İçeriğe geç

Bölüm DT-111.01 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Sarı Nehir ve Shang hanedanı

DT-111 Antik Çin

2.728 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 2000–MÖ 1046
Bölge
Doğu Asya
Tema
Siyaset · Din · Kaynaklar
Kişiler
Pan Geng · Wu Ding · Fu Hao · Sima Qian · Wang Yirong · Wang Guowei · Li Ji · James Legge · Édouard Chavannes · David N. Keightley · K. C. Chang · Robert Bagley
Yerler
Sarı Nehir · Anyang · Yinxu · Erlitou · Zhengzhou · Sanxingdui
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Sarı Nehir havzasının coğrafyasını ve Çin'in ilk devletlerinin bu havzada nasıl ortaya çıktığını anlatabileceksin.
  • Shang hanedanının siyasal ve dinsel düzenini, kehanet kemikleri, tunç kaplar ve Anyang kazıları üzerinden açıklayabileceksin.
  • Geleneksel Çin tarih yazımının Shang anlatısı ile arkeolojinin ortaya koyduğu tablo arasındaki uyumu ve gerilimleri değerlendirebileceksin.

Okuma metni

Kanca — eczanedeki ejderha kemikleri

Yirminci yüzyılın başında anlatılmaya başlanan bir öyküye göre, 1899'da Pekin'de, imparatorluk akademisinin yüksek görevlilerinden Wang Yirong sıtmaya yakalandı. Ona verilen geleneksel ilacın içinde, «ejderha kemiği» adıyla satılan ve öğütülerek kullanılan eski kemik parçaları vardı. Eski yazıtlar konusunda bilgili olan Wang, bu parçaların bazılarının üzerinde kazınmış işaretler gördü ve onların çok eski bir Çin yazısı olduğunu anladı. Öykünün ayrıntıları muhtemelen sonradan süslendi; ama kesin olan şu: on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında, Çinli bilginler, köylülerin tarlalardan çıkarıp eczanelere sattığı bu yazılı kemikleri toplamaya başladı.

Kemiklerin izi, Henan eyaletindeki Anyang kentinin yakınındaki köylere çıktı. Oradaki kazılar, Çin tarihinin en eski yazılı kayıtlarını ve bir kaybolmuş başkenti gün ışığına çıkaracaktı. Bu bölümün sorusu, bu keşifle ilgili: Çin'in ilk hanedanları hakkında ne biliyoruz ve bunu nereden biliyoruz?

Bağlam — sarı toprak, sarı su

Çin uygarlığının ilk merkezlerinden biri, Kuzey Çin'deki Sarı Nehir'in orta ve aşağı havzasıydı. Nehir, adını, Orta Asya'dan esen rüzgârların yüzbinlerce yıl boyunca taşıyıp biriktirdiği ince, sarı topraktan, lösten alır. Bu toprak, yumuşak ve verimliydi; ilk çiftçiler onu basit aletlerle işleyerek darı yetiştirdi. Ama aynı toprak, nehrin suyunu çamurlu bir sarıya boyuyor ve yatağında biriktikçe nehri yükseltiyordu. Sarı Nehir, tarih boyunca defalarca yatağını değiştirdi, büyük taşkınlarla ovaları sular altında bıraktı. Çin'in en eski efsanelerinden biri de, taşkınları kanallarla denetim altına alan ve ilk hanedanı kuran kahraman Yu'nun öyküsüdür.

Geleneksel anlatıya göre, Çin'in ilk hanedanı Xia'ydı; onu Shang, Shang'ı da Zhou izledi. Bu anlatının en ünlü biçimi, MÖ birinci yüzyılın başında Han sarayında çalışan tarihçi Sima Qian'ın yazdığı büyük tarih eseridir. Ama Sima Qian, anlattığı Shang krallarından bin yıl kadar sonra yaşamıştı. On dokuzuncu yüzyılın sonunda, Batılı ve bazı Çinli araştırmacılar, bu eski hanedanların gerçekten var olup olmadığını sorgulamaya başlamıştı.

Gelişme — yazılı kemikler ve bir başkent

1917'de, bilgin Wang Guowei, kehanet kemiklerinde adı geçen kralların ve ataların adlarını Sima Qian'ın Shang kralları listesiyle karşılaştırdı. Sonuç şaşırtıcıydı: kemiklerdeki adların büyük çoğunluğu, Sima Qian'ın listesiyle örtüşüyordu; üstelik sıralarında birkaç küçük farkla. Bin yıl sonra yazılmış bir tarih kitabının, en azından Shang kralları konusunda, güvenilir bir geleneğe dayandığı ortaya çıkmıştı.

1928'de, Çin'in yeni kurulan ulusal bilim akademisi, Anyang'da sistemli kazılar başlattı. Kazıları yöneten arkeolog Li Ji'nin ekibi, dokuz yıl boyunca, Shang'ın son başkentinin kalıntılarını, bugün Yinxu, yani «Yin'in harabeleri» denen alanı ortaya çıkardı. Saray ve tapınak temelleri, tunç döküm atölyeleri, büyük kral mezarları ve on binlerce kehanet kemiği parçası bulundu. Kazılar, 1937'de Japonya'nın Çin'i işgaliyle yarıda kesildi.

Kehanet kemikleri, Shang kralının dünyasına açılan bir pencereydi. Krallar, hemen her şeyi soruyordu: yağmur yağacak mı, hasat iyi olacak mı, düşmana saldırmak uygun mu, bir av başarılı olacak mı, kralın dişi neden ağrıyor, hangi ataya ne kurban sunulmalı?

Dönüş noktası — tunç, savaş arabası ve kurban

Shang, Çin'in tunç çağı uygarlığıydı. Shang dökümcüleri, parçalı kil kalıplar kullanarak, üzerinde hayvan yüzü desenleri bulunan büyük ve karmaşık tunç kaplar döktü. Bu kaplar, atalara sunulan yiyecek ve içkiler için kullanılıyordu; tunç, gündelik alet yapımından çok, dinsel törenlerin ve savaşın malzemesiydi.

Shang'ın son dönemine, MÖ on üçüncü yüzyılın sonlarında, yeni bir savaş aracı ulaştı: atlı savaş arabası. Anyang'daki mezarlarda, atlarıyla birlikte gömülmüş arabalar bulundu. Bu teknolojinin, Orta Asya bozkırlarından geldiği düşünülür.

Anyang'ın kral mezarları, Shang dünyasının karanlık bir yüzünü de gösterir. Büyük mezarlarda, kralla birlikte gömülen yüzlerce insanın kalıntıları bulundu; kehanet kemikleri de, atalara sunulan kurbanlar arasında, çoğu savaş esiri olan insanları sayar. Bu kurbanlar, Shang krallarının dinsel gücünü ve atalarla ilişkisini gösteren törenlerin bir parçasıydı.

Kehanet kemikleri, Shang'ın çevresindeki toplulukları da anar: kralın sefer düzenlediği düşmanları, haraç getiren bağlıları, bazen hem düşman hem müttefik olan komşuları. Bunlardan biri, Shang'ın batısında, Wei ırmağı vadisinde yaşayan ve kemiklerde Zhou adıyla geçen bir halktı. Bir gün bu halk, Shang'ın yerini alacaktı.

Shang'ın sonu, geleneksel anlatıda, bir ahlak öyküsü olarak anlatılır.

Yaygın yanlış«Shang, bütün Çin'i yöneten tek ve merkezî bir imparatorluktu.»
Doğrusu

Shang, Sarı Nehir'in orta havzasında güçlü bir krallıktı; ama bugünkü Çin'in büyük bölümünü yönetmiyordu. Çevresinde, onunla savaşan, ticaret yapan ya da ona bağlanan pek çok başka topluluk vardı. Güneybatıda, Sichuan'daki Sanxingdui'de, 1986'da bulunan dev tunç maskeler ve heykeller, Shang'la aynı dönemde, ondan çok farklı bir sanat ve inanç dünyasına sahip bağımsız bir tunç çağı kültürünün varlığını gösterdi.

Cevap — kemik, toprak ve kitap

Çin'in ilk hanedanları hakkında bildiklerimiz, birbirini sınayan kanıtlardan geliyor: Sima Qian gibi sonraki tarihçilerin eski gelenekleri derleyen kitaplarından, Shang'ın kendi sesini taşıyan kehanet kemiklerinden ve tunç kaplar üzerindeki kısa yazıtlardan, Anyang gibi alanlarda toprağın altından çıkan kalıntılardan. Bu kanıtlar, Shang'ın gerçek bir hanedan olduğunu kesin olarak gösterdi; ama aynı zamanda, geleneksel anlatının tek ve merkezî Çin tablosunu da sorgulattı. Shang'dan önceki Xia hanedanı ise hâlâ tartışmalıdır: Erlitou'da bulunan, Shang'dan önceye tarihlenen büyük saray yapılarının Xia'ya ait olup olmadığı, yazılı bir kayıt bulunmadığı için kesinleşemiyor.

Bugünle bağ — üç bin yıllık yazı

Bugün bir Çinli okur, kehanet kemiklerindeki işaretlerin bir bölümünü, biraz eğitimle tanıyabilir; «güneş», «ay», «insan», «ağaç» gibi temel karakterlerin atası, bu kemiklerin üzerinde duruyor. Dünyada, üç bin yıldan uzun süredir kesintisiz olarak kullanılan çok az yazı sistemi vardır. Anyang'daki keşif, bu sürekliliğin başlangıcını gösterdi; ama aynı zamanda, eczanelerde öğütülerek ilaç yapılan kemiklerin, bir ülkenin geçmişine dair en değerli belgeler olabileceğini de hatırlattı.

Birincil kaynak

Belgeler Kitabı'nda yer alan bir konuşma, Shang kralı Pan Geng'in başkenti Yin'e taşımak isterken halkına söylediklerini aktarır:

Pan-kang wished to remove (the capital) to Yin, but the people would not go to dwell there. [...] 'Our king [...] came, and fixed on this (Kang for his capital). He did so from a deep concern for our people, and not because he would have them all die, where they cannot (now) help one another to preserve their lives. I have consulted the tortoise-shell, and obtained the reply — "This is no place for us." [...] As from the stump of a felled tree there are sprouts and shoots, Heaven will perpetuate its decree in our favour in this new city.'

Türkçesi: Pan Geng, başkenti Yin'e taşımak istedi, ama halk oraya yerleşmek istemedi. […] «Kralımız […] buraya geldi ve başkentini buraya kurdu. Bunu halkımızı derinden düşündüğü için yaptı; artık birbirlerinin hayatını korumaya yardım edemeyecekleri bir yerde hepsinin ölmesini istediği için değil. Kaplumbağa kabuğuna danıştım ve şu cevabı aldım: "Burası bizim yerimiz değil." […] Kesilmiş bir ağacın kütüğünden nasıl filizler ve sürgünler çıkarsa, Gök de bu yeni kentte bizden yana buyruğunu sürdürecek.»

Kaynak: Shujing (Belgeler Kitabı), «Pan Geng», I; James Legge'nin İngilizce çevirisi, The Sacred Books of China: The Texts of Confucianism, Part I, Sacred Books of the East, cilt III (Oxford: Clarendon Press, 1879), archive.org. Türkçesi bizim.

  1. Pan Geng, halkını başkentin taşınmasına ikna etmek için hangi gerekçelere başvuruyor? Kaplumbağa kabuğunun bu konuşmadaki rolü nedir?
  2. Bu metin, Anyang'da bulunan kehanet kemikleriyle nasıl ilişkilendirilebilir? Kemikler, bu konuşmanın anlattığı uygulamayı doğruluyor mu?
  3. Bu konuşmanın bugünkü biçimi, büyük olasılıkla Shang döneminden çok sonra, Zhou döneminde yazıya geçirildi. Bu durum, onu bir tarih kaynağı olarak kullanırken nelere dikkat etmemizi gerektirir?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Li Ji (1977) — Anyang kazılarını yöneten arkeolog olarak, kazıların hikâyesini ve bulgularını anlattığı kitabında, Shang'ın gerçek bir tarihsel uygarlık olduğunu kanıtlayan buluntuları tanıttı ve Çin arkeolojisinin doğuşunu, geleneksel tarih yazımını sınayan bilimsel bir yöntem olarak sundu.
  • David N. Keightley (1978) — Kehanet kemiklerini bir tarih kaynağı olarak kullanmanın yöntemlerini sistemli biçimde ortaya koydu; kemiklerin Shang kralının dünyasını, dinsel ve siyasal kaygılarını nasıl yansıttığını, ama aynı zamanda yalnızca sarayın bakışını sunduğunu gösterdi.
  • K. C. Chang (1980) — Shang uygarlığını, yazılı kaynakları, arkeolojiyi ve antropolojiyi birleştirerek kapsamlı biçimde yorumladı; Shang krallarının gücünün, atalarla ve ruhlar dünyasıyla iletişimi tekellerinde tutmalarından kaynaklandığını savundu.
  • Robert Bagley (1999) — Shang arkeolojisini değerlendirirken, Sanxingdui gibi bulguların gösterdiği üzere, Shang'ın dönemin tek büyük tunç çağı uygarlığı olmadığını vurguladı; geleneksel metinlerin tek merkezli Çin anlatısının, arkeolojik tabloyu çarpıtabileceği uyarısında bulundu.

Bu tartışma, Çin'in erken tarihini yazarken metinlere mi, yoksa toprağa mı öncelik verileceği sorusu etrafında dönüyor. Li Ji ve Chang, kazıların geleneksel anlatıyı büyük ölçüde doğruladığını ve zenginleştirdiğini gösterdi. Keightley, kehanet kemiklerinin bile belirli bir bakış açısını yansıttığını hatırlattı. Bagley ise, geleneksel metinlerin yalnızca Shang'a odaklanan anlatısının, Shang'ın çevresindeki başka uygarlıkları görünmez kıldığını vurguladı. Bu bakışlar, arkeolojinin metinleri doğrulamak için değil, sınamak için kullanılması gerektiğini gösteriyor. Tartışmanın bir de siyasal boyutu vardır: Çin'in eski ve kesintisiz bir uygarlık olduğu fikri, yirminci yüzyılda ulusal kimliğin önemli bir parçası oldu; bu yüzden erken hanedanlar üzerine yapılan araştırmalar, yalnızca akademik bir konu olarak kalmadı.

Derine İn

Kehanet kemiklerinin bir tarih kaynağı olarak gücü ve sınırları, aynı noktadan gelir: onlar, bir kralın sorularıdır. Bize Shang kralının neyi merak ettiğini, neyden korktuğunu, kime kurban sunduğunu anlatırlar; ama sıradan bir çiftçinin ya da bir zanaatkârın dünyası hakkında çok az şey söylerler. Üstelik kemiklerin büyük çoğunluğu, Shang'ın son iki yüzyılına, Anyang dönemine aittir; daha önceki yüzyıllar için yazılı kayıt neredeyse yoktur. Bu yüzden, Shang'ın erken dönemi ve sıradan insanların hayatı hakkında bildiklerimizin çoğu, arkeolojiden gelir.

Arkeoloji, Shang'ın Anyang'dan önceki dönemine de ışık tuttu. 1950'lerde, bugünkü Zhengzhou kentinin altında, Anyang'dan daha eski, çevresi yaklaşık yedi kilometre uzunluğunda sıkıştırılmış toprak surlarla çevrili büyük bir kent bulundu. Bu surların yapımı, on binlerce işçinin yıllarca çalışmasını gerektirmiş olmalıydı; bu da, geniş bir işgücünü örgütleyebilen güçlü bir devletin varlığını gösterir. Pek çok arkeolog, bu kenti Shang'ın erken başkentlerinden biri olarak görür; ama yazılı bir kanıt bulunmadığı için bu tanımlama da tartışmalıdır.

Pan Geng'in başkenti Yin'e taşıması da, arkeolojiyle geleneksel anlatı arasındaki ilişkinin karmaşıklığını gösterir. Geleneksel anlatıya göre Pan Geng, başkenti Yin'e taşıdı ve Shang, son kralına kadar orada kaldı. Ama Anyang'da bulunan kehanet kemiklerinin en eskileri, Pan Geng'den birkaç kral sonra gelen Wu Ding dönemine aittir. Bu yüzden bazı arkeologlar, Anyang'ın Pan Geng döneminde değil, Wu Ding döneminde başkent olduğunu ya da Pan Geng'in Yin'inin başka bir yerde olduğunu düşünür. On dokuzuncu yüzyılda Legge bile, çevirisindeki bir notta, Yin'i Anyang'dan farklı bir yere yerleştirmişti; Anyang'ın Yin olduğu, ancak yazılı kemiklerin bulunmasıyla anlaşıldı.

Shang kronolojisi de tartışmalıdır. Geleneksel kaynaklar, Shang'ın başlangıcı ve sonu için birbirinden farklı tarihler verir. 1996'da Çin hükümetinin desteğiyle başlatılan büyük bir kronoloji projesi, Shang'ın sonunu MÖ 1046'ya tarihledi; ama bu tarih ve projenin yöntemleri, pek çok uluslararası uzman tarafından eleştirildi. Bugün ders kitaplarında görülen kesin tarihlerin arkasında, hâlâ süren bir tartışma olduğunu akılda tutmak gerekir.

Son olarak, Shang'ın yazısı, Mezopotamya'nın çiviyazısından ve Mısır'ın hiyerogliflerinden bağımsız olarak doğmuş gibi görünür. Kehanet kemiklerindeki yazı, ilk bulunduğu anda bile gelişmiş bir sistemdir; binlerce farklı işaret içerir. Bu, yazının Shang'da çok daha önce, belki bozulabilen malzemeler üzerinde gelişmiş olabileceğini düşündürür. Yazının kökeni, bu yüzden, Çin'de de hâlâ açık bir sorudur.

Shang döküm atölyelerinin ölçeği de şaşırtıcıdır. 1939'da Anyang'da bulunan dört ayaklı büyük bir tunç kap, yaklaşık 830 kilogram ağırlığındadır; onu dökmek için, aynı anda çalışan pek çok ocağın erimiş metali tek bir kalıba boşaltılmış olmalıdır. Bu, yüzlerce işçinin, madencilerin, taşıyıcıların, kalıpçıların ve dökümcülerin sıkı bir düzen içinde çalışmasını gerektiriyordu. Tunç kaplar, bu yüzden, yalnızca sanat eserleri değil, onları yaptırabilen bir devletin örgütlenme gücünün de kanıtlarıdır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • James Legge (çev.), The Sacred Books of China: The Texts of Confucianism, Part I, Sacred Books of the East, cilt III (Oxford: Clarendon Press, 1879).
  • Édouard Chavannes (çev.), Les Mémoires historiques de Se-ma Ts'ien, cilt I (Paris: Ernest Leroux, 1895).
  • Li Chi (Li Ji), Anyang (Seattle: University of Washington Press, 1977).
  • David N. Keightley, Sources of Shang History: The Oracle-Bone Inscriptions of Bronze Age China (Berkeley: University of California Press, 1978).
  • Kwang-chih Chang, Shang Civilization (New Haven: Yale University Press, 1980).
  • Robert Bagley, «Shang Archaeology», Michael Loewe ve Edward L. Shaughnessy (ed.), The Cambridge History of Ancient China (Cambridge: Cambridge University Press, 1999) içinde.

Arşiv ve kaynak

Legge'nin Shujing ve Chavannes'ın Sima Qian çevirileri, taranmış nüshalarıyla archive.org'da bulunuyor. Kehanet kemiklerinin büyük derlemesi Jiaguwen heji, Çin'deki ve dünyadaki koleksiyonlardaki kemikleri numaralı olarak yayımlıyor. Anyang'daki Yinxu ören yeri ve müzesi ile Sichuan'daki Sanxingdui müzesi ziyarete açık.

Açık sorular

  • Xia hanedanı gerçekten var mıydı, ve Erlitou onun başkenti miydi?
  • Shang'ın siyasal gücü, Sarı Nehir havzasının ötesine ne kadar uzanıyordu?
  • Çin yazısı, kehanet kemiklerinden önce hangi malzemeler üzerinde ve nasıl gelişti?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Sarı Nehir adını neyden alır? A) Kıyısındaki sarı çiçeklerden B) Taşıdığı ince, sarı lös toprağından C) Sarı renkli balıklarından D) Shang krallarının sarı bayraklarından
  2. (Hedef 2) Shang krallarının geleceği sormak için kullandığı sığır kürek kemiklerine ve kaplumbağa kabuklarına ne ad verilir? A) Tunç kap B) Yeşim levha C) Kehanet kemiği D) Bambu şerit
  3. (Hedef 2) 1976'da Anyang'da soyulmamış mezarı bulunan, kehanet kemiklerinde hem doğumu sorulan hem de ordulara komuta ettiği anlatılan kraliçe kimdir? A) Fu Hao B) Pan Geng C) Wu Ding D) Sima Qian
  4. (Hedef 3) Kehanet kemiklerindeki kral adlarını Sima Qian'ın Shang kralları listesiyle karşılaştırarak örtüştüğünü gösteren bilgin kimdir? A) Wang Yirong B) Li Ji C) James Legge D) Wang Guowei
  5. (Hedef 3) Shang ile aynı dönemde, ondan çok farklı bir sanata sahip bağımsız bir tunç çağı kültürünün varlığını gösteren Sichuan'daki alan hangisidir? A) Erlitou B) Zhengzhou C) Sanxingdui D) Yinxu

Açık uçlu soru

(Hedef 3) «Sima Qian'ın Shang anlatısı ne kadar güvenilirdir?» sorusunu değerlendir. Cevabında Wang Guowei'nin kral listesi karşılaştırmasını, Sima Qian'ın son Shang kralı hakkındaki anlatısını, Pan Geng'in Yin'e taşınmasıyla ilgili arkeolojik tartışmayı ve Sanxingdui buluntularını kullan. Geleneksel bir anlatının hangi yönleri arkeolojiyle doğrulanabilir, hangi yönleri sorgulanmalıdır?

Cevaplar

  1. B — Sarı Nehir adını taşıdığı sarı lös toprağından alır.
  2. C — Bunlara kehanet kemiği denir.
  3. A — Bu kraliçe Fu Hao'dur.
  4. D — Bu karşılaştırmayı Wang Guowei yapmıştır.
  5. C — Bu alan Sanxingdui'dir.

Kapsamlı bir cevap, Wang Guowei'nin çalışmasının Sima Qian'ın kral listesinin büyük ölçüde güvenilir bir geleneğe dayandığını gösterdiğini belirtir. Ama son Shang kralı hakkındaki anlatının, Shang'ı yıkan Zhou'nun meşruiyet söylemini yansıttığını, Pan Geng'in taşınmasıyla ilgili geleneksel anlatının arkeolojiyle tam örtüşmediğini ve Sanxingdui'nin geleneksel anlatının tek merkezli Çin tablosunu sorguladığını açıklar. Geleneksel anlatının kral adları gibi olgular konusunda güvenilir olabileceğini, ama ahlaki yargılarının ve bütüncül tablosunun eleştirel okunması gerektiğini tartışır.

Sonraki bölüme köprü

Sima Qian'ın anlatısında Shang'ın son kralı, şarap havuzları ve et ormanlarıyla bir ahlaksızlık simgesine dönüşmüştü. Bu tablo, onu deviren Zhou'nun işine yarıyordu: yenilen kralın kötülüğü, kazananın haklılığının kanıtı sayılacaktı. Sonraki bölüm, Zhou'nun bu zaferi açıklamak için kurduğu fikre bakıyor: Gök, yönetme hakkını neden bir aileden alıp başkasına verir, ve bu Cennetin Mandası, yeni hükümdarları da nasıl bağlar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:15 Kanca: bir eczane rafında kemik parçaları; bir büyütecin altında belirginleşen kazınmış işaretler.
  • 1:15–3:00 Bağlam: rüzgârın taşıdığı sarı toz; yükselen ve yatağını değiştiren bir nehir.
  • 3:00–5:10 Gelişme — yazılı kemikler ve bir başkent: bir kabuğun arkasına bastırılan sıcak bir çubuk ve ön yüzde yayılan çatlaklar; toprağın altından beliren temeller.
  • 5:10–7:15 Dönüş noktası — tunç, savaş arabası ve kurban: kil kalıplara dökülen erimiş tunç; ufuktan yaklaşan bir savaş arabasının silüeti.
  • 7:15–9:05 Kapanış: kehanet kemiğindeki bir işaretin, bugünkü bir karaktere adım adım dönüşmesi.

Kişiler yüzsüz silüet; mezarlardaki insan kurbanları gösterilmez, yalnızca boş bir mezar planıyla anlatılır.