Öğrenme hedefleri
- 1609–1642 arasında Galileo'nun teleskop gözlemlerini, 1616 kararını, 1632'de yayımlanan kitabını ve 1633 yargılamasını sırasıyla açıklayabileceksin.
- 1616 tarihli iki Engizisyon kaydını, Bellarmino'nun belgesini ve 1633 kararını karşılaştırarak, davanın hukuki düğümünün neden bir belgedeki birkaç sözcükte yattığını değerlendirebileceksin.
- «Galileo, bilim ile din arasındaki kaçınılmaz bir savaşın kurbanıydı» anlatısını, himaye ilişkileri, papalık siyaseti ve belgelerin kendisiyle sınayabileceksin.
Okuma metni
Kanca — dizleri üzerinde bir yaşlı adam
22 Haziran 1633 sabahı, Roma'daki bir Dominiken manastırının salonunda, altmış dokuz yaşındaki Galileo Galilei, anlatılana göre beyaz bir tövbe gömleği giymiş olarak, Engizisyon mahkemesinin kardinallerinin önünde diz çöktü. Kendisine okunan kararda, Güneş'in dünyanın merkezinde hareketsiz durduğu ve Dünya'nın hareket ettiği görüşünü benimsediği için «şiddetle sapkınlıktan şüpheli» bulunduğu bildirildi. Ardından, önüne konan metni okuyarak bu görüşten vazgeçti. Kitabı yasaklandı; kendisi, hayatının geri kalan dokuz yılını Floransa yakınındaki Arcetri'deki evinde, gözetim altında geçirdi. Bu sahne, dört yüzyıldır bilim ile din arasındaki çatışmanın simgesi olarak anlatılıyor. Ama kararın metni okunduğunda, mahkemenin asıl üzerinde durduğu şeyin, Galileo'nun on yedi yıl önce kendisine bildirildiği söylenen bir yasağa uyup uymadığı olduğu görülür. Bu ders, Galileo'nun gerçekte neden yargılandığını, belgelerin bu konuda ne söylediğini ve hangi sorunun hâlâ cevapsız kaldığını soruyor.
Bağlam — teleskop ve bir sarayın himayesi
Galileo, 1564'te Pisa'da doğdu. Pisa'da ve sonra Venedik Cumhuriyeti'ne bağlı Padova Üniversitesi'nde matematik öğretti; hareket ve düşen cisimler üzerine deneyler yaptı. 1609'da, Hollanda'da icat edildiği haberini aldığı uzağı gösteren dürbünü kendisi yaptı, büyütme gücünü artırdı ve onu göğe çevirdi. Ay'ın yüzeyinin dağlarla ve çukurlarla dolu olduğunu, Samanyolu'nun sayısız yıldızdan oluştuğunu ve Jüpiter'in çevresinde dönen dört uydu bulunduğunu gördü. Bu gözlemleri, 1610'da Yıldız Habercisi adlı kısa bir kitapla yayımladı.
Galileo, Jüpiter'in uydularına Floransa'yı yöneten Medici ailesinin adını verdi ve kitabını genç büyük dük II. Cosimo de' Medici'ye adadı. Bu jest karşılığını buldu: aynı yıl Galileo, büyük dükün sarayına «baş matematikçi ve filozof» olarak atandı ve üniversitede ders verme yükümlülüğünden kurtuldu. O çağda bilim insanları, geçimlerini ve toplumsal konumlarını çoğu zaman güçlü hükümdarların ya da din adamlarının himayesine borçluydu. Galileo'nun başarısı, onun bu himaye dünyasında ustaca hareket etmesine de bağlıydı; ama aynı dünya, sonradan onun düşüşünü de hazırlayacaktı.
Teleskop gözlemleri, Kopernik'in sistemini tek başına kanıtlamıyordu. Ama bazı gözlemler, Ptolemaios'un sistemine ciddi darbeler vurdu. Jüpiter'in uyduları, her şeyin Dünya'nın çevresinde dönmediğini gösteriyordu. Venüs'ün Ay gibi evreler göstermesi, onun Güneş'in çevresinde döndüğünü düşündürüyordu. Galileo, Dünya'nın hareketinin gerçek olduğuna giderek daha fazla inandı ve bunu açıkça savunmaya başladı.
Gelişme — 1616: bir yasak ve iki belge
Galileo'nun Dünya'nın hareketini savunması, bazı din adamlarının ve üniversite hocalarının tepkisini çekti. Ona göre kutsal metinler, doğanın nasıl işlediğini değil, insanların nasıl kurtulacağını öğretmek için yazılmıştı; kutsal metinlerle doğa bilgisi çatışıyor gibi görünüyorsa, metinlerin yorumu yeniden düşünülmeliydi. 1615'te Karmelit rahip Paolo Antonio Foscarini, Kopernik'in görüşünün kutsal metinlerle uyumlu olduğunu savunan bir kitap yayımladı. Engizisyon'un önde gelen ilahiyatçısı Kardinal Roberto Bellarmino, ona yazdığı bir mektupta, Dünya'nın hareketi kesin olarak kanıtlanmadıkça, bu görüşü bir hesap varsayımı olarak kullanmanın uygun, ama gerçek olarak savunmanın tehlikeli olduğunu bildirdi.
Şubat 1616'da Engizisyon'un ilahiyatçıları, Güneş'in dünyanın merkezinde hareketsiz durduğu önermesini felsefede saçma ve sapkınlık olarak, Dünya'nın hareket ettiği önermesini de inançta yanlış olarak nitelendirdi. Mart 1616'da Yasak Kitaplar Dizini'nden sorumlu kurul, Kopernik'in kitabının «düzeltilinceye kadar» okunmasını askıya aldı ve Foscarini'nin kitabını tamamen yasakladı. Galileo'nun adı bu kararda geçmiyordu. Ama Vatikan arşivinde, onunla ilgili iki kayıt korundu.
Galileo, 1616'dan sonra Roma'dan ayrılırken, hakkında yayılan söylentilere karşı Bellarmino'dan bir belge istedi. Bu belge, on yedi yıl sonra davanın merkezine yerleşecekti.
Dönüş noktası — bir dostun kitabı ve bir papanın öfkesi
1623'te, Galileo'nun hayranı ve dostu olan kardinal Maffeo Barberini, VIII. Urbanus adıyla papa seçildi. Galileo, Roma'ya giderek yeni papayla birkaç kez görüştü. Anlatılana göre papa, Kopernik'in sistemini bir varsayım olarak tartışmasına izin verdi; ama Tanrı'nın gücünün sınırsız olduğunu, bu yüzden doğa olaylarının insan aklının bulduğundan başka yollarla da gerçekleşebileceğini, dolayısıyla hiçbir sistemin kesin olarak kanıtlanamayacağını vurguladı.
Galileo, 1632'de Floransa'da, İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyalog adlı kitabını, kilisenin basım izniyle yayımladı. Kitap, Ptolemaios'un ve Kopernik'in sistemlerini tartışan üç kişinin konuşmasıydı. Kopernik'i savunan konuşmacı parlak ve ikna ediciydi; Aristoteles'i savunan konuşmacının adı ise, Simplicio'ydu. Kitabın sonunda, papanın sevdiği Tanrı'nın gücü hakkındaki argüman, bu Simplicio'nun ağzından söyletildi. Pek çok tarihçiye göre papa, bunu kendisiyle alay edilmesi olarak algıladı. Ayrıca 1632, Otuz Yıl Savaşları'nın en kritik yıllarından biriydi; papa, İspanyol kardinallerin sert eleştirileri altında, dinsel konularda yeterince kararlı olmamakla suçlanıyordu. Kitabın dağıtımı durduruldu ve Galileo Roma'ya çağrıldı.
Yargılama sırasında, mahkeme 1616 tarihli ikinci kaydı ortaya çıkardı: Galileo'ya bu görüşü hiçbir biçimde öğretmemesi emredilmişti; bu emre rağmen kitabını yazmış ve basım izni alırken emirden söz etmemişti. Galileo ise savunmasında Bellarmino'nun belgesini sundu. Bu dersin birincil kaynağı, mahkemenin bu belgeye nasıl cevap verdiğini gösterir.
Yaygın yanlış«Galileo, mahkemeden çıkarken "Eppur si muove", yani "Yine de dönüyor" dedi.»
Bu söz, Galileo'ya en çok yakıştırılan sözdür; ama Galileo'nun ağzından çıktığını gösteren tek bir çağdaş kayıt bulunmaz. Söz, basılı olarak ilk kez, olaydan yüz yirmi yıldan fazla sonra, 1757'de Londra'da yayımlanan bir İtalyan yazarın kitabında görünür. Galileo'nun karar okunduktan hemen sonra, kardinallerin önünde böyle bir söz söylemesi, onu çok daha ağır bir cezayla karşı karşıya bırakırdı. Söz, onun sonradan kurulan kahramanlık imgesinin bir parçasıdır.
Cevap — bir fikir, bir belge ve bir siyaset
Galileo, yalnızca Dünya'nın hareket ettiğini düşündüğü için değil, 1616'da kendisine bildirildiği kabul edilen bir yasağı çiğnediği gerekçesiyle ve bu yasağı basım izni alırken sakladığı iddiasıyla yargılandı. Ama bu yasağın içeriği ve hatta gerçekten bildirilip bildirilmediği bugün hâlâ tartışmalıdır. Davanın arka planında, papanın kişisel kırgınlığı, Otuz Yıl Savaşları'nın baskısı altında dinsel otoriteyi koruma kaygısı ve Galileo'nun güçlü düşmanları da vardı. Dava, bilim ile din arasında kaçınılmaz bir savaşın değil, belirli kişilerin, belirli bir siyasal anda, belirli belgelere dayanarak aldığı kararların sonucuydu.
Bugünle bağ — üç yüz elli dokuz yıl sonra
1992'de Papa II. Ioannes Paulus, Galileo davasını yeniden inceleyen bir komisyonun çalışmalarının sonunda yaptığı bir konuşmada, Galileo'yu yargılayan ilahiyatçıların hata yaptığını kabul etti. Bu açıklama, bazılarınca geç kalmış bir özür, bazılarınca da davanın siyasal ve kurumsal boyutlarını yeterince ele almayan bir değerlendirme olarak eleştirildi. Galileo davası, bir kurumun geçmişteki kararlarıyla nasıl yüzleştiğine dair tartışmalarda hâlâ örnek olarak anılıyor.
Birincil kaynak
22 Haziran 1633 tarihli kararın, Galileo'nun savunmada sunduğu Bellarmino belgesini değerlendiren bölümü, Gebler'in yayımladığı İngilizce çeviriden:
And as in this certificate there is no mention of the two articles of the injunction, namely, the order not "to teach" and "in any way," you represented that we ought to believe that in the course of fourteen or sixteen years you had lost all memory of them [...]. But this certificate produced by you in your defence has only aggravated your delinquency, since although it is there stated that the said opinion is contrary to Holy Scripture, you have nevertheless dared to discuss and defend it and to argue its probability.
Türkçesi: Ve bu belgede, emrin iki maddesinden, yani «öğretmeme» ve «hiçbir biçimde» buyruğundan söz edilmediği için, on dört ya da on altı yıl içinde bunları tamamen unuttuğuna inanmamız gerektiğini ileri sürdün [...]. Ama savunmanda sunduğun bu belge, suçunu yalnızca ağırlaştırmıştır; çünkü orada söz konusu görüşün kutsal metinlere aykırı olduğu belirtildiği hâlde, sen yine de onu tartışmaya, savunmaya ve olasılığını ileri sürmeye cesaret ettin.
Kaynak: Engizisyon mahkemesinin kararı, Roma, 22 Haziran 1633; Karl von Gebler, Galileo Galilei and the Roman Curia, çev. Mrs. George Sturge (Londra: C. Kegan Paul, 1879), s. 232–233; Internet Archive. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.
- Mahkeme, Bellarmino'nun belgesinde hangi iki ifadenin bulunmadığını kabul ediyor? Bu kabul, davanın hukuki dayanağı hakkında ne düşündürür?
- Mahkeme, belgenin eksikliğini Galileo'nun lehine değil, aleyhine nasıl yorumluyor?
- Bu bölümü, 1616 tarihli iki kayıtla yan yana okuduğunda, hangi belgenin davayı belirlediğini söyleyebilirsin?
Tarihçiler Tartışıyor
- Stillman Drake (1978) — Galileo at Work adlı kitabında, Galileo'nun çalışmalarını ve mektuplarını gün gün izleyerek, onu deneye ve ölçüme dayanan modern fiziğin kurucusu olarak anlattı; davayı, Galileo'nun düşmanlarının ve kilise yönetiminin dar görüşlülüğünün sonucu olarak değerlendirdi.
- Pietro Redondi (1983) — Galileo eretico adlı kitabında, Galileo'nun maddenin küçük parçacıklardan oluştuğu yolundaki görüşlerinin, kutsal ekmek ve şarap törenine ilişkin Katolik öğretiyle çelişebileceği için asıl tehlikeli bulunduğunu ve Dünya'nın hareketi suçlamasının daha hafif bir cezayla davayı kapatmak için seçildiğini savundu. Bu tez, pek çok tarihçi tarafından kanıtları yetersiz bulunarak eleştirildi.
- Mario Biagioli (1993) — Galileo, Courtier adlı kitabında, Galileo'nun kariyerini himaye kültürü içinde inceledi; onun yükselişinin de düşüşünün de saray ve papalık himayesinin kuralları, armağan alışverişi ve gözden düşme mekanizmaları içinde açıklanabileceğini savundu.
- Maurice Finocchiaro (2005) — Retrying Galileo, 1633–1992 adlı kitabında, davanın dört yüzyıl boyunca nasıl yeniden yorumlandığını, her dönemin davayı kendi bilim ve din tartışmaları için nasıl kullandığını inceledi.
Bu tartışmada araştırmacılar, davayı farklı açılardan açıklar. Drake, Galileo'yu bilimin öncüsü, davayı da bir dar görüşlülük örneği olarak görür. Redondi, suçlamanın ardında başka bir kuramsal sorun arar. Biagioli, davayı himaye ve saray siyasetinin kuralları içinde okur. Finocchiaro ise davanın kendisinden çok, onun sonraki yüzyıllarda nasıl anlatıldığını inceler. Tartışma, Galileo davasının bilim ile din arasındaki temel bir çatışmanın ifadesi mi, yoksa belirli kişilerin, belirli bir siyasal an ve belirli belgeler etrafında şekillenen bir hukuk ve himaye krizi mi olduğu sorusunda düğümlenir.
Derine İn
1616 tarihli ikinci kaydın niteliği, davanın en çok tartışılan sorunudur. On dokuzuncu yüzyılda Vatikan arşivinden yayımlanan belgeleri inceleyen Gebler ve başka araştırmacılar, bu kaydın imzasız olmasına, ilk kayıtta öngörülen sırayla çelişmesine ve Bellarmino'nun belgesiyle uyuşmamasına dikkat çektiler. Bazıları, kaydın 1616'da değil, 1632'de, dava hazırlanırken sonradan eklendiğini ileri sürdü. Sonraki araştırmalar, kaydın kâğıdının ve el yazısının dönemin öteki belgeleriyle uyumlu olduğunu gösterdi; bu yüzden bugün pek az tarihçi kaydın 1632'de düzmece olarak yazıldığını düşünür. Ama kaydın, gerçekte olanı mı, yoksa bir görevlinin olması gerekeni mi anlattığı, yani Seghizzi'nin emri usule aykırı biçimde verip vermediği, hâlâ tartışmalıdır.
Galileo'nun kendi savunması da belirsizlik içeriyordu. Mahkemede, Bellarmino'nun kendisine yalnızca genel kararı bildirdiğini, «öğretmeme» ve «hiçbir biçimde» ifadelerini hatırlamadığını söyledi. Aynı zamanda, Diyalog'da Kopernik'in görüşünü savunmadığını, aksine iki görüşü de tartıştığını ve Kopernik'in argümanlarının zayıflığını gösterdiğini ileri sürdü. Mahkeme bu ikinci savunmayı kabul etmedi; kitap okunduğunda, Kopernik'in görüşünün açıkça üstün gösterildiği görülüyordu. Galileo'nun kendi sözleri de, kitabın bazı yerlerinde, yanlış taraf için gereğinden güçlü argümanlar yazdığını ve bunu insanın kendi zekâsıyla övünme eğilimine bağladığını kabul ettiğini gösterir.
Kararın imzaları da ilginç bir ayrıntı sunar. Davaya bakan on kardinalden yalnızca yedisi kararı imzaladı. İmzalamayanlar arasında papanın yeğeni Francesco Barberini de vardı. Bunun nedeni kesin olarak bilinmiyor; bazı tarihçiler, bu kardinallerin kararın sertliğine katılmadığını, bazıları da imza yokluğunun yalnızca o gün hazır bulunmamalarından kaynaklandığını düşünür. Bu ayrıntı, mahkemenin bile tek sesli olmadığını gösterebilir.
Davayı bilim ile kilise arasında genel bir düşmanlığın kanıtı olarak okumak, başka olguları gözden kaçırır. Tarihçi John Heilbron, 1999'da yayımladığı bir kitapta, Katolik kilisesinin 1600'lerde ve 1700'lerde Bologna, Roma ve başka kentlerdeki büyük kiliselerin zeminine, Güneş'in yıllık hareketini ölçmek için uzun meridyen çizgileri yaptırdığını ve bunları gökbilim gözlemevi olarak kullandırdığını gösterdi. Bu gözlemler, takvimin ve dinsel bayramların tarihlerinin doğru hesaplanması için gerekliydi; ama aynı zamanda Güneş'in görünen büyüklüğünün yıl boyunca değiştiğini ölçerek, Kepler'in yörünge anlayışını destekleyen veriler üretti. Cizvit gökbilimciler de, Galileo davasından sonra bile, Çin'den Güney Amerika'ya kadar gözlemler yaptı. Kilise, bazı fikirleri yasaklarken, gökbilim araştırmalarının en cömert destekçilerinden biri olmayı sürdürdü.
Galileo'nun davadan sonraki yılları, onun bilimsel çalışmasının sona ermediğini gösterir. Arcetri'deki evinde, gözetim altında ve giderek gözleri görmez hâle gelirken, hareket ve malzemelerin dayanıklılığı üzerine yıllardır sürdürdüğü araştırmaları bir araya getirdi. Bu çalışma, İtalya'da basılamadığı için, 1638'de Hollanda'da, Leiden'de yayımlandı. Düşen cisimlerin hareketini matematiksel olarak inceleyen bu kitap, sonraki kuşak bilim insanları için Galileo'nun en önemli mirası oldu. Davanın bir sonucu da, İtalya'da Kopernik'in görüşleri üzerine açık tartışmanın uzun süre durması ve bilimsel yayıncılığın ağırlık merkezinin kısmen Kuzey Avrupa'ya kaymasıydı.
Uzman Notu
Temel literatür
- Karl von Gebler, Galileo Galilei and the Roman Curia, çev. Mrs. George Sturge (Londra: C. Kegan Paul, 1879).
- Stillman Drake, Galileo at Work: His Scientific Biography (Chicago: University of Chicago Press, 1978).
- Pietro Redondi, Galileo eretico (Torino: Einaudi, 1983).
- Mario Biagioli, Galileo, Courtier: The Practice of Science in the Culture of Absolutism (Chicago: University of Chicago Press, 1993).
- Maurice A. Finocchiaro, Retrying Galileo, 1633–1992 (Berkeley: University of California Press, 2005).
- J. L. Heilbron, Galileo (Oxford: Oxford University Press, 2010).
Arşiv ve kaynak
Galileo davasının kaynakları arasında Vatikan Gizli Arşivi'nde korunan dava dosyası, Engizisyon kararlarının kayıtları, Galileo'nun yazışmaları, Floransa büyükelçisinin Roma'dan yolladığı raporlar, Yıldız Habercisi ve Diyalog gibi yayımlanmış eserler ve kararın Avrupa'nın dört bir yanına gönderilen kopyaları vardır. Dava dosyasının belgeleri on dokuzuncu yüzyıldan beri pek çok kez yayımlandı; Gebler'in kitabının 1879 İngilizce çevirisi taranmış hâliyle Internet Archive'dadır.
Açık sorular
- 1616 tarihli ikinci kayıt, gerçekte olanı mı anlatıyor, yoksa bir görevlinin usule aykırı bir işlemini mi kayda geçiriyor?
- Galileo'nun yargılanmasında, Kopernik'in görüşünün kendisi mi, yoksa papanın kişisel kırgınlığı ve dönemin siyasal baskıları mı daha belirleyiciydi?
- Galileo davası, bilim ile din arasındaki ilişkinin genel bir örneği olarak mı, yoksa tekrarlanmayacak koşulların ürünü tek bir olay olarak mı değerlendirilmelidir?
Mini sınav
- (Hedef 1) Galileo, Yıldız Habercisi'nde Jüpiter'in uydularını kimin adıyla andı? A) Papanın B) Medici ailesinin C) Venedik dojunun D) Bellarmino'nun
- (Hedef 1) Galileo'nun yargılanmasına yol açan kitap hangisidir? A) İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyalog B) Yıldız Habercisi C) İki Yeni Bilim D) Kuyrukluyıldızlar Üzerine
- (Hedef 2) Bellarmino'nun 26 Mayıs 1616 tarihli belgesinde hangi ifadeler yer almaz? A) Kopernik'in adı B) Yasak Kitaplar Dizini C) Kutsal metinler D) «Öğretmeme» ve «hiçbir biçimde»
- (Hedef 2) 1633 kararına göre mahkeme, Galileo'nun sunduğu belgeyi nasıl değerlendirdi? A) Onu aklayan bir kanıt olarak B) Düzmece bir belge olarak C) Suçunu ağırlaştıran bir belge olarak D) Önemsiz bir belge olarak
- (Hedef 3) Galileo'nun kariyerini ve düşüşünü himaye kültürü içinde inceleyen Galileo, Courtier adlı kitabın yazarı kimdir? A) Pietro Redondi B) Maurice Finocchiaro C) Stillman Drake D) Mario Biagioli
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Galileo gerçekten neden yargılandı? Cevabında 1616 tarihli iki kaydı, Bellarmino'nun belgesini ve 1633 kararını kullan; Drake ile Biagioli'nin yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- B — Galileo, uyduları Medici ailesinin adıyla andı.
- A — Bu kitap İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyalog'dur.
- D — Belgede «öğretmeme» ve «hiçbir biçimde» ifadeleri yoktur.
- C — Mahkeme, belgeyi suçu ağırlaştıran bir belge olarak değerlendirdi.
- D — Bu kitabın yazarı Mario Biagioli'dir.
Kapsamlı bir cevap, Galileo'nun Dünya'nın hareketini savunması kadar, 1616'da ona bildirildiği kabul edilen kişisel bir yasak emrini çiğnediği ve basım izni alırken bu emri sakladığı gerekçesiyle yargılandığını açıklar. 1616 tarihli iki kaydı karşılaştırarak, ikinci kayıttaki emrin ilk kayıtta öngörülen koşula uymadığını ve imzasız olduğunu gösterir. Bellarmino'nun belgesini, Galileo'ya yalnızca genel kararın bildirildiğini söyleyen bir kanıt olarak; 1633 kararını ise mahkemenin bu belgeyi Galileo'nun aleyhine çevirdiğinin kanıtı sayar. Güçlü bir yanıt, Drake'in davayı dar görüşlülüğün sonucu olarak gören yaklaşımını, Biagioli'nin davayı himaye ve papalık siyaseti içinden okuyan yaklaşımıyla tartar ve davanın belirli kişilerin, belirli bir siyasal anda aldığı kararların sonucu olduğunu vurgular.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste Galileo'nun, Kopernik'in sistemini savunduğu için değil yalnızca, bir yasak emri ve bir papanın kırgınlığı etrafında şekillenen bir davada yargılandığını gördük. Galileo, 1642'nin başında Arcetri'de öldü. Aynı yılın sonunda İngiltere'de, bir çiftçi ailesinde bir çocuk doğdu. Bu çocuk, Galileo'nun düşen cisimler üzerine bulduklarını ve Kepler'in gezegen yörüngelerini, hem yeryüzündeki hem de gökyüzündeki hareketleri açıklayan tek bir yasada birleştirecekti. Sonraki bölüm bunu soruyor: Newton evreni nasıl açıkladı?