İçeriğe geç

Bölüm DT-116.06 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Vikingler Amerika'ya ulaştı mı?

DT-116 Erken Orta Çağ Avrupası

2.654 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
985–1347
Bölge
İskandinavya · Atlantik · Kuzey Amerika
Tema
Deniz · Göç · Tarih yöntemi
Kişiler
Kızıl Erik · Leif Eriksson · Thorfinn Karlsefni · Gudrid · Brémenli Adam · Ari Thorgilsson · George Decker · Helge Ingstad · Anne Stine Ingstad · Gwyn Jones · Birgitta Wallace · Margot Kuitems
Yerler
Grönland · İzlanda · Newfoundland · L'Anse aux Meadows · Helluland · Markland · Bremen
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • İskandinav denizcilerin İzlanda'dan Grönland'a, oradan Kuzey Amerika kıyılarına uzanan yolculuklarını, sagaların ve arkeolojinin verileriyle sıralayabileceksin.
  • Yüzyıllar sonra yazıya geçirilen sagaların, çağdaş bir kronik kaydının ve kazı buluntularının birbirini nasıl doğruladığını ya da sınırladığını açıklayabileceksin.
  • L'Anse aux Meadows yerleşiminin anlamına ve Vinland'ın nerede olduğuna dair araştırmacıların farklı yorumlarını karşılaştırabileceksin.

Okuma metni

Kanca — çimenlerin altındaki çukurlar

1960 yazında, Norveçli kâşif Helge Ingstad, Kanada'nın Newfoundland adasının en kuzey ucundaki küçük bir balıkçı köyüne geldi. Yıllardır, İzlanda sagalarında anlatılan «Vinland»ın izini arıyordu; Kuzey Amerika'nın doğu kıyılarını Grönland'dan başlayarak adım adım dolaşmıştı. Köyde yaşayan balıkçı George Decker, ona kıyıya yakın bir düzlükte, çimenlerle örtülü bazı tümsekleri gösterdi. Yerel halk, bu tümsekleri yerli halklardan kalma eski bir yerleşimin izleri sanıyordu.

Ertesi yıl, Ingstad'ın eşi, arkeolog Anne Stine Ingstad, burada kazılara başladı. Çimenlerin altından, İzlanda ve Grönland'daki evlere benzeyen, turba duvarlı büyük yapıların temelleri çıktı. Yanlarında bir demirci atölyesi, demir perçinler ve İskandinav tipi bir iğ ağırşağı bulundu. L'Anse aux Meadows adlı bu yer, Avrupalıların Amerika'da bıraktığı, Kolomb'dan önceye ait bilinen tek yerleşim kalıntısı olarak tanındı. Ama bu keşif, eski bir soruyu çözmekle birlikte, yeni sorular da doğurdu. Bu bölümün sorusu şu: İskandinav denizciler Amerika'ya gerçekten ulaştı mı, ve bunu nasıl biliyoruz?

Bağlam — İzlanda'dan Grönland'a

Önceki derste gördüğümüz gibi, Norveç'ten ve İngiliz adalarından gelen aileler, 870'lerden itibaren İzlanda'nın boş kıyılarına yerleşmişti. İzlanda sagalarına göre, onuncu yüzyılın sonunda, Kızıl Erik adlı bir İzlandalı, bir cinayet davası yüzünden birkaç yıllığına sürgüne gönderildi. Erik, bu süreyi batıdaki büyük bir adayı keşfetmek için kullandı. Döndüğünde, bu adaya «Grönland», yani «Yeşil Ülke» adını verdi; sagalara göre, insanlar güzel adlı bir ülkeye gitmeye daha istekli olacağı için. 985 dolaylarında, İzlanda'dan yola çıkan bir filo, Grönland'ın güneybatı kıyılarına yerleşti.

Grönland yerleşimleri, hayvancılık ve avcılıkla geçinen küçük topluluklardı. Grönland'da ağaç yoktu; ev ve gemi yapmak için kereste, Norveç'ten ya da başka yerlerden getirilmek zorundaydı. Bu ihtiyaç, batıdaki kıyılara yönelik yolculukların nedenlerinden biri olacaktı.

Gelişme — iki saga, üç ülke

Vinland yolculuklarını anlatan iki saga vardır: Grönlandlılar Sagası ve Kızıl Erik Sagası. İkisi de on üçüncü yüzyılda, Leif'in kuşağından yaklaşık yedi kuşak sonra yazıya geçirildi, ve pek çok ayrıntıda birbirinden ayrılır. Ama ana çizgide uzlaşırlar. Sagalara göre, 1000 yılı dolaylarında, Kızıl Erik'in oğlu Leif Eriksson, Grönland'dan batıya ve güneye doğru yelken açtı. Önce çıplak, kayalık bir kıyıya vardı ve ona «Helluland», yani «Düz Taşlar Ülkesi» dedi. Sonra ormanlarla kaplı bir kıyıya ulaştı ve ona «Markland», yani «Orman Ülkesi» adını verdi. En güneyde ise, yabani üzümlerin ve kendiliğinden biten tahılların bulunduğu bir ülkeye vardı ve ona «Vinland» dedi.

Sagalar, Leif'ten sonra da birkaç yolculuk anlatır. Bunların en büyüğünü, İzlandalı tüccar Thorfinn Karlsefni ile eşi Gudrid yönetti. Sagalara göre, onlarla birlikte kadınlar ve hayvanlar da gitti; amaç, bir süre kalıcı olarak yerleşmekti. Gudrid'in oğlu Snorri, sagalara göre orada doğdu.

Ama bu topraklar boş değildi. Sagalar, yerleşimcilerin, İskandinav dilinde «skrælingjar» dedikleri yerli halklarla karşılaştığını anlatır. Bu sözcük, küçümseyici bir addı ve bugün tarihçiler onu yalnızca kaynakların dilini aktarmak için kullanır. Bu yerli halkların, bugünkü hangi toplulukların ataları olduğu, araştırmacılar arasında tartışmalıdır.

Sagalara göre, yerleşimciler yerli halkla yaşanan çatışmalar ve kendi aralarındaki anlaşmazlıklar yüzünden birkaç yıl sonra Grönland'a döndü. Yanlarında kereste, üzüm ve deriler götürdüler.

Dönüş noktası — kazıların söyledikleri

On dokuzuncu ve yirminci yüzyılların başında, pek çok araştırmacı sagaları, gerçeğe dayanan ama doğrulanamayan anlatılar olarak görüyordu. Vinland'ın yeri hakkında, Labrador'dan Virginia'ya kadar pek çok tahmin ileri sürüldü. Bu belirsizlik, bazı sahtekârlıklara da zemin hazırladı: ABD'nin Minnesota eyaletinde 1898'de bulunduğu iddia edilen «Kensington run taşı», bugün araştırmacıların büyük çoğunluğu tarafından bir sahte olarak görülür.

Newfoundland'deki kazı, bu tartışmanın zeminini değiştirdi. Buluntular, burada sekiz yapıdan oluşan bir yerleşimin bulunduğunu gösterdi: büyük salonlar, atölyeler ve bir demirhane. Yerleşimciler, çevredeki bataklıklardan çıkardıkları demir cevherini eritmiş, gemi onarımı için perçin yapmıştı. İğ ağırşağı ve dikiş iğnesi gibi buluntular, yerleşimde kadınların da bulunduğunu düşündürür. Kazılarda, Newfoundland'de yetişmeyen, ama daha güneyde, Saint Lawrence Körfezi kıyılarında yetişen bir ceviz türünün kabukları da bulundu. Bu, yerleşimcilerin buradan daha güneye yolculuklar yaptığını gösterir.

2021'de yayımlanan bir çalışma, kesin bir tarih ortaya koydu. Araştırmacılar, yerleşimde bulunan ve metal aletlerle kesildiği anlaşılan ağaç parçalarını incelediler. Her yıl bir tane oluşan ağaç halkası, ağacın yaşadığı yılların bir takvimi gibidir. Araştırmacılar, bu halkalarda, 993 yılında yaşanan büyük bir güneş fırtınasının atmosferdeki karbon düzeyinde bıraktığı ani sıçramayı buldular; bu sıçrama, radyokarbon tarihlemesi ile bütün dünyadaki ağaçlarda aynı yıla denk düşer. Bu işaret halkadan sonra kabuğa kadar kalan halkaları sayarak, ağaçların 1021 yılında kesildiğini belirlediler. Böylece, Avrupalıların Amerika'da bulunduğu kesin olarak tarihlenebilen ilk yıl, Kolomb'un yolculuğundan 471 yıl önceye yerleşti.

Yaygın yanlış«Amerika'yı ilk kez Vikingler keşfetti.»
Doğrusu

Amerika kıtası, İskandinav denizcilerden binlerce yıl önce, oraya Asya'dan gelen insanların torunları tarafından yerleşilmiş ve yaşanan bir kıtaydı. Sagaların kendileri de, Vinland'da yerli halklarla karşılaşıldığını anlatır. Doğru ifade, İskandinav denizcilerin, bilinen en erken Avrupalı ziyaretçiler olarak Kuzey Amerika'nın kıyılarına ulaştığıdır. Bu ziyaretler de kalıcı bir yerleşime dönüşmedi.

Cevap — ulaştılar, ama kalmadılar

Evet, İskandinav denizciler Amerika'ya ulaştı. Bunu, birbirinden bağımsız üç tür kanıttan biliyoruz. İlki, Brémenli Adam'ın on birinci yüzyıldaki kaydı ve Ari'nin on ikinci yüzyıldaki değinmesi gibi erken yazılı kaynaklardır. İkincisi, on üçüncü yüzyılda yazıya geçirilen ve ayrıntıları tartışmalı olsa da ana çizgisi tutarlı olan iki sagadır. Üçüncüsü, sagaların anlattığı türden bir yerleşimi Newfoundland'de ortaya çıkaran ve onu 1021 yılına tarihleyen arkeolojik kanıttır. Ama bu ulaşma, kısa süreli oldu. L'Anse aux Meadows, birkaç yıl kullanılıp terk edilmiş bir üs, belki de daha güneydeki bölgelere yapılan yolculuklar için bir geçiş noktasıydı. Uzaklık, yerli halklarla yaşanan çatışmalar ve Grönland'ın küçük nüfusu, kalıcı bir yerleşimi olanaksız kıldı.

Bugünle bağ — bir UNESCO alanı ve bir sahte harita

L'Anse aux Meadows, 1978'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı; bugün, yeniden inşa edilmiş turba evleriyle bir açık hava müzesi olarak ziyaret edilebiliyor. Vinland'ın hikâyesi, sahtekârlıklarla da dolu. 1957'de ortaya çıkan ve Vinland'ı gösteren en eski dünya haritası olduğu ileri sürülen «Vinland Haritası», 2021'de, onu elinde bulunduran Yale Üniversitesi tarafından yapılan analizlerle, yirminci yüzyılda üretilmiş bir mürekkep içerdiği için kesin olarak sahte ilan edildi. Tarihçiler için Vinland, bir yandan gerçek bir keşfin, öte yandan geçmişe istediğini söyletme isteğinin öyküsüdür.

Birincil kaynak

Hamburg–Bremen başpiskoposluğunun tarihini yazan Brémenli Adam, 1070'lerde, kuzey adalarını anlatırken Vinland'dan söz eder. Bu, Vinland'ın adının geçtiği bilinen en eski yazılı kaynaktır. Arthur Middleton Reeves'in 1890 tarihli İngilizce çevirisinden:

Moreover he spoke of an island in that ocean discovered by many, which is called Wineland, for the reason that vines grow wild there, which yield the best of wine. Moreover that grain unsown grows there abundantly, is not a fabulous fancy, but, from the accounts of the Danes, we know to be a fact. Beyond this island, it is said, that there is no habitable land in that ocean, but all those regions which are beyond are filled with insupportable ice and boundless gloom.

Türkçesi: Ayrıca [kral], o okyanusta pek çok kişi tarafından keşfedilmiş bir adadan söz etti; bu adaya, orada kendiliğinden yetişen ve en iyi şarabı veren asmalar yüzünden Vinland denir. Orada ekilmeden bol bol tahıl bittiği de bir masal değildir; bunu Danların anlattıklarından biliyoruz. Söylendiğine göre, bu adanın ötesinde o okyanusta yaşanabilir bir toprak yoktur; ötedeki bütün bölgeler, dayanılmaz buzlarla ve sonsuz bir karanlıkla doludur.

Kaynak: Brémenli Adam, Gesta Hammaburgensis ecclesiae pontificum, IV, «Kuzey adalarının tasviri»; Arthur Middleton Reeves (yay. ve çev.), The Finding of Wineland the Good (Oxford: Clarendon Press; Londra: Henry Frowde, 1890), s. 92–93; Internet Archive. Türkçesi, Reeves'in İngilizcesinden bizim. Adam'ın «o» dediği, bilgiyi kendisine aktaran Danimarka kralı Svend Estridsen'dir.

  1. Adam, bilgisini kimden aldığını özellikle belirtiyor. Bir yazarın kaynağını açıkça göstermesi, onun söylediklerine olan güvenimizi nasıl etkiler?
  2. Adam, «bu bir masal değildir» diye yazma gereği duyuyor. Bu, onun okurlarının Vinland hakkında ne düşünmüş olabileceğini gösteriyor?
  3. Adam'ın Vinland tasviri, sonraki sagalarla ve L'Anse aux Meadows'daki buluntularla hangi noktalarda örtüşüyor, hangi noktalarda ayrılıyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Gwyn Jones (1964) — İzlanda, Grönland ve Vinland yolculuklarını, sagaların metinlerini ayrıntılı biçimde inceleyerek tek bir Kuzey Atlantik öyküsü olarak anlattı. Sagaların, dikkatle okunduğunda, gerçek yolculukların anısını taşıdığını savundu.
  • Helge Ingstad (1965) — Vinland'ın, sagaların tasvirine uyan bir kıyıda, Newfoundland'in kuzeyinde aranması gerektiğini ileri sürdü ve bu arayışın sonucunda L'Anse aux Meadows'u buldu. Ona göre bu yerleşim, sagaların anlattığı Vinland'ın kendisiydi.
  • Birgitta Wallace (2006) — L'Anse aux Meadows'u, Vinland'ın kendisi değil, ona açılan bir kapı, daha güneydeki zengin bölgelere yapılan yolculukların üssü olarak yorumladı. Güneye ait ceviz kabuklarını bu yorumun kanıtı olarak gösterdi.
  • Margot Kuitems ve arkadaşları (2021) — Yerleşimde bulunan kesilmiş ağaç parçalarındaki güneş fırtınası izini kullanarak, ağaçların 1021'de kesildiğini gösterdi ve Avrupalıların Amerika'daki varlığına ilk kesin tarihi verdi.

Bu tartışmanın merkezinde, sagaların anlattığı «Vinland» ile arkeologların kazdığı yerin aynı şey olup olmadığı sorusu var. Jones, sagaların güvenilirliğini metinlerin içinden savunur. Ingstad, L'Anse aux Meadows'u Vinland'la özdeşleştirir. Wallace ise, buluntuların, sagaların anlattığı daha geniş bir bölgenin yalnızca bir parçasını gösterdiğini düşünür. Kuitems ve arkadaşlarının çalışması, bu tartışmaya bir tarih ekler, ama Vinland'ın sınırlarını belirlemez. Tartışmanın bir başka boyutu da, bu öykünün kimin gözünden anlatıldığıdır: bütün yazılı kaynaklar İskandinav tarafındandır, ve yerli halkların bu karşılaşmalara dair bakış açısı, ancak arkeolojinin dolaylı izleriyle yaklaşık olarak kurulabilir.

Derine İn

Vinland tartışması, tarihçilerin farklı türden kanıtları birbirine nasıl bağladığını gösteren iyi bir örnektir. Sagalar, olaylardan iki yüzyıl sonra yazıldı ve birbirleriyle çelişen ayrıntılar içerir: Grönlandlılar Sagası, Vinland'ı ilk gören kişi olarak Bjarni adlı bir denizciyi anlatırken, Kızıl Erik Sagası bu keşfi Leif'e yükler. Sagalardaki bazı öğeler, örneğin tek ayaklı yaratıklar gibi, açıkça efsanevidir. Bu yüzden yalnızca sagalara dayanarak, Vinland yolculuklarının gerçekten yapıldığını kanıtlamak zordu. On dokuzuncu yüzyılda bazı yazarlar sagaları ulusal gurur için kullanarak abarttı; bazıları ise onları tümüyle masal saydı. İki uç da, metinlerin kendisini dikkatle okumaktan kaçınıyordu. Sagaları yazanlar, on üçüncü yüzyılın İzlanda'sında, ataları olan yerleşimci ailelerin onurunu yücelten öyküler anlatıyordu; bu amaç, hangi ayrıntıların öne çıkarıldığını ve kimin kahraman olarak sunulduğunu belirliyordu.

Brémenli Adam'ın kaydı, bu açıdan önemlidir, çünkü sagalardan bağımsızdır ve olaylara çok daha yakın bir zamanda, on birinci yüzyılda yazılmıştır. Adam, bilgisini Danimarka kralından aldığını söyler; yani Vinland'ın adı, o dönemde İskandinav saraylarında biliniyordu. Ari'nin kısa değinmesi de, on ikinci yüzyılın başında İzlanda'da Vinland'ın bilinen bir yer olduğunu gösterir. Bu yazılı kaynaklar, sagaların Vinland yolculuklarını uydurmadığını, onları var olan bir anının üzerine kurduğunu düşündürür.

Arkeoloji ise, bu anının somut bir karşılığını ortaya çıkardı. Ama L'Anse aux Meadows'un sagalardaki hangi yere karşılık geldiği hâlâ tartışmalıdır. Yerleşimde yabani üzüm yetişmez; sagaların tasvir ettiği üzümlü ülke, daha güneyde olmalıdır. Güneye ait ceviz kabukları, yerleşimcilerin bu bölgelere ulaştığını gösteriyor; ama orada henüz İskandinav kalıntıları bulunamadı. Uydu görüntüleriyle yapılan yeni araştırmalar, Newfoundland'in başka yerlerinde de olası izler aradı; bu araştırmalar şimdiye kadar kesin bir sonuç vermedi. Bir yerleşimin bulunmaması, orada hiç bulunmadığını kanıtlamaz; birkaç yıllık, küçük bir kampın izleri, kıyıların değişmesiyle ya da sonraki yerleşimlerle kolayca silinebilir.

L'Anse aux Meadows'un tarihi de İskandinavlarla başlamaz. Kazılar, bu kıyının, İskandinavlardan binlerce yıl önce ve onlardan sonra da, farklı yerli toplulukların av ve konaklama yeri olarak kullanıldığını gösterdi. İskandinavların birkaç yıllık varlığı, bu uzun tarihin yalnızca kısa bir bölümüdür. Bu bakış, «keşif» sözcüğünün kimin açısından kullanıldığını da sorgulatır: İskandinavlar için yeni olan bir kıyı, orada yaşayanlar için zaten bilinen bir yurttu.

Son olarak, Grönland yerleşimlerinin kendi sonu da Vinland'ın neden kalıcı olmadığını anlamaya yardım eder. İzlanda yıllıklarında, 1347'de Markland'den dönen küçük bir Grönland gemisinden söz edilir; bu kayıt, Grönlandlıların kereste için Kuzey Amerika kıyılarına yüzyıllar sonra da gittiğini düşündürür. Ama Grönland'daki İskandinav yerleşimleri, iklimin soğuması, Avrupa ile ticaretin azalması ve başka nedenlerle, on beşinci yüzyılda terk edildi. Kuzey Atlantik'in bu uç noktası, Avrupa'yla bağını koruyabilecek kadar güçlü bir nüfus ve ekonomi hiçbir zaman kuramadı.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Arthur Middleton Reeves (yay. ve çev.), The Finding of Wineland the Good: The History of the Icelandic Discovery of America (Oxford: Clarendon Press; Londra: Henry Frowde, 1890).
  • Gwyn Jones, The Norse Atlantic Saga (Londra: Oxford University Press, 1964).
  • Helge Ingstad, Vesterveg til Vinland (Oslo: Gyldendal, 1965).
  • Birgitta Linderoth Wallace, Westward Vikings: The Saga of L'Anse aux Meadows (St. John's: Historic Sites Association of Newfoundland and Labrador, 2006).
  • Margot Kuitems ve arkadaşları, «Evidence for European Presence in the Americas in AD 1021», Nature 601 (2022): 388–391; çevrimiçi yayın 2021.
  • Kirsten A. Seaver, The Frozen Echo: Greenland and the Exploration of North America, ca. A.D. 1000–1500 (Stanford: Stanford University Press, 1996).

Arşiv ve kaynak

Reeves'in 1890 tarihli kitabı, iki Vinland sagasının İzlandaca metinlerini, İngilizce çevirilerini ve el yazmalarının fotoğraflarını bir arada sunar; Internet Archive'dan tamamı okunabilir. Sagaların en önemli el yazmaları, Reykjavík'teki Árni Magnússon Enstitüsü'nde korunur. L'Anse aux Meadows'un kazı raporları, Parks Canada'nın yayınları arasında yer alır.

Açık sorular

  • Sagaların anlattığı üzümlü «Vinland», L'Anse aux Meadows'un güneyinde nerede olabilir?
  • İskandinav yerleşimciler ile yerli halklar arasındaki karşılaşmalar, yerli halkların kendi sözlü geleneklerinde bir iz bırakmış olabilir mi?
  • Grönland yerleşimlerinin terk edilmesinde iklim değişimi, ekonomi ve başka etkenler ne ölçüde rol oynadı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Sagalara göre Leif Eriksson'un ormanlarla kaplı kıyıya verdiği ad nedir? A) Helluland B) Markland C) Vinland D) Grönland
  2. (Hedef 2) Vinland adının geçtiği bilinen en eski yazılı kaynağın yazarı kimdir? A) Brémenli Adam B) Ari Thorgilsson C) Kızıl Erik D) Snorri
  3. (Hedef 1) 1960'ta Helge Ingstad'a L'Anse aux Meadows'daki tümsekleri gösteren kişi kimdir? A) Anne Stine Ingstad B) Birgitta Wallace C) George Decker D) Thorfinn Karlsefni
  4. (Hedef 2) Kızıl Erik Sagası'na göre yerli halk takasta özellikle neyi almak istiyordu? A) Tahıl B) Gümüş sikke C) Tuz D) Kırmızı kumaş
  5. (Hedef 3) L'Anse aux Meadows'daki ağaç parçalarının 1021'de kesildiğini güneş fırtınası izini kullanarak gösteren çalışmanın başyazarı kimdir? A) Gwyn Jones B) Margot Kuitems C) Helge Ingstad D) Kirsten Seaver

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «İskandinav denizciler Amerika'ya ulaştı mı, ve bunu nasıl biliyoruz?» sorusunu tartış. Cevabında Brémenli Adam'ın kaydını, Ari'nin değinmesini, iki sagayı ve L'Anse aux Meadows buluntularını kullan; Ingstad ile Wallace'ın L'Anse aux Meadows yorumlarını karşılaştır.

Cevaplar

  1. B — Ormanlık kıyıya Markland adı verildi.
  2. A — En eski kayıt Brémenli Adam'a aittir.
  3. C — Tümsekleri balıkçı George Decker gösterdi.
  4. D — Yerliler özellikle kırmızı kumaş istiyordu.
  5. B — Çalışmanın başyazarı Margot Kuitems'tir.

Kapsamlı bir cevap, İskandinav denizcilerin Amerika'ya ulaştığını, birbirinden bağımsız üç tür kanıtla gösterir. Brémenli Adam'ın on birinci yüzyıl kaydının ve Ari'nin değinmesinin, sagalardan önceki dönemde Vinland adının bilindiğini kanıtladığını açıklar. Sagaların iki yüzyıl sonra yazıldığını, ayrıntılarda çeliştiğini ve efsanevi öğeler içerdiğini, ama ana çizgide uzlaştığını belirtir. L'Anse aux Meadows buluntularının ve 1021 tarihinin bu anlatıları somut olarak doğruladığını gösterir. Güçlü bir yanıt, Ingstad'ın bu yeri Vinland'ın kendisi sayan görüşünü, Wallace'ın onu güneye açılan bir üs olarak gören yorumuyla karşılaştırır ve Amerika'nın yerli halkların yurdu olduğunu vurgular.

Sonraki bölüme köprü

Vikinglerin batıya yolculukları Newfoundland'e kadar uzanırken, Britanya'da onların saldırıları bambaşka bir sonuç doğurdu. Dokuzuncu yüzyılın sonunda, İskandinav ordularına karşı direnen Wessex krallığı, dağınık Anglo-Sakson krallıklarını kendi etrafında toplamaya başladı. Sıradaki derste bu sürece bakacağız: Anglo-Saksonlar kimdi, ve Viking tehdidi, «İngiltere» adlı tek bir krallığın doğmasına nasıl katkıda bulundu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:50 Kanca: Newfoundland'in kuzey ucunda, çimenlerle kaplı alçak tümsekler ve kıyıda bir balıkçı teknesi. Hiçbir yüz çizilmez.
  • 1:50–3:20 Bağlam: haritada İzlanda'dan Grönland'ın güneybatı kıyısına uzanan bir yol; buzullar ve fiyortlar arasında küçük çiftlikler.
  • 3:20–6:05 Gelişme: haritada Helluland, Markland ve Vinland'ın sırayla belirmesi; kıyıya yaklaşan deri kanolar ve bir şerit kırmızı kumaş.
  • 6:05–7:45 Dönüş noktası: kazı alanında turba duvarların temelleri, demir perçinler, bir iğ ağırşağı; ardından bir ağaç kesitinin halkaları ve 993 yılını gösteren bir işaret.
  • 7:45–9:00 Kapanış: L'Anse aux Meadows'daki yeniden inşa edilmiş turba evler, kişisiz.

Kişiler yüzsüz silüet; yerli halklar karikatürize edilmez; savaş ve şiddet sahneleri gösterilmez.