Öğrenme hedefleri
- Vasco da Gama'nın 1497–1499 yolculuğunu ve Portekizlilerin karşılaştığı Hint Okyanusu ticaret dünyasını açıklayabileceksin.
- Yolculuğun isimsiz günlüğünü ve Portekiz kralının mektubunu karşılaştırarak, Portekizlilerin gördüklerini nasıl yorumladığını ve bu yorumların hangi beklentilerden beslendiğini değerlendirebileceksin.
- Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki gücünün sınırlarını ve «Vasco da Gama çağı» kavramını tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — «Seni buraya ne getirdi?»
Mayıs 1498'de, dört gemiyle Lizbon'dan yola çıkan Portekiz filosunun kalan üç gemisi, Hindistan'ın güneybatı kıyısındaki Kalikut limanının önüne demir attı. Filonun komutanı Vasco da Gama, karaya önce, Portekiz'de suç işlemiş ve tehlikeli görevler için gemiye alınmış bir sürgünü gönderdi. Adam, kentte iki Tunuslu Müslüman tüccarla karşılaştı; bu tüccarlar İspanyolca ve Cenova dili konuşabiliyordu. Aldığı ilk karşılama, yolculuğun isimsiz günlüğüne göre şuydu: «Şeytan alsın seni! Seni buraya ne getirdi?» Tüccarlar, Kastilya kralının, Fransa kralının ya da Venedik'in neden adam göndermediğini sordu. Sürgün, onlara Hristiyanları ve baharatı aramaya geldiklerini söyledi. Avrupa'nın batı ucundan on ay süren bir yolculukla gelen Portekizliler, Hindistan'da, Akdeniz'in dillerini konuşan ve onları çoktan tanıyan tüccarlarla karşılaşmıştı. Bu ders, Portekizlilerin girdiği Hint Okyanusu dünyasını ve onların bu dünyayı nasıl değiştirmeye çalıştığını soruyor.
Bağlam — rüzgârların denizi
Hint Okyanusu, dünyanın en eski ve en canlı ticaret alanlarından biriydi. Doğu Afrika kıyısından Arabistan'a, Hindistan'dan Güneydoğu Asya'ya ve Çin'e uzanan bu geniş denizde, yüzyıllardır Arap, Fars, Gujaratlı, Malabarlı, Malay ve Çinli tüccarlar ticaret yapıyordu. Hindistan'ın pamuklu kumaşları, Güneydoğu Asya'nın baharatları, Çin'in ipeği ve porseleni, Afrika'nın altını ve fildişi, bu ağ içinde el değiştiriyordu.
Kalikut, Malabar kıyısının en önemli limanlarından biriydi. Kenti, Portekizlilerin «Zamorin» dediği, Hindu bir hükümdar yönetiyordu. Kentte, bölgenin yerel Müslüman toplulukları ve Arabistan'dan, Mısır'dan ve İran'dan gelen yabancı Müslüman tüccarlar önemli bir yer tutuyordu. Kalikut'un hükümdarı, limana gelen tüccarlardan gümrük vergisi alıyor, karşılığında onlara güvenlik sağlıyordu. Hint Okyanusu'nda hiçbir devlet, denizin tamamını denetlemeye çalışmıyordu; ticaret, limanların ve tüccarların kendi kuralları içinde, büyük ölçüde silahsız olarak yürüyordu.
Gelişme — Kalikut'ta bir kilise
Vasco da Gama'nın filosu, Temmuz 1497'de Lizbon'dan ayrıldı. Afrika'nın batı kıyısından açığa çıkarak, aylarca kara görmeden Güney Atlantik'te yol aldı ve Kasım'da Afrika'nın güney ucunu dolaştı. Doğu Afrika kıyısındaki Svahili kentlerinde, bazen düşmanca, bazen dostça karşılandı; Malindi'de aldığı deneyimli bir kılavuz, onu muson rüzgârlarıyla yaklaşık yirmi üç günde Hindistan'a ulaştırdı.
Kalikut'ta Portekizliler, beklemedikleri bir sorunla karşılaştı: getirdikleri mallar, bu zengin ticaret dünyasında pek ilgi görmedi. Kumaşları, şapkaları, bakır kapları ve mercanları, Hint Okyanusu'nun tüccarlarına sıradan ve değersiz göründü. Hükümdarın çevresindeki Müslüman tüccarlar, yeni rakiplerine kuşkuyla bakıyordu. Vasco da Gama, Zamorin'le görüştü ve bir ticaret anlaşması yapmaya çalıştı; ama görüşmeler gerginlikle sonuçlandı. Portekizliler, sonunda bir miktar baharat ve değerli taş alarak, Ağustos 1498'de Kalikut'tan ayrıldı.
Dönüş noktası — silahlı ticaret
Dönüş yolculuğu felaketlerle doluydu. Muson rüzgârlarını yanlış zamanda yakalayan filo, Arap Denizi'ni üç ayda geçebildi; bu sırada pek çok denizci iskorbüt hastalığından öldü. 1499 yazında Lizbon'a yalnızca iki gemi ve mürettebatın belki üçte biri dönebildi. Ama getirilen baharat, yolculuğun maliyetini fazlasıyla karşıladı. Lizbon'da büyük kutlamalar yapıldı; kral, kendi unvanlarına «Etiyopya'nın, Arabistan'ın, İran'ın ve Hindistan'ın fethinin, denizciliğinin ve ticaretinin efendisi» gibi iddialı sözler ekledi. Oysa Portekiz'in o sırada Hint Okyanusu kıyısında tek bir üssü bile yoktu.
Sonraki yıllarda Portekiz, Hint Okyanusu'na her yıl büyük ve silahlı filolar gönderdi. 1500'de Pedro Álvares Cabral'ın filosu Kalikut'ta çatışmaya girdi; 1502'de ikinci kez Hindistan'a giden Vasco da Gama, kıyı kentlerine ve Müslüman tüccar gemilerine karşı şiddet kullandı. Portekiz, bir valinin yönetiminde, adına «Estado da Índia» denen bir deniz imparatorluğu kurdu. Francisco de Almeida, 1509'da Diu açıklarında Mısır'ın Memlük donanmasını ve Gujarat'ın gemilerini yendi. Afonso de Albuquerque, 1510'da Goa'yı, 1511'de Malakka'yı, 1515'te Hürmüz'ü ele geçirdi. Portekizliler, ticaret gemilerinden, kendi verdikleri «kartaz» denen izin belgelerini taşımalarını istedi; izin belgesi olmayan gemiler saldırıya uğrayabiliyordu.
Portekiz'in Asya'daki imparatorluğu, geniş toprakların fethine değil, bir ticaret üssü ağına dayanıyordu. Portekizliler, kıyıdaki stratejik noktalarda kaleler ve depolar kurdu; bu üslerde mallarını topladı, gemilerini onardı ve çevredeki deniz yollarını denetlemeye çalıştı. Doğu Afrika'dan Japonya'ya uzanan bu üsler zinciri, birkaç bin Portekizli asker, tüccar ve din adamıyla ayakta tutuluyordu. Portekiz'in küçük nüfusu, iç bölgeleri fethetmesine izin vermiyordu; bu yüzden imparatorluk, denizin kıyısında, yerel hükümdarlarla ittifaklar ve çatışmalar arasında sürekli pazarlık eden ince bir şerit olarak kaldı.
Yaygın yanlış«Portekizliler, Hint Okyanusu'nu ele geçirdi ve Asya ticaretinin efendisi oldu.»
Portekiz, bazı önemli limanları ve boğazları denetledi, silahlı gemileriyle bazı deniz yollarında vergi topladı. Ama Hint Okyanusu ticaretinin büyük kısmı, Portekiz'in denetimi dışında, Asyalı tüccarlar tarafından yürütülmeye devam etti. Osmanlılar, on altıncı yüzyılda Kızıldeniz'den gelen baharat ticaretini yeniden canlandırdı. Portekiz'in nüfusu ve gemileri, bu devasa denizi tamamen denetlemeye yetmiyordu; Asya'nın büyük kara imparatorlukları da Portekizlilerin varlığından pek etkilenmedi.
Cevap — bir yolun açılması, bir düzenin sarsılması
Vasco da Gama'nın yolculuğu, Avrupa ile Asya arasında, Akdeniz'in ve Ortadoğu'nun aracılarını atlayan doğrudan bir deniz yolu açtı. Ama Portekizliler, boş bir denize değil, zengin, kalabalık ve kendi kuralları olan bir ticaret dünyasına girdi. Bu dünyada satacak çekici malları olmadığı için, onların asıl üstünlüğü, gemilerindeki toplar ve deniz savaşında kullandıkları şiddet oldu. Portekiz, Hint Okyanusu'nun silahsız ticaret geleneğini, denizi silahla denetleme ve ticaretten zorla pay alma anlayışıyla sarstı. Ama bu denizin tamamını hiçbir zaman ele geçiremedi.
Bugünle bağ — bir yıldönümü tartışması
1998'de, Vasco da Gama'nın Kalikut'a varışının beş yüzüncü yılı, Portekiz'de büyük törenlerle kutlandı. Hindistan'da ise, özellikle Kerala'da, bu yıldönümünün nasıl anılacağı tartışma yarattı; bazıları için bu olay bir kültürel karşılaşmanın, bazıları için ise sömürgeciliğin başlangıcıydı. Aynı olay, farklı toplumların belleğinde çok farklı anlamlar taşıyabilir.
Birincil kaynak
Günlüğe göre, Vasco da Gama, Kalikut hükümdarına sunmak için hazırladığı hediyeleri, 29 Mayıs 1498'de hükümdarın Müslüman temsilcisine ve bir görevliye gösterdi. Ravenstein'ın İngilizce çevirisinden:
On Tuesday the captain got ready the following things to be sent to the king, viz., twelve pieces of lambel, four scarlet hoods, six hats, four strings of coral, a case containing six wash-hand basins, a case of sugar, two casks of oil, and two of honey. [...] They came, and when they saw the present they laughed at it, saying that it was not a thing to offer to a king, that the poorest merchant from Mecca, or any other part of India, gave more, and that if he wanted to make a present it should be in gold.
Türkçesi: Salı günü kaptan, krala gönderilmek üzere şunları hazırladı: on iki top çizgili kumaş, dört kırmızı başlık, altı şapka, dört dizi mercan, altı el yıkama leğeni içeren bir sandık, bir sandık şeker, iki fıçı yağ ve iki fıçı bal. [...] Geldiler ve hediyeyi görünce ona güldüler; bunun bir krala sunulacak bir şey olmadığını, Mekke'nin ya da Hindistan'ın herhangi bir yerinin en yoksul tüccarının bile daha fazlasını verdiğini ve bir hediye vermek istiyorsa bunun altın olması gerektiğini söylediler.
Kaynak: Roteiro da primeira viagem de Vasco da Gama, 29 Mayıs 1498; Ernst Georg Ravenstein (çev. ve ed.), A Journal of the First Voyage of Vasco da Gama, 1497–1499 (Londra: Hakluyt Society, 1898), s. 60–61; Internet Archive. Türkçesi, İngilizcesinden bizim.
- Portekizlilerin hediyeleri neden küçümsendi? Bu, Avrupa ile Hint Okyanusu dünyası arasındaki zenginlik farkı hakkında ne söylüyor?
- Görevlilerin «Mekke'nin en yoksul tüccarı» ile karşılaştırma yapması, Kalikut'ta hangi tüccarların etkili olduğunu gösteriyor?
- Bu sahne, Portekizlilerin sonraki yıllarda ticarette neden silaha başvurduğunu anlamaya nasıl yardımcı olabilir?
Tarihçiler Tartışıyor
- K. M. Panikkar (1953) — Asia and Western Dominance adlı kitabında, 1498'den 1945'e kadar süren dönemi «Vasco da Gama çağı» olarak adlandırdı. Ona göre Vasco da Gama'nın Kalikut'a varışı, Avrupa'nın Asya'ya deniz gücüyle egemen olmaya başladığı ve dört buçuk yüzyıl süren bir dönemin başlangıcıydı.
- M. N. Pearson (1987) — The Portuguese in India adlı kitabında, Portekiz'in Hindistan'daki gücünü abartılı bulan bir yaklaşım geliştirdi. Portekizlileri, denizde silahla vergi toplayan, ama Hindistan'ın büyük kara devletleri ve ekonomisi üzerinde sınırlı etkisi olan bir güç olarak gösterdi.
- Sanjay Subrahmanyam (1997) — The Career and Legend of Vasco da Gama adlı kitabında, Vasco da Gama'yı Portekiz'in ulusal kahraman anlatısından çıkararak, onu Portekiz sarayının iç çekişmeleri ve Hint Okyanusu'nun karmaşık siyaseti içinde inceledi. Onun efsanesinin nasıl kurulduğunu da ayrıntılı biçimde gösterdi.
- Sebastian Prange (2018) — Monsoon Islam adlı kitabında, Malabar kıyısındaki Müslüman tüccar topluluklarını, onların ticaret ağlarını, dinsel kurumlarını ve Hindu hükümdarlarla ilişkilerini inceledi. Portekizlilerin geldiği dünyanın, Müslümanların ve Hinduların uzun süredir bir arada yaşadığı karmaşık bir düzen olduğunu gösterdi.
Bu tartışmada araştırmacılar, Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki rolünü farklı ölçeklerde değerlendirir. Panikkar, Vasco da Gama'yı Avrupa egemenliğinin başlangıcı olarak görür. Pearson, Portekiz'in gücünün sınırlı olduğunu vurgular. Subrahmanyam, Vasco da Gama efsanesini sökerek onu kendi bağlamında okur. Prange ise, Portekizlilerin karşılaştığı dünyanın kendi iç yapısını merkeze koyar. Tartışma, 1498'in yeni bir çağın başlangıcı mı, yoksa kendi kuralları olan eski bir düzene yeni ve silahlı bir aktörün katılması mı olduğu sorusunda düğümlenir.
Derine İn
Vasco da Gama'ya Malindi'den Hindistan'a kadar kılavuzluk eden denizcinin kim olduğu, uzun süre tartışıldı. Bazı yazarlar, bu kılavuzun, on beşinci yüzyılın ünlü Arap denizcisi ve seyir kitapları yazarı Ahmed ibn Macid olduğunu ileri sürdü. Bu iddia, on altıncı yüzyılda yazılmış bir Arapça tarih kitabına dayanıyordu; ama Portekiz kaynakları, kılavuzu Gujaratlı bir denizci olarak anar. Bugün tarihçilerin çoğu, ibn Macid'in Vasco da Gama'ya kılavuzluk ettiği iddiasını kanıtlanmamış bir efsane olarak görür. Ama bu efsanenin kendisi de ilginçtir: Hint Okyanusu'nun denizcilik bilgisinin, Portekizlilerin başarısında ne kadar önemli olduğunu hatırlatır.
Portekizlilerin Hindistan'da Hristiyanlar bulma beklentisi, onların gördüklerini nasıl yorumladığını belirledi. Avrupa'da, doğuda güçlü bir Hristiyan krallığın bulunduğu inancı yüzyıllardır yaşıyordu. Hindistan'ın güneybatı kıyısında gerçekten de eski bir Hristiyan topluluğu vardı; ama Portekizlilerin Kalikut'ta gördüğü tapınak ve halk, Hinduydu. Portekizliler, Hindu tanrılarının heykellerini Hristiyan azizleri, tapınak hizmetçilerini rahipler sandı. Bu yanılgı, birkaç yıl içinde düzeldi; ama başlangıçta, Kral Manuel'in mektubunda görüldüğü gibi, Portekiz'in siyasetini de etkiledi. Beklenti ile gerçeklik arasındaki bu mesafe, keşifler çağının bütün karşılaşmalarında tekrar tekrar görülecek bir örüntüydü: Avrupalılar, yeni gördükleri insanları çoğu zaman önce kendi kitaplarındaki kalıplara yerleştirdi.
Portekiz'in Hint Okyanusu'ndaki yöntemi, Asya'nın ticaret geleneğinden köklü biçimde farklıydı. Hint Okyanusu'nda, deniz yolları genellikle herkese açıktı; hükümdarlar limanlarından vergi alıyor, ama denizin kendisini sahiplenmiyordu. Portekizliler ise, denizi bir krallığın denetleyebileceği bir alan olarak gördü; izin belgesi sistemiyle, hangi geminin hangi yoldan geçebileceğini belirlemeye çalıştı. Bu yaklaşım, Avrupa'nın Akdeniz'deki deniz rekabetinden ve papanın dünyayı Portekiz ile İspanya arasında paylaştıran kararlarından besleniyordu.
Portekiz'in bu yayılması, Osmanlı İmparatorluğu'yla da karşılaştı. Osmanlılar, 1517'de Mısır'ı fethettikten sonra Kızıldeniz'e ve Hint Okyanusu'na donanmalar gönderdi ve Portekiz'in baharat ticaretini tekeline alma çabasına karşı koydu; bu konu, akademinin küresel bağlantıları ele alan dersinde ayrıntılı olarak işlenmişti. On altıncı yüzyılın ortasına gelindiğinde, Kızıldeniz üzerinden Akdeniz'e ulaşan baharat miktarı, yeniden Portekiz'in Ümit Burnu yoluyla taşıdığı miktarla yarışır hâle gelmişti.
Portekizlilerin gelişi, Asya'da Avrupa'ya ilişkin bilgilerin de yeniden şekillenmesine yol açtı. Malabar kıyısındaki bir Müslüman bilgin, on altıncı yüzyılın sonunda, Portekizlilerin kıyıya gelişini ve Müslüman tüccarlara karşı yürüttükleri savaşı anlatan Arapça bir kitap yazdı ve bölgenin Müslüman hükümdarlarını onlara karşı birleşmeye çağırdı. Bu tür metinler, Portekiz'in gelişinin Asya'da nasıl algılandığını, Avrupa kaynaklarının anlatmadığı bir açıdan gösterir; Portekizliler, onların gözünde kâşif değil, denizde korsanlık yapan ve ticareti bozan yabancılardı.
Son olarak, Vasco da Gama'nın kendi kişiliği de tartışmalıdır. Portekiz'de ulusal bir kahraman olarak anılan, adı Lizbon'daki bir köprüye verilen bu denizci, ikinci yolculuğunda Hint kıyılarında büyük şiddete başvurdu. Onun hikâyesi, bir ulusun kahramanı ile başka bir halkın hafızasındaki saldırgan arasındaki farkın, aynı kişide nasıl bir arada bulunabildiğini gösterir.
Uzman Notu
Temel literatür
- Ernst Georg Ravenstein (çev. ve ed.), A Journal of the First Voyage of Vasco da Gama, 1497–1499 (Londra: Hakluyt Society, 1898).
- K. M. Panikkar, Asia and Western Dominance: A Survey of the Vasco da Gama Epoch of Asian History, 1498–1945 (Londra: Allen and Unwin, 1953).
- M. N. Pearson, The Portuguese in India (Cambridge: Cambridge University Press, 1987).
- Sanjay Subrahmanyam, The Career and Legend of Vasco da Gama (Cambridge: Cambridge University Press, 1997).
- Om Prakash, European Commercial Enterprise in Pre-Colonial India (Cambridge: Cambridge University Press, 1998).
- Sebastian R. Prange, Monsoon Islam: Trade and Faith on the Medieval Malabar Coast (Cambridge: Cambridge University Press, 2018).
Arşiv ve kaynak
Vasco da Gama'nın yolculuğunun kaynakları arasında isimsiz yolculuk günlüğü, Kral Manuel'in mektupları, İtalyan tüccarların Lizbon'dan yazdığı raporlar, Portekiz kronikçilerinin eserleri ve Malabar kıyısına ilişkin Arapça ve Malayalam dilindeki kaynaklar vardır. Ravenstein'ın çevirisinin taraması ve dijital metni ücretsiz kütüphanelerde bulunur.
Açık sorular
- Vasco da Gama'nın yolculuğu, Asya tarihinde gerçekten yeni bir çağ mı başlattı, yoksa var olan bir düzene yeni bir aktörün katılması mıydı?
- Portekizlilerin Hint Okyanusu'nda şiddete başvurması, onların satacak malları olmamasının mı, yoksa Avrupa'nın deniz savaşı geleneğinin mi sonucuydu?
- Malabar kıyısındaki Müslüman ve Hindu topluluklar, Portekizlilerin gelişini nasıl algıladı ve buna nasıl yanıt verdi?
Mini sınav
- (Hedef 1) Vasco da Gama'nın 1498'de ulaştığı Hindistan limanı hangisidir? A) Goa B) Malakka C) Hürmüz D) Kalikut
- (Hedef 1) Hint Okyanusu'nda yılın farklı dönemlerinde yön değiştiren mevsimlik rüzgârlara ne ad verilir? A) Muson B) Alize C) Lodos D) Poyraz
- (Hedef 2) Günlüğe göre, Portekizlilerin Kalikut'ta dua ettikleri yapı gerçekte neydi? A) Bir cami B) Bir Hristiyan kilisesi C) Bir Hindu tapınağı D) Bir saray
- (Hedef 2) Kalikut'taki görevliler, Vasco da Gama'nın hediyelerini gördüklerinde ne yaptı? A) Hükümdara sundular B) Güldüler ve bir krala layık olmadığını söylediler C) Altınla değiştirdiler D) Gemilere geri gönderdiler
- (Hedef 3) 1498'den 1945'e kadar süren dönemi «Vasco da Gama çağı» olarak adlandıran tarihçi kimdir? A) Sanjay Subrahmanyam B) M. N. Pearson C) K. M. Panikkar D) Sebastian Prange
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Vasco da Gama'nın Kalikut'a varışı, Asya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı mıydı? Cevabında günlükteki kilise ve hediye sahnelerini ve Kral Manuel'in mektubunu kullan; Panikkar ile Pearson'ın yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- D — Filo, Kalikut önüne demir attı.
- A — Bu rüzgârlara muson denir.
- C — Yapı bir Hindu tapınağıydı.
- B — Görevliler güldü ve hediyenin bir krala layık olmadığını söyledi.
- C — Bu tarihçi K. M. Panikkar'dır.
Kapsamlı bir cevap, günlükteki kilise sahnesini, Portekizlilerin Hristiyan bulma beklentisinin gördüklerini nasıl yorumladığının kanıtı olarak kullanır. Hediye sahnesinde, Portekizlilerin zengin bir ticaret dünyasına satacak çekici malları olmadan girdiğini görür. Kral Manuel'in mektubunu, Portekiz'in hedefinin ticarete katılmak değil, onu dinsel bir düşmanlık diliyle denetim altına almak olduğunun belgesi olarak okur. Güçlü bir yanıt, Panikkar'ın 1498'i Avrupa egemenliğinin başlangıcı olarak gören yorumunu, Pearson'ın Portekiz'in gücünün denizde bile sınırlı olduğunu gösteren yaklaşımının yanına koyar ve 1498'i, var olan bir dünyaya silahlı bir aktörün girişi olarak tanımlar.
Sonraki bölüme köprü
Bu derste Portekiz gemilerinin Ümit Burnu'nu dolaşarak Malabar kıyısına vardığını gördük; bir önceki derste ise Kolomb'un batıda Amerika'ya çıktığını izlemiştik. Ama batıdan Asya'ya ulaşan bir yolun gerçekten var olup olmadığı, hâlâ yanıtlanmamış bir soruydu. 1519'da, İspanya'nın hizmetindeki Portekizli bir denizci, beş gemiyle bu yolu aramaya çıktı. Filonun kalanları, üç yıl sonra, dünyanın çevresini dolaşmış olarak geri döndü; ama komutanları bu dönüşü göremedi. Sonraki bölüm onu soruyor: Macellan: dünyanın ilk turu.