Öğrenme hedefleri
- Göktürk Kağanlığı'nın 580'lerde doğu ve batı olarak ikiye ayrılma sürecini, kağanlık için yarışan önderler üzerinden kronolojik olarak açıklayabileceksin.
- Bu bölünmede hükümdar ailesi içindeki rekabetin, doğu ile batının ayrışan çıkarlarının ve Sui sarayının «ayır ve zayıflat» siyasetinin payını değerlendirebileceksin.
- Bir Sui devlet adamının stratejik önerisini ve bir Türk kağanının Sui imparatoruna yazdığı mektubu okuyarak, iki tarafın birbirini nasıl gördüğünü tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — bir okla iki kartal
570'lerin sonunda, kuzey Çin'deki Zhou sarayı, Türk kağanına evlendirilmek üzere bir prenses gönderdi. Prensese eşlik eden heyette, genç ve usta bir okçu olan Zhangsun Sheng de vardı. Çin kroniğine göre, bir gün kağanla avlanırken, gökyüzünde bir et parçası için kavga eden iki kartal gördüler. Kağan, Zhangsun Sheng'e iki ok verip onları vurmasını istedi. Zhangsun Sheng atını sürdü, kartallar birbirine kenetlendiği anda tek bir okla ikisini birden vurdu. Kağan çok etkilendi; ailesinin genç üyelerine ve beylerine onunla dost olmalarını ve okçuluğunu ondan öğrenmelerini söyledi. Ama Zhangsun Sheng, Türk sarayında geçirdiği yaklaşık bir yıl boyunca yalnızca avlanmadı: dağları, ırmakları, boyların güçlü ve zayıf yanlarını öğrendi ve kağanın akrabaları arasındaki kıskançlıkları yakından izledi. Birkaç yıl sonra bu bilgiler, Göktürk Kağanlığı'nın ikiye bölünmesinde önemli bir rol oynayacaktı. Bu ders, kuruluşundan yalnızca otuz yıl sonra Göktürklerin neden ikiye bölündüğünü soruyor.
Bağlam — dört kağan, tek taht
Göktürk Kağanlığı'nda hükümdarlık, Bumin'in soyunun ortak hakkı sayılıyordu. Taht, çoğu zaman babadan oğula değil, kardeşten kardeşe geçiyordu. Bu düzen, hükümdar ailesinin pek çok üyesinin kendini tahta aday görmesine yol açtı. Büyük kağanın yanında, ailenin öbür üyeleri de devletin farklı bölgelerini yöneten küçük kağanlar olarak güçlü ordulara komuta ediyordu.
581'de büyük kağan öldüğünde, tahtı kimin alacağı konusunda bir anlaşmazlık çıktı. Sonunda tahta, Çin kaynaklarında Shabolüe, Türk tarih yazımında Işbara adıyla anılan önder geçti. Ama hükümdar ailesinin öbür üyeleri de güçlü ordulara sahipti: önceki büyük kağanlardan birinin oğlu olan Apa, Batı'da İstemi'nin oğlu Tardu ve Işbara'nın kendi kardeşi. Her biri kağan unvanı taşıyor ve kendi bölgesinde bağımsız bir güç gibi davranıyordu.
Aynı yıl, 581'de, Çin'de de büyük bir değişiklik oldu: Yang Jian, Zhou hanedanını devirerek Sui hanedanını kurdu ve tarihe Sui Wendi adıyla geçti. Sui, kısa sürede Çin'i yüzyıllar sonra yeniden birleştirecek güçlü bir devlet oldu.
Gelişme — bir devlet adamının önerisi
Işbara Kağan'ın eşi, Zhou hanedanından bir prensesti. Işbara, Zhou hanedanının devrilmesini bir hakaret olarak gördü ve 582'de atlı birliklerini Sui sınırına sürdü. Yeni kurulan Sui devleti büyük bir tehlikeyle karşı karşıyaydı. Tam bu sırada Zhangsun Sheng, Sui imparatoruna bir öneri sundu. Bu öneri, dersin birincil kaynağıdır.
Zhangsun Sheng'e göre Türkler, açık bir savaşla yenilemeyecek kadar güçlüydü, ama içlerindeki kıskançlıklar onları birbirinden ayırmayı kolaylaştırıyordu. Batıdaki Tardu'nun, ordusu güçlü ama mevkisi düşük olduğu için Işbara'ya içerlediğini; Işbara'nın kardeşinin halk arasında sevildiği için Işbara'nın onu kıskandığını; Apa'nın ise iki taraf arasında kararsız kaldığını gözlemlemişti. Önerisi şuydu: uzaktaki Tardu'ya elçiler gönderip onunla dostluk kurmak, Apa'yı kendi tarafına çekmek, Işbara'nın kardeşini desteklemek ve böylece Işbara'yı her yönden kuşatmak.
Dönüş noktası — kopuş
Sui sarayı Zhangsun Sheng'in önerisini uyguladı. 583'te Işbara ile Apa Kağan arasındaki gerginlik açık bir çatışmaya dönüştü. Çin kroniğine göre Işbara, Apa'nın gücünden çekinerek onun yurduna saldırdı. Yurdunu kaybeden Apa, batıya, Tardu'nun yanına sığındı. Tardu ona asker verdi; Apa'nın çevresinde kısa sürede büyük bir güç toplandı ve Işbara'ya karşı savaşmaya başladı. Bu olaylar, kağanlığın Ötüken'de ve Tanrı Dağları'nda iki ayrı merkeze fiilen ayrılmasının başlangıcı sayılır.
Doğu ve batı arasında, iki kağanlık arasındaki savaşlar ve Sui'nin baskısı altında zayıflayan Işbara, 584'te Sui ile barış yapmak zorunda kaldı. Bu barışın en çarpıcı belgesi, Işbara'nın Sui imparatoruna yazdığı mektuptur.
Cevap — içeriden ve dışarıdan
Göktürk Kağanlığı, birbirine bağlı iç ve dış nedenlerle bölündü. İçeride, hükümdarlığın bütün soyun ortak hakkı sayılması, birden çok güçlü önderin tahta hak iddia etmesine yol açtı; doğu ve batı kanatlarının giderek farklılaşan çıkarları da bu rekabeti derinleştirdi. Dışarıda ise yeni kurulan Sui devleti, Türk önderleri arasındaki kıskançlıkları ustalıkla kullanarak onları birbirine düşürdü. Sui'nin politikası, var olan ayrılıkları yaratmadı, ama onları büyüttü ve kalıcı hâle getirdi. Böylece kuruluşundan yaklaşık otuz yıl sonra, Göktürk Kağanlığı doğu ve batı olarak iki ayrı devlete dönüştü.
Yaygın yanlış«Göktürkleri bölen, Sui sarayının oyunlarıydı; Türkler bu oyunun yalnızca kurbanıydı.»
Sui sarayının «ayır ve zayıflat» politikası bölünmede önemli bir rol oynadı; ama bu politika, Türk hükümdar ailesi içinde zaten var olan derin ayrılıklara dayanıyordu. Hükümdarlığın bütün soyun ortak hakkı sayılması, birden çok önderin kendi ordusuna komuta etmesi ve batı kanadının İstemi döneminden beri bağımsız bir dış politika izlemesi, bölünmenin iç kaynaklarıydı. Zhangsun Sheng'in kendisi de önerisinde, var olan kıskançlıkları gözlemleyip onları kullanmayı önerir. Bölünmeyi yalnızca dış güçlere bağlamak, Türk önderlerinin kendi kararlarını ve çıkarlarını görmezden gelir.
Bugünle bağ — «birlikten kuvvet doğar»
Türkiye'de «birlikten kuvvet doğar» sözü, okul kitaplarından törenlere kadar pek çok yerde tekrarlanır. Göktürklerin bölünmesi de okul kitaplarında çoğu zaman bu sözün bir dersi olarak anlatılır: Türkler birlik içindeyken güçlü, bölündüklerinde zayıftı. Bu anlatı, bölünmenin sonuçlarını doğru biçimde vurgular; ama nedenlerini kimi zaman fazla basitleştirir. Göktürk bölünmesi, yalnızca birliği koruyamamanın değil, aynı zamanda belirli bir hükümdarlık düzeninin, büyük bir coğrafyanın ve güçlü bir komşunun stratejisinin sonucuydu. Bir tarih olayını bir ahlak dersine dönüştürmek, onu akılda tutmayı kolaylaştırır; ama tarihçinin görevi, dersin ardındaki karmaşık nedenleri de görünür kılmaktır.
Birincil kaynak
Sui hanedanının resmî tarihindeki Zhangsun Sheng biyografisinden, onun Türk önderleri hakkındaki gözlemleri ve Sui imparatoruna sunduğu öneri:
晟先知攝圖、玷厥、阿波、突利等叔侄兄弟各統強兵,俱號可汗,分居四面,內懷猜忌,外示和同,難以力征,易可離間。……今宜遠交而近攻,離強而合弱,通使玷厥,說合阿波,則攝圖回兵,自防右地。又引處羅,遣連奚、霫,則攝圖分眾,還備左方。首尾猜嫌,腹心離阻,十數年後,承釁討之,必可一舉而空其國矣。
Türkçesi: Zhangsun Sheng daha önceden biliyordu ki Işbara, Tardu, Apa ve Tuli gibi amcalar, yeğenler ve kardeşler, her biri güçlü bir orduya komuta ediyor, hepsi kağan unvanı taşıyor ve dört bir yana dağılmış olarak yaşıyordu; içten birbirlerinden kuşkulanıyor, dıştan uyumlu görünüyorlardı. Onları güçle yenmek zor, ama birbirinden ayırmak kolaydı… «Şimdi uzaktakiyle dostluk kurup yakındakine saldırmalı, güçlüyü ayırıp zayıfı birleştirmeliyiz. Tardu'ya elçi gönderir, Apa'yı kendi tarafımıza çekersek, Işbara ordusunu geri çekip batı topraklarını savunmak zorunda kalır. Işbara'nın kardeşini de yanımıza çekip doğudaki Xi ve Xi halklarıyla ilişki kurarsak, Işbara güçlerini bölüp doğuyu korumak zorunda kalır. Baştan sona birbirlerinden kuşkulanır, yürekleri birbirinden ayrılır; on küsur yıl sonra bu ayrılıktan yararlanıp onlara saldırırsak, ülkelerini tek bir hamlede boşaltabiliriz.»
Kaynak: Wei Zheng ve diğerleri, Sui shu, 51. kitap, «Zhangsun Sheng» biyografisi; Çince metin Vikikaynak'ta. Türkçesi, Çincesinden bizim.
- Zhangsun Sheng, Türk önderleri arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlıyor? «İçten kuşkulu, dıştan uyumlu» ifadesi, Göktürk hükümdar ailesinin durumu hakkında ne söylüyor?
- «Uzaktakiyle dostluk kurup yakındakine saldırmak» stratejisi, Sui'nin coğrafi konumuna göre nasıl uygulanıyordu? Haritada Tardu'nun ve Işbara'nın yerlerini düşünerek açıkla.
- Zhangsun Sheng, sonucun «on küsur yıl sonra» alınacağını söylüyor. Bu uzun vadeli bakış, Sui'nin bozkır politikası hakkında ne düşündürüyor?
Tarihçiler Tartışıyor
- Lev Gumilev (1967) — Eski Türkler üzerine kapsamlı eserinde, Göktürk bölünmesini, hükümdar ailesinin farklı kollarının ve doğu ile batı kanatlarının farklı çıkarlarının bir sonucu olarak yorumladı; bölünmeyi Türk devletinin iç dinamiklerinin bir ürünü olarak gördü.
- Arthur Wright (1978) — Sui hanedanı üzerine kitabında, Sui Wendi'nin Türklere karşı izlediği politikayı, askerî gücü diplomasi ve «ayır ve zayıflat» stratejisiyle birleştiren başarılı bir devlet yönetimi örneği olarak değerlendirdi; Zhangsun Sheng'in bu politikadaki rolünü vurguladı.
- Ahmet Taşağıl (1995) — Türk Tarih Kurumu'nun yayımladığı çok ciltli eserinin ilk cildinde, bölünmeyi Sui ve Tang kayıtlarını satır satır izleyerek inceledi; Türk hükümdar ailesindeki rekabetle Sui'nin müdahalesini birlikte değerlendirerek, dış etkinin iç ayrılıklar üzerinde nasıl işlediğini gösterdi.
- Pan Yihong (1997) — Sui ve Tang Çin'inin komşularıyla ilişkilerini incelediği kitabında, Sui'nin Türk politikasını Çin'in dünya düzeni anlayışı içinde ele aldı; evlilik ittifaklarının ve unvanların, iki taraf arasındaki hiyerarşiyi kurmakta nasıl kullanıldığını gösterdi.
Bu tartışma, Göktürk bölünmesini farklı açılardan ele alıyor. Gumilev, bölünmenin iç nedenlerini öne çıkarır. Wright, Sui'nin stratejisini ve devlet adamlarının ustalığını vurgular. Taşağıl, iç ve dış etkenleri birlikte değerlendirir. Pan Yihong ise bölünmenin ardından kurulan ilişkinin diplomatik dilini ve hiyerarşisini inceler. Dört yorum aynı Çince kaynakları okuyor, ama bu kaynaklara farklı sorular soruyor. Bu yaklaşımlar, bir devletin bölünmesinin, ne yalnızca içeriden ne de yalnızca dışarıdan açıklanamayacağını hatırlatır.
Derine İn
Işbara'nın Zhou prensesiyle evliliği, Göktürk–Çin ilişkilerinde önemli bir rol oynadı. Prenses Qianjin, Zhou hanedanının devrilmesinden ve ailesinin Sui tarafından ortadan kaldırılmasından sonra, Işbara'yı Sui'ye karşı kışkırttığı için Çin kaynaklarında suçlanır. Sui, barıştan sonra prensesi evlat edinerek ona yeni bir unvan verdi ve böylece Işbara ile kendi arasında yeni bir akrabalık kurdu. Bu, kursun önceki derslerinde Hunlar örneğinde gördüğümüz prenses diplomasisinin, altıncı yüzyılın sonunda da sürdüğünü gösterir.
Bölünmeden sonra Doğu Göktürkler, Sui'nin artan etkisi altına girdi. Işbara'nın ardından gelen kağanların bir bölümü, Sui'nin desteğiyle tahta çıktı. Sui, özellikle Tuli adlı bir önderi destekleyerek ona bir prenses verdi ve onu Uzun Duvar'ın güneyindeki Ordos bölgesine yerleştirdi. Böylece Sui, Doğu Göktürkleri kendi içinde de bölmeye devam etti. Sui başkenti Chang'an, bu dönemde bozkırdan gelen elçilerin, armağanların ve evlilik pazarlıklarının merkezi oldu; Türk önderleri arasındaki anlaşmazlıklar, artık çoğu zaman bu sarayda verilen kararlarla biçimleniyordu.
Batı Göktürkler ise Tardu'nun önderliğinde, Orta Asya'da güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürdü. Bu kolun otlakları, Tanrı Dağları'nın kuzey eteklerinden Talas vadisine kadar uzanıyordu; İpek Yolu'nun ticaret kentleri ve Soğdlu tüccarlar onların koruması altındaydı. Bu, iki kanadın çıkarlarının neden ayrıştığını da açıklar: doğudaki kağan için asıl mesele Çin sınırıydı, batıdaki kağan için ise Sasaniler, Bizans ve ipek ticareti. Tardu, bir süre hem doğu hem batı kanadını yeniden birleştirmeye çalıştı ve kendini büyük kağan ilan etti. Ama 603'te, bağlı boyların ayaklanması ve Sui'nin baskısıyla gücünü kaybetti. Bu tarih, iki kağanlığın kesin olarak ayrıldığı tarih olarak da anılır.
Sui hanedanının kendisi de uzun ömürlü olmadı. 618'de Sui yıkıldı ve yerine Tang hanedanı kuruldu. Sui'nin son yıllarında, Doğu Göktürkler yeniden güçlenmiş ve Çin'deki iç savaşta önemli bir rol oynamıştı. Tang'ın kurucusu bile, iktidara yükselirken bir süre Göktürklerin desteğine başvurdu. Ama Tang, kısa sürede güçlenerek 630'da Doğu Göktürkleri kendine bağladı.
Göktürk bölünmesi, önceki kursta incelediğimiz Hun bölünmesiyle dikkat çekici benzerlikler taşır. Her iki durumda da hükümdar ailesi içindeki rekabet, bir kolun Çin'in desteğini aramasına ve öbür kolun batıya yönelmesine yol açtı. Her iki durumda da Çin sarayı, bu rekabeti kendi lehine kullandı. Benzerlik bir yasa değildir, ama ortak bir zaafı işaret eder: soyun bütün erkeklerine taht hakkı tanıyan bir düzen, sınırın öbür yanındaki sabırlı bir saray için hazır bir kaldıraçtı.
Göktürk bölünmesinin hafızası, sekizinci yüzyılın Orhun yazıtlarında da yer alır. Yazıtlar, Türk beylerinin ve halkının birbirine düşmesini, kağanlarına sadakatsizlik etmesini ve Çin'in tatlı sözlerine kanmasını, devletin kaybedilmesinin nedenleri olarak anlatır. Bu anlatım, bölünmenin Türkler arasında nasıl bir ders olarak hatırlandığını gösterir. Ama yazıtlar, bölünmeyi yaşayanların değil, ondan beş kuşak kadar sonra devleti yeniden kuranların bakışını yansıtır; geçmişteki ayrılığı, kendi dönemlerindeki birliğe çağrının gerekçesi olarak kullanırlar.
Uzman Notu
Temel literatür
- Édouard Chavannes, Documents sur les Tou-kiue (Turcs) occidentaux (St. Petersburg: Académie impériale des sciences, 1903).
- Liu Mau-tsai, Die chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken (T'u-küe), 2 cilt (Wiesbaden: Harrassowitz, 1958).
- Lev N. Gumilev, Drevnie tyurki (Moskova: Nauka, 1967).
- Arthur F. Wright, The Sui Dynasty (New York: Knopf, 1978).
- Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, I. cilt (Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1995).
- Pan Yihong, Son of Heaven and Heavenly Qaghan: Sui-Tang China and Its Neighbors (Bellingham: Western Washington University, 1997).
Arşiv ve kaynak
Göktürk bölünmesinin kaynakları arasında Sui hanedanının resmî tarihi ve bu eserdeki Türkler bölümü ile Zhangsun Sheng biyografisi, Zhou ve Tang hanedanlarının resmî tarihleri, Bizans tarihçilerinin Türklerle ilgili kayıtları ve sekizinci yüzyılın Orhun yazıtları vardır. Sui shu'nun Çince metni Vikikaynak'ta okunabilir.
Açık sorular
- Göktürk bölünmesinde Sui'nin politikası mı, yoksa Türk hükümdar ailesindeki iç rekabet mi daha belirleyiciydi?
- Işbara'nın mektubunun özgün Türkçe biçimi nasıldı ve Çince çeviride ne kadar değişti?
- Doğu ve batı kanatlarının ayrılmasında, iki bölgenin farklı ekonomik çıkarlarının payı neydi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Göktürk hükümdar ailesi içinde 581'den sonra tahta geçen ve Çin kaynaklarında Shabolüe olarak anılan kağan kimdir? A) Tardu B) Apa C) Işbara D) Bumin
- (Hedef 1) 581'de Çin'de kurulan ve Türklere karşı «ayır ve zayıflat» politikası izleyen hanedan hangisidir? A) Han B) Zhou C) Tang D) Sui
- (Hedef 2) Zhangsun Sheng'in Sui imparatoruna önerdiği stratejinin özü nedir? A) Türklere doğrudan büyük bir sefer düzenlemek B) Uzaktakiyle dost olup yakındakine saldırmak, güçlüyü ayırıp zayıfı birleştirmek C) Türklerle ticareti tamamen kesmek D) Uzun Duvar'ı yıkmak
- (Hedef 2) Işbara'nın saldırısından sonra yurdunu kaybeden Apa kimin yanına sığındı? A) Sui imparatorunun B) Tardu'nun C) Zhangsun Sheng'in D) Avarların
- (Hedef 3) Işbara Kağan, 584 tarihli mektubunda Sui imparatorunu nasıl anar? A) Düşmanı olarak B) Kulu olarak C) Kayınpederi olarak D) Kardeşi olarak
Açık uçlu soru
(Hedef 2) Göktürkler neden ikiye bölündü? Cevabında Zhangsun Sheng'in önerisini, onun Türk sarayındaki gözlemlerini ve Işbara'nın mektubunu kullan; Gumilev ile Wright'ın yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- C — Işbara.
- D — Sui.
- B — Uzaktakiyle dost olup yakındakine saldırmak, güçlüyü ayırıp zayıfı birleştirmek.
- B — Tardu'nun.
- C — Kayınpederi olarak.
Kapsamlı bir cevap, Göktürk Kağanlığı'nın iç ve dış nedenlerin birleşmesiyle bölündüğünü açıklar. Zhangsun Sheng'in önerisini, Türk hükümdar ailesi içindeki derin kıskançlıkların ve birden çok önderin güçlü ordulara komuta etmesinin bir Sui devlet adamı tarafından nasıl gözlemlendiğinin ve kullanılmak istendiğinin kanıtı olarak; onun Türk sarayındaki gözlemlerini, dostluk ilişkileri içinde yürütülen bir istihbarat çalışmasının örneği olarak; Işbara'nın mektubunu ise bölünmenin ardından Doğu Göktürklerin Sui karşısında nasıl alçak bir konuma geçtiğinin, ama yine de «göğün oğlu» unvanıyla eşitlik iddiasını sürdürdüğünün tanıklığı olarak kullanır. Gumilev'in bölünmenin iç nedenlerini öne çıkaran yaklaşımını, Wright'ın Sui stratejisinin başarısını vurgulayan yaklaşımıyla karşılaştırır.
Sonraki bölüme köprü
Bölünmeden sonra Doğu Göktürkler, Sui'nin ve ardından Tang'ın artan etkisi altında yaşadı. 630'da Tang ordusu Doğu Göktürk kağanını esir aldı ve Doğu Göktürkler yaklaşık elli yıl boyunca Tang'a bağlı kaldı. Sekizinci yüzyılın Orhun yazıtları, bu dönemi Türk beylerinin Çin unvanları aldığı, Türk halkının ilini kaybettiği bir kölelik dönemi olarak anlatır. 682'de, Kutluk adlı bir önder, küçük bir toplulukla dağlara çekilerek bir ayaklanma başlattı ve Göktürk devletini yeniden kurdu. Bir sonraki derste, Doğu Göktürklerin Tang'a bağlanmasını, bu dönemin Türk ve Çin kaynaklarında nasıl anlatıldığını ve Kutluk Kağan'ın ayaklanmasının nasıl başarıya ulaştığını inceleyeceğiz.