İçeriğe geç

M04-D01

Genler, çevre ve kalıtsallık

İkiz ve evlat edinme çalışmalarının mantığını açıklar ve kalıtsallık katsayısını yorumlar.

Temel Psikoloji Akademisi — M04, Biyolojik psikoloji · 2.945 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İkiz çalışmaları, genlerinin neredeyse tamamını paylaşan tek yumurta ikizlerini, ortalama yarısını paylaşan çift yumurta ikizleriyle karşılaştırarak bir özellikteki farklılıkların genetik payını tahmin eder.

Kalıtsallık, belirli bir nüfusta bir özellikteki bireyler arası farklılıkların genetik farklılıklarla ilişkili oranıdır; iki ikiz korelasyonu arasındaki farkın iki katı, kaba bir tahmin verir.

Çevresel etkiler, kardeşleri birbirine benzeten ortak çevre ve onları birbirinden ayıran paylaşılmayan çevre olarak ikiye ayrılır; birçok psikolojik özellikte yetişkinlikte ortak çevrenin payı küçük, paylaşılmayan çevrenin payı büyüktür.

Evlat edinme çalışmaları ve ayrı büyütülmüş ikizler, ikiz çalışmalarını tamamlar; ama evlat edinen ailelerin seçilmiş olması ve eşit çevre varsayımı gibi sınırlılıklar, tahminleri etkileyebilir.

Elli yıllık ikiz araştırmaları, insan özelliklerinin büyük çoğunluğunun ortalama yaklaşık yarı yarıya genetik ve çevresel etkilerle ilişkili olduğunu gösteriyor; genler ve çevre birbirinden bağımsız değil, sürekli etkileşim içinde.

Açılış sahnesi

Elif ile Ece tek yumurta ikizi. Aynı gün, aynı hastanede doğdular; aynı evde, aynı anne babayla, aynı okulun aynı sınıfında büyüdüler. Yabancılar onları hâlâ birbirine karıştırıyor.

Ama on altı yaşına geldiklerinde anneleri bir şey fark ediyor. Elif sınıfın en konuşkanı, her hafta sonu arkadaşlarıyla dışarıda; Ece ise kitaplarıyla odasında oturmayı seviyor, kalabalık ortamlarda çabuk yoruluyor. Elif bir tiyatro kulübüne giriyor, Ece bir satranç kulübüne.

Anneleri bir akşam babalarına soruyor: "Aynı genler, aynı ev, aynı okul. Nasıl bu kadar farklı olabiliyorlar?"

Aynı akşam, bir başka evde, doğumdan sonra farklı ailelerin yanına evlatlık verilmiş iki kardeş otuz yaşında ilk kez karşılaşıyor. Birbirlerinin yüzüne bakıyorlar ve aynı anda gülüyorlar: ikisi de aynı biçimde başını yana eğerek, aynı kahkahayla gülüyor. Hiç tanışmamış iki insan, aynı alışkanlıkla.

İki sahne birbirinin tersini anlatıyor gibi: birinde aynı genlerle büyüyen iki insan çok farklı, ötekinde hiç birlikte yaşamamış iki insan şaşırtıcı ölçüde benzer. Psikoloji, bu tür benzerlik ve farklılıkları sistematik olarak sayarak, insanlar arasındaki farkların ne kadarının genlerle, ne kadarının yaşantılarla ilişkili olduğunu tahmin etmeye çalışıyor.

Bu derste ne olacak

İstatistik modülünde korelasyon katsayısıyla iki ölçümün ortak hareketini tek bir sayıya sığdırmayı öğrendik. Biyolojik psikolojinin bu ilk dersinde aynı aracı, akrabalık dereceleri farklı insanlara uygulayacağız.

M01'de biyopsikososyal modeli ve gen ile çevrenin etkileşimini tanıtmıştık. Bu ders o fikrin arkasındaki ölçüm yöntemlerine iniyor: genlerin ve çevrenin katkısını birbirinden ayırmaya çalışan çalışmalar nasıl kuruluyor, hangi mantığa dayanıyor ve ortaya ne tür sayılar çıkarıyor?

Önce ikiz çalışmalarının mantığını kuracağız: tek yumurta ve çift yumurta ikizlerinin karşılaştırılmasından kalıtsallık denen sayıya nasıl ulaşıldığını hesaplayacağız. Sonra evlat edinme çalışmalarına ve ayrı büyütülmüş ikizlere bakacağız. Ardından ikiz çalışmalarının en şaşırtıcı bulgularından birine geçeceğiz: aynı evde büyümenin, kardeşleri sanıldığı kadar birbirine benzetmemesi. Son olarak bu yöntemlerin dayandığı varsayımları ve tartışmalarını göreceğiz.

Elif ile Ece ve evlat edinilen kardeşler bu derste anlatıma yön vermek için yaratılmış kişiler; ikiz ve evlat edinme çalışmalarının bulguları ise yayımlanmış araştırmalara dayanıyor.

Sıfır noktası

Doğanın kendi deneyi

İnsanlarda genlerin etkisini sınamak için bir deney yapılamaz: kimseye rastgele genler verilemez ya da çocuklar rastgele ailelere dağıtılamaz. Ama doğa ve toplum, buna yakın iki durum yaratır: ikizler ve evlat edinme.

Yaygın yanlış"Tek yumurta ikizleri aynı genlere sahip olduğuna göre her bakımdan aynı olmalıdır; farklıysalar genler önemsizdir."
Doğrusu

Açılıştaki Elif ile Ece'nin farklı olması, genlerin önemsiz olduğunu göstermez. Kalıtsallığı yüzde altmış olan bir özellikte bile, farklılıkların yüzde kırkı genetik olmayan kaynaklardan gelir ve tek yumurta ikizleri arasında bu kaynaklar belirgin farklar yaratabilir. Tek yumurta ikizleri arasındaki korelasyonun birden belirgin biçimde düşük olması, genlerin bir özelliği tamamen belirlemediğinin en doğrudan kanıtıdır. Benzerlikleri genlerin, farklılıkları ise genler dışındaki etkenlerin payını gösterir.

Mekanizma

Çevreyi ikiye ayırmak

İkiz çalışmaları yalnızca genlerin payını değil, çevrenin de iki ayrı türünün payını tahmin eder. Bu ayrım, ikiz araştırmalarının en çok tartışılan ve en şaşırtıcı bulgularından birine yol açtı.

Yaygın yanlış"Aynı evde büyüyen kardeşler aynı çevreyi paylaşır."
Doğrusu

Aynı evde büyümek, aynı çevrede büyümek demek değildir. Kardeşler farklı yaşlarda aynı olayları farklı biçimde yaşar, farklı arkadaş edinir, farklı öğretmenlerle karşılaşır. Anne babalar da her çocuğa, onun mizacına ve davranışına göre farklı tepki verir; bir çocuğun mizacı, ona nasıl davranılacağını kısmen belirler. Aynı ev, her çocuk için kendine özgü bir dünyadır.

Evlat edinme ve ayrı büyüyen ikizler

Yaygın yanlış"Evlat edinilen çocuklar yetişkinlikte evlat edinen ailelerine pek benzemiyorsa, ailenin çocuk üzerinde hiçbir etkisi yoktur."
Doğrusu

Evlat edinen aileler, evlat edinme kurumları tarafından genellikle titizlikle seçilir: çoğu istikrarlı, görece varlıklı ve eğitimli ailelerdir; çok yoksul ya da çok zor koşullardaki aileler bu gruba neredeyse hiç girmez. M03-D05'te gördüğümüz sınırlı aralık sorunu burada da geçerli: aileler arasındaki farklar dar bir aralıkta kaldığında, ailenin etkisi olduğundan küçük ölçülür. Bu çalışmalar, olağan aralıktaki aileler arasındaki farkların etkisi hakkında bilgi verir; çok kötü koşullardan iyi bir aileye geçmenin etkisi hakkında değil.

Usta katmanı

Kanıtın sınırı

İkiz ve evlat edinme çalışmalarının ortaya koyduğu temel tablo, yani insan özelliklerinin büyük çoğunluğunun hem genetik hem çevresel etkilerle ilişkili olduğu ve ortak çevrenin payının yetişkinlikte çoğu zaman küçük olduğu, farklı yöntemlerle ve farklı ülkelerde tutarlı biçimde tekrarlandı. Tartışmalı olan, bu tahminlerin ne kadar kesin olduğu.

İkiz çalışmaları birkaç varsayıma dayanıyor ve bunların her biri tartışılıyor: eşit çevre varsayımı, ikizlerin genel nüfusu temsil ettiği varsayımı ve genlerin etkilerinin basitçe toplandığı varsayımı. Bu varsayımların küçük ihlalleri, kalıtsallık tahminlerini yukarı ya da aşağı kaydırabiliyor. Evlat edinme çalışmaları da aile seçilimi ve çocukların evlat edinilmeden önce yaşadıkları yüzünden kendi sınırlılıklarını taşıyor.

DNA'nın doğrudan ölçüldüğü çalışmalarla ikiz çalışmaları arasındaki açık, kayıp kalıtsallık diye anılıyor. Bazı araştırmacılar bu açığın, henüz ölçülemeyen nadir genetik farklılıklardan geldiğini; bazıları ise ikiz çalışmalarının kalıtsallığı bir miktar abarttığını düşünüyor. Gerçek muhtemelen ikisinin bir karışımı.

Son olarak, bu alanın tarihinde genetik bulguların ırkçı ve ayrımcı politikalara gerekçe olarak kullanıldığı ağır bir miras var. Bu yüzden kalıtsallık bulgularının ne söyleyip ne söylemediğini dikkatle anlamak, bilimsel olduğu kadar etik bir zorunluluk.

Kendin dene

Aklında kalsın

İkiz çalışmaları, genlerinin neredeyse tamamını paylaşan tek yumurta ikizlerini, ortalama yarısını paylaşan çift yumurta ikizleriyle karşılaştırarak bir özellikteki farklılıkların genetik payını tahmin eder.

Kalıtsallık, belirli bir nüfusta bir özellikteki bireyler arası farklılıkların genetik farklılıklarla ilişkili oranıdır; iki ikiz korelasyonu arasındaki farkın iki katı, kaba bir tahmin verir.

Çevresel etkiler, kardeşleri birbirine benzeten ortak çevre ve onları birbirinden ayıran paylaşılmayan çevre olarak ikiye ayrılır; birçok psikolojik özellikte yetişkinlikte ortak çevrenin payı küçük, paylaşılmayan çevrenin payı büyüktür.

Evlat edinme çalışmaları ve ayrı büyütülmüş ikizler, ikiz çalışmalarını tamamlar; ama evlat edinen ailelerin seçilmiş olması ve eşit çevre varsayımı gibi sınırlılıklar, tahminleri etkileyebilir.

Elli yıllık ikiz araştırmaları, insan özelliklerinin büyük çoğunluğunun ortalama yaklaşık yarı yarıya genetik ve çevresel etkilerle ilişkili olduğunu gösteriyor; genler ve çevre birbirinden bağımsız değil, sürekli etkileşim içinde.

Sonraki derse köprü

Bu derste kalıtsallığı hesapladık ve bunun bir nüfusun özelliği olduğunu birkaç kez vurguladık. Ama "zekânın kalıtsallığı yüzde altmış" gibi bir cümle gazetelerde, okullarda ve sohbetlerde çoğu zaman bambaşka anlamlara bürünüyor.

Bu cümle, bir kişinin zekâsının yüzde altmışının genlerden geldiği anlamına mı geliyor? Yüksek kalıtsallık, bir özelliğin eğitimle ya da çevre değişiklikleriyle değiştirilemeyeceğini mi gösteriyor? İki grup arasındaki ortalama farkın genetik olduğunu kanıtlıyor mu? Bu soruların üçünün de cevabı hayır ve bu üç yanlış okuma, kalıtsallık kavramının tarihteki en ağır kötüye kullanımlarının çoğunun arkasında duruyor. Sonraki ders bu yanılgıları tek tek ele alıyor: kalıtsallık neyi söylemez.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.