İçeriğe geç

Bölüm DT-132.14 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Berlin Duvarı yıkılıyor, SSCB dağılıyor

DT-132 Soğuk Savaş

2.945 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Dönem
1987–1991
Bölge
Orta Avrupa · Doğu Avrupa · Balkanlar · Anadolu
Tema
Siyaset · Diplomasi
Kişiler
Mihail Gorbaçov · Ronald Reagan · Helmut Kohl · George H. W. Bush · Erich Honecker · Günter Schabowski · Václav Havel · Boris Yeltsin · Mary Elise Sarotte · Stephen Kotkin · Serhii Plokhy · Vladislav Zubok
Yerler
Berlin · Leipzig · Prag · Moskova · Minsk · Kapıkule
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • 1989'da Doğu Avrupa'daki komünist rejimlerin çöküşünü, Berlin Duvarı'nın açılmasını, Almanya'nın 1990'da birleşmesini ve Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılmasını açıklayabileceksin.
  • Reagan'ın 1987 Berlin konuşmasını, 1990 İki Artı Dört Antlaşması'nı ve 1991 Bağımsız Devletler Topluluğu anlaşmasını karşılaştırarak Soğuk Savaş'ın hangi belgelerle kapandığını değerlendirebileceksin.
  • Doğu Bloku'nun ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünde yapıların, liderlerin ve tesadüflerin payı üzerine tarihçilerin görüşlerini karşılaştırabileceksin.

Okuma metni

Kanca — yanlış okunan bir not

9 Kasım 1989 akşamı, Doğu Berlin'de televizyondan canlı yayımlanan bir basın toplantısının sonunda, iktidar partisinin sözcüsü Günter Schabowski, elindeki bir notu okudu: Doğu Almanlar artık önceden koşul aranmadan yurt dışına seyahat için başvurabilecekti. Bir gazeteci bunun ne zaman yürürlüğe gireceğini sordu. Schabowski kâğıtlarını karıştırdı ve «bildiğim kadarıyla hemen, gecikmeden» dedi. Oysa düzenleme ertesi gün yürürlüğe girecekti ve sınır kapılarındaki görevlilere hiçbir talimat verilmemişti. Birkaç saat içinde binlerce Doğu Berlinli sınır kapılarına akın etti. Bekleyen kalabalık karşısında ne yapacağını bilemeyen bir kapı amiri, gece yarısına doğru bariyeri kaldırdı. Yirmi sekiz yıldır kenti ikiye bölen duvar, bir yanlış anlamayla açılmıştı. Bu ders, Doğu Bloku'nun ve Sovyetler Birliği'nin birkaç yıl içinde nasıl çözüldüğünü ve Soğuk Savaş'ın neden büyük bir savaş olmadan sona erdiğini soruyor.

Bağlam — duvarın önünde bir çağrı

1980'lerin sonunda Doğu Avrupa'daki komünist rejimler derin bir ekonomik krizle boğuşuyordu. Batı'dan alınan borçlar büyümüş, yaşam düzeyi gerilemiş, halkın sisteme güveni azalmıştı. Moskova'da Gorbaçov'un reformları ve Doğu Avrupa'ya artık askerî müdahale edilmeyeceği yönündeki işaretleri, bu rejimlerin en önemli dayanağını ortadan kaldırıyordu.

Değişim Polonya'da başladı. 1980'de kurulan ve kısa sürede yasaklanan bağımsız sendika Dayanışma, 1989 başında hükümetle masaya oturdu. Bu görüşmeler sonunda yapılan Haziran 1989 seçimlerinde muhalefet, yarışmaya açılan sandalyelerin neredeyse tamamını kazandı; Ağustos'ta Doğu Bloku'nun ilk komünist olmayan başbakanı göreve geldi. Macaristan'da da reformcu komünistler muhalefetle uzlaştı ve Avusturya sınırındaki tel örgüleri sökmeye başladı.

Gelişme — 1989 sonbaharı

1989 yazında binlerce Doğu Alman, tatil için gittikleri Macaristan'dan Avusturya'ya, oradan Batı Almanya'ya geçmeye başladı. Eylül'de Macaristan sınırı Doğu Almanlara resmen açtı; Prag'daki Batı Alman büyükelçiliğinin bahçesine binlerce kişi sığındı. Doğu Almanya'nın içinde ise Leipzig'de her pazartesi akşamı bir kilisede yapılan barış dualarının ardından sokaklara çıkan kalabalıklar, hafta hafta büyüdü. 9 Ekim'de yetmiş bin kişi «halk biziz» sloganıyla yürüdü; güvenlik güçleri müdahale etmedi.

Ekim'de uzun süredir ülkeyi yöneten Erich Honecker görevden alındı; ama yerine gelenler de kalabalığı durduramadı. 9 Kasım'da duvar açıldı. Ardından olaylar hızlandı: ertesi gün Bulgaristan'da uzun süredir iktidarda bulunan lider görevden uzaklaştırıldı; Kasım'da Çekoslovakya'da günlerce süren barışçı gösteriler, komünist yönetimi çekilmeye zorladı ve Aralık'ta oyun yazarı ve muhalif Václav Havel cumhurbaşkanı seçildi. Yalnızca Romanya'da rejimin çöküşü kanlı oldu: Aralık'taki ayaklanmada bin dolayında kişi hayatını kaybetti; diktatör ve eşi kaçmaya çalışırken yakalandı, kısa bir yargılamanın ardından idam edildi.

Dönüş noktası — Almanya'nın birleşmesi

Duvar açıldıktan sonra asıl soru, iki Alman devletinin birleşip birleşmeyeceğiydi. Batı Almanya Başbakanı Helmut Kohl, birleşmeyi hızla gerçekleştirmek istedi. Doğu Almanya'da Mart 1990'da yapılan ilk serbest seçimleri, hızlı birleşmeyi savunan partiler kazandı; Temmuz'da iki ülke ortak para birimine geçti. Ama birleşme, savaşın galibi dört gücün onayını gerektiriyordu. Britanya ve Fransa kuşkuluydu; Sovyetler Birliği ise birleşik bir Almanya'nın NATO'da kalmasına karşı çıkıyordu. Amerikan Başkanı George H. W. Bush, Kohl'u açıkça destekledi. Gorbaçov, Temmuz 1990'da birleşik Almanya'nın ittifakını kendisinin seçebileceğini kabul etti.

Cevap — bir imparatorluğun sessiz sonu

Bu sırada birliğin içi de çözülüyordu. Baltık cumhuriyetleri bağımsızlıklarını ilan etti; Rusya'da Boris Yeltsin, Haziran 1991'de halkın oyuyla Rusya Federasyonu'nun başkanı seçildi. Ağustos 1991'de, Gorbaçov'un cumhuriyetlere geniş yetkiler veren yeni bir birlik antlaşması imzalamasını önlemek isteyen sertlik yanlıları, Gorbaçov'u Kırım'daki tatil evinde göz altına alarak bir darbe girişiminde bulundu. Moskova'da on binlerce insan sokaklara çıktı; Yeltsin, Rusya parlamentosunun önündeki bir tankın üzerine çıkarak darbeye karşı direnişi yönetti. Darbe üç gün içinde çöktü.

Darbe girişimi, merkezin son otoritesini de yok etti. Aralık 1991'de Ukrayna'da yapılan halk oylamasında seçmenlerin büyük çoğunluğu bağımsızlığı onayladı. Bir hafta sonra Rusya, Ukrayna ve Belarus liderleri, Belarus'taki bir av köşkünde Sovyetler Birliği'nin varlığının sona erdiğini ilan eden bir anlaşma imzaladı. 25 Aralık 1991'de Gorbaçov görevinden çekildi; aynı akşam Kremlin'in üzerindeki kırmızı bayrak indirildi.

Doğu Bloku ve Sovyetler Birliği bu kadar hızlı çöktü; çünkü ekonomik kriz rejimlerin meşruiyetini aşındırmış, Moskova askerî güçle müdahale etmeyi reddetmiş ve bu reddi gören halklar korkularını yenerek sokaklara çıkmıştı. Rejimleri ayakta tutan son güç, yani Sovyet tanklarına başvurma ihtimali ortadan kalkınca, sistemlerin çoğu birkaç hafta içinde çözüldü. Sovyetler Birliği de, cumhuriyetlerin bağımsızlık talepleri ve merkezin otoritesini yitirmesiyle dağıldı. Soğuk Savaş, iki tarafın birbirine karşı savaşıyla değil, taraflardan birinin içeriden çözülmesiyle sona erdi.

Yaygın yanlış«Soğuk Savaş'ı Amerika'nın askerî baskısı tek başına kazandı.»
Doğrusu

Amerika'nın 1980'lerdeki silahlanma programı ve Sovyet ekonomisi üzerindeki baskı önemliydi; ama çöküşün nedeni tek başına bu değildi. Sovyet ekonomisinin onlarca yıldır süren yapısal sorunları, petrol fiyatlarının düşmesi, Doğu Avrupa halklarının kendi hareketleri, Polonya'daki sendikanın, Doğu Almanya'daki kilise gruplarının ve Çekoslovak muhaliflerin barışçı direnişi ve Gorbaçov'un şiddete başvurmama kararı belirleyiciydi. Duvarı yıkanlar Doğu Berlinlilerdi; Sovyetler Birliği'ni dağıtan da cumhuriyetlerin kendi seçimleriydi.

Bugünle bağ — Kapıkule'de bir yaz

1989'un değişim dalgası Türkiye'ye de dokundu. Bulgaristan'daki komünist rejim, 1984'ten itibaren ülkedeki Türklerin adlarını zorla değiştirmiş, dillerini ve dinî pratiklerini yasaklamıştı. Mayıs 1989'da bu baskılara karşı gösteriler başlayınca, rejim sınırı açtı ve yaz boyunca üç yüz binden fazla Bulgaristan Türkü, Kapıkule sınır kapısından Türkiye'ye geçti. Bulgaristan'da rejim Kasım'da çöktü ve isimler geri verildi; göç edenlerin bir kısmı geri döndü. Moskova'daki merkez 1991'de çözülünce Türkiye, Kasım 1991'de Azerbaycan'ı ve Aralık 1991'de Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerini ilk tanıyan ülkelerden biri oldu. Soğuk Savaş'ın sonu, Türkiye'nin dış politikasının coğrafyasını da değiştirdi.

Birincil kaynak

8 Aralık 1991'de Rusya, Ukrayna ve Belarus liderlerinin imzaladığı Bağımsız Devletler Topluluğu'nu kuran anlaşmanın girişinden:

Мы, Республика Беларусь, Российская Федерация (РСФСР), Украина как государства — учредители Союза ССР, подписавшие Союзный Договор 1922 года, далее именуемые Высокими Договаривающимися Сторонами, констатируем, что Союз ССР, как субъект международного права и геополитическая реальность, прекращает свое существование.

Türkçesi: Biz, 1922 Birlik Antlaşması'nı imzalamış olan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin kurucu devletleri olarak Belarus Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Ukrayna, bundan sonra Yüksek Akit Taraflar olarak anılacağız ve Sovyetler Birliği'nin bir uluslararası hukuk öznesi ve jeopolitik bir gerçeklik olarak varlığının sona erdiğini tespit ediyoruz.

Kaynak: Bağımsız Devletler Topluluğu'nun kurulmasına ilişkin anlaşma, Viskuli (Belarus), 8 Aralık 1991, giriş; Vikikaynak (Rusça). Türkçesi, Rusçasından bizim.

  1. Anlaşmayı imzalayanlar, Sovyetler Birliği'ni sona erdirme yetkisini kendilerinde nereden buluyor? Bu gerekçe neden 1922'ye dayanıyor?
  2. Metin, Sovyetler Birliği'nin sona erdiğini «ilan etmek» yerine «tespit etmek» fiilini kullanıyor. Bu sözcük seçimi ne anlatmaya çalışıyor olabilir?
  3. Anlaşmayı yalnızca üç cumhuriyetin liderleri imzaladı. Öbür cumhuriyetlerin ve Gorbaçov'un bu karara katılmamış olması, belgenin meşruiyeti hakkında hangi soruları doğurur?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Stephen Kotkin (2009) — Jan T. Gross ile birlikte yazdığı Uncivil Society adlı kitabında, 1989'daki çöküşü güçlü bir sivil toplumun zaferi olarak değil, iflas etmiş ve özgüvenini yitirmiş komünist yönetici sınıfının çökmesi olarak açıkladı; Polonya dışındaki ülkelerde örgütlü muhalefetin zayıf olduğunu vurguladı.
  • Mary Elise Sarotte (2014) — The Collapse adlı kitabında, Berlin Duvarı'nın açılışını ayrıntılı olarak yeniden kurdu; açılışın bir plan sonucu değil, yerel muhaliflerin cesareti, basın toplantısındaki bir hata ve sınır görevlilerinin kararsızlığının birleştiği bir «kaza» olduğunu gösterdi.
  • Serhii Plokhy (2014) — The Last Empire adlı kitabında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasında Amerika'nın değil, Ukrayna'nın bağımsızlık oylamasının ve Rus ve Ukraynalı liderlerin kararlarının belirleyici olduğunu; Bush yönetiminin aslında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından kaygı duyduğunu ve Gorbaçov'u desteklediğini savundu.
  • Vladislav Zubok (2021) — Collapse adlı kitabında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının kaçınılmaz olmadığını; Moskova'daki liderliğin piyasa ve federasyon konusundaki yanlış tercihlerinin ve merkezin otoritesini koruyamamasının dağılmayı hızlandırdığını savundu.

Bu tarihçiler, çöküşü farklı ölçeklerde açıklar. Kotkin, yönetici seçkinlerin iflasına bakar. Sarotte, tek bir gecenin tesadüflerini ve yerel aktörlerin cesaretini öne çıkarır. Plokhy, Sovyetler Birliği'nin sonunu cumhuriyetlerin, özellikle Ukrayna'nın tercihlerine bağlar. Zubok ise dağılmanın kaçınılmaz olmadığını savunarak liderlerin kararlarına dikkat çeker. Birlikte okunduklarında, Soğuk Savaş'ın sonunun hem uzun vadeli yapısal krizlerin hem de kısa vadeli kararların ve tesadüflerin ürünü olduğu görülür.

Derine İn

1989'u benzerlerinden ayıran şey, çöküşün çoğu ülkede silahsız gerçekleşmesiydi. Haziran 1989'da Pekin'deki Tiananmen meydanında öğrenci gösterileri ordu tarafından kanlı biçimde bastırılmıştı; Doğu Avrupa'daki pek çok kişi, kendi rejimlerinin de aynı yolu seçmesinden korkuyordu. Leipzig'de 9 Ekim akşamı hastanelerin kan bağışı için hazırlandığı, güvenlik güçlerinin sert bir müdahaleye hazırlandığı söyleniyordu. Ama emir gelmedi. Yerel parti yöneticileri, kilise önderleri ve sanatçılar, şiddetin önlenmesi için ortak bir çağrı yaptı.

Gorbaçov'un Doğu Avrupa'ya müdahale etmeme kararı, bu barışçı geçişin temel koşuluydu. Ekim 1989'da Sovyet Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Moskova'nın artık her ülkenin kendi yolunu seçmesine izin verdiğini, ünlü bir şarkıya gönderme yaparak «kendi bildiği gibi» politikası olarak tanımladı. Doğu Almanya'da on binlerce Sovyet askeri bulunuyordu; ama hiçbiri kışlasından çıkmadı. Bu karar, Soğuk Savaş'ın kanlı bir çatışmayla değil, barışçı biçimde sona ermesini sağladı.

Rejimlerin çöküşü, gizli polis arşivlerini de ortaya çıkardı. Doğu Almanya'da Ocak 1990'da göstericiler gizli polisin Berlin'deki merkezine girerek belgelerin yok edilmesini durdurdu. Birleşik Almanya, 1990'ların başında bir yasayla bu dosyaları vatandaşlara açtı. Milyonlarca insan, kendileri hakkında tutulan raporları okudu; bazıları, yıllarca kendilerini ihbar edenin bir arkadaşları, bir meslektaşları, hatta bir aile üyeleri olduğunu öğrendi. Geçmişle yüzleşmenin bu yolu, öbür eski Doğu Bloku ülkelerinde farklı ölçülerde uygulandı ve her yerde tartışma yarattı.

Almanya'nın birleşmesi, Avrupa'nın her yerinde aynı sevinçle karşılanmadı. Britanya Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı, güçlü ve birleşik bir Almanya'nın Avrupa'daki dengeyi bozmasından kaygılanıyordu. Polonya, Almanya ile sınırının kesin olarak tanınmasını istiyordu. Bu kaygılar, birleşik Almanya'nın Avrupa Topluluğu'na daha sıkı bağlanması ve ortak bir para birimine yönelinmesiyle kısmen giderildi. Avrupa Birliği'ni kuran 1992 antlaşması, bu sürecin bir ürünüydü.

Sovyetler Birliği'nin dağılması, on beş yeni devlet doğurdu. Bu devletlerin bazılarında bağımsızlık barışçı biçimde gerçekleşti; bazılarında ise Dağlık Karabağ'da olduğu gibi kanlı çatışmalar yaşandı ya da sürdü. Milyonlarca insan, bir gecede kendini yeni bir ülkenin vatandaşı ya da başka bir ülkede azınlık olarak buldu. Sovyet ordusunun nükleer silahlarının kimin elinde kalacağı da büyük bir kaygı konusuydu; Ukrayna, Belarus ve Kazakistan, sonraki yıllarda topraklarındaki nükleer silahları Rusya'ya devretti.

Soğuk Savaş'ın sonu, eski Doğu Bloku ülkelerinde zor bir dönüşüm dönemini de başlattı. Planlı ekonomiden piyasa ekonomisine hızlı geçiş, birçok ülkede işsizliğe, enflasyona ve büyük eşitsizliklere yol açtı. Rusya'da 1990'lar, ekonomik çöküş, yaşam süresinin kısalması ve devlet mülklerinin bir avuç insanın eline geçtiği bir dönem olarak hatırlandı. Bu deneyim, Rusya'da sonraki on yıllarda Batı'ya ve 1991'in mirasına karşı derin bir hayal kırıklığı yarattı.

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, bazı düşünürlerin büyük ideolojik çatışmaların sona erdiğini ve liberal demokrasinin rakipsiz kaldığını ilan etmesine yol açtı. Ama sonraki on yıllar, bu iyimserliğin aceleci olduğunu gösterdi: milliyetçilik, din, etnik kimlik ve büyük güçler arasındaki rekabet, yeni biçimlerde geri döndü. Tarihçiler, Soğuk Savaş'ın ne zaman ve nasıl bittiğini tartışmayı hâlâ sürdürüyor.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Timothy Garton Ash, The Magic Lantern: The Revolution of '89 Witnessed in Warsaw, Budapest, Berlin, and Prague (New York: Random House, 1990).
  • Stephen Kotkin, Jan T. Gross, Uncivil Society: 1989 and the Implosion of the Communist Establishment (New York: Modern Library, 2009).
  • Mary Elise Sarotte, 1989: The Struggle to Create Post–Cold War Europe (Princeton: Princeton University Press, 2009).
  • Mary Elise Sarotte, The Collapse: The Accidental Opening of the Berlin Wall (New York: Basic Books, 2014).
  • Serhii Plokhy, The Last Empire: The Final Days of the Soviet Union (New York: Basic Books, 2014).
  • Vladislav M. Zubok, Collapse: The Fall of the Soviet Union (New Haven: Yale University Press, 2021).

Arşiv ve kaynak

1989–1991 döneminin kaynakları arasında Doğu Alman gizli polisinin ve partisinin açılan arşivleri, Yuvarlak Masa görüşmelerinin tutanakları, Bush, Kohl ve Gorbaçov arasındaki görüşmelerin kayıtları, İki Artı Dört görüşmelerinin belgeleri, Sovyet Politbürosu'nun ve cumhuriyetlerin belgeleri, televizyon yayınları, gösterilerin pankartları ve katılımcıların anıları vardır. Reagan'ın Berlin konuşması ve İki Artı Dört Antlaşması İngilizce Vikikaynak'ta, Bağımsız Devletler Topluluğu anlaşması Rusça Vikikaynak'ta okunabilir.

Açık sorular

  • Schabowski 9 Kasım akşamı notu yanlış okumasaydı, Berlin Duvarı yine de kısa süre içinde açılır mıydı?
  • Ağustos 1991 darbesi olmasaydı, Sovyetler Birliği daha gevşek bir birlik olarak varlığını sürdürebilir miydi?
  • Soğuk Savaş 1989'da mı, 1990'da mı, yoksa 1991'de mi sona erdi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Berlin Duvarı hangi tarihte açıldı? A) 9 Kasım 1989 B) 3 Ekim 1990 C) 13 Ağustos 1961 D) 25 Aralık 1991
  2. (Hedef 1) Ağustos 1991 darbe girişimine karşı Moskova'da direnişi yöneten lider kimdir? A) Mihail Gorbaçov B) Helmut Kohl C) Boris Yeltsin D) Václav Havel
  3. (Hedef 2) İki Artı Dört Antlaşması'nın yedinci maddesine göre dört gücün Almanya'ya ilişkin hakları ne oldu? A) Süresiz uzatıldı B) Sona erdirildi C) Birleşmiş Milletler'e devredildi D) Yalnızca Berlin için korundu
  4. (Hedef 2) 1991 Bağımsız Devletler Topluluğu anlaşmasının girişi Sovyetler Birliği hakkında neyi tespit eder? A) Yeniden yapılandırılacağını B) Başkentinin değişeceğini C) Yeni bir anayasa kabul edeceğini D) Bir uluslararası hukuk öznesi ve jeopolitik gerçeklik olarak varlığının sona erdiğini
  5. (Hedef 3) Berlin Duvarı'nın açılışının bir plan değil, tesadüflerin birleştiği bir «kaza» olduğunu gösteren tarihçi kimdir? A) Vladislav Zubok B) Mary Elise Sarotte C) Stephen Kotkin D) Serhii Plokhy

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Doğu Bloku iki yıl içinde, Sovyetler Birliği ise dört ayda nasıl çözüldü ve bu çözülme neden çoğu yerde kan dökülmeden gerçekleşti? Cevabında Reagan'ın Berlin konuşmasını, İki Artı Dört Antlaşması'nı ve Bağımsız Devletler Topluluğu anlaşmasını kullan; Kotkin'in seçkinlere, Plokhy'nin cumhuriyetlere bakan açıklamasını yan yana koy.

Cevaplar

  1. A — 9 Kasım 1989.
  2. C — Boris Yeltsin.
  3. B — Sona erdirildi.
  4. D — Bir uluslararası hukuk öznesi ve jeopolitik gerçeklik olarak varlığının sona erdiğini.
  5. B — Mary Elise Sarotte.

Kapsamlı bir cevap, ekonomik krizin rejimlerin meşruiyetini aşındırdığını, Moskova'nın askerî müdahaleyi reddettiğini, halkların bunu görerek barışçı biçimde sokaklara çıktığını ve Sovyetler Birliği'nin cumhuriyetlerin bağımsızlık talepleri ve Ağustos darbesinin ardından merkezin otoritesini yitirmesiyle dağıldığını açıklar. Brandenburg Kapısı konuşmasını, Washington'un reformları Berlin'deki duvarla sınamak istediğinin belgesi olarak; İki Artı Dört Antlaşması'nı, Avrupa'daki Soğuk Savaş'ın merkezindeki Almanya sorununun hukuken kapatılmasının örneği olarak; Bağımsız Devletler Topluluğu anlaşmasını ise Sovyetler Birliği'nin kendi kurucu cumhuriyetleri tarafından sona erdirildiğinin tanıklığı olarak kullanır. Güçlü bir yanıt, Kotkin'in yönetici seçkinlerin iflasına odaklanan yaklaşımını Plokhy'nin cumhuriyetlerin, özellikle Ukrayna'nın tercihlerini öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.

Serinin sonu

«Soğuk Savaş» kursunun son durağına geldik. Yolculuk, İkinci Dünya Savaşı'nı birlikte kazanan müttefiklerin neden birkaç yıl içinde düşmana dönüştüğü sorusuyla başladı. Yalta ve Potsdam'da çizilen sınırları, Truman Doktrini'ni ve Marshall Planı'nı, Berlin ablukasını ve NATO'nun kuruluşunu izledik. Çin devrimini, Kore'de sınırlı kalan savaşı, nükleer silahlanma yarışını ve uzaya uzanan rekabeti gördük. Küba'da dünyanın nükleer savaşın eşiğinden döndüğü on üç günü, Vietnam'daki uzun savaşı, 1968'de iki blokta birden sarsılan toplumları ve Afganistan'da bir süper gücün yaşadığı bataklığı inceledik. Gorbaçov'un reformlarıyla ve 1989–1991 arasında Doğu Bloku'nun ve Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle Soğuk Savaş'ın sonuna vardık. Bu derslerin her birinde, Soğuk Savaş'ın yalnızca iki süper gücün değil, Kars'tan Kunuri'ye, Çiğli'den Ulupamir'e kadar Türkiye'nin de içinde yer aldığı küresel bir hikâye olduğunu gördük. Programda sırada «Dekolonizasyon ve Üçüncü Dünya» kursu var. Bu kursun ilk dersi, yüzyıllardır süren sömürge imparatorluklarının 1945'in ardından Asya'da ve Afrika'da nasıl birkaç on yıl içinde dağıldığını ve bu dağılmanın iki blok arasındaki rekabetle nerede kesiştiğini izliyor. İlk bölüm bunu soruyor: imparatorluklar otuz yılda neden dağıldı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bir basın toplantısı masasında kâğıtlarını karıştıran yüzsüz bir silüet; ardından gece bir sınır kapısının önünde biriken kalabalık ve yavaşça kalkan bir bariyer.
  • 1:10–2:50 Bağlam: sütunlu büyük bir anıt kapının önünde bir kürsü ve uzaktan görünen bir duvar; ardından büyük bir toplantı salonunda karşılıklı dizilmiş sandalyeler.
  • 2:50–4:40 Gelişme: bir kilisenin önünde mumlar tutan kalabalık; ardından bir kent meydanında anahtarlarını şıngırdatan insanların uzak silüetleri.
  • 4:40–6:50 Dönüş noktası: bir masada altı ülkenin bayraklarının önünde imzalanan bir antlaşma; ardından iki yarısı birleşen bir harita.
  • 6:50–9:00 Kapanış: bir köşkün içinde masada imzalanan kâğıtlar; bir sarayın kubbesinden yavaşça inen bir bayrak; ardından bir sınır kapısında bavullarıyla bekleyen aileler.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.