri belirsiz bırakır; kan akışını ölçen yöntemler yeri milimetre düzeyinde gösterir ama zamanlamayı saniyelerce bulanıklaştırır. Bir sözcüğün okunmasından ne kadar sonra anlamının işlendiğini merak eden biri için ucuz bir EEG, pahalı bir tarayıcıdan çok daha uygun bir araç olabilir. Doğru yöntem, sorulan soruya göre seçilir.
Mekanizma
Kanın izini sürmek
Arda'nın girdiği tarayıcı, beyin hücrelerinin elektriğini değil, kan akışındaki küçük değişiklikleri ölçüyor. Bu yönteme işlevsel manyetik rezonans görüntüleme, kısaca fMRI deniyor.
Yaygın yanlış"fMRI, beyin hücrelerinin elektriksel etkinliğini ve düşünceleri doğrudan ölçer."
Doğrusu
fMRI sinir hücrelerinin ateşlenmesini değil, kandaki oksijen oranındaki değişimi ölçer. Bu sinyal sinir etkinliğiyle ilişkilidir, ama aynı şey değildir: kan damarlarının tepkisi kişiden kişiye, beyin bölgesinden bölgeye ve yaşla değişebilir; ilaçlar, kafein ya da bazı hastalıklar kan akışını sinir etkinliğinden bağımsız olarak etkileyebilir. Bir fMRI görüntüsü bir düşüncenin fotoğrafı değil, bir düşünce sırasında kanın nereye biraz daha fazla aktığının istatistiksel bir haritasıdır.
Gerekli mi, yoksa yalnızca birlikte mi?
Bir bölgenin bir görev sırasında daha çok etkinleşmesi, o bölgenin o görev için gerekli olduğunu göstermez. Etkinleşme, görevin bir yan ürünü, başka bir sürecin bir parçası ya da o göreve eşlik eden ama onu sağlamayan bir etkinlik olabilir.
Yaygın yanlış"Bir görev sırasında etkinleşen bir bölge, o görev için gerekli olan bölgedir."
Doğrusu
Görüntüleme yöntemleri bir bölgenin bir görev sırasında ne yaptığını gösterir; o bölgenin olmadan görevin yapılıp yapılamayacağını göstermez. Bir bölge bir görev sırasında etkinleşebilir ama hasar gördüğünde görev hiç bozulmayabilir; ya da bir bölge görüntülemede neredeyse hiç görünmez ama hasar gördüğünde görev tamamen kaybolabilir. Bir bölgenin gerekli olduğunu göstermek için, o bölgenin etkinliğinin bozulduğu durumlara, geçici manyetik uyarım ya da beyin hasarı vakalarına bakmak gerekir.
İleri katman
Usta katmanı
Ölçümün güvenirliği
Görüntünün gücü
Kanıtın sınırı
Beyin görüntüleme yöntemleri, yaşayan insan beyninin işleyişi hakkında daha önce erişilemeyen bilgiler sağladı ve görme, dil ve bellek gibi işlevlerin beyinde nasıl düzenlendiğine dair anlayışımızı büyük ölçüde derinleştirdi. Bu yöntemlerin kendisi bilimsel olarak sağlam; tartışmalı olan, nasıl kullanıldıkları ve sonuçlarının nasıl yorumlandığı.
Son yıllarda alan, kendi güvenilirliğiyle ciddi biçimde yüzleşti. Analiz yazılımlarındaki varsayımların sınanması, tekrar test güvenirliğinin düşük çıkması ve beyin ile davranış arasındaki ilişkilerin binlerce kişiyle bile çok küçük kalması, özellikle bireysel farklara dair çalışmaların büyük bir kısmının yeniden değerlendirilmesini gerektirdi. Bu, görüntüleme alanının değersiz olduğunu değil, hangi sorular için güvenilir olduğunun daha iyi anlaşılması gerektiğini gösteriyor.
Grup ortalamalarına dayanan bulgular ile tek bir kişi hakkındaki çıkarımlar arasında büyük bir fark var. Bir görevin bir grupta ortalama olarak belirli bölgeleri etkinleştirdiğini göstermek, bir kişinin beyin taramasından onun düşüncelerini, kişiliğini ya da gelecekteki davranışını okumanın mümkün olduğu anlamına gelmiyor.
Son olarak, bu yöntemlerin hepsi beyin etkinliğinin dolaylı göstergelerini ölçüyor: elektrik alanlarını, kan akışını ya da kimyasal işaretleyicileri. Bu göstergeler ile zihinsel süreçler arasındaki köprüyü kurmak, ölçümün kendisinden çok daha zor ve hâlâ büyük ölçüde kuramsal.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Beyin görüntüleme yöntemleri, beyin etkinliğinin dolaylı göstergelerini ölçer: EEG kafa derisinden elektrik dalgalanmalarını, fMRI kan akışındaki oksijen değişimlerini, PET radyoaktif işaretleyicilerin dağılımını.
Yöntemler arasında temel bir takas vardır: EEG zamanlamayı milisaniyelerle yakalar ama yeri belirsiz bırakır; fMRI yeri milimetrelerle gösterir ama zamanlamayı saniyelerce bulanıklaştırır; doğru yöntem sorulan soruya göre seçilir.
fMRI'nin ölçtüğü kan akışı sinyali, sinir etkinliğinden saniyeler sonra gelen dolaylı bir göstergedir; kafein, yaş ve damar özellikleri bu sinyali sinir etkinliğinden bağımsız olarak değiştirebilir.
Bir bölgenin bir görev sırasında etkinleşmesi, o görev için gerekli olduğunu göstermez; bunu sınamak için manyetik uyarım ya da beyin hasarı gibi bölgenin işlevini bozan yöntemlere bakmak ve farklı yöntemleri birleştirmek gerekir.
Beyin görüntüleme ölçümlerinin bireyler için güvenirliği çoğu zaman düşüktür ve beyin ile davranış arasındaki ilişkileri güvenilir biçimde bulmak genellikle binlerce katılımcı gerektirir; analiz yazılımları, baş hareketi ve tarayıcı koşulları da sonuçları çarpıtabilir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste bir bölgenin bir görev için gerekli olup olmadığını anlamanın en güçlü yollarından birinin, o bölgenin işlevini bozmak olduğunu gördük. Manyetik uyarım bunu birkaç saniyeliğine ve hafifçe yapabiliyor. Ama doğa ve kazalar, çok daha uzun süreli ve çok daha belirgin kesintiler yaratıyor.
Bir inme, bir kaza, bir ameliyat ya da bir hastalık beynin belirli bir bölgesine zarar verdiğinde, o kişinin hangi yeteneklerini kaybettiği ve hangilerini koruduğu, o bölgenin ne iş yaptığına dair en eski ve en etkili bilgi kaynaklarından biri oldu. Psikolojinin ve sinirbilimin tarihi, bu tür birkaç ünlü kişinin hikâyesiyle şekillendi. Ama tek bir kişinin hikâyesinden genel bir kural çıkarmanın da ciddi sınırları var. Sonraki ders bu hikâyeleri ve onlardan neyin öğrenilip neyin öğrenilemeyeceğini anlatıyor: hasardan öğrenilenler, ünlü vakalar.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.