İçeriğe geç

Bölüm DT-133.04 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Cezayir Bağımsızlık Savaşı

DT-133 Dekolonizasyon ve Üçüncü Dünya

2.692 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Dönem
1945–1962
Bölge
Kuzey Afrika · Batı Avrupa · Akdeniz · Anadolu
Tema
Savaş · İmparatorluk
Kişiler
Ahmed Ben Bella · Ferhat Abbas · Abane Ramdane · Charles de Gaulle · Guy Mollet · Jacques Massu · Frantz Fanon · Albert Camus · Alistair Horne · Benjamin Stora · Matthew Connelly · James McDougall
Yerler
Cezayir · Sétif · Kabiliye · Paris · Evian · Kahire
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Cezayir'in Fransa için neden sıradan bir sömürge olmadığını, Kasım 1954 ile Mart 1962 arasındaki çatışmanın evrelerini, Paris'te bir rejimi deviren krizi ve Evian'dan bağımsızlığa uzanan yolu açıklayabileceksin.
  • Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin 1954 bildirisini, 1956 Soummam platformunu ve Fransa'nın 1999'da çıkardığı adlandırma yasasını karşılaştırarak savaşın iki tarafta nasıl tanımlandığını değerlendirebileceksin.
  • Cezayir savaşının nasıl kazanıldığı ve nasıl hatırlandığı üzerine tarihçilerin görüşlerini karşılaştırabileceksin.

Okuma metni

Kanca — adı konmayan bir savaş

Fransa, Cezayir'de sekiz yıl boyunca yüz binlerce asker savaştırdı; ama resmî belgelerinde bu savaşa yaklaşık kırk yıl boyunca «savaş» demedi. Hükümetler, yaşananları «Kuzey Afrika'da yürütülen operasyonlar» ya da «düzeni koruma operasyonları» olarak adlandırdı. Çünkü Fransız hukukuna göre Cezayir bir sömürge değil, Fransa'nın bir parçasıydı; ve bir devlet kendi topraklarında savaş yapmaz, düzeni korurdu. Ancak 1999'da Fransız parlamentosu bir yasayla resmî metinlerde «Cezayir savaşı» ifadesini kullanmaya başladı. Bu ders, Fransa'nın Cezayir'i neden bu kadar sıkı tuttuğunu, Cezayirlilerin bağımsızlığı nasıl kazandığını ve çatışmanın neden sekiz yıl sürüp iki toplumda derin izler bıraktığını soruyor.

Bağlam — Fransa'nın bir parçası

Cezayir, 16. yüzyıldan 1830'a kadar Osmanlı Devleti'ne bağlı bir eyaletti. 1830'da Fransa kenti işgal etti ve sonraki on yıllarda bütün ülkeyi ele geçirdi. 1848'de Cezayir, Fransa'nın departmanlarına, yani iç yönetim birimlerine dönüştürüldü. Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen yerleşimciler, verimli toprakların büyük bölümünü ele geçirdi. 1954'te Cezayir'de yaklaşık bir milyon Avrupa kökenli yerleşimci ile yaklaşık dokuz milyon Müslüman Cezayirli yaşıyordu. Yerleşimciler Fransız vatandaşıydı; Müslüman Cezayirlilerin çoğu ise uzun süre tam vatandaşlık haklarından yoksun kaldı.

İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda, 8 Mayıs 1945'te Avrupa'da zafer kutlanırken, doğu Cezayir'deki Sétif kentinde bağımsızlık bayrakları taşıyan bir gösteri, ayaklanmaya ve ardından ağır bir baskıya dönüştü. Baskıda hayatını kaybeden Cezayirlilerin sayısı üzerine tahminler binlerden on binlere kadar uzanır. Ferhat Abbas gibi ılımlı milliyetçiler, Fransa içinde eşit haklar elde etmeye çalıştı; ama reformlar sınırlı kaldı ve seçimlere hile karıştırıldı. Genç bir milliyetçi kuşak, barışçı yolların tükendiğine inanmaya başladı.

Gelişme — 1 Kasım 1954

1 Kasım 1954 gecesi, yeni kurulan Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi, Cezayir'in farklı yerlerinde aynı anda saldırılar düzenledi ve bir bildiri yayımladı.

Fransız hükümeti, «Cezayir Fransa'dır» diyerek her türlü müzakereyi reddetti. Başbakan Guy Mollet'nin hükümeti, 1956'da olağanüstü yetkiler aldı ve zorunlu askerlerin de dahil olduğu yüz binlerce askeri Cezayir'e gönderdi. Ağustos 1956'da Cephe'nin önderleri, Kabiliye bölgesindeki Soummam vadisinde gizlice toplandı ve Abane Ramdane'nin etkisiyle mücadelenin siyasi programını belirledi.

1957'de Cezayir kentinde, Cephe'nin kentlerde düzenlediği bombalı saldırılara karşı General Jacques Massu komutasındaki paraşüt birliklerine olağanüstü yetkiler verildi. Ordu, Kasbah denilen eski kent mahallesinde Cephe'nin kentteki örgütünü dağıttı; ama bunu yaparken binlerce kişiyi gözaltına aldı ve işkenceyi sistemli biçimde kullandı. İşkence haberleri Fransa'da duyulduğunda, büyük bir ahlaki tartışma başladı.

Dönüş noktası — Paris'te bir rejim değişikliği

Savaş, Fransa'nın kendi siyasi düzenini de sarstı. Mayıs 1958'de Cezayir'deki yerleşimciler ve ordu subayları, Paris'teki hükümetin Cephe ile müzakereye yöneleceğinden korkarak ayaklandı. Bu kriz, Dördüncü Cumhuriyet'in çöküşüne ve 1940'ta Londra'dan direnişi yöneten General Charles de Gaulle'ün iktidara dönmesine yol açtı. Yerleşimciler ve ordu, de Gaulle'ün Cezayir'i Fransız tutacağına inanıyordu.

Oysa de Gaulle, kısa sürede savaşın kazanılamayacağı ve Fransa'yı yıprattığı sonucuna vardı. Eylül 1959'da Cezayirlilerin kendi kaderini belirleme hakkını kabul ettiğini açıkladı. Bu karar, yerleşimcileri ve ordunun bir bölümünü öfkelendirdi. Nisan 1961'de dört general Cezayir'de bir darbe girişiminde bulundu; girişim birkaç gün içinde başarısız oldu. Ardından bağımsızlığa karşı çıkan yerleşimciler ve subaylar, Gizli Ordu Örgütü adıyla silahlı bir örgüt kurdu ve Cezayir'de ve Fransa'da saldırılar düzenledi.

Cephe ise savaşı uluslararası alana taşımayı başarmıştı. 1958'de Kahire'de geçici bir Cezayir hükümeti kurulmuştu; Birleşmiş Milletler'de Asya ve Afrika ülkeleri her yıl Cezayir sorununu gündeme getiriyordu. Cephe askerî olarak savaşı kazanamamıştı, ama Fransa'nın Cezayir'i elde tutmasının siyasi ve diplomatik bedeli dayanılmaz hâle gelmişti.

Cevap — bir müzakere, bir göç, bir sessizlik

Mart 1962'de Fransa ile Cezayir geçici hükümeti, İsviçre sınırındaki Fransız kenti Evian'da bir anlaşma imzaladı. Ateşkes ilan edildi; Temmuz'da Cezayirliler halk oylamasında ezici bir çoğunlukla bağımsızlığı onayladı ve 5 Temmuz 1962'de Cezayir bağımsız oldu. Cezayir bağımsızlığını kazandı; çünkü Cephe, askerî yenilgilere rağmen halkın önemli bir bölümünün desteğini korudu ve savaşı uluslararası bir meseleye dönüştürdü; Fransa ise savaşın siyasi, ekonomik ve ahlaki bedelini taşıyamaz hâle geldi.

Bağımsızlık, yeni bir acıyı da beraberinde getirdi. Yerleşimcilerin büyük çoğunluğu, birkaç ay içinde Fransa'ya göç etti. Fransız ordusunun yanında savaşmış Müslüman Cezayirlilerin bir bölümü Fransa'ya götürüldü; ama Cezayir'de kalanların önemli bir kısmı bağımsızlıktan sonra intikam saldırılarında hayatını kaybetti.

Yaygın yanlış«Cezayir savaşı yalnızca Fransızlar ile Cezayirliler arasında geçen iki taraflı bir savaştı.»
Doğrusu

Cezayir savaşı, aynı zamanda Cezayirliler arasında bir iç savaştı. Cephe, rakip milliyetçi örgütlerle kanlı bir mücadeleye girdi; Fransa'da yaşayan Cezayirli işçiler arasında da iki örgüt birbiriyle çatıştı. On binlerce Müslüman Cezayirli, Fransız ordusunun yanında harki olarak görev yaptı. Yerleşimcilerin bir bölümü bağımsızlığı destekledi; Gizli Ordu Örgütü ise Fransız devletine karşı silah kullandı. Savaşın çok taraflı yapısı, bugün iki ülkede de hatırlanmasını zorlaştırıyor.

Bugünle bağ — eski bir Osmanlı eyaletinin bağımsızlığı

Cezayir, Türkiye'nin tarihiyle derin bağları olan bir ülkeydi: yaklaşık üç yüz yıl Osmanlı Devleti'ne bağlı kalmış, 1830'da Fransız işgaliyle bu bağ kopmuştu. Buna rağmen Türkiye, 1950'lerde Birleşmiş Milletler'deki Cezayir oylamalarında NATO müttefiki Fransa'ya yakın bir tutum izledi; bu tutum Arap dünyasında ve Türkiye'nin içinde eleştirildi. 1960'tan sonra Türkiye'nin tutumu yumuşadı; Türkiye, aynı yıl Genel Kurul'daki 1514 sayılı kararın kırk üç sunucusu arasında yer aldı. Cezayir'in 1962'de bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye yeni devleti tanıdı. Türk dış politikasındaki bu dönüşüm, Soğuk Savaş ittifakları ile sömürge karşıtı dayanışma arasındaki gerilimi açıkça gösteriyordu.

Birincil kaynak

Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin Ağustos 1956'da Soummam vadisinde kabul ettiği platformdan, ateşkesin siyasi koşulları:

1°) Reconnaissance de la Nation Algérienne indivisible. Cette clause est destinée à faire disparaître la fiction colonialiste de « Algérie française ». 2°) Reconnaissance de l'indépendance de l'Algérie et de sa souveraineté dans tous les domaines, jusque et y compris la défense nationale et la diplomatie.

Türkçesi: 1) Bölünmez Cezayir Ulusu'nun tanınması. Bu madde, «Fransız Cezayiri» sömürgeci kurgusunu ortadan kaldırmayı amaçlar. 2) Cezayir'in bağımsızlığının ve ulusal savunma ve diplomasi dahil bütün alanlarda egemenliğinin tanınması.

Kaynak: Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi, Soummam platformu, 20 Ağustos 1956, Textes fondamentaux du Front de libération nationale (Cezayir: Kültür Bakanlığı, 1976) içinde; Vikikaynak (Fransızca). Türkçesi, Fransızcasından bizim.

  1. Platform, «Fransız Cezayiri» ifadesini neden bir «kurgu» olarak niteliyor? Bu niteleme, Fransa'nın hukuki tutumuna nasıl bir cevaptır?
  2. Ateşkesin koşulları arasında neden savunma ve diplomasinin özellikle anıldığını düşünüyorsun?
  3. Bu koşulları, altı yıl sonra imzalanan Evian Anlaşmaları ile karşılaştır. Cephe, 1956'da ilan ettiği hedeflere 1962'de ne ölçüde ulaştı?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Alistair Horne (1977) — A Savage War of Peace adlı kitabında, savaşı iki tarafın da şiddetini ayrıntılı olarak anlatan bir trajedi olarak yazdı; Fransa'nın askerî olarak savaşı büyük ölçüde kazandığını, ama siyasi olarak kaybettiğini savundu.
  • Benjamin Stora (1991) — La gangrène et l'oubli adlı kitabında, Cezayir savaşının hem Fransa'da hem Cezayir'de nasıl hatırlandığını ve nasıl unutturulduğunu inceledi; iki ülkenin de savaşın bazı yanlarını resmî belleğinden dışladığını, bu «unutmanın» toplumlarda derin yaralar bıraktığını gösterdi.
  • Matthew Connelly (2002) — A Diplomatic Revolution adlı kitabında, Cephe'nin savaşı asıl olarak uluslararası diplomaside, Birleşmiş Milletler'de, basında ve büyük güçlerin başkentlerinde kazandığını; Cezayir'in bağımsızlığının bir «diplomatik devrim» olduğunu savundu.
  • James McDougall (2017) — A History of Algeria adlı kitabında, bağımsızlık savaşını Cezayir toplumunun 19. yüzyıldan bugüne uzanan uzun tarihi içine yerleştirdi; sömürge yönetiminin toplumu nasıl dönüştürdüğünü ve savaşın bağımsız Cezayir'in siyasetini nasıl biçimlendirdiğini gösterdi.

Bu tarihçiler, savaşı farklı açılardan inceler ve aralarındaki fark, savaşın «nerede» kazanıldığı ya da kaybedildiği sorusuna verdikleri cevaplarda belirginleşir. Horne, cephedeki ve siyasetteki trajediye bakar. Connelly, savaşın sonucunu uluslararası diplomaside arar. Stora, savaşın sonrasında iki toplumda nasıl hatırlandığını sorar. McDougall ise savaşı Cezayir'in uzun tarihi içinde değerlendirir. Birlikte okunduklarında, Cezayir savaşının cephede, diplomaside ve bellekte aynı anda yaşanan bir çatışma olduğu ve her tarihçinin bu alanlardan birini öne çıkardığı görülür.

Derine İn

Cezayir savaşı, Fransa'da büyük bir ahlaki tartışmaya yol açtı. 1958'de, gözaltında işkenceye uğrayan bir gazetecinin yazdığı tanıklık kitabı Fransa'da yasaklandı, ama gizlice binlerce kişiye ulaştı. Aydınlar, öğretmenler ve din adamları, ordunun uygulamalarını eleştiren bildiriler yayımladı. 1960'ta yüz yirmi bir aydın, Fransız askerlerinin Cezayir'de savaşmayı reddetme hakkını savunan bir bildiri imzaladı. Öbür yanda, Fransız Cezayiri'ni savunanlar da kitleler hâlinde örgütlendi. Fransız toplumu, bu savaş yüzünden derin biçimde bölündü.

Cezayir doğumlu yazar Albert Camus, savaş sırasında iki tarafın da sivillere yönelik şiddetini kınadı ve bir uzlaşma arayışını savundu; ama bu tutumu, iki taraftan da eleştiri aldı. Martinik doğumlu psikiyatr Frantz Fanon ise Cezayir'deki bir hastanede çalışırken Cephe'ye katıldı ve 1961'de yayımlanan kitabında, sömürgeciliğin şiddetine karşı sömürge halklarının şiddetini kurtarıcı bir güç olarak savundu. Bu kitap, sonraki on yıllarda dünyanın dört bir yanındaki sömürge karşıtı hareketleri etkiledi ve aynı ölçüde tartışıldı.

Savaşın şiddeti, Fransa'nın kendi topraklarına da ulaştı. 17 Ekim 1961'de Paris'te, Cezayirlilere uygulanan sokağa çıkma yasağını protesto eden barışçı bir gösteri, polisin sert müdahalesiyle karşılaştı; birçok gösterici hayatını kaybetti ve bir kısmının cesedi Seine nehrinde bulundu. Ölü sayısı uzun süre gizlendi ve tartışma konusu oldu; olay, onlarca yıl Fransız kamuoyunda pek az konuşuldu. Bir Fransız cumhurbaşkanı, ancak 2012'de bu baskıyı resmen andı.

Sahra, savaşın gözden kaçan bir başka boyutuydu. Fransa, Şubat 1960'ta ilk atom bombasını Cezayir Sahrası'ndaki Reggane yakınlarında denedi. Evian Anlaşmaları, Fransa'nın bağımsızlıktan sonra da birkaç yıl Sahra'daki deneme alanlarını kullanmasına izin verdi; denemeler 1966'ya kadar sürdü. Bölgedeki halkların bu denemelerden nasıl etkilendiği ve radyoaktif atıkların temizlenmesi, iki ülke arasında bugün de tartışılan konulardan biridir.

Bağımsızlıktan sonra Cezayir'de iktidar mücadelesi sürdü. Savaş sırasında Fransızların tutukladığı önderlerden Ahmed Ben Bella, 1962'de ilk cumhurbaşkanı oldu; ama 1965'te ordunun başındaki Houari Boumediene'in darbesiyle devrildi. Cephe, tek parti olarak ülkeyi yönetti. Bağımsız Cezayir, sömürge karşıtı hareketlerin merkezlerinden biri hâline geldi; başkent Cezayir, Afrika'dan ve Asya'dan pek çok bağımsızlık hareketine kapılarını açtı.

Savaşın bedelleri üzerine tartışmalar bugün de sürer. Cezayir'in resmî anlatısında savaşta bir buçuk milyon kişinin hayatını kaybettiği söylenir; tarihçilerin tahminleri ise genellikle daha düşüktür ve birkaç yüz bin ile yarım milyon arasında değişir. Fransız tarafında yaklaşık yirmi beş bin askerin öldüğü tahmin edilir. Milyonlarca Cezayirli köylü, savaş sırasında ordunun kurduğu «yeniden toplanma kamplarına» zorla yerleştirildi.

İki ülke arasındaki bellek tartışması, 2020'lerde de devam etti. Fransız ve Cezayir hükümetleri, savaşın tarihi üzerine ortak çalışmalar başlattı; Fransa, işkence ve kayıplar gibi bazı olaylarda devletin sorumluluğunu resmen kabul etmeye başladı. Ama arşivlerin açılması, özür ve tazminat gibi sorular, iki toplum arasında hâlâ hassas konular olarak duruyor.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Alistair Horne, A Savage War of Peace: Algeria 1954–1962 (Londra: Macmillan, 1977).
  • Benjamin Stora, La gangrène et l'oubli: La mémoire de la guerre d'Algérie (Paris: La Découverte, 1991).
  • Raphaëlle Branche, La torture et l'armée pendant la guerre d'Algérie, 1954–1962 (Paris: Gallimard, 2001).
  • Matthew Connelly, A Diplomatic Revolution: Algeria's Fight for Independence and the Origins of the Post–Cold War Era (New York: Oxford University Press, 2002).
  • Sylvie Thénault, Histoire de la guerre d'indépendance algérienne (Paris: Flammarion, 2005).
  • James McDougall, A History of Algeria (Cambridge: Cambridge University Press, 2017).

Arşiv ve kaynak

Cezayir savaşının kaynakları arasında Fransız ordusunun ve sömürge yönetiminin arşivleri, Fransız hükümetinin ve parlamentosunun belgeleri, Cephe'nin bildirileri ve iç yazışmaları, Evian görüşmelerinin tutanakları, Birleşmiş Milletler tartışmaları, basın, işkence ve gözaltı tanıklıkları, askerlerin, yerleşimcilerin, harkilerin ve Cezayirli sivillerin anıları vardır. Cephe'nin 1954 bildirisi ve Soummam platformu Fransızca Vikikaynak'ta, 1999 yasası Fransız resmî gazetesinin çevrimiçi arşivinde okunabilir.

Açık sorular

  • De Gaulle iktidara dönmeseydi, Fransa Cezayir'den çekilmeyi kabul eder miydi?
  • Cephe, savaşı askerî olarak kaybettiği hâlde bağımsızlığı nasıl kazanabildi?
  • Bir savaşın resmî adının değiştirilmesi, bir toplumun o savaşla yüzleşmesi için ne kadar önemlidir?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Cezayir, 1848'de Fransız yönetiminde hangi statüye kavuşturuldu? A) Fransa'nın departmanlarına dönüştürüldü B) Bağımsız bir krallık oldu C) Milletler Cemiyeti mandası oldu D) Bir himaye bölgesi oldu
  2. (Hedef 1) 1958'de Cezayir krizinin ardından Fransa'da iktidara dönen önder kimdir? A) Guy Mollet B) Charles de Gaulle C) Jacques Massu D) Ferhat Abbas
  3. (Hedef 2) Cephe'nin 1954 bildirisine göre Cezayir'de kalmak isteyen Fransızlara ne vaat edildi? A) Ayrı bir devlet B) Toprak hakları C) Yabancı sayılmak ya da Cezayir vatandaşlığını seçmek D) Çifte vatandaşlık
  4. (Hedef 2) Fransa'nın 1999 yasası neyi değiştirdi? A) Cezayir'e tazminat ödedi B) Arşivleri açtı C) Harkilere vatandaşlık verdi D) «Kuzey Afrika'daki operasyonlar» yerine «Cezayir savaşı» ifadesini kullandı
  5. (Hedef 3) Cephe'nin savaşı asıl olarak uluslararası diplomaside kazandığını savunan tarihçi kimdir? A) Alistair Horne B) Benjamin Stora C) James McDougall D) Matthew Connelly

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Cezayir sekiz yıllık bir çatışmanın sonunda bağımsızlığını nasıl elde etti ve bu savaş neden bugün de tartışılıyor? Cevabında 1954 bildirisini, Soummam platformunu ve 1999 yasasını kullan; Horne ile Connelly'nin yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. A — Fransa'nın departmanlarına dönüştürüldü.
  2. B — Charles de Gaulle.
  3. C — Yabancı sayılmak ya da Cezayir vatandaşlığını seçmek.
  4. D — «Kuzey Afrika'daki operasyonlar» yerine «Cezayir savaşı» ifadesini kullandı.
  5. D — Matthew Connelly.

Kapsamlı bir cevap, Fransa'nın Cezayir'i bir sömürge değil, kendi toprağı saydığını ve bir milyonu aşkın yerleşimcinin varlığının müzakereyi zorlaştırdığını; Cephe'nin askerî yenilgilere rağmen halk desteğini koruyup savaşı uluslararası bir meseleye dönüştürdüğünü ve Fransa'nın savaşın siyasi, ekonomik ve ahlaki bedelini taşıyamaz hâle geldiğini açıklar. 1954 bildirisini, Cephe'nin daha ilk günden siyasi bir program ve müzakere koşulları ilan ettiğinin belgesi olarak; Soummam platformunu, bağımsızlık hedefinin «Fransız Cezayiri» kurgusunun reddi olarak tanımlandığının örneği olarak; 1999 yasasını ise savaşın Fransa'da onlarca yıl adının bile konmadığının ve bellek tartışmasının sürdüğünün tanıklığı olarak kullanır. Güçlü bir yanıt, Horne'un savaşın askerî ve siyasi trajedisine odaklanan yaklaşımını Connelly'nin uluslararası diplomasiyi öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Cezayir savaşı sürerken, Sahra'nın güneyindeki Afrika'da imparatorluklar beklenmedik bir hızla çözülüyordu. Fransa, Cezayir'de savaşırken öbür Afrika sömürgelerini büyük ölçüde barışçı yollarla bağımsızlığa taşıdı; Britanya ve Belçika da sömürgelerinden çekildi. Bir sonraki derste, 1960'ın neden «Afrika'nın yılı» olarak anıldığını, on yedi ülkenin aynı yıl nasıl bağımsız olduğunu ve Kongo'da bağımsızlığın neden hemen bir krize dönüştüğünü inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bir arşiv rafında dizili kalın dosyalar; bir dosyanın kapağındaki yazının silinip yerine yeni bir başlığın yazılması.
  • 1:10–2:50 Bağlam: Akdeniz'in iki kıyısını gösteren bir harita; beyaz evleriyle bir liman kentinin uzaktan görünüşü ve tepelerde uzanan bağlar.
  • 2:50–4:40 Gelişme: gece bir masada çoğaltma makinesinden çıkan bildiri kâğıtları; ardından dar sokaklı eski bir kent mahallesinin çatılarına düşen gölgeler.
  • 4:40–6:50 Dönüş noktası: bir başkentte bir balkonun önünde toplanmış kalabalık; ardından bir göl kıyısındaki otelde bir müzakere masası.
  • 6:50–9:00 Kapanış: limanda vapurlara binen bavullu aileler; ardından bir meydanda yeşil-beyaz bayraklarla kutlama yapan uzak bir kalabalık.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.