İçeriğe geç

Bölüm TT-103.07 · Seviye 1 — Türk Tarihi OmurgasıSeviye 1

Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk

TT-103 Göktürkler

2.881 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Dönem
716–734
Bölge
Bozkır · Doğu Asya
Kişiler
Bilge Kağan · Kül Tigin · Tonyukuk · Kapgan Kağan · Zhang Shuo · Yuan Zhen · Tang Xuanzong · Christopher Beckwith
Yerler
Ötüken · Orhun Vadisi · Chang'an · Beşbalık · Tai Dağı · Sarı Irmak
Sınav
YKS · KPSS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Bilge Kağan'ın 716'da tahta çıkışını, Kül Tigin'in bu süreçteki rolünü ve Tonyukuk'un yeniden göreve çağrılmasını kronolojik olarak anlatabileceksin.
  • Bu üç kişinin devlet içindeki farklı görevlerini ve aralarındaki iş bölümünün İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın gücüne nasıl katkıda bulunduğunu açıklayabileceksin.
  • Tonyukuk'un sur ve tapınak öğüdünü, bir Tang devlet adamının üç önder hakkındaki değerlendirmesini ve Kül Tigin'in yas kaydını karşılaştırarak, aynı kişilerin farklı kaynaklarda nasıl göründüğünü değerlendirebileceksin.

Okuma metni

Kanca — çadırdaki dört kişi

725 yılında Tang sarayından Yuan Zhen adlı bir elçi, Göktürk kağanının ordugâhına geldi. Tang Xuanzong, doğuda kutsal Tai Dağı'nda büyük bir tören yapmaya hazırlanıyordu ve Göktürklerden, tören süresince sınırı rahat bırakacaklarına dair bir güvence istiyordu. Çin kroniğine göre elçiyi karşılayan sahne şöyleydi: kağan, eşi, kardeşi Kül Tigin ve yaşlı danışman Tonyukuk, çadırın içinde bir halka hâlinde oturmuş, elçi için bir ziyafet vermişlerdi.

Konuşma kısa sürede bir şikâyete döndü. Kağan, Tang'ın Tibet'e prenses verdiğini, eskiden Türklere bağlı olan Xi ve Kıtay halklarının bile Tang prensesleriyle evlendiğini, ama Türklerin defalarca istemesine rağmen bir prenses alamadığını söyledi. Elçi, kağanın imparatoru baba saydığını, bir baba ile oğulun evlenemeyeceğini hatırlattı. Kağan ve çevresindekiler buna da bir cevap buldu: öbür halklar da Tang'dan aile adı almıştı ve yine de prenses almışlardı. Üstelik yabancı ülkelere gönderilen prenseslerin hiçbiri imparatorun gerçek kızı değildi; Türkler gerçek ya da sahte diye sormuyordu, ama sürekli reddedilmek, öbür halkların önünde utanç vericiydi.

Bu sahne, İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın en güçlü döneminin üç önderini bir arada gösteriyor. Bu ders, onların kim olduklarını ve aralarındaki ilişkinin devleti nasıl ayakta tuttuğunu soruyor.

Bağlam — 716 darbesi

İlteriş Kağan'ın 690'ların başındaki ölümünden sonra tahta kardeşi Kapgan Kağan geçti. Kapgan yaklaşık çeyrek yüzyıl boyunca devleti genişletti, Tang sınırına büyük akınlar düzenledi ve batıda Türgişlere kadar sefer yaptı. Ama yönetiminin son yıllarında bağlı boylar ondan uzaklaşmaya başladı. 716'da kuzeydeki boylardan birine karşı çıktığı bir seferden dönerken, pusuya düşürülerek öldürüldü.

Kapgan'ın ölümünden sonra, tahtın onun oğluna geçmesi bekleniyordu. Ama İlteriş'in küçük oğlu Kül Tigin, babasının eski adamlarını toplayarak harekete geçti. Çin kroniğine göre Kül Tigin, Kapgan'ın oğlunu, kardeşlerini ve yakın adamlarını ortadan kaldırdı ve ağabeyini kağan yaptı. Tahta çıkan bu kağan, tarihe Bilge Kağan adıyla geçti.

Kronik, Bilge Kağan'ın tahtı kardeşine borçlu olduğunu bildiği için onu Kül Tigin'e bırakmak istediğini, ama Kül Tigin'in kabul etmediğini yazar. Kül Tigin, ordunun komutanı olarak devletin ikinci adamı oldu. Kağanlığın merkezi yine Ötüken'di; yeni hükümdar, İlteriş'in kurduğu düzeni kutsal sayılan bu ormanlık dağlık bölgeden yönetecekti.

Gelişme — yaşlı danışmanın dönüşü

Yeni kağanın önünde ciddi sorunlar vardı. Doğudaki bazı halklar Tang'a bağlanmıştı, batıda Türgiş önderi kendini kağan ilan etmişti ve Göktürk boylarının pek çoğu sadakatini sorgulamaya başlamıştı. Bu koşullarda Bilge Kağan, Kapgan döneminin danışmanlarından Tonyukuk'u yeniden göreve çağırdı.

Çin kroniği, bunun kolay olmadığını da yazar. Kül Tigin, Kapgan'ın sarayındaki görevlilerin çoğunu ortadan kaldırmıştı; Tonyukuk, kızı Bilge Kağan'ın eşi olduğu için kurtulmuş ve kendi boyuna çekilmişti. Geri çağrıldığında yetmiş yaşını geçmişti ve kronik, Türklerin ona çok saygı gösterdiğini söyler.

Kronik, Tonyukuk'un Bilge Kağan'a verdiği öğütleri birer birer aktarır. Kağan, kısa süre sonra Tang sınırına akın düzenlemek istedi; Tonyukuk, Tang imparatorunun güçlü, halkının uyumlu ve hasadın bol olduğunu, Türk halkının ise yorgun olduğunu söyleyerek birkaç yıl beklemeyi önerdi. Kağan ardından surlarla çevrili bir kent kurmak ve tapınaklar yaptırmak istedi; Tonyukuk buna da karşı çıktı. Bu öğüt, dersin birincil kaynağıdır.

720–721'de bir Tang komutanı, Göktürk ordugâhını batıdan, doğudan ve güneyden aynı anda kuşatacak bir sefer planladı. Tonyukuk, müttefiklerin birbirinden çok uzak olduğunu ve aynı anda gelemeyeceklerini öngördü; gerçekten de yalnızca batıdaki müttefik geldi ve geri çekilmek zorunda kaldı. Tonyukuk'un yönettiği birlikler onu Beşbalık'a kadar izledi. Bu başarıdan sonra Bilge Kağan, Kapgan'ın eski gücünü yeniden topladı.

Dönüş noktası — barış ve pazar

Göktürkler 720'lerin ortasından sonra Tang ile kalıcı bir barış yoluna girdi. Evlilik ittifakı isteği hiçbir zaman kabul edilmedi, ama Bilge Kağan bu isteği bir pazarlık aracı olarak kullanmayı sürdürdü.

727'de Tibet kralı Bilge Kağan'a bir mektup göndererek Tang'a birlikte saldırmayı önerdi. Bilge Kağan bu mektubu olduğu gibi Tang'a iletti. Çin kroniğine göre imparator bu sadakatten çok memnun kaldı; Göktürk elçisini Chang'an'daki sarayda ağırladı ve Sarı Irmak kıyısındaki bir sınır kalesinde, her yıl yüz binlerce top ipeğin değiş tokuş edileceği bir pazar kurulmasına izin verdi.

Cevap — üç ayaklı bir yönetim

Bilge Kağan döneminin başarısı, üç farklı görevin uyum içinde yürütülmesine dayanıyordu. Bilge Kağan, hanedanın meşru hükümdarı olarak devletin birliğini temsil ediyordu. Kül Tigin, ordunun başında devletin askerî gücünü yönetiyordu. Tonyukuk ise deneyimi ve stratejik bilgisiyle kağana yol gösteriyordu. Kardeşlik bağı, evlilik bağı ve kişisel sadakat, bu üç kişiyi birbirine bağlıyordu.

Bu yönetim, birbirine bağlı insanların ölümüyle çözüldü. Kül Tigin 731'de öldü. Tonyukuk'un ölüm tarihi ise kaynaklarda kesin olarak verilmez. 734'te Bilge Kağan, kendi beylerinden biri tarafından zehirlendi; ölmeden önce suçluyu ve onun yandaşlarını cezalandırdı.

Yaygın yanlış«Tonyukuk'un öğüdü, Türklerin kentlere ve yerleşik hayata karşı olduğunu gösterir.»
Doğrusu

Bu öğüt, bir ilkenin değil, bir askerî hesabın ürünüdür. Tonyukuk, Türklerin Tang'a göre çok az sayıda olduğunu ve onlara karşı ancak hareketli kalarak direnebileceğini söyler; bir kentin, yenilgi hâlinde kaçılamayacak bir hedef olacağını düşünür. Üstelik öğüdün kendisi, kent kurmak isteyen birinin varlığını kanıtlar: o kişi Bilge Kağan'ın kendisidir. Göktürk egemenliğindeki Orta Asya'da Soğd kentleri zaten vardı ve Göktürklerden sonra bozkıra egemen olan Uygurlar, Orhun vadisinde büyük bir başkent kurdu. Öğüt, belirli bir dönemde, belirli bir rakibe karşı verilmiş bir stratejik karardır.

Bugünle bağ — bir unvanın ad olması

Türkiye'de «Bilge» bugün yaygın bir kız adıdır; aynı ad, «bilgili» ya da «akıllı» anlamında bir sıfat olarak da kullanılır. Oysa Göktürk yazıtlarında «bilge» bir unvanın parçasıydı: Bilge Kağan, Bilge Tonyukuk. Yazıtlarda bir hükümdarın ya da danışmanın taşıdığı bu sıfat, devlet yönetiminin aklını ve deneyimini simgeliyordu. Sözcük yüzyıllar içinde bir erkek hükümdarın unvanından bir kız çocuğunun adına dönüştü. Bu dönüşüm, Göktürk yazıtlarının yirminci yüzyılda Türkiye'de yeniden tanınmasıyla ve eski Türkçe sözcüklerin ad olarak yeniden kullanılmasıyla ilgilidir. Bir adın tarihi, bazen bir devletin hafızasının nasıl yeniden kurulduğunu da gösterir.

Birincil kaynak

Tang hanedanının eski resmî tarihinden, Bilge Kağan'ın sur ve tapınak yaptırma isteğine Tonyukuk'un cevabı (yaklaşık 716–720):

小殺又欲修築城壁,造立寺觀。暾欲谷曰:「不可。突厥人戶寡少,不敵唐家百分之一,所以常能抗拒者,正以隨逐水草,居處無常,射獵為業,又皆習武。強則進兵抄掠,弱則竄伏山林,唐兵雖多,無所施用。若築城而居,改變舊俗,一朝失利,必將為唐所並。且寺觀之法,教人仁弱,本非用武爭強之道,不可置也。」小殺等深然其策。

Türkçesi: Bilge Kağan ayrıca surlar yaptırmak ve tapınaklar kurdurmak istedi. Tonyukuk şöyle dedi: «Olmaz. Türklerin nüfusu azdır, Tang'ın yüzde biri bile değildir. Buna rağmen her zaman ona direnebilmemizin nedeni, su ve otu izleyerek yaşamamız, belli bir yerde oturmamamız, avcılıkla geçinmemiz ve herkesin savaşmayı bilmesidir. Güçlüysek ilerler, akın yaparız; zayıfsak dağlara ve ormanlara çekilip saklanırız. Tang'ın askeri ne kadar çok olsa da bize karşı bir işe yaramaz. Eğer surların içinde yaşar, eski geleneklerimizi değiştirirsek, bir gün yenildiğimizde mutlaka Tang tarafından yutuluruz. Ayrıca tapınakların öğretisi insanlara yumuşaklığı ve zayıflığı öğretir; savaşmanın ve güçlü olmanın yolu bu değildir. Kurulmamalıdır.» Bilge Kağan ve çevresindekiler bu öneriyi çok yerinde buldular.

Kaynak: Liu Xu ve diğerleri, Jiu Tangshu, 194. kitap, birinci kısım, Türkler bölümü; Çince metin Vikikaynak'ta. Türkçesi, Çincesinden bizim.

  1. Tonyukuk, Türklerin Tang'a karşı direnebilmesinin nedenini neye bağlıyor? Bu açıklama, nüfus ve hareketlilik arasındaki ilişki hakkında ne söylüyor?
  2. Tonyukuk'un tapınaklara karşı çıkışını, bir dinin içeriğine yönelik bir yargı olarak mı, yoksa siyasi ve askerî bir değerlendirme olarak mı okumalıyız? Neden?
  3. Bu konuşma, bir Çin kroniğinde aktarılıyor. Bir Tang tarihçisinin bu öğüdü neden kaydetmiş olabileceğini düşün.

Tarihçiler Tartışıyor

  • Talat Tekin (1968) — Orhun Türkçesinin dilbilgisini yazdığı ve yazıtların metinlerini yayımladığı kitabında, yazıtları dil açısından ayrıntılı biçimde çözümledi; Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının büyük ölçüde Bilge Kağan'ın ağzından konuştuğunu, Tonyukuk yazıtının ise ayrı bir anlatı sesi taşıdığını gösteren çalışmaların temelini attı.
  • Peter Golden (1992) — Türk dilli halkların bozkırdan Anadolu'ya uzanan tarihini özetlediği el kitabında, Bilge Kağan dönemini, hükümdar ailesi ile yaşlı danışmanlar arasındaki iş bölümünün başarıyla işlediği bir dönem olarak ele aldı ve bu dengenin önderlerin ölümüyle bozulmasını devletin çöküşünün başlangıcı saydı.
  • Christopher Beckwith (2009) — İpek Yolu imparatorlukları üzerine kitabında, Orta Avrasya devletlerinde önderin çevresindeki sadık maiyetin rolünü vurguladı; Kül Tigin'in 716'daki hareketini ve yazıtlardaki sadakat dilini bu kurumun bir örneği olarak okumayı mümkün kıldı.
  • Jonathan Skaff (2012) — Çin ile bozkır komşuları arasındaki ilişkileri incelediği kitabında, Göktürklerin Tang prensesi isteğini Tibet, Kıtay ve öbür halklarla bir saygınlık yarışı içinde değerlendirdi.

Bu tartışma, aynı üç kişiyi farklı açılardan görmeye yardımcı oluyor. Tekin, metinlerin kimin sesiyle konuştuğunu ayırt eder. Golden, iş bölümünün devletin gücüne katkısını öne çıkarır. Beckwith, Kül Tigin'in 716 hareketini daha geniş bir Avrasya kurumunun parçası olarak görür. Skaff ise bir prenses isteğinin ardındaki çok taraflı rekabete dikkat çeker. Dördünün ortak noktası, üç önderi tek tek kahramanlar olarak değil, birbirine bağlı bir yönetimin parçaları olarak okumalarıdır.

Derine İn

Tonyukuk'un yaşamı, iki kağanlık dönemini birbirine bağlar. İlteriş'in ayaklanmasında danışmandı, Kapgan döneminde de görevde kaldı, Bilge Kağan döneminde yeniden çağrıldı. Kendi yazıtını büyük olasılıkla yaşamının son yıllarında diktirdi ve orada İlteriş'i, Kapgan'ı ve Bilge Kağan'ı kendisinin desteklediğini söyler. Yazıtın son satırlarında, kendi öğütleri sayesinde Türk halkının ayakta kaldığını vurgular.

Kül Tigin'in yazıtında ise asıl vurgu, onun savaşlardaki kahramanlığıdır. Yazıt, Kül Tigin'in hangi savaşta hangi ata bindiğini, kaç yaşında olduğunu ve düşmanla nasıl karşılaştığını tek tek anlatır. Bu anlatım, Kül Tigin'in devlete olan hizmetini somut ve sayılabilir hâle getirir. Ama aynı zamanda, onun yaşamını yalnızca savaşlar üzerinden anlatır; bir yönetici ya da bir aile üyesi olarak nasıl biri olduğunu çok az söyler.

Bilge Kağan'ın kendi yazıtı, Kül Tigin'inkinden üç yıl sonra dikildi. Bu yazıt, Bilge Kağan'ın kendi seferlerini ve başarılarını anlatır; ama Bilge Kağan'ın ölümünden sonra, oğlu tarafından tamamlandı. Yazıtın bir bölümü, Bilge Kağan'ın ölümünü ve yas törenini anlatır; bu kısım, oğlunun ağzından yazılmıştır. Kardeşinin taşında olduğu gibi bu taşın da Çince bir yüzü vardır. Çin kroniğine göre Tang imparatoru taziye için bir elçi gönderdi ve sarayın tarih yazıcılarından Li Rong'u Bilge Kağan'ın anıt yazısını kaleme almakla görevlendirdi.

Üç önderin ölümünden sonra devlet hızla zayıfladı. Bilge Kağan'ın genç oğulları birbiri ardına tahta çıktı ve kısa sürelerle hüküm sürdü. Çin kroniğine göre, bunlardan birinin annesi, yani Tonyukuk'un kızı, devlet işlerine karıştığı için beylerin desteğini kaybetti. Hükümdar ailesinin doğu ve batı kollarını yöneten önderler birbirine düştü. 744'te bağlı boyların ittifakı, son Göktürk kağanını yendi ve bozkırda yeni bir devlet, Uygur Kağanlığı kuruldu.

Kül Tigin'in anma alanı, bu yönetimin hem Türk hem Tang ustalarıyla nasıl görünür kılındığını da gösterir. Kazılar, taşın çevresinde bir tapınak yapısının, heykel parçalarının ve uzun bir balbal dizisinin kalıntılarını ortaya çıkardı. Balbal denen bu dikili taşların, ölen kişinin hayatı boyunca yendiği düşmanları temsil ettiği düşünülür; ama bu yorumun ayrıntıları araştırmacılar arasında tartışmalıdır. Anma alanında bulunan bir baş heykelinin Kül Tigin'i temsil ettiği de ileri sürülmüştür. Heykel yapma, tapınak kurma ve duvarlara resim yapma geleneği büyük ölçüde Tang ustalarından geliyordu; taşa kazınan metin ise Türkçe ve Göktürk harfleriyleydi. Bu karışım, Tonyukuk'un yerleşik hayata karşı öğüdüyle ilginç bir gerilim taşır: bozkır devleti kent kurmasa da, önderlerini taş, heykel ve tapınakla anmayı seçti.

Bu hızlı çöküş, Bilge Kağan döneminin başarısının ne kadar kişilere bağlı olduğunu gösterir. Üç önder arasındaki uyum, devletin kurumlarına değil, onların kişisel ilişkilerine dayanıyordu. Bu ilişkiler ortadan kalkınca, kağanlığı bir arada tutacak başka bir yapı kalmadı. Ama aynı önderlerin diktirdiği taşlar, devletten çok daha uzun yaşadı.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Liu Mau-tsai, Die chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken (T'u-küe), 2 cilt (Wiesbaden: Harrassowitz, 1958).
  • Talat Tekin, A Grammar of Orkhon Turkic (Bloomington: Indiana University, 1968).
  • Denis Sinor, «The establishment and dissolution of the Türk empire», Denis Sinor (ed.), The Cambridge History of Early Inner Asia (Cambridge: Cambridge University Press, 1990).
  • Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples (Wiesbaden: Harrassowitz, 1992).
  • Christopher I. Beckwith, Empires of the Silk Road: A History of Central Eurasia from the Bronze Age to the Present (Princeton: Princeton University Press, 2009).
  • Jonathan Karam Skaff, Sui-Tang China and Its Turko-Mongol Neighbors: Culture, Power, and Connections, 580–800 (Oxford: Oxford University Press, 2012).

Arşiv ve kaynak

Bu dönemin Türk tarafındaki başlıca kaynakları, Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarıdır; bunlar Moğolistan'da, yerinde ya da yakındaki müzelerde korunur. Çin tarafında, Tang dönemi için on ve on birinci yüzyıllarda hazırlanan iki hanedan tarihi ile on birinci yüzyılda derlenen büyük kronik başlıca kaynaklardır. Kül Tigin taşının Çince yüzü, Tang imparatorunun kendi yazdığı metni taşır. Yazıtların Türkiye Türkçesine aktarımları ve Jiu Tangshu'nun Çince metni Vikikaynak'ta okunabilir.

Açık sorular

  • Tonyukuk yazıtı tam olarak ne zaman dikildi: Bilge Kağan döneminde mi, yoksa daha önce mi?
  • Bilge Kağan'ın sur ve tapınak isteğinin ardında hangi etkiler vardı: Soğd kentleri mi, Tang mı, yoksa başka bir şey mi?
  • Kül Tigin'in 716'daki hareketi, önceden planlanmış bir darbe miydi, yoksa ani bir taht boşluğuna verilmiş bir tepki mi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) 716'da Kapgan Kağan'ın oğlunu ortadan kaldırarak ağabeyini tahta çıkaran kimdir? A) Tonyukuk B) Kül Tigin C) İlteriş Kağan D) Zhang Shuo
  2. (Hedef 1) Tonyukuk, Kapgan'ın görevlilerinin çoğu ortadan kaldırılırken neden kurtuldu? A) Tang'a kaçtığı için B) Kızı Bilge Kağan'ın eşi olduğu için C) Kül Tigin'in öğretmeni olduğu için D) Batıda bulunduğu için
  3. (Hedef 2) Tonyukuk, Bilge Kağan'ın sur ve tapınak yaptırma isteğine neden karşı çıktı? A) Ustaların bulunamayacağını düşündüğü için B) Tang'ın buna izin vermeyeceği için C) Yerleşik hayatın Türkleri Tang karşısında savunmasız bırakacağını düşündüğü için D) Bunu dinî bir yasak saydığı için
  4. (Hedef 3) Zhang Shuo, üç Türk önderini hangi amaçla değerlendirdi? A) İmparatoru Türklerle evlilik ittifakına ikna etmek için B) İmparatoru sınırdaki tehlikeye karşı uyarmak için C) Türk önderlerini Tang sarayına davet etmek için D) Bir tarih kitabı yazmak için
  5. (Hedef 2) 727'de Tibet kralının mektubunu Tang'a ileten Bilge Kağan'a karşılık olarak ne verildi? A) Bir Tang prensesi B) Bir sınır pazarı C) Yeni topraklar D) İmparatorluk unvanı

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk, farklı kaynaklarda nasıl görünüyor? Tonyukuk'un öğüdünü, Zhang Shuo'nun değerlendirmesini ve Kül Tigin'in yas kaydını kullanarak cevapla; Golden ile Beckwith'in yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Kül Tigin.
  2. B — Kızı Bilge Kağan'ın eşi olduğu için.
  3. C — Yerleşik hayatın Türkleri Tang karşısında savunmasız bırakacağını düşündüğü için.
  4. B — İmparatoru sınırdaki tehlikeye karşı uyarmak için.
  5. B — Bir sınır pazarı.

Kapsamlı bir cevap, üç önderin farklı kaynaklarda farklı rollerle göründüğünü açıklar. Tonyukuk'un öğüdünü, onun stratejik düşüncesinin ve Türklerin Tang karşısındaki konumunu nasıl değerlendirdiğinin kanıtı olarak; Zhang Shuo'nun değerlendirmesini, bir rakip sarayın üç önderin iş bölümünü ve uyumunu nasıl tanıdığının örneği olarak; Kül Tigin'in yas kaydını ise Bilge Kağan'ın kardeşiyle kişisel bağının ve Göktürklerin uluslararası saygınlığının tanıklığı olarak kullanır. Golden'ın iş bölümü vurgusunu, Beckwith'in sadık maiyet kurumunu öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Bilge Kağan'ın, Kül Tigin'in ve Tonyukuk'un diktirdiği taşlar, Göktürk devleti yıkıldıktan sonra on bir yüzyıl boyunca Moğol bozkırında okunamadan durdu. Avrupalı gezginler ve bilim insanları, on dokuzuncu yüzyılın sonunda bu taşları yeniden buldu ve kopyaladı; ama harflerin hangi dile ait olduğunu kimse bilmiyordu. Kül Tigin taşının Çince yüzü, bu sorunun anahtarlarından biri oldu. Bir sonraki derste, unutulmuş bir alfabenin nasıl çözüldüğünü, bu çözümde hangi ipuçlarının ve hangi akıl yürütmelerin kullanıldığını inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:20 Kanca: bir keçe çadırın içinde halka hâlinde oturan dört silüet ve onların karşısında oturan bir elçi silüeti.
  • 1:20–3:00 Bağlam: bozkırda boş bir taht simgesi; ardından bir grup atlı silüetin toplanması.
  • 3:00–5:00 Gelişme: yaşlı bir silüetin, kağanın önüne açılmış bir haritanın yanında durması; haritada surlarla çevrili bir kentin üzerine çizilen bir çarpı.
  • 5:00–7:00 Dönüş noktası: bir sınır pazarında yan yana duran atlar ve ipek topları.
  • 7:00–9:00 Kapanış: Orhun vadisinde yan yana yükselen iki taş; birinin üzerinde Göktürk harfleri, öbüründe Çince karakterler.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.