İçeriğe geç

Bölüm GT-006.04 · Seviye 0 — KapıSeviye 0

Bir tarih kitabı nasıl okunur?

GT-006 Tarih Nasıl Öğrenilir? Platform Rehberi

2.666 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1597–1997
Bölge
Dünya
Tema
Tarih yöntemi · Tarihyazımı
Kişiler
Edward Gibbon · Francis Bacon · Mortimer Adler · Anthony Grafton · Jules Benjamin · Mary Lynn Rampolla · Halil İnalcık
Yerler
Londra · Lozan · İstanbul

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Bir tarih kitabını baştan sona okumadan önce onun tezini, yapısını ve kaynaklarını anlamanın yollarını açıklayabileceksin.
  • Bir tarih kitabının iddialarını, kanıtlarını ve tarihyazımı içindeki yerini eleştirel biçimde değerlendirebileceksin.
  • Farklı amaçlar için, yani genel bilgi edinmek, bir konuyu derinlemesine öğrenmek ya da bir tartışmayı izlemek için, farklı okuma stratejileri kullanabileceksin.

Okuma metni

Kanca — altı cilt, binlerce dipnot

1776'da Londra'da, İngiliz tarihçi Edward Gibbon'ın Roma İmparatorluğu'nun Gerileyişi ve Çöküşü adlı eserinin ilk cildi yayımlandı. Gibbon, kalan ciltleri sonraki on iki yıl boyunca, büyük kısmını İsviçre'nin Lozan kentinde yazarak tamamladı; son ciltler 1788'de çıktı. Altı cilt, bir milyonu aşkın sözcük ve binlerce dipnottan oluşan eser, Roma'nın yükseliş döneminin sonundan İstanbul'un 1453'te Osmanlılar tarafından fethine kadar uzanıyordu.

Bugün bir öğrenci bu eseri eline aldığında ne yapmalı? Her cildi ilk sayfadan son sayfaya kadar okumak aylar, belki yıllar sürer. Bir cildi rastgele açıp birkaç sayfa okumak ise, eserin ne dediğini anlamaya yetmez. Üstelik Gibbon'ın dipnotları, ana metin kadar ilginç ve bazen ondan daha keskindir; kaynaklarını değerlendirdiği, eleştirdiği ve zaman zaman alaya aldığı yerlerdir. Bin sayfalık bir eserin karşısında okurun ihtiyacı sabır değil, bir yöntem.

Bağlam — kitaplar farklı okunur

Tarih kitapları, romanlardan farklı okunur. Bir roman genellikle baştan sona, olay örgüsünü izleyerek okunur; çünkü yazar, okurun meraklarını sırayla uyandıracak ve cevaplayacak biçimde bir hikâye kurar. Bir tarih kitabı ise, bir anlatının yanında bir iddiayı, yani bir tezi savunur. Kitabın her bölümü, bu tezin bir parçasını kanıtlamaya ya da geliştirmeye çalışır.

Bu yüzden bir tarih kitabını okumaya başlamadan önce, onun tezini anlamak son derece yararlıdır. Tezi bilen bir okur, her bölümü okurken «bu bölüm tezi nasıl destekliyor?» diye sorabilir. Bu soru, okumayı pasif bir bilgi toplama işinden, etkin bir değerlendirme işine dönüştürür. Tezi bilmek, ayrıca hangi bölümlerin senin sorunla doğrudan ilgili olduğunu ve hangilerini daha hızlı geçebileceğini görmeni de sağlar.

On yedinci yüzyılın başında İngiliz düşünür Francis Bacon, okumanın farklı biçimlerini kısa ve akılda kalıcı bir denemede anlattı. Bacon, bu denemeyi ilk kez 1597'de yayımladı ve sonraki baskılarda genişletti. Ona göre bazı kitaplar yalnızca tadılmalı, bazıları yutulmalı, pek azı ise çiğnenip sindirilmeliydi; yani bazı kitaplar yalnızca bölüm bölüm, bazıları hızlı bir okumayla, pek azı ise baştan sona ve büyük bir dikkatle okunmalıydı. Bu ayrım, bugün de bir tarih öğrencisi için yol gösterici: bir konuya genel bir giriş kitabı hızla okunabilir, bir başvuru kitabının yalnızca ilgili bölümlerine bakılabilir, ama bir alanın temel eserlerinden biri, yavaş ve dikkatli bir okumayı hak eder.

Gelişme — önce göz atmak

Amerikalı düşünür Mortimer Adler, ilk kez 1940'ta yayımladığı ve 1972'de Charles Van Doren ile birlikte genişlettiği çok okunan bir kitabında, bir kitabı okumanın farklı düzeyleri olduğunu savundu. Bunlardan biri, genişletilmiş baskıda «göz atarak okuma» adını verdikleri düzeydi: bir kitabı ayrıntılı okumaya başlamadan önce, sistemli biçimde ona göz atmak. Adler'e göre bu, okurun kitabın ne hakkında olduğunu, nasıl düzenlendiğini ve ayrıntılı okumaya değip değmediğini kısa sürede anlamasını sağlar.

Bir tarih kitabı için göz atarak okuma şu adımları içerebilir. Önce yazarın kim olduğuna ve kitabın ne zaman yayımlandığına bakılır. Sonra içindekiler tablosu incelenir: kitap kronolojik mi, tematik mi düzenlenmiş? Ardından giriş ve sonuç bölümleri okunur; bu bölümler genellikle tezin açıkça ifade edildiği yerlerdir. Son olarak, her bölümün ilk ve son paragraflarına göz atılır. Bu adımlar birkaç saatte tamamlanabilir ve okura kitabın haritasını verir. Harita elde olduğunda, okur kitabın hangi bölümlerini ayrıntılı okuyacağına kendi sorularına göre karar verebilir; bir öğrencinin ödevi için bir bölüm yeterli olabilirken, konuyu derinlemesine incelemek isteyen biri bütün kitabı okumak isteyecektir.

Yaygın yanlış«Bir kitabı iyi okumak, onu baştan sona, hiçbir sayfayı atlamadan okumaktır» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa tarihçiler ve deneyimli okurlar, çoğu kitabı seçici biçimde okur: önce göz atar, tezi ve yapıyı anlar, sonra kendi soruları için en önemli bölümleri ayrıntılı okur. Seçici okumak, yüzeysel okumak demek değildir; amaca uygun okumak demektir.

Dönüş noktası — dipnotları okumak

Bir tarih kitabının en çok atlanan ama en öğretici bölümlerinden biri, dipnotlar ve kaynakçadır. Dipnotlar, yazarın iddialarını hangi kanıtlara dayandırdığını gösterir. Bir iddianın arkasında bir arşiv belgesi mi, bir kronik mi, yoksa başka bir tarihçinin yorumu mu var? Dipnotlara bakmak, bu soruyu cevaplar.

Amerikalı tarihçi Anthony Grafton, 1997'de yayımladığı kitabında, dipnotun tarihini inceledi. Grafton'a göre dipnot, modern tarih yazımının ayırt edici bir özelliğidir: tarihçi, okura yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmaz, bu hikâyenin hangi kaynaklara dayandığını da gösterir; böylece okur, anlatıyı denetleyebilir. Gibbon'ın dipnotları, bu geleneğin en ünlü örneklerindendir; Gibbon, dipnotlarında kaynaklarını değerlendirir, çelişkileri tartışır ve bazen kendi yorumlarını ekler.

Dipnotları okumak, bir kitabın arka odasına girmek gibidir. Ana metin, yazarın okura sunduğu düzenlenmiş vitrindir; dipnotlar ise, bu vitrinin hangi malzemelerle kurulduğunu gösterir. Bir iddia çok çarpıcıysa ve arkasında yalnızca başka bir popüler kitaba gönderme ya da hiç gönderme yoksa, o iddiaya temkinle yaklaşmak gerekir. Tersine, bir iddia doğrudan arşiv belgelerine ve dönemin tanıklıklarına dayanıyorsa, okur onu çok daha güvenle kullanabilir.

Kaynakça da benzer bir işlev görür. Bir kitabın kaynakçasına bakmak, yazarın hangi kaynakları kullandığını, hangi tarihçilerle diyalog içinde olduğunu ve hangi dilleri bildiğini gösterir. Örneğin Osmanlı tarihi üzerine yazılmış bir kitabın kaynakçasında Osmanlı arşiv belgeleri ve Osmanlıca kaynaklar yer almıyorsa, bu, kitabın yalnızca ikincil kaynaklara ve yabancı gözlemcilerin anlatılarına dayandığını gösterebilir.

Cevap — soru soran okur

Gibbon'ın altı cildine dönersek, yol üç adımdan oluşuyor. Önce göz atarak: yazarı, yayın tarihini, içindekileri, giriş ve sonuç bölümlerini inceleyerek kitabın tezini ve yapısını anlamak. Sonra seçici ve etkin biçimde: kendi soruların için en önemli bölümleri ayrıntılı okumak, her bölümde tezin nasıl desteklendiğini sormak. Ardından eleştirel biçimde: dipnotlara ve kaynakçaya bakarak iddiaların hangi kanıtlara dayandığını denetlemek, yazarın bakış açısını ve kitabın yazıldığı dönemi göz önünde bulundurmak.

Bu yaklaşımla bir kitap, pasif olarak tüketilen bir bilgi kaynağı olmaktan çıkar ve okurla bir diyaloğa dönüşür. Kitabın kenarına yazılmış sorular, altı çizilmiş cümleler ve itirazlar, bu diyaloğun izleridir; bir kitabı ikinci kez okuduğunda, bu izler sana ilk okumandaki düşüncelerini hatırlatır. Okur, kitaba sorular sorar, kitabın cevaplarını değerlendirir ve kendi görüşünü oluşturur.

Bugünle bağ — hangi kitapla başlamalı?

Türkçede tarih okumak isteyenler için pek çok seçenek var: klasik eserlerin çevirileri, Türk tarihçilerinin araştırmaları ve popüler tarih kitapları. Örneğin Halil İnalcık'ın 1973'te İngilizce yayımlanan ve Türkçeye de çevrilen Osmanlı İmparatorluğu'nun klasik çağına dair kitabı, bir tarihçinin tezini, kaynaklarını ve yöntemini nasıl sunduğunu görmek için iyi bir örnek olabilir.

Bir kitap seçerken, yazarın bir tarihçi olup olmadığına, konunun uzmanı sayılıp sayılmadığına, kitabın dipnot ve kaynakça içerip içermediğine ve hangi yayınevinden çıktığına bakmak yararlıdır. Popüler kitaplar da değerli olabilir; ama kaynak göstermeyen, çarpıcı iddialarla dolu kitaplara, bir önceki kursta öğrendiğin sahte tarih ölçütleriyle yaklaşmak gerekir.

Birincil kaynak

Francis Bacon, okuma üzerine yazdığı ünlü denemesinde, kitapların nasıl okunması gerektiğini şöyle anlatır:

Read not to contradict and confute; nor to believe and take for granted; nor to find talk and discourse; but to weigh and consider. Some books are to be tasted, others to be swallowed, and some few to be chewed and digested; that is, some books are to be read only in parts; others to be read, but not curiously; and some few to be read wholly, and with diligence and attention. […] Reading maketh a full man; conference a ready man; and writing an exact man. […] Histories make men wise; poets witty; the mathematics subtile; natural philosophy deep; moral grave; logic and rhetoric able to contend.

Türkçesi: Karşı çıkmak ve çürütmek için okuma; inanmak ve olduğu gibi kabul etmek için de okuma; sohbet ve söz bulmak için de okuma; tartmak ve düşünmek için oku. Bazı kitaplar tadılmalı, bazıları yutulmalı, pek azı ise çiğnenip sindirilmelidir; yani bazı kitaplar yalnızca bölüm bölüm okunmalı, bazıları okunmalı ama ayrıntısına inilmeden, pek azı ise baştan sona, özenle ve dikkatle okunmalıdır. […] Okumak insanı dolu, konuşmak hazırcevap, yazmak ise kesin yapar. […] Tarihler insanı bilge, şiir nükteli, matematik ince, doğa felsefesi derin, ahlak ağırbaşlı, mantık ve retorik tartışmaya yetenekli kılar.

Kaynak: Francis Bacon, «Of Studies», The Essays or Counsels, Civil and Moral (London, 1625; denemenin ilk biçimi 1597); Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Bacon, okumanın hangi yanlış amaçlarına karşı uyarıyor ve doğru amacı nasıl tanımlıyor?
  2. «Tadılacak», «yutulacak» ve «sindirilecek» kitaplar ayrımını, tarih kitapları için nasıl uygulayabilirsin?
  3. Bacon'ın «tarihler insanı bilge kılar» sözünü, bu platformdaki derslerle nasıl ilişkilendirirsin?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Mortimer Adler ve Charles Van Doren (1972) — How to Read a Book'un gözden geçirilmiş baskısında okumayı düzeylere ayırdı; göz atarak okumanın ve çözümleyici okumanın, okurun kitapla etkin bir diyalog kurmasını sağladığını savundu.
  • Jules Benjamin (1975) — A Student's Guide to History'de tarih öğrencilerine kitap ve makale okumanın, not almanın ve kaynak değerlendirmenin pratik yollarını gösterdi.
  • Mary Lynn Rampolla (1995) — A Pocket Guide to Writing in History'de tarih metinlerini okurken tezi, kanıtı ve yazarın bakış açısını belirlemenin yöntemlerini, tarih yazmanın ilkeleriyle birlikte anlattı.
  • Anthony Grafton (1997) — The Footnote: A Curious History'de dipnotun tarihini inceleyerek onun modern tarih yazımında yazarın iddialarını okurun denetimine açan bir araç olduğunu gösterdi.

Bu dört çalışma, okuma becerisini farklı açılardan ele alıyor. Adler ve Van Doren genel okuma düzeylerini, Benjamin ve Rampolla tarih öğrencileri için pratik stratejileri, Grafton ise tarih kitabının kendine özgü bir bileşeni olan dipnotu inceledi. Dördünün de ortak noktası, iyi okumanın etkin, seçici ve eleştirel bir süreç olduğudur. Grafton'ın çalışması, bu sürecin bir tarih kitabının içine nasıl yerleştirildiğini gösteriyor: dipnot, yazarın okura «beni denetle» deme biçimidir. Benjamin ve Rampolla'nın rehberleri, Amerikan üniversitelerinde uzun yıllar boyunca defalarca yeni baskılarla güncellendi; bu da tarih okuma becerisinin öğretilebilir ve geliştirilebilir bir beceri olarak görüldüğünü gösteriyor.

Derine İn

Bir tarih kitabını eleştirel okumanın birkaç temel sorusu vardır. Birincisi, yazar kim ve ne zaman yazdı? Bir tarihçinin eğitimi, uzmanlık alanı ve yazdığı dönemin koşulları, kitabının bakış açısını etkiler. Gibbon'ın on sekizinci yüzyılın Aydınlanma düşüncesi içinde yazdığını bilmek, onun Hristiyanlığa ve Bizans'a karşı tutumunu anlamayı kolaylaştırır.

İkincisi, kitabın tezi nedir ve hangi kanıtlarla destekleniyor? Tezin açıkça belirlenmesi, kitabın geri kalanını değerlendirmek için bir ölçüt sağlar. Kanıtlar yeterli mi, çeşitli mi, farklı kaynak türlerinden mi geliyor? Karşı kanıtlar tartışılmış mı, yoksa görmezden mi gelinmiş?

Üçüncüsü, kitap tarihyazımı içinde nerede duruyor? Her tarih kitabı, aynı konu üzerine yazılmış başka kitaplarla bir diyalog içindedir. Yazar kimlerle aynı görüşte, kimlere itiraz ediyor? Bu soruyu cevaplamak için kitabın giriş bölümüne ve dipnotlarına bakmak yararlıdır; yazarlar genellikle kendi görüşlerini önceki tarihçilerin görüşleriyle karşılaştırarak sunar. Bu platformdaki «Tarihçiler Tartışıyor» bölümleri de bu diyaloğu görünür kılmak için tasarlandı. Bir kitabı okumadan önce, o konudaki tartışmanın ana taraflarını bilmek, kitabın hangi tarafa yakın durduğunu ve neden bazı görüşlere özellikle itiraz ettiğini anlamayı kolaylaştırır.

Dördüncüsü, kitap hâlâ güncel mi? Tarih yazımı sürekli değişir; yeni kaynaklar bulunur, yeni yöntemler gelişir, yeni sorular sorulur. Yüz yıl önce yazılmış bir kitap, klasik bir eser olarak değerli olabilir; ama bazı iddiaları sonraki araştırmalarla çürütülmüş olabilir. Bir kitabı okurken, onun yayımlandığı tarihten sonra aynı konuda neler yazıldığını da araştırmak gerekir.

Beşincisi, kitabın dilini ve üslubunu fark etmektir. Tarihçiler de yazardır ve seçtikleri sözcükler, anlattıkları olaylara belirli bir renk verir. Bir olayı «ayaklanma», «isyan» ya da «devrim» olarak adlandırmak, bir liderden «kahraman», «zorba» ya da «reformcu» diye söz etmek, okuru farkında olmadan belirli bir yoruma yönlendirebilir. Eleştirel bir okur, bu sözcük seçimlerini fark eder ve kendine sorar: aynı olay başka sözcüklerle nasıl anlatılabilirdi?

Altıncısı, okuduğun kitabı başka kitaplarla karşılaştırmaktır. Adler ve Van Doren, okumanın en ileri düzeyinin, aynı konu üzerine yazılmış birden fazla kitabı karşılaştırarak okumak olduğunu savundu. Bir konuda iki farklı tarihçinin kitabını okumak, ikisinin de güçlü ve zayıf yanlarını, ortak noktalarını ve ayrıştıkları yerleri görmeyi sağlar. Bu tür bir karşılaştırma, bu kursta öğrendiğimiz eleştirel düşünmenin en olgun biçimidir.

Son olarak, okurken not almak ve okuduktan sonra kitabı özetlemek, bir önceki bölümde gördüğümüz ilkeleri tarih kitaplarına uygulamanın yoludur. Kitabın tezini birkaç cümleyle özetlemek, en önemli kanıtları listelemek ve kendi değerlendirmeni yazmak, kitabı gerçekten sindirmenin yoludur. Bu özet, aylar sonra kitaba dönmek istediğinde de işine yarar; bütün kitabı yeniden okumadan onun ne dediğini hatırlamanı sağlar. Bacon'ın deyişiyle, yalnızca «çiğnenip sindirilen» kitaplar bu kadar emek ister; ama bu emeğin karşılığı, kalıcı bir anlayıştır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Francis Bacon, The Essays or Counsels, Civil and Moral (London, 1625).
  • Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire, 6 c. (London: Strahan and Cadell, 1776–1788).
  • Mortimer J. Adler ve Charles Van Doren, How to Read a Book, gözden geçirilmiş baskı (New York: Simon and Schuster, 1972).
  • Jules R. Benjamin, A Student's Guide to History (New York: St. Martin's Press, 1975).
  • Mary Lynn Rampolla, A Pocket Guide to Writing in History (Boston: Bedford Books, 1995).
  • Anthony Grafton, The Footnote: A Curious History (Cambridge, MA: Harvard University Press, 1997).

Arşiv ve kaynak

Bacon'ın denemelerini ve Gibbon'ın altı cildini, telifi dolmuş kitapları yayımlayan Gutenberg kütüphanesinden indirmek mümkün. Türkiye'de pek çok üniversite kütüphanesi ve il halk kütüphanesi, tarih kitaplarına ve süreli yayınlara erişim sağlıyor; dijital kütüphaneler, telif süresi dolmuş klasik tarih eserlerini ücretsiz olarak sunuyor.

Açık sorular

  • Dijital okuma, yani ekranda okumak, bir tarih kitabını eleştirel okuma becerisini nasıl etkiliyor?
  • Popüler tarih kitapları ile akademik tarih kitapları arasındaki farklar, okurun onlara nasıl yaklaşması gerektiğini nasıl belirler?
  • Çeviri tarih kitaplarını okurken, çevirinin ve çevirmen notlarının metni nasıl etkilediğine dikkat etmek gerekir mi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Bir tarih kitabının «tezi» nedir? A) Kitabın savunduğu temel iddia B) Kitabın kapak resmi C) Kitabın sayfa sayısı D) Yazarın biyografisi
  2. (Hedef 1) Mortimer Adler'in «göz atarak okuma» dediği yöntem neyi içerir? A) Kitabı baştan sona hiç atlamadan okumak B) Yalnızca resimlere bakmak C) Kitabı ayrıntılı okumadan önce başlık, içindekiler, giriş, sonuç ve bölüm başlıklarını incelemek D) Kitabı hiç açmadan hakkında yorum okumak
  3. (Hedef 2) Bir tarih kitabında dipnotlar okura ne sağlar? A) Kitabı süsler B) Yazarın iddialarının hangi kaynaklara dayandığını denetleme imkânı verir C) Kitabın satış fiyatını gösterir D) Yazarın hobilerini anlatır
  4. (Hedef 3) Francis Bacon'a göre «çiğnenip sindirilmesi» gereken kitaplar nasıl okunmalıdır? A) Yalnızca bölüm bölüm B) Ayrıntısına inilmeden hızla C) Başkalarına özetletilerek D) Baştan sona, özenle ve dikkatle
  5. (Hedef 2) Bir tarih kitabını eleştirel okurken sorulması gereken sorulardan biri hangisi değildir? A) Yazar kim ve ne zaman yazdı? B) Tez hangi kanıtlarla destekleniyor? C) Kitabın kapağı hangi renkte? D) Kitap tarihyazımı içinde nerede duruyor?

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Okumak istediğin bir tarih kitabını seç. Bu kitaba göz atarak okuma yöntemini nasıl uygulayacağını, tezini nasıl belirleyeceğini, dipnot ve kaynakçasını nasıl değerlendireceğini ve kitabı Bacon'ın ayrımına göre «tadılacak», «yutulacak» ya da «sindirilecek» bir kitap olarak nereye yerleştireceğini gerekçeleriyle açıkla.

Cevaplar

  1. A — Tez, kitabın savunduğu temel iddiadır.
  2. C — Göz atarak okuma, kitabı ayrıntılı okumadan önce yapısını ve tezini inceleme yöntemidir.
  3. B — Dipnotlar, iddiaların hangi kaynaklara dayandığını denetleme imkânı verir.
  4. D — Bacon'a göre sindirilecek kitaplar baştan sona, özenle ve dikkatle okunmalıdır.
  5. C — Kitabın kapak rengi, eleştirel okumayla ilgili bir soru değildir.

Güçlü bir cevap, yazarın kimliğini ve kitabın yayın tarihini inceleyerek başlar; içindekiler tablosu, giriş ve sonuç bölümleri üzerinden tezi belirler; dipnot ve kaynakçaya bakarak kitabın hangi kaynaklara dayandığını ve hangi tarihçilerle diyalog içinde olduğunu değerlendirir. Kitabı kendi soruları ve amaçları açısından Bacon'ın ayrımına yerleştirir ve bu kararı gerekçelendirir.

Sonraki bölüme köprü

Tarih kitapları, geçmişi öğrenmenin tek yolu değil. Bugün pek çok insan tarihle ilk kez bir belgesel ya da tarihi bir dizi aracılığıyla karşılaşıyor. Ama ekrandaki tarih, kitaptaki tarihten farklı kurallarla çalışır; dipnotları yoktur ve görüntüleri çoğu zaman bir kurgunun parçasıdır. Sonraki bölüm, bu yeni kaynakları nasıl değerlendireceğimizi soruyor: belgeseller ve tarihi diziler nasıl izlenmeli?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: raflarda yan yana dizilmiş altı kalın cilt; bir cildin sayfası açılır ve sayfanın altındaki dipnotlar vurgulanır. «1776» kartı.
  • 1:10–3:00 Bağlam: bir roman ile bir tarih kitabının yapısı yan yana; romanda tek bir olay örgüsü çizgisi, tarih kitabında merkezde bir tez ve ona bağlanan bölümler.
  • 3:00–5:30 Gelişme: bir kitabın «haritası»: başlık, içindekiler, giriş, sonuç ve bölüm başlıkları sırayla vurgulanır.
  • 5:30–7:40 Dönüş noktası: bir iddiadan sayfa altındaki dipnota inen bir ok; dipnottan bir arşiv belgesine uzanan ikinci bir ok.
  • 7:40–9:40 Kapanış: üç tabak: birinde tadılacak, birinde yutulacak, birinde sindirilecek kitaplar; okur her birine farklı bir yaklaşımla uzanır.

Kişiler yüzsüz silüet; kitap ve sayfa şemaları kullanılır.