İçeriğe geç

Bölüm GT-006.02 · Seviye 0 — KapıSeviye 0

Kronolojik mi, tematik mi çalışmalı?

GT-006 Tarih Nasıl Öğrenilir? Platform Rehberi

2.644 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 150–2003
Bölge
Dünya
Tema
Tarih yöntemi · Tarihyazımı
Kişiler
Polybios · Voltaire · Jerome Bruner · William McNeill · Jerry Bentley · Patrick Manning
Yerler
Roma · Kartaca · Akdeniz · Megalopolis

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Tarihi kronolojik sırayla ve temalar etrafında çalışmanın güçlü ve zayıf yanlarını açıklayabileceksin.
  • Tarih yazımında bu iki yaklaşımın, Polybios'tan günümüzün dünya tarihçilerine kadar nasıl tartışıldığını tanıyabileceksin.
  • Kendi tarih çalışman için iki yaklaşımı birleştiren bir plan kurabilecek ve bu platformun omurga kurslarını, tematik kurslarını ve patikalarını buna göre kullanabileceksin.

Okuma metni

Kanca — elli üç yılda bir dünya

MÖ ikinci yüzyılın ortasında, Yunanlı bir tarihçi büyük bir soruyla karşı karşıyaydı. Megalopolisli Polybios, Roma'ya rehine olarak getirilmiş, orada yıllarca yaşamış ve Roma'nın yönetici çevreleriyle yakın ilişkiler kurmuştu. Kafasındaki soru şuydu: Roma, nasıl oldu da elli üç yıldan kısa bir sürede, bilinen dünyanın neredeyse tamamını egemenliği altına aldı? Bu soruyu cevaplamak için, bütün Akdeniz çevresinde, yani İtalya'da, Sicilya'da, İspanya'da, Kartaca'da, Yunanistan'da, Makedonya'da ve Asya'da aynı yıllarda olup biten olayları anlatması gerekiyordu.

Polybios bir yöntem seçmek zorundaydı. Her bölgenin tarihini ayrı ayrı mı anlatmalıydı, yoksa bütün bölgeleri aynı zaman dilimi içinde birlikte mi ele almalıydı? Polybios ikincisini seçti. Tarihini, Olimpiyat oyunlarının dört yıllık dönemlerine göre düzenledi ve her dönem için, farklı bölgelerde olup biteni art arda anlattı. Ona göre olaylar artık birbirine bağlanmıştı; bir bölgedeki gelişme, öbür bölgelerdeki gelişmeleri etkiliyordu ve bütünü görmeden hiçbir parça anlaşılamazdı. Polybios'un iki bin yıldan fazla bir süre önce verdiği karar, bugün tarih çalışmaya başlayan herkesin önünde duruyor: olayları zamanın akışı içinde mi izlemeli, yoksa bir soru etrafında dönemler arasında mı dolaşmalı?

Bağlam — iki yol

Okullardaki tarih derslerinin çoğu kronolojik ilerler: Tarih öncesi çağlar, ilk uygarlıklar, antik dönem, Orta Çağ, yeni ve yakın çağ. Türkiye'de de ortaöğretim tarih programları büyük ölçüde bu sırayı izler; öğrenciler, önce eski çağları, sonra Türk-İslam tarihini, Osmanlı'yı ve Cumhuriyet'i sırayla öğrenir. Bu yaklaşımın güçlü bir yanı vardır: olayları doğru sıraya koyar ve her olayı kendi dönemi içinde görmeyi sağlar. Bir olayın nedenlerini anlamak için, ondan önce neler olduğunu bilmek gerekir; kronoloji, bu bilgiyi sistemli biçimde sunar.

Ama kronolojik yaklaşımın bir zayıflığı da vardır. Olaylar birbiri ardına sıralandıkça, uzun vadeli örüntüler gözden kaçabilir. Bir öğrenci, farklı yüzyıllarda yaşanan salgınları, göçleri ya da ticaret ağlarını ayrı ayrı öğrenir; ama onları birbiriyle karşılaştırma fırsatı bulamaz. Tarih, bir olaylar dizisine, «bir şey oldu, sonra bir başka şey oldu» türünden bir listeye dönüşebilir. Böyle bir listede olaylar arasındaki bağlar, yani neden-sonuç ilişkileri, benzerlikler ve etkileşimler, kolayca görünmez olur.

Gelişme — temanın gücü ve tehlikesi

Tematik yaklaşım, bu zayıflığı gidermeye çalışır. Örneğin «salgın hastalıklar» teması etrafında çalışan bir öğrenci, Antik Çağ'daki vebayı, Orta Çağ'daki Kara Ölüm'ü ve yirminci yüzyılın başındaki büyük gribi yan yana koyar. Hangi etkenlerin hastalığın yayılmasını kolaylaştırdığını, toplumların nasıl tepki verdiğini ve salgınların uzun vadeli sonuçlarını karşılaştırır. Bu karşılaştırma, tek bir salgını incelerken görülemeyecek örüntüleri ortaya çıkarır: ticaret yollarının hastalıkları nasıl taşıdığını, kalabalık kentlerin neden daha kırılgan olduğunu ya da salgınların ardından emek gücünün değerinin nasıl değiştiğini.

Aydınlanma çağının en tanınmış yazarlarından Voltaire, tarihin yalnızca kralların ve savaşların kronolojisinden ibaret olmaması gerektiğini savundu. 1756'da yayımladığı büyük eserinde, farklı toplumların gelenekleri, inançları, bilimleri ve sanatları üzerine yazdı; tarihi, insanlığın «ruhunun» ve uygarlıklarının gelişimi olarak ele aldı. Voltaire'in yaklaşımı, kronolojik bir çerçeveyi korusa da, olayların arkasındaki toplumsal ve kültürel temalara odaklanıyordu.

Ama tematik yaklaşımın da bir tehlikesi vardır. Farklı dönemlerden olayları bir tema altında yan yana koyarken, her olayın kendi bağlamını kaybetme riski doğar. Antik Roma'daki köleliği ile on sekizinci yüzyıl Amerikan köleliğini aynı kelimeyle anmak, aralarındaki derin farkları gözden kaçırabilir. «Tarihçi Gibi Düşünmek» kursunun üçüncü dersinde gördüğümüz anakronizm tehlikesi, tematik çalışmada özellikle güçlüdür: bir temanın bugünkü anlamını, geçmişin farklı dönemlerine yansıtmak kolaydır.

Yaygın yanlış«Tarihi öğrenmenin tek doğru yolu vardır: ya kronolojik ya da tematik» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa tarihçiler ve eğitimciler, iki yaklaşımın birbirini tamamladığını düşünür. Kronoloji olmadan temalar havada kalır; temalar olmadan kronoloji bir liste olarak kalır. Asıl soru, hangisinin seçileceği değil, ikisinin nasıl birleştirileceğidir.

Dönüş noktası — sarmal öğrenme

Amerikalı psikolog Jerome Bruner, 1960'ta yayımladığı etkili bir kitapta, öğrenmenin bir sarmal gibi düzenlenmesi gerektiğini savundu. Bruner'e göre bir konu, önce basit bir biçimde öğrenilmeli, sonra her dönüşte daha derin ve daha karmaşık biçimde yeniden ele alınmalıydı. Öğrenci, aynı konuya birkaç kez döner; ama her dönüşte, önceki öğrendiklerinin üzerine yeni bir katman ekler.

Tarih için sarmal düzen, kronolojik ve tematik yaklaşımları birleştirmenin doğal bir yoludur. Önce, bütün insanlık tarihinin kaba bir kronolojik haritası çıkarılır; sonra bu harita, belirli dönemler ve bölgeler üzerine derinleşen kurslarla doldurulur; ardından, farklı dönemleri birbirine bağlayan temalar etrafında yeniden ele alınır. Her dönüşte, önceki bilgi yeni bir çerçeveye yerleşir ve daha anlamlı hâle gelir.

Bruner'in önerisi, tarih eğitimi için özellikle yararlıdır; çünkü tarih, sürekli genişleyen bir alandır ve hiçbir öğrenci onu tek seferde öğrenemez. Aynı olaya, örneğin Roma'nın yükselişine, önce genel bir anlatı olarak, sonra ayrıntılı bir dönem çalışması olarak, sonra da imparatorlukların karşılaştırıldığı bir tema içinde dönmek, her seferinde farklı bir şey görmeyi sağlar.

Bu platform da bu ilkeye göre düzenlendi. «300.000 Yılda İnsanlık» gibi giriş kursları, geniş bir kronolojik harita sunar. Dünya ve Türk tarihi omurga kursları, bu haritayı dönem dönem doldurur. Savaş, ekonomi, din, göç ya da salgınlar gibi temalar etrafında kurulan tematik kurslar ise, farklı dönemleri karşılaştırmalı olarak birbirine bağlar. Patikalar ise, belirli bir ilgi alanına ya da hedefe göre bu kursları bir sıraya koyar.

Cevap — ikisini birlikte kullanmak

Öyleyse tarih kronolojik mi, tematik mi çalışılmalı? İkisiyle de. Kronolojik çalışma, olayları doğru sıraya koyar ve her olayı kendi bağlamı içinde görmeyi sağlar; tematik çalışma ise, farklı dönemleri karşılaştırarak uzun vadeli örüntüleri ve insan deneyiminin ortak yanlarını gösterir. İyi bir tarih öğrencisi, önce bir kronolojik iskelet kurar, sonra bu iskeleti temalarla zenginleştirir ve her tematik karşılaştırmada, olayları yeniden kendi kronolojik yerlerine oturtur.

Polybios'un yaklaşımı da buna yakındı: olayları zaman sırasına göre anlatıyordu; ama her dönemde farklı bölgeleri yan yana koyarak onları birbirine bağlıyordu. Ona göre, parçaları ayrı ayrı bilmek yetmezdi; onları birbirleriyle karşılaştırmak, benzerliklerini ve farklılıklarını görmek gerekiyordu. İki bin yıldan fazla bir süre önce yazılmış bu öneri, bugünkü dünya tarihçilerinin yöntemine şaşırtıcı biçimde yakındır.

Bugünle bağ — bir çalışma planı

Bu platformda tarih çalışmaya başlarken, önce kendine bir soru sor: neyi merak ediyorum? Eğer belirli bir dönemi, örneğin Osmanlı'nın kuruluşunu ya da Fransız Devrimi'ni anlamak istiyorsan, önce o dönemin omurga kursunu kronolojik olarak takip et. Eğer bir temayı, örneğin salgınları ya da göçleri anlamak istiyorsan, tematik kurstan başla; ama her derste, anlatılan olayın kronolojik yerini omurga kurslarından kontrol et.

Hangi yoldan başlarsan başla, zaman zaman öbür yola geç. Bir dönemi kronolojik olarak öğrendikten sonra, o dönemin bir temasını başka dönemlerle karşılaştır; bir temayı öğrendikten sonra, o temanın örneklerinden birinin dönemini derinlemesine incele. Bu gidiş-geliş, bilgini bir ağa dönüştürür.

Birincil kaynak

Polybios, Tarihler'inin girişinde, dünyanın farklı bölgelerinde olup biteni bir bütün olarak görmenin neden gerekli olduğunu şöyle anlatır:

And it has always seemed to me that men, who are persuaded that they get a competent view of universal from episodical history, are very like persons who should see the limbs of some body, which had once been living and beautiful, scattered and remote; and should imagine that to be quite as good as actually beholding the activity and beauty of the living creature itself. […] […] While it is only by the combination and comparison of the separate parts of the whole,—by observing their likeness and their difference,—that a man can attain his object: can obtain a view at once clear and complete; and thus secure both the profit and the delight of History.

Türkçesi: Bana her zaman öyle gelmiştir ki, bölüm bölüm anlatılan tarihlerden evrensel tarihe dair yeterli bir görüş edindiklerine inanan insanlar, bir zamanlar canlı ve güzel olan bir bedenin dağılmış ve birbirinden uzak uzuvlarını görüp bunun, canlının kendisinin hareketini ve güzelliğini gerçekten görmek kadar iyi olduğunu sanan kişilere çok benzer. […] […] İnsan amacına ancak bütünün ayrı parçalarını birleştirerek ve karşılaştırarak, yani benzerliklerini ve farklılıklarını gözlemleyerek ulaşabilir: hem açık hem eksiksiz bir görüş edinebilir ve böylece tarihin hem yararını hem de zevkini güvence altına alabilir.

Kaynak: Polybios, Tarihler, I.4; Evelyn S. Shuckburgh'un İngilizce çevirisi (London: Macmillan, 1889), Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Polybios, bölüm bölüm yazılan tarihleri neden dağılmış bir bedenin uzuvlarına benzetiyor?
  2. Polybios'a göre bir bütünü kavramanın yolu nedir?
  3. Polybios'un «benzerlikleri ve farklılıkları gözlemleme» önerisi, tematik çalışmanın hangi yönüyle örtüşüyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Voltaire (1756) — Essai sur les mœurs'te tarihi krallar ve savaşlar yerine farklı toplumların gelenekleri, inançları ve kurumları üzerinden anlatmaya çalıştı; tematik ve karşılaştırmalı bir tarih anlayışının öncülerinden oldu.
  • William McNeill (1963) — The Rise of the West'te dünya tarihini ayrı ayrı uygarlıkların hikâyeleri olarak değil, toplumlar arasındaki temaslar ve etkileşimler üzerinden anlattı; kronolojik bir çerçeve içinde karşılaştırmalı bir dünya tarihi kurdu.
  • Jerry Bentley (1996) — American Historical Review'daki makalesinde dünya tarihini dönemlere ayırmak için tek tek devletlerin tarihleri yerine kültürlerarası etkileşimin yoğunluğunu ölçüt olarak önerdi; kronolojinin kendisinin tematik bir seçime dayandığını gösterdi.
  • Patrick Manning (2003) — Navigating World History'de dünya tarihi alanının gelişimini ve yöntemlerini inceledi; bölgesel, kronolojik ve tematik yaklaşımların birlikte kullanılmasının gerekliliğini vurguladı.

Bu dört çalışma, kronoloji ile tema arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Voltaire temaya ağırlık verirken kronolojiyi korudu; ama onun «uygarlık» anlayışı, Avrupa'yı ölçü alan bir bakıştan tamamen kurtulamamıştı; McNeill kronolojik bir anlatıyı etkileşim temasıyla birleştirdi; Bentley ise kronolojinin, yani dönemlendirmenin kendisinin bir tema seçimine dayandığını gösterdi. Manning ise dünya tarihinin, yerel ve ulusal tarihlerin yerini almak için değil, onları birbirine bağlamak için var olduğunu vurguladı. Tartışma, kronolojinin tarafsız bir iskelet, temanın ise sonradan eklenen bir yorum olmadığını; ikisinin de tarihçinin seçimlerini yansıttığını ortaya koyuyor.

Derine İn

Kronolojik ve tematik yaklaşımları birleştirmenin pratik yolları vardır. Birincisi, bir zaman çizelgesi omurgası kurmaktır. Önemli dönemleri ve dönüm noktalarını gösteren basit bir zaman çizelgesi, tematik çalışma sırasında her olayı doğru yere yerleştirmeyi sağlar. Bu çizelge, bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak ele alınacak bir araçtır.

İkincisi, karşılaştırmalı sorular sormaktır. Bir dönemi kronolojik olarak çalışırken, zaman zaman durup şu soruyu sormak yararlıdır: bu olayın bir benzeri başka bir dönemde ya da bölgede yaşandı mı? Örneğin bir imparatorluğun çöküşünü öğrenirken, başka bir imparatorluğun çöküşüyle karşılaştırmak, iki olayı da daha iyi anlamayı sağlar. Bu karşılaştırma, kronolojik çalışmanın içine tematik bir boyut ekler.

Üçüncüsü, eşzamanlılığa dikkat etmektir. Kronolojik çalışma çoğu zaman tek bir bölgenin tarihine odaklanır; ama aynı dönemde başka bölgelerde neler olduğunu bilmek, olayları daha geniş bir bağlama yerleştirir. Örneğin İstanbul'un fethedildiği 1453 yılında, Avrupa'da, Çin'de ve Amerika'da neler olduğunu sormak, bu olayın dünya tarihindeki yerini daha iyi görmeyi sağlar. Polybios'un yöntemi de tam olarak buydu: aynı dönemde farklı bölgelerde olup biteni birlikte görmek.

Dördüncüsü, dönemlendirmeyi sorgulamaktır. Kronolojik çalışmanın temel araçlarından olan dönem adları, yani «Yeni Çağ», «Lale Devri» ya da «Orta Çağ» türünden etiketler, önceki kurslarda gördüğümüz gibi, sonradan verilen ve belirli bir bakış açısını yansıtan etiketlerdir. Bentley'nin gösterdiği gibi, dönemleri hangi ölçüte göre ayırdığımız, tarihin hangi yönünü öne çıkardığımıza bağlıdır. Bir dönemin adını anarken, o adın hangi temayı öne çıkardığını ve hangisini gölgede bıraktığını sormak, kronoloji ile tema arasındaki ilişkiyi görünür kılar.

Beşincisi, ölçeği değiştirmektir. Aynı olay, farklı ölçeklerde farklı görünür: bir köyün tarihinde, bir ülkenin tarihinde ve dünya tarihinde. Kronolojik çalışma çoğu zaman ulusal ölçekte kalır; tematik çalışma ise ölçeği büyütmeyi ya da küçültmeyi kolaylaştırır. Örneğin göç temasını çalışırken, bir ailenin göç hikâyesinden bir bölgenin nüfus değişimine, oradan kıtalar arası göç dalgalarına geçmek, aynı olgunun farklı katmanlarını görmeyi sağlar. Ölçekler arasında gidip gelmek, hem ayrıntıyı hem de büyük resmi kaybetmemenin yoludur.

Altıncısı, not ve zaman çizelgesi araçlarını birlikte kullanmaktır. Tematik bir kurs okurken aldığın notlara, her olayın tarihini ve dönemini eklemek, sonradan bu notları bir zaman çizelgesine taşımayı kolaylaştırır. Kronolojik bir kurs okurken ise, notlarının kenarına tema etiketleri eklemek, örneğin «ekonomi», «din» ya da «savaş», sonradan aynı temadaki olayları farklı dönemlerden bir araya getirmeyi sağlar.

Son olarak, ilgi alanına göre esnek olmak gerekir. Bazı öğrenciler bir hikâyeyi baştan sona izlemekten, bazıları ise bir soruyu farklı dönemlerde sormaktan daha çok zevk alır. İki yol da meşrudur ve biri öbüründen daha «bilimsel» değildir; önemli olan, zaman zaman öbür yola da geçerek bilgiyi hem derinleştirmek hem de genişletmektir.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Polybios, The Histories of Polybius, çev. Evelyn S. Shuckburgh (London: Macmillan, 1889).
  • Voltaire, Essai sur les mœurs et l'esprit des nations (Genève: Cramer, 1756).
  • Jerome S. Bruner, The Process of Education (Cambridge, MA: Harvard University Press, 1960).
  • William H. McNeill, The Rise of the West: A History of the Human Community (Chicago: University of Chicago Press, 1963).
  • Jerry H. Bentley, «Cross-Cultural Interaction and Periodization in World History», American Historical Review 101 (1996), s. 749–770.
  • Patrick Manning, Navigating World History: Historians Create a Global Past (New York: Palgrave Macmillan, 2003).

Arşiv ve kaynak

Polybios'un Shuckburgh çevirisi Gutenberg'de; Voltaire'in eserinin on sekizinci yüzyıl baskıları dijital kütüphanelerde bulunuyor. Bu platformda, omurga kursları, tematik kurslar ve patikalar ana sayfadaki katalogdan birbirine bağlı olarak görülebiliyor.

Açık sorular

  • Okullardaki tarih derslerinin çoğunlukla kronolojik düzenlenmesi, öğrencilerin tarihsel düşünme becerilerini nasıl etkiliyor?
  • Tematik çalışma, anakronizm tehlikesine karşı nasıl korunabilir?
  • Dijital zaman çizelgeleri ve haritalar, kronolojik ve tematik yaklaşımları birleştirmeyi ne ölçüde kolaylaştırıyor?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Kronolojik çalışmanın temel güçlü yanı nedir? A) Farklı dönemleri kolayca karşılaştırması B) Olayları doğru zaman sırasına koyması ve her olayı kendi bağlamında görmeyi sağlaması C) Tarihleri gereksiz kılması D) Yalnızca tek bir temaya odaklanması
  2. (Hedef 1) Tematik çalışmanın özel bir tehlikesi nedir? A) Olayları çok iyi sıralaması B) Hiç karşılaştırma yapmaması C) Farklı dönemlerden olayları yan yana koyarken bağlamı kaybetme ve anakronizme düşme riski D) Yalnızca kralları anlatması
  3. (Hedef 2) Polybios, bölüm bölüm yazılan tarihleri neye benzetti? A) Dağılmış bir bedenin uzuvlarına B) Bir nehre C) Bir binaya D) Bir ağaca
  4. (Hedef 2) Jerome Bruner'in önerdiği «sarmal program» ne demektir? A) Bir konunun yalnızca bir kez öğretilmesi B) Konuların rastgele öğretilmesi C) Bir konunun birkaç kez ve her seferinde daha derin biçimde ele alınması D) Yalnızca tematik öğretim
  5. (Hedef 3) Kronolojik ve tematik yaklaşımları birleştirmenin pratik bir yolu hangisidir? A) Yalnızca bir yaklaşımı seçip öbürünü tamamen bırakmak B) Bir zaman çizelgesi omurgası kurup temaları bu omurgaya yerleştirmek C) Tarihleri tamamen unutmak D) Yalnızca tek bir dönemi çalışmak

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Merak ettiğin bir tarihsel konuyu belirle ve onu hem kronolojik hem de tematik olarak nasıl çalışacağını planla. Hangi omurga kursundan ve hangi tematik kurstan yararlanacağını, iki yaklaşım arasında nasıl gidip geleceğini ve anakronizm tehlikesinden nasıl kaçınacağını gerekçeleriyle açıkla.

Cevaplar

  1. B — Kronolojik çalışma, olayları doğru sıraya koyar ve her olayı kendi bağlamında görmeyi sağlar.
  2. C — Tematik çalışmada bağlamı kaybetme ve anakronizme düşme riski vardır.
  3. A — Polybios, bölüm bölüm yazılan tarihleri dağılmış bir bedenin uzuvlarına benzetti.
  4. C — Sarmal program, bir konunun birkaç kez ve her seferinde daha derin biçimde ele alınmasıdır.
  5. B — Bir zaman çizelgesi omurgası kurup temaları bu omurgaya yerleştirmek, iki yaklaşımı birleştirmenin pratik bir yoludur.

Güçlü bir cevap, önce konunun kronolojik iskeletini ilgili omurga kursundan kurmayı, sonra konuyla ilgili bir temayı, örneğin ekonomi ya da göç, farklı dönemlerle karşılaştırmayı önerir. Her karşılaştırmada olayları kendi dönemlerine geri yerleştirmeyi, dönem adlarını ve kavramları sorgulamayı ve iki yaklaşım arasında düzenli olarak gidip gelmeyi planlar.

Sonraki bölüme köprü

Kronoloji ile temaları birleştirmenin en somut aracı, kendi elinle kurduğun bir zaman çizelgesidir. Ama bir zaman çizelgesi, iyi alınmış notlar olmadan boş kalır. Sonraki bölüm, bu iki beceriyi ele alıyor: tarih çalışırken nasıl not alınır ve bir zaman çizelgesi nasıl kurulur?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bir Akdeniz haritası; İtalya, Kartaca, İspanya, Yunanistan ve Asya'da aynı anda yanıp sönen noktalar; hepsi Roma'ya doğru oklarla bağlanır. «MÖ 2. yüzyıl» kartı.
  • 1:10–3:00 Bağlam: iki yol ayrımı: bir yolda yatay bir zaman çizgisi, öbüründe farklı dönemlerden olayları bir tema etrafında toplayan bir daire.
  • 3:00–5:30 Gelişme: üç salgın yan yana: farklı yüzyıllara ait üç harita, aralarında karşılaştırma okları; sonra her biri zaman çizgisindeki yerine geri döner.
  • 5:30–7:40 Dönüş noktası: yukarıya doğru genişleyen bir sarmal; her halkada aynı konu, giderek daha ayrıntılı biçimde.
  • 7:40–9:40 Kapanış: platformun yapısı: giriş kursları, omurga kursları, tematik kurslar ve patikalar birbirine bağlanan bir harita olarak.

Kişiler yüzsüz silüet; görsellerin çoğu haritalar ve zaman şeritleri.