İçeriğe geç

Bölüm TT-102.04 · Seviye 1 — Türk Tarihi OmurgasıSeviye 1

Hunlar neden bölündü?

TT-102 Hunlar

2.787 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 71–91
Bölge
Bozkır · Doğu Asya · Orta Asya
Kişiler
Huhanye · Zhizhi · Bi · Dou Xian · Ban Gu · Joseph Fletcher · Rafe de Crespigny · Thomas Barfield
Yerler
Moğolistan · Ganquan · Ordos · Talas · Yanran Dağı · Altay Dağları
Sınav
YKS · KPSS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Hun imparatorluğunun MÖ birinci yüzyılda ve MS birinci yüzyılda yaşadığı iki büyük bölünmeyi kronolojik olarak açıklayabileceksin.
  • Bu bölünmelerde taht kavgalarının, iklim felaketlerinin, komşu halkların saldırılarının ve Han siyasetinin payını kaynaklara dayanarak değerlendirebileceksin.
  • Huhanye'nin danışmanları arasındaki tartışmayı okuyarak, Han'a bağlanma kararının Hunlar için ne anlama geldiğini ve bu kararın neden tartışmalı olduğunu tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — derin kar

MÖ 71 yılının kışında, Hunların bozkırını olağanüstü bir kar fırtınası vurdu. Han tarihine göre tek bir günde kar, bir adam boyundan derin yağdı. İnsanlar ve hayvanlar donarak öldü; Wusunlara karşı bir seferden dönenlerin onda biri bile sağ kalmadı. Hemen ardından Hunların komşuları bu zayıflıktan yararlandı: kuzeyden Dinglingler, doğudan Wuhuanlar, batıdan Wusunlar saldırdı. Açlıkla birlikte halkın onda üçü, hayvanların yarısı yok oldu. Han tarihçisi, Hunlara bağlı ülkelerin bu felaketten sonra birer birer koptuğunu yazar. Bu felaketten yirmi yıl sonra Hun imparatorluğu ikiye bölünmüş, hükümdarlarından biri Han imparatorunun önünde saygıyla eğilmişti. Bu ders, bozkırın ilk büyük imparatorluğunun neden bölündüğünü ve bu bölünmede doğanın, insanların ve komşuların payını soruyor.

Bağlam — taht kimin hakkı?

Hun imparatorluğunun en zayıf noktalarından biri, tahtın nasıl el değiştireceği sorusuydu. Mete Han'dan sonraki ilk kuşaklarda taht, genellikle babadan oğula geçti. Ama bozkır geleneğinde hükümdarlık, tek bir kişinin değil, bütün hükümdar soyunun ortak hakkı sayılıyordu. Bir hükümdar öldüğünde, onun kardeşleri, oğulları ve yeğenleri arasında kimin tahta geçeceği her zaman açık değildi.

Bu belirsizlik, güçlü bir hükümdarın elinde bir esneklik kaynağıydı: en yetenekli aday tahta geçebiliyordu. Ama zayıf dönemlerde, birden çok adayın her birinin kendi destekçileriyle tahtı istemesine yol açıyordu. Tarihçi Joseph Fletcher, bozkır devletlerinde tahtın, adaylar arasındaki çekişmeyle belirlendiği bu düzeni «kanlı tanistri» olarak adlandırdı.

MÖ birinci yüzyılın başlarında, Hun imparatorluğu bir dizi kısa ve çekişmeli hükümdarlık yaşadı. Han tarihine göre, bazı hükümdarlar, soylu ailelerin ve hükümdar eşlerinin entrikalarıyla tahta çıkarılıyor ya da tahttan uzaklaştırılıyordu.

Gelişme — felaket ve dağılma

Bu felaket, kursun önceki derslerinde gördüğümüz bozkır ekonomisinin kırılganlığının çarpıcı bir örneğidir. Hun hükümdarının gücü, beylerine dağıtacağı zenginliğe ve bağlı halklardan aldığı vergilere dayanıyordu. Sürüler yok olunca ve bağlı halklar koptuğunda, hükümdarın elinde dağıtacak bir şey kalmadı; beyler kendi yollarına gitmeye başladı.

MÖ 57 dolaylarında bunalım doruğa ulaştı. Han tarihine göre aynı anda beş ayrı aday kendini Hun hükümdarı ilan etti. Kısa süre içinde bu adayların çoğu yenildi ya da başka bir adaya katıldı; geriye iki rakip kaldı: Huhanye ve onun ağabeyi Zhizhi. Zhizhi, Huhanye'yi yenerek Hunların eski merkezini ele geçirdi.

Dönüş noktası — Han'a bağlanmak

Yenilen Huhanye, büyük bir kararın eşiğindeydi. Danışmanlarından biri, Han imparatoruna bağlılık bildirip ondan yardım istemesini önerdi. Bu öneri, Hun sarayında büyük bir tartışmaya yol açtı. Bu tartışma, dersin birincil kaynağıdır.

Sonunda Huhanye, Han'a bağlanmayı seçti. Oğlunu rehin olarak Han sarayına gönderdi ve MÖ 51'de, Han başkentinin yakınındaki Ganquan sarayında imparatorun huzuruna çıktı. Han sarayı onu büyük bir törenle karşıladı ve ona, Han prenslerinden daha yüksek bir mevki verdi.

Zhizhi ise batıya, Orta Asya'ya çekildi ve Talas ırmağı dolaylarında yeni bir merkez kurmaya çalıştı. Ama MÖ 36'da, Han'ın Batı Bölgeleri'ndeki komutanları onun üzerine bir sefer düzenledi ve Zhizhi bu seferde öldürüldü. Batıdaki bu Hun kolunun kaderi, sonraki yüzyıllarda Avrupa'ya ulaşan Hunlarla ilgili tartışmalarda da sık sık anılır.

Cevap — doğa, insanlar ve komşular

Hun imparatorluğu, tek bir nedenle değil, birbirine bağlı pek çok nedenle bölündü. Tahtın kime geçeceğinin belirsizliği, zayıf dönemlerde birden çok adayın birbiriyle mücadelesine yol açtı. Büyük bir iklim felaketi sürüleri yok etti ve hükümdarın beylerine dağıtacağı zenginliği kuruttu. Bu zayıflıktan yararlanan komşu halklar, Hunlara bağlı ülkeleri birer birer kopardı. Han ise bu bunalımı dikkatle izledi ve Hun hükümdarlarından birini kendi yanına çekerek bölünmeyi derinleştirdi. MS birinci yüzyılda da benzer bir süreç tekrarlandı: imparatorluk bu kez kalıcı olarak Güney ve Kuzey Hunları olarak ikiye ayrıldı.

Yaygın yanlış«Hun imparatorluğu, Çin'in entrikaları yüzünden bölündü.»
Doğrusu

Han sarayı, Hunların iç çekişmelerinden yararlanmak için gerçekten de çaba gösterdi ve Huhanye'yi kendi yanına çekti. Ama kaynaklar, bölünmenin asıl nedenlerinin Hun imparatorluğunun kendi içinde olduğunu gösteriyor: tahtın kime geçeceğinin belirsizliği, soylu aileler arasındaki rekabet, büyük bir iklim felaketi ve bağlı halkların kopması. Huhanye'nin Han'a bağlanma kararı da, Han'ın bir oyunu değil, Hun sarayında uzun uzun tartışılan, kendi danışmanlarının önerdiği bir karardı. Bölünmeyi yalnızca dış güçlerin entrikasına bağlamak, Hunları kendi tarihlerinin edilgen nesneleri gibi gösterir.

Bugünle bağ — ders kitaplarındaki liste

Türkiye'de okul kitapları, eski Türk devletlerinin neden kısa ömürlü olduğunu açıklarken çoğu zaman bir liste sunar: devletin hükümdar ailesinin ortak malı sayılması ve ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaştırılması anlamına gelen «ülüş sistemi», ikili yönetim düzeni, taht kavgaları ve Çin'in entrikaları. Bu listenin önemli bir bölümü, Hunların bölünmesinde gördüğümüz nedenlerle örtüşür. Ama Han tarihindeki kayıtlar, iki nedenin bu listede çoğu zaman eksik kaldığını gösteriyor: iklim felaketlerinin bozkır ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkisi ve komşu bozkır halklarının, Dinglinglerin, Wuhuanların ve Wusunların saldırıları. Ayrıca «Çin entrikaları» ifadesi, Hun sarayında kendi danışmanlarının tartışarak aldığı kararları gölgede bırakabilir. Bir ders kitabı listesini kaynaklarla karşılaştırmak, tarihin ezberlenecek bir liste değil, tartışılacak bir soru olduğunu hatırlatır.

Birincil kaynak

Han tarihinin Hunlar bölümünden, Zhizhi'ye yenilen Huhanye'nin danışmanları arasında, Han'a bağlanıp bağlanmamak üzerine geçen tartışma:

呼韓邪議問諸大臣,皆曰:「不可。匈奴之俗,本上氣力而下服役,以馬上戰鬥為國,故有威名於百蠻。戰死,壯士所有也。今兄弟爭國,不在兄則在弟,雖死猶有威名,子孫常長諸國。漢雖彊,猶不能兼并匈奴,奈何亂先古之制,臣事於漢,卑辱先單于,為諸國所笑!」左伊秩訾曰:「不然。彊弱有時,今漢方盛,烏孫城郭諸國皆為臣妾。……今事漢則安存,不事則危亡,計何以過此!」

Türkçesi: Huhanye büyük beylerine danıştı; hepsi dedi ki: «Olmaz. Hunların âdeti, gücü ve cesareti yüceltmek, başkasına hizmet etmeyi aşağı görmektir; devletimizi at üstünde savaşarak kurduk, bu yüzden bütün yabancı halklar arasında ünümüz vardır. Savaşta ölmek, yiğitlerin payıdır. Şimdi iki kardeş devlet için çekişiyor; devlet ya ağabeyin ya da kardeşin olacak, ölsek bile ünümüz kalır, soyumuz hep öbür halkların başında olur. Han ne kadar güçlü olsa da Hunları kendine katamadı; neden atalarımızın düzenini bozup Han'a bağlanalım, eski hükümdarlarımızı küçük düşürüp bütün halklara gülünç olalım!» Sol Yizhizi ise dedi ki: «Öyle değil. Güç de zayıflık da zamana bağlıdır. Şimdi Han en güçlü döneminde; Wusunlar ve surlu kentlerin ülkeleri ona bağlandı… Şimdi Han'a bağlanırsak varlığımızı koruruz, bağlanmazsak yok oluruz; bundan daha iyi bir yol var mı!»

Kaynak: Han shu, 94. kitabın ikinci kısmı, Huhanye'nin danışmanlarıyla tartışması; Çincesi Vikikaynak'tan. Türkçesi, Çincesinden bizim.

  1. Büyük beylerin itirazına göre Hunları Hun yapan neydi? Onlara göre bir hükümdarın Han'a bağlanması neden onur kırıcıydı?
  2. Sol Yizhizi'nin «Güç de zayıflık da zamana bağlıdır» sözü, siyasi bir kararı nasıl gerekçelendiriyor? Bu gerekçe, onur üzerine kurulan itirazdan nasıl ayrılıyor?
  3. Bu tartışma, Han tarihçisi tarafından aktarılmıştır. Han tarihçisinin bu tartışmayı kaydetmesinin ve Hun beylerinin itirazını bu kadar açık aktarmasının nedeni ne olabilir?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Joseph Fletcher (1979) — Türk ve Moğol hükümdarlık geleneğini incelediği makalesinde, bozkır devletlerinde tahtın hükümdar soyunun ortak hakkı sayıldığını ve adaylar arasındaki çekişmenin, en yetenekli adayın tahta geçmesini sağlayan ama aynı zamanda devleti bölünmeye açık bırakan bir düzen olduğunu savundu; bu düzeni «kanlı tanistri» olarak adlandırdı.
  • Thomas Barfield (1989) — Hun imparatorluğunun bölünmesini, Han'dan gelen zenginliğin kesilmesiyle ve hükümdarın bu zenginliği beylerine dağıtamaz hâle gelmesiyle açıkladı; Huhanye'nin Han'a bağlanmasını, Han'dan daha fazla armağan elde etmenin yeni bir yolu olarak yorumladı.
  • Rafe de Crespigny (1984) — Doğu Han döneminin kuzey sınır politikasını inceleyerek, MS 48'de Han'a bağlanan Güney Hunlarının Han'ın sınır savunmasında nasıl kullanıldığını ve bu ilişkinin uzun vadede Çin'in kuzeyindeki siyasi dengeyi nasıl değiştirdiğini gösterdi.
  • Nicola Di Cosmo (2002) — Hun imparatorluğunun iç yapısını vurgulayarak, bölünmenin yalnızca Han'ın politikasıyla değil, Hun seçkinleri arasındaki iç rekabetle ve imparatorluğun bağlı halklar üzerindeki denetimini kaybetmesiyle açıklanması gerektiğini savundu.

Bu tartışma, Hun imparatorluğunun bölünmesinde iç ve dış etkenlerin payını farklı biçimlerde değerlendiriyor. Fletcher, bozkır hükümdarlık geleneğinin kendisini merkeze koyar: taht kavgaları, bu geleneğin kaçınılmaz bir sonucudur. Barfield, bölünmeyi Han ile Hunlar arasındaki ekonomik ilişkiyle açıklar. De Crespigny, bölünmeden sonra ortaya çıkan Güney Hunlarının Çin tarihine etkisini inceler. Di Cosmo ise Hun seçkinleri arasındaki iç dinamikleri vurgular. Bu görüşler, bir imparatorluğun çöküşünün tek bir nedene indirgenemeyeceğini gösteriyor.

Derine İn

Huhanye'nin Han'a bağlanmasından sonra Hun imparatorluğu birkaç on yıl boyunca yeniden toparlandı. Huhanye, Han'ın desteğiyle Hunların eski merkezine geri döndü ve Zhizhi'nin batıya çekilmesinden sonra bozkırın büyük bölümünde yeniden egemen oldu. Bu dönemde Han ile Hunlar arasında görece barışçı bir ilişki sürdü; MÖ 33'te Wang Zhaojun'un Huhanye'ye gönderilmesi bu ilişkinin bir parçasıydı.

Ama ilişki, Han sarayındaki değişikliklerle yeniden gerginleşti. MS 9'da Han tahtını ele geçiren Wang Mang, Hun hükümdarına verilen mührü değiştirerek onun unvanını küçük düşürdü. Hun hükümdarı buna tepki gösterdi ve Han ile Hunlar arasındaki ilişki yeniden bozuldu. Wang Mang'ın düşüşünden ve Han hanedanının yeniden kurulmasından sonra da ilişki uzun süre gergin kaldı. Bir mühürdeki tek bir sözcüğün değişmesi bile, bozkır hükümdarı için kendi saygınlığına yönelik bir saldırı olarak algılanabiliyordu.

MS 48'de Hun imparatorluğu ikinci kez bölündü. Bu kez, Hunların güneydeki sekiz boyunu yöneten ve tahtta hakkı olduğuna inanan Bi adlı bir prens, kendini hükümdar ilan etti ve Han'a bağlandı. Böylece Güney Hunları ve Kuzey Hunları olarak iki ayrı Hun devleti ortaya çıktı. Güney Hunları, Ordos'u da içine alan Han'ın kuzey sınır bölgelerine yerleştirildi ve Han'ın sınır savunmasının bir parçası oldu.

Kuzey Hunları, bozkırda bir süre daha bağımsızlıklarını korudu. Ama doğudan Xianbeilerin, güneyden Güney Hunlarının ve Han'ın baskısıyla giderek zayıfladılar. MS 89'da Han komutanı Dou Xian, Güney Hunlarıyla birlikte Kuzey Hunlarına karşı büyük bir sefer düzenledi. Seferin ardından, Ban Gu'nun yazdığı bir zafer yazıtı, Moğolistan'daki Yanran dağına kazındı. Bu yazıt, 2017'de Moğolistan'da Çinli ve Moğol araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından bir kaya yüzeyinde tespit edildi. MS 91'deki son yenilgiden sonra Kuzey Hunlarının bir bölümü batıya, Altay Dağları'nın ötesine çekildi; bir bölümü ise bozkırda Xianbeilere katıldı.

Güney Hunlarının hikâyesi ise Çin'in içinde devam etti. Sonraki yüzyıllarda Güney Hunları, Çin'in kuzey bölgelerinde giderek güçlendi. MS 304'te, Güney Hun soylularından Liu Yuan, kendini hükümdar ilan ederek kuzey Çin'de bir devlet kurdu; bu, Çin'in kuzeyinin uzun bir dönem boyunca bozkır kökenli hanedanların egemenliğine girdiği dönemin başlangıcıydı.

Hunların iki bölünmesi arasında dikkat çekici bir benzerlik vardır: her ikisinde de bir taht kavgası, Hunların bir kolunun Han'a bağlanmasına ve öbür kolunun batıya çekilmesine yol açtı. Bu tekrar eden kalıp, bozkır imparatorluklarının yapısal kırılganlığını ve yerleşik komşularla ilişkilerinin, bu kırılganlığı nasıl derinleştirebildiğini gösterir. Benzer kalıplar, sonraki yüzyıllarda Göktürklerin doğu ve batı olarak bölünmesinde de görülecekti. Bu benzerlik, bozkır imparatorluklarının çöküşünü her seferinde yeni ve beklenmedik bir olay olarak değil, belirli koşullar bir araya geldiğinde yeniden ortaya çıkan bir süreç olarak düşünmeyi mümkün kılar: tahtın belirsizliği, ekonomik bir sarsıntı ve güçlü bir komşunun bir tarafı desteklemesi.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Joseph Fletcher, «Turco-Mongolian Monarchic Tradition in the Ottoman Empire», Harvard Ukrainian Studies 3–4 (1979–1980).
  • Rafe de Crespigny, Northern Frontier: The Policies and Strategy of the Later Han Empire (Canberra: Australian National University, 1984).
  • Thomas J. Barfield, The Perilous Frontier: Nomadic Empires and China (Cambridge, Mass.: Basil Blackwell, 1989).
  • Yü Ying-shih, «The Hsiung-nu», Denis Sinor (ed.), The Cambridge History of Early Inner Asia (Cambridge: Cambridge University Press, 1990) içinde.
  • Nicola Di Cosmo, Ancient China and Its Enemies: The Rise of Nomadic Power in East Asian History (Cambridge: Cambridge University Press, 2002).
  • Rafe de Crespigny, Fire over Luoyang: A History of the Later Han Dynasty, 23–220 AD (Leiden: Brill, 2017).

Arşiv ve kaynak

Bu konuda başvurulacak yazılı kaynakların başında Han shu ile Fan Ye'nin Hou Han shu'su ve onların Hunlara, Güney Hunlarına ayrılmış kitapları gelir; sınırda görev yapan komutanların hayat hikâyeleri ve saraya sunulan öneri yazıları da bunları tamamlar. Bunlara Moğolistan'daki Yanran yazıtı ve Hun dönemi mezarları eklenebilir. İki tarihin özgün metni bölüm bölüm Vikikaynak'ta yer alır.

Açık sorular

  • MÖ 71 felaketinin boyutu, Han tarihinin verdiği oranlar kadar büyük müydü?
  • Zhizhi'nin batıdaki Hunları ile sonraki yüzyıllarda Avrupa'ya ulaşan Hunlar arasında bir bağ var mı?
  • Kuzey Hunlarının MS 91'den sonra batıya çekilen kolunun kaderi neydi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Hun imparatorluğunda aynı anda beş adayın kendini hükümdar ilan ettiği bunalım dönemi hangi tarihlere denk gelir? A) MS 91 B) MÖ 57 dolayları C) MS 48 D) MÖ 133
  2. (Hedef 1) MS 48'deki bölünmeden sonra Han'a bağlanan ve Çin'in kuzey sınır bölgelerine yerleştirilen Hun kolu hangisidir? A) Kuzey Hunları B) Ak Hunlar C) Güney Hunları D) Zhizhi'nin Hunları
  3. (Hedef 2) Han tarihine göre MÖ 71 felaketinden sonra Hunlara kuzeyden, doğudan ve batıdan saldıran halklar hangileridir? A) Dinglingler, Wuhuanlar ve Wusunlar B) Yuezhiler, Donghular ve Qinler C) Sakalar, Soğdlular ve Persler D) Xianbeiler, Tibetliler ve Koreliler
  4. (Hedef 2) Bozkır devletlerinde adaylar arasındaki çekişmeyle belirlenen veraset düzenini «kanlı tanistri» olarak adlandıran tarihçi kimdir? A) Thomas Barfield B) Rafe de Crespigny C) Nicola Di Cosmo D) Joseph Fletcher
  5. (Hedef 3) Huhanye'nin danışmanı Sol Yizhizi, Han'a bağlanmayı hangi gerekçeyle savundu? A) Han'ın Hunları kendine katabileceğini söyleyerek B) Güç ve zayıflığın zamana bağlı olduğunu, o sırada Han'ın en güçlü döneminde olduğunu söyleyerek C) Hunların savaşı sevmediğini söyleyerek D) Zhizhi'nin zaten Han'a bağlandığını söyleyerek

Açık uçlu soru

(Hedef 2) Hun imparatorluğu neden bölündü? Cevabında MÖ 71 felaketinin kaydını, Huhanye'nin danışmanları arasındaki tartışmayı ve Ganquan sarayındaki kabulü kullan; Fletcher ile Barfield'ın açıklamalarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — MÖ 57 dolayları.
  2. C — Güney Hunları.
  3. A — Dinglingler, Wuhuanlar ve Wusunlar.
  4. D — Joseph Fletcher.
  5. B — Güç ve zayıflığın zamana bağlı olduğunu, o sırada Han'ın en güçlü döneminde olduğunu söyleyerek.

İyi bir cevap, bölünmeyi tek bir nedene bağlamaz; nedenlerin birbirini nasıl beslediğini gösterir. MÖ 71 felaketinin kaydını, bir iklim felaketinin sürüleri yok ederek ve komşu halkların saldırılarına kapı açarak imparatorluğun ekonomik ve siyasi temelini nasıl sarstığının kanıtı olarak; Huhanye'nin danışmanları arasındaki tartışmayı, Han'a bağlanma kararının Hun sarayında onur ile varlığını sürdürme kaygısı arasında uzun uzun tartışılan bir karar olduğunun tanıklığı olarak; Ganquan kabulünü ise Han'ın bu bağlılığı büyük bir gösteriye dönüştürdüğünün ve karşılığında büyük armağanlar vermek zorunda kaldığının örneği olarak kullanır. Fletcher'ın bozkır veraset düzeninin yapısal kırılganlığını vurgulayan açıklamasını, Barfield'ın Han'dan gelen zenginliğin kesilmesini öne çıkaran açıklamasıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste Hun imparatorluğunun iki kez bölündüğünü ve her seferinde bir Hun kolunun batıya çekildiğini gördük: önce Zhizhi'nin Hunları Talas dolaylarına, sonra MS 91'de Kuzey Hunlarının bir bölümü Altay Dağları'nın ötesine. Bundan yaklaşık üç yüz yıl sonra, 370'lerde, Karadeniz'in kuzeyinde, İdil ırmağının batısında, Roma ve Got kaynaklarının «Hun» dediği bir atlı halk ortaya çıktı. Bu iki Hun, aynı halk mıydı? On sekizinci yüzyılda bir Fransız bilginin ilk kez ortaya attığı bu soru, o günden bu yana tarihçileri, dil bilimcileri ve arkeologları ikiye bölüyor. Bir sonraki derste, Asya Hunları ile Avrupa Hunları arasındaki bağı savunan ve reddeden görüşleri, ad benzerliğinin, arkeolojik buluntuların ve genetik verilerin bu tartışmada ne söylediğini inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bozkırda yoğun bir kar fırtınası; karın altında kalmış çadırların ve sürülerin silüetleri.
  • 1:10–2:50 Bağlam: bir hükümdar çadırının önünde birbirine bakan birkaç prens silüeti; hükümdar soyunu gösteren dallanan bir aile ağacı.
  • 2:50–4:40 Gelişme: haritada Hunların çevresinden üç yönden gelen oklar; ardından beş ayrı çadırın üzerinde dalgalanan beş ayrı sancak.
  • 4:40–6:50 Dönüş noktası: bir çadırın içinde tartışan beylerin silüetleri; ardından bir saray avlusunda sıralanan armağanlar: ipek topları, altın bir mühür, atlar.
  • 6:50–9:00 Kapanış: haritada iki ayrı yöne ayrılan iki Hun kolu, biri güneye, biri batıya; ardından bir okul kitabının sayfasındaki bir liste.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.