Öğrenme hedefleri
- 1774–1789 arasında Fransız monarşisinin mali krizini, kötü hasatları, ayrıcalıklar düzenini ve Zümreler Meclisi'nin toplanmasını birlikte ele alarak devrimin nedenlerini açıklayabileceksin.
- Bir köyün şikâyet defterini, bir İngiliz gezginin köylü bir kadınla konuşmasını ve Sieyès'nin broşürünü karşılaştırarak, 1789'da farklı toplumsal grupların neyi talep ettiğini değerlendirebileceksin.
- «Fransız Devrimi, yoksulluktan ve açlıktan doğan bir halk ayaklanmasıydı» anlatısını, siyasal krizle ve tarih yazımındaki tartışmalarla sınayabileceksin.
Okuma metni
Kanca — bir top oyunu salonunda yemin
20 Haziran 1789 sabahı, Versailles'da, Fransa'nın üçüncü zümresini temsil eden altı yüz kadar milletvekili, her gün toplandıkları salonun kapılarını kapalı ve askerlerle korunur buldu. Resmî açıklamaya göre salon, kralın katılacağı bir oturum için hazırlanıyordu; ama temsilcilerin çoğu, meclislerinin dağıtılmak istendiğinden kuşkulandı. Yağmur altında kısa bir süre bekledikten sonra, yakındaki kapalı bir top oyunu salonuna geçtiler. Orada, meclisin başkanı gökbilimci Jean-Sylvain Bailly'nin önderliğinde, ülkeye bir anayasa verilinceye kadar asla dağılmayacaklarına ve koşullar nerede gerektirirse orada toplanacaklarına yemin ettiler. Bu yemin, bir krala karşı ilan edilmiş bir savaş değildi; ama yetkinin kaynağının artık kral değil, ulus olduğu iddiasıydı. Yalnızca iki ay önce, bu insanların çoğu, kraliyetin mali sorunlarını çözmek için toplanmış sıradan temsilcilerdi. Bu ders, Avrupa'nın en kalabalık ve en zengin krallıklarından birinin, 1789'da neden bir devrimle sarsıldığını ve bu temsilcilerin birkaç hafta içinde nasıl devrimciye dönüştüğünü soruyor.
Bağlam — iflas eden bir krallık
On sekizinci yüzyılın sonunda Fransa, yaklaşık yirmi sekiz milyon nüfusuyla Avrupa'nın en kalabalık ülkesiydi. Kral XVI. Louis, 1774'te tahta çıkmıştı. Ülke, hukuken üç zümreye bölünmüştü: din adamları birinci, soylular ikinci, geri kalan herkes, yani köylüler, zanaatkârlar, tüccarlar, avukatlar ve bankerler üçüncü zümreydi. Birinci ve ikinci zümreler, pek çok vergiden muaftı ve kendilerine özgü ayrıcalıklara sahipti. Köylüler ise, krala vergi, kiliseye öşür ve toprak ağalarına çeşitli aidatlar ödüyordu.
Fransa'nın asıl sorunu, devletin maliyesiydi. Yüzyıl boyunca süren savaşlar, özellikle Amerikalıları İngiltere'ye karşı desteklemek için yapılan büyük harcamalar, devleti ağır bir borç yükü altına soktu. 1780'lerin sonuna gelindiğinde, devletin gelirlerinin yaklaşık yarısı yalnızca borçların faizine gidiyordu. Maliye bakanı Charles-Alexandre de Calonne, 1786'da, ayrıcalıklı zümrelerin de ödeyeceği yeni bir toprak vergisi önerdi. Ama soylular ve yüksek mahkemeler, bu vergiyi kabul etmedi; böyle köklü bir değişikliğin ancak ülkenin bütün zümrelerini temsil eden Zümreler Meclisi tarafından onaylanabileceğini söylediler. Ağustos 1788'de hazine ödemelerini durdurmak zorunda kaldı. Kral, 1614'ten beri toplanmamış olan Zümreler Meclisi'ni Mayıs 1789'da toplamayı kabul etti ve halkın sevdiği bankacı Jacques Necker'i yeniden maliyenin başına getirdi.
Gelişme — defterlere yazılan şikâyetler
Zümreler Meclisi'ne temsilci seçilirken, ülkenin her yerinde, köylerde, kasabalarda ve kentlerde, halk toplantılar düzenledi ve krala iletilmek üzere şikâyet defterleri hazırladı. On binlerce defter yazıldı. Bu defterler, Fransız halkının 1789'un başında neyi istediğini gösteren eşsiz bir kaynaktır.
Kırsal Fransa'nın durumunu, dışarıdan bir göz de kayda geçirdi. İngiliz tarım yazarı Arthur Young, 1787'den 1789'a kadar Fransa'yı üç kez dolaşarak tarımı ve köylülerin hayatını gözlemledi.
Şikâyet defterleri, kralı nadiren hedef aldı; pek çoğu, kralın iyi niyetine güvendiğini açıkça yazıyordu. Ama aynı yılın başında, Paris'te, çok daha radikal bir metin yayımlandı. Din adamı Emmanuel-Joseph Sieyès, Ocak 1789'da Üçüncü Zümre Nedir? adlı bir broşür yayımladı. Broşürün ünlü açılışı, aşağıdaki birincil kaynak bölümünde yer alıyor. Sieyès'ye göre, üçüncü zümre, ülkenin bütün üretken işlerini yapan gerçek ulustu; ayrıcalıklı zümreler ise ulusun dışında kalan, onun sırtından geçinen bir yüktü.
Dönüş noktası — bir meclisin kendini ulus ilan etmesi
Zümreler Meclisi, 5 Mayıs 1789'da Versailles'da açıldı. Üçüncü zümrenin temsilci sayısı, öteki iki zümrenin toplamına eşit tutulmuştu; ama oyların nasıl sayılacağı belirsiz bırakılmıştı. Üçüncü zümrenin temsilcileri, zümrelerin ayrı ayrı değil, birlikte toplanıp kişi başına oy kullanmasını istedi; din adamları ve soyluların çoğunluğu buna karşı çıktı. Haftalar süren tıkanıklıktan sonra, 17 Haziran'da, üçüncü zümre, kendisine katılan bazı din adamlarıyla birlikte, kendisini «Ulusal Meclis» ilan etti. Bu, kralın yetkisine karşı açık bir meydan okumaydı.
Üç gün sonra, bu dersin başında anlatılan top oyunu salonundaki yemin geldi. Kral, 23 Haziran'da yaptığı bir oturumda zümrelerin ayrı toplanmasını emretti; ama Mirabeau gibi güçlü hatiplerin sözcülüğünde temsilciler salondan çıkmayı reddetti. Birkaç gün sonra kral geri adım atarak öteki iki zümreye de Ulusal Meclis'e katılmalarını emretti. Ama aynı günlerde, Versailles'ın ve Paris'in çevresine binlerce asker getiriliyordu.
Bu sırada, Paris'te ve kırsalda, ekonomik sıkıntı en yüksek noktasına ulaşmıştı. 1788 yazında bir dolu fırtınası, Fransa'nın kuzeyindeki tahıl ürününün önemli bir bölümünü yok etmiş, ardından gelen kış olağanüstü sert geçmişti. 1789 baharında ve yazında, Paris'te ekmeğin fiyatı, sıradan bir işçinin gündeliğinin büyük bölümünü yutacak düzeye çıktı. Fırınların önünde uzun kuyruklar oluştu; tahıl taşıyan arabalara saldırılar, pazarlarda kargaşalar çıktı. Pek çok Parisli, tahıl kıtlığının arkasında, fiyatları yükseltmek ya da halkı aç bırakarak meclisi cezalandırmak isteyen bir komplo olduğundan kuşkulanıyordu. Siyasal kriz ile ekmek sıkıntısı, böylece birbirini besleyen iki ateşe dönüştü.
Yaygın yanlış«Fransız Devrimi, açlık çeken yoksul halkın kendiliğinden bir ayaklanmasıydı.»
Kötü hasatlar ve yüksek ekmek fiyatları, 1789 yazında halkın öfkesini büyük ölçüde artırdı; 1788'deki dolu fırtınası ve ardından gelen sert kış, tahıl fiyatlarını en yüksek düzeye çıkardı. Ama devrimi başlatan, doğrudan açlık değil, bir siyasal krizdi: devletin iflası, ayrıcalıklı zümrelerin reforma direnmesi ve Zümreler Meclisi'nde üçüncü zümrenin temsilcilerinin, çoğu avukat ve eğitimli kentli olarak, kralın ve ayrıcalıklıların yetkisine meydan okuması. Açlık ve halkın öfkesi, bu siyasal krizi derinleştiren ve onu bir devrime dönüştüren güçlerden biriydi.
Cevap — bir krizler birleşmesi
Fransa, 1789'da tek bir nedenle değil, birbirini besleyen krizlerin birleşmesiyle patladı. Devlet, savaşların yarattığı borçlar yüzünden iflasın eşiğine gelmişti; bu krizi çözecek vergi reformu, ayrıcalıklı zümrelerin direnişiyle engellendi. Zümreler Meclisi'nin toplanması, ülkenin her yerinde siyasal tartışmayı başlattı; şikâyet defterleri, halkın pek çok kurumu sorguladığını gösterdi; Sieyès gibi yazarlar, üçüncü zümreyi ulusun kendisi olarak tanımladı. Kötü hasatlar ve yükselen ekmek fiyatları ise, bu siyasal krizi bir halk hareketine dönüştürecek öfkeyi besledi. Haziran 1789'da, üçüncü zümrenin kendini Ulusal Meclis ilan etmesiyle, bir mali kriz, egemenliğin kime ait olduğu sorusuna dönüştü.
Bugünle bağ — egemenliğin kaynağı
Sieyès'nin «ulus» tanımı ve Ulusal Meclis'in kralın yetkisine meydan okuması, egemenliğin bir hanedanda değil, ulusta olduğu düşüncesinin ilk büyük uygulamalarından biri oldu. Bu düşünce, sonraki iki yüzyılda pek çok anayasaya girdi. Türkiye'de de, 1921 anayasası ve ardından Cumhuriyet'in kuruluşu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini temel aldı. 1789'un yazında Versailles'da sorulan soru, bugün de anayasaların ilk maddelerinde cevabını buluyor.
Birincil kaynak
Sieyès'nin Ocak 1789'da yayımlanan Üçüncü Zümre Nedir? adlı broşürünün açılışı, Fransızca metinden:
Le plan de cet écrit est assez simple. Nous avons trois questions à nous faire : 1° Qu'est-ce que le tiers état ? Tout. 2° Qu'a-t-il été jusqu'à présent dans l'ordre politique ? Rien. 3° Que demande-t-il ? À y devenir quelque chose.
Türkçesi: Bu yazının planı oldukça basittir. Kendimize üç soru sormalıyız: 1. Üçüncü zümre nedir? Her şey. 2. Şimdiye kadar siyasal düzende ne olmuştur? Hiçbir şey. 3. Ne istemektedir? Orada bir şey olmayı.
Kaynak: Emmanuel-Joseph Sieyès, Qu'est-ce que le tiers état ? (Paris, 1789); Edme Champion (ed.) (Paris: Société de l'histoire de la Révolution française, 1888), s. 27; Vikikaynak. Türkçesi, Fransızcasından bizim.
- Sieyès'ye göre üçüncü zümre, ülkenin ekonomik ve toplumsal hayatında ne kadar önemlidir, siyasal hayatında ne kadar yer alır?
- «Orada bir şey olmayı» istemek, bu metinde ılımlı bir talep mi, yoksa derin bir değişikliğin başlangıcı mı?
- Bu üç soru ve cevap, bir broşürün geniş bir okur kitlesine nasıl hızla yayılabileceğini nasıl gösterir?
Tarihçiler Tartışıyor
- Georges Lefebvre (1939) — Quatre-vingt-neuf adlı kitabında, 1789 devrimini, dört ayrı devrimin birleşmesi olarak yorumladı: soyluların krala karşı isyanı, burjuvazinin Ulusal Meclis'teki devrimi, Paris halkının kent devrimi ve köylülerin toprak ağalarına karşı devrimi. Devrimi, feodalizme karşı yükselen burjuvazinin sınıf devrimi olarak gördü.
- Alfred Cobban (1964) — The Social Interpretation of the French Revolution adlı kitabında, devrimin bir burjuva sınıf devrimi olduğu görüşüne karşı çıktı; üçüncü zümrenin temsilcilerinin çoğunun sanayici ya da tüccar değil, avukat ve devlet memuru olduğunu, «feodalizmin» 1789'da zaten büyük ölçüde çözülmüş olduğunu savundu.
- François Furet (1978) — Penser la Révolution française adlı kitabında, devrimi sınıf çıkarlarıyla değil, siyasal kültür ve söylem üzerinden açıkladı; halk egemenliği ve ulus kavramlarının, kendi mantığıyla devrimi radikalleştirdiğini savundu.
- Timothy Tackett (1996) — Becoming a Revolutionary adlı kitabında, 1789'da Versailles'a gelen temsilcilerin mektuplarını ve günlüklerini inceledi; onların çoğunun devrimci niyetlerle gelmediğini, meclisteki çatışmalar ve deneyimler içinde, birkaç hafta içinde devrimciye dönüştüğünü gösterdi.
Dört tarihçi, 1789'un nedenlerini birbirinden çok farklı düzeylerde arar. Lefebvre, sınıf çatışmasını ve birbirine eklenen devrimleri öne çıkarır. Cobban, sınıf yorumunu eleştirir ve devrimcilerin toplumsal kökenlerini yeniden inceler. Furet, siyasal fikirlerin ve söylemin gücünü vurgular. Tackett ise, bireysel temsilcilerin deneyimlerini ve dönüşümlerini izler. Tartışma, 1789 devriminin toplumsal ve ekonomik çıkarların bir çatışması mı, yoksa siyasal bir kriz içinde fikirlerin ve olayların kendi mantığıyla ilerleyen bir süreç mi olduğu sorusunda düğümlenir.
Derine İn
Monarşinin mali krizi, yalnızca bir muhasebe sorunu değil, bir güven sorunuydu. 1781'de, maliyenin başındaki Jacques Necker, krala sunduğu bir hesap raporunu, Fransa tarihinde ilk kez, halka açık olarak yayımladı. Rapor, devletin gelirlerinin giderlerini karşıladığını, hatta bir fazla verdiğini gösteriyordu; kısa sürede on binlerce kopya satıldı ve Necker'i büyük bir halk kahramanına dönüştürdü. Ama rapor, savaş harcamalarını ve borçların önemli bir bölümünü «olağanüstü» giderler olarak hesabın dışında tutuyordu. Birkaç yıl sonra Calonne, devletin gerçekte büyük bir açık verdiğini açıkladığında, halkın çoğu ona değil, Necker'in iyimser rakamlarına inandı. Böylece bakanların ne söylerse söylesin, yeni vergilerin savurgan bir saray için istendiği düşüncesi yayıldı. Necker'in raporu, devletin mali durumunu kamuoyunun tartışabileceği bir konu hâline getirmişti; bu da, mutlak monarşinin sessizce karar verme gücünü zayıflattı. Arthur Young gibi yabancı gözlemcilerin notları ise, bu kamusal tartışmanın kırsal yoksulluğun gerçekliğiyle yan yana yaşadığını gösterir; ama o notlar da, Fransız köylülerini İngilizlerle kıyaslayan bir bakışı taşır.
Devrim öncesinde Fransa'da siyasal tartışmanın alanı da genişlemişti. Yüksek mahkemeler, kralın vergi reformlarına direnirken, kendilerini ulusun özgürlüklerinin koruyucuları olarak sundu. Broşürler, gazeteler ve kafelerde yapılan tartışmalar, kamuoyu denen yeni bir gücü ortaya çıkardı. Zümreler Meclisi'nin toplanacağının açıklanmasından sonra, kralın basın üzerindeki denetimi fiilen çöktü; birkaç ay içinde yüzlerce broşür yayımlandı. Sieyès'nin broşürü, bunların en etkilisiydi. Kontrolsüz bir kamusal tartışma ortamı, eski düzenin meşruluğunu hızla aşındırdı.
Köylülerin durumu, bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösteriyordu. Fransa'da köylülerin önemli bir kısmı küçük toprak sahibiydi; bu, Avrupa'nın doğusundaki serflik düzeninden çok farklıydı. Ama bu küçük toprak sahipleri bile, toprak ağalarına çeşitli aidatlar, değirmen ve fırın kullanma ücretleri ödemek zorundaydı; ağaların av hakları, köylülerin ürünlerine zarar veriyordu. 1780'lerde, bazı toprak ağaları, eski ve unutulmuş haklarını yeniden canlandırarak gelirlerini artırmaya çalıştı; bu, köylülerin öfkesini büyüttü. Şikâyet defterlerinde bu aidatlara ilişkin pek çok yakınma yer aldı. Kuzeydeki büyük tahıl bölgelerinde ise, toprağı olmayan ya da çok az olan tarım işçileri, gündelik ücretle çalışıyor ve ekmeği pazardan satın almak zorunda kalıyordu; kötü bir hasat, onlar için doğrudan açlık anlamına geliyordu. Köylü dünyası tek bir sınıf değildi; kötü yılların yükü, en yoksulların sırtına biniyordu.
Son olarak, dışarıdan bir gözlemci olarak Paris'teki Amerikan elçisi Thomas Jefferson'ın mektupları, bu dönemin atmosferini yansıtır. Jefferson, Zümreler Meclisi'nin toplanışını ve Ulusal Meclis'in ilanını yakından izledi, bazı temsilcilere öneriler verdi. Ona göre Fransa, Amerika'nın başlattığı özgürlük hareketinin bir devamını yaşıyordu. Ama Jefferson, Fransa'nın toplumsal koşullarının Amerika'dan çok farklı olduğunu, bu yüzden devrimin çok daha sert bir yola girebileceğini de sezmişti. Birkaç hafta sonra, bu sezginin ne kadar doğru olduğu ortaya çıkacaktı.
Uzman Notu
Temel literatür
- Matilda Betham-Edwards (ed.), Arthur Young's Travels in France during the Years 1787, 1788, 1789 (Londra: George Bell, 1892).
- Georges Lefebvre, Quatre-vingt-neuf (Paris: Maison du livre français, 1939).
- Alfred Cobban, The Social Interpretation of the French Revolution (Cambridge: Cambridge University Press, 1964).
- François Furet, Penser la Révolution française (Paris: Gallimard, 1978).
- William Doyle, Origins of the French Revolution (Oxford: Oxford University Press, 1980).
- Timothy Tackett, Becoming a Revolutionary: The Deputies of the French National Assembly and the Emergence of a Revolutionary Culture (1789–1790) (Princeton: Princeton University Press, 1996).
Arşiv ve kaynak
Devrim öncesi Fransa'nın kaynakları arasında on binlerce şikâyet defteri, maliye bakanlarının raporları, yüksek mahkemelerin kararları, 1788–1789 broşürleri, Zümreler Meclisi temsilcilerinin mektupları ve günlükleri, polis raporları ve yabancı gözlemcilerin tanıklıkları vardır. Şikâyet defterlerinin büyük bölümü on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda bölge bölge yayımlandı; bazıları Fransızca Vikikaynak'ta okunabilir.
Açık sorular
- 1789 devrimi, bir sınıf devrimi miydi, yoksa bir siyasal krizin kendi mantığıyla radikalleşmesi mi?
- Şikâyet defterlerinin ılımlı talepleri, birkaç ay içinde nasıl radikal bir devrime dönüştü?
- Devlet iflas etmeseydi, Fransız Devrimi yine de olur muydu?
Mini sınav
- (Hedef 1) Zümreler Meclisi, 1789'dan önce en son hangi yıl toplanmıştı? A) 1614 B) 1715 C) 1774 D) 1788
- (Hedef 1) 17 Haziran 1789'da kendisini «Ulusal Meclis» ilan eden grup hangisidir? A) Din adamları B) Soylular C) Üçüncü zümre D) Yüksek mahkemeler
- (Hedef 2) Ahuillé köyünün şikâyet defteri, aşağıdakilerden hangisini talep eder? A) Kralın tahttan indirilmesini B) Cumhuriyet ilanını C) Kilisenin kapatılmasını D) Bütün krallıkta tek bir ağırlık ve ölçü birimini
- (Hedef 2) Sieyès'ye göre üçüncü zümre şimdiye kadar siyasal düzende ne olmuştur? A) Hiçbir şey B) Her şey C) Bir şey D) Yarısı
- (Hedef 3) 1789'da Versailles'a gelen temsilcilerin mektuplarını inceleyerek onların meclisteki deneyimlerle devrimciye dönüştüğünü gösteren tarihçi kimdir? A) Georges Lefebvre B) Alfred Cobban C) François Furet D) Timothy Tackett
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Fransa 1789'da neden patladı? Cevabında Ahuillé'nin şikâyet defterini, Arthur Young'ın köylü kadınla konuşmasını ve Sieyès'nin broşürünü kullan; Lefebvre ile Furet'nin yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- A — Meclis en son 1614'te toplanmıştı.
- C — Kendini Ulusal Meclis ilan eden üçüncü zümredir.
- D — Defter, bütün krallıkta tek bir ağırlık ve ölçü birimini talep eder.
- A — Sieyès'ye göre üçüncü zümre şimdiye kadar hiçbir şey olmuştur.
- D — Bu tarihçi Timothy Tackett'tir.
Kapsamlı bir cevap, Fransa'nın devlet borçları ve iflas, ayrıcalıklı zümrelerin vergi reformuna direnmesi, Zümreler Meclisi'nin toplanması ve kötü hasatlar gibi birbirini besleyen krizlerin birleşmesiyle patladığını açıklar. Ahuillé'nin defterini, köylülerin krala karşı değil, somut ve pratik düzeltmeler için yazdığı, ama eski düzenin pek çok kurumunu sorguladığı bir belge olarak; Young'ın tanıklığını, köylülerin vergi ve aidat yükünü ve onların belirsiz umutlarını gösteren, ama bir yabancının bakışını da taşıyan bir kaynak olarak; Sieyès'nin broşürünü ise üçüncü zümreyi ulusun kendisi olarak tanımlayan radikal bir metin olarak okur. Güçlü bir yanıt, Lefebvre'in devrimi birbirine eklenen sınıf devrimleri olarak gören yaklaşımını, Furet'nin siyasal kültürü ve söylemi öne çıkaran yaklaşımıyla karşılaştırır.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste Fransa'nın, bir mali krizden, üçüncü zümrenin kendini ulus ilan ettiği bir siyasal krize nasıl sürüklendiğini gördük. Temmuz 1789'un başında, Versailles'ın ve Paris'in çevresinde askerler toplanıyordu. 11 Temmuz'da kral, halkın sevdiği maliye bakanı Necker'i görevden aldı. Bu haber Paris'e ulaştığında, ekmek fiyatlarının en yüksek düzeyde olduğu bir kentte, halk kendini savunmak için silah aramaya başladı; kalabalıkların gözü, kentin doğusundaki eski bir kale-hapishaneye çevrildi. Bu olaydan sonraki beş yıl, devrimin en umutlu ve en karanlık dönemlerini birlikte içerecekti. Sonraki bölüm bunu soruyor: Bastille'den Terör'e.