Kesik eksen, seçilmiş aralık ve ortalamayı gizleyen grafik hatalarını tanır ve düzeltir.
Temel Psikoloji Akademisi — M03, İstatistik okuryazarlığı · 2.589 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir grafiğin dikey ekseni kesildiğinde, değerler arasındaki farklar olduğundan büyük görünür; bu, uzunluğun büyüklüğü temsil ettiği çubuk grafiklerde yanıltıcıdır, ama zaman içindeki değişimi gösteren çizgi grafiklerde gerekli olabilir.
Seçilmiş bir zaman aralığı genel eğilimi tersine gösterebilir; birikimli grafikler gerçek düşüşleri gizler; çift eksenli grafikler iki değişkeni istenildiği kadar birlikte hareket ediyormuş gibi gösterebilir.
Alanla ya da hacimle gösterilen büyüklükler, olduğundan çok daha büyük algılanır; göz, ortak bir eksen üzerindeki konumları ve uzunlukları açılardan ve alanlardan çok daha doğru okur.
Tek tek gözlemleri gösteren nokta grafikleri ve kişi başına çizilen çizgiler, ortalamanın gizlediği dağılımı ve bireysel farklılıkları görünür kılar; logaritmik eksenler ve haritalar ise dikkatle okunmadığında yanıltıcı olabilir.
Her grafik bir dizi seçimin ürünüdür; eksenleri, zaman aralığını, neyin çizildiğini, belirsizliği ve kaynağı sorgulamak, bir grafiğin ilk izlenimini çoğu zaman değiştirir.
Açılış
Açılış sahnesi
2014'te uluslararası bir haber ajansı, Amerika'nın bir eyaletinde ateşli silahla işlenen cinayetlerin, 2005'te çıkarılan tartışmalı bir silah yasasından sonra nasıl değiştiğini gösteren bir grafik yayımladı.
Grafiğe ilk bakan okurların çoğu aynı şeyi gördü: kırmızı bir alan yıllar boyunca yükseliyor, yasanın çıktığı yılda bir tepe yapıyor, sonra hızla aşağı iniyordu. Yasa yürürlüğe girdikten sonra ölümler azalmış gibi görünüyordu.
Grafiğin dikey ekseni dikkatle okunduğunda ise başka bir şey ortaya çıkıyordu. Eksen ters çevrilmişti: sıfır en üstteydi, büyük sayılar aşağıdaydı. Kırmızı alanın "aşağı inmesi", aslında ölüm sayısının arttığını gösteriyordu. Grafikteki sayılar doğruydu; ama okurların çoğunun gözü, yüzyıllık bir alışkanlıkla yukarıyı "çok", aşağıyı "az" diye okumuştu.
Grafiği hazırlayan tasarımcı, kırmızı alanı akan kana benzetmek için ekseni bilerek ters çevirdiğini, kimseyi yanıltmak istemediğini açıkladı. Ama grafik, binlerce kez paylaşılıp tartışıldı ve veri görselleştirmenin en çok anılan örneklerinden biri oldu.
Hiçbir sayının değiştirilmediği bir grafik, okuyucuların büyük kısmına verinin tam tersini söyletmişti.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Bu modül boyunca bir bulgunun arkasındaki sayıları, ortalamadan güce kadar, tek tek açtık. Bu son ders, o sayıların çoğu zaman ilk karşımıza çıktığı biçime bakıyor: grafiklere.
Daha önce iki yerde grafiklere değinmiştik. M03-D03'te çubuk grafiklerin altındaki farklı dağılımları gizleyebildiğini, M03-D06'da da hata çubuklarının ne olduğu yazılmadığında araştırmacıların bile onları yanlış okuduğunu gördük. Bu ders o uyarıları yinelemek yerine, grafiklerin okuyucuyu yanılttığı başka yollara bakacak.
Önce grafiklerin en sık yanıltma biçimlerini tanıyacağız: eksenle oynamak, zaman aralığını seçmek, iki farklı ölçeği aynı grafiğe koymak ve alanla büyüklüğü karıştırmak. Sonra gözün grafiklerden bilgiyi nasıl okuduğuna ve hangi grafik türlerinin daha doğru okunduğuna bakacağız. Son olarak bir grafiği okurken sorulacak soruları toparlayacağız.
Açılıştaki grafik ve algı araştırmaları belgelenmiş kaynaklardan; sınav kaygısı, uygulama ve okul grafikleri ise her biri belirli bir hatayı tek başına gösterebilmek için tasarlanmış örnekler.
Sıfır noktası
Eksen nereden başlıyor?
Yaygın yanlış"Bir grafiğin dikey ekseni her zaman sıfırdan başlamalıdır; aksi hâlde grafik yanıltıcıdır."
Doğrusu
Bu kural çubuk grafikler için büyük ölçüde geçerlidir, çünkü çubuğun uzunluğu değerin büyüklüğünü temsil eder ve uzunluk kesilince oran bozulur. Ama zaman içindeki değişimi gösteren çizgi grafiklerde ekseni sıfırdan başlatmak, önemli değişimleri görünmez kılabilir. Vücut sıcaklığının otuz altı virgül beşten otuz dokuza çıkması hayati bir değişimdir; sıfırdan başlayan bir eksende düz bir çizgi gibi görünür. Doğru soru "eksen sıfırdan başlıyor mu" değil, "grafik türü ve eksen, verideki değişimin gerçek önemini yansıtıyor mu".
Mekanizma
Zamanı seçmek
İki ölçek, tek grafik
Alanın büyüklüğü
Yaygın yanlış"Üç boyutlu, renkli ve süslü bir grafik, düz bir grafikten daha fazla bilgi verir ve daha etkilidir."
Doğrusu
Üç boyutlu çubuklar ve pastalar, perspektif yüzünden öndeki parçaları büyük, arkadakileri küçük gösterir ve değerlerin okunmasını zorlaştırır. Gölgeler, dokular ve süslemeler, verinin kendisinden dikkati dağıtır. İyi bir grafiğin amacı göz alıcı olmak değil, verinin içindeki karşılaştırmayı olabildiğince az çabayla ve olabildiğince az çarpıtmayla göstermektir. Çoğu zaman en etkili grafik, en sade olandır.
İleri katman
Usta katmanı
Göz neyi iyi okur?
Yaygın yanlış"Grafik sayıları doğrudan gösterdiği için, sayılar doğruysa grafik de yorumdan bağımsızdır."
Doğrusu
Her grafik bir dizi seçimin ürünüdür: hangi değişkenin hangi eksende olacağı, eksenin nereden başlayıp nerede biteceği, hangi zaman aralığının seçileceği, neyin gösterilip neyin gösterilmeyeceği, hangi renklerin kullanılacağı. Açılıştaki grafikte bütün sayılar doğruydu ve grafik okuyucuların çoğuna yine de tersini söyletti. Bir grafik, sayıların tarafsız bir resmi değil, sayılar hakkında yapılmış bir anlatıdır.
Kanıtın sınırı
Grafiklerin algısı üzerine yapılan deneyler çoğunlukla basit, yapay grafiklerle ve kısa süreli değerlendirmelerle yürütülüyor. Gerçek hayatta insanların grafiklere ne kadar süre baktığı, ne kadar dikkatle okuduğu ve grafiğin yanındaki metnin yorumu nasıl etkilediği çok daha karmaşık ve daha az çalışılmış.
Hangi grafiğin "doğru" olduğu konusunda da tam bir uzlaşma yok. Ekseni sıfırdan başlatmanın ne zaman zorunlu olduğu, pasta grafiklerinin hiç kullanılmaması gerekip gerekmediği ya da logaritmik eksenlerin genel okuyucuya sunulup sunulmaması gerektiği, tasarımcılar ve istatistikçiler arasında tartışılıyor. Kurallar çoğu zaman sağduyulu rehberler; her grafik kendi verisine ve okuyucusuna göre değerlendirilmeli.
Bir grafiğin kasıtlı olarak mı yoksa bilgisizlik ya da estetik kaygıyla mı yanıltıcı hazırlandığı çoğu zaman bilinemez. Açılıştaki örnekte tasarımcının niyeti yanıltmak değildi; sonuç yine de yanıltıcıydı. Okuyucu açısından önemli olan niyet değil, grafiğin ne söylettiği.
Son olarak, veri görselleştirme araçlarının yaygınlaşmasıyla herkes kolayca grafik üretebiliyor ve sosyal medyada paylaşılan grafiklerin çoğu hiçbir denetimden geçmiyor. Bu, grafik okuryazarlığını her zamankinden daha önemli kılıyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Bir grafiğin dikey ekseni kesildiğinde, değerler arasındaki farklar olduğundan büyük görünür; bu, uzunluğun büyüklüğü temsil ettiği çubuk grafiklerde yanıltıcıdır, ama zaman içindeki değişimi gösteren çizgi grafiklerde gerekli olabilir.
Seçilmiş bir zaman aralığı genel eğilimi tersine gösterebilir; birikimli grafikler gerçek düşüşleri gizler; çift eksenli grafikler iki değişkeni istenildiği kadar birlikte hareket ediyormuş gibi gösterebilir.
Alanla ya da hacimle gösterilen büyüklükler, olduğundan çok daha büyük algılanır; göz, ortak bir eksen üzerindeki konumları ve uzunlukları açılardan ve alanlardan çok daha doğru okur.
Tek tek gözlemleri gösteren nokta grafikleri ve kişi başına çizilen çizgiler, ortalamanın gizlediği dağılımı ve bireysel farklılıkları görünür kılar; logaritmik eksenler ve haritalar ise dikkatle okunmadığında yanıltıcı olabilir.
Her grafik bir dizi seçimin ürünüdür; eksenleri, zaman aralığını, neyin çizildiğini, belirsizliği ve kaynağı sorgulamak, bir grafiğin ilk izlenimini çoğu zaman değiştirir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu modülde öğrendiğimiz araçlar, bundan sonraki modüllerde psikolojinin büyük sorularına bakarken elimizde olacak. İlk büyük soru, belki de psikolojinin en eski ve en tartışmalı sorusu: insanlar arasındaki farklar ne ölçüde genlerden, ne ölçüde yaşantılardan geliyor?
Bu soruya cevap aramanın en eski yollarından biri, M03-D05'te gördüğümüz korelasyonu farklı akrabalık derecelerindeki insanlara uygulamak. Aynı genleri paylaşan tek yumurta ikizlerinin zekâ ya da kişilik puanları, genlerinin yarısını paylaşan çift yumurta ikizlerininkinden ne kadar daha benzer? Doğumdan sonra farklı ailelerin yanında büyüyen kardeşler birbirine ne kadar benziyor? Bu karşılaştırmalardan, bir özellikteki farklılıkların genlerle ilişkili kısmını tahmin eden bir sayı çıkıyor. Modül 4, biyolojik psikoloji, bu sayıyla ve onun nasıl hesaplandığıyla başlıyor: genler, çevre ve kalıtsallık.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.