Öğrenme hedefleri
- 1948–1949'da Berlin ablukasının nedenlerini ve seyrini, hava köprüsünü, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün kuruluşunu ve Bonn ile Doğu Berlin'de iki ayrı Alman devletinin doğuşunu açıklayabileceksin.
- Amerika'nın Sovyetler Birliği'ne gönderdiği Berlin protesto notasını, Batı Almanya'nın Temel Yasası'nın önsözünü ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nı karşılaştırarak, Batı'nın Berlin'deki hakları, Almanya'nın bölünmesi ve ortak savunma konusundaki tutumunu değerlendirebileceksin.
- Batı ittifakının bir Amerikan dayatması mı, yoksa Avrupalıların isteği mi olduğu ve Stalin'in Berlin politikasının amaçları üzerine tarihçilerin görüşlerini karşılaştırabileceksin.
Okuma metni
Kanca — gökyüzünden düşen şeker
1948 yazında Berlin'in batı kesimindeki Tempelhof havaalanına her birkaç dakikada bir nakliye uçağı iniyordu. Uçaklar un, kömür, süt tozu ve ilaç taşıyordu. Havaalanının çevresindeki yıkıntılarda toplanan çocuklar, uçakların inişini izliyordu. Amerikalı pilot Gail Halvorsen, bir gün çocuklarla tel örgünün arkasından konuştu ve onlara inerken şeker atacağını söyledi; tanınsınlar diye inişte uçağının kanatlarını sallayacaktı. Kısa süre sonra Halvorsen ve arkadaşları, mendillerden yapılmış küçük paraşütlerle şekerleme atmaya başladı. Berlinli çocuklar bu uçaklara «üzüm bombardıman uçakları» adını taktı. Üç yıl önce aynı kentin üzerinde bomba atan uçaklar, şimdi yiyecek getiriyordu. Bu derste, büyük bir Avrupa kentinin batı yarısının neden on bir ay boyunca yalnızca gökyüzünden gelen yükle yaşadığını ve bu dayanıklılık sınavının kıtanın haritasını nasıl dondurduğunu izleyeceğiz.
Bağlam — bölünmüş bir başkent
Savaştan sonra Almanya dört işgal bölgesine, başkent Berlin de dört kesime ayrılmıştı. Ama Berlin, Sovyet işgal bölgesinin içinde, Batılı bölgelerin yüz kilometreden fazla uzağındaydı. Batılı güçlerin kente ulaşımı, Sovyet bölgesinden geçen karayolları, demiryolları, kanallar ve üç hava koridoruyla sağlanıyordu. Savaş sonunda bu erişim, yazılı ve ayrıntılı bir anlaşmaya bağlanmamış, büyük ölçüde güvene ve uygulamaya dayanmıştı.
1948'in başında Amerika, İngiltere ve Fransa, kendi işgal bölgelerini birleştirerek bir Batı Alman devleti kurmaya karar verdi. Haziran'da Batılı bölgelerde yeni bir para birimi, Alman markı, çıkarıldı; savaştan kalan değersiz para, karaborsa ve sigaranın para yerine kullanıldığı ekonomi sona erecekti. Bu kararlar, Batılı bölgelerin ekonomisini yöneten Frankfurt'taki kurumlar aracılığıyla uygulanıyordu. Josif Stalin'in yönetimi ise bunu, Almanya'yı bölmek ve kendi bölgesinin ekonomisini çökertmek için atılmış bir adım olarak gördü.
Gelişme — abluka ve hava köprüsü
24 Haziran 1948'de Sovyet yönetimi, Batı Berlin'e giden bütün karayollarını, demiryollarını ve suyollarını kapattı; Sovyet bölgesinden Batı Berlin'e elektrik ve yiyecek akışı da kesildi. Amaç, Başkan Harry S. Truman'ı ve Batılı müttefiklerini ya Berlin'den çekilmeye ya da Batı Alman devleti kurma planlarından vazgeçmeye zorlamaktı. Amerika'nın Almanya'daki askerî valisi General Lucius Clay, ablukayı zırhlı bir konvoyla yarmayı önerdi; ama Washington, bunun bir savaşa yol açabileceğinden korktu. Bunun yerine, kentin havadan beslenmesine karar verildi.
Çoğu uzman, iki milyondan fazla insanı yalnızca uçaklarla beslemenin olanaksız olduğunu düşünüyordu. Ama Amerikan ve İngiliz hava kuvvetleri, kısa sürede şaşırtıcı bir düzen kurdu. Uçaklar, birkaç dakika arayla, belirlenmiş yüksekliklerde ve koridorlarda, gece gündüz uçtu. Kömür, kentin en büyük ihtiyacıydı; uçakların taşıdığı yükün büyük bölümünü oluşturdu. Berlinliler, yalnızca üç ay içinde kentin batısında yeni bir havaalanı yapımında çalıştı. Kış boyunca elektrik günde birkaç saat verildi, yiyecek karneyle dağıtıldı. Ama kent dayandı.
Dönüş noktası — ittifak ve iki devlet
Berlin bunalımı, Batı Avrupa ülkelerini Amerika ile kalıcı bir askerî ittifak kurmaya yöneltti. İngiltere, Fransa ve Benelüks ülkeleri Mart 1948'de Brüksel'de bir karşılıklı savunma antlaşması imzalamıştı; ama Sovyet gücüne karşı Amerika'nın desteği olmadan yeterli olmayacağını biliyorlardı. İngiltere Dışişleri Bakanı Ernest Bevin, Amerikan katılımını sağlamak için yoğun çaba harcadı. 4 Nisan 1949'da Washington'da on iki ülke, Kuzey Atlantik Antlaşması'nı imzaladı. Amerika, tarihinde ilk kez barış zamanında Avrupa ile bir askerî ittifaka giriyordu.
Sovyetler Birliği, ablukanın amacına ulaşmadığını görünce, Mayıs 1949'da ablukayı kaldırdı. Aynı ay Batılı bölgelerde Federal Almanya Cumhuriyeti'nin Temel Yasası kabul edildi; Eylül'de Konrad Adenauer ilk şansölye oldu. Ekim 1949'da Sovyet bölgesinde Alman Demokratik Cumhuriyeti ilan edildi. Almanya artık iki devlete bölünmüştü.
Yaygın yanlış«Berlin ablukası, Sovyetlerin Batı Berlin halkını aç bırakarak ele geçirme planıydı.»
Ablukanın başlıca amacı, Batılı güçleri Batı Alman devletini kurma planlarından vazgeçirmekti; Berlin, bunun için bir baskı aracıydı. Sovyet yönetimi, Batı Berlinlilere Sovyet kesiminden yiyecek alabileceklerini de duyurdu; ama Batı Berlinlilerin büyük çoğunluğu bu teklifi kabul etmedi. Abluka, Stalin'in amaçlarına hizmet etmedi; tersine, Batı'yı birleştirdi, Batı Alman devletinin kuruluşunu hızlandırdı ve NATO'nun kurulmasına katkıda bulundu.
Cevap — bir kentin direnişi, bir kıtanın bölünmesi
Berlin bir yıla yakın süre havadan beslendi; çünkü Sovyetler Birliği, Batı'nın Almanya'yı bölen adımlarına, Batı Berlin'i baskı aracı olarak kullanarak karşılık verdi; Batılı güçler ise ne kenti terk etmeyi ne de bir savaşı göze aldı. Hava köprüsü, Batı'nın kararlılığını gösterdi ve Berlinlilerin dayanıklılığıyla birleşince ablukayı etkisiz bıraktı. Ama bunalımın asıl sonucu, Avrupa'nın bölünmesinin kalıcı hâle gelmesiydi: Almanya iki devlete ayrıldı, Batı Avrupa Amerika ile askerî bir ittifaka girdi. Berlin, sonraki kırk yıl boyunca Soğuk Savaş'ın en hassas noktası olarak kaldı.
Bugünle bağ — beşinci madde ve Türkiye
1949'da NATO'nun kurucu üyeleri arasında Türkiye yoktu; Türkiye, Amerika'dan ittifaka katılmak için güvence istemiş, ama başlangıçta bu isteği kabul görmemişti. Türk hükümeti, Kore Savaşı'na asker göndererek Batı ittifakına bağlılığını göstermek istedi. 1951'de imzalanan bir protokolle Türkiye'nin ve Yunanistan'ın NATO'ya katılmasının yolu açıldı ve antlaşmanın 6. maddesi değiştirilerek, ittifakın savunduğu topraklar arasına «Türkiye'nin toprakları» da eklendi. Şubat 1952'de Türkiye NATO'ya katıldı. Berlin için kurulan ortak savunma ilkesi, böylece Türkiye'nin güvenlik politikasının da temeline yerleşti.
Birincil kaynak
4 Nisan 1949'da Washington'da imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesinden:
The Parties agree that an armed attack against one or more of them in Europe or North America shall be considered an attack against them all and consequently they agree that, if such an armed attack occurs, each of them, in exercise of the right of individual or collective self-defence recognised by Article 51 of the Charter of the United Nations, will assist the Party or Parties so attacked by taking forthwith, individually and in concert with the other Parties, such action as it deems necessary, including the use of armed force, to restore and maintain the security of the North Atlantic area.
Türkçesi: Taraflar, Avrupa'da ya da Kuzey Amerika'da birine ya da birkaçına yapılan silahlı bir saldırının hepsine yapılmış bir saldırı sayılacağını kabul eder; bu yüzden, böyle bir silahlı saldırı olursa, her biri, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesiyle tanınan bireysel ya da ortak meşru müdafaa hakkını kullanarak, saldırıya uğrayan tarafa ya da taraflara, Kuzey Atlantik bölgesinin güvenliğini yeniden sağlamak ve korumak için, silahlı kuvvet kullanmak da dahil olmak üzere, gerekli gördüğü eylemi tek başına ve öteki taraflarla birlikte hemen yaparak yardım edecektir.
Kaynak: Kuzey Atlantik Antlaşması, madde 5, Washington, 4 Nisan 1949; Vikikaynak (İngilizce). Türkçesi, İngilizcesinden bizim.
- Madde, «birine yapılan saldırı hepsine yapılmış sayılır» diyor. Bu ilke, Sovyetler Birliği'ni Batı Avrupa'ya saldırmaktan nasıl caydırmayı amaçlıyordu?
- Madde, her üyenin «gerekli gördüğü eylemi» yapacağını söylüyor. Bu ifade, üyelere otomatik bir savaş yükümlülüğü getiriyor mu?
- Maddenin Birleşmiş Milletler Şartı'na gönderme yapması neden önemliydi?
Tarihçiler Tartışıyor
- Geir Lundestad (1986) — Norveçli tarihçi, Amerika'nın savaştan sonra Batı Avrupa'da kurduğu etki alanını «davet üzerine imparatorluk» olarak tanımladı; Batı Avrupa hükümetlerinin Amerikan varlığını ve NATO'yu kendilerinin istediğini, hatta bunun için ısrar ettiğini, Amerikan egemenliğinin bu yüzden Sovyet egemenliğinden çok farklı bir nitelik taşıdığını savundu.
- Wilfried Loth (1998) — Sovyet belgelerine dayanarak, Stalin'in aslında ayrı bir Doğu Alman devleti istemediğini, birleşik ve tarafsız bir Almanya'yı tercih ettiğini; Doğu Almanya'nın Stalin için «istenmeyen bir çocuk» olduğunu ileri sürdü. Bu tez tartışma yarattı; başka tarihçiler Stalin'in Doğu Almanya'daki Sovyetleştirmeyi baştan desteklediğini savundu.
- Lawrence Kaplan (2007) — NATO'nun kuruluşunu inceleyen çalışmasında, ittifakın kurulmasında Avrupalı önderlerin, özellikle Bevin'in rolünü vurguladı ve Amerika'nın geleneksel olarak kaçındığı «bağlayıcı ittifaklardan» nasıl vazgeçtiğini gösterdi.
- Daniel Harrington (2012) — Berlin ablukası üzerine kitabında, hava köprüsünün başlangıçta kalıcı bir çözüm olarak değil, zaman kazanmak için düşünülen bir önlem olduğunu; Amerikan yönetiminin uzun süre Berlin'den çekilmeyi de içeren seçenekleri tartıştığını ortaya koydu.
Bu tarihçiler, bunalımı ve ittifakı farklı açılardan değerlendirir. Lundestad ve Kaplan, NATO'nun kurulmasında Avrupalıların isteğini ve girişimini öne çıkarır. Loth, Sovyet tarafının hedeflerini yeniden yorumlar ve Almanya'nın bölünmesinin Stalin'in planı olmadığını öne sürer. Harrington ise hava köprüsünün sonradan kurulan zafer anlatısının ardındaki belirsizlikleri ve kararsızlıkları gösterir. Tartışma, Soğuk Savaş'ın Avrupa'daki düzeninin kimin isteğiyle kurulduğu sorusuna uzanır.
Derine İn
Berlin'in kendisi de bunalım sırasında bölündü. 1948 sonbaharında Sovyet desteğindeki gruplar, kent meclisinin Sovyet kesimindeki binasında toplantıları engelledi; meclis üyelerinin çoğunluğu Batı kesimine geçti. Aralık 1948'de Batı kesiminde yapılan seçimlerde Sosyal Demokrat Ernst Reuter belediye başkanı oldu; doğuda ise ayrı bir kent yönetimi kuruldu. Böylece Berlin, Almanya'nın kendisinden de önce iki ayrı yönetime bölündü. Kent içinde insanların doğu ile batı arasında geçişi ise 1961'de duvar örülene kadar büyük ölçüde serbest kaldı.
Reuter, bunalım sırasında Berlinlilerin direnişinin sembolü oldu. 9 Eylül 1948'de, yıkık Reichstag binasının önünde toplanan yüz binlerce kişiye seslenen Reuter, dünya halklarını Berlin'e bakmaya ve bu kenti ve halkını terk etmemeye çağırdı. Bu konuşma, Batı Berlinlilerin kendi kentlerinin özgürlüğü için ayakta kaldıklarının ve Batılı güçlerin onları yalnız bırakmaması gerektiğinin güçlü bir ifadesi oldu.
Hava köprüsü, savaştan yalnızca üç yıl sonra Almanlar ile Batılı işgalciler arasındaki ilişkiyi de değiştirdi. Savaş boyunca Alman kentlerini bombalayan Amerikan ve İngiliz pilotları, şimdi Berlinlilerin hayatta kalmasını sağlıyordu. Berlinliler de havaalanı yapımında, uçakların boşaltılmasında çalıştı. Bu deneyim, Batı Almanya'nın Batı ittifakına bağlanmasının duygusal temellerinden biri oldu. Bununla birlikte, Berlinlilerin bunalım sırasındaki hayatı son derece zordu: kış boyunca evlerin çoğu ısıtılamadı, işsizlik arttı ve pek çok insan sağlık sorunları yaşadı.
Ablukanın ekonomik yönü de önemliydi. Batılı güçler, ablukaya karşılık Sovyet bölgesine kendi «karşı ablukalarını» uyguladı; Batı bölgelerinden doğuya giden çelik, kömür ve makine sevkiyatı durduruldu. Bu karşı abluka, Sovyet bölgesinin ekonomisine ağır bir darbe vurdu ve Stalin'in ablukayı kaldırma kararında rol oynadı. Abluka, Mayıs 1949'da kaldırıldıktan sonra da hava köprüsü, olası yeni bir abluka için stok yapmak amacıyla birkaç ay daha sürdürüldü.
NATO'nun kurulması, Amerikan dış politikasında tarihî bir değişimdi. Amerika, bağımsızlığından beri Avrupa ile kalıcı askerî ittifaklardan kaçınmıştı; ilk başkanı Washington, «kalıcı ittifaklara» girilmemesini öğütlemişti. Kuzey Atlantik Antlaşması, bu geleneği kesin biçimde sona erdirdi. Başlangıçta bir siyasi taahhüt olan NATO, 1950'de Kore Savaşı'nın başlamasından sonra ortak bir askerî komutaya ve Avrupa'da kalıcı Amerikan birliklerine sahip bir askerî örgüte dönüştü.
Bunalımın Sovyet tarafındaki hesapları da tartışılır. Stalin, Batılı güçlerle yaptığı görüşmelerde ablukanın kaldırılmasını, Batı Alman devleti kurma planlarının ertelenmesine bağlamaya çalıştı; Ağustos 1948'de Moskova'da Batılı büyükelçilerle yapılan görüşmeler bir uzlaşmaya yaklaşır gibi göründü, ama sonuç vermedi. Sovyet yönetimi, Batı Berlinlilerin hava köprüsüne rağmen kışı atlatamayacağını hesaplamıştı; bu hesap tutmayınca, ablukadan bir kazanç elde etmeden vazgeçmek zorunda kaldı. Abluka, Stalin'in Batı'nın kararlılığını küçümsediği ilk büyük hesap hatalarından biri olarak anılır.
Almanya'nın bölünmesi, onlarca yıl Avrupa'nın merkezinde bir yara olarak kaldı. İki Alman devleti, birbirini uzun süre tanımadı; aileler, sınırın iki yakasında kaldı. Batı Almanya hızlı bir ekonomik büyüme yaşarken, Doğu Almanya'dan batıya sürekli bir göç akışı başladı. Bu göç, 1961'de Berlin'de duvarın örülmesine yol açacaktı. Almanya'nın birliği, ancak 1990'da, Temel Yasa'nın öngördüğü «özgür kendi kaderini belirleme» yoluyla yeniden sağlandı.
Uzman Notu
Temel literatür
- Avi Shlaim, The United States and the Berlin Blockade, 1948–1949: A Study in Crisis Decision-Making (Berkeley: University of California Press, 1983).
- Ann Tusa ve John Tusa, The Berlin Blockade (Londra: Hodder & Stoughton, 1988).
- Geir Lundestad, The American «Empire» and Other Studies of US Foreign Policy in a Comparative Perspective (Oxford: Oxford University Press, 1990).
- Wilfried Loth, Stalin's Unwanted Child: The Soviet Union, the German Question and the Founding of the GDR (Basingstoke: Macmillan, 1998).
- Lawrence S. Kaplan, NATO 1948: The Birth of the Transatlantic Alliance (Lanham: Rowman & Littlefield, 2007).
- Daniel F. Harrington, Berlin on the Brink: The Blockade, the Airlift, and the Early Cold War (Lexington: University Press of Kentucky, 2012).
Arşiv ve kaynak
Berlin ablukasının ve NATO'nun kuruluşunun kaynakları arasında Amerikan, İngiliz, Fransız ve Sovyet diplomatik belgeleri, Amerikan askerî yönetiminin ve hava kuvvetlerinin kayıtları, Berlin kent yönetiminin belgeleri, Berlinlilerin anıları, antlaşma metinleri ve iki Alman devletinin kuruluş belgeleri vardır. Marshall'ın notasına Washington'un 1948 tarihli resmî bülteninin Internet Archive'daki taramasından; Kuzey Atlantik Antlaşması'na İngilizce, Temel Yasa'ya Almanca Vikikaynak'tan ulaşılabilir.
Açık sorular
- Batılı güçler Berlin'den çekilseydi, Avrupa'nın Soğuk Savaş'taki seyri nasıl değişirdi?
- Stalin gerçekten birleşik ve tarafsız bir Almanya mı istiyordu?
- NATO, Batı Avrupa'yı bir Sovyet saldırısından mı korudu, yoksa böyle bir saldırı zaten hiç düşünülmemiş miydi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Berlin ablukasını tetikleyen Batılı adım neydi? A) NATO'nun kurulması B) Batılı bölgelerde para reformu yapılması C) Berlin Duvarı'nın örülmesi D) Marshall Planı'nın ilanı
- (Hedef 1) Kuzey Atlantik Antlaşması hangi tarihte imzalandı? A) 4 Nisan 1949 B) 24 Haziran 1948 C) 23 Mayıs 1949 D) 7 Ekim 1949
- (Hedef 2) Marshall'ın 6 Temmuz 1948 notasına göre Amerika'nın Berlin'deki hakları nereden doğuyordu? A) Marshall Planı'ndan B) Brüksel Antlaşması'ndan C) Almanya'nın tam yenilgisinden ve koşulsuz tesliminden D) Birleşmiş Milletler'in kararından
- (Hedef 2) Federal Almanya'nın 1949 Temel Yasası'nın önsözüne göre Alman halkı bu yasayı kabul ederken kimler adına da hareket etmişti? A) Avrupa halkları adına B) İşgal güçleri adına C) Berlinliler adına yalnızca D) Katılması engellenen Almanlar adına
- (Hedef 3) Amerika'nın Batı Avrupa'daki etki alanını «davet üzerine imparatorluk» olarak tanımlayan tarihçi kimdir? A) Wilfried Loth B) Geir Lundestad C) Lawrence Kaplan D) Daniel Harrington
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Berlin ablukası neden başladı, neden başarısız oldu ve Avrupa'nın bölünmesine nasıl katkıda bulundu? Cevabında Marshall'ın notasını, Temel Yasa'nın önsözünü ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nı kullan; Lundestad ile Loth'un yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- B — Batılı bölgelerde para reformu yapılması.
- A — 4 Nisan 1949.
- C — Almanya'nın tam yenilgisinden ve koşulsuz tesliminden.
- D — Katılması engellenen Almanlar adına.
- B — Geir Lundestad.
Kapsamlı bir cevap, ablukanın Batılı güçlerin ayrı bir Batı Alman devleti kurma ve para reformu yapma adımlarına Sovyet karşılığı olarak başladığını; hava köprüsünün, Berlinlilerin dayanıklılığının ve Batılı karşı ablukanın ablukayı etkisiz bıraktığını; bunalımın Almanya'nın iki devlete bölünmesini ve NATO'nun kurulmasını hızlandırarak Avrupa'nın bölünmesini kalıcı hâle getirdiğini açıklar. Marshall'ın notasını, Batı'nın Berlin'deki konumunu hukuki hak ve insani sorumluluk olarak tanımlamasının belgesi olarak; Temel Yasa'nın önsözünü, Batı Almanya'nın kendini bölünmüş bir ulusun geçici parçası olarak görmesinin ve doğudaki Almanlar adına konuşma iddiasının örneği olarak; Kuzey Atlantik Antlaşması'nı ise ortak savunma ilkesinin ve Amerika'nın Avrupa'ya kalıcı bağlanmasının belgesi olarak kullanır. Güçlü bir yanıt, Lundestad'ın Batı ittifakının Avrupalıların daveti olduğunu savunan yaklaşımını, Loth'un Stalin'in Almanya'nın bölünmesini istemediğini öne süren yaklaşımıyla karşılaştırır.
Sonraki bölüme köprü
Avrupa'da cepheler belirginleşirken, Asya'da çok daha büyük bir değişim yaşanıyordu. Ekim 1949'da, yıllar süren bir iç savaşın ardından, komünistlerin önderi Mao Zedong Pekin'de Çin Halk Cumhuriyeti'ni ilan etti. Dünyanın en kalabalık ülkesi, komünist bir yönetimin eline geçmişti; Amerika'da bu, «Çin'in kaybedilmesi» olarak yorumlandı. Bir sonraki derste, Çin'deki iç savaşı komünistlerin neden kazandığını, Mao'nun devriminin köylülere nasıl dayandığını ve bu devrimin Soğuk Savaş'ı Asya'ya nasıl taşıdığını inceleyeceğiz.