Hümanistik itirazın davranışçılığa ve psikanalize neyi eksik bulduğunu ve kanıt karşısındaki durumunu tartar.
Temel Psikoloji Akademisi — M01, Psikolojinin doğuşu ve büyük yaklaşımlar · 2.869 kelime · 16 örnek durum · 6 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S05-P01-D05
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Hümanistik psikoloji, psikanaliz ve davranışçılık karşısında kendini "üçüncü güç" olarak tanımladı ve kişinin kendi deneyimini, seçimini ve büyüme isteğini psikolojiye geri getirmeyi hedefledi.
İhtiyaçlar kuramının ihtiyaçların evrenselliğine ve iyi oluşla ilişkisine dair yanı destek buldu; katı sıralama ise bulmadı ve bilinen piramit çizimi kuramın yazarının değil.
Kendini gerçekleştirme betimlemesi, araştırmacının kendi seçtiği hayranlık duyulan kişilerin biyografilerine dayanıyor ve bu döngüsellik onu tartışmalı kılıyor.
Hareketin klinisyen önderi görüşmeleri kaydeden ve benlik algısını sayıyla ölçen bir araştırmacıydı; hareketin bütünüyle ölçmeye karşı olduğu yaygın bir yanlış.
Hareket kültüre yayıldığında denetimsiz karşılaşma grupları bazı katılımcılara zarar verdi ve öz saygıyı doğrudan yükseltme programları başarıyı beklenen ölçüde artırmadı.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir psikoloji öğrencisi aynı gün iki ders çıkışında kantinde oturuyor. Sabahki derste insan, çocuklukta biçimlenmiş ve kendinden saklı istekler tarafından yönetilen biri olarak anlatıldı. Öğleden sonraki derste aynı insan, çevresinin ödülleri ve cezalarıyla şekillenen bir davranışlar toplamı olarak.
Öğrenci defterine bir soru yazıyor: "Peki bu iki resimde ben neredeyim? Bugün psikolojiyi seçmeye ben karar verdim. Hangi dürtü ya da hangi ödül bu kararı açıklıyor, ve açıklasa bile, kararı verirken yaşadığım şey nereye gitti?"
Yirminci yüzyılın ortasında bir grup psikolog tam bu soruyu, çok daha yüksek sesle sordu. Ne psikanalizin karanlık iç dünyasını ne de davranışçılığın içi boş insanını kabul ediyorlardı. Kendilerine bir ad verdiler ve psikolojiye insanın kendi deneyimini, seçimini ve büyüme isteğini geri getirmeyi hedeflediler.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki ders (M01-D06) davranışçılığın gözlenebilir davranışa sınırlanarak neler kazandığını ve neyi dışarıda bıraktığını anlattı. Bu ders, dışarıda bırakılanı geri isteyen itirazı izliyor.
Önce okulun kendini neye karşı tanımladığını göreceğiz.
Sonra en tanınan iki önderinin fikirlerine, bir ihtiyaçlar kuramına ve bir benlik kuramına bakacağız; ama asıl olarak bu fikirlerin sınandığında ne olduğuna.
Ardından hareketin laboratuvardan çıkıp kültüre yayıldığı yerde ortaya çıkan sorunları ve bugün psikolojide bıraktığı izleri tartacağız.
Hümanistik terapinin klinik kavramları, yani ilişkinin nitelikleri, varoluşun koşulları ve bedende hissedilen anlam, Terapi Akademisi'nin S05-P01-D05 dersinde işleniyor. Burada tekrar etmeyeceğiz.
Örneklerde geçen kantindeki öğrenci, sınıflar, şirketler ve seminer katılımcıları uydurma; hareketin önderleri ve dönemin araştırmaları ise gerçek.
Sıfır noktası
Mekanizma
Bir ihtiyaçlar kuramı
Hareketin en tanınan adı, insan motivasyonunu bir ihtiyaçlar dizisi olarak düşünen bir Amerikalı psikologdu. Ona göre bazı ihtiyaçlar eksiklikten doğuyordu: açlık, güvenlik, ait olma, saygı. Bunlar karşılandıkça kişi, eksiklikten değil büyümeden doğan bir ihtiyaca yöneliyordu.
Yaygın yanlış"Maslow ihtiyaçları bir piramit olarak çizdi ve her basamağın tamamen doldurulmadan bir üsttekine geçilemeyeceğini söyledi."
Doğrusu
Bugün iş yeri eğitimlerinde ve ders kitaplarında her yerde görülen piramit çizimi, kuramın yazarının kendi çizimi değil; sonradan yönetim alanında popülerleşti. Yazar da sıralamanın katı olmadığını, ihtiyaçların çoğu zaman kısmen ve aynı anda karşılandığını, kişiden ve kültürden kültüre değişebileceğini açıkça belirtmişti. Piramit kuramı akılda tutmayı kolaylaştırdı, ama ona katı bir merdiven biçimi verdi.
Kuramın en üst basamağı nasıl araştırılmıştı? Bu sorunun cevabı, kuramın hem en ilham verici hem de en zayıf yanını gösteriyor.
Bir benlik kuramı ve onun ölçümü
Hareketin ikinci önderi bir klinisyendi ve kuramını terapi odasında kurdu. Ona göre psikolojik sıkıntının önemli bir kaynağı, kişinin kendini nasıl gördüğü ile olması gerektiğine inandığı kişi arasındaki açıktı.
Hümanistik hareket sıklıkla bilimsel araştırmaya karşı bir tutum olarak anlatılır. Bu önderin çalışması tam tersini gösteriyor.
Yaygın yanlış"Hümanistik psikoloji bilimsel araştırmaya ve ölçmeye karşıydı."
Doğrusu
Hareketin içinde nicel yöntemi insanı nesneleştirmekle eleştiren güçlü bir kanat vardı. Ama en etkili önderlerinden biri görüşmeleri kaydeden, öz benliği sayısal olarak ölçen ve bekleme listesiyle karşılaştırmalı çalışmalar yürüten bir araştırmacıydı. Hareketin bir kısmı ölçmeye karşıydı; hareketin kendisi değil.
İleri katman
Usta katmanı
Hareket kültüre yayılınca
1960'lar ve 70'lerde hümanistik fikirler üniversitelerin dışına taştı. "İnsan potansiyeli" adı altında hafta sonu atölyeleri, yoğun grup deneyimleri ve kişisel gelişim seminerleri yayıldı. Bu yayılma fikirlerin denetimsiz biçimde uygulanmasını da beraberinde getirdi.
Yaygın yanlış"Kendini sevmek, kişinin bütün sorunlarını çözer."
Doğrusu
Kendine karşı sert bir tutumun sıkıntıyı artırabildiğine dair güçlü gözlemler var ve kişinin kendine nazik davranması üzerine yapılan çalışmalar umut verici. Ama bu, kendini olumlu görmenin tek başına sorunları çözdüğü anlamına gelmiyor. Gerçekçi olmayan ölçüde şişirilmiş bir benlik algısı, kimi araştırmalarda eleştiriye karşı daha sert tepkilerle ilişkili bulundu.
Bugünkü izler
Hümanistik psikoloji bir okul olarak ana akımın kenarında kaldı, ama fikirleri birçok yere sızdı. Danışanı merkeze alan ilişki anlayışı birçok terapi ekolüne yerleşti. Kişinin kendi deneyimini kendi sözleriyle anlatmasına dayanan nitel araştırma yöntemleri bu gelenekten beslendi; bu yöntemler M02-D07'de bir araştırma aracı olarak karşına çıkacak. İnsanın güçlü yanlarını ve iyi oluşunu inceleyen sonraki bir araştırma programı da kendini kısmen bu harekete borçlu gördü, kısmen ondan ayırdı.
Yaygın yanlış"Hümanistik psikoloji ile bugünkü pozitif psikoloji aynı şeydir."
Doğrusu
İkisi de insanın güçlü yanlarına ve iyi oluşuna ilgi duyuyor. Ama pozitif psikolojinin kurucuları, hümanistik hareketin bilimsel ölçmeye mesafeli kanadını eleştirdi ve kendi programını nicel araştırma üzerine kurmayı hedefledi. Hümanistik psikolojiden gelenlerin bir kısmı ise bu yeni programı kendi fikirlerini sahiplenip köklerini anmamakla eleştirdi. Akrabalar, ama aynı aile ağacının farklı dallarında duruyorlar.
Kanıtın sınırı
Hümanistik psikolojinin merkezî kavramları, kendini gerçekleştirme, doruk deneyimi, büyüme eğilimi gibi, tanımlanması ve ölçülmesi zor kavramlar. Bu kavramlar için geliştirilen ölçeklerin neyi ölçtüğü tartışmalı; bir kişinin "kendini gerçekleştirmiş" olup olmadığına karar verirken kimin değer yargısının kullanıldığı sorusu kapanmış değil.
Tartışmanın bir kısmı yöntemle ilgili olduğu kadar bilim anlayışıyla da ilgili. Hareketin bir kanadı, insan deneyiminin genel yasalarla değil, her kişinin kendi bağlamında anlaşılması gerektiğini savundu. Bu görüşe göre sayılarla yapılan araştırma, incelenmek istenen şeyin tam da en önemli yanını kaçırıyor. Bu iki bilim anlayışından hangisinin insanı daha iyi kavradığı, bir deneyle karar verilebilecek bir soru değil.
Hümanistik terapilerin işe yaradığına dair kanıt, Terapi Akademisi'nin ilgili dersinde ayrıntısıyla tartışılıyor ve bu kanıt hareketin kuramlarının doğru olduğunu tek başına göstermiyor. Bir terapinin etkili olması, onun kuramının öne sürdüğü nedenle etkili olduğu anlamına gelmiyor.
Son olarak, hareketin kültürel etkisi büyük ölçüde kendi bilimsel bulgularından bağımsız yayıldı. Bugün kişisel gelişim dünyasında dolaşan "hümanistik" iddiaların ne kadarının hareketin kendi önderlerinin söylediğine, ne kadarının sonradan eklenene dayandığı izlenebilir değil; kaynak gösterilmeden dolaşan bir alıntının önderlerden birine ait olup olmadığını okur çoğu kez kendisi sınamak zorunda kalıyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Hümanistik psikoloji, psikanaliz ve davranışçılık karşısında kendini "üçüncü güç" olarak tanımladı ve kişinin kendi deneyimini, seçimini ve büyüme isteğini psikolojiye geri getirmeyi hedefledi.
İhtiyaçlar kuramının ihtiyaçların evrenselliğine ve iyi oluşla ilişkisine dair yanı destek buldu; katı sıralama ise bulmadı ve bilinen piramit çizimi kuramın yazarının değil.
Kendini gerçekleştirme betimlemesi, araştırmacının kendi seçtiği hayranlık duyulan kişilerin biyografilerine dayanıyor ve bu döngüsellik onu tartışmalı kılıyor.
Hareketin klinisyen önderi görüşmeleri kaydeden ve benlik algısını sayıyla ölçen bir araştırmacıydı; hareketin bütünüyle ölçmeye karşı olduğu yaygın bir yanlış.
Hareket kültüre yayıldığında denetimsiz karşılaşma grupları bazı katılımcılara zarar verdi ve öz saygıyı doğrudan yükseltme programları başarıyı beklenen ölçüde artırmadı.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Hümanistik itiraz psikolojinin kapısını kişinin kendi deneyimine yeniden açmak istedi, ama bunu çoğu zaman laboratuvarın dışında, terapi odasında ve kültürde yaptı.
Aynı yıllarda laboratuvarın içinden başka bir itiraz yükseliyordu. Bilgisayarların, bilgi kuramının ve dilbilimin yükselişiyle bir grup araştırmacı zihnin içine yeniden bakmanın yolunu buldu: ne içebakışla ne de terapi odasında, bir makine benzetmesiyle. Zihin bilgiyi alan, saklayan, dönüştüren ve geri çağıran bir sistem olarak düşünülebilirdi ve bu sistemin kapasitesi, hızı ve kuralları deneyle ölçülebilirdi. Bu dönüşüm davranışçılığın egemenliğini sona erdirdi. Sonraki ders onu anlatıyor: bilişsel devrim.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.