Öğrenme hedefleri
- 1812 Rusya seferinden 1815'teki Waterloo yenilgisine kadar Napolyon imparatorluğunun çöküşünü, Moskova'nın boşaltılmasını, geri çekilmeyi, Leipzig'i, Elba sürgününü ve Yüz Gün'ü sırasıyla açıklayabileceksin.
- Moskovalı tanıkların anlatılarını, Napolyon'un 29. bültenini ve Wellington'ın Waterloo raporunu karşılaştırarak, bir savaşın farklı taraflarca nasıl anlatıldığını değerlendirebileceksin.
- «Napolyon'u Rus kışı yendi» açıklamasını, hastalık, lojistik ve Rus ordusunun stratejisiyle; Waterloo'yu ise yalnızca bir İngiliz zaferi sayan anlatıyı Prusya ordusunun rolüyle sınayabileceksin.
Okuma metni
Kanca — anahtarları getirilmeyen bir kent
14 Eylül 1812 öğleden sonra, Napolyon Bonapart, Moskova'nın batısındaki bir tepeden kentin altın kubbelerine bakıyordu. Yaklaşık üç ay önce Rusya sınırını geçmiş, bir hafta önce Borodino'da tarihin o güne kadarki en kanlı günlerinden birini yaşamıştı. Avrupa'daki alışkanlığına göre, fethettiği başkentin ileri gelenlerinin bir heyetle gelip kentin anahtarlarını teslim etmesini bekledi. Kimse gelmedi. Subayları, kentin neredeyse boş olduğunu haber verdi. Moskova'nın valisi Fyodor Rostopçin'in sonradan yazdığına göre, iki yüz kırk bin kadar kişilik nüfustan yalnızca on iki–on beş bin kişi kalmıştı; soylular, tüccarlar, din adamları kenti terk etmişti. O gece kentin çeşitli yerlerinde yangınlar başladı. Birkaç gün içinde, büyük bölümü ahşap olan Moskova'nın dörtte üçe yakını yandı. Napolyon, Rus Çarı I. Aleksandr'ın barış istemesini beş hafta boyunca yıkık bir kentte bekledi; cevap gelmedi. Bu ders, dönemin en güçlü ordusunun Rusya'da nasıl eridiğini ve Napolyon imparatorluğunun üç yıl içinde nasıl çöktüğünü soruyor.
Bağlam — Neman'ı geçen ordu
Napolyon ile I. Aleksandr arasındaki ittifak, 1810'dan sonra hızla bozuldu. Rusya, ekonomisine zarar veren Kıta Ablukası'na uymayı bıraktı; Napolyon'un Polonya'da kurduğu Varşova Dükalığı ise Rusya'yı kaygılandırıyordu. Napolyon, Rusya'yı savaşla yeniden ablukaya bağlamaya karar verdi.
Haziran 1812'de Neman ırmağını geçerek Rusya'ya giren ordu, o zamana dek Avrupa'da tek bir komuta altında toplanmış en büyük ordulardan biriydi. Bu Büyük Ordu, tahminlere göre altı yüz bin kişiye yaklaşıyordu; ama askerlerinin yarısından fazlası Fransız değildi. Almanlar, Polonyalılar, İtalyanlar, Hollandalılar, İsviçreliler ve daha pek çok halktan askerler, çoğu zaman kendi iradeleri dışında, bu orduya katılmıştı. Napolyon, sınıra yakın bir yerde büyük bir meydan muharebesi yapıp Rus ordusunu yenmeyi ve Çar'ı barışa zorlamayı umuyordu.
Rus ordusu ise geri çekildi. Çekilirken köyleri, ambarları ve ürünleri yakarak Fransızlara yiyecek bırakmamaya çalıştı; düşmana kullanabileceği hiçbir şey bırakmayan bu yönteme sonradan «yakılmış toprak» taktiği denecekti. Büyük Ordu, sıcak ve tozlu yollarda, ikmal kollarından giderek uzaklaşarak doğuya ilerledi.
Gelişme — sıcak, hastalık ve bir yangın
Napolyon'un ordusu, kış gelmeden çok önce erimeye başladı. Yaz sıcağında, kirli sularla ve yetersiz yiyecekle yürüyen askerler arasında ishal ve tifüs gibi salgın hastalıklar yayıldı. On binlerce at, yem yokluğundan öldü; atsız kalan topçu ve ikmal arabaları geride bırakıldı. Pek çok asker de ordudan kaçtı. Ağustos ortasında Smolensk'e varıldığında, ordunun ana kolu, hiçbir büyük muharebe yapılmadan, başlangıçtaki gücünün önemli bir bölümünü kaybetmişti.
Rus ordusunun komutanlığına getirilen yaşlı General Mihail Kutuzov, 7 Eylül 1812'de, Moskova'nın yaklaşık yüz yirmi kilometre batısındaki Borodino köyü yakınında durup savaşmaya karar verdi. Bir günlük çarpışmada iki taraftan on binlerce asker öldü ya da yaralandı. Rus ordusu, ertesi gün geri çekildi; ama yok edilmedi. Kutuzov, Moskova'yı savunmadan terk etmeyi seçti.
Moskova'da beş hafta bekleyen Napolyon, 19 Ekim'de kentten ayrıldı. Güneye, bereketli bölgelere yönelmek istedi; ama yolu kesilince, gelirken yakıp yıktığı yoldan geri dönmek zorunda kaldı. Kasım başında soğuklar başladı. Yiyeceksiz, atsız ve kışlık giysisiz kalan ordu, Rus süvarilerinin ve köylü gruplarının saldırıları altında dağıldı. Kasım sonunda, Berezina ırmağının üzerine kurulan köprülerden geçiş, geri çekilmenin en ağır günlerinden biri oldu. 5 Aralık'ta Napolyon, ordusunu bırakarak kızakla Paris'e doğru yola çıktı. İki gün önce, Fransızlara seferin sonucunu bildiren bir bülten yazdırmıştı.
Dönüş noktası — Leipzig'den Waterloo'ya
Rusya felaketi, Avrupa'daki dengeyi değiştirdi. 1813'te Prusya, ardından Avusturya, Rusya'nın yanında Napolyon'a karşı savaşa girdi. Napolyon, kısa sürede yeni bir ordu topladı; ama Ekim 1813'te, Leipzig'de, yüz binlerce askerin katıldığı ve «Uluslar Savaşı» diye anılan büyük bir muharebede yenildi. Mart 1814'te müttefik orduları Paris'e girdi. Napolyon tahttan çekildi ve İtalya kıyısındaki küçük Elba adasına, adanın hükümdarı unvanıyla sürgüne gönderildi. Fransa'da Bourbon hanedanı yeniden tahta çıkarıldı; Avrupa'nın hükümdarları ve diplomatları, yeni bir düzen kurmak için Viyana Kongresi'nde toplandı.
Mart 1815'te Napolyon, Elba'dan kaçıp güney Fransa'ya çıktı. Kendisini durdurmak için gönderilen askerler onun safına geçti ve birkaç hafta içinde, tek kurşun atılmadan Paris'e girdi. Bu kısa ikinci iktidar dönemi, Yüz Gün adıyla anılır. Müttefikler yeniden birleşti. 18 Haziran 1815'te, bugünkü Belçika'da, Brüksel'in güneyindeki Waterloo yakınında, Napolyon'un ordusu, Wellington Dükü'nün komutasındaki İngiliz, Hollanda ve Alman birliklerinden oluşan çok uluslu bir orduyla ve öğleden sonra savaş alanına ulaşan, Mareşal Gebhard Leberecht von Blücher'in komutasındaki Prusya ordusuyla karşılaştı.
Napolyon'un ordusu dağıldı. Dört gün sonra Napolyon ikinci kez tahttan çekildi. Bu kez, Atlantik Okyanusu'nun ortasındaki uzak Saint Helena adasına sürgün edildi ve 1821'de orada öldü.
Yaygın yanlış«Napolyon'u Rus kışı yendi.»
Soğuk, geri çekilme sırasında korkunç kayıplara yol açtı; ama Büyük Ordu, kış gelmeden çok önce, yazın sıcağında, salgın hastalıklar, at kayıpları, ikmal eksikliği ve kaçaklar yüzünden büyük ölçüde erimişti. Rus ordusunun geri çekilme stratejisi, Borodino'daki direnişi, Moskova'nın boşaltılıp yakılması ve geri çekilen orduya yapılan saldırılar, sonucu kışın kendisinden daha çok belirledi. «General Kış» anlatısı, yenilgiyi insan kararlarının değil, doğanın eseri gibi göstererek Fransız tarafının da işine yaradı.
Cevap — bir ordunun ve bir sistemin çöküşü
Napolyon imparatorluğu, tek bir yenilgiyle değil, birbirini izleyen bir çöküşle sona erdi. Rusya seferi, Napolyon'un her şeyi tek bir büyük meydan muharebesiyle çözme alışkanlığının, uçsuz bucaksız bir ülkede ve geri çekilmeyi seçen bir düşmana karşı işe yaramadığını gösterdi. Lojistiğin çöküşü, hastalıklar ve kış, ordunun büyük bölümünü yok etti. Bu felaket, Napolyon'a boyun eğmiş olan Prusya ve Avusturya'yı yeniden savaşa soktu; Leipzig'deki yenilgi Fransa'nın Almanya'daki egemenliğini bitirdi. Yüz Gün, Napolyon'un Fransa'da hâlâ güçlü bir desteğe sahip olduğunu gösterdi; ama Waterloo'da, Wellington'ın ve Blücher'in orduları birlikte hareket ettiğinde, yeni bir koalisyona karşı tek başına kazanamayacağı ortaya çıktı.
Bugünle bağ — bir haritanın dersi
1869'da Fransız mühendis Charles Joseph Minard, Rusya seferini tek bir grafikte anlatan bir harita çizdi. Haritada ordunun Neman'dan Moskova'ya ilerleyişi kalın, açık renkli bir şeritle, geri dönüşü ise giderek incelen koyu bir şeritle gösterilir; şeridin kalınlığı asker sayısını, altındaki çizgi ise geri çekilme sırasındaki sıcaklığı verir. Bugün veri görselleştirme dersleri, karmaşık bir bilgiyi tek bakışta anlaşılır kılmanın en güçlü örneklerinden biri olarak bu haritayı gösterir. Ama bu harita, aynı zamanda bir savaş karşıtı belgedir: şeridin incelmesi, her milimetrede binlerce insan hayatının kaybını anlatır.
Birincil kaynak
Napolyon'un 3 Aralık 1812'de yazdırdığı ve Paris'te 18 Aralık'ta yayımlanan Büyük Ordu'nun 29. bülteninden, Chateaubriand'ın aktardığı Fransızca metinden:
Cette armée, si belle le 6, était bien différente dès le 14. Presque sans cavalerie, sans artillerie, sans transports, nous ne pouvions nous éclairer à un quart de lieue… Notre cavalerie était tellement démontée, que l'on a dû réunir les officiers auxquels il restait un cheval pour en former quatre compagnies de cent cinquante hommes chacune. Les généraux y faisaient les fonctions de capitaines, et les colonels celles de sous-officiers. […] La santé de Sa Majesté n'a jamais été meilleure.
Türkçesi: Ayın altısında o kadar güzel olan bu ordu, on dördünden itibaren çok farklıydı. Neredeyse süvarisiz, topçusuz, taşıtsız kaldığımız için, çeyrek fersah öteyi bile keşfedemiyorduk… Süvarimizin atları o kadar tükenmişti ki, elinde hâlâ bir atı kalmış subayları bir araya getirip her biri yüz elli kişilik dört bölük oluşturmak zorunda kaldık. Generaller bu bölüklerde yüzbaşı, albaylar ise astsubay olarak görev yapıyordu. […] Majestelerinin sağlığı hiç bu kadar iyi olmamıştı.
Kaynak: Büyük Ordu'nun 29. bülteni, Molodeçno, 3 Aralık 1812; François-René de Chateaubriand, Mémoires d'outre-tombe, cilt 3 (Paris: Garnier, 1910), III. kısım, II. kitap; Vikikaynak. Türkçesi, Fransızcasından bizim.
- Bülten, ordunun durumunu ne kadar açık anlatır? Hangi bilgiler verilir, hangileri, örneğin ölü sayısı, verilmez?
- Son cümle, bir felaketi anlatan bir metnin sonunda neden yer alır? Napolyon bu cümleyle kimi, neye karşı güvence altına almak istemiş olabilir?
- Chateaubriand bu bülteni, Napolyon'u sert biçimde eleştirdiği anılarında aktarır. Bir kaynağın bize kimin aracılığıyla ulaştığı, onu okuma biçimimizi nasıl etkilemelidir?
Tarihçiler Tartışıyor
- Yevgeni Tarle (1938) — Sovyet tarihçisi, Napolyon'un Rusya'yı İstilası, 1812 adlı kitabında, seferi Rus halkının vatanını savunmak için topyekûn katıldığı bir «halk savaşı» olarak anlattı; köylü direnişini ve Kutuzov'un sabırlı stratejisini zaferin temeli olarak gördü.
- Peter Hofschröer (1998) — 1815: The Waterloo Campaign adlı iki ciltlik çalışmasında, Waterloo'nun İngiliz merkezli anlatısını eleştirdi; Prusya ordusunun rolünün sonradan küçültüldüğünü, Wellington'ın savaş öncesi günlerde Blücher'e kendi hazırlığı hakkında yanıltıcı bilgi verdiğini ve zaferin büyük ölçüde Prusyalıların eseri olduğunu savundu.
- Dominic Lieven (2009) — Russia against Napoleon adlı kitabında, Rusya'nın zaferini kışa ya da kendiliğinden bir halk direnişine değil, Rus devletinin ve ordusunun planlı stratejisine, lojistik gücüne ve özellikle süvari atlarına bağladı; seferin Moskova'da değil, 1814'te Paris'te bittiğini vurguladı.
- Brendan Simms (2014) — The Longest Afternoon adlı kitabında, Waterloo'nun kilit noktalarından La Haye Sainte çiftliğini savunan, çoğu Alman askerlerden oluşan bir birliğin öyküsünü anlattı; Wellington'ın ordusunun ancak bir bölümünün İngiliz olduğunu ve zaferin çok uluslu bir çabanın ürünü olduğunu gösterdi.
Dört tarihçi, Napolyon'un yenilgisini farklı aktörlerin eseri olarak görür. Tarle Rus halkını, Lieven Rus devletini ve ordusunu, Hofschröer Prusya ordusunu, Simms ise Wellington'ın ordusundaki Alman askerlerini öne çıkarır. Bu tartışmaların arkasında, savaşların sonradan ulusal anlatılar içinde nasıl sahiplenildiği sorusu da yatar. Tartışma, Napolyon'un yenilgisinin tek bir ulusun zaferi mi, yoksa pek çok devletin, ordunun ve halkın ortak eseri mi sayılması gerektiği sorusunda düğümlenir.
Derine İn
Rusya seferinin kayıplarını hesaplamak kolay değildir; ama Minard'ın haritası, dönemin kaynaklarına dayanarak bir tablo çizer. Haritaya göre, ana kolda yaklaşık dört yüz yirmi iki bin asker Neman'ı geçti; Moskova'ya yaklaşık yüz bin kişi ulaştı; geri dönüşte Neman'ı yeniden geçebilenler ise yalnızca on bin kişi kadardı. Bu sayılar, ana kolun dışında kalan birliklerle ve sonradan katılanlarla birlikte değişir; tarihçiler, seferde ölen, tutsak düşen ya da kaçan asker sayısını genellikle birkaç yüz bin olarak tahmin eder. Rus ordusunun kayıpları da çok büyüktü; seferin geçtiği bölgelerdeki sivillerin ölümleri ise çoğu zaman hiç sayılmadı. Litvanya'dan Moskova'ya uzanan yol boyunca köyler iki kez, önce ilerleyen, sonra geri çekilen ordular tarafından yiyeceksiz bırakıldı; 1813 kışında bu bölgelerde salgınlar ve kıtlık sürdü.
Salgın hastalıkların rolü, son yıllarda arkeolojik buluşlarla daha iyi anlaşıldı. 2001'de, bugünkü Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta bir inşaat sırasında, geri çekilme sırasında ölen binlerce askerin gömüldüğü bir toplu mezar bulundu. Bilim insanları, iskeletlerden alınan örneklerde, bitlerin taşıdığı tifüs ve siper humması gibi hastalıkların izlerini saptadı. Bu buluş, Büyük Ordu'nun kayıplarının büyük bölümünün savaş alanında değil, hastalıktan ve açlıktan geldiğini gösteren yazılı tanıklıkları destekledi.
Rusya seferi, Osmanlı Devleti'yle de bağlantılıydı. Rusya ile Osmanlı Devleti arasında 1806'dan beri süren savaş, Mayıs 1812'de, Napolyon Rusya'ya girmeden yalnızca birkaç hafta önce, Bükreş Antlaşması'yla sona erdi. Rusya, Prut ile Dinyester arasındaki Besarabya'yı aldı; ama bu barış sayesinde Tuna cephesindeki ordusunu Napolyon'a karşı kullanabildi. Napolyon, Osmanlı Devleti'nin Rusya'yla savaşı sürdürmesini ummuştu; Tilsit'teki tutumunu hatırlayan Osmanlı yönetimi ise bu umudu boşa çıkardı.
Napolyon'un bültenleri, dönemin en önemli propaganda araçlarındandı. Her seferde, zaferleri abartan, kayıpları küçülten ve imparatorun her yerde hazır ve nazır olduğunu gösteren bültenler yayımlandı; Fransa'da «bülten gibi yalan söylemek» deyimi bile doğdu. 29. bültenin şaşırtıcı olan yanı, bir felaketi kabul etmesiydi. Ama bülten bile, felaketi askerlerin ve atların soğuğa dayanamamasına bağlıyor, ölü sayısı vermiyor ve Majestelerinin sağlığının hiç bu kadar iyi olmadığını söyleyerek bitiyordu. Tarihçilere göre, Napolyon'un Paris'e dönmesinin bir nedeni de, yokluğunda Ekim 1812'de Paris'te girişilen ve kısa sürede bastırılan bir darbe denemesiydi; imparatorun öldüğü söylentisi, rejimin ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti. Bültenin son cümlesi, bu kırılganlığa karşı bir güvenceydi.
Waterloo'nun hatırlanması da ulusal anlatılarla biçimlendi. İngiltere'de Waterloo, Wellington'ın kişisel zaferi olarak anıldı; Londra'da bir köprüye ve bir istasyona adı verildi. Almanya'da ise savaş, Blücher'in adını taşıyan «Belle-Alliance» adıyla hatırlandı. Fransa'da Waterloo, yüce bir yenilginin simgesine dönüştü; Victor Hugo, Sefiller romanında ona uzun bir bölüm ayırdı. Aynı savaşın, her ulusun belleğinde başka bir adı ve başka bir kahramanı oldu. Savaşın geçtiği Belçika'da ise, 1820'lerde, Hollanda veliahdının yaralandığı yere yapay bir tepe yükseltildi ve üzerine bir aslan heykeli kondu; bugün savaş alanı, farklı ulusların birbirinden ayrı anıtlarıyla dolu bir anma yeridir.
Uzman Notu
Temel literatür
- Yevgeni Tarle, Napoleon's Invasion of Russia, 1812 (New York: Oxford University Press, 1942; Rusça ilk baskı 1938).
- Paul Britten Austin, 1812: The March on Moscow (Londra: Greenhill, 1993).
- Peter Hofschröer, 1815: The Waterloo Campaign, 2 cilt (Londra: Greenhill, 1998–1999).
- Alan Forrest, Napoleon's Men: The Soldiers of the Revolution and Empire (Londra: Hambledon and London, 2002).
- Dominic Lieven, Russia against Napoleon: The Battle for Europe, 1807 to 1814 (Londra: Allen Lane, 2009).
- Brendan Simms, The Longest Afternoon: The 400 Men Who Decided the Battle of Waterloo (Londra: Allen Lane, 2014).
Arşiv ve kaynak
Rusya seferinin ve Waterloo'nun kaynakları arasında Büyük Ordu'nun bültenleri, Napolyon'un ve komutanlarının yazışmaları, Rus ordusunun raporları, askerlerin mektupları ve günlükleri, subayların anıları ve Moskovalı tanıkların sonradan derlenen anlatıları vardır. Anıların çoğu, olaylardan yıllar sonra ve çoğu zaman kendi rolünü öne çıkarmak isteyen kişilerce yazıldığı için dikkatle kullanılmalıdır. Wellington'ın Waterloo raporu İngilizce Vikikaynak'ta, 29. bülteni aktaran Chateaubriand'ın anıları ve Rambaud'nun Moskova incelemesi Fransızca Vikikaynak'ta okunabilir.
Açık sorular
- Napolyon, Moskova'da beş hafta beklemek yerine hemen geri dönseydi, ordusunun büyük bölümünü kurtarabilir miydi?
- Moskova'yı kim yaktı: Rus yetkililerin bir kararı mı, yağmacılar mı, yoksa terk edilmiş ahşap bir kentte kaçınılmaz bir kaza mı?
- Prusya ordusu zamanında gelmeseydi, Wellington Waterloo'da yenilir miydi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Napolyon'un Rusya'ya giren ordusunun geçtiği ırmak hangisidir? A) Tuna B) Neman C) Ren D) Elbe
- (Hedef 1) Elba'dan dönen Napolyon'un kısa ikinci iktidar dönemine ne ad verilir? A) Yüz Gün B) Uluslar Savaşı C) Konsüllük D) Direktuvar
- (Hedef 2) Rambaud'nun aktardığı Moskovalı tanıkların çoğu hangi kesimlerdendir? A) Soylular ve generaller B) Yabancı diplomatlar C) Kentten kaçamamış yoksul insanlar D) Fransız subaylar
- (Hedef 2) Wellington, Waterloo raporunun sonunda zaferi kimin yardımına bağlar? A) Rus ordusunun B) Avusturya ordusunun C) Hollanda donanmasının D) Blücher'in ve Prusya ordusunun
- (Hedef 3) Rusya'nın zaferini Rus devletinin ve ordusunun planlı stratejisine ve lojistik gücüne bağlayan tarihçi kimdir? A) Dominic Lieven B) Yevgeni Tarle C) Peter Hofschröer D) Brendan Simms
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Napolyon'u ne yendi: Rus kışı mı, yoksa insan kararları, hastalıklar ve düşmanlarının ortak çabası mı? Cevabında Moskovalı tanıkların anlatılarını, 29. bülteni ve Wellington'ın raporunu kullan; Tarle ile Lieven'in yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- B — Büyük Ordu Neman'ı geçerek Rusya'ya girdi.
- A — Bu döneme Yüz Gün denir.
- C — Tanıkların çoğu kentten kaçamamış yoksul insanlardır.
- D — Wellington zaferi Blücher'in ve Prusya ordusunun yardımına bağlar.
- A — Bu yorum Dominic Lieven'e aittir.
Kapsamlı bir cevap, Büyük Ordu'nun kış gelmeden salgınlar, at kayıpları, ikmal eksikliği ve kaçaklar yüzünden eridiğini, Rus ordusunun geri çekilme stratejisinin, Borodino'daki direnişinin ve Moskova'nın boşaltılıp yakılmasının Napolyon'un planını boşa çıkardığını, kışın ise zaten çökmekte olan bir orduyu yok ettiğini açıklar. Moskovalı tanıkların anlatılarını sıradan insanların savaş deneyimi olarak, 29. bülteni felaketi kabul eden ama onu küçülten ve imparatorun sağlığını öne çıkaran bir propaganda metni olarak, Wellington'ın raporunu ise Prusya yardımını açıkça anan ilk resmî Waterloo anlatısı olarak okur. Güçlü bir yanıt, Tarle'nin halk savaşını öne çıkaran yaklaşımını, Lieven'in devlet ve ordu stratejisini vurgulayan yaklaşımıyla karşılaştırır.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste, Napolyon imparatorluğunun Moskova'dan Waterloo'ya nasıl çöktüğünü gördük. Ama Napolyon'un savaşlarının en uzun süren sonuçlarından biri, Avrupa'nın dışında, Amerika kıtasında yaşandı. 1808'de Napolyon, İspanya kralını tahttan indirdiğinde, İspanya'nın Amerika'daki geniş sömürgeleri meşru bir hükümdarsız kaldı. Kentlerde toplanan yerel kurullar, önce tahttan indirilen kral adına, sonra kendi adlarına yönetimi üstlendi. Bu kurullardan doğan savaşlarda, Haiti'ye sığınmış bir Venezuelalı subay, Güney Amerika'nın büyük bölümünü İspanya'dan koparacaktı. Sonraki bölüm bunu soruyor: Latin Amerika bağımsızlık savaşları: Bolívar.