İçeriğe geç

Bölüm TT-105.09 · Seviye 1 — Türk Tarihi OmurgasıSeviye 1

Biruni: Gazne sarayında bir bilgin

TT-105 Türkler ve İslam: Karahanlılar ve Gazneliler

2.630 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1017–1048
Bölge
Orta Asya · İran
Kişiler
Biruni · Gazneli Mahmud · Sebüktegin · Mesud · Edward Sachau · Ainslie Embree · Frederick Starr · Romila Thapar
Yerler
Harezm · Kas · Gazne · Keşmir · Benares · Kabil
Sınav
YKS · KPSS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Biruni'nin Harezm'den Gazne'ye getirilişini, Hindistan üzerine eserini yazışını ve Gazneli sultanların sarayındaki hayatını, 1017'den ölümüne uzanan süreç içinde sıralayabileceksin.
  • Biruni'nin yabancı bir kültürü anlamak için kullandığı yöntemleri, yani dil öğrenmeyi, metin okumayı ve karşılaştırmayı, eserinden örneklerle açıklayabileceksin.
  • Biruni'nin Gazneli seferleri hakkında yazdıklarını okuyarak, bir saray bilgininin hamisinin eylemlerini nasıl değerlendirebildiğini tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — tanınmayan bir kelime

On birinci yüzyılın başında Gazne'de bir bilgin, karşısındaki bir Hintliden bir kelimeyi dinliyor. Kelimeyi Arap harfleriyle yazmaya çalışıyor. Bunun için harflerin noktalarını ve işaretlerini değiştiriyor, telaffuzu sabitlemek için büyük özen gösteriyor. Sonra kelimeyi kâğıttan okuyup Hintliye geri söylüyor. Ama Hintli, kendi dilinin kelimesini tanımakta güçlük çekiyor.

Bu sahneyi bilginin kendisi, Ebu Reyhan el-Biruni anlatır; hem de bir başarısızlık itirafı olarak, Hindistan kitabının birinci bölümünde, yöntemini anlattığı sayfalarda. Onun Hindistan üzerine yazdığı büyük eserin ilk bölümü, böyle güçlüklerle doludur. Bu ders, Gazneli Mahmud'un sarayında yaşayan ve onun seferlerinin açtığı yoldan Hindistan'a bakan bu bilgini soruyor: Biruni yabancı bir kültürü anlamak için ne yaptı ve hamisinin seferleri hakkında ne söyleyebildi?

Bağlam — Harezm'den Gazne'ye

Biruni, 973'te Harezm'de, ülkenin eski başkenti Kas'ın yakınlarında doğdu. Gençliğinde astronomi, matematik ve takvim bilimiyle uğraştı. Harezm'deki yerel hanedanın, Memunilerin sarayında çalıştı. 1017'de Gazneli Mahmud Harezm'i ele geçirdi. Mahmud, Harezm sarayındaki bilginlerin bir kısmını Gazne'ye götürdü; Biruni de bunlar arasındaydı.

Biruni bundan sonra hayatının geri kalanını Gazneli sultanların hizmetinde geçirdi. Sultanın ordularıyla birlikte İndus'un ötesindeki Gazneli topraklarına, Pencap'ın kalelerine ve kentlerine gitti. Bu yolculuklar sırasında Sanskritçe öğrendi, Hint bilginleriyle konuştu ve Sanskritçe kitaplar okudu. 1030 dolaylarında, Mahmud'un ölümünden kısa süre sonra, Hindistan üzerine büyük eserini tamamladı. Arapça yazılan bu eser, kısaca Kitâbü'l-Hind, yani «Hindistan Kitabı» diye anılır.

Gelişme — anlamanın engelleri

Biruni, eserinin ilk bölümünde Hintlileri anlamanın neden zor olduğunu tek tek sayar. Bu bölüm, bir bilginin yabancı bir kültürle karşılaşırken yaşadığı güçlükleri dürüstçe yazdığı ender metinlerden biridir.

Biruni bu güçlükleri aşmak için hem dili öğrendi hem de Sanskritçe kitapları okudu. Eserinde Hint felsefesini, dinini, astronomisini, takvimini, coğrafyasını, ağırlık ve ölçülerini, yazısını, bayramlarını ve hukukunu anlatır. Okurun neyin kime ait olduğunu bilmesini önemser; kaynaklarını çoğu zaman adlarıyla verir ve onlardan uzun alıntılar yapar; Hint astronomları Brahmagupta ve Varahamihira, eserde en sık başvurduğu yazarlar arasındadır. Sachau'nun çevirisindeki içindekiler listesine göre kitap seksen bölümden oluşur: din ve felsefeden başlar, edebiyat ve ölçülerle sürer, coğrafya, astronomi ve takvimle devam eder, gelenekler ve bayramlarla biter. Kitabın tam adı da yöntemini gösterir: Hint düşüncesinin bütün kategorilerinin, aklın kabul ettikleri ve reddettikleriyle birlikte doğru bir tarifi.

Dönüş noktası — hamisinin seferleri

Biruni, Gazneli seferlerini uzun bir tarihin içine yerleştirir. Ona göre ilk Arap fetihlerinden sonra hiçbir Müslüman fatih Kabil'in ve Sind ırmağının sınırını geçmemişti; bu, ancak Türklerin Samani döneminde Gazne'de iktidarı ele geçirmesiyle değişti. Biruni'nin eserindeki en dikkat çekici sayfalardan biri, Hint bilimlerinin neden Müslümanların ele geçirdiği bölgelerden uzaklaştığını açıklayan bölümdür. Bu bölüm, dersin birincil kaynağıdır. Biruni, Gazneli sultanların hizmetinde yaşayan bir bilgin olarak, Mahmud'un seferlerinin Hindistan'a verdiği zararı açıkça yazar. Sebüktegin ve Mahmud için Tanrı'dan rahmet diler; ama hemen ardından Mahmud'un ülkenin refahını yıktığını ve Hintlilerin Müslümanlara karşı derin bir öfke beslediğini söyler.

Biruni'ye göre bu seferlerin bir sonucu, Hint bilimlerinin Müslümanların eline geçen bölgelerden çekilip Keşmir'e, Benares'e ve henüz ulaşılamayan başka yerlere kaçmasıydı. Bu yüzden Hint bilimlerini öğrenmek isteyen bir Müslüman bilgin, onları en iyi bilen bilginlerden uzak kalıyordu. Biruni, hamisinin seferlerini hem kendi araştırmasının önündeki bir engel hem de iki halk arasındaki düşmanlığın bir nedeni olarak görüyordu. Sachau'nun çevirisine göre Biruni, oralarda Hintlilerle bütün yabancılar arasındaki karşıtlığın hem siyasi hem dinî kaynaklardan giderek daha çok beslendiğini de ekler. Bu cümle, bir saray bilgininin kendi devletinin politikasının uzun vadeli bedelini gördüğünü gösterir: seferler ganimet getirmiş, ama iki dünya arasındaki bilgi alışverişini zorlaştırmıştı.

Cevap — bir kültürü anlamanın yolu

Biruni'nin Hindistan'ı anlama yöntemi üç ayağa dayanıyordu. Birincisi dildi: Sanskritçe öğrendi ve kavramları kendi dillerinden aktarmaya çalıştı. İkincisi metinlerdi: Hintlilerin kendi kitaplarını okudu ve onları kendi sözleriyle aktardı. Üçüncüsü karşılaştırmaydı: Hint düşüncesini, okurlarının tanıdığı Yunan ve İslam düşüncesiyle yan yana koydu. Bu yöntem, onun Gazne'deki konumundan da bağımsız değildi. Seferler ona Hint kitaplarına ve bilginlerine ulaşma imkânı verdi; sarayın desteği de yıllar süren bu çalışmayı mümkün kıldı.

Yaygın yanlış«Biruni'nin Hindistan kitabı, Mahmud'un seferleri sırasında Hindistan'ı baştan sona gezen bir bilginin gezi notlarıdır.»
Doğrusu

Eserin kendisi başka bir şey gösterir. Biruni, Hint bilimlerinin Müslümanların ele geçirdiği bölgelerden Keşmir'e ve Benares'e çekildiğini, yani kendisinin ulaşamadığı yerlere gittiğini yazar. Onun Hindistan deneyimi büyük ölçüde Gazneli yönetimindeki kuzeybatı bölgelerle sınırlıydı. Eseri, yerinde gözlemden çok Sanskritçe kitapların okunmasına ve Hint bilginleriyle yapılan konuşmalara dayanır. Biruni'nin değeri, gördüklerini değil, okuduklarını ve öğrendiklerini sistemli biçimde anlatmasındadır.

Bugünle bağ — kullandığımız rakamlar

Bugün Türkiye'de yazdığımız 1, 2, 3 gibi sayı işaretlerine çoğu zaman «Arap rakamları» deriz; Türk Dil Kurumu sözlüğü de bu birleşik adı verir. Biruni, bu işaretlerin kökenini bin yıl önce açıkça yazmıştı. Sachau'nun çevirisine göre Biruni, Hintlilerin harflerini sayı göstermek için kullanmadığını, rakamların Hindistan'ın farklı bölgelerinde farklı biçimler aldığını ve «bizim kullandığımız rakam işaretlerinin, Hint işaretlerinin en güzel biçimlerinden türetildiğini» söyler. Cebimizdeki telefonda, alışveriş fişinde ve sınav kâğıdında yazdığımız rakamlar, Biruni'nin tanıdığı Hint ve İslam dünyalarının ortak mirasıdır.

Birincil kaynak

Biruni'nin Kitâbü'l-Hind'inin birinci bölümünden, Gazneli seferleri üzerine:

… the supreme power fell to the lot of Nâsir-addaula Sabuktagin. This prince chose the holy war as his calling, and therefore called himself Al-ghâzî… In the interest of his successors he constructed, in order to weaken the Indian frontier, those roads on which afterwards his son Yamin-addaula Mahmûd marched into India during a period of thirty years and more. God be merciful to both father and son! Mahmûd utterly ruined the prosperity of the country… This is the reason, too, why Hindu sciences have retired far away from those parts of the country conquered by us, and have fled to places which our hand cannot yet reach, to Kashmir, Benares, and other places.

Türkçesi: … En yüksek güç Nasırü'd-devle Sebüktegin'e düştü. Bu hükümdar gazayı kendine meslek seçti ve bu yüzden kendine «el-Gazi» adını verdi… Ardından gelecekler için, Hint sınırını zayıflatmak amacıyla yollar yaptırdı; oğlu Yeminü'd-devle Mahmud, otuz yılı aşkın bir süre bu yollardan Hindistan'a yürüdü. Tanrı baba ile oğula rahmet etsin! Mahmud, ülkenin refahını tümüyle yıktı… Hint bilimlerinin, bizim ele geçirdiğimiz bölgelerden çok uzaklara çekilip elimizin henüz ulaşamadığı yerlere, Keşmir'e, Benares'e ve başka yerlere kaçmasının nedeni de budur.

Kaynak: Biruni, Kitâbü'l-Hind, birinci bölüm; E. C. Sachau (çev.), Alberuni's India, I. cilt (London: Trübner, 1888), s. 22. Türkçesi, Sachau'nun İngilizcesinden bizim; «…» atlanan yerleri gösterir.

  1. Biruni, Sebüktegin'in ve Mahmud'un seferlerini nasıl anlatıyor? Onlar için rahmet dilemesi ile Mahmud'un ülkenin refahını yıktığını söylemesi aynı paragrafta nasıl bir arada duruyor?
  2. Biruni'ye göre seferlerin Hint bilimleri üzerindeki etkisi neydi? Bu etki, onun kendi araştırmasını nasıl etkilemiş olabilir?
  3. Biruni bu satırları Gazneli sultanların hizmetindeyken yazdı. Bir saray bilgininin hamisinin eylemleri hakkında bu kadar açık konuşabilmesi, Gazne sarayı hakkında ne düşündürüyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Edward Sachau (1888) — Biruni'nin Kitâbü'l-Hind'ini önce Arapça olarak yayımladı, ardından İngilizceye çevirdi; eseri, Orta Çağ'da Hindistan üzerine yazılmış en ayrıntılı ve en değerli kaynaklardan biri olarak Avrupa'ya tanıttı.
  • Ainslie Embree (1971) — Sachau'nun çevirisini kısaltarak yeniden yayımladı ve Biruni'nin eserini, bir kültürün başka bir kültürü anlama çabasının erken bir örneği olarak geniş bir okur kitlesine sundu.
  • Romila Thapar (2004) — Somnath üzerine kitabında, Biruni'yi Gazneli seferlerinin Hindistan'a etkisini anlatan en önemli çağdaş tanıklardan biri olarak kullandı; onun saray tarihçilerinin övgü dilinden farklı bir bakış sunduğunu gösterdi.
  • Frederick Starr (2013) — Orta Asya'nın Arap fetihlerinden Timur'a kadar uzanan altın çağını anlattığı kitabında, Biruni'yi bu bölgenin bilim ve düşünce geleneğinin en parlak temsilcilerinden biri olarak öne çıkardı.

Bu dört çalışma, aynı bilgini birbirini tamamlayan iki farklı açıdan değerlendiriyor. Sachau ve Embree, onu bir Hindistan bilgini, yani başka bir kültürü sistemli biçimde inceleyen bir araştırmacı olarak okur. Thapar ve Starr ise onu kendi çağının siyasi ve düşünsel ortamı içinde, yani bir sarayın ve bir bölgenin tarihi içinde, bir Gazneli saray bilgini ve bir Orta Asya bilim geleneğinin temsilcisi olarak ele alır. Tartışmanın açık kalan ve eserin her yeni okurunun yeniden sorduğu soru, Biruni'nin tarafsızlığının sınırlarıdır: hamisinin seferlerini eleştirebilen bu bilgin, Hintliler hakkında kendi önyargılarından ne ölçüde kurtulabilmişti?

Derine İn

Biruni'nin eseri, kendi döneminde bir benzeri olmayan bir çalışmaydı. Müslüman coğrafyacılar ve gezginler daha önce de Hindistan'ı anlatmıştı; ama onların bilgileri çoğu zaman tüccarlardan duyulan hikâyelere ve kısa gözlemlere dayanıyordu. Biruni ise Hintlilerin kendi kitaplarını okudu, onların kavramlarını kendi terimleriyle açıkladı ve bu kavramları okurlarının tanıdığı kavramlarla karşılaştırdı. Bu yöntem, onun eserini sonraki yüzyıllarda Hindistan üzerine yazılan pek çok eserden ayırdı.

Ama Biruni'nin eseri, kendi önyargılarından da bütünüyle uzak değildir. Hintlileri anlamanın engellerini sayarken, beşinci neden olarak onların kendilerini üstün görmesini gösterir. Sachau'nun çevirisine göre Hintliler, kendi ülkelerinden başka ülke, kendi milletlerinden başka millet, kendi bilimlerinden başka bilim olmadığına inanırlar ve bildiklerini başkalarıyla paylaşmakta cimridirler. Bu yargı, Biruni'nin bazı Hint bilginleriyle yaşadığı deneyimlerden doğmuş olabilir; ama bütün bir halk hakkında bir genelleme olarak okunduğunda, Biruni'nin kendi eleştirdiği önyargının bir benzerine dönüşür. Bir başka kültürü anlamaya çalışan en dikkatli bilgin bile, kendi bakış açısının sınırlarını taşır. Biruni'nin aynı satırlarda Hint bilginlerinin bildiklerini başka kastlardan ve yabancılardan özenle esirgediğinden yakınması da öğreticidir: bu yakınma, bir araştırmacının kapıların yüzüne kapanmasından duyduğu öfkeyi yansıtır. Seferlerin yarattığı düşmanlığı kendisi anlattığına göre, bu kapalılığın nedenlerinden birinin de kendi tarafının eylemleri olduğunu biliyordu.

Biruni'nin Gazne'deki konumu da ilginçtir. O, Mahmud'un Harezm'den zorla getirdiği bilginlerden biriydi; ama sonraki yıllarda Gazneli sultanların hizmetinde önemli eserler yazdı. Astronomi üzerine en büyük eserini Mahmud'un oğlu Mesud'a ithaf etti. Hindistan kitabında ise Mahmud'un seferlerinin verdiği zararı açıkça yazdı. Eserini Mahmud'un ölümünden sonra tamamlamış olması, bu açıklığı kolaylaştırmış olabilir.

Biruni'nin eserleri, ölümünden sonra uzun süre sınırlı bir çevrede okundu. Hindistan kitabının bilinen el yazmaları azdır. Eser, ancak on dokuzuncu yüzyılda Sachau'nun yayınıyla geniş bir bilim çevresine ulaştı. Bugün Biruni, Özbekistan'da, İran'da ve Türkiye'de büyük bir bilim insanı olarak anılıyor; adı okullara, üniversitelere ve Ay'daki bir kratere verildi.

Biruni'nin Hint bilimine duyduğu saygı, rakamlar ve hesap üzerine yazdıklarında açıkça görülür. Sachau'nun çevirisine göre Hintlilerin aritmetikte rakamları bizim gibi kullandığını söyler ve ekler: Hintlilerin bu konuda belki ne ölçüde bizden ileride olduğunu gösteren bir risale yazdım. Keşmir halkının kitaplarının yapraklarını, ancak uzun bir alıştırmayla anlamı öğrenilebilen, çizimlere ya da Çin yazısına benzeyen işaretlerle numaraladığını da not eder. Bu ayrıntılar, Biruni'nin Hint bilimini yalnızca anlatmakla kalmayıp onu kendi bilim geleneğiyle ciddi biçimde tarttığını gösterir.

Biruni'nin ölüm tarihi kesin değildir; 1048'den sonra, büyük olasılıkla Gazne'de öldüğü düşünülür. Son yıllarında da çalışmayı sürdürdü ve ilaçlar üzerine bir eser yazdı. Bu son eser, onun yaşlılığında bile yeni bir alana, eczacılığa ve bitkilerin adlarına yöneldiğini gösterir; Hindistan kitabında olduğu gibi burada da farklı dillerdeki adları karşılaştırmaya özen gösterdi.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Biruni, Kitâbü'l-Hind, E. C. Sachau (yay.), Arapça metin (London: Trübner, 1887).
  • E. C. Sachau (çev.), Alberuni's India, 2 cilt (London: Trübner, 1888).
  • Ainslie T. Embree (yay.), Alberuni's India, kısaltılmış baskı (New York: W. W. Norton, 1971).
  • C. E. Bosworth, The Ghaznavids: Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran, 994–1040 (Edinburgh: Edinburgh University Press, 1963).
  • Romila Thapar, Somanatha: The Many Voices of a History (New Delhi: Penguin; London: Verso, 2004–2005).
  • S. Frederick Starr, Lost Enlightenment: Central Asia's Golden Age from the Arab Conquest to Tamerlane (Princeton: Princeton University Press, 2013).

Arşiv ve kaynak

Biruni'nin Kitâbü'l-Hind'inin Arapça metni Sachau'nun 1887 tarihli yayınında, İngilizce çevirisi 1888 tarihli iki ciltlik çeviride bulunur; her ikisinin taranmış nüshaları Internet Archive'dadır. Biruni'nin öbür eserleri, özellikle astronomi ve takvim üzerine yazdıkları, yirminci yüzyılda ayrı ayrı yayımlanmıştır.

Açık sorular

  • Biruni Hindistan'ın hangi bölgelerine bizzat gitti ve orada ne kadar kaldı?
  • Biruni Sanskritçeyi ne ölçüde öğrendi; Hint metinlerini doğrudan mı, yoksa aracılar yoluyla mı okudu?
  • Biruni'nin Mahmud'un seferlerini eleştiren satırları Gazne sarayında nasıl karşılandı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Biruni hangi olaydan sonra Gazne'ye götürüldü? A) Mahmud'un Harezm'i ele geçirmesinden sonra B) Samanilerin yıkılışından sonra C) Somnath seferinden sonra D) Dandanakan Savaşı'ndan sonra
  2. (Hedef 2) Biruni'ye göre Hintlileri anlamanın ilk engeli nedir? A) Ulaşım B) İklim C) Dil D) Para
  3. (Hedef 3) Biruni'ye göre Mahmud'un seferlerinden sonra Hint bilimleri nereye çekildi? A) Gazne'ye B) Bağdat'a C) Semerkant'a D) Keşmir'e ve Benares'e
  4. (Hedef 2) Biruni, Hintlilerin ruh göçü inancını anlatırken onu kiminle karşılaştırır? A) Sokrates ve eski Yunanlılarla B) Çinli bilginlerle C) Türk boylarıyla D) Arap şairleriyle
  5. (Hedef 1) Biruni'ye göre bugün kullandığımız rakam işaretleri nereden gelir? A) Yunan harflerinden B) Hint işaretlerinin en güzel biçimlerinden C) Çin yazısından D) Roma rakamlarından

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Biruni, hem Gazneli sultanların hizmetinde yaşayan bir saray bilgini hem de Hindistan'ı anlamaya çalışan bir araştırmacıydı. Bu iki konum, onun Hindistan hakkında yazdıklarını nasıl etkiledi? Gazneli seferleri üzerine yazdıklarını, dil engelini anlatışını ve Sokrates karşılaştırmasını kullanarak cevapla; Sachau ile Thapar'ın yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. A — Mahmud'un Harezm'i ele geçirmesinden sonra.
  2. C — Dil.
  3. D — Keşmir'e ve Benares'e.
  4. A — Sokrates ve eski Yunanlılarla.
  5. B — Hint işaretlerinin en güzel biçimlerinden.

Kapsamlı bir cevap, Biruni'nin saray bilgini olarak Gazneli seferlerinin açtığı yoldan Hindistan'a ulaştığını, ama seferlerin verdiği zararı ve Hint bilimlerinin uzaklaşmasını açıkça yazdığını açıklar. Gazneli seferleri üzerine yazdıklarını, bir saray bilgininin hamisini eleştirebilmesinin örneği olarak; dil engelini anlatışını, yabancı bir kültürü anlamak için harcanan emeğin ve bu emeğin sınırlarının tanığı olarak; Sokrates karşılaştırmasını ise yabancı bir inancı okura tanıdık kılan, ama farkları gölgede bırakabilen bir yöntem olarak kullanır. Sachau'nun Biruni'yi bir Hindistan bilgini olarak tanıtan yaklaşımını, Thapar'ın onu Gazneli seferlerinin çağdaş tanığı olarak kullanan yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Biruni Gazne'de Hindistan kitabını tamamlarken, Gazneli devletinin kuzey sınırında yeni bir güç büyüyordu. Mahmud'un izin verdiği ve Horasan'a yerleşen Oğuz boyları, Selçuk'un torunlarının önderliğinde giderek güçlendi. 1040'ta, Merv yakınlarındaki Dandanakan'da, Mahmud'un oğlu Mesud'un ordusuyla karşı karşıya geldiler. Bir sonraki ders, Dandanakan Savaşı'nı ve Selçukluların bu savaşla nasıl yükseldiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:20 Kanca: bir masa üzerinde Arap harfleriyle yazılmış bir kâğıt ve yanında Sanskrit harfleriyle bir yaprak; iki kişisiz silüet karşılıklı.
  • 1:20–3:00 Bağlam: Harezm'den Gazne'ye, Gazne'den Pencap'a uzanan harita; 1017 ve 1030 tarihli bir zaman çizelgesi çubuğu.
  • 3:00–5:00 Gelişme: kitap sayfalarında ses işaretleri ve noktalar; değişen harf biçimleri.
  • 5:00–7:00 Dönüş noktası: Hindistan haritasında Gazneli bölgelerinden Keşmir'e ve Benares'e uzanan oklar.
  • 7:00–9:00 Kapanış: Hint rakamlarından bugünkü rakamlara uzanan bir dönüşüm şeridi; ardından Ay'daki Biruni kraterinin uzaktan görünümü.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.