Öğrenme hedefleri
- Han ile Hunlar arasında MÖ 198'de kurulan «barış ve akrabalık» düzeninin şartlarını ve işleyişini açıklayabileceksin.
- Bu evlilik diplomasisinin iki tarafa ne kazandırdığını, Han sarayında neden tartışıldığını ve Wudi döneminde neden terk edildiğini değerlendirebileceksin.
- Bozkıra gelin giden kadınların bu diplomasideki yerini, kendi yazdıkları ve onlar hakkında yazılan kaynaklar üzerinden tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — «Hunlarla barış» adlı bir eş
MÖ 33 yılında, Han imparatoru Yuandi'nin sarayına, Hun hükümdarı Huhanye geldi. Han tarihine göre imparator, ona sarayın kadınları arasından iyi bir aileden gelen Wang Qiang'ı, daha çok bilinen adıyla Wang Zhaojun'u eş olarak verdi. Zhaojun bozkıra gitti; Hunlar arasında «Hunları huzura erdiren eş» anlamına gelen bir unvanla anıldı ve bir oğul doğurdu. Huhanye öldükten sonra, bozkırın âdetine göre onun ardılıyla evlendi ve iki kızı daha oldu. Zhaojun, yüzyıllar boyunca Çin şiirinde ve resminde, uzak bir ülkeye gönderilmiş yalnız bir kadının simgesi oldu. Ama onun yolculuğu, yaklaşık yüz altmış yıl önce başlayan bir diplomasi geleneğinin son halkalarından biriydi. Bu bölümün sorusu şu: iki saray arasında savaş ile evliliğin, armağan ile tehdidin nasıl iç içe geçti ve bu düzen kime ne kazandırdı?
Bağlam — Baideng'den sonra
MÖ 200'de Baideng'de kuşatılan Han imparatoru Gaozu, bozkırla savaşın şimdilik kazanılamayacağını anlamıştı. Danışmanı Liu Jing, ona yeni bir yol önerdi: Hun hükümdarına bir Han prensesi eş olarak gönderilecek, Han her yıl Hunlara belirli miktarda kumaş, içki ve tahıl gönderecek, iki hükümdar birbirini kardeş olarak tanıyacaktı. Uzun Duvar, bu yeni düzende iki ülke arasındaki sınırın simgesi olarak kalacaktı. Liu Jing'in hesabına göre, Hun hükümdarı Han prensesinden doğacak oğul, Han imparatorunun torunu olacak ve böylece zamanla Hunlar Han'a bağlanacaktı.
MÖ 198'de bu antlaşma yapıldı. Ama gönderilen kadın, imparatorun kendi kızı değil, imparator ailesinin uzak bir kolundan seçilmiş bir kadındı; Han sarayı bunu Hunlara prenses olarak sundu; bu ittifak evliliği, gerçek bir kan bağından çok, bir unvanın ve bir gösterinin üzerine kurulmuştu. Bu ayrıntı, heqin düzeninin baştan beri bir pazarlık ve bir gösteri olduğunu düşündürür.
Gelişme — bir mektup ve bir cevap
Heqin düzeni, ilk yıllarından itibaren gerginliklerle doluydu. Mete Han, Gaozu'nun ölümünden sonra, onun dul eşi ve Han sarayının fiilî yöneticisi olan İmparatoriçe Lü'ye bir mektup gönderdi. Bu mektup, Han sarayında büyük bir öfkeye yol açtı.
Ban Gu'nun aktardığına göre İmparatoriçe Lü, mektubu okuyunca çok öfkelendi ve danışmanlarını toplayıp Hunlara karşı bir sefer düzenlemeyi tartıştı. Ama danışmanlarından bazıları, Baideng'i hatırlattı: Gaozu, bütün ordusuyla bile Hunları yenememişti. Sonunda imparatoriçe, alçakgönüllü bir cevap yazdı ve Mete'ye armağanlar gönderdi. Bu olay, Han sarayının bu dönemde Hunlar karşısında ne kadar zayıf bir konumda olduğunu gösteriyordu.
Heqin düzeni altında Hun hükümdarları, Han'dan gelen ipeği ve öbür değerli malları beylerine ve savaşçılarına dağıtarak onların bağlılığını sağlıyordu. Ama armağanlar, bozkırın bütün ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Hun boyları sınır pazarlarında ticaret yapmak istiyor, pazarlar yetersiz kaldığında ya da kapatıldığında sınır bölgelerine akınlar düzenliyordu. Han sarayı da antlaşmayı her yenilediğinde armağanları artırmak zorunda kaldı.
Dönüş noktası — Han sarayındaki tartışma
Heqin düzeni, Han sarayında başından beri tartışmalıydı. MÖ ikinci yüzyılın başlarında genç bir devlet adamı olan Jia Yi, bu düzeni sert bir dille eleştirdi. Ona göre dünyanın merkezi olan imparatorun bozkırdaki bir hükümdara her yıl armağan göndermesi, başı aşağıda ayakları yukarıda bir dünya gibi tersine dönmüş bir düzendi. Jia Yi, Hunları savaşla değil, Han'ın zenginliğiyle, lüks mallarla, yemeklerle ve müzikle baştan çıkararak zayıflatmayı önerdi.
Han imparatoru Wudi, MÖ 141'de tahta çıktığında, Han artık çok daha güçlü bir devletti. MÖ 133'te Han sarayı, Hun hükümdarını Mayi kentine çekip bir pusuya düşürmeyi planladı; ama plan ortaya çıktı ve başarısız oldu. Bu olayla heqin düzeni fiilen sona erdi. Ardından gelen yıllarda Han, bozkıra büyük seferler düzenledi; Hunlar güneydeki otlaklarının ve Gansu koridorunun denetimini kaybetti. Ama bu savaşlar Han için de çok pahalıydı: hazine boşaldı; Sima Qian, MÖ 119'daki büyük seferde Han'ın yüz binden fazla atını kaybettiğini kaydeder.
Wudi'nin döneminde Han, prenses diplomasisini bu kez Hunlara karşı bir silah olarak kullandı. Hunların batısındaki Ili vadisinde yaşayan Wusunlarla ittifak kurmak için, onların hükümdarına bir Han prensesi gönderdi.
Cevap — savaşla barış arasında bir pazarlık
Heqin, Han ile Hunlar arasında bir prensesin evliliğine, düzenli armağanlara ve iki hükümdarın kardeşliğine dayanan bir barış düzeniydi. Hun tarafı için bu düzen, hükümdarın beylerine dağıtacağı değerli malları güvence altına alıyor, onun bozkırdaki gücünü pekiştiriyordu. Han tarafı için ise, büyük ve pahalı savaşlardan kaçınmanın bir yoluydu. Ama düzen kırılgandı: sınır pazarları yetersiz kaldığında akınlar sürüyor, Han sarayının bir bölümü bu düzeni aşağılayıcı buluyordu. Han güçlendiğinde bu düzeni bozup savaşa yöneldi; savaşın bedeli ağırlaşınca da, farklı biçimlerde de olsa, evlilik ve armağan diplomasisine geri döndü. Wang Zhaojun'un yolculuğu, bu dönüşün bir parçasıydı.
Yaygın yanlış«Heqin düzeninde Hunlar Han'a bağlı, haraç veren bir halktı.»
Kaynaklar bunun tersine yakın bir tablo çizer. Heqin döneminde düzenli armağanları gönderen taraf Han'dı; iki hükümdar birbirini kardeş olarak tanıyordu. Han sarayı bu armağanları kendi halkına «hediye» olarak anlatsa da, pek çok tarihçi onları Han'ın Hunlara ödediği bir tür haraç olarak yorumlar. Hunların Han'a bağlı bir konuma düşmesi, ancak MÖ birinci yüzyılın ortasında, Hun imparatorluğunun iç çekişmelerle bölünmesinden sonra gerçekleşti.
Bugünle bağ — kuda olmak
Bozkırda evlilik, iki kişinin değil, iki aile ve iki boyun birleşmesiydi. Eski Türkçede evlilikle birbirine bağlanan ailelerin birbirine verdiği ad «kuda» idi; bu sözcük, bazı Anadolu ağızlarında ve pek çok Türk dilinde bugün de dünür anlamında yaşıyor. Anadolu'da «kız isteme», «dünür gitme» ve iki ailenin evlilikle birbirine «hısım» olması, evliliğin bir aileler arası ittifak olarak görülmesinin izlerini taşır. Han ile Hun sarayları arasındaki prenses diplomasisi, bu ittifak mantığının devletler arasındaki en büyük ölçekli biçimiydi. Ama bu mantığın ağır bedelini, Liu Xijun ve Wang Zhaojun gibi, kendi isteklerine sorulmadan uzak ülkelere gönderilen kadınlar ödedi.
Birincil kaynak
Doğu Han sarayında derlenen resmî tarihten, Mete Han'ın İmparatoriçe Lü'ye gönderdiği mektuptan bir parça ve imparatoriçenin cevabından bir parça:
孤僨之君,生於沮澤之中,長於平野牛馬之域,數至邊境,願遊中國。陛下獨立,孤僨獨居。兩主不樂,無以自虞,願以所有,易其所無。
退日自圖,年老氣衰,髮齒墮落,行步失度,單于過聽,不足以自汙。弊邑無罪,宜在見赦。竊有御車二乘,馬二駟,以奉常駕。
Türkçesi: Mete Han'ın mektubundan: «Ben, bataklıklar arasında doğmuş, sığırların ve atların ovalarında büyümüş yalnız bir hükümdarım. Defalarca sınıra geldim; Orta Ülke'yi gezmek isterim. Majesteleri de yalnız, ben de yalnız yaşıyorum. İki hükümdar da mutlu değil, kendini eğlendirecek bir şey bulamıyor. Bende olanı, sende olmayanla değiştirmek isterim.»
İmparatoriçe Lü'nün cevabından: «Geri çekilip kendime baktığımda, yaşlandım, gücüm azaldı, saçlarım ve dişlerim dökülüyor, adımlarım şaşıyor. Hükümdar benim hakkımda yanlış şeyler duymuş; kendini lekelemeye değmez. Küçük ülkemizin bir suçu yok, bağışlanmayı umar. Hükümdarın her zamanki yolculukları için iki imparatorluk arabası ve dört çift at gönderiyorum.»
Kaynak: Mete Han ile İmparatoriçe Lü'nün yazışması, Han shu, «Xiongnu zhuan», ilk kısım; Çince metin Vikikaynak'ta. Türkçesi, Çincesinden bizim.
- Mete Han'ın mektubu, Han sarayında neden büyük bir öfkeye yol açmış olabilir? Mektubun tonu, bir hükümdarın öbürüne üstünlük gösterme çabası olarak nasıl okunabilir?
- İmparatoriçe Lü'nün cevabı neden bu kadar alçakgönüllü? Baideng'in anısı, bu cevabı nasıl biçimlendirmiş olabilir?
- Bu yazışma Sima Qian'da yoktur; yalnızca bir kuşak sonra yazılan Han shu'da korunmuştur. Bu durum, metnin güvenilirliği hakkında hangi soruları gündeme getirir?
Tarihçiler Tartışıyor
- Michael Loewe (1974) — Crisis and Conflict in Han China'da saray içi politika çatışmalarını izleyerek, heqin düzenine karşı çıkan «yayılmacı» kesimle, savaşın maliyetini öne çıkaran «ılımlı» kesim arasındaki çatışmanın, Wudi döneminin dış politikasını nasıl belirlediğini gösterdi.
- Yü Ying-shih (1986) — Cambridge Çin Tarihi için yazdığı bölümde, heqin düzenini Han'ın Hunlara fiilen haraç ödediği bir dönem olarak değerlendirdi ve bu düzenin MÖ birinci yüzyılda, Hunların Han'a bağlanmasıyla, Çin merkezli bir haraç sistemine dönüştüğünü savundu.
- Pan Yihong (1997) — Han'dan Tang'a kadar Çin prenseslerinin evlilik ittifaklarındaki rolünü inceleyerek, bu prenseslerin yalnızca edilgen kurbanlar olmadığını, bazılarının gittikleri saraylarda önemli diplomatik ve siyasi roller üstlendiğini gösterdi.
- Tamara Chin (2014) — Savage Exchange adlı kitabında, Han döneminin bozkırla ilişkiler hakkındaki yazılarını ekonomik düşünce ve edebî üslup açısından inceledi; Jia Yi'nin Hunları lüks mallarla baştan çıkarma önerisi gibi metinlerin, bozkırla ilişkiyi bir alışveriş ve değiş tokuş dili içinde nasıl kurduğunu gösterdi.
Bu tartışma, heqin düzenini farklı açılardan ele alıyor. Loewe, düzenin Han sarayındaki siyasi tartışmaların bir ürünü olduğunu gösterir. Yü, düzenin güç dengesini ve onun zamanla nasıl tersine döndüğünü vurgular. Pan Yihong, gözü prenseslerin kendisine çevirir ve onların diplomasideki etkin rolünü öne çıkarır. Chin ise bu ilişkinin Han yazarları tarafından nasıl bir dil ve düşünce çerçevesi içinde anlatıldığını inceler. Birlikte, heqin düzeninin hem bir güç pazarlığı, hem bir ekonomik değiş tokuş, hem de insanların hayatlarını derinden etkileyen bir uygulama olduğunu gösterirler.
Derine İn
Heqin düzeninde gönderilen prensesler, gittikleri saraylarda yalnız değildi. Yanlarında hizmetkârlar, danışmanlar ve kimi zaman Han sarayının gözü kulağı olan görevliler bulunuyordu. Liu Xijun'dan sonra Wusunlara gönderilen prenses Liu Jieyou, Wusun sarayında yaklaşık elli yıl yaşadı ve Han'ın Wusunlarla ittifakını sürdürmekte etkin bir rol oynadı. Han tarihi, onun Han sarayına Hunların hareketleri hakkında mektuplar gönderdiğini kaydeder. Bu, prenses diplomasisinin yalnızca bir evlilik değil, aynı zamanda bir bilgi ve etki ağı olduğunu gösterir. Han tarihine göre Jieyou, oğullarını yitirip yaşlandığında imparatora yazarak yurdunu özlediğini ve Han topraklarına gömülmek istediğini bildirdi; imparator onu geri çağırdı ve MÖ 51'de, yanında üç Wusunlu kadın ve erkekle birlikte Han başkentine döndü.
Prenseslerle birlikte bozkıra Han sarayının kültürü de gitti. Kumaşlar, cilalı kaplar, müzik aletleri ve yazı, Hun ve Wusun saraylarına ulaştı. Hun seçkinlerinin mezarlarından çıkan Han ipekleri ve cilalı kaplar, bu alışverişin maddi izleridir. Aynı şekilde Han sarayı da bozkırdan atlar, kürkler ve yeni zevkler edindi.
Jia Yi'nin Hunları Han'ın zenginliğiyle baştan çıkarma önerisi, Han sarayında «beş yem» adıyla anıldı. Bu öneriye göre Hunlara güzel giysiler, lezzetli yemekler, müzik, güzel evler ve sarayda onurlu bir karşılama sunulacak; böylece Hunlar zamanla kendi yaşam biçimlerinden uzaklaşacak ve Han'a bağlanacaktı. Bu düşünce, bozkır ekonomisi dersinde okuduğumuz Zhonghang Yue öğüdünün tam tersidir: biri Han mallarını bir silah olarak görüyor, öbürü onlara karşı uyarıyordu.
Wudi'nin bozkır seferleri, Han'ı kısa vadede güçlendirse de, uzun vadede ağır bir bedel ödetti. Seferlerin maliyetini karşılamak için Han sarayı tuz ve demir üretimini devlet tekeline aldı, yeni vergiler koydu. Wudi'nin ölümünden sonra, MÖ 81'de Han sarayında «tuz ve demir tartışması» adıyla bilinen büyük bir toplantı yapıldı; bu toplantıda devlet görevlileri ile Konfüçyüsçü bilginler, bozkırla savaşın ve tekellerin gerekliliğini tartıştı. Bu tartışmanın kayıtları, Han sarayının bozkır politikası üzerine ne kadar derin bir bölünme yaşadığını gösterir.
MÖ birinci yüzyılın ortasında, Hun imparatorluğu iç çekişmelerle zayıflayınca, ilişkinin dengesi tersine döndü. Huhanye, MÖ 51'de Han sarayına giderek imparatorun önünde saygı gösterdi ve Han'ın koruması altına girdi. Artık armağanları alan değil, saygı sunan taraf Hunlardı; ama Han, Huhanye'ye yine büyük armağanlar verdi. Wang Zhaojun'un MÖ 33'te bozkıra gönderilmesi, bu yeni ilişkinin bir parçasıydı. Hun imparatorluğunun bu bölünmesi, bir sonraki dersin konusudur.
Wang Zhaojun'un mezarı olduğuna inanılan bir höyük, bugün İç Moğolistan'ın başkenti Hohhot yakınında bulunur ve ziyaretçilere açıktır. Zhaojun, Çin'de yüzyıllar boyunca farklı biçimlerde anlatıldı: kimi şairler onu yurdundan koparılmış trajik bir kadın, kimileri ise Çin ile bozkır arasında barışı sağlayan bir kahraman olarak gördü. Bu farklı anlatımlar, aynı tarihsel figürün farklı dönemlerin ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlanabildiğini gösterir.
Uzman Notu
Temel literatür
- Michael Loewe, Crisis and Conflict in Han China, 104 BC to AD 9 (Londra: George Allen & Unwin, 1974).
- Yü Ying-shih, «Han Foreign Relations», Denis Twitchett ve Michael Loewe (ed.), The Cambridge History of China, cilt 1 (Cambridge: Cambridge University Press, 1986) içinde.
- Pan Yihong, «Marriage Alliances and Chinese Princesses in International Politics from Han through T'ang», Asia Major 10 (1997).
- Sophia-Karin Psarras, «Han and Xiongnu: A Reexamination of Cultural and Political Relations», Monumenta Serica 51 (2003).
- Tamara T. Chin, Savage Exchange: Han Imperialism, Chinese Literary Style, and the Economic Imagination (Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 2014).
- Thomas J. Barfield, The Perilous Frontier: Nomadic Empires and China (Cambridge, Mass.: Basil Blackwell, 1989).
Arşiv ve kaynak
Heqin düzeninin kaynakları arasında Sima Qian'ın ve Ban Gu'nun Han tarihleri, bu eserlerdeki Hun ve Batı Bölgeleri bölümleri, Han devlet adamlarının biyografileri ve dilekçeleri, «tuz ve demir tartışması»nın kayıtları ve Hun seçkinlerinin mezarlarından çıkan Han eşyaları vardır. Wang Zhaojun ve Liu Xijun hakkındaki sonraki şiirler ve anlatılar ise, bu figürlerin yüzyıllar içinde nasıl hatırlandığını gösterir. Çince metinler Vikikaynak'ta okunabilir.
Açık sorular
- Heqin düzeninde Han'ın gönderdiği armağanlar, Han ekonomisine ne kadar yük getiriyordu?
- Hun hükümdarlarının Han prenseslerinden doğan çocukları, Hun siyasetinde nasıl bir rol oynadı?
- Liu Xijun'un şarkısı gerçekten onun kendi sözleri mi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Han ile Hunlar arasındaki ilk heqin antlaşması hangi yıl yapıldı? A) MÖ 200 B) MÖ 198 C) MÖ 133 D) MÖ 33
- (Hedef 1) Heqin düzeninin temel unsurları hangileridir? A) Sınırın kapatılması ve ticaretin yasaklanması B) Hunların Han'a haraç ödemesi C) Bir prensesin evliliği, düzenli armağanlar ve iki hükümdarın kardeşliği D) Hunların Han ordusuna asker vermesi
- (Hedef 2) Han sarayının MÖ 133'te Hun hükümdarını tuzağa düşürmeye çalıştığı ve heqin düzeninin fiilen sona erdiği yer neresidir? A) Mayi B) Baideng C) Chang'an D) Hohhot
- (Hedef 3) Wusun hükümdarına gönderilen ve bozkırdaki yaşamını bir şarkıda anlatan Han prensesi kimdir? A) Wang Zhaojun B) İmparatoriçe Lü C) Liu Jieyou D) Liu Xijun
- (Hedef 3) Han'dan Tang'a kadar prenseslerin evlilik ittifaklarındaki etkin diplomatik rollerini inceleyen tarihçi kimdir? A) Michael Loewe B) Pan Yihong C) Tamara Chin D) Yü Ying-shih
Açık uçlu soru
(Hedef 2) Heqin düzeni iki tarafa ne kazandırdı ve neden kalıcı olamadı? Cevabında Sima Qian'ın antlaşma kaydını, Mete Han ile İmparatoriçe Lü'nün yazışmasını ve Liu Xijun'un hikâyesini kullan; Loewe ile Pan Yihong'un yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- B — MÖ 198.
- C — Bir prensesin evliliği, düzenli armağanlar ve iki hükümdarın kardeşliği.
- A — Mayi.
- D — Liu Xijun.
- B — Pan Yihong.
Kapsamlı bir cevap, heqin düzeninin Hun hükümdarına beylerine dağıtacağı değerli malları güvence altına alarak onun bozkırdaki gücünü pekiştirdiğini, Han'a ise büyük ve pahalı savaşlardan kaçınma imkânı verdiğini açıklar. Sima Qian'ın kaydını, antlaşmanın saldırıları yalnızca «biraz azalttığının» kanıtı olarak; Mete ile İmparatoriçe Lü'nün yazışmasını, Han sarayının bu dönemde ne kadar zayıf bir konumda olduğunun ve heqin'in bir güç pazarlığı olduğunun tanıklığı olarak; Liu Xijun'un hikâyesini ise prenses diplomasisinin insanlar için ağır bir bedeli olduğunun ve Han'ın bu diplomasiyi sonradan Hunlara karşı bir silah olarak kullandığının örneği olarak değerlendirir. Loewe'nin heqin'i Han sarayındaki siyasi tartışmaların ürünü olarak gören yaklaşımını, Pan Yihong'un prenseslerin etkin rolünü öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste, MÖ 51'de Hun hükümdarı Huhanye'nin Han sarayına giderek imparatorun korumasına girdiğini gördük. Ama bu adım, Hun imparatorluğunun kendi içinde yaşadığı büyük bir bunalımın sonucuydu. MÖ birinci yüzyılın ortasında Hun tahtı için birden çok aday ortaya çıktı, imparatorluk aynı anda birkaç hükümdarın birbirine meydan okuduğu bir döneme girdi ve sonunda iki kardeş, Huhanye ile Zhizhi, birbirine rakip iki Hun devleti kurdu. Bir sonraki derste, Hun imparatorluğunun neden bölündüğünü, taht kavgalarının, doğal felaketlerin ve Han'ın baskısının bu bölünmede nasıl bir rol oynadığını ve iki Hun devletinin birbirinden çok farklı kaderlerini inceleyeceğiz.