İçeriğe geç

Bölüm DT-126.07 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Haiti: tarihin tek başarılı köle devrimi

DT-126 Devrimler Çağı

2.772 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1791–1804
Bölge
Karayipler
Tema
Kölelik · Siyaset · Savaş
Kişiler
Toussaint Louverture · Jean-Jacques Dessalines · Léger-Félicité Sonthonax · Étienne Polverel · Napolyon Bonapart · Charles Leclerc · Boukman · Vincent Ogé · C. L. R. James · Carolyn Fick · Michel-Rolph Trouillot · Laurent Dubois
Yerler
Saint-Domingue · Cap-Français · Gonaïves · Guadeloupe · Port-au-Prince · Jura
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • 1791'den 1804'e kadar Saint-Domingue'deki köle ayaklanmasının, köleliğin kaldırılmasının, Toussaint Louverture yönetiminin, Fransız seferinin ve bağımsızlığın aşamalarını sırasıyla açıklayabileceksin.
  • Fransız komiserlerinin 1793 bildirisini, Toussaint'in 1801 anayasasını ve 1804 bağımsızlık bildirisini karşılaştırarak, özgürlüğün kimler tarafından, hangi koşullarla tanımlandığını değerlendirebileceksin.
  • «Köleliği Fransız Devrimi'nin ilkeleri kaldırdı; Haiti bu ilkelerin bir yansımasıydı» anlatısını, 1791–1794 arasındaki kararların tarihleriyle ve James, Fick, Trouillot ile Dubois'nın yorumlarıyla sınayabileceksin.

Okuma metni

Kanca — dağlardaki bir hücre

7 Nisan 1803'te, Fransa'nın doğusundaki Jura dağlarında, İsviçre sınırına yakın Joux kalesinin soğuk bir hücresinde, altmış yaşlarında bir tutuklu öldü. Adı Toussaint Louverture'dü. Birkaç yıl önce, Fransa'nın en zengin sömürgesi Saint-Domingue'nin valisi ve ordu komutanıydı; ondan da önce, aynı sömürgede köle olarak doğmuş bir adamdı. Bir yıl kadar önce Fransız subayları onu bir görüşmeye çağırmış, orada tutuklamış ve bir gemiyle Fransa'ya göndermişti. Hücresinde, Fransa'nın yöneticisi Napolyon Bonapart'a hitaben, kendisini savunan uzun bir anı metni yazdı; cevap gelmedi. Fransa hükümeti, önderini ortadan kaldırarak ayaklanmayı bitirdiğini düşünüyordu. Oysa Toussaint'in ölümünden yedi ay sonra, Saint-Domingue'deki Fransız ordusu yenildi ve adayı terk etti. 1 Ocak 1804'te, eski kölelerin kurduğu bir ordu, Latin Amerika'nın ilk bağımsız devletini, Haiti'yi ilan etti. Bu ders, dünya tarihinde köleleştirilmiş insanların kendi ayaklanmalarıyla köleliği yıkıp bir devlet kurmayı başardığı tek örneğin nasıl gerçekleştiğini soruyor.

Bağlam — şekerin ve kahvenin adası

Saint-Domingue, Karayipler'deki Hispaniola adasının batı kısmını kaplayan bir Fransız sömürgesiydi. On sekizinci yüzyılın sonunda, dünyanın en kârlı sömürgelerinden biriydi: Avrupa'ya giden şekerin ve kahvenin çok büyük bir bölümü, onun plantasyonlarından geliyordu. Bu zenginlik, Afrika'dan zorla getirilmiş insanların emeğine dayanıyordu. 1789'da adada yaklaşık beş yüz bin köleleştirilmiş insan, otuz bin kadar beyaz ve aşağı yukarı aynı sayıda özgür renkli insan yaşıyordu. Kölelerin çoğu Afrika'da doğmuştu; çünkü plantasyonlardaki çalışma koşulları o kadar ağırdı ki, ölüm oranı doğumlardan yüksekti ve eksilen nüfus sürekli yeni gemilerle yerine konuyordu.

Fransız Devrimi'nin haberleri adaya ulaşınca, önce beyaz plantasyon sahipleri Paris'ten daha fazla özerklik istedi. Ardından, aralarında zengin toprak ve köle sahipleri de bulunan özgür renkli insanlar, beyazlarla eşit yurttaşlık hakları talep etti. Onların önderlerinden Vincent Ogé, 1790'da küçük bir ayaklanma başlattı; yakalanıp idam edildi. Köleleştirilmiş insanlar ise bu tartışmaların dışında tutuluyordu; ama efendilerinin konuştuğu özgürlük ve haklar dilini duyuyorlardı.

Gelişme — bir ayaklanmadan bir orduya

Ağustos 1791'in son haftasında, sömürgenin kuzeyindeki geniş ovada, köleleştirilmiş binlerce insan aynı anda ayaklandı. Birkaç hafta içinde yüzlerce şeker ve kahve plantasyonu yakıldı; plantasyon sahiplerinin bir kısmı öldürüldü, kaçanlar kıyıdaki Cap-Français kentine sığındı. Ayaklanmanın ilk önderlerinden biri Boukman adlı bir arabacıydı. Sonraki kuşakların anlattığına göre ayaklanmadan birkaç gün önce, bir orman açıklığında düzenlenen bir dinî toplantıda katılanlar birbirine bağlılık yemini etmişti; tarihçiler bu toplantının ayrıntılarını ve tarihini hâlâ tartışıyor.

Ayaklanma bastırılamadı. 1793'te Fransa, İngiltere ve İspanya'yla savaşa girdiğinde, iki ülke de sömürgeyi ele geçirmeye çalıştı. Paris'ten gönderilen iki komiser, Léger-Félicité Sonthonax ve Étienne Polverel, adayı koruyacak asker bulmakta zorlanıyordu. Çareyi, köleleştirilmiş insanlara Cumhuriyet için savaşmaları karşılığında özgürlük vaat etmekte buldular.

Şubat 1794'te Paris'teki Konvansiyon, komiserlerin kararını bütün Fransız sömürgelerine genişleterek köleliği kaldırdı. Bu karar, Saint-Domingue'deki savaşın dengesini değiştirdi. O güne kadar İspanyolların yanında savaşan eski köle Toussaint, 1794 baharında Fransa'nın safına geçti. Toussaint, tarihçilerin sonradan bulduğu belgelere göre, devrimden önce azat edilmiş, küçük bir toprak işleten ve kendisi de birkaç köleye sahip olmuş bir adamdı. Okuma yazma biliyordu, askerî ve siyasal becerisi olağanüstüydü. Birkaç yıl içinde İngilizleri adadan çıkardı, rakiplerini yendi ve 1801'de adanın tamamına egemen oldu.

Dönüş noktası — köleliği geri getirme girişimi

Napolyon Bonapart, Toussaint'in anayasasını, sömürge üzerindeki Fransız egemenliğini fiilen ortadan kaldıran bir adım saydı. Aralık 1801'de, kayınbiraderi General Charles Leclerc'in komutasında büyük bir ordu Saint-Domingue'e gönderildi. Resmî açıklamalar, özgürlüğe dokunulmayacağını söylüyordu. Toussaint birkaç ay savaştıktan sonra Mayıs 1802'de teslim oldu; Haziran'da tutuklanıp Fransa'ya gönderildi.

Ama aynı günlerde, Fransa'nın niyetini gösteren iki haber geldi. Mayıs 1802'de çıkan bir yasa, köleliğin henüz kaldırılmadığı sömürgelerde onu koruyordu. Temmuz'da ise, Karayipler'deki başka bir Fransız sömürgesi olan Guadeloupe'da kölelik yeniden kuruldu. Bu haberler Saint-Domingue'e ulaşınca, Fransız ordusuna katılmış olan eski köle subaylar, Jean-Jacques Dessalines başta olmak üzere, yeniden ayaklandı. Fransız ordusu hem savaşta hem de sarı hummadan büyük kayıplar verdi; Leclerc de hastalıktan öldü. Kasım 1803'te son büyük çarpışmayı kaybeden Fransız kuvvetleri adayı terk etti.

1 Ocak 1804'te, Gonaïves kentinde, Dessalines ve generalleri bağımsızlığı ilan etti. Yeni devlet, adanın Avrupalılardan önceki yerli halklarının kullandığı bir addan türetilen Haiti adını aldı.

Yaygın yanlış«Köleliği Fransız Devrimi'nin ilkeleri kaldırdı; Haiti bu ilkelerin bir yansımasıydı.»
Doğrusu

1789'un haklar bildirisi köleliğe dokunmadı; Paris'teki meclisler iki yıl boyunca sömürge ekonomisini tehlikeye atmaktan çekindi. Saint-Domingue'de köleliği ilk sarsan, 1791'de köleleştirilmiş insanların kendi ayaklanmasıydı; Fransız komiserleri köleliği ancak asker bulamadıkları için kaldırdı, Konvansiyon da onların kararını onayladı. Devrimin dili, isyancıların kullandığı bir araç oldu; ama özgürlüğü kazanan ve Napolyon onu geri almak istediğinde koruyan, onların kendi savaşıydı.

Cevap — kendi elleriyle kazanılan özgürlük

Haiti Devrimi, dünya tarihinde köleleştirilmiş insanların köleliği yıkıp kendi devletlerini kurmayı başardığı tek örnektir. Bu başarı, üç etkenin birleşmesinden doğdu. Birincisi, kuzey ovasında 1791'de başlayan ve bir daha bastırılamayan büyük bir kitle ayaklanmasıydı. İkincisi, Fransa, İngiltere ve İspanya arasındaki savaşların, eski kölelerin silahlı gücünü her tarafın ihtiyaç duyduğu bir güce dönüştürmesiydi; bu sayede özgürlük önce askerî bir pazarlık konusu, sonra bir yasa oldu. Üçüncüsü, Toussaint ve Dessalines gibi komutanların, bu gücü disiplinli bir orduya çevirmesiydi. 1802'de Napolyon köleliği geri getirmeye niyetlendiğinde, bu ordu, sarı hummanın da yardımıyla, dönemin en güçlü Avrupa ordularından birini yendi.

Bugünle bağ — bağımsızlığın bedeli

Haiti'nin bağımsızlığı, büyük güçler tarafından uzun süre tanınmadı. 1825'te Fransa, tanıma karşılığında eski plantasyon sahiplerine ödenmek üzere büyük bir tazminat istedi; Haiti bu borcu ve onu ödemek için aldığı kredileri on yıllarca ödedi. Amerika Birleşik Devletleri ise Haiti'yi ancak 1862'de, kendi iç savaşı sırasında tanıdı. Özgürlüğü için savaşan bir halkın, eski efendilerine bu özgürlüğün «bedelini» ödemek zorunda bırakılması, bugün de Haiti'nin yoksulluğu tartışılırken anılan bir tarihsel yüktür.

Birincil kaynak

1 Ocak 1804'te Gonaïves'de ilan edilen ve aynı yıl basılan Haiti bağımsızlık bildirisinden, generallerin yemini ve Dessalines'in halka seslenişinin açılışı, Fransızca metinden:

Les Généraux […] ont tous juré à la postérité, à l'univers entier, de renoncer à jamais à la France et de mourir plutôt que de vivre sous sa domination. […] Citoyens, ce n'est pas assez d'avoir expulsé de votre pays les barbares qui l'ont ensanglanté depuis deux siècles ; ce n'est pas assez d'avoir mis un frein aux factions toujours renaissantes qui se jouaient tour-à-tour du fantôme de liberté que la France exposait à vos yeux ; il faut par un dernier acte d'autorité nationale, assurer à jamais l'empire de la liberté dans le pays qui nous a vu naître […] ; il faut enfin vivre indépendants ou mourir.

Türkçesi: Generallerin hepsi, gelecek kuşaklara ve bütün dünyaya, Fransa'dan sonsuza dek vazgeçmeye ve onun egemenliği altında yaşamaktansa ölmeye yemin etti. […] Yurttaşlar, ülkenizden, onu iki yüzyıldır kana bulayan barbarları kovmuş olmak yetmez; Fransa'nın gözlerinizin önünde tuttuğu özgürlük hayaletiyle sırayla oynayan, durmadan yeniden doğan hiziplere bir fren vurmuş olmak da yetmez; son bir ulusal yetki eylemiyle, bizi doğuran ülkede özgürlüğün egemenliğini sonsuza dek güvenceye almak gerekir […]; sonunda, ya bağımsız yaşamak ya da ölmek gerekir.

Kaynak: Acte de l'Indépendance, Gonaïves, 1 Ocak 1804, sekreter Boisrond-Tonnerre imzalı dönem baskısı (Port-au-Prince, 1804), s. 1 vd.; Vikikaynak. Türkçesi, Fransızcasından bizim.

  1. Dessalines, Fransa'nın sunduğu özgürlüğü neden bir «hayalet» olarak adlandırır? 1793 bildirisi ve 1802 olayları bu yargıyı nasıl açıklar?
  2. Bildiri, özgürlüğü neden ancak bağımsızlıkla güvence altına alınabilecek bir şey olarak görür?
  3. Bu metin, bir haklar bildirisinden çok bir yemin gibi yazılmıştır. Bu biçim, onun kime seslendiği hakkında ne söyler?

Tarihçiler Tartışıyor

  • C. L. R. James (1938) — The Black Jacobins adlı kitabında, Haiti Devrimi'ni Fransız Devrimi'nin bir parçası ve onun en radikal ucu olarak anlattı; Toussaint'i, Aydınlanma'nın evrensel ilkelerini en tutarlı biçimde savunan, ama sonunda kendi halkıyla bağını zayıflatan trajik bir önder olarak gördü.
  • Carolyn Fick (1990) — The Making of Haiti adlı kitabında, devrimi önderlerin değil, plantasyonlardaki sıradan insanların ve kaçak topluluklarının gözünden «aşağıdan» inceledi; kitlelerin toprak ve özerklik taleplerinin, Toussaint'in plantasyon düzeniyle çatıştığını gösterdi.
  • Michel-Rolph Trouillot (1995) — Silencing the Past adlı kitabında, Haiti Devrimi'nin, gerçekleştiği sırada bile Avrupa'da «düşünülemez» bir olay olduğunu, köleleştirilmiş insanların kendi özgürlüklerini kazanabileceği fikrinin çağdaşlarının zihninde yer bulmadığını ve bu yüzden sonraki tarih yazımında da uzun süre susturulduğunu savundu.
  • Laurent Dubois (2004) — Avengers of the New World adlı kitabında, Haiti Devrimi'ni evrensel hakların tarihinde merkezî bir olay olarak ele aldı; hakların Paris'ten dağıtılmadığını, Karayipler'deki köleleştirilmiş insanların mücadelesiyle genişletildiğini vurguladı.

Dört tarihçi, Haiti Devrimi'ni farklı merkezlerden okur. James onu Fransız Devrimi'nin radikal bir uzantısı olarak, Fick sıradan insanların kendi talepleriyle, Trouillot tarih yazımının onu neden görmezden geldiği sorusuyla, Dubois ise evrensel hakların Karayipler'de yeniden tanımlanması olarak ele alır. Tartışma, Haiti Devrimi'nin Avrupa'da doğan fikirlerin bir yansıması mı, yoksa o fikirleri kendi mücadelesiyle genişleten ve dönüştüren bağımsız bir olay mı olduğu sorusunda düğümlenir.

Derine İn

Haiti bağımsızlık bildirisinin kendisi de ilginç bir arşiv öyküsüne sahiptir. Bildirinin 1804'te basılan orijinal bir nüshası uzun süre bilinmiyordu; Haiti'deki arşivlerde de bulunamamıştı. 2010'da Kanadalı tarihçi Julia Gaffield, Londra'daki Ulusal Arşiv'de, İngiliz sömürge yönetiminin yazışmaları arasında, bildirinin 1804'te basılmış bir nüshasını buldu. Bildiri, adaya yakın İngiliz sömürgesi Jamaika'daki yetkililere gönderilmişti. Bu buluş, Trouillot'nun «susturulmuş geçmiş» kavramının somut bir örneğidir: bir ulusun kuruluş belgesi, onu kuranların değil, onu izleyen bir yabancı imparatorluğun arşivinde korunmuştu.

Ayaklanmanın başlangıcı da bir kaynak sorunudur. Okuma metninde anılan orman toplantısının en ünlü anlatısı, olaylardan yirmi yılı aşkın bir süre sonra, 1814'te, adadan kaçmış bir Fransız hekimin yayımladığı bir kitapta yer alır; bu tanık toplantıyı kendisi görmemiş, duyduklarını aktarmıştır. Tarihçi David Geggus, dönemin yargı tutanaklarını ve mektupları karşılaştırarak, ayaklanmadan bir hafta kadar önce kuzey ovasındaki bir plantasyonda, plantasyonlardaki köle ustabaşlarının katıldığı bir planlama toplantısının gerçekten yapıldığını, dinî törenin ise büyük olasılıkla bundan birkaç gün sonra düzenlendiğini savundu. Bu tartışma, ayaklanmanın kendiliğinden bir öfke patlaması değil, önceden örgütlenmiş bir hareket olduğunu gösterir; aynı zamanda, köleleştirilmiş insanların kendi seslerinin arşivde ne kadar az yer bulduğunu, olayları çoğu zaman düşmanlarının kaleminden okumak zorunda kaldığımızı da hatırlatır.

Toussaint'in 1801 anayasası, devrimin içindeki en derin gerilimi ortaya koyar. Eski köleler için özgürlük, çoğu zaman kendi küçük toprak parçasını işlemek, kendi yiyeceğini yetiştirmek ve plantasyon disiplininden kurtulmak demekti. Toussaint ise, bağımsız bir ordu ve devlet kurabilmek için sömürgenin ihraç ettiği şekerden ve kahveden gelen gelire ihtiyaç duyuyordu. Bu yüzden eski kölelerin plantasyonlarda ücret karşılığı çalışmasını zorunlu kıldı; plantasyondan ayrılmayı yasakladı ve bu kuralları ordu eliyle uyguladı. Bu düzene karşı 1801'de kuzeyde bir ayaklanma çıktığında, ayaklanmaya katıldığından kuşkulanılan yeğeni General Moïse'yi bile idam ettirdi. Carolyn Fick'in vurguladığı gibi, devrimin önderleri ile kitleleri arasındaki bu çatışma, bağımsızlıktan sonra da Haiti tarihini derinden etkiledi.

Devrimin şiddeti de sonraki anlatıları biçimlendirdi. Ayaklanmanın ilk haftalarında plantasyon sahipleri öldürüldü; Fransız seferi sırasında her iki taraf da tutsaklara karşı büyük şiddet uyguladı. 1804'ün ilk aylarında, adada kalan Fransızların büyük bölümü Dessalines'in emriyle öldürüldü. Atlantik'in iki yakasında köleliği savunanlar, bu olayları, köleliğin kaldırılmasının tehlikesinin kanıtı olarak yıllarca kullandılar. Oysa aynı anlatılar, devrimden önce plantasyonlarda yüz yıl boyunca süren gündelik şiddeti ve Fransız ordusunun 1802–1803'teki uygulamalarını çoğu zaman görmezden geliyordu. Hangi şiddetin hatırlandığı ve hangisinin unutulduğu, tarih yazımının kendisi hakkında da bir şey söyler.

Haiti Devrimi, Atlantik dünyasının öteki köle toplumlarında da derin izler bıraktı. Karayipler'de, Brezilya'da ve Amerika Birleşik Devletleri'nde köle sahipleri, benzer ayaklanmalardan korktu; köleleştirilmiş insanlar ve özgür siyahlar ise Haiti'yi bir umut simgesi olarak gördü. Haiti'nin bağımsızlığından kısa süre sonra, Güney Amerika'daki bağımsızlık önderi Simón Bolívar, bir yenilginin ardından Haiti'ye sığındı ve Haiti devlet başkanı Alexandre Pétion'dan silah ve para yardımı aldı; Pétion karşılığında, özgürleştireceği topraklarda köleliği kaldırmasını istedi. Böylece Haiti, kendisini tanımayan bir dünyada, başka özgürlük mücadelelerinin sığınağı oldu.

Uzman Notu

Temel literatür

  • C. L. R. James, The Black Jacobins: Toussaint L'Ouverture and the San Domingo Revolution (Londra: Secker & Warburg, 1938).
  • Carolyn E. Fick, The Making of Haiti: The Saint Domingue Revolution from Below (Knoxville: University of Tennessee Press, 1990).
  • Michel-Rolph Trouillot, Silencing the Past: Power and the Production of History (Boston: Beacon Press, 1995).
  • David Patrick Geggus, Haitian Revolutionary Studies (Bloomington: Indiana University Press, 2002).
  • Laurent Dubois, Avengers of the New World: The Story of the Haitian Revolution (Cambridge, MA: Belknap Press of Harvard University Press, 2004).
  • Julia Gaffield (ed.), The Haitian Declaration of Independence: Creation, Context, and Legacy (Charlottesville: University of Virginia Press, 2016).

Arşiv ve kaynak

Haiti Devrimi'nin kaynakları birçok ülkenin arşivlerine dağılmıştır: Fransa'da sömürge yönetiminin ve askerî seferin belgeleri Aix-en-Provence'taki denizaşırı arşivlerde ve Paris'teki ulusal arşivlerde, İngiliz ve İspanyol arşivlerinde ise savaş ve diplomasi yazışmaları bulunur. Komiserlerin ve Toussaint'in bildirileri, 1801 anayasası ve 1804 bağımsızlık bildirisinin dönem baskıları Fransızca Vikikaynak'ta okunabilir. Haitili tarihçi Beaubrun Ardouin'in on dokuzuncu yüzyılın ortasında yayımladığı çok ciltli Haiti tarihi, pek çok belgeyi aktarır.

Açık sorular

  • Toussaint, eski köleleri plantasyonlara bağlamadan bağımsız bir devlet kurabilir miydi?
  • Fransa 1802'de köleliği geri getirmeye niyetlenmeseydi, Saint-Domingue Fransız İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kalır mıydı?
  • Haiti Devrimi, neden uzun süre Avrupa ve Amerika tarih yazımının kenarında kaldı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Kuzey ovasındaki kitlesel ayaklanma hangi yıl başladı? A) 1789 B) 1791 C) 1794 D) 1804
  2. (Hedef 1) Köleliği geri getirme kaygısıyla yeniden ayaklanan ve 1804'te bağımsızlığı ilan eden komutan kimdir? A) Toussaint Louverture B) Vincent Ogé C) Charles Leclerc D) Jean-Jacques Dessalines
  3. (Hedef 2) Sonthonax ve Polverel'in 11 Temmuz 1793 bildirisine göre, özgürlüğe kavuşan kölelerin sahiplerine ne olacaktır? A) Cumhuriyet'ten tazminat alacaklardır B) Cezalandırılacaklardır C) Topraklarını kaybedeceklerdir D) Sömürgeden sürüleceklerdir
  4. (Hedef 2) 1801 anayasası Toussaint Louverture'e hangi görevi hangi süreyle verir? A) Beş yıllığına ordu komutanlığı B) Bir yıllığına meclis başkanlığı C) Ömür boyu valilik D) On yıllığına konsüllük
  5. (Hedef 3) Haiti Devrimi'nin gerçekleştiği sırada Avrupa'da «düşünülemez» bir olay olduğunu savunan tarihçi kimdir? A) Michel-Rolph Trouillot B) C. L. R. James C) Carolyn Fick D) Laurent Dubois

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Saint-Domingue'de köleliği ne kaldırdı: Fransız Devrimi'nin ilkeleri mi, yoksa köleleştirilmiş insanların kendi mücadelesi mi? Cevabında 1793 bildirisini, 1801 anayasasını ve 1804 bağımsızlık bildirisini kullan; James ile Fick'in yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Ayaklanma Ağustos 1791'de başladı.
  2. D — Bağımsızlığı Jean-Jacques Dessalines ilan etti.
  3. A — Sahipler Cumhuriyet'ten tazminat alacaktı.
  4. C — Anayasa Toussaint'i ömür boyu vali ilan eder.
  5. A — Bu yorum Michel-Rolph Trouillot'ya aittir.

Kapsamlı bir cevap, Saint-Domingue'de köleliği ilk sarsanın 1791'deki kitle ayaklanması olduğunu, Fransız komiserlerinin köleliği ilkesel bir karardan çok savaşın zorunluluğuyla ve sahiplerin tazminat hakkını gözeterek aşındırdığını, Konvansiyon'un bu kararı 1794'te genelleştirdiğini açıklar. 1801 anayasasını köleliği yasaklayan ama eski köleleri plantasyonlara bağlayan bir metin olarak, 1804 bildirisini ise Fransa'nın sunduğu özgürlüğü güvenilmez bulan ve onu ancak bağımsızlıkla güvenceye alınabilir sayan bir yemin olarak okur. Güçlü bir yanıt, James'in devrimi Fransız Devrimi'nin radikal ucu olarak gören yaklaşımını, Fick'in sıradan insanların kendi toprak ve özerklik taleplerini öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste, Saint-Domingue'deki eski kölelerin, Napolyon Bonapart'ın gönderdiği orduyu yenerek bağımsızlıklarını kazandığını gördük. Haiti'nin bağımsızlığını ilan ettiği 1804 yılı, Fransa'da da büyük bir değişikliğin yılıydı. Korsika adasında doğmuş, devrimin savaşlarında yükselmiş bir topçu subayı, önce bir darbeyle ülkenin yönetimini ele geçirmiş, sonra kendini ömür boyu konsül yaptırmıştı. Aynı yılın sonunda, krallığı yıkmış bir ülkede, bu kez kendi başına bir imparatorluk tacı koydu. Sonraki bölüm bunu soruyor: Napolyon nasıl imparator oldu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:15 Kanca: karlı dağların arasında taş duvarlı bir kale; dar bir pencereden sızan soluk ışık ve bir masada yazı yazan tek bir silüet.
  • 1:15–2:50 Bağlam: Karayipler haritasında Hispaniola adasının batı kısmı; şeker kamışı tarlalarının ve kahve fidanlarının uzaktan görünüşü; Avrupa limanlarına uzanan gemi rotaları.
  • 2:50–4:40 Gelişme: gece bir ovada uzaktan görünen kırmızı ışıklar; bir liman kentinde duvara asılan basılı bir bildiri; bir masada yazılan anayasa sayfaları.
  • 4:40–6:25 Dönüş noktası: okyanusu geçen bir filonun haritadaki yolu; ardından boşalan bir limandan ayrılan gemiler.
  • 6:25–9:00 Kapanış: bir kent meydanında toplanmış kalabalığın silüeti; rüzgârda dalgalanan iki renkli bir bayrak; bir arşiv rafında bulunan eski bir basılı sayfa.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.