İçeriğe geç

Bölüm DT-124.06 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Cortés birkaç yüz askerle Aztekleri nasıl yıktı?

DT-124 Keşifler Çağı ve İlk Küresel İmparatorluklar

2.698 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1519–1521
Bölge
Mezoamerika · Karayipler · İber Yarımadası
Tema
Savaş · İmparatorluk · Salgınlar
Kişiler
Hernán Cortés · Moctezuma · Malintzin · Jerónimo de Aguilar · Diego Velázquez · Pedro de Alvarado · Cuauhtémoc · Bernal Díaz del Castillo · Miguel León-Portilla · Hugh Thomas · Matthew Restall · Camilla Townsend
Yerler
Tenochtitlan · Tlaxcala · Cholula · Veracruz · Küba · Texcoco
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • 1519–1521 yıllarında Meksika'nın fethini, Cortés'in seferini, yerli müttefiklerin rolünü ve salgının etkisini birlikte ele alarak açıklayabileceksin.
  • Cortés'in mektuplarını ve Bernal Díaz'ın anlatısını karşılaştırarak, fetih kaynaklarının hangi amaçlarla yazıldığını ve neyi gizleyebildiğini değerlendirebileceksin.
  • «Birkaç yüz İspanyol bir imparatorluğu yıktı» anlatısının ve Quetzalcoatl efsanesinin nasıl kurulduğunu tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — «etten ve kemikten»

8 Kasım 1519'da, İspanyol fetihçi Hernán Cortés ve adamları, Tenochtitlan'a giden büyük yol üzerinde, Mexica hükümdarı Moctezuma ile karşılaştı. Cortés'in İspanya kralına yazdığı ikinci mektuba göre, Moctezuma onları bir saraya yerleştirdi, değerli armağanlar getirdi, sonra oturup onlara uzun bir konuşma yaptı. Bu konuşmada, halkının atalarının uzaklardan geldiğini ve bir gün o eski hükümdarın soyundan gelenlerin bu toprakları yönetmek için döneceğine inandıklarını, İspanyolların güneşin doğduğu yönden gelmesinden dolayı onların efendisinin bu meşru hükümdar olduğuna inandığını söyledi. Ardından giysilerini kaldırarak kendi bedenini gösterdi: kendisinin bir tanrı olmadığını, «etten ve kemikten», ölümlü bir insan olduğunu söyledi. Cortés'e göre Moctezuma, bu konuşmayla ülkesini ona ve İspanya kralına teslim etmişti. Ama bu konuşmayı yalnızca Cortés'in mektubundan biliyoruz. Bu ders, küçük bir İspanyol kuvvetinin iki yıl içinde Mezoamerika'nın en büyük imparatorluğunu nasıl düşürdüğünü ve bu hikâyenin kim tarafından, nasıl anlatıldığını soruyor.

Bağlam — bir izinsiz sefer

Hernán Cortés, İspanyolların Karayipler'deki yerleşimlerinde servet edinmiş bir fetihçiydi. 1519 başında, Küba valisi Diego Velázquez'in adına Meksika kıyısını keşfetmek için yola çıktı; ama valinin kendisini geri çağırmasına aldırmadan, beş yüz kadar asker, birkaç düzine at ve birkaç topla, kendi başına bir fetih seferine dönüştürdü. Kıyıda Veracruz adında bir kent kurdu ve kendi adamlarına kendisini kralın doğrudan temsilcisi seçtirerek valinin yetkisinden kurtulmaya çalıştı.

Cortés'in karşısındaki Mexica İmparatorluğu, yüzyılın başında Meksika'nın büyük bir kısmını haraca bağlamıştı. Ama bu imparatorluk, fethedilen halkları doğrudan yönetmekten çok, onlardan haraç topluyordu; pek çok kent ve halk, bu haraçtan ve Mexica egemenliğinden hoşnut değildi. En önemli düşmanları, Tenochtitlan'ın doğusundaki dağlık bölgede, hiçbir zaman Mexica'ya boyun eğmemiş olan Tlaxcala'ydı.

Gelişme — tercümanlar ve müttefikler

Cortés'in başarısının en önemli etkenlerinden biri, iletişimdi. Yukatan kıyısında, yıllar önce bir gemi kazasından kurtulup Mayaların arasında yaşamış bir İspanyol, Jerónimo de Aguilar, Maya dilini biliyordu. Tabasco'da ise, Cortés'e armağan olarak verilen yirmi köleleştirilmiş kadın arasında, Nahuatl konuşan bir Mexica soylusunun kızı vardı: İspanyolların Doña Marina, Nahuatl konuşanların Malintzin dediği, bugün Malinche adıyla da bilinen genç kadın. Malintzin, önce Nahuatl'dan Maya diline, Aguilar ise Maya dilinden İspanyolcaya çeviriyordu; kısa sürede Malintzin İspanyolcayı da öğrendi ve Cortés'in en önemli danışmanlarından biri oldu.

Tlaxcalalılar, önce İspanyollarla savaştı; ama birkaç çatışmadan sonra, onlarla ittifak kurmaya karar verdi. Bu ittifak, fethin sonucunu belirleyen en önemli olaylardan biriydi.

Dönüş noktası — kaçış, salgın ve kuşatma

Cortés, Kasım 1519'da Tenochtitlan'a girdi ve kısa süre sonra Moctezuma'yı kendi sarayında rehin tuttu. Ama İspanyolların kentteki konumu kırılgandı. 1520 baharında, Cortés, Küba valisinin kendisini tutuklamak için gönderdiği bir kuvvete karşı kıyıya gitmek zorunda kaldı. Onun yokluğunda, kentte bıraktığı Pedro de Alvarado, bir dinsel şenlik sırasında Mexica soylularına saldırdı. Kent ayaklandı. Moctezuma, bu karışıklık içinde hayatını kaybetti; nasıl öldüğü, İspanyol ve yerli kaynaklarda farklı anlatılır. Haziran 1520'de İspanyollar, büyük kayıplarla Tenochtitlan'dan kaçmak zorunda kaldı ve Tlaxcala'ya sığındı.

Tam bu sırada, Avrupa'dan gelen çiçek hastalığı, Meksika'ya ulaştı. Salgın, Tenochtitlan'ı ve çevresini kasıp kavurdu; Moctezuma'nın yerine geçen hükümdar da hastalıktan öldü. Mexica, en kritik anda önderlerini, savaşçılarını ve üreticilerini kaybetti.

Cortés, Tlaxcala'da güç topladı; göl üzerinde kullanmak için küçük savaş gemileri yaptırdı ve Texcoco'daki bir soylu grubunu da yanına çekti. 1521 baharında, İspanyollar ve on binlerce yerli müttefik, Tenochtitlan'ı kuşattı. Kenti besleyen su ve yiyecek yolları kesildi. Aylarca süren kuşatmanın sonunda, Ağustos 1521'de, son Mexica hükümdarı Cuauhtémoc teslim oldu. Kent, büyük ölçüde yıkıldı. Fetihten sonra İspanyollar, Tenochtitlan'ın yerinde yeni bir başkent kurdu; Cortés, ele geçirdiği toprakları adamları arasında paylaştırdı ve yerli toplulukların emeğini ve haraçlarını onlara bağladı. Yeni bir sömürge düzeni, eski imparatorluğun haraç ağının üzerine kuruldu.

Yaygın yanlış«Aztekler, Cortés'i geri dönen tanrı Quetzalcoatl sandıkları için ona direnmediler.»
Doğrusu

Bu hikâye, fethin en yaygın anlatılarından biridir; ama fetih sırasında yazılmış kaynaklarda yer almaz. Cortés'in mektuplarında Moctezuma, dönen eski bir hükümdardan söz eder, ama Quetzalcoatl'ın adını anmaz. Cortés'i bir tanrıyla özdeşleştiren anlatılar, fetihten on yıllar sonra, İspanyol rahiplerin ve onların yetiştirdiği yerli yazarların metinlerinde ortaya çıktı. Tarihçilerin çoğu bugün, bu efsanenin fetihten sonra kurulduğunu, hem İspanyolların zaferini kaderin bir parçası gibi göstermeye hem de yenilgiyi açıklamaya yaradığını düşünür. Mexica, İspanyollara iki yıl boyunca direndi.

Cevap — bir yerli iç savaşı içinde bir fetih

Cortés, Mexica İmparatorluğu'nu birkaç yüz askerle değil, on binlerce yerli müttefikle, bir salgının yarattığı çöküşle ve Mexica egemenliğine karşı zaten var olan hoşnutsuzluklarla yıktı. İspanyolların çelik silahları, atları ve topları önemliydi; ama bunlar tek başına belirleyici değildi. Malintzin'in çevirmenliği ve bilgisi, Cortés'e karşısındaki siyasal düzeni anlama ve ondan yararlanma imkânı verdi. Fetih, pek çok yerli halk için, Mexica egemenliğinden kurtulmak için girdikleri bir savaştı; ama sonunda, onların kendileri de yeni ve çok daha ağır bir egemenliğin altına girdi.

Bugünle bağ — Malinche'nin adı

Meksika'da «malinchismo» sözcüğü, uzun süre yabancı olana hayranlık duyup kendi toplumunu küçümseme ya da ona ihanet etme anlamında kullanıldı; bu sözcük, Malintzin'in adından türetildi. Son on yıllarda ise, özellikle kadın tarihçiler ve yazarlar, onu bir hain olarak değil, köleleştirilmiş, son derece zor koşullarda hayatta kalmaya çalışan ve olağanüstü bir dil yeteneğine sahip genç bir kadın olarak yeniden değerlendirdi. Bir tarihsel kişinin adının anlamı, kuşaktan kuşağa değişebilir.

Birincil kaynak

Cortés'in ikinci mektubunda aktardığı Moctezuma konuşması, MacNutt çevirisinden:

We have known for a long time, from the chronicles of our forefathers, that neither I, nor those who inhabit this country, are descendants from the aborigines of it, but from strangers who came to it from very distant parts; [...] and we have always held that those who descended from him would come to subjugate this country and us, as his vassals; and according to the direction from which you say you come, which is where the sun rises, [...] we believe, and hold for certain, that he is our rightful sovereign.

Türkçesi: Atalarımızın kroniklerinden uzun zamandır biliyoruz ki, ne ben ne de bu ülkede yaşayanlar, onun ilk yerlilerinin soyundan geliyoruz; çok uzak yerlerden gelen yabancıların soyundan geliyoruz. [...] Ve her zaman, onun soyundan gelenlerin bu ülkeyi ve bizi, onun uyrukları olarak boyunduruk altına almak için geleceğine inandık. Senin geldiğini söylediğin yöne, güneşin doğduğu yöne bakarak [...] onun bizim meşru hükümdarımız olduğuna inanıyor ve bunu kesin sayıyoruz.

Kaynak: Hernán Cortés, İkinci Mektup (1520); Francis Augustus MacNutt (çev.), Letters of Cortes, cilt I (New York ve Londra: Putnam, 1908), s. 234–235; Internet Archive. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.

  1. Bu konuşmada Moctezuma, ülkesini İspanya kralına teslim ediyor gibi görünüyor. Cortés'in bu konuşmayı krala aktarmakta nasıl bir çıkarı olabilirdi?
  2. Konuşmayı Cortés'e kim, hangi dillerden geçerek çevirmiş olabilir? Bu çeviri zinciri, metnin güvenilirliğini nasıl etkiler?
  3. Nahuatl dilinde soylular arasındaki konuşmalar, çok kibar ve alçakgönüllü ifadelerle yapılırdı. Bu bilgi, Moctezuma'nın sözlerinin «teslim» olarak yorumlanması hakkında ne düşündürüyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Miguel León-Portilla (1959) — Visión de los vencidos adlı derlemesinde, fethi, Nahuatl dilinde yazılmış yerli kaynaklardan, yenilenlerin gözünden anlattı. Fetih tarihinin, yalnızca İspanyol fetihçilerin mektuplarından değil, Mexica'nın ve öteki halkların tanıklıklarından da okunması gerektiğini gösterdi.
  • Hugh Thomas (1993) — Conquest: Montezuma, Cortés and the Fall of Old Mexico adlı kitabında, fethi, İspanyol ve yerli kaynakları ayrıntılı biçimde bir araya getiren kapsamlı bir anlatıyla yeniden kurdu. Cortés'in siyasal becerisini ve cesaretini öne çıkaran, ama yerli müttefiklerin rolünü de ayrıntılı biçimde gösteren bir anlatı sundu.
  • Matthew Restall (2003) — Seven Myths of the Spanish Conquest adlı kitabında, fethe ilişkin yaygın efsaneleri, örneğin birkaç yüz İspanyol'un bir imparatorluğu yıktığı ve yerlilerin İspanyolları tanrı sandığı hikâyelerini, kaynaklarla sınadı ve bunların büyük ölçüde fetihten sonra kurulduğunu gösterdi.
  • Camilla Townsend (2006) — Malintzin's Choices adlı kitabında, Malintzin'in hayatını, bir hain ya da bir efsane kahramanı olarak değil, köleleştirilmiş, sınırlı seçenekleri olan ve bu seçenekler içinde hayatta kalmaya çalışan bir kadın olarak inceledi.

Bu tartışmada araştırmacılar, fethi farklı bakış açılarından anlatır. León-Portilla, yenilenlerin sesini öne çıkarır. Thomas, geniş bir anlatıda Cortés'in becerisini ve yerli müttefikleri birlikte gösterir. Restall, fethin efsanelerini sökerek onun gerçek dinamiklerini ortaya koyar. Townsend ise, fethin merkezindeki bir kadının seçimlerini inceler. Tartışma, fethin bir fetihçinin başarısı mı, yoksa yerli halkların kendi iç çatışmaları içinde gerçekleşen karmaşık bir süreç mi olduğu sorusunda düğümlenir.

Derine İn

Fethin bugüne ulaşan en ayrıntılı kaynakları, fetihçilerin kendileri tarafından yazıldı. Cortés'in krala yazdığı mektuplar, bir askerî raporun ötesinde, siyasal bir savunmaydı: Cortés, Küba valisinin emrine karşı gelmişti ve kralın gözünde bir asi olarak görülme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Mektuplarında kendini, krala büyük bir imparatorluk kazandıran sadık bir hizmetkâr olarak sundu. Moctezuma'nın ülkesini gönüllü olarak kralın egemenliğine bıraktığını anlatan konuşma, bu bakımdan Cortés'in işine çok yarıyordu: sonraki savaş, meşru bir hükümdara karşı yapılmış bir saldırı değil, bir isyanın bastırılması gibi sunulabiliyordu.

Yerli bakış, fetihten birkaç on yıl sonra, İspanyol rahiplerin yerli bilginlerle birlikte hazırladığı Nahuatl dilindeki metinlerde korunabildi. Bu metinlerden en önemlisi, bir Fransisken rahibin yönetiminde, Tlatelolcolu yaşlıların anlattıklarına dayanarak hazırlanan büyük bir ansiklopedinin, fethe ayrılan on ikinci kitabıdır. Bu metin, fethi kentin savunucularının gözünden, salgının dehşetini, kuşatmanın açlığını ve yenilginin acısını anlatır. Ama bu anlatı da, fetihten yıllar sonra, belirli bir kentin, Tlatelolco'nun, bakış açısıyla ve bir İspanyol rahibin denetiminde yazılmıştır.

Malintzin'in hayatı, fethin karmaşıklığını anlamak için özellikle önemlidir. O, bir Nahuatl soylu ailesinde doğmuş, çocukken köle olarak satılmış, Maya topraklarında büyümüş ve sonra İspanyollara armağan olarak verilmişti. Onun «ihanet» ettiği iddia edilen Mexica, onu köleliğe iten düzenin bir parçasıydı. Malintzin, Cortés'ten bir oğul doğurdu; sonra bir İspanyol soylusuyla evlendirildi ve birkaç yıl içinde, genç yaşta öldü. Onun hayatı, fethin hem kazananlar hem de kaybedenler için ne kadar karmaşık bir deneyim olduğunu gösterir.

Fethin sonuçları, Meksika'nın ve dünyanın tarihini derinden değiştirdi. Tenochtitlan'ın yıkıntıları üzerinde, İspanyol sömürge yönetiminin merkezi olan Meksiko kenti kuruldu. Salgınlar, zorla çalıştırma ve toplumsal yıkım, sonraki yüzyılda yerli nüfusun büyük ölçüde azalmasına yol açtı; bu konu, bir önceki kursun son dersinde ayrıntılı olarak ele alınmıştı. Aynı zamanda, yerli halklar, dillerini, inançlarını ve topluluk kurumlarını, sömürge düzeni içinde yeni biçimlerde yaşatmayı sürdürdü.

Fethi açıklarken teknolojiye ne kadar ağırlık verileceği de tartışmalıdır. İspanyolların çelik kılıçları, zırhları, atları ve tüfekleri, özellikle açık alandaki çatışmalarda önemli bir üstünlük sağladı. Ama bu üstünlük, sayıları çok az olan İspanyolların tek başına bir imparatorluğu yenmesine yetmezdi. Tenochtitlan kuşatmasında, İspanyolların yaptırdığı küçük gemiler gölü denetim altına aldı; ama kenti kuşatan, yiyecek yollarını kesen ve sokak sokak savaşan kuvvetlerin büyük çoğunluğu, yerli müttefiklerdi. Teknoloji, ittifaklar ve salgınla birleştiğinde belirleyici oldu.

Son olarak, fethin nasıl anlatıldığı, bugünkü Meksika'nın kendini nasıl anladığıyla da ilgilidir. Meksika'nın ulusal kimliği, uzun süre yerli geçmişini yücelten ve İspanyol fethini bir yıkım olarak gören bir anlatı üzerine kuruldu. Ama bugün Meksikalıların büyük çoğunluğu, hem yerli hem de Avrupalı atalara sahiptir. Fethin tarihi, bu karmaşık mirasın nasıl anlatılacağına ilişkin süren bir tartışmanın parçasıdır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Francis Augustus MacNutt (çev.), Letters of Cortes: The Five Letters of Relation from Fernando Cortes to the Emperor Charles V, 2 cilt (New York ve Londra: Putnam, 1908).
  • Alfred Percival Maudslay (çev.), Bernal Díaz del Castillo, The True History of the Conquest of New Spain, 5 cilt (Londra: Hakluyt Society, 1908–1916).
  • Miguel León-Portilla, Visión de los vencidos: Relaciones indígenas de la conquista (Meksiko: Universidad Nacional Autónoma de México, 1959).
  • Hugh Thomas, Conquest: Montezuma, Cortés, and the Fall of Old Mexico (New York: Simon and Schuster, 1993).
  • Matthew Restall, Seven Myths of the Spanish Conquest (Oxford: Oxford University Press, 2003).
  • Camilla Townsend, Malintzin's Choices: An Indian Woman in the Conquest of Mexico (Albuquerque: University of New Mexico Press, 2006).

Arşiv ve kaynak

Meksika'nın fethinin kaynakları arasında Cortés'in mektupları, Bernal Díaz'ın ve öteki fetihçilerin anlatıları, Nahuatl dilinde yazılmış yerli anlatılar ve resimli el yazmaları, Tlaxcala'nın fetihteki rolünü anlatan resimli belgeler ve İspanyol sömürge arşivlerinde saklanan dava ve hizmet dilekçeleri vardır. MacNutt'un ve Maudslay'in çevirileri, Internet Archive'da okunabilir.

Açık sorular

  • Moctezuma'nın Tenochtitlan'daki konuşması, gerçekten bir teslim miydi, yoksa Cortés'in, bir Nahuatl nezaket konuşmasını kendi çıkarına göre yorumlaması mı?
  • Fethin sonucunda, İspanyolların silahlarının mı, yerli müttefiklerin mi, yoksa salgının mı payı daha büyüktü?
  • Malintzin, bir hain miydi, bir kurban mı, yoksa kendi sınırlı seçenekleri içinde hayatta kalmaya çalışan bir aracı mı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Cortés'in fetihteki en önemli yerli müttefiki olan ve Mexica'ya hiç boyun eğmemiş kent hangisidir? A) Cholula B) Tlaxcala C) Texcoco D) Veracruz
  2. (Hedef 1) Tenochtitlan'ın son Mexica hükümdarı olarak 1521'de teslim olan kimdir? A) Cuauhtémoc B) Moctezuma C) Itzcoatl D) Nezahualcoyotl
  3. (Hedef 2) Cortés'in ikinci mektubuna göre Moctezuma, konuşmasında kendini nasıl tanımladı? A) Bir tanrı olarak B) Quetzalcoatl'ın oğlu olarak C) Etten ve kemikten, ölümlü bir insan olarak D) İspanya kralının düşmanı olarak
  4. (Hedef 2) Bernal Díaz'a göre Cholula'daki planı Cortés'e kim bildirdi? A) Jerónimo de Aguilar B) Pedro de Alvarado C) Bir Tlaxcalalı önder D) Doña Marina
  5. (Hedef 3) Fethe ilişkin yaygın efsaneleri kaynaklarla sınayan Seven Myths of the Spanish Conquest kitabının yazarı kimdir? A) Hugh Thomas B) Camilla Townsend C) Matthew Restall D) Miguel León-Portilla

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Cortés, birkaç yüz askerle Mexica İmparatorluğu'nu nasıl yıktı? Cevabında Moctezuma'nın konuşmasını, Cortés'in Tlaxcala tasvirini ve Díaz'ın Cholula anlatısını kullan; León-Portilla ile Restall'ın yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Bu kent Tlaxcala'dır.
  2. A — Son Mexica hükümdarı Cuauhtémoc'tur.
  3. C — Moctezuma kendini etten ve kemikten, ölümlü bir insan olarak tanımladı.
  4. D — Planı Doña Marina bildirdi.
  5. C — Bu kitabın yazarı Matthew Restall'dır.

Kapsamlı bir cevap, Moctezuma'nın konuşmasını, Cortés'in krala karşı kendi konumunu güçlendirmek için aktardığı ve bir çeviri zincirinden geçmiş, güvenilirliği sorgulanması gereken bir metin olarak kullanır. Cortés'in Tlaxcala tasvirini, fethin yerli müttefiklerle kurulan ittifaklara dayandığının ve Cortés'in bu müttefikleri krala özenle sunduğunun kanıtı olarak değerlendirir. Díaz'ın Cholula anlatısını, Malintzin'in bilgi toplayan bir aracı olarak rolünü ve fetihçilerin kendi şiddetlerini meşrulaştırma biçimini gösteren bir tanıklık olarak okur. Güçlü bir yanıt, León-Portilla'nın yenilenlerin sesini öne çıkaran yaklaşımını, Restall'ın fethin efsanelerini söken çalışmasının yanına koyar ve fethi, yerli müttefiklerin, salgının ve Mexica egemenliğine karşı hoşnutsuzlukların birleştiği bir süreç olarak açıklar.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste Cortés'in, bir imparatorluğun iç çatışmalarından, yerli müttefiklerden ve bir salgından yararlanarak Mexica başkentini düşürdüğünü gördük. On yıl sonra, Güney Amerika'da, And Dağları'nda, benzer bir hikâye daha yaşandı. Bir başka İspanyol fetihçi, birkaç düzine atlı ve bir o kadar piyadeyle, taht kavgasıyla bölünmüş ve bir salgınla sarsılmış İnka İmparatorluğu'na yöneldi. Sonraki bölüm bunu soruyor: Pizarro ve İnkaların sonu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:15 Kanca: bir göl üzerinde uzanan geniş bir taş yol; yolun ortasında karşılaşan iki kalabalığın yüzsüz silüetleri; yere bırakılan armağanlar.
  • 1:15–2:55 Bağlam: Meksika haritasında bir merkezden çevreye uzanan haraç okları; dağlar arasında bu oklara kapalı kalan bir bölge.
  • 2:55–4:30 Gelişme: iki kişi arasında ileri geri giden konuşma balonları; üç farklı dilin yazısıyla dolan balonlar; bir kent meydanında kalabalık bir pazar.
  • 4:30–6:35 Dönüş noktası: haritada kentten dışarıya doğru yayılan soluk bir leke; göl üzerinde kentin çevresini saran küçük tekne silüetleri.
  • 6:35–9:00 Kapanış: yıkıntılar üzerinde yükselen yeni bir kentin silüeti; bir kitabın sayfalarında yan yana duran İspanyolca ve Nahuatl satırlar.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.