İçeriğe geç

Bölüm DT-119.07 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Pax Mongolica ve Marco Polo

DT-119 Moğol Çağı

2.661 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
1260–1368
Bölge
Orta Asya · Doğu Asya · Karadeniz
Tema
Ekonomi · Tarihyazımı · İmparatorluk
Kişiler
Marco Polo · Maffeo Polo · Rustichello · Kubilay · Francesco Pegolotti · Rabban Sauma · Ögedey · Henry Yule · Frances Wood · Hans Ulrich Vogel · Adam Silverstein · Morris Rossabi
Yerler
Tana · Kefe · Saray · Otrar · Hanbalık · Venedik
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Moğol İmparatorluğu'nun Avrasya'yı boydan boya geçen yolları nasıl örgütlediğini, yam sistemi, paiza ve kâğıt para örnekleriyle açıklayabileceksin.
  • Pegolotti'nin tüccar el kitabını ve Marco Polo'nun kitabını karşılaştırarak, bir seyahat anlatısının ve bir ticaret belgesinin tarihçiye ne söylediğini değerlendirebileceksin.
  • «Moğol barışı» kavramının güçlü ve zayıf yanlarını, Marco Polo'nun Çin'e gidip gitmediği tartışmasıyla birlikte tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — sakalını uzat

1340 dolaylarında, Floransalı bankacılık şirketi Bardi'nin temsilcisi Francesco Pegolotti, tüccarlar için bir el kitabı yazdı. Kitabın büyük bölümü, Akdeniz limanlarındaki ölçü birimlerini, gümrük vergilerini ve paraların değerini anlatan kuru listelerden oluşur. Ama bir bölüm, bugün bile okuyanı şaşırtır: Karadeniz'in kuzeyindeki Tana'dan Çin'e, yani Avrupalıların «Katay» dediği ülkeye nasıl gidileceğini adım adım anlatır. Pegolotti'nin ilk öğüdü şudur: yola çıkacak tüccar sakalını uzatmalı ve tıraş olmamalıdır. İkinci öğüdü, iyi bir tercüman tutmak ve bu konuda para biriktirmeye çalışmamaktır.

Pegolotti hiç Çin'e gitmemişti; ama o yolu kullanan tüccarlardan edindiği bilgileri, sanki sıradan bir iş yolculuğunu anlatır gibi kaleme alıyordu. Bu bölümün sorusu şu: Moğol yönetimi, Avrupa ile Çin arasındaki yolculuğu nasıl olağan bir iş hâline getirdi, ve bu dönemin en ünlü gezgini Marco Polo'nun anlattıklarını nasıl okumalıyız?

Bağlam — tek bir yönetim, dört hanlık

On üçüncü yüzyılın ortasında Moğollar, Kore'den Macaristan sınırına, Sibirya'dan Basra Körfezi'ne kadar uzanan bir alanı ele geçirmişti. Daha önce onlarca devletin, gümrük kapısının ve savaşın böldüğü yollar, artık tek bir hanedanın denetimindeydi. Modern tarihçiler, Roma İmparatorluğu'nun Akdeniz'de sağladığı güvenlik için kullanılan «Pax Romana» deyimine benzeterek, bu döneme «Pax Mongolica», yani «Moğol barışı» adını verdi.

Ama 1260'tan sonra bu yönetim tek parça değildi. Möngke'nin ölümünün ardından imparatorluk, fiilen dört hanlığa bölündü: Çin ve Moğolistan'da Kubilay'ın kurduğu Yuan hanedanı, İran'da Hülagü'nün soyundan gelen İlhanlılar, İdil boylarında Altın Orda ve Orta Asya'da Çağatay Hanlığı. Önceki bölümde gördüğümüz gibi, bu hanlıklar zaman zaman birbirleriyle savaştı. Tarihçilerin «dört hanlık» diye andığı bu yapı, tek bir merkezden yönetilmiyordu; Büyük Han'ın otoritesi, Çin dışında giderek simgesel bir hâl aldı. Yine de hepsi Cengiz'in soyundan geldiğini ileri sürüyordu, çoğu zaman aynı kurumları kullanıyordu ve birbirlerinin elçilerini, tüccarlarını geçiriyordu.

Gelişme — yam, paiza ve yol

Moğol yollarının belkemiği, Ögedey döneminde düzenli bir biçim alan yam sistemiydi. Belirli aralıklarla kurulan istasyonlarda, hanın elçileri ve memurları için taze atlar, yiyecek ve konaklama hazır bekletilirdi. İstasyonların giderlerini çevredeki halk karşılardı. Bu sistemden yararlanmanın yolu, hanın verdiği bir yetki tableti taşımaktı: altından, gümüşten ya da tahtadan yapılan ve Çinceden gelen «paiza» adıyla anılan bu tabletler, taşıyıcısına at, yiyecek ve koruma isteme hakkı verirdi.

Yam sistemi öncelikle devlet içindi, ama güvenli yollar tüccarlara da yaradı. Moğol hanları ticareti destekledi; pek çok tüccar, hanlara ve prenslere borç veren ya da onların parasını işleten ortaklıklar içinde çalışıyordu. Karadeniz'in kuzeyinde, Altın Orda topraklarında, Cenevizliler Kırım'daki Kefe'de, Venedikliler Don Irmağı'nın ağzındaki Tana'da ticaret kolonileri kurdu. Pegolotti'nin anlattığı yol, Tana'dan başlayıp Hazar kıyısındaki Hacı Tarhan'a, Altın Orda'nın başkenti Saray'a, Harezm'deki Ürgenç'e, sonra Otrar'a ve Orta Asya'dan Çin'e uzanıyordu. Pegolotti, bu yolculuğun aşamalarının süresini tek tek verir; hepsi toplandığında yolculuk sekiz dokuz ayı bulur; her aşamada hangi taşıtın kullanılacağını, nerede un ve tuzlu balık alınacağını ve hangi kentte malların iyi satılacağını tek tek yazar.

Dönüş noktası — Polo ailesi

Venedikli tüccar kardeşler Niccolò ve Maffeo Polo, 1260'ta Karadeniz kıyısından doğuya, Altın Orda'nın topraklarına ticaret için gittiler. Hanlıklar arasındaki savaş yüzünden geri dönemeyince, yıllarca doğuda kaldılar ve sonunda Kubilay'ın sarayına ulaştılar. Kubilay, onları papaya bir mektupla geri gönderdi. Kardeşler, 1271'de yeniden yola çıktıklarında, Niccolò'nun genç oğlu Marco'yu da yanlarına aldılar. Marco Polo'nun anlatısına göre, aile Çin'de on yedi yıl kaldı; Marco, Kubilay'ın hizmetinde çeşitli görevlerle eyaletlere gönderildi. 1290'ların başında aile, İlhanlı hükümdarıyla evlenecek bir Moğol prensesine eşlik ederek deniz yoluyla İran'a döndü ve 1295'te Venedik'e ulaştı.

Birkaç yıl sonra, Venedik ile Ceneviz arasındaki bir savaşta tutsak düşen Marco Polo, Ceneviz hapishanesinde Pizalı yazar Rustichello ile tanıştı. Rustichello, Polo'nun anlattıklarını Fransızcaya yakın bir dilde yazıya geçirdi. Ortaya çıkan kitap, Dünyanın Tasviri adıyla, Avrupa'da elden ele dolaştı; onlarca dile çevrildi ve yüzyıllar boyunca Avrupalıların Asya hakkındaki en önemli bilgi kaynaklarından biri oldu.

Yaygın yanlış«Pax Mongolica, Moğol İmparatorluğu'nun savaşsız ve birleşik bir çağıydı.»
Doğrusu

Moğol barışı, önce büyük fetihlerin ve yıkımların ardından geldi. 1260'tan sonra imparatorluk dört hanlığa bölündü ve bu hanlıklar sık sık birbirleriyle savaştı; Polo kardeşlerin ilk yolculukta geri dönememesi de böyle bir savaş yüzündendi. Pegolotti bile, bir hükümdar ölüp yenisi ilan edilene kadar geçen dönemde yolların güvenli olmadığını ve yabancıların zarar görebildiğini yazar. «Barış», savaşın yokluğunu değil, yolların çoğu zaman açık ve korunmuş olmasını anlatır.

Cevap — yollar açıkken

Moğol yönetimi, Avrupa ile Çin arasındaki yolculuğu, yam istasyonları, yetki tabletleri, tüccarları koruyan hanlar ve imparatorluğun geniş bölümünde geçen paralarla, önceki yüzyıllara göre çok daha güvenli ve öngörülebilir kıldı. Pegolotti'nin el kitabı, bu yolculuğun on dördüncü yüzyılın ortasında İtalyan tüccarları için sıradan bir iş hâline geldiğini gösterir. Marco Polo'nun kitabı ise, bu dünyayı bir yabancının hayranlığıyla anlatır; abartılar ve yanlışlar içerse de, pek çok ayrıntısı başka kaynaklarla doğrulanır. Ama bu açıklık, fetihlerin yıkımının üzerine kuruldu ve hanlıklar arasındaki çatışmalarla sık sık kesintiye uğradı.

Bugünle bağ — yeni İpek Yolları

Bugün Avrasya'yı boydan boya geçen demiryolları, boru hatları ve ticaret anlaşmaları tartışılırken, Moğol dönemi sık sık anılır. Kimileri bu dönemi, farklı kültürlerin açık yollar sayesinde birbirine yaklaştığı bir örnek olarak görür. Ama aynı yollar yalnızca ipek ve baharat taşımadı: on dördüncü yüzyılın ortasında, Karadeniz'deki ticaret kentleri üzerinden Avrupa'ya ulaşan veba salgınının da bu yollarla yayıldığı düşünülür. Bağlantılı bir dünya, hem fırsatları hem de tehlikeleri daha hızlı taşır.

Birincil kaynak

Francesco Pegolotti, Ticaretin Uygulaması adlı el kitabında, Tana'dan Katay'a gidecek tüccarlara şu öğütleri verir. Henry Yule'ün İngilizce çevirisinden:

In the first place, you must let your beard grow long and not shave. And at Tana you should furnish yourself with a dragoman. And you must not try to save money in the matter of dragomen by taking a bad one instead of a good one. […] The road you travel from Tana to Cathay is perfectly safe, whether by day or by night, according to what the merchants say who have used it.

Türkçesi: Her şeyden önce sakalını uzatmalı ve tıraş olmamalısın. Tana'da kendine bir tercüman bulmalısın. Tercüman konusunda para biriktirmeye çalışıp iyisi yerine kötüsünü almamalısın. […] Tana'dan Katay'a giden yol, onu kullanmış tüccarların söylediğine göre, gece olsun gündüz olsun tamamen güvenlidir.

Kaynak: Francesco Balducci Pegolotti, La pratica della mercatura, bölüm II; Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), Cathay and the Way Thither, cilt III (Londra: Hakluyt Society, 1914), s. 151–152; Internet Archive. Türkçesi, Yule'ün İngilizcesinden bizim.

  1. Pegolotti, yolun güvenli olduğunu kendi deneyimine mi, başkalarının anlattıklarına mı dayandırıyor? Bu fark, onun tanıklığını nasıl etkiler?
  2. Tüccarın sakal bırakması ve iyi bir tercüman tutması öğütleri, Avrupalı bir tüccarın yolda karşılaşacağı sorunlar hakkında ne söylüyor?
  3. Bir tüccar el kitabı, bir seyahat anlatısından hangi bakımlardan daha güvenilir, hangi bakımlardan daha sınırlı bir kaynaktır?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Morris Rossabi (1992) — Pekin yakınlarından yola çıkıp İlhanlı hükümdarının elçisi olarak 1287'de Avrupa'ya giden Nesturi rahip Rabban Sauma'nın yolculuğunu inceledi. Moğol yollarının yalnızca Batı'dan Doğu'ya değil, Doğu'dan Batı'ya da açık olduğunu; Sauma'nın papayı ve Avrupa krallarını ziyaret ederek Moğollarla Avrupa arasında bir ittifak aradığını gösterdi.
  • Frances Wood (1995) — Marco Polo'nun gerçekten Çin'e gidip gitmediğini sorguladı. Çin kaynaklarında Polo'nun adının geçmediğini; kitabında Çin Seddi, çay ve Çin yazısı gibi önemli ayrıntıların bulunmadığını; yer adlarının Çince değil Farsça biçimleriyle verildiğini vurgulayarak, Polo'nun bilgilerini Karadeniz ya da İran'daki tüccarlardan derlemiş olabileceğini ileri sürdü.
  • Adam Silverstein (2007) — İslam dünyasındaki posta sistemlerini, erken halifelikten Memlüklere kadar inceledi. Moğol yam sisteminin, İran ve Ortadoğu'daki eski posta geleneklerini nasıl dönüştürdüğünü ve Memlüklerin kendi posta ağını kurarken Moğol örneğinden de etkilenmiş olabileceğini tartıştı.
  • Hans Ulrich Vogel (2013) — Wood'un şüpheciliğine ayrıntılı bir cevap verdi. Polo'nun Çin'deki kâğıt para, tuz üretimi ve devlet gelirleri hakkında verdiği bilgilerin, o dönemde Avrupa'da ya da İran'da başka hiçbir kaynakta bulunmayan ama Çince kaynaklarla örtüşen ayrıntılar içerdiğini göstererek, Polo'nun Çin'de bulunduğunu savundu.

Bu tartışma, iki ayrı soru çevresinde döner. Wood ile Vogel, Polo'nun kitabının bir tanıklık mı, yoksa derleme mi olduğunu tartışır; biri eksiklere, öteki doğrulanabilen ayrıntılara bakar. Rossabi ve Silverstein ise, bakışı tek bir gezginden, onu mümkün kılan kurumlara ve ters yöndeki yolculuklara genişletir. Birlikte okunduklarında, Polo'nun kitabını değerlendirmenin, onu Moğol dünyasının öteki kaynaklarıyla yan yana koymaktan geçtiği görülür.

Derine İn

Frances Wood'un 1995'te sorduğu soru, Polo tartışmasını yeniden canlandırdı; ama soru yeni değildi. Polo'nun kendi zamanında bile, anlattıkları abartılı bulunmuştu; kitabının İtalyanca adlarından biri olan Il Milione, bazı yorumlara göre onun her şeyi «milyonlarla» anlatma alışkanlığına bir göndermeydi. Polo'nun kitabında gerçekten açıklanması gereken eksikler ve yanlışlar vardır. Örneğin Polo, Kubilay'ın Güney Çin'deki Siangyang kentinin kuşatmasında kendi ailesinin mancınık yaptırdığını anlatır; oysa Çince ve Farsça kaynaklara göre bu mancınıkları İran'dan gelen Müslüman ustalar yapmıştı ve kuşatma, Polo'ların Çin'e varmasından önce sona ermişti.

Öte yandan, Polo'nun anlatısını destekleyen kanıtlar da güçlüdür. Çinli tarihçi Yang Zhijiu, 1941'de, Yuan dönemine ait bir belgede, İlhanlı hükümdarı Argun'un gönderdiği üç elçinin adlarını buldu; bu adlar, Polo'nun Moğol prensesine eşlik ederken birlikte yolculuk ettiğini söylediği elçilerin adlarıyla örtüşür. Polo'nun adı bu belgede geçmez; ama Polo'nun elçilerin adlarını başka türlü nasıl bilebileceği sorusu, onun bu yolculukta bulunduğunu düşündürür. Vogel'in çalışması da, Polo'nun kâğıt paranın yapımı, tuzun fiyatı ve eyaletlerin gelirleri gibi konulardaki ayrıntılarının, ancak Çin'de bulunmuş biri tarafından bilinebileceğini gösterir.

Kitabın nasıl yazıldığı da tartışmanın bir parçasıdır. Dünyanın Tasviri, Polo'nun kendi eliyle yazdığı bir günlük değil, bir hapishanede anlatılan ve deneyimli bir şövalye romanları yazarı olan Rustichello tarafından biçimlendirilen bir metindir. Rustichello, bazı sahneleri kendi önceki romanlarındaki kalıplarla süslemiş olabilir. Kitap, sonraki yüzyıllarda kopyalanırken ve çevrilirken değişti; bugün yüzden fazla elyazmasında, birbirinden farklı biçimlerde korunur. Bazı elyazmalarında bulunan bölümler ötekilerde yoktur; on altıncı yüzyılda Venedikli derleyici Ramusio'nun yayımladığı İtalyanca metin, başka hiçbir nüshada bulunmayan ayrıntılar içerir. Bu yüzden tarihçiler, «Polo ne gördü?» sorusundan önce, «Hangi metin, kimin eliyle, hangi okur için yazıldı?» sorusunu sorar.

Polo dışında da, Moğol yollarını kullanan pek çok gezgin vardı. Fransisken rahipler Çin'de kiliseler kurdu; Hanbalık'ta bir başpiskoposluk açıldı. Faslı gezgin İbn Battuta, 1330'larda ve 1340'larda Altın Orda topraklarından Hindistan'a ve oradan Çin'e uzanan bir yolculuk yaptı. Rabban Sauma ise, Doğu'dan Batı'ya gelip Paris'te ve Roma'da ağırlandı. Bu yolculuklar, Moğol çağının, tek bir kişinin değil, birbirini tanımayan pek çok gezginin ve tüccarın hikâyesi olduğunu gösterir. Yolların ne kadar kırılgan olduğunu, Pegolotti'nin el kitabını yazdığı yıllardaki bir olay gösterir. 1343'te Tana'da bir Venedikli ile yerli bir Müslüman arasındaki kavga, bir cinayetle sonuçlandı. Altın Orda hanı Canıbek, bunun üzerine İtalyan tüccarları Tana'dan kovdu ve ardından Cenevizlilerin Kırım'daki kenti Kefe'yi kuşattı. Karadeniz ticareti yıllarca aksadı; İtalyan tüccarlar, uzun süre bu yolları eski güvenle kullanamadı. Bir tüccar el kitabının «tamamen güvenli» dediği yol, birkaç yıl içinde kapanabiliyordu.

Moğol yönetimi on dördüncü yüzyılın ortasında zayıflayıp Yuan hanedanı 1368'de Çin'den çekildiğinde, bu yolların güvenliği de büyük ölçüde sona erdi.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), The Book of Ser Marco Polo, cilt I, 3. baskı (Londra: John Murray, 1903).
  • Henry Yule ve Henri Cordier (yay.), Cathay and the Way Thither, cilt III (Londra: Hakluyt Society, 1914).
  • Morris Rossabi, Voyager from Xanadu: Rabban Sauma and the First Journey from China to the West (Tokyo: Kodansha International, 1992).
  • Frances Wood, Did Marco Polo Go to China? (Londra: Secker & Warburg, 1995).
  • Adam J. Silverstein, Postal Systems in the Pre-Modern Islamic World (Cambridge: Cambridge University Press, 2007).
  • Hans Ulrich Vogel, Marco Polo Was in China: New Evidence from Currencies, Salts and Revenues (Leiden: Brill, 2013).

Arşiv ve kaynak

Marco Polo'nun kitabı, yüzden fazla elyazmasında korunur; bunların en eskilerinden biri, Paris'teki Fransız Ulusal Kütüphanesi'ndeki Fransızca-İtalyanca karışık dildeki nüshadır. Pegolotti'nin el kitabının tek bilinen elyazması, Floransa'daki Riccardiana Kütüphanesi'ndedir. Yule'ün her iki çevirisi, zengin notlarıyla, telifi dolmuş olarak çevrimiçi okunabilir. Yuan dönemi posta sistemi ve kâğıt para hakkındaki Çince belgeler, Yuan hanedanının resmî tarihi Yuanshi'de ve dönemin yönetim derlemelerinde yer alır.

Açık sorular

  • Marco Polo'nun kitabındaki eksikler, onun Çin'de bulunmadığını mı, yoksa bir Moğol sarayı görevlisinin Çin'i yabancı bir gözle gördüğünü mü gösterir?
  • «Moğol barışı» deyimi, fetihlerin yarattığı yıkımı gözden kaçırmamıza yol açar mı?
  • Moğol yolları, on dördüncü yüzyılın salgınlarının yayılmasında ne ölçüde rol oynadı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Moğol İmparatorluğu'nda elçiler için at ve konaklama sağlayan istasyon sisteminin adı nedir? A) Kurultay B) Yam C) Ulus D) Tümen
  2. (Hedef 2) Pegolotti'nin el kitabına göre Katay'a gidecek tüccarın ilk yapması gereken nedir? A) Sakalını uzatmak B) Silah almak C) Papadan izin almak D) Deve satın almak
  3. (Hedef 2) Marco Polo'nun anlattıklarını Ceneviz hapishanesinde yazıya geçiren yazar kimdir? A) Pegolotti B) Rabban Sauma C) Henry Yule D) Rustichello
  4. (Hedef 3) Marco Polo'nun Çin'e gidip gitmediğini sorgulayan 1995 tarihli kitabın yazarı kimdir? A) Hans Ulrich Vogel B) Frances Wood C) Morris Rossabi D) Adam Silverstein
  5. (Hedef 1) 1260'tan sonra Moğol İmparatorluğu'nun bölündüğü hanlıklardan biri hangisi değildir? A) İlhanlılar B) Altın Orda C) Memlükler D) Çağatay Hanlığı

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «Marco Polo Çin'e gitti mi?» sorusunu tartış. Cevabında Polo'nun kâğıt para ve yam istasyonları hakkındaki anlatılarını, Pegolotti'nin el kitabını ve Argun'un elçilerine ilişkin Çince belgeyi kullan; Wood ile Vogel'in yaklaşımlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Bu sistemin adı yamdır.
  2. A — Pegolotti'nin ilk öğüdü sakalını uzatmaktır.
  3. D — Polo'nun anlattıklarını Rustichello yazıya geçirdi.
  4. B — Bu kitabın yazarı Frances Wood'dur.
  5. C — Memlükler bir Moğol hanlığı değil, Mısır'daki bir devletti.

Kapsamlı bir cevap, Wood'un Polo'nun kitabındaki eksiklere ve Çin kaynaklarındaki sessizliğe dayanan şüpheciliğini açıklar. Buna karşılık, Polo'nun kâğıt para anlatısının Pegolotti'nin bağımsız tanıklığıyla örtüştüğünü, yam istasyonları hakkındaki bilgilerinin başka kaynaklarla doğrulandığını ve Argun'un elçilerinin adlarının bir Yuan belgesinde bulunduğunu gösterir. Vogel'in ayrıntılı kanıtlarını Wood'un sorularıyla karşılaştırır. Güçlü bir yanıt, Polo'nun kitabının Rustichello'nun eliyle biçimlendiğini hatırlatır ve abartılar ile yanlışların, bir tanıklığı tümüyle geçersiz kılmayabileceğini tartışır.

Sonraki bölüme köprü

Marco Polo'nun hizmetine girdiği Kubilay, Moğol hanlarının hiçbirine benzemiyordu. Tahtı kardeşi Arık Böke ile yıllarca süren bir savaşla kazandı; başkentini Moğolistan'ın bozkırlarından Çin'in kuzeyine taşıdı ve yeni bir kent kurdu; hanedanına Çince bir ad verdi. Güney Çin'deki Song imparatorluğunu yıkarak bütün Çin'i birleştirdi, ama denizaşırı seferleri başarısız oldu. Sıradaki bölüm, bir bozkır hanının Çin imparatoru olma sürecini ele alıyor: Kubilay Çin'i nasıl fethetti, Moğollar bu büyük tarım ülkesini nasıl yönetti, ve Yuan hanedanı neden bir yüzyıl bile sürmedi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:40 Kanca: bir masanın üzerinde açık bir defter, yanında hokka ve kalem; defterin sayfasında Karadeniz'den doğuya uzanan bir çizgi. Hiçbir yüz çizilmez.
  • 1:40–3:20 Bağlam: Avrasya haritasında tek renkli büyük bir alanın dört ayrı renge bölünmesi.
  • 3:20–5:40 Gelişme: haritada Tana'dan Saray'a, Ürgenç'e, Otrar'a ve Çin'e uzanan bir yol; yol boyunca belirli aralıklarla küçük istasyon simgeleri ve atlar.
  • 5:40–7:30 Dönüş noktası: Venedik'ten doğuya giden ve denizden geri dönen bir yolculuk çizgisi; bir hapishane penceresinden süzülen ışık ve üst üste yığılmış sayfalar.
  • 7:30–9:00 Kapanış: dut yapraklarının üzerinde duran, kırmızı mühürlü bir kâğıt para silüeti.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal kişiler resmedilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.