Öğrenme hedefleri
- Teotihuacan'ın Meksika Havzası'nda nasıl dev bir kente dönüştüğünü, planını, mahallelerini ve ekonomisini açıklayabileceksin.
- Sahagún'un aktardığı Aztek anlatılarını ve Humboldt'un on dokuzuncu yüzyıl başındaki tasvirini karşılaştırarak, kentin kendisinden sonra gelenlerce nasıl yorumlandığını değerlendirebileceksin.
- Teotihuacan'ın nasıl yönetildiği ve neden çöktüğü üzerine süren tartışmayı, arkeolojik kanıtların sınırlarıyla birlikte değerlendirebileceksin.
Okuma metni
Kanca — bir tünelin sonundaki cıva
2003'te, Meksikalı arkeolog Sergio Gómez, Teotihuacan'daki Tüylü Yılan Tapınağı'nın önünde, şiddetli yağmurların açtığı bir çukurun dibinde, kayaya oyulmuş bir tünelin girişini buldu. Tünelin yüz metreyi aşan uzunluğunu kazıp temizlemek, on yılı aşkın bir süre aldı. Tünelin sonunda, tapınağın tam altında, binlerce sunu buldular: yeşim heykelcikler, deniz kabukları, pirit aynalar, kauçuk toplar. Duvarları, ışıkta parlayan metalik bir tozla kaplanmıştı; toprakta da sıvı cıva izleri vardı. Tünelin, kentin kurucularının yeraltı dünyasını, belki de yaratılışın yerini simgelediği düşünülüyor. Ama bu tüneli kazanların kim olduğunu, kendilerine ne dediklerini, hangi dili konuştuklarını hâlâ bilmiyoruz. Amerika'nın en büyük antik kentlerinden birini kuran halkın adı bile, bize ulaşmadı. Bu ders, bu kentin hikâyesini anlatıyor.
Bağlam — Meksika Havzası'nda bir kent
Teotihuacan, Meksika Havzası'nın kuzeydoğusunda, bugünkü Mexico City'nin yaklaşık elli kilometre ötesinde kuruldu. Bölge, yakınlardaki volkanik tepelerde bulunan zengin obsidyen yataklarına, tatlı su kaynaklarına ve verimli tarlalara sahipti. MÖ birinci yüzyılda, havzanın güneyindeki bazı yerleşimler volkanik patlamalarla zarar görünce, pek çok insanın Teotihuacan'a göç ettiği düşünülür.
MS ilk yüzyıllarda Teotihuacan hızla büyüdü. MS 200 ile 550 arasındaki en parlak döneminde, yaklaşık yirmi kilometrekarelik bir alana yayılıyor ve arkeologların tahminine göre yüz bin kadar insanı barındırıyordu. Bu nüfusla Teotihuacan, o dönemde dünyanın en büyük kentleri arasındaydı ve Amerika'da, yüzyıllar sonra Aztek başkenti Tenochtitlan yükselene kadar, onun büyüklüğüne ulaşan başka bir kent olmadı.
Gelişme — ızgara biçimli bir kent
Teotihuacan'ın en çarpıcı özelliği, planlı bir kent olmasıdır. Kentin omurgasını, kuzeyden güneye birkaç kilometre uzanan geniş bir cadde oluşturur. Aztekler bu caddeye, iki yanındaki yapıları mezar sandıkları için «Ölüler Caddesi» adını verdi. Caddenin kuzey ucunda Ay Piramidi, doğu yanında dev Güneş Piramidi yükselir. Güney ucunda ise, Ciudadela denen geniş bir meydan ve onun içinde Tüylü Yılan Tapınağı yer alır. Kentin bütün yapıları, kuzeyin biraz doğusuna dönük aynı eksene göre hizalanmıştır; nehirler bile bu eksene uyacak biçimde yataklarından alınıp yönlendirilmişti.
Kentin ekonomisi, obsidyen işçiliğine, çanak çömlek üretimine, tarıma ve uzun mesafeli ticarete dayanıyordu. Teotihuacan'ın atölyelerinde üretilen yeşil obsidyen bıçaklar ve uçlar, Mezoamerika'nın dört bir yanında bulunur. Kentte, farklı bölgelerden gelen insanların kendi mahalleleri vardı. Oaxaca'dan gelenlerin mahallesinde, onların memleketindeki gibi mezarlar ve çanak çömlek bulundu; bir başka mahallede, Körfez kıyısından ve Maya bölgesinden gelen tüccarların izleri görüldü. Teotihuacan, çok dilli, çok kökenli bir kentti.
Kentin sanatında, hükümdarların adları ve portreleri neredeyse hiç görülmez. Maya kentlerinde krallar, anıtlarda adları ve yaptıklarıyla yüceltilirken, Teotihuacan'ın duvar resimlerinde tanrılar, rahipler, törenler ve sembolik hayvanlar yer alır. Bu durum, bazı arkeologları, Teotihuacan'ın tek bir güçlü kral yerine, bir grup seçkin tarafından ortaklaşa yönetildiğini düşünmeye yöneltti.
Kentin duvar resimleri, bu toplumun kendini nasıl gördüğüne dair en zengin ipuçlarını verir. Tepantitla denen bir apartman yapısının duvarlarında, suyun ve bereketin tanrısına bağlandığı düşünülen bir sahnenin altında, yüzlerce küçük insan figürü oynar, yüzer, top oynar ve şarkı söyler. Kırmızı, yeşil ve maviyle boyanmış bu resimler, kentin yalnızca taş ve güçten değil, renkten ve törenden de oluştuğunu hatırlatır.
Dönüş noktası — Maya dünyasına uzanan el
Teotihuacan'ın etkisi, kentin çok uzağına kadar ulaştı. Yüzlerce kilometre güneydeki Maya kentlerinde, Teotihuacan tarzı mimari öğeler, silahlar ve giysiler görülür. Maya yazıtları, MS 378'de, Siyaj K'ak' adlı bir yabancının, büyük olasılıkla Teotihuacan'la bağlantılı bir savaş önderinin, Maya kenti Tikal'e ulaştığını ve kısa süre sonra Tikal'de yeni bir hükümdarın tahta çıktığını anlatır. Bu olayın bir fetih mi, bir ittifak mı, yoksa bir siyasal müdahale mi olduğu tartışmalıdır; ama Teotihuacan'ın, Maya dünyasının siyasetinde doğrudan bir rol oynadığını gösterir.
MS 550 dolaylarında, kentin merkezindeki büyük yapılar yakıldı. Ölüler Caddesi boyunca tapınaklar ve seçkinlerin konutları ateşe verildi, heykeller kırıldı. Yangının dışarıdan gelen bir saldırının mı, yoksa kentin kendi halkının seçkinlere karşı bir ayaklanmasının mı sonucu olduğu bilinmiyor. Kent bundan sonra da tamamen boşalmadı, ama bir daha eski gücüne kavuşamadı.
Yaygın yanlış«Teotihuacan'ı Aztekler kurdu.»
Bu çok yaygın bir karışıklıktır. Teotihuacan'ın en parlak dönemi, Azteklerin Meksika Havzası'na gelişinden yedi yüzyılı aşkın bir süre önce sona ermişti. Aztekler, kalıntılara ulaştıklarında onları kendi mitolojilerinin bir parçası yaptılar ve kente bugün kullandığımız adı, yani Nahuatl dilinde «tanrıların doğduğu yer» ya da «insanların tanrı olduğu yer» anlamına geldiği düşünülen Teotihuacan adını verdiler. Piramitlerin «Güneş» ve «Ay» adları ve «Ölüler Caddesi» adı da Azteklerden gelir. Kentin gerçek sakinlerinin bu yapılara ne dediğini bilmiyoruz.
Cevap — adsız bir halkın kenti
Teotihuacan, Mezoamerika'nın en büyük ve en etkili kentlerinden biriydi. Planlı caddeleri, dev piramitleri, apartman yapıları, çok kökenli mahalleleri ve uzak bölgelere uzanan ticaret ve siyaset ağlarıyla, yüzyıllar boyunca bölgenin merkezi oldu. Ama onun yapımcılarını, dilini ve yönetim biçimini hâlâ tam olarak bilmiyoruz. Teotihuacan'ı en çok, onu miras alan Azteklerin anlatılarından ve kazıların gün ışığına çıkardıklarından tanıyoruz. Kent, bu yüzden, bir halkın adı unutulduğunda bile eserlerinin nasıl yaşamaya devam edebileceğinin en çarpıcı örneklerinden biridir.
Bugünle bağ — bir yeniden yapımın izleri
Güneş Piramidi'nin bugün gördüğümüz biçimi, büyük ölçüde 1905–1910 arasında Leopoldo Batres'in yönettiği onarım çalışmalarının ürünüdür. Meksika'nın bağımsızlığının yüzüncü yılı kutlamalarına yetiştirilmek istenen bu çalışmalarda, piramidin dış katmanlarının bir kısmı kaldırıldı; bu yüzden piramidin özgün biçimi ve yüksekliği hakkında bugün hâlâ tartışmalar sürüyor. Kent, 1987'de UNESCO'nun koruma altına aldığı ilk Meksika alanları arasına girdi.
Birincil kaynak
Sahagún, Nahuatl konuşan bilgilerinden derlediği anlatıda, Teotihuacan'ın adının ve piramitlerinin kökenini şöyle aktarır:
Desde Tamoanchan iban á hacer sacrificios al pueblo llamado Teutioacan, […] donde hicieron á honra del sol y de la luna dos montes, y en este pueblo se elegían los que habian de regir á los demás […]. Allí también se enterraban los principales y señores, sobre cuyas sepulturas se mandaban hacer túmulos de tierra […]; y los que hicieron al sol y á la luna, son como grandes montes edificados á mano, que parecen ser naturales y no lo son […] porque los que los hicieron entonces eran gigantes.
Türkçesi: Tamoanchan'dan, Teutioacan denen kasabaya sunu yapmaya giderlerdi; […] orada güneşin ve ayın onuruna iki tepe yaptılar, ve bu kasabada ötekileri yönetecek olanlar seçilirdi […]. Önde gelenler ve beyler de orada gömülür, mezarlarının üzerine topraktan höyükler yaptırılırdı […]; güneşe ve aya yaptıkları ise, elle yapılmış büyük dağlar gibidir; doğal gibi görünürler ama değildirler […] çünkü onları o zaman yapanlar devlerdi.
Kaynak: Bernardino de Sahagún, Historia general de las cosas de Nueva España, X. kitap, 29. bölüm; Carlos María de Bustamante (ed.), cilt III (Meksiko, 1829), s. 141–142; Internet Archive. Türkçesi, İspanyolcasından bizim.
- Sahagún'un bilgileri, piramitlerin «devler» tarafından yapıldığını söylüyor. Bu açıklama, Azteklerin kendilerinden önceki kentlere nasıl baktığı hakkında ne düşündürüyor?
- Anlatıya göre Teotihuacan'da hem yöneticiler seçiliyor hem de önde gelenler gömülüyordu. Bu iki işlev, bir kentin kutsal ve siyasal anlamını nasıl birleştirir?
- Bu metin, Teotihuacan'ın yapımcılarından değil, bin yıl sonra yaşamış insanlardan geliyor. Bir tarihçi, böyle bir kaynağı kullanırken nelere dikkat etmelidir?
Tarihçiler Tartışıyor
- René Millon (1973) — Yönettiği Teotihuacan Haritalama Projesi'nin sonuçlarını yayımladığı Urbanization at Teotihuacan, Mexico adlı çalışmasında, kentin tamamını ilk kez ayrıntılı biçimde haritaladı. Teotihuacan'ın planlı, ızgara düzenli, yüz bini aşkın nüfuslu bir kent olduğunu gösterdi; kentin gerçek boyutlarını ortaya koyarak onu dünyanın erken büyük kentleri arasına yerleştirdi.
- Saburo Sugiyama (2005) — Human Sacrifice, Militarism, and Rulership adlı kitabında, Tüylü Yılan Tapınağı'nın altında ve çevresinde bulunan, kurban edildiği düşünülen yüzlerce kişinin gömülerini inceledi. Bu gömülerin, tapınağın yapımıyla birlikte düzenlenmiş büyük bir törenin parçası olduğunu ve kentin erken döneminde güçlü, askerî niteliği olan bir yönetimin varlığını gösterdiğini savundu.
- George Cowgill (2015) — Ancient Teotihuacan adlı kitabında, kentin yüzyıllara yayılan tarihini bütünlüklü biçimde ele aldı. Erken dönemde güçlü hükümdarların, sonraki dönemde ise daha ortaklaşa bir yönetim biçiminin var olmuş olabileceğini, kentin tarihinin tek bir yönetim modeliyle açıklanamayacağını savundu.
- Linda Manzanilla (2015) — PNAS'ta yayımladığı makalede, Teotihuacan'ın çok kökenli mahallelerini ve apartman yapılarını inceleyerek, kentin farklı gruplar arasındaki işbirliğine ve gerilimlere dayanan bir toplum olduğunu savundu. Kentin çöküşünü, bu gruplar arasındaki gerilimlerin ve seçkinlerin artan gücünün sonucu olarak yorumladı.
Bu tartışmada tarihçiler, Teotihuacan'ın nasıl yönetildiğini ve nasıl bir toplum olduğunu farklı biçimlerde anlatır. Millon, kentin boyutlarını ve planını ortaya koyarak tartışmanın temelini atar. Sugiyama, kurban gömülerine dayanarak erken dönemde güçlü bir yönetimi öne çıkarır. Cowgill, yönetim biçiminin zamanla değiştiğini savunur. Manzanilla ise, kenti farklı grupların işbirliği ve gerilimi üzerinden okur. Hükümdarlarının adını bile bilmediğimiz bir kentin siyasetini anlamak, arkeolojinin en zor sorularından biridir.
Derine İn
Teotihuacan'ın en büyük gizemlerinden biri, dilidir. Kentin sakinleri, duvar resimlerinde ve çanak çömleklerde bazı işaretler kullandı; ama bu işaretler, Maya yazısı gibi konuşulan bir dili tam olarak kaydeden bir yazı sistemi değildi. Bu yüzden, Teotihuacan halkının hangi dili konuştuğu bilinmiyor. Bazı araştırmacılar, sonradan Meksika Havzası'na hâkim olan Nahuatl'ın erken bir biçimini; bazıları ise Totonak ya da Otomi gibi başka dilleri önerir. Kentin çok kökenli yapısı göz önüne alındığında, birden fazla dilin birlikte konuşulmuş olması da mümkündür. Dilini bilmediğimiz bir halkın kendini nasıl gördüğünü, inançlarını ve siyasetini, yalnızca maddi kalıntılardan kurmak zorundayız.
Teotihuacan'ın yönetim biçimi de bu yüzden tartışmalıdır. Kentin erken döneminde, Tüylü Yılan Tapınağı'nın yapımı sırasında kurban edilmiş yüzlerce kişinin gömüleri, güçlü ve belki de askerî bir otoritenin varlığını gösterir. Ama sonraki dönemde, tapınağın cephesi başka bir yapıyla örtüldü; hükümdarların anıtlarda yer almaması, yönetimin daha ortaklaşa bir biçime dönüştüğünü düşündürür. Bazı arkeologlar, dört ayrı bölgenin temsilcilerinden oluşan bir konseyin kenti yönettiğini ileri sürer. Bu yorum, Teotihuacan'ı, tek bir kralın değil, birbirini dengeleyen grupların yönettiği bir kent olarak görür. Ama kanıtlar kesin değildir; ve hükümdarların anıtlarda görünmemesi, onların var olmadığı anlamına gelmeyebilir.
Kentin çöküşü de benzer bir belirsizlik taşır. MS 550 dolaylarındaki yangın, kentin merkezini, özellikle seçkinlerin tapınaklarını ve konutlarını hedef almıştı. Sıradan halkın apartman yapıları ise büyük ölçüde zarar görmemişti. Bu durum, bazı araştırmacıları, yangının kentin kendi halkının seçkinlere karşı bir ayaklanması olabileceğini düşünmeye yöneltti. Öte yandan, bu dönemde Mezoamerika'nın başka bölgelerinde de siyasal çalkantılar yaşanıyordu; iklim değişiklikleri, kuraklıklar ve ticaret yollarının değişmesi de etkili olmuş olabilir.
Teotihuacan'ın mirası ise, kentin çöküşünden sonra da yaşadı. Aztekler, kalıntıları kutsal bir yer olarak ziyaret etti, oradan eski eserler toplayıp kendi büyük tapınaklarına gömdü. Kentin mimari üslubu, sanatı ve kent planlaması, sonraki Mezoamerika kentlerini etkiledi. Adını bilmediğimiz bir halkın kenti, sonraki halkların hem hayal gücünde hem de taşında izler bıraktı.
Kent hakkındaki bilgimizin büyük bölümü, 1960'larda başlayan büyük bir yüzey araştırmasından gelir. Millon'un ekibi, kazı yapmadan, kentin bütün yüzeyini metre metre yürüyerek, toprağın üzerindeki çanak çömlek parçalarını, obsidyen artıklarını ve duvar izlerini kaydetti; hava fotoğraflarını bu bulgularla birleştirdi. Böylece, kazısı yapılmamış binlerce yapının yeri ve işlevi hakkında ilk kez bir fikir edinildi. Bu yöntem, büyük kentlerin tarihini yazmak için yalnızca en gösterişli anıtlara değil, sıradan insanların yaşadığı mahallelere de bakmak gerektiğini gösterdi. Bugün aynı ilke, lazerle yapılan hava taramalarıyla ve kimyasal analizlerle sürdürülüyor; ama temel soru değişmedi: yazısız bir kentin hikâyesini, onun sıradan sakinlerinin geride bıraktığı izlerden, bir çanak çömlek kırığından ya da bir ocak külünden, nasıl kurabiliriz?
Uzman Notu
Temel literatür
- Carlos María de Bustamante (ed.), Bernardino de Sahagún, Historia general de las cosas de Nueva España, 3 cilt (Meksiko, 1829–1830).
- Helen Maria Williams (çev.), Alexander von Humboldt, Researches Concerning the Institutions and Monuments of the Ancient Inhabitants of America (Londra: Longman, 1814).
- René Millon, Urbanization at Teotihuacan, Mexico, cilt I: The Teotihuacan Map (Austin: University of Texas Press, 1973).
- Saburo Sugiyama, Human Sacrifice, Militarism, and Rulership: Materialization of State Ideology at the Feathered Serpent Pyramid, Teotihuacan (Cambridge: Cambridge University Press, 2005).
- George L. Cowgill, Ancient Teotihuacan: Early Urbanism in Central Mexico (Cambridge: Cambridge University Press, 2015).
- Linda R. Manzanilla, «Cooperation and Tensions in Multiethnic Corporate Societies Using Teotihuacan, Central Mexico, as a Case Study», Proceedings of the National Academy of Sciences 112 (2015), s. 9210–9215.
Arşiv ve kaynak
Teotihuacan'ı anlamak için başvurulan kanıtların neredeyse tamamı topraktan gelir: kent haritası, apartman yapılarının ve tapınakların kazıları, duvar resimleri, gömüler, obsidyen atölyeleri ve son yıllarda Tüylü Yılan Tapınağı'nın altındaki tünelde bulunan sunular. Maya yazıtları, Teotihuacan'ın Maya dünyasıyla ilişkileri hakkında bilgi verir. Sahagún'un eserindeki Aztek anlatıları ve Humboldt gibi gezginlerin tasvirleri, kentin sonraki yüzyıllarda nasıl algılandığının kaynaklarıdır ve çevrimiçi arşivlerde bulunur.
Açık sorular
- Teotihuacan halkı hangi dili ya da dilleri konuşuyordu?
- Kent, tek bir kral tarafından mı, yoksa bir seçkinler konseyi tarafından mı yönetiliyordu?
- MS 550 dolaylarındaki yangın, bir dış saldırının mı, yoksa bir iç ayaklanmanın mı sonucuydu?
Mini sınav
- (Hedef 1) Teotihuacan'ın en parlak döneminde, arkeologların tahminine göre kaç kişi yaşıyordu? A) Yaklaşık on bin B) Yaklaşık yüz bin C) Yaklaşık bir milyon D) Yaklaşık beş bin
- (Hedef 2) Sahagún'un aktardığı Aztek anlatısına göre, Teotihuacan'da ateşe tereddütsüz atlayıp güneş olan tanrı kimdir? A) Tecuciztecatl B) Quetzalcoatl C) Nanahuatzin D) Tlaloc
- (Hedef 1) Teotihuacan halkının büyük bölümünün yaşadığı, duvarlarla çevrili çok aileli konutlara ne denir? A) Apartman yapısı B) Saray C) Tapınak D) Höyük
- (Hedef 3) Tüylü Yılan Tapınağı'ndaki kurban gömülerine dayanarak kentin erken döneminde güçlü bir yönetim olduğunu savunan araştırmacı kimdir? A) René Millon B) George Cowgill C) Linda Manzanilla D) Saburo Sugiyama
- (Hedef 2) Humboldt, Teotihuacan piramitlerini hangi halka atfetmişti? A) Toltekler B) Aztekler C) Mayalar D) Olmekler
Açık uçlu soru
(Hedef 3) «Teotihuacan'ı kimler, nasıl yönetti?» sorusunu tartış. Cevabında kentin planını, apartman yapılarını, çok kökenli mahalleleri, hükümdar anıtlarının yokluğunu, Tüylü Yılan Tapınağı'ndaki gömüleri ve MS 550 dolaylarındaki yangını kullan; Sugiyama ile Manzanilla'nın yaklaşımlarını karşılaştır.
Cevaplar
- B — Yaklaşık yüz bin kişi yaşıyordu.
- C — Güneş olan tanrı Nanahuatzin'dir.
- A — Bu konutlara apartman yapısı denir.
- D — Bu araştırmacı Saburo Sugiyama'dır.
- A — Humboldt, piramitleri Toltekler'e atfetmişti.
Kapsamlı bir cevap, kentin planlı düzenini ve dev yapılarını, büyük bir iş gücünü örgütleyebilen güçlü bir otoritenin varlığının kanıtı olarak kullanır. Apartman yapılarını ve çok kökenli mahalleleri, kentin farklı grupların birlikte yaşadığı karmaşık bir toplum olduğunu göstermek için tartışır. Hükümdar anıtlarının yokluğunu ortak yönetim yorumuna bağlar; ama bir sessizliğin tek başına kanıt sayılamayacağını da hatırlatır. Güçlü bir yanıt, Sugiyama'nın kurban gömülerine dayanan güçlü yönetim yorumunu, Manzanilla'nın kenti gruplar arası işbirliği ve gerilim üzerinden okuyan yaklaşımıyla karşılaştırır ve MS 550 yangınını bu tartışmanın içinde değerlendirir.
Sonraki bölüme köprü
Teotihuacan'ın etkisinin ulaştığı Maya dünyası, yazıyı, takvimi ve astronomiyi Amerika'da en ileri düzeye taşıyan uygarlıktı. Maya yazıcıları, taş anıtlara ve ağaç kabuğundan yapılmış kitaplara, hem sesleri hem de sözcükleri gösteren yüzlerce işaretle krallarının hayatlarını, savaşlarını ve törenlerini kaydetti; binlerce yılı kapsayan bir takvim ve Venüs'ün hareketlerini hesaplayan tablolar hazırladı. Bu yazı, İspanyol fethinden sonra unutuldu ve ancak 1950'lerden sonra, birkaç kuşak araştırmacının emeğiyle, büyük ölçüde okunabilir hâle geldi. Sıradaki derste Mayaların bilgi dünyasını inceleyeceğiz: Maya yazısı nasıl işliyordu, nasıl unutuldu ve nasıl yeniden çözüldü, ve Mayalar gökyüzünü neden bu kadar dikkatle izledi?