İçeriğe geç

Bölüm TT-103.01 · Seviye 1 — Türk Tarihi OmurgasıSeviye 1

Bumin Kağan ve "Türk" adıyla ilk devlet

TT-103 Göktürkler

2.650 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
545–600
Bölge
Bozkır · Orta Asya · Doğu Asya
Kişiler
Bumin · İstemi · Anagui · An Nuopantuo · Mukan · Liu Mau-tsai · Denis Sinor · Ahmet Taşağıl
Yerler
Altay Dağları · Ötüken · Huaihuang · Jiuquan · Chang'an · Konstantinopolis
Sınav
YKS · KPSS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Altay Dağları'nda Juan-juanlara bağlı bir topluluk olan Türklerin, 540'larda nasıl güç kazandığını ve 552'de nasıl bağımsız bir devlet kurduğunu kronolojik olarak açıklayabileceksin.
  • Bumin'in yükselişinde ticaretin, diplomasinin, evlilik ittifakının ve askerî zaferin oynadığı rolleri değerlendirebileceksin.
  • Bir Çin kroniğinin ve bir Bizans tarihçisinin Türk Kağanlığı hakkındaki kayıtlarını karşılaştırarak, yeni devletin kendini nasıl sunduğunu ve komşularının onu nasıl gördüğünü tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — «sen benim demircimsin»

Altıncı yüzyılın ortasında, Moğolistan bozkırının egemen gücü Juan-juanların hükümdarı Anagui'nin sarayına, Altay Dağları'ndan bir elçi geldi. Elçiyi gönderen, Juan-juanlara bağlı bir topluluk olan Türklerin önderi Bumin'di. Bumin, kısa süre önce Juan-juanlara karşı ayaklanmak üzere olan bir başka topluluğun saldırısını geri püskürtmüş, on binlerce haneyi kendine bağlamıştı. Şimdi bu hizmetinin karşılığında, Juan-juan hükümdarının ailesinden bir prensesle evlenmek istiyordu. Çin kroniğine göre Anagui öfkelendi ve elçiye şu sözlerle karşılık verdi: «Sen benim demirci kölemsin; böyle bir şeyi söylemeye nasıl cüret edersin?» Bu hakaret, bozkırın siyasi haritasını değiştirecek bir kopuşun başlangıcı oldu. Bu ders, kendisine «demirci köle» denen bir topluluğun, birkaç yıl içinde nasıl bozkırın en güçlü devletine dönüştüğünü ve «Türk» adını taşıyan ilk devletin nasıl kurulduğunu soruyor.

Bağlam — Altay'ın demircileri

Beşinci yüzyıldan altıncı yüzyılın ortasına kadar Moğolistan bozkırının egemen gücü, Çin kaynaklarında Rouran ya da Ruru, Türk tarih yazımında Juan-juan ya da Avar adıyla anılan bir konfederasyondu. Juan-juanların egemenliği altında yaşayan topluluklardan biri, Altay Dağları'nın güney eteklerinde oturan Türklerdi.

Çin kaynaklarına göre Türkler, Juan-juanlar için demir işliyordu. Altay Dağları, demir cevheri bakımından zengindi ve Türklerin demircilik becerisi, onların bozkır ekonomisindeki yerini belirliyordu. Juan-juan hükümdarının Bumin'e «demirci kölem» demesi, bu bağımlılığı ve Türklerin konfederasyon içindeki alt konumunu yansıtıyordu.

Türklerin hükümdar soyunun adı Aşina'ydı. Çin kaynakları, Türklerin kökeni hakkında birbirinden farklı efsaneler aktarır; bunlar bir sonraki dersin konusudur. Ama altıncı yüzyılın ortasında, efsanelerden çok somut olaylar Türklerin kaderini belirledi.

Gelişme — bir elçi, bir evlilik, bir zafer

Türklerin yükselişinde ticaret ve diplomasi, savaş kadar önemli bir rol oynadı. Çin kroniğine göre Bumin'in döneminde Türkler, Çin sınırına gelip ipek ve kumaş almak, Çin ile ilişki kurmak istiyordu. 545'te kuzey Çin'deki Batı Wei devletinin yöneticisi, Türklere bir elçi gönderdi.

546'da, Juan-juanlara bağlı başka bir topluluk olan Tieleler, Juan-juanlara karşı harekete geçmek üzereydi. Bumin onların yolunu kesti ve onları yenerek elli bin haneden fazlasını kendine bağladı. Bu zafer, Türklerin gücünü birden artırdı. Bumin, bu gücüne güvenerek Juan-juan hükümdarından bir prenses istedi. Dersin birincil kaynağı, bu isteğin ve sonuçlarının hikâyesidir.

Juan-juan hükümdarının hakareti üzerine Bumin, Juan-juanlarla ilişkisini kopardı ve aynı isteği Batı Wei'ye yöneltti. Başkenti Chang'an olan Batı Wei'nin sarayı bu isteği kabul etti; 551'de Wei hanedanının prensesi Changle, Bumin ile evlendi. Aynı yıl Batı Wei hükümdarı öldüğünde Bumin, Chang'an'a elçiler göndererek başsağlığı diledi ve iki yüz at armağan etti; bu küçük ayrıntı, iki saray arasındaki ilişkinin artık düzenli bir diplomatik ilişkiye dönüştüğünü gösteriyordu. Bu evlilik, Türklerin artık Juan-juanlara bağlı bir topluluk değil, Çin devletlerinin muhatap aldığı bağımsız bir güç olduğunu gösteriyordu.

Dönüş noktası — 552: kağanlık

552'nin ilk ayında Bumin, Juan-juanlara saldırdı ve onları Çin sınırındaki Huaihuang kalesinin kuzeyinde ağır bir yenilgiye uğrattı. Juan-juan hükümdarı Anagui bu yenilginin ardından öldü. Bumin, kendisine «İl Kağan» unvanını verdi. Çin kroniği bu unvanı, eski Hun hükümdarlarının unvanına benzetir.

Bumin, kağanlık unvanını aldıktan kısa bir süre sonra, 552 içinde öldü. Ama kurduğu devlet hızla büyüdü. Kardeşi İstemi, batıda devletin batı kanadının yönetimini üstlendi; oğullarından Mukan Kağan döneminde, Juan-juanların kalıntıları tamamen ortadan kaldırıldı ve Türk Kağanlığı, doğuda Mançurya sınırına, batıda Amuderya'ya yaklaşan bir egemenlik alanı kurdu. Birkaç on yıl içinde, Türk kağanları hem Chang'an'la hem de Konstantinopolis'le elçi alışverişi yapan bir diplomasi ağının merkezine yerleşti.

Cevap — demirciden kağana

Türklerin yükselişi, birbirine bağlı birkaç adımda gerçekleşti. Önce Türkler, Altay Dağları'nın demirini işleyerek Juan-juan konfederasyonu içinde ekonomik bir yer edindi. Ardından Çin sınırında ticaret yapmak ve Çin devletleriyle diplomatik ilişki kurmak istedi; 545'te Batı Wei'nin elçisinin gelişi, bu yolda önemli bir adım oldu. 546'da Tieleleri yenerek gücünü artırdı. Juan-juan hükümdarının hakareti, Türkleri Batı Wei ile bir evlilik ittifakına yöneltti. Sonunda 552'de Juan-juanları yenerek bozkırın egemen gücü oldu. «Türk» adını taşıyan ilk devlet, böylece bir zaferle değil, ticaret, diplomasi, evlilik ve savaşın birleşimiyle kuruldu.

Yaygın yanlış«Göktürk Devleti, Bumin'in tek bir zaferiyle bir anda kuruldu.»
Doğrusu

552'deki zafer, uzun bir sürecin sonucuydu. Türkler önce Juan-juan konfederasyonu içinde demircilik yoluyla ekonomik bir güç kazandı, ardından Çin ile ticaret ve diplomasi ilişkileri kurdu, 546'da Tieleleri yenerek nüfuslarını artırdı ve 551'de Batı Wei ile bir evlilik ittifakı yaptı. Zafer, bu adımların her biri tarafından hazırlanmıştı. Ayrıca devlet, Bumin'in 552'deki ölümünden sonra, kardeşi İstemi'nin ve oğullarının döneminde asıl büyüklüğüne ulaştı.

Bugünle bağ — kağandan hakana

Bumin'in 552'de aldığı «kağan» unvanı, Türk dilinin ve tarihinin içinde uzun bir yolculuk yaptı. Sözcük zamanla «hakan» biçimine dönüştü. Osmanlı padişahları, kendilerini «iki karanın sultanı ve iki denizin hakanı» olarak anarak, bu eski bozkır unvanını İslam dünyasının unvanlarıyla birlikte kullandı. Bugün Türkiye'de nüfus kayıtlarında sık rastlanan adlardan biri de «Hakan»dır. Bir bozkır hükümdarının unvanı, on beş yüzyıl sonra milyonlarca insanın adında yaşıyor. Bu yolculuk, bir sözcüğün siyasi bir unvandan gündelik bir ada nasıl dönüşebildiğini ve tarihin dilin içinde nasıl taşındığını gösterir.

Birincil kaynak

Kuzey Zhou hanedanı için Tang döneminde yazılan resmî tarihten, Bumin'in Juan-juanlarla kopuşunu ve kağanlık unvanını almasını anlatan parçalar:

時鐵勒將伐茹茹,土門率所部邀擊,破之,盡降其眾五萬餘落。恃其彊盛,乃求婚於茹茹。茹茹主阿那瓌大怒,使人罵辱之曰:「爾是我鍛奴,何敢發是言也?」……遂與之絕,而求婚於我。太祖許之。十七年六月,以魏長樂公主妻之。……魏廢帝元年正月,土門發兵擊茹茹,大破之於懷荒北。……土門遂自號伊利可汗,猶古之單于也。

Türkçesi: O sırada Tieleler Juan-juanlara saldırmak üzereydi; Bumin kendi halkını alıp onların yolunu kesti, onları yendi ve elli bin haneden fazlasını tamamen kendine bağladı. Bu güce güvenerek Juan-juanlardan bir prenses istedi. Juan-juan hükümdarı Anagui çok öfkelendi ve birini göndererek ona hakaret etti: «Sen benim demirci kölemsin; böyle bir şeyi söylemeye nasıl cüret edersin?»… Bunun üzerine Bumin onlarla ilişkisini kesti ve bizden prenses istedi. Hükümdarımız bunu kabul etti. On yedinci yılın altıncı ayında, Wei prensesi Changle'yi ona eş olarak verdi… Wei'nin tahttan indirilen hükümdarının ilk yılının ilk ayında Bumin, Juan-juanlara asker gönderdi ve onları Huaihuang'ın kuzeyinde büyük bir yenilgiye uğrattı… Bumin bunun üzerine kendisine İl Kağan unvanını verdi; bu, eski zamanların Hun hükümdarı unvanına benzer.

Kaynak: Tang sarayında 636'da tamamlanan Zhou shu'nun 50. kitabı, Bumin'in yükselişine ilişkin kayıtlar; metnin aslı Çince Vikikaynak'ta. Türkçesi, Çincesinden bizim.

  1. Juan-juan hükümdarının «demirci kölem» hakareti, Türklerin Juan-juan konfederasyonu içindeki yeri hakkında ne söylüyor?
  2. Bumin, Juan-juanlardan istediği prensesi alamayınca Batı Wei'ye yöneldi. Bu evlilik ittifakı, Türklerin bağımsızlık yolunda neden önemli bir adımdı?
  3. Çin kroniği, Bumin'in kağanlık unvanını «eski zamanların Hun hükümdarı unvanına» benzetiyor. Bu karşılaştırma, Çinli tarihçilerin yeni bir bozkır devletini nasıl anlamlandırdığını gösteriyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Liu Mau-tsai (1958) — Çin kaynaklarındaki Doğu Türklerle ilgili bütün kayıtları Almancaya çevirip açıklayan eserinde, Göktürk tarihinin Çin kaynaklarına ne kadar bağımlı olduğunu ve bu kaynakların Türkleri hangi kavramlarla anlattığını ortaya koydu.
  • Denis Sinor (1990) — Türk İmparatorluğu'nun kuruluşunu ve dağılışını inceleyerek, Türklerin yükselişini, bozkırdaki egemen konfederasyonun başındaki soyun değişmesi olarak yorumladı; Türklerin Juan-juanların yerini alırken onların kurumlarını ve unvanlarını da devraldığını vurguladı.
  • Ahmet Taşağıl (1995) — Göktürkler üzerine Türkçe yazılmış kapsamlı çalışmasında, Çin kaynaklarını ayrıntılı biçimde kullanarak Göktürk devletinin kuruluşunu, iç yapısını ve dış ilişkilerini Türk tarih yazımı açısından ele aldı.
  • Sören Stark (2008) — Orta ve İç Asya'da Eski Türk dönemini arkeolojik buluntular, sikkeler ve yazılı kaynaklar üzerinden inceleyerek, Türk Kağanlığı'nın Soğdlu tüccarlarla ve yerleşik toplumlarla ilişkisini ve maddi kültürünü ortaya koydu.

Bu tartışma, Göktürk devletinin kuruluşunu farklı yönlerden ele alıyor. Liu Mau-tsai, Çin kaynaklarının temel çerçevesini kurar ve bu kaynakların sınırlarını gösterir. Sinor, Türklerin yükselişini bozkırdaki egemen konfederasyonun yeni bir soyun eline geçmesi olarak görür ve süreklilik vurgular. Taşağıl, aynı kaynakları Türk tarih yazımının bakış açısından okur. Stark ise yazılı kaynakların ötesine geçerek arkeolojik kanıtlarla devletin maddi dünyasını ve Soğdlularla ilişkisini aydınlatır. Dört yaklaşım, aynı olaylara Çin sarayından, bozkırın kendi sürekliliğinden, Türk tarih yazımından ve toprağın altından bakmanın farklı sonuçlar verebileceğini gösteriyor.

Derine İn

Juan-juanlar ile Türkler arasındaki ilişki, bozkır tarihinde sık görülen bir kalıbı yansıtır: egemen bir konfederasyon içinde alt konumda olan bir topluluk, güç kazanarak egemen topluluğun yerini alır. Mete'nin Hunları da benzer biçimde Donghuları ve Yuezhileri yenerek bozkırın egemen gücü olmuştu. Türkler, Juan-juanların yerini alırken, onların unvanlarını, kurumlarını ve diplomatik ilişkilerini de büyük ölçüde devraldı.

«Kağan» unvanı bunun en açık örneğidir. Bu unvan, Türklerden önce Juan-juan hükümdarları tarafından kullanılıyordu; kökeni ise daha da eskilere, Juan-juanlardan önce kuzey Çin'de egemen olan bozkır kökenli topluluklara uzanıyor olabilir. Türkler, bu unvanı devralarak, Juan-juanların bozkırdaki meşruiyetini de devraldıklarını gösterdi. Sonraki yüzyıllarda «kağan» unvanı, bozkırın en yüksek hükümdarlık unvanı olarak yaşadı.

Türk Kağanlığı, kurulduktan kısa süre sonra iki kanatlı bir yapıya kavuştu. Doğu kanadı, Ötüken çevresinde, Bumin'in soyundan gelen kağanların yönetimindeydi. Batı kanadı ise Bumin'in kardeşi İstemi ve onun soyunun yönetiminde, Orta Asya'ya ve Karadeniz'in kuzeyine doğru genişledi. Bu iki kanatlı yapı, Hunlardan beri bilinen ve kursun önceki derslerinde gördüğümüz sol ve sağ kanat geleneğinin bir devamıydı; ama zamanla iki kanadın birbirinden ayrılmasına da yol açacaktı.

Juan-juanların yenilgisinden sonra, onların bir bölümünün batıya kaçtığı ve Avrupa'da Avar adıyla bilinen topluluğun bu kaçanlarla ilişkili olabileceği öne sürülmüştür. Altıncı yüzyılın ortasında Karadeniz'in kuzeyinde ortaya çıkan ve sonra Macar Ovası'na yerleşen Avarlar ile Moğolistan'daki Juan-juanlar arasındaki ilişki, Hunlar örneğinde gördüğümüz tartışmaya benzer bir tartışmanın konusudur. Bizans kaynaklarına göre Türk kağanları, Avarları kendilerinden kaçan kulları olarak görüyor ve onların geri verilmesini istiyordu.

Türk Kağanlığı'nın kuruluşunda Soğdlu tüccarlar önemli bir rol oynadı. 545'te Batı Wei'nin Türklere gönderdiği elçinin bir Soğdlu olması rastlantı değildi. Soğdlular, Türk kağanlarının danışmanları, kâtipleri ve elçileri olarak çalıştı; Türk devletinin ilk yazılı belgelerinden bazıları, Soğd dilinde ve yazısında yazıldı. Moğolistan'da bulunan Bugut yazıtı, altıncı yüzyılın sonunda bir Türk kağanının anısına Soğd dilinde dikilmiş bir anıttır. Taşın yüzlerinin çoğunda Soğdca bir metin, bir yüzünde ise Hint kökenli Brahmi yazısıyla yazılmış, dili araştırmacılar arasında hâlâ tartışılan, iyi korunmamış başka bir metin bulunur. Göktürk devletinin ilk anıtlarından birinin Türkçe değil, Soğdca yazılmış olması, bu devletin yönetiminde çok dilli bir sarayın ve yabancı kâtiplerin ne kadar önemli bir yer tuttuğunu gösterir; Türkçenin kendi alfabesiyle taşa yazılması ise ancak yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra gerçekleşecekti.

Bumin'in adı, sonraki yüzyıllarda Türklerin kendi hafızasında da yaşadı. Sekizinci yüzyılda dikilen Orhun yazıtları, Türk devletinin kuruluşunu iki kardeş hükümdara, Bumin'e ve İstemi'ye bağlar; onları, Türk halkının ilini ve töresini kuran, düzenleyen atalar olarak anar. Bu kursun altıncı bölümünde okuyacağımız bu yazıtlar, Göktürklerin kendi tarihlerini kendi dilleriyle anlattıkları ilk metinlerdir.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Liu Mau-tsai, Die chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken (T'u-küe), 2 cilt (Wiesbaden: Harrassowitz, 1958).
  • Michael ve Mary Whitby (çev.), The History of Theophylact Simocatta (Oxford: Clarendon Press, 1986).
  • Denis Sinor, «The Establishment and Dissolution of the Türk Empire», Denis Sinor (ed.), The Cambridge History of Early Inner Asia (Cambridge: Cambridge University Press, 1990) içinde.
  • Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples (Wiesbaden: Harrassowitz, 1992).
  • Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, I. cilt (Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1995).
  • Sören Stark, Die Alttürkenzeit in Mittel- und Zentralasien: Archäologische und historische Studien (Wiesbaden: Reichert, 2008).

Arşiv ve kaynak

Göktürk devletinin kuruluşunun kaynakları arasında Çin hanedan tarihlerinin Türkler bölümleri, Bizans tarihçilerinin elçilik anlatıları, Moğolistan'daki Soğdca Bugut yazıtı, sekizinci yüzyılın Orhun yazıtları ve Moğolistan ile Orta Asya'daki Göktürk dönemi mezarları ve anıtları vardır. Kuzey Zhou tarihinin Türkler bölümüne Çince Vikikaynak'tan, Theophylaktos'un eserine ise taranmış Teubner baskısından ulaşılabilir.

Açık sorular

  • Türkler gerçekten Juan-juanlar için demir işleyen bir topluluk muydu, yoksa «demirci kul» ifadesi yalnızca bir aşağılama mıydı?
  • «Kağan» unvanının kökeni nedir ve Türklerden önce hangi topluluklar tarafından kullanıldı?
  • Avrupa'daki Avarlar ile Moğolistan'daki Juan-juanlar arasında doğrudan bir bağ var mıydı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Bumin'in Juan-juanları Huaihuang'ın kuzeyinde yenip «İl Kağan» unvanını aldığı yıl hangisidir? A) 545 B) 546 C) 551 D) 552
  2. (Hedef 1) Türkler, bağımsızlıklarını kazanmadan önce hangi konfederasyona bağlıydı? A) Hunlara B) Eftalitlere C) Juan-juanlara D) Tielelere
  3. (Hedef 2) 545'te Batı Wei'nin Türklere gönderdiği elçi kimdi? A) Jiuquan'lı Soğdlu An Nuopantuo B) Bizanslı bir tüccar C) Bir Juan-juan prensi D) Bir Budist rahip
  4. (Hedef 2) Juan-juan hükümdarı Anagui, Bumin'in prenses isteğine nasıl karşılık verdi? A) İsteği kabul etti B) Bumin'i «demirci kölem» diye aşağıladı C) Bumin'e altın gönderdi D) Bumin'i kendi yerine hükümdar yaptı
  5. (Hedef 3) Theophylaktos'a göre Türk kağanı Bizans imparatoruna gönderdiği mektupta kendini nasıl tanımlıyordu? A) Bizans imparatorunun kulu olarak B) Yedi soyun büyük efendisi ve dünyanın yedi ikliminin hâkimi olarak C) Çin imparatorunun oğlu olarak D) Juan-juanların halefi olarak

Açık uçlu soru

(Hedef 2) «Türk» adını taşıyan ilk devlet nasıl kuruldu? Cevabında Zhou Hanedanı Tarihi'nin elçi ve evlilik kayıtlarını, Bumin'in 552 zaferini ve Theophylaktos'un aktardığı mektup başlığını kullan; Sinor ile Taşağıl'ın yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. D — 552.
  2. C — Juan-juanlara.
  3. A — Jiuquan'lı Soğdlu An Nuopantuo.
  4. B — Bumin'i «demirci kölem» diye aşağıladı.
  5. B — Yedi soyun büyük efendisi ve dünyanın yedi ikliminin hâkimi olarak.

Kapsamlı bir cevap, Türk devletinin kuruluşunun tek bir zaferle değil, birbirine bağlı adımlarla gerçekleştiğini açıklar: Türklerin Juan-juan konfederasyonu içinde demircilikle ekonomik bir yer edinmesi, 545'te Batı Wei'nin Soğdlu elçisiyle başlayan diplomatik ve ticari ilişkiler, 546'da Tielelerin yenilmesi, Juan-juan hükümdarının hakaretinin ardından 551'de Batı Wei prensesiyle yapılan evlilik ve sonunda 552'de Juan-juanların yenilmesi. Theophylaktos'un aktardığı mektup başlığını, kuruluştan yarım yüzyıl sonra Türk kağanlarının kendilerini evrensel bir egemenlik iddiasıyla sunduğunun kanıtı olarak kullanır. Sinor'un Türklerin yükselişini egemen konfederasyonun yeni bir soyun eline geçmesi olarak gören yaklaşımını, Taşağıl'ın aynı kaynakları Türk tarih yazımı açısından okuyan yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste, Çin kroniklerinin Türklerin kökeni hakkında birbirinden farklı efsaneler aktardığını söyledik. Bu efsanelerin birinde, düşmanlarının saldırısında sağ kalan bir çocuğu bir dişi kurt besler ve Türk hükümdar soyu bu kurttan doğan oğullardan türer. Bir başkasında, Türklerin ataları dağlarla çevrili bir vadide kuşaklar boyu yaşar ve sonunda oradan çıkar. Bu efsaneler, yüzyıllar sonra Moğol ve Türk geleneklerinde Ergenekon destanına dönüştü ve modern Türkiye'de güçlü birer simge oldu. Bir sonraki derste, Bozkurt ve Ergenekon anlatılarının hangi kaynaklarda, ne zaman ve hangi biçimlerde ortaya çıktığını ve bu anlatıların tarih ile efsane arasındaki yerini inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bir bozkır sarayının önünde bekleyen bir elçi silüeti; ardından dağ eteğinde bir körük, alev ve örs başındaki bir silüet.
  • 1:10–2:50 Bağlam: Moğolistan ve Altay haritası; Juan-juan topraklarının içinde, Altay eteklerinde küçük bir Türk yurdu.
  • 2:50–4:40 Gelişme: bir Soğdlu elçinin kervanla bozkıra yaklaşması; ardından bir saray avlusunda düzenlenen bir düğün kafilesinin uzaktan görüntüsü.
  • 4:40–6:50 Dönüş noktası: haritada Juan-juan topraklarının Türk rengine dönmesi; ardından bir hükümdar çadırının üzerinde dalgalanan bir sancak.
  • 6:50–9:00 Kapanış: bir mektubun Bizans sarayında açılması ve Yunanca bir başlığın belirmesi; ardından bir kimlik kartında yazılı «Hakan» adı.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.