İçeriğe geç

Bölüm DT-119.08 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Kubilay Han ve Yuan Çini

DT-119 Moğol Çağı

2.665 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1251–1368
Bölge
Doğu Asya · Bozkır
Tema
İmparatorluk · Siyaset · Hukuk ve devlet
Kişiler
Kubilay · Arık Böke · Möngke · Ahmed Fenâketî · Wen Tianxiang · Phagspa · Zhu Yuanzhang · Marco Polo · John Dardess · Elizabeth Endicott-West · Frederick Mote · Timothy Brook
Yerler
Şangdu · Dadu · Hangzhou · Siangyang · Karakurum · Pekin
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Kubilay'ın Büyük Han oluşunu, Güney Çin'in fethini ve Yuan hanedanının kuruluşunu kronolojik olarak açıklayabileceksin.
  • Moğolların Çin'i hangi kurumlarla yönettiğini, yabancı memurların rolü ve Çinli seçkinlerle ilişkiler üzerinden değerlendirebileceksin.
  • Yuan hanedanının 1368'de çöküşünü, siyasal, ekonomik ve çevresel nedenleriyle birlikte tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — iki saray, iki dünya

Marco Polo, Kubilay'ın yazlarını geçirdiği kenti anlatırken iki ayrı saraydan söz eder. Biri, odaları altın yaldızlı ve insan, hayvan, kuş, ağaç resimleriyle süslü, mermerden bir saraydır. Öteki, parkın içinde, ormanlık bir yerde duran, kamıştan yapılmış bir köşktür: sökülüp başka bir yere taşınabilir ve kurulduğunda iki yüzü aşkın ipek halatla gerilir. Polo'ya göre, han her yıl ağustos ayının sonunda bu yazlık kentten ayrılırken, beyaz kısraklarının sütünü toprağa serptirir; bu, atalarından kalma bir törendir.

Mermer saray ve taşınabilir çadır-köşk, Kubilay'ın yönettiği iki dünyayı simgeler: Çin'in yerleşik, yazılı, bürokratik uygarlığı ile Moğol bozkırının göçebe gelenekleri. Bu bölümün sorusu şu: Cengiz Han'ın torunu, dünyanın en kalabalık tarım ülkesinin hükümdarı nasıl oldu, Moğollar Çin'i nasıl yönetti, ve kurdukları hanedan neden bu kadar kısa sürede çöktü?

Bağlam — Kuzey Çin'in valisi

Kubilay, 1215'te doğdu; babası Tuluy, annesi ise oğullarını imparatorluğun en güçlü prensleri olarak yetiştiren Sorkaktani Beki'ydi. Ağabeyi Möngke 1251'de Büyük Han olunca, Kubilay'ı Kuzey Çin'deki toprakların yönetimine getirdi. Kubilay, bu görevde Çinli danışmanlar edindi; Budist rahipler, Konfüçyüsçü bilginler ve eski Jin hanedanının memurları çevresinde toplandı. 1256'da, Moğolistan ile Çin arasındaki sınır bölgesinde, sonradan Şangdu, yani «Yukarı Başkent» adını alacak bir kent kurdurdu. Moğol ailesinin bazı üyeleri, onun Çinlilere fazla yakınlaştığından kuşkulanıyordu.

1259'da Möngke, Güney Çin'deki bir sefer sırasında öldü. Ertesi yıl Kubilay, kendi kurduğu kentte toplanan bir kurultayda Büyük Han ilan edildi. Ama Moğolistan'daki eski başkent Karakurum'da, küçük kardeşi Arık Böke de kendini Büyük Han ilan ettirdi. İki kardeş arasındaki savaş 1264'e kadar sürdü. Kubilay, Kuzey Çin'in tahılını ve zenginliğini kullanarak kardeşini yendi; Arık Böke teslim oldu. Ama Çağatay ve Altın Orda hanları, Kubilay'ın Büyük Han olarak otoritesini hiçbir zaman tam olarak kabul etmedi.

Gelişme — Güney'in fethi

Kubilay, 1260'lı yıllarda yeni bir başkent kurdurdu. Eski Jin başkentinin yakınında yükselen bu kent, Çince Dadu, yani «Büyük Başkent», Türkçe ve Moğolca ise Hanbalık, «Hanın Kenti» diye anıldı; bugünkü Pekin'in çekirdeğini oluşturdu. Kubilay, yazları Şangdu'da, kışları Dadu'da geçirerek iki başkent arasında gidip geldi. Bu düzen, hem bozkırdaki Moğol soylularını hem de Çin'in bürokrasisini aynı anda yönetme çabasının bir yansımasıydı.

Güney Çin'deki Song hanedanı, dünyanın en zengin ve en kalabalık ülkelerinden birini yönetiyordu. Song'un ırmaklarla, kanallarla ve surlu kentlerle korunan toprakları, Moğol atlıları için zorlu bir savaş alanıydı. Kubilay, bu yüzden, Çinli ve Koreli gemi yapımcılarından bir donanma kurdurdu ve Song'dan kaçan komutanları yanına aldı. Yangzi Irmağı'nın kolu Han üzerindeki Siangyang kalesi, beş yıl süren bir kuşatmanın ardından 1273'te düştü; kuşatmanın sonunu, İran'dan getirilen ustaların yaptığı büyük mancınıklar belirledi. Aynı yıllarda Kore'deki Goryeo krallığı da Moğollara boyun eğdi; Kore kraliyet ailesi, Kubilay'ın ailesiyle evlilik bağları kurdu ve Kore limanları, sonraki denizaşırı seferlerin üssü oldu. Moğol ordusu, Çinli komutanların da yer aldığı bir güçle Yangzi boyunca ilerledi. Song başkenti Hangzhou, 1276'da savaşmadan teslim oldu.

Dönüş noktası — bir yabancı hanedanın yönetimi

Song direnişinin son kalıntıları, 1279'da güney kıyısındaki bir deniz savaşında yok edildi; Song'un çocuk yaştaki son imparatoru bu savaşta öldü. Song'a sadık kalan devlet adamı Wen Tianxiang, tutsak düştükten sonra Kubilay'ın hizmetine girmeyi reddetti ve 1283'te idam edildi. Wen Tianxiang, sonraki yüzyıllarda Çin'de sadakatin simgesi oldu. Böylece, Tang hanedanının çöküşünden beri ilk kez, bütün Çin tek bir hükümdarın yönetimi altına girdi; ama bu hükümdar Çinli değildi.

Moğollar, Çin'i yönetmek için karmaşık bir düzen kurdu. Önemli görevler, Moğollara ve Orta Asya'dan, İran'dan ya da başka yerlerden gelen yabancılara verildi; Çinliler ise yönetimin alt kademelerinde çalıştı. Her ilde, hanın adına denetim yapan darugaçı adlı Moğol görevliler vardı. Sonraki kaynaklar ve bazı tarihçiler, Moğolların halkı Moğollar, «çeşitli halklar», Kuzey Çinliler ve Güney Çinliler olarak dört gruba ayırdığını anlatır; ama bu ayrımın ne ölçüde resmî ve katı bir yasa olduğu tartışmalıdır. Yüzyıllardır Çin devletine memur yetiştiren Konfüçyüsçü memuriyet sınavları, 1315'e kadar yapılmadı; pek çok Çinli bilgin, devlet hizmeti yerine öğretmenliğe, resme, tiyatroya ve edebiyata yöneldi. Kubilay, Tibetli Budist keşiş Phagspa'yı imparatorluk öğretmeni yaptı ve ona, imparatorluğun bütün dillerini yazabilecek yeni bir alfabe hazırlattı.

Yaygın yanlış«Moğollar Çin'i fethettikten sonra kısa sürede Çinlileşti ve Çin kültürüne tamamen uyum sağladı.»
Doğrusu

Kubilay ve halefleri Çin saray törenlerini, Çin takvimini ve Çince bir hanedan adını benimsedi; ama Moğol seçkinlerinin çoğu Çince öğrenmedi. Moğollar kendi dillerini, bozkır geleneklerini, yazlık başkenti ve Moğolistan'la bağlarını korudu; yönetimde Çinlilerden çok yabancılara güvendi. Bu yüzden bugünkü tarihçilerin çoğu, eski «Çinlileşme» açıklamasına temkinle yaklaşır; Moğol yönetimi, Çin kurumlarını kullanan ama onlara teslim olmayan bir imparatorluk olarak incelenir.

Cevap — bir bozkır hanı, bir Çin imparatoru

Kubilay, Çin'in zenginliğini ve kurumlarını kullanarak, hem Moğol imparatorluğunun Büyük Hanı hem de Çin'in imparatoru oldu. Song'u yıkarak Çin'i yeniden birleştirdi, yeni başkentler kurdu, Büyük Kanal'ı Dadu'ya kadar uzattı ve Asya'nın dört bir yanından yabancıları hizmetine aldı. Ama Japonya'ya, Vietnam'daki Dai Viet'e ve Cava'ya gönderdiği seferler başarısız oldu ve hazineye ağır yük getirdi. Moğollar Çin'i, Çinli seçkinleri büyük ölçüde yönetimin dışında tutan, yabancılara dayanan bir düzenle yönetti. Kubilay'ın 1294'teki ölümünden sonra, taht kavgaları, mali bunalım ve doğal felaketler bu düzeni zayıflattı.

Bugünle bağ — Pekin'in çekirdeği

Bugün Pekin'in merkezinde yürüyen biri, farkında olmadan Kubilay'ın kentinin izlerini takip eder. Kentin kuzey–güney ekseni, göllerin yeri ve bazı sokakların düzeni, Yuan döneminde kurulan Dadu'dan kalmıştır. Çin'in bugünkü sınırlarının önemli bir bölümü de, Tibet'in ve Yunnan'ın Çin yönetimine bağlandığı Yuan dönemine uzanır. Bu yüzden Yuan hanedanı, bugün Çin'de de Moğolistan'da da farklı biçimlerde sahiplenilir: biri onu bir Çin hanedanı, öteki bir Moğol imparatorluğu olarak anlatır.

Birincil kaynak

Marco Polo, Ahmed'e karşı düzenlenen suikastı anlatırken, Çinlilerin Moğol yönetimine bakışını şöyle açıklar. Henry Yule'ün İngilizce çevirisinden:

And you should know that all the Cathayans detested the Grand Kaan's rule because he set over them governors who were Tartars, or still more frequently Saracens, and these they could not endure, for they were treated by them just like slaves. You see the Great Kaan had not succeeded to the dominion of Cathay by hereditary right, but held it by conquest; and thus having no confidence in the natives, he put all authority into the hands of Tartars, Saracens, or Christians who were attached to his household and devoted to his service, and were foreigners in Cathay.

Türkçesi: Şunu bilmelisiniz ki bütün Kataylılar, yani Kuzey Çinliler, Büyük Han'ın yönetiminden nefret ediyordu; çünkü han onların başına Tatar ya da daha çoğu zaman Müslüman valiler atamıştı ve Kataylılar onlara katlanamıyordu, çünkü onlar tarafından tıpkı köle gibi muamele görüyorlardı. Büyük Han'ın Katay'ın egemenliğini miras yoluyla değil, fetihle elde ettiğini görüyorsunuz; bu yüzden yerlilere güvenmediğinden, bütün yetkiyi kendi hane halkına bağlı ve hizmetine adanmış, Katay'da yabancı olan Tatarların, Müslümanların ya da Hristiyanların eline verdi.

Kaynak: Marco Polo, Dünyanın Tasviri, II. kitap, 23. bölüm; Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), The Book of Ser Marco Polo, cilt I, 3. baskı (Londra: John Murray, 1903), s. 418; Internet Archive. Türkçesi, Yule'ün İngilizcesinden bizim.

  1. Polo'ya göre Kubilay neden yönetimde yabancılara güvendi?
  2. Polo kendisi de hanın hizmetinde çalışan bir yabancıydı. Bu durum, onun bu konudaki gözlemlerini nasıl etkilemiş olabilir?
  3. Polo'nun «bütün Kataylılar» genellemesi, Çinli seçkinlerin Moğol yönetimine karşı tutumlarının çeşitliliğini ne ölçüde yansıtır?

Tarihçiler Tartışıyor

  • John Dardess (1973) — Yuan hanedanının son döneminde, Moğol sarayında iki siyasal eğilimin çatıştığını gösterdi: biri Çin'in Konfüçyüsçü yönetim geleneğini benimsemek isteyen, öteki bozkır ağırlıklı Moğol yönetimini korumak isteyen gruplar. Bu çatışmanın, hanedanın son on yıllarındaki siyasal istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri olduğunu savundu.
  • Elizabeth Endicott-West (1989) — Yuan döneminde yerel yönetimi, özellikle darugaçı adlı Moğol denetçilerin rolünü inceledi. Moğolların Çin'i, yerel yönetimde Çinli memurlarla birlikte çalışan ama onları sürekli denetleyen çok katmanlı bir düzenle yönettiğini gösterdi.
  • Frederick Mote (1999) — Çin'in 900–1800 arasındaki tarihini anlatırken, Yuan dönemini ayrı bir bölüm olarak ele aldı. Yuan'ın, Çin kurumlarını kullanan ama özünde bir Moğol imparatorluğu olarak kalan bir yönetim olduğunu; Moğolların Çin'de hiçbir zaman gerçek bir Çin hanedanına dönüşmediğini vurguladı.
  • Timothy Brook (2010) — Yuan ve Ming dönemlerini birlikte ele alarak, on dördüncü yüzyılın ortasındaki soğuk yılları, kuraklıkları, selleri ve salgınları öne çıkardı. Yuan'ın çöküşünü, siyasal sorunların yanında çevresel felaketlerin de hızlandırdığını ileri sürdü.

Bu tartışmada tarihçiler, Yuan yönetiminin niteliğini ve çöküşünü farklı açılardan değerlendirir. Endicott-West ile Mote, Moğolların Çin'i nasıl yönettiğine bakar: biri yerel yönetimin işleyişine, öteki hanedanın genel karakterine. Dardess ile Brook ise çöküşü açıklar: biri sarayın içindeki siyasal bölünmeyi, öteki doğanın getirdiği felaketleri öne çıkarır. Bu yaklaşımlar birlikte, Yuan'ı hem kendi kurumlarıyla hem de kendi dönemi ve iklimiyle anlamak gerektiğini gösterir.

Derine İn

Yuan hanedanının son yılları, Kubilay'ın döneminden çok farklıydı. 1294'ten 1333'e kadar geçen kırk yılda, dokuz ayrı hükümdar tahta çıktı; bunların çoğu kısa süre hüküm sürdü ve bazıları saray darbeleriyle devrildi. Son Yuan hükümdarı Togan Temür, 1333'te tahta çıktı ve otuz beş yıl hüküm sürdü; ama bu dönem, sarayda Konfüçyüsçü reformcular ile onlara karşı çıkan Moğol ve Orta Asyalı seçkinler arasındaki sürekli çatışmalarla geçti. Memuriyet sınavları 1315'te yeniden başlatıldı, ama bir süre sonra yine askıya alındı.

Yuan dönemi, siyasal sorunlarına rağmen, kültür ve bilim açısından verimli bir dönemdi. Devlet hizmetinden uzak kalan Çinli yazarlar, halk dilinde yazılmış, şarkılı ve müzikli tiyatro oyunları yazdı; Çin tiyatrosunun ilk büyük dönemi bu yıllarda yaşandı. Ressam ve hattat Zhao Mengfu gibi bazı Song soyluları ise Kubilay'ın hizmetine girdi ve bu yüzden sonraki kuşaklarca eleştirildi. Astronom Guo Shoujing, 1280'de yeni ve çok isabetli bir takvim hazırladı; İran'dan gelen Müslüman astronomlar da Yuan sarayında gözlemevlerinde çalıştı. Moğolların farklı halklardan uzmanları bir araya getirmesi, bu alışverişi mümkün kıldı.

Ekonomik sorunlar da büyüdü. Yuan hükümeti, masraflarını karşılamak için giderek daha fazla kâğıt para bastı; paranın değeri düştü ve fiyatlar yükseldi. Devlet gelirinin önemli bir kaynağı olan tuz tekeli, halk üzerinde ağır bir yük oldu. 1340'larda Sarı Irmak'ın büyük taşkınları, kuzey Çin'in tarım alanlarını harap etti ve ırmağın yatağını değiştirdi. Hükümet, ırmağı eski yatağına döndürmek için yüz binden fazla işçiyi zorla çalıştırdı; bu büyük iş, halkın öfkesini artırdı.

1351'de, Budist kökenli bir halk inancının, Maitreya'nın, yani gelecekteki Buda'nın yakında geleceğine ve dünyayı kurtaracağına inanan tarikatların önderliğinde, büyük bir ayaklanma başladı. Başlarına kırmızı sarık bağladıkları için «Kızıl Sarıklar» diye anılan asiler, Orta Çin'in büyük bölümünü ele geçirdi. Ayaklanmanın önderleri arasında, yoksul bir köylü ailesinden gelen ve bir süre bir Budist manastırında yaşamış olan Zhu Yuanzhang vardı. Zhu, rakiplerini birer birer yendi, 1368'de Nanjing'de Ming hanedanını ilan etti ve aynı yıl ordusu Dadu'ya girdi.

Kubilay'ın denizaşırı seferleri de, sonraki yüzyıllarda farklı biçimlerde hatırlandı. Japonya'ya 1274'te ve 1281'de gönderilen donanmalar, Japon savaşçıların direnişi ve fırtınalar yüzünden geri döndü. Vietnam'daki Dai Viet krallığına yapılan seferler, 1288'de Bạch Đằng Irmağı'nda Moğol donanmasının ağır bir yenilgisiyle sonuçlandı; 1293'te Cava'ya gönderilen sefer de kalıcı bir sonuç vermedi. Bu seferler, Moğol atlılarının kara üzerindeki üstünlüğünün, denizlerde ve sıcak iklimli ormanlık bölgelerde aynı biçimde işlemediğini gösterdi.

Togan Temür, Dadu'dan kaçarak Moğolistan'a çekildi. Moğollar, Moğolistan'da Yuan adını bir süre daha kullandı; tarihçiler bu devleti «Kuzey Yuan» diye anar. Çin'in yeni hükümdarları, Moğol dönemini bir «barbar» yönetimi olarak anlattı; ama Ming hanedanı, Yuan'ın başkentini, idari bölümlerini ve pek çok kurumunu devraldı. Böylece Yuan, Çin tarihinde hem reddedilen bir yabancı yönetim hem de sonraki imparatorluğun temellerini atan bir dönem olarak kaldı.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), The Book of Ser Marco Polo, cilt I, 3. baskı (Londra: John Murray, 1903).
  • John W. Dardess, Conquerors and Confucians: Aspects of Political Change in Late Yüan China (New York: Columbia University Press, 1973).
  • Elizabeth Endicott-West, Mongolian Rule in China: Local Administration in the Yuan Dynasty (Cambridge, Mass.: Harvard University Asia Center, 1989).
  • Frederick W. Mote, Imperial China, 900–1800 (Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 1999).
  • Timothy Brook, The Troubled Empire: China in the Yuan and Ming Dynasties (Cambridge, Mass.: Harvard University Press, 2010).

Arşiv ve kaynak

Yuan dönemi hakkındaki başlıca Çince kaynak, Ming hanedanının ilk yıllarında hızla derlenen resmî tarih Yuanshi'dir; bu metin, aceleyle yazıldığı için pek çok tekrar ve boşluk içerir. Yuan hukuk ve yönetim belgelerinin derlemeleri, Moğolca ve Phagspa alfabesiyle yazılmış fermanlar ve Farsça yazan İlhanlı tarihçisi Reşîdüddin'in Kubilay dönemi anlatısı da önemli kaynaklardır. Polo'nun Yule baskısı, telifi dolmuş olarak çevrimiçi okunabilir.

Açık sorular

  • Kubilay, Çinli seçkinlere daha fazla yer verseydi, Yuan hanedanı daha uzun ömürlü olabilir miydi?
  • Moğolların halkı gruplara ayıran düzeni, gerçekte ne ölçüde uygulandı?
  • Yuan hanedanı, bir Çin hanedanı mı, yoksa Çin'i yöneten bir Moğol imparatorluğu mu olarak anlatılmalıdır?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Kubilay'ın Büyük Hanlık için savaştığı kardeşi kimdir? A) Hülagü B) Möngke C) Arık Böke D) Batu
  2. (Hedef 1) Song hanedanının başkenti Hangzhou hangi yıl Moğollara teslim oldu? A) 1276 B) 1260 C) 1294 D) 1368
  3. (Hedef 2) Yuan döneminde Moğolların illerde hanın adına denetim yapan görevlilerine ne ad verilirdi? A) Noyan B) Darugaçı C) Tümen D) Kurultay
  4. (Hedef 3) 1351'de başlayan ve Yuan hanedanını yıkan ayaklanmaya katılan asilere ne ad verildi? A) Sarı Sarıklar B) Boksörler C) Taypingler D) Kızıl Sarıklar
  5. (Hedef 3) Yuan'ın çöküşünde iklim ve çevresel felaketlerin rolünü vurgulayan tarihçi kimdir? A) Timothy Brook B) John Dardess C) Elizabeth Endicott-West D) Frederick Mote

Açık uçlu soru

(Hedef 2) «Moğollar Çin'i nasıl yönetti?» sorusunu tartış. Cevabında Marco Polo'nun Şangdu ve Ahmed anlatılarını, darugaçı kurumunu, memuriyet sınavlarının askıya alınmasını kullan; Endicott-West ile Mote'un yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. C — Kubilay, kardeşi Arık Böke ile savaştı.
  2. A — Hangzhou 1276'da teslim oldu.
  3. B — Bu görevlilere darugaçı denirdi.
  4. D — Asiler Kızıl Sarıklar diye anıldı.
  5. A — Bu tarihçi Timothy Brook'tur.

Kapsamlı bir cevap, Kubilay'ın Çin saray kültürünü ve kurumlarını benimserken bozkır geleneklerini de sürdürdüğünü, Şangdu'daki iki sarayın bunun simgesi olduğunu açıklar. Polo'nun Ahmed anlatısını, Moğolların yönetimde yabancılara dayandığını ve bunun Çinliler arasında yarattığı hoşnutsuzluğu gösteren bir kanıt olarak kullanır; ama Polo'nun önyargılı yorumlarını da ayırt eder. Endicott-West'in darugaçıların yerel yönetimdeki denetim rolünü gösteren çalışmasını, Mote'un Yuan'ı bir Moğol imparatorluğu olarak gören yorumuyla karşılaştırır. Güçlü bir yanıt, «Çinlileşme» kavramının sınırlarını tartışır.

Sonraki bölüme köprü

Kubilay Çin'de hüküm sürerken, imparatorluğun batısındaki hanlıklar kendi yollarını çiziyordu. İran'daki İlhanlılar, 1295'te hükümdarları Gazan Han'ın İslam'ı kabul etmesiyle yeni bir döneme girdi; Altın Orda'da Özbek Han, bir kuşak sonra aynı yolu izledi; Orta Asya'da ise Kaydu, yıllarca Kubilay'a karşı savaştı. Sıradaki bölümün sorusu şu: Cengiz'in torunları, yönettikleri halkların dinlerini ve dillerini neden benimsedi, dört hanlık birbirinden nasıl ayrıştı, ve bu devletler on dördüncü yüzyılda neden birer birer dağıldı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:40 Kanca: bir parkın içinde mermer bir saray ve ağaçların arasında hafif bir kamış köşk; yere serpilen süt damlaları. Hiçbir yüz çizilmez.
  • 1:40–3:20 Bağlam: Moğolistan ile Kuzey Çin arasında iki kent işareti; aralarında gidip gelen bir ok; Karakurum'da ikinci bir işaretin belirmesi.
  • 3:20–5:40 Gelişme: Yangzi boyunca ilerleyen gemi silüetleri; surlarla çevrili bir kalenin önünde mancınık silüetleri; Hangzhou'nun kapılarının açılması.
  • 5:40–7:30 Dönüş noktası: bir yönetim piramidinin katmanları; üst katmanlarda farklı renklerde simgeler; yanında yeni bir alfabenin harfleri.
  • 7:30–9:00 Kapanış: taşan bir ırmak; kırmızı sarıklı silüetlerin kalabalığı; ardından Pekin'in kuzey–güney ekseni.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.