İçeriğe geç

Bölüm DT-123.01 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Rönesans neden Floransa'da başladı?

DT-123 Rönesans ve Reform

2.967 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Dönem
1252–1460
Bölge
İtalya · Akdeniz
Tema
Şehir · Ekonomi · Sanat
Kişiler
Giovanni Villani · Lorenzo Ghiberti · Filippo Brunelleschi · Coluccio Salutati · Leonardo Bruni · Giangaleazzo Visconti · Giorgio Vasari · Jacob Burckhardt · Hans Baron · Robert Lopez · Peter Burke · Richard Goldthwaite
Yerler
Floransa · Milano · Venedik · Roma · Toskana · Flandre
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • On dördüncü ve on beşinci yüzyıl Floransa'sının ekonomisini, loncalarını ve siyasal düzenini, Rönesans'ın ortaya çıkışıyla ilişkilendirerek açıklayabileceksin.
  • Villani'nin, Vasari'nin ve Burckhardt'ın metinlerini karşılaştırarak, «neden Floransa?» sorusuna farklı yüzyıllarda verilen yanıtları değerlendirebileceksin.
  • Rönesans'ı tek bir kentin dehasına bağlayan anlatının güçlü ve zayıf yanlarını tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir kapı için yarışma

1401'in kışında, Floransa'nın kumaş tüccarlarını bir araya getiren Calimala loncası, kentin vaftizhanesi için yapılacak ikinci bronz kapıya bir yarışma açtı. Toskana'nın dört bir yanından yedi usta başvurdu. Her birinden aynı konuyu, aynı çerçevenin içinde, bronz bir kabartma olarak işlemesi istendi. Yarışmanın son ikisi, yirmili yaşlarındaki iki Floransalı kuyumcuydu: Lorenzo Ghiberti ve Filippo Brunelleschi. Jüri, Ghiberti'yi seçti; onun kapısı yirmi yılı aşkın bir emekle 1424'te yerine takıldı. İki ustanın deneme levhaları bugün hâlâ yan yana, Floransa'daki bir müzede duruyor. Bu küçük sahnede, bir kralın ya da bir piskoposun değil, bir tüccar loncasının kent adına sanat ısmarladığını, ustaları birbiriyle açıkça yarıştırdığını ve sonucu bütün kentin tartıştığını görüyoruz. Bu ders, sanatın, düşüncenin ve kent hayatının bu kadar yoğun biçimde iç içe geçtiği bir yerin neden Floransa olduğunu soruyor.

Bağlam — yünün ve altının kenti

On üçüncü yüzyılda Kuzey ve Orta İtalya, Avrupa'nın en kentli bölgesiydi. Buradaki kentlerin çoğu, bir kralın ya da imparatorun doğrudan yönetimi altında değil, kendi yurttaşlarının seçtiği meclisler ve kurullarla yönetilen kent devletleriydi. Floransa bunlardan biriydi ve yüzyıl boyunca hızla büyüdü. 1252'de kent, kendi altın parasını, florini basmaya başladı. Florin, ağırlığı ve saflığı güvenilir olduğu için kısa sürede Akdeniz'in ve Avrupa'nın ticaretinde kabul gören bir para oldu.

Floransa'nın zenginliği iki kaynaktan geliyordu. Birincisi yündü: kent, İngiltere'den ve İspanya'dan getirilen yünü eğiren, dokuyan, boyayan ve ince kumaş olarak bütün Avrupa'ya satan büyük bir sanayiye sahipti. İkincisi bankacılıktı: Floransalı tüccar aileler, papalığın vergilerini toplayan, krallara borç veren ve Londra'dan Napoli'ye şubeler açan şirketler kurdu. 1340'larda bu şirketlerin en büyüklerinden ikisi, Bardi ve Peruzzi, İngiltere kralına verdikleri borçların geri ödenmemesi yüzünden iflas etti; ama bu çöküş bile, Floransa sermayesinin Manş kıyılarından güney İtalya'ya uzanan ağını gözler önüne serer.

Floransa bir komün idi; yani yurttaşların, belirli kurallarla ve sık sık değişen kurullarla kendi kendini yönettiği bir kent. Bu yönetim hiçbir zaman bugünkü anlamda demokratik değildi: kadınlar, yoksul işçiler ve loncaya kaydı olmayanlar siyasetin dışındaydı; iktidar, çoğu zaman zengin tüccar aileleri arasında paylaşılıyordu. Ama kurulların birkaç ayda bir kurayla yenilenmesi, yüzlerce yurttaşın ömründe en az bir kez kamu görevi üstlenmesi demekti. Kentin kaderi, pazar yerinde, lonca salonlarında ve kiliselerin önünde sürekli tartışılıyordu.

Gelişme — parayı taşa çevirmek

Floransalı tarihçi Giovanni Villani, 1330'ların sonunda kaleme aldığı kentinin tarihinde, Floransa'nın büyüklüğünü sayılarla anlatmaya girişti. Ona göre kentte iki yüzden fazla yün atölyesi vardı; bunlar yılda yetmiş ile seksen bin top kumaş üretiyor ve otuz binden fazla insanı geçindiriyordu. Kentte seksen kadar sarraf tezgâhı vardı ve darphane her yıl yüz binlerce altın florin basıyordu. Villani'nin sayıları kuşkusuz yuvarlanmıştır; ama kendi kentini ölçmeye, saymaya ve gelecek kuşaklar için kayda geçirmeye çalışan bu merak, başlı başına Floransa'ya özgü bir özelliktir.

Bu zenginliğin önemli bir kısmı taşa ve boyaya dönüştü. Kentin büyük katedralinin yapımını yün sanayicilerinin loncası yönetiyordu. Orsanmichele adlı tahıl ambarının dış duvarındaki nişleri, her biri kendi koruyucusunun heykelini ısmarlayan loncalar paylaştı; loncalar bu heykellerde birbirleriyle yarıştı. Zengin aileler kiliselerde kendi şapellerini yaptırdı, sonra da kentin içinde saraylar inşa ettirdi. Bu himaye, yani sanatçılara iş veren, onları destekleyen ve eserlerini ısmarlayan bir koruyuculuk, Floransa'da tek bir sarayın değil, birbirleriyle yarışan pek çok kurumun ve ailenin elindeydi.

Aynı yıllarda, Floransalı yazarlar antik Roma'nın dilini ve düşüncesini yeniden keşfetmeye başladı. Toskanalı şair Petrarca'nın açtığı yolda, 1375'ten ölümüne kadar kentin şansölyesi olan Coluccio Salutati, eski Latin yazarların el yazmalarını topladı, kopyalattı ve genç bir yazarlar kuşağını yetiştirdi. 1397'de Bizanslı bilgin Manuel Khrysoloras, Salutati'nin çağrısıyla Floransa'ya gelip Yunanca öğretmeye başladı. Antik metinleri, Hristiyan inancıyla birlikte yurttaşlık hayatının ve ahlakın bir rehberi olarak okuyan bu yaklaşıma sonradan hümanizm dendi.

Dönüş noktası — kuşatma altında bir cumhuriyet

On dördüncü yüzyılın ortası Floransa için bir felaketler dönemiydi. 1340'lardaki banka iflaslarının ardından, 1348'de Kara Ölüm kente ulaştı; Villani de o yıl salgında öldü. Kentin nüfusu, tahminlere göre yarı yarıya ya da daha fazla azaldı. 1378'de yün işçileri, siyasal haklar için ayaklandı ve kısa bir süre kenti yönetti. Bu sarsıntılara rağmen, ya da belki kısmen onlar yüzünden, bir sonraki kuşak sanata ve düşünceye daha da büyük yatırım yaptı.

Yüzyılın sonunda Floransa'nın bağımsızlığı ciddi bir tehditle karşılaştı. Milano'nun hükümdarı Giangaleazzo Visconti, Kuzey ve Orta İtalya'nın kentlerini birer birer ele geçiriyordu; 1402'de Floransa neredeyse çevrilmiş durumdaydı. O yılın eylül ayında Visconti, bir salgın hastalıkla aniden öldü ve tehdit dağıldı. Bu yıllarda Salutati'nin öğrencisi Leonardo Bruni, Floransa'yı övdüğü bir konuşma yazdı; kenti, antik Roma cumhuriyetinin mirasçısı, özgürlüğün ve yurttaşların eşitliğinin koruyucusu olarak sundu. Kentin kendini bir tiranlığa karşı özgür bir cumhuriyet olarak görmesi, sonraki on yıllarda sanatın ve yazının temel temalarından birine dönüştü.

1420'de Brunelleschi, yüz yıldır kubbesi yapılamayan katedralin üzerine, iskele kurmadan yükseltilecek dev bir kubbe inşa etmeye başladı; kubbe 1436'da tamamlandı. Aynı yıllarda genç ressam Masaccio, doğrusal perspektifi kullanarak bir duvara derinlik veren resimler yaptı. Bir kuşak içinde, mimarlıkta, heykelde ve resimde, antik örneklere ve gözleme dayanan yeni bir dil ortaya çıktı.

Yaygın yanlış«Rönesans, karanlık bir Orta Çağ'ın ardından, Floransa'da birdenbire doğdu.»
Doğrusu

Rönesans'ın «karanlık çağ» imgesi, büyük ölçüde Petrarca'dan başlayarak Rönesans yazarlarının kendi dönemlerini yüceltmek için kurduğu bir karşıtlıktır. Oysa antik metinlerin incelenmesi on ikinci yüzyılda çoktan canlanmıştı; Aristoteles'in pek çok eseri Avrupa'ya Arapça çeviriler ve yorumlar aracılığıyla ulaşmıştı; Dante ve ressam Giotto, Floransa'nın on dördüncü yüzyıl başındaki büyük ustalarıydı. Aynı yıllarda Flandre'nin kentlerinde de yağlı boyada ve gözleme dayanan gerçekçilikte büyük bir atılım yaşanıyordu; Venedik, Roma ve Milano da kendi Rönesanslarını yaşadı. Floransa bir başlangıç noktasıydı, tek kaynak değil.

Cevap — bir araya gelen koşullar

Rönesans'ın neden Floransa'da başladığı sorusuna tek bir cevap vermek mümkün değildir. Tarihçilerin çoğu, birkaç koşulun bir arada bulunmasını vurgular: yün sanayisinden ve bankacılıktan gelen büyük bir sermaye; bu sermayeyi kamusal ve özel yapılara harcamaya istekli loncalar ve aileler; okuma yazma ve hesap bilen geniş bir kentli nüfus; antik Roma'yı kendi geçmişi olarak gören ve Bizans'tan gelen bilginlerle Yunancaya açılan yazarlar; ve bir tiranlığa karşı kendini özgür bir cumhuriyet olarak tanımlayan bir kent kimliği. Bunların hiçbiri tek başına Floransa'ya özgü değildi; ama hiçbir başka yerde bu kadar yoğun biçimde bir araya gelmemişti.

Bugünle bağ — bir kentin markası

Bugün Floransa, her yıl milyonlarca ziyaretçinin Brunelleschi'nin kubbesinin önünde fotoğraf çektiği, «Rönesans'ın beşiği» olarak tanıtılan bir kent. Bu imgenin önemli bir kısmı, Vasari'nin ve Burckhardt'ın anlatılarından geliyor. Bir kentin geçmişine ilişkin bir yorumun, yüzyıllar sonra onun turizmini, müzelerini ve kendini tanıtma biçimini belirleyebilmesi, tarih yazımının ne kadar kalıcı etkiler bırakabildiğini gösterir.

Birincil kaynak

Floransalı tüccar ve tarihçi Giovanni Villani, kentinin tarihini yazarken, 1330'ların sonunda Floransa'nın nüfusunu, okullarını ve atölyelerini sayılarla kaydetti. Yazdığına göre amacı, gelecekteki yöneticilerin kentin yükselişini ve düşüşünü görebilmesiydi. 1823 baskısından:

Stimavasi d'avere in Firenze da novantamila bocche tra uomini e femmine e fanciulli, per l'avviso del pane che bisognava al continuo alla città. [...] Troviamo, ch'e' fanciulli e fanciulle che stanno a leggere, da otto a dieci mila. I fanciulli che stanno ad imparare l'abbaco e algorismo in sei scuole, da mille in milledugento. E quegli che stanno ad apprendere la grammatica e loica in quattro grandi scuole, da cinquecentocinquanta in seicento.

Türkçesi: Kentin sürekli ihtiyaç duyduğu ekmek hesabına göre, Floransa'da erkekler, kadınlar ve çocuklar arasında doksan bin kadar ağız olduğu tahmin ediliyordu. [...] Okumayı öğrenen oğlan ve kız çocuklarının sekiz ile on bin arasında olduğunu buluyoruz. Altı okulda abaküs ve hesap öğrenen çocuklar bin ile bin iki yüz arasındadır. Dört büyük okulda dilbilgisi ve mantık öğrenenler ise beş yüz elli ile altı yüz arasındadır.

Kaynak: Giovanni Villani, Cronica, XI. kitap, 94. bölüm; Cronica di Giovanni Villani a miglior lezione ridotta, cilt 6 (Floransa: Magheri, 1823), s. 184–185; Internet Archive. Türkçesi, İtalyancasından bizim.

  1. Villani, kentin nüfusunu doğrudan saymak yerine ekmek tüketiminden tahmin ediyor. Bu yöntemin güçlü ve zayıf yanları nelerdir?
  2. Okumayı öğrenen çocukların sayısı ile hesap okullarındaki çocukların sayısı arasındaki fark, bir tüccar kentinin eğitim önceliklerini nasıl yansıtıyor olabilir?
  3. Villani, bu sayıları gelecekteki yöneticiler için bir ders olarak kaydettiğini söylüyor. Bu amaç, sayıların güvenilirliğini nasıl etkileyebilir?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Robert Lopez (1953) — «Zor zamanlar ve kültüre yatırım» adlı makalesinde, Rönesans'ın bir refah döneminde değil, Kara Ölüm'den sonraki ekonomik durgunlukta doğduğunu savundu. Ona göre ticaretin ve üretimin kârı azalınca, zenginler sermayelerini sanat, yapı ve saygınlık gibi alanlara yöneltti.
  • Hans Baron (1955) — The Crisis of the Early Italian Renaissance adlı kitabında, Visconti tehdidine karşı 1400 dolaylarında verilen varoluş mücadelesinin, Floransa'da «sivil hümanizm» adını verdiği yeni bir düşünce doğurduğunu ileri sürdü. Bruni gibi yazarlar, antik mirası özgür bir cumhuriyetin yurttaşlık idealine bağlamıştı.
  • Peter Burke (1972) — Culture and Society in Renaissance Italy adlı kitabında, yüzlerce sanatçının ve yazarın kökenini, eğitimini ve iş verenlerini toplu biçimde inceledi. Toskana'nın, özellikle Floransa'nın, nüfusuna oranla çok büyük bir pay çıkardığını gösterdi ve açıklamayı dehada değil, kentsel ortamda, atölye düzeninde ve sipariş verenlerin yapısında aradı.
  • Richard Goldthwaite (1980) — The Building of Renaissance Florence adlı kitabında, Lopez'in durgunluk tezine karşı çıktı. Floransa'nın on beşinci yüzyılda zengin kaldığını, sermayenin konutlara, saraylara ve eşyalara harcanmasının yeni bir tüketim kültürü yarattığını ve bu talebin sanat üretimini beslediğini savundu.

Bu tartışmada araştırmacılar, Floransa'nın yaratıcılığını farklı nedenlere bağlar. Lopez, zor zamanlarda kârın sanata kaydığını söyler. Baron, bir siyasal krizin yeni bir yurttaşlık düşüncesi doğurduğunu savunur. Burke, sanatçıların toplumsal kökenlerine ve çalışma koşullarına bakar. Goldthwaite ise, kalıcı zenginliğin ve tüketim talebinin belirleyici olduğunu ileri sürer. Tartışma, bir kentin kültürel parlaklığının ekonomik bir ürün mü, siyasal bir tepki mi, yoksa bir toplumsal ortamın sonucu mu olduğu sorusu etrafında döner.

Derine İn

«Neden Floransa?» sorusu, aslında karşılaştırmalı bir sorudur. Kuzey ve Orta İtalya'da Floransa kadar zengin, hatta ondan zengin kentler vardı. Venedik, Akdeniz ticaretinin merkeziydi; Milano büyük bir nüfusa ve güçlü bir hükümdara sahipti; Siena, on dördüncü yüzyılın başında Floransa'nın resim sanatında önemli bir rakibiydi. Bir açıklamanın gücü, yalnızca Floransa'da olanları değil, bu kentlerde neden aynı şeyin aynı zamanda olmadığını da açıklayabilmesine bağlıdır. Örneğin Siena'nın resim sanatının Kara Ölüm'den sonra yavaşlaması, zenginliğin tek başına yeterli olmadığını, bir kentin felaketten sonra toparlanma biçiminin de önemli olduğunu düşündürür.

Açıklamalar kabaca iki gruba ayrılır. Bir grup arz tarafına bakar: iyi eğitilmiş ustalar, atölye düzeni, antik metinlere erişim ve yeni tekniklerin bir kuşaktan ötekine aktarılması. Floransalı bir sanatçı, çoğu zaman bir kuyumcu, bir ressam ya da bir taş ustasının atölyesinde çırak olarak başlıyor, orada hem el becerisini hem de mesleğin ticari yanını öğreniyordu. Öteki grup talep tarafına bakar: sanatı kimin, neden ve ne kadar para ödeyerek istediği. Loncaların, dinsel kardeşliklerin, ailelerin ve sonraları tek tek zenginlerin siparişleri, sanatçıların hangi işleri yapacağını belirledi. Bugünkü araştırmaların çoğu, bu iki tarafı birlikte ele alır.

Baron'un tezi de benzer bir eleştirel okumadan geçti. Baron, Bruni'nin Floransa övgüsünü Visconti'nin ölümünün hemen ardına tarihlendirmiş ve onu bir krizin doğurduğu yeni bir yurttaşlık bilincinin belgesi saymıştı. Sonraki araştırmacılar, metnin tarihlendirilmesini tartıştı ve Bruni'nin övgüsünün, antik hitabet kurallarına göre yazılmış bir retorik alıştırması olarak da okunabileceğini hatırlattı. Aynı Bruni, ömrünün son yıllarında, kentte giderek tek bir ailenin sözünün geçtiği bir düzende şansölye olarak çalışmayı sürdürdü. Bu, cumhuriyet övgüsünün samimi olmadığı anlamına gelmez; ama bir metnin söylediği ile yazarının içinde bulunduğu koşulların her zaman örtüşmediğini gösterir. Tarihçi için soru, bir fikrin ne kadar içtenlikle savunulduğundan çok, o fikrin kimin işine yaradığı ve nasıl yayıldığıdır.

Vasari'nin «üç mahmuz» açıklaması da bir kaynak olarak eleştirel okunmalıdır. Vasari, Floransa'yı yönetmeye başlayan Medici dükünün hizmetinde çalışıyordu; kitabı, sanat tarihini Floransalı ve Toskanalı ustaların birbirini izleyen başarıları olarak anlatır. Venedikli ya da Kuzey Avrupalı sanatçılar bu anlatıda ikinci planda kalır. Yani «neden Floransa?» sorusunun kendisi, kısmen Floransa'nın kendi hakkında yazdırdığı bir hikâyenin ürünüdür.

Bu parlak kentin karanlıkta kalan yüzlerini de hatırlamak gerekir. Villani'nin saydığı otuz bin yün işçisinin büyük kısmı loncaya kayıtlı değildi ve siyasal haklardan yoksundu. Kadınlar kamusal hayatın büyük ölçüde dışındaydı; zengin evlerinde, Karadeniz limanlarından satın alınarak getirilmiş köleleştirilmiş kadınlar hizmetçi olarak çalışıyordu. Rönesans'ın eserleri, bu eşitsiz toplumun yarattığı zenginlikle ısmarlandı.

Son olarak, «Rönesans» sözcüğünün kendisi de bir yorumdur. Vasari, sanatların antik çağdaki parlaklıktan sonra gerileyip kendi zamanında «yeniden doğduğunu» anlatırken bir yeniden doğuş sözcüğü kullandı; on dokuzuncu yüzyılda Fransız tarihçi Jules Michelet ve ardından Burckhardt, bu sözcüğü bütün bir dönemin adına dönüştürdü. Bir dönemi adlandırmak, onun neyle başlayıp neyle bittiğine, neyin «yeni» sayılacağına da karar vermek demektir.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Giovanni Villani, Cronica di Giovanni Villani a miglior lezione ridotta, 8 cilt (Floransa: Magheri, 1823).
  • Giorgio Vasari, Lives of the Most Eminent Painters, Sculptors and Architects, Gaston du C. de Vere (çev.), 10 cilt (Londra: Macmillan ve Medici Society, 1912–1915).
  • Jacob Burckhardt, The Civilization of the Renaissance in Italy, S. G. C. Middlemore (çev.) (Londra, 1878).
  • Hans Baron, The Crisis of the Early Italian Renaissance: Civic Humanism and Republican Liberty in an Age of Classicism and Tyranny (Princeton: Princeton University Press, 1955).
  • Richard A. Goldthwaite, The Building of Renaissance Florence: An Economic and Social History (Baltimore: Johns Hopkins University Press, 1980).
  • John M. Najemy, A History of Florence, 1200–1575 (Oxford: Blackwell, 2006).

Arşiv ve kaynak

Floransa, Avrupa'nın en zengin kent arşivlerinden birine sahiptir: kent kurullarının kararları, loncaların defterleri, 1427'de başlayan ayrıntılı vergi beyannameleri, tüccar ailelerin muhasebe kayıtları ve aile anı defterleri, sanat eserlerinin sipariş sözleşmeleri. Villani'nin kroniğinin on dokuzuncu yüzyıl baskıları, Vasari'nin İngilizce çevirisi ve Burckhardt'ın kitabı, Internet Archive ve Project Gutenberg üzerinden okunabilir.

Açık sorular

  • Floransa'nın kültürel parlaklığında, ekonomik refahın mı, ekonomik bunalımın mı payı daha büyüktü?
  • Baron'un sivil hümanizm tezi, Bruni'nin metinlerinin tarihlendirilmesine ilişkin eleştirilerden sonra ne ölçüde ayakta kalıyor?
  • Floransa'nın «Rönesans'ın beşiği» olarak görülmesi, Venedik'in, Flandre'nin ya da Akdeniz'in öteki kıyılarının katkısını ne ölçüde gölgede bıraktı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Floransa'nın 1252'de basmaya başladığı ve Avrupa ticaretinde kabul gören altın paranın adı nedir? A) Duka B) Dirhem C) Florin D) Livre
  2. (Hedef 1) 1401'de vaftizhanenin bronz kapısı için yarışma açan kurum hangisidir? A) Calimala loncası B) Floransa piskoposluğu C) Milano dükü D) Papalık
  3. (Hedef 2) Vasari'ye göre Floransa'da sanatçıları kamçılayan üç şey arasında hangisi yoktur? A) Açık eleştiri B) Geçim zorunluluğu C) Şan ve şeref tutkusu D) Hükümdarın cömertliği
  4. (Hedef 3) Visconti tehdidinin Floransa'da «sivil hümanizm» doğurduğunu ileri süren tarihçi kimdir? A) Robert Lopez B) Hans Baron C) Richard Goldthwaite D) Peter Burke
  5. (Hedef 2) Burckhardt'a göre Orta Çağ'da insan bilincini örten peçe ilk önce nerede dağıldı? A) Flandre'de B) Bizans'ta C) İtalya'da D) Fransa'da

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «Rönesans'ın Floransa'da başlaması, zenginliğin mi, rekabetin mi, yoksa bir siyasal kimliğin mi ürünüdür?» sorusunu tartış. Cevabında Villani'nin sayılarını, Vasari'nin «üç mahmuz» açıklamasını ve Burckhardt'ın bireycilik tezini kullan; Lopez ile Goldthwaite'in ekonomik açıklamalarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. C — Florin, Floransa'nın altın parasıdır.
  2. A — Yarışmayı kumaş tüccarlarının Calimala loncası açtı.
  3. D — Vasari, hükümdarın cömertliğinden söz etmez.
  4. B — Bu tez Hans Baron'a aittir.
  5. C — Burckhardt'a göre peçe ilk önce İtalya'da dağıldı.

Kapsamlı bir cevap, Villani'nin sayılarını Floransa'nın yün sanayisi, bankacılığı ve geniş okur yazar kentli nüfusu için bir kanıt olarak kullanır, ama bu sayıların yuvarlanmış ve kenti övmeye yönelik olduğunu da belirtir. Vasari'nin açıklamasını, eleştiri, rekabet ve geçim zorunluluğunu bir araya getiren, ama Floransa merkezli bir bakışı taşıyan bir tanıklık olarak değerlendirir. Burckhardt'ın bireycilik tezinin sorunun çerçevesini nasıl çizdiğini ve neden eleştirildiğini açıklar. Güçlü bir yanıt, Lopez'in durgunluk tezini Goldthwaite'in talep ve tüketim tezine karşı tartar, Baron'un siyasal açıklamasını da ekler ve tek bir nedenden çok koşulların bir araya gelişini savunur.

Sonraki bölüme köprü

Bu derste Floransa'da sanatın uzun süre loncaların, kardeşliklerin ve birbiriyle yarışan pek çok ailenin siparişleriyle yaşadığını gördük. Sonraki bölüm, bu yarışmayı giderek tek bir ailenin kazandığı döneme geçiyor: papalığın parasını yöneten bir bankacı ailesi, Medici. Soru şu: bir bankanın kârı, kubbeler, şapeller ve kütüphaneler için nasıl harcandı, ve sanatı finanse etmek, bir cumhuriyette resmî bir unvan taşımadan iktidar kurmanın bir yolu muydu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:20 Kanca: bir atölye masasında yan yana duran iki bronz levhanın silüeti; arkada bekleyen yüzsüz bir jüri kalabalığı.
  • 1:20–3:00 Bağlam: Arno kıyısında boya kazanlarından yükselen buhar; bir tartıda dengelenen altın paralar; Avrupa haritasında Floransa'dan uzanan ticaret çizgileri.
  • 3:00–4:45 Gelişme: katedralin iskelesiz yükselen kubbesinin katman katman oluşması; lonca armalarıyla dolan bir duvarın nişleri.
  • 4:45–7:00 Dönüş noktası: haritada Milano'dan yayılıp Floransa'yı çevreleyen bir renk; renk birden geri çekilirken kentin üzerinde açılan kitap sayfaları.
  • 7:00–10:00 Kapanış: yan yana açılan üç kitap; birinin sayfalarından yükselen rakamlar, ötekinden bir fırça, üçüncüsünden kalkan bir peçe.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.