İçeriğe geç

Bölüm YT-304.05 · Seviye 3 — İleriSeviye 3

Büyük Ayrışma: Batı neden öne geçti?

YT-304 Büyük Tarih Tartışmaları

2.647 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1500–1900
Bölge
Dünya
Kişiler
Adam Smith · David Landes · Kenneth Pomeranz · Stephen Broadberry · Bishnupriya Gupta · Prasannan Parthasarathi · Jack Goldstone · Daron Acemoglu · Şevket Pamuk · Marco Polo
Yerler
Yangzi Deltası · İngiltere · Hollanda · Bengal · Atlantik

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • «Büyük Ayrışma» kavramını ve bu tartışmada «ne zaman» sorusunun neden «neden» sorusu kadar önemli olduğunu açıklayabileceksin.
  • Erken ayrışma ve geç ayrışma tezlerini, dayandıkları kanıt türleriyle, yani ücret dizileri, milli hesap tahminleri ve bölgesel karşılaştırmalarla birlikte değerlendirebileceksin.
  • Avrupa merkezci açıklamalara yöneltilen eleştirileri ve bu eleştirilere verilen cevapları karşılaştırarak kendi gerekçeli tutumunu kurabileceksin.

Okuma metni

Kanca — «uzun süredir durağan»

1776'da İskoç filozof Adam Smith, Ulusların Zenginliği'nde Çin hakkında hem övgü hem teşhis içeren bir paragraf yazdı. Çin, dünyanın en verimli, en iyi işlenen, en çalışkan ve en kalabalık ülkelerinden biriydi. Ama Smith'e göre uzun süredir durağandı: beş yüz yıl önce Marco Polo'nun anlattığı Çin ile kendi zamanındaki gezginlerin anlattığı Çin neredeyse aynıydı. Üstelik ücretler düşüktü; Çin'in alt tabakalarının yoksulluğu, Avrupa'nın en yoksul uluslarınınkini aşıyordu.

Smith, Çin'e hiç gitmemişti; bilgisini gezginlerin ve misyonerlerin anlatılarından alıyordu. Ama yazdığı paragraf, sonraki iki yüz yıl boyunca tekrarlanacak bir soruyu ortaya koyuyordu: dünyanın en zengin uygarlıklarından bazıları neden yerinde sayarken, Kuzeybatı Avrupa'nın küçük bir köşesi bütün dünyayı geride bıraktı? Tarihçiler bugün bu soruya «Büyük Ayrışma» adını veriyor. Bu bölüm, bu sorunun nasıl sorulduğunu ve nasıl cevaplandığını inceliyor.

Bağlam — bir sorunun iki kuşağı

Yirminci yüzyılın büyük bölümünde bu soruya verilen cevaplar, Avrupa'nın içinde aranıyordu. Max Weber'den David Landes'e uzanan bir gelenek, Avrupa'nın öne geçişini onun kültürüne, dinine, bilimine ya da kurumlarına bağladı. Bu yaklaşımlarda Avrupa, bin yıllık bir yükselişin sonunda doğal olarak öne geçmiş gibi görünüyordu; öbür uygarlıklar ise bir şeyleri eksik olduğu için geride kalmıştı. Landes, 1998'de yayımlanan Ulusların Zenginliği ve Yoksulluğu'nda bu görüşü açıkça savundu ve ekonomik gelişme tarihinden bir şey öğrenilecekse bunun, kültürün bütün farkı yarattığı olduğunu yazdı.

1990'ların sonunda, çoğu Kaliforniya'daki üniversitelerde çalışan bir grup tarihçi bu anlatıya itiraz etti. Onlara göre on sekizinci yüzyılın ortasında Çin'in en gelişmiş bölgesi olan Yangzi Deltası, yaşam beklentisi, tüketim, pazarların gelişmişliği ve tarımsal üretkenlik bakımından İngiltere'nin gerisinde değildi. Ayrışma, uzun bir Avrupa yükselişinin değil, 1800 civarında başlayan görece ani bir kopuşun ürünüydü. Bu gruba «Kaliforniya Okulu» adı verildi. Onların itirazı yalnızca verilere değil, bakış açısına da yönelikti: Avrupa'yı ölçüt alıp öbür toplumları onun «eksik» kopyaları olarak görmek, yani Avrupa merkezcilik, sorunun baştan yanlış sorulmasına yol açıyordu. Kenneth Pomeranz, R. Bin Wong ve Jack Goldstone gibi tarihçiler, Çin'i ve Hindistan'ı kendi koşulları içinde incelemeyi ve karşılaştırmayı her iki yönden yapmayı önerdi: yalnızca «Çin'de neden Sanayi Devrimi olmadı?» değil, «İngiltere'de neden Yangzi Deltası'ndaki gibi bir çıkmaz yaşanmadı?» sorusunu da sormak.

Gelişme — kömür ve hayalet dönümler

Kaliforniya Okulu'nun en etkili metni, Kenneth Pomeranz'ın Büyük Ayrışma adlı kitabıydı. Pomeranz, İngiltere ile Yangzi Deltası'nın on sekizinci yüzyılda benzer bir çıkmaza doğru ilerlediğini savundu. Her ikisi de kalabalıktı; toprak, odun ve yiyecek giderek kıtlaşıyordu. İngiltere'yi bu çıkmazdan iki «talihli rastlantı» kurtardı. Birincisi, kömür yataklarının sanayi merkezlerine ve ulaşım yollarına yakın olmasıydı; Çin'in büyük kömür yatakları ise kuzeybatıda, Yangzi Deltası'ndan çok uzaktaydı. İkincisi, Amerika'daki sömürgelerdi: şeker, pamuk ve kereste gibi, üretmek için büyük araziler gerektiren ürünler, köle emeğiyle Atlantik'in öbür yakasında üretiliyor ve İngiltere'ye getiriliyordu.

Bu açıklamaya göre Avrupa'nın öne geçişi, bin yıllık bir kültürel üstünlüğün değil, kısmen coğrafi bir şansın ve kısmen de sömürgeci şiddetin sonucuydu. Bu tez, tartışmayı Avrupa'nın içinden dünyanın bağlantılarına taşıdı ve «Batı neden öne geçti?» sorusunu «Batı'nın öne geçişi neye mal oldu?» sorusuyla birleştirdi.

Hint tarihçisi Prasannan Parthasarathi, tartışmaya başka bir karşılaştırma ekledi. On sekizinci yüzyılda dünyanın en büyük pamuklu dokuma üreticisi, Bengal ve Güney Hindistan'dı. İngiliz tüketicileri Hint kumaşlarını o kadar çok talep ediyordu ki, İngiltere 1700 ve 1721'de bu kumaşların ithalatını ve kullanımını kısıtlayan yasalar çıkardı. Parthasarathi'ye göre İngiliz pamuk sanayisi, Hint kumaşlarıyla rekabet etmek için makineleşti; yani Avrupa'nın öne geçişi, Asya'nın gerisinde kalmasından değil, ona yetişme çabasından doğdu.

Dönüş noktası — ücretler ve milli hesaplar

Kaliforniya Okulu'nun tezleri, yeni verilerle sınandı. Stephen Broadberry ve Bishnupriya Gupta, 2006'da, Avrupa ve Asya'daki ücretleri karşılaştırdılar. İşçilerin günlük ücretleri tahıl cinsinden, yani ne kadar buğday ya da pirinç alabildikleri üzerinden ölçüldüğünde, Avrupa ile Asya'nın gelişmiş bölgeleri birbirine yakındı. Ama gümüş cinsinden ölçüldüğünde, İngiltere ve Hollanda'daki ücretler Asya'dakinden çok daha yüksekti. Broadberry ve Gupta'ya göre bu fark, Kuzeybatı Avrupa'nın daha yüksek üretkenliğini yansıtıyordu ve ayrışmanın 1800'den önce başladığını gösteriyordu.

Tarihsel milli hesaplar denen yöntem, bugünkü gayrisafi yurt içi hasıla hesaplarını geçmişe uygulamaya çalışır: tarım, sanayi ve hizmet üretimini ayrı ayrı tahmin eder, sonra nüfusa böler. Daha sonra Broadberry, Hanhui Guan ve David Daokui Li, 2018'de, bu yöntemle Çin için kişi başına düşen gelirin uzun dönemli tahminlerini yaptılar. Bu tahminler, tartışmaya orta bir yol önerdi: Büyük Ayrışma, Kaliforniya Okulu'nun önerdiğinden daha erken, ama eski Avrupa merkezli yazarların ima ettiğinden daha geç başlamıştı. Çin'in kişi başına geliri, Song hanedanı döneminde bir doruk yapmış, sonraki yüzyıllarda Avrupa'nın en gelişmiş bölgelerinin gerisine düşmüştü. Bu sonuç, iki okulun da bir kısmını doğrulayan, bir kısmını düzelten bir uzlaşma önerisiydi; ama tahminlerin kendisi, kaynakların seyrekliği nedeniyle geniş bir belirsizlik taşıyor.

Yaygın yanlış«Avrupa her zaman dünyanın geri kalanından zengindi» diye sık düşünülür.
Doğrusu

Ortaçağın büyük bölümünde Çin'in, İslam dünyasının ve Hindistan'ın gelişmiş bölgeleri, Batı Avrupa'dan zengin ve teknik olarak ileriydi. Ayrışmanın ne zaman başladığı tartışmalıdır, ama «her zaman» cevabı kanıtlarla desteklenmiyor.

Cevap — ne zaman, neden, nasıl?

Bugün tartışmanın geldiği noktada, iki uç görüş de zayıfladı. Avrupa'nın bin yıllık bir kültürel üstünlükle doğal olarak öne geçtiği fikri, Çin'in ve Hindistan'ın uzun süre ileride olduğunu gösteren kanıtlar karşısında savunulamıyor. Ama ayrışmanın yalnızca 1800 civarında, kömür ve sömürgeler sayesinde birden başladığı fikri de, Kuzeybatı Avrupa'nın on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda zaten daha yüksek ücretlere ve üretkenliğe sahip olduğunu gösteren veriler karşısında zorlanıyor.

Daha dengeli bir cevap, ayrışmanın iki aşamalı olduğunu önerir. Birinci aşamada, erken modern dönemde, Kuzeybatı Avrupa, yani İngiltere ve Hollanda, hem Avrupa'nın geri kalanından hem de Asya'nın gelişmiş bölgelerinden yavaş yavaş öne geçti; bu sürece, Kara Veba'dan sonra yükselen ücretler, Atlantik ticareti ve güçlenen tüccar kurumları katkıda bulundu. İkinci aşamada, on dokuzuncu yüzyılda, Sanayi Devrimi bu farkı dev bir uçuruma dönüştürdü. Kömür, sömürgeler ve Asya ile rekabet, bu ikinci aşamanın hızını ve biçimini belirledi.

Bugünle bağ — ayrışma ve yakınsama

Büyük Ayrışma'nın tersine dönüp dönmediği, bugünün tartışmalarından biri. Yirminci yüzyılın sonundan itibaren Çin'in, Hindistan'ın ve Doğu Asya'nın hızlı büyümesi, bazı iktisatçıların «Büyük Yakınsama» adını verdiği bir süreci başlattı. Bu, Büyük Ayrışma'nın kalıcı bir yazgı değil, belirli koşulların ürünü olduğunu düşündürüyor. Aynı zamanda tartışmayı yeniden canlandırdı: eğer Çin kısa sürede sanayileşebildiyse, onun on dokuzuncu yüzyılda sanayileşememesi kültürel bir eksiklikten değil, o dönemin koşullarından kaynaklanmış olmalıydı.

Tartışma, tarih yazımının kendisi için de bir ders içeriyor. Hangi bölgenin, hangi dönemde, hangi ölçütle karşılaştırıldığı, sonucu büyük ölçüde belirler. Avrupa'nın tamamını Çin'in tamamıyla karşılaştırmak ile İngiltere'yi Yangzi Deltası ile karşılaştırmak farklı sonuçlar verir. Bir tarihçinin «Batı neden öne geçti?» sorusuna cevap vermeden önce, «hangi Batı, hangi Doğu, ne zaman ve neye göre?» diye sorması gerekir.

Birincil kaynak

İskoç filozof Adam Smith, 1776'da yayımlanan Ulusların Zenginliği'nin birinci kitabında, ücretleri incelerken Çin'i şöyle anlatır:

China has been long one of the richest, that is, one of the most fertile, best cultivated, most industrious, and most populous, countries in the world. It seems, however, to have been long stationary. Marco Polo, who visited it more than five hundred years ago, describes its cultivation, industry, and populousness, almost in the same terms in which they are described by travellers in the present times. […] The accounts of all travellers, inconsistent in many other respects, agree in the low wages of labour, and in the difficulty which a labourer finds in bringing up a family in China.

Türkçesi: Çin uzun süredir dünyanın en zengin, yani en verimli, en iyi işlenen, en çalışkan ve en kalabalık ülkelerinden biri olmuştur. Ama uzun süredir durağan görünmektedir. Orayı beş asrı aşkın bir zaman önce gezmiş olan Marco Polo, onun tarımını, sanayisini ve kalabalığını, bugünkü gezginlerin anlattığıyla neredeyse aynı sözcüklerle anlatır. […] Bütün gezginlerin anlatıları, başka birçok bakımdan birbiriyle çelişse de, emek ücretlerinin düşüklüğünde ve Çin'de bir işçinin ailesini geçindirmekte çektiği zorlukta birleşir.

Kaynak: Adam Smith, An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations (Londra, 1776), I. kitap, 8. bölüm; Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Smith, Çin'in zenginliği ile durağanlığını nasıl bağdaştırıyor?
  2. Smith'in bilgisi gezgin anlatılarına dayanıyor. Bu, onun «düşük ücret» tespitini nasıl etkiler?
  3. Smith'in karşılaştırması, bugünkü «erken ayrışma» ve «geç ayrışma» tezlerinden hangisine daha yakın?

Tarihçiler Tartışıyor

  • David Landes (1998) — The Wealth and Poverty of Nations'da Avrupa'nın öne geçişini kültürüne, bilime, mülkiyet haklarına ve çalışmaya verdiği değere bağladı; kültürün bütün farkı yarattığını söyleyerek, eleştirmenlerinin Avrupa merkezcilik diye nitelediği bir çizgiyi açıkça savundu.
  • Kenneth Pomeranz (2000) — The Great Divergence'da on sekizinci yüzyılın ortasında Yangzi Deltası'nın İngiltere'den geri kalmadığını, ayrışmanın ancak 1800 civarında kömürün ve Amerika'daki sömürgelerin sağladığı kaynaklarla başladığını savundu.
  • Stephen Broadberry ve Bishnupriya Gupta (2006) — Gümüş cinsinden ücret karşılaştırmalarıyla Kuzeybatı Avrupa'nın Asya'nın gelişmiş bölgelerinden 1800'den önce öne geçtiğini gösterdiler; Kaliforniya Okulu'nun geç ayrışma tezine en güçlü veriye dayalı itirazlardan birini yaptılar.
  • Prasannan Parthasarathi (2011) — Why Europe Grew Rich and Asia Did Not'ta İngiliz sanayileşmesini Hint pamuklu kumaşlarıyla rekabetin ve ekolojik baskıların bir sonucu olarak yorumladı; Avrupa'nın öne geçişini Asya'nın başarısına verilen bir cevap olarak anlattı.

Landes kültürü, Pomeranz kaynakları ve coğrafyayı, Broadberry ve Gupta ücret verilerini, Parthasarathi ise küresel rekabeti öne çıkarıyor. Dördü de farklı kanıtlara dayanıyor: Landes anlatı ve karşılaştırmalı gözlemlere, Pomeranz bölgesel ekoloji ve ticaret verilerine, Broadberry ve Gupta fiyat dizilerine, Parthasarathi ise tekstil ticareti kayıtlarına. Tartışmanın özü, ayrışmanın zamanlaması ile nedenleri arasındaki bağdır: ayrışma ne kadar erken başlarsa, uzun vadeli kurumsal ve kültürel açıklamalar o kadar güç kazanır; ne kadar geç başlarsa, kömür ve sömürgeler gibi kısa vadeli etkenler o kadar önem kazanır.

Derine İn

Büyük Ayrışma tartışmasının en zor yanı, karşılaştırmanın birimidir. Avrupa merkezli eski açıklamalar genellikle «Avrupa»yı bütün olarak «Çin» ya da «Hindistan» ile karşılaştırıyordu. Kaliforniya Okulu ise bu karşılaştırmanın yanıltıcı olduğunu savundu: Avrupa'nın en gelişmiş bölgesi olan İngiltere ya da Hollanda, Çin'in en gelişmiş bölgesi olan Yangzi Deltası ile karşılaştırılmalıydı. Bu öneri, tartışmayı daha adil hâle getirdi; bir kıtanın en zengin köşesini öbür kıtanın ortalamasıyla karşılaştırmanın hatasını düzeltti; ama yeni bir soru doğurdu: bir bölgenin gelişmişliği, içinde bulunduğu daha geniş devletten ve pazardan ne kadar bağımsız düşünülebilir?

İkinci bir güçlük, verilerin kendisidir. Sanayi öncesi dönem için kişi başına gelir tahminleri, çok dağınık kaynaklardan, yani tarım üretimi, nüfus, fiyat ve ücret kayıtlarından kurulur. Avrupa için bu kaynaklar görece zengindir; Çin ve Hindistan için ise çok daha seyrek ve farklı türdendir. Örneğin Çin'de nüfus kayıtları vergi amacıyla tutulduğu için bazı dönemlerde gerçek nüfusu olduğundan düşük gösterir. Bu yüzden tahminler arasındaki farklar, bazen gerçek ekonomik farkları değil, kaynakların farklılığını yansıtabilir. Broadberry ve arkadaşlarının tahminleri de, Kaliforniya Okulu'nun savunucularınca, bu tür yöntem sorunları gerekçesiyle eleştirildi.

Üçüncü olarak, Avrupa'nın içindeki ayrışma da bu tartışmanın parçasıdır. Şevket Pamuk ve başka iktisat tarihçileri, Kara Veba'dan sonra Kuzeybatı Avrupa'daki ücretlerin yüksek kaldığını, Güney ve Doğu Avrupa'da ise düştüğünü gösterdi. Bu «Küçük Ayrışma», Büyük Ayrışma'nın bir ön adımı olarak görülebilir: Avrupa'nın tamamı değil, yalnızca bir köşesi öne geçti. Daron Acemoglu, Simon Johnson ve James Robinson ise 2005'te, Atlantik ticaretinin İngiltere ve Hollanda'da tüccar sınıfını güçlendirdiğini, bu sınıfın da kraliyet gücünü sınırlayan kurumlar talep ettiğini savundu. Bu açıklama, sömürgeler ile kurumlar arasında bir bağ kurar. Ama aynı Atlantik ticaretine katılan İspanya ve Portekiz'de benzer bir sonuç görülmedi; yazarlara göre fark, kraliyetin ticareti tekelinde tutup tutmamasıydı.

Son olarak, Jack Goldstone'un önerdiği bir kavram, tartışmayı genişletir. Goldstone, tarihte birçok toplumun kısa süreli «çiçeklenme» dönemleri yaşadığını, yani ekonomik ve kültürel bir canlanmanın ardından yeniden durgunluğa döndüğünü savundu. Ona göre asıl açıklanması gereken, Avrupa'nın neden zengin olduğu değil, bir çiçeklenmenin neden bu kez sönmeyip sürekli büyümeye dönüştüğüdür. Bu, Büyük Ayrışma sorusunu, «sürekli yeniliğin kökenleri» sorusuna bağlar.

Bu tartışmanın bir de dili var. «Batı'nın yükselişi», «Doğu'nun durgunluğu», «geri kalmışlık» gibi ifadeler, farkında olmadan bir yarış ve bir bitiş çizgisi varsayar. Oysa on sekizinci yüzyılda Çinli ya da Hintli bir yönetici, kendini bir yarışta geride kalmış hissetmiyordu. Bu yüzden bazı tarihçiler, «Batı neden öne geçti?» sorusunu sormadan önce, sorunun kendisinin hangi dönemde ve hangi bakış açısından doğduğunu sorgulamayı öneriyor. Adam Smith'in «durağan Çin» tespiti de bu bakış açısının erken bir örneğidir.

Uzman Notu

Temel literatür

  • David S. Landes, The Wealth and Poverty of Nations: Why Some Are So Rich and Some So Poor (New York: W. W. Norton, 1998).
  • Kenneth Pomeranz, The Great Divergence: China, Europe, and the Making of the Modern World Economy (Princeton: Princeton University Press, 2000).
  • Jack A. Goldstone, «Efflorescences and Economic Growth in World History», Journal of World History 13 (2002), s. 323–389.
  • Daron Acemoglu, Simon Johnson ve James Robinson, «The Rise of Europe: Atlantic Trade, Institutional Change, and Economic Growth», American Economic Review 95 (2005), s. 546–579.
  • Stephen Broadberry ve Bishnupriya Gupta, «The early modern great divergence», Economic History Review 59 (2006), s. 2–31.
  • Prasannan Parthasarathi, Why Europe Grew Rich and Asia Did Not: Global Economic Divergence, 1600–1850 (Cambridge: Cambridge University Press, 2011).
  • Stephen Broadberry, Hanhui Guan ve David Daokui Li, «China, Europe, and the Great Divergence», Journal of Economic History 78 (2018), s. 955–1000.

Arşiv ve kaynak

Adam Smith'in Ulusların Zenginliği Project Gutenberg'de tam metin olarak bulunur. Tarihsel ücret ve fiyat dizileri ile kişi başına gelir tahminleri, araştırmacıların açık erişimli dizilerinde, örneğin Maddison Projesi'nde ve çeşitli üniversitelerin ücret-fiyat arşivlerinde yayımlanmıştır.

Açık sorular

  • Büyük Ayrışma ne zaman başladı: erken modern dönemde mi, 1800 civarında mı?
  • Amerika'daki plantasyonlarda zorla çalıştırılanların ürettiği pamuk ve şekerin ayrışmadaki payı ne kadardı?
  • Asya için kişi başına gelir tahminleri, Avrupa ile karşılaştırılabilecek kadar güvenilir mi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) «Büyük Ayrışma» kavramını 2000'de yayımladığı kitapla yaygınlaştıran tarihçi kimdir? A) David Landes B) Kenneth Pomeranz C) Adam Smith D) Max Weber
  2. (Hedef 1) Kaliforniya Okulu'na göre Büyük Ayrışma ne zaman başladı? A) Ortaçağda B) Roma döneminde C) 1800 civarında D) Yirminci yüzyılda
  3. (Hedef 2) Pomeranz'ın «hayalet dönümler» kavramı neyi anlatır? A) Terk edilmiş tarlaları B) Bir ülkenin tükettiği ama başka yerlerde üretilen ürünler için gereken araziyi C) Kıyılardaki bataklıkları D) Kentlerin çevresindeki ormanları
  4. (Hedef 2) Broadberry ve Gupta'nın ücret karşılaştırması neyi gösterdi? A) Kuzeybatı Avrupa'daki gümüş cinsinden ücretlerin Asya'dakinden belirgin biçimde yüksek olduğunu B) Asya'daki ücretlerin her ölçüte göre daha yüksek olduğunu C) Ücretlerin her yerde aynı olduğunu D) Hiçbir ücret verisi bulunmadığını
  5. (Hedef 3) Parthasarathi'ye göre İngiliz pamuk sanayisinin makineleşmesinin önemli bir nedeni neydi? A) İngiltere'de pamuk yetişmesi B) Çin'le yapılan savaşlar C) Kömürün pahalı olması D) Hint pamuklu kumaşlarıyla rekabet

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «Batı neden öne geçti?» sorusuna Landes, Pomeranz ve Broadberry ile Gupta farklı cevaplar veriyor. Bu cevapların ayrışmanın zamanlamasıyla nasıl bağlantılı olduğunu açıkla. Kendi gerekçeli cevabını kurarken hangi karşılaştırma birimini seçtiğini de belirt.

Cevaplar

  1. B — Pomeranz'ın 2000'de yayımlanan The Great Divergence adlı kitabı kavramı yaygınlaştırdı.
  2. C — Kaliforniya Okulu, ayrışmanın 1800 civarında başladığını savunur.
  3. B — Hayalet dönümler, başka yerlerde üretilen ürünler için gereken araziyi anlatır.
  4. A — Gümüş cinsinden ücretler Kuzeybatı Avrupa'da belirgin biçimde yüksekti.
  5. D — Parthasarathi, İngiliz sanayisinin Hint kumaşlarıyla rekabet için makineleştiğini savundu.

Güçlü bir cevap, ayrışmanın zamanlaması ile nedenleri arasındaki bağı açıkça kurar: erken bir ayrışma uzun vadeli açıklamaları, geç bir ayrışma kömür ve sömürgeler gibi kısa vadeli etkenleri destekler. Karşılaştırma biriminin seçimini, yani Avrupa ile Çin mi, İngiltere ile Yangzi Deltası mı, gerekçelendirir.

Sonraki bölüme köprü

Büyük Ayrışma tartışmasının merkezinde, dar bir soru duruyor: sanayileşme neden Kuzeybatı Avrupa'nın içinde de özellikle İngiltere'de başladı? Bu kursun sıradaki bölümü, bu soruyu tarih yazımının gözünden ele alıyor ve farklı açıklamaların nasıl birbirine meydan okuduğunu inceliyor: Sanayi Devrimi neden İngiltere'de?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: Adam Smith'in çalışma masası silüeti; masada gezgin anlatıları; Çin haritası üzerinde «durağan?» sorusu.
  • 1:10–3:00 Bağlam: iki zaman çizelgesi üst üste: Avrupa merkezli «uzun yükseliş» eğrisi ve Kaliforniya Okulu'nun «1800'de kopuş» eğrisi.
  • 3:00–5:30 Gelişme: İngiltere ve Yangzi Deltası yan yana; kömür yatakları haritada; Atlantik'in öbür yakasında «hayalet dönümler» olarak renklendirilmiş tarlalar; Bengal'den gelen kumaş balyaları.
  • 5:30–7:40 Dönüş noktası: tahıl ve gümüş cinsinden ücret grafikleri; iki çizginin ayrıldığı nokta vurgulu. Çin kişi başına gelir eğrisinin Song doruğu.
  • 7:40–9:40 Kapanış: iki aşamalı ayrışma şeması; sonunda yirminci yüzyıl sonundaki «yakınsama» eğrisi.

Grafikler kaynaklarıyla birlikte gösterilir; tahminlerin belirsizlik aralığı gölgeli bantla işaretlenir.