İçeriğe geç

Bölüm DT-110.04 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Caynizm ve şiddetsizlik

DT-110 Antik Hindistan

2.668 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 550–MÖ 300
Bölge
Güney Asya
Tema
Din · Fikirler · Toplum
Kişiler
Mahavira · Parşva · Çandragupta Maurya · Mahatma Gandhi · Hermann Jacobi · Padmanabh Jaini · Paul Dundas · John Cort · James Laidlaw
Yerler
Bihar · Pava · Şravanabelagola · Gujarat · Mathura
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Caynizmin Buda ile aynı dönemde, aynı Ganj ovasında nasıl ortaya çıktığını, Mahavira'nın hayatını ve Cayn öğretisinin temel ilkelerini anlatabileceksin.
  • Cayn şiddetsizlik ilkesinin, yani ahimsanın, gündelik hayatta nasıl uygulandığını ve Cayn toplulukların keşişler ile sıradan inananlar arasında nasıl örgütlendiğini açıklayabileceksin.
  • Caynizmin Budizmle ilişkisi, iki büyük kolu ve modern dünyadaki etkisi üzerine farklı yorumları kaynaklarıyla birlikte değerlendirebileceksin.

Okuma metni

Kanca — ağzını örten keşiş

Bugün Hindistan'ın batısındaki Gujarat'ta ya da Rajasthan'da, bir kentin sokağında, beyaz giysili bir keşişle ya da rahibeyle karşılaşabilirsiniz. Bazıları, ağızlarını ince bir bez parçasıyla örter; ellerinde küçük, yumuşak bir süpürge taşırlar. Yürürken yere dikkatle bakar, oturmadan önce yeri hafifçe süpürürler. Bu davranışların amacı, farkında olmadan bile hiçbir canlıya, bir böceğe, hatta havada uçuşan küçük canlılara zarar vermemektir.

Bu keşişler ve rahibeler, iki bin beş yüz yılı aşkın bir süredir yaşayan bir dinin, Caynizmin üyeleridir. Caynizm, Budizmle aynı dönemde, aynı Ganj ovasında, kurban törenlerine ve rahiplerin ayrıcalıklarına karşı çıkan aynı gezgin düşünürler dünyasında doğdu. Ama Budizmden farklı olarak, Hindistan'ın dışına pek yayılmadı; buna karşın Hindistan'da bugüne kadar kesintisiz yaşadı.

Caynizmin merkezinde, hiçbir canlıya zarar vermeme ilkesi vardır. Bu ilke, yüzyıllar sonra, yirminci yüzyılda, Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesinin önderi Mahatma Gandhi'nin şiddetsiz direniş anlayışını da etkiledi. Buradan iki soru çıkıyor: Caynizm nasıl ortaya çıktı, ve şiddetsizlik ilkesi, onu benimseyen insanların hayatını nasıl biçimlendirdi?

Bağlam — Buda'nın çağdaşı

Caynizmin tarihsel kurucusu olarak görülen kişi, Mahavira, yani «büyük kahraman» adıyla tanınan Vardhamana'dır. Cayn geleneğine göre Mahavira, Buda'nın çağdaşıydı ve bugünkü Bihar eyaletinde, bir savaşçı ailesinde doğdu. Gençliğinde evini ve ailesini terk etti, on iki buçuk yıl kadar ağır bir çilecilik uyguladı ve sonunda «her şeyi bilen» bir aydınlanmaya ulaştı. Otuz yıl kadar öğretisini yaydıktan sonra, Pava kasabasında öldü.

Ama Cayn geleneği, Mahavira'yı bir dinin kurucusu olarak değil, çok eski bir yolun en son öğretmeni olarak görür.

Tarihçilerin çoğu, Parşva'nın tarihsel bir kişi olabileceğini, Mahavira'nın ise onun öğretisini yeniden biçimlendiren bir reformcu olduğunu düşünür. Daha önceki tirthankaraların ise büyük ölçüde efsanevi figürler olduğu kabul edilir. Cayn geleneği onlara son derece uzun ömürler ve dev boylar atfeder.

Mahavira'nın öğretisinin temel düşüncesi, evrenin sayısız canlı ruhla dolu olduğuydu. Cayn öğretisine göre yalnızca insanlarda ve hayvanlarda değil, bitkilerde, toprakta, suda, ateşte ve havada da canlı varlıklar bulunur. Her eylem, özellikle başka bir canlıya zarar veren her eylem, ruhu bağlayan ince bir madde, bir tür karma birikimi yaratır. Kurtuluş, bu birikimden arınmakla mümkündür.

Gelişme — hiçbir canlıya zarar vermemek

Bu düşünceden, Caynizmin en temel ilkesi doğdu.

Cayn keşişleri ve rahibeleri, bu ilkeyi hayatlarının her alanında uygulamak için beş büyük yemin eder.

Bu yeminler, gündelik hayatta son derece titiz kurallara dönüştü. Keşişler, yağmur mevsiminde, yerde yürüyen sayısız küçük canlıya basmamak için yolculuk etmez, bir yerde kalır. Yiyeceklerini dilenerek toplar, kendileri için özel olarak hazırlanmış yemeği kabul etmezler. Pek çok Cayn, toprağı işlerken canlılara zarar verebileceği için tarımdan uzak durdu; bunun yerine ticarete yöneldi.

Mahavira'nın kendisi de, Cayn geleneğinde, bu ilkeleri en uç noktaya taşıyan bir örnek olarak anlatılır.

Dönüş noktası — iki yol, bir öğreti

Mahavira'nın ölümünden sonraki yüzyıllarda, Cayn topluluğu iki büyük kola ayrıldı. Bu ayrılığın merkezinde, Mahavira'nın örneğinden doğan bir soru vardı: bir keşiş giysi giyebilir mi?

Kollardan birinin, Digambara, yani «gökyüzünü giyinenler» kolunun keşişleri, Mahavira gibi tamamen çıplak yaşamayı sürdürdü; bu kola göre giysi bile bir sahiplik biçimiydi ve kurtuluşa engeldi. Öteki kol, Şvetambara, yani «beyaz giyinenler», keşişlerin ve rahibelerin beyaz giysiler giymesini kabul etti. İki kol, kadınların kurtuluşa ulaşıp ulaşamayacağı gibi başka konularda da ayrıştı: Digambaralara göre bir kadın, kurtuluşa ulaşmadan önce bir erkek olarak yeniden doğmalıydı; Şvetambaralar ise kadınların da doğrudan kurtuluşa ulaşabileceğini kabul etti.

Cayn geleneğine göre bu ayrılığın başlangıcı, Maurya İmparatorluğu'nun kurucusu Çandragupta Maurya'nın döneminde yaşanan büyük bir kıtlığa dayanır. Digambara geleneği, Çandragupta'nın tahtını bırakıp bir Cayn keşişi olduğunu ve güney Hindistan'daki Şravanabelagola'da, Cayn geleneğine uygun olarak yavaş yavaş yiyecekten el çekerek öldüğünü anlatır. Bu anlatının ne kadarının tarihsel olduğu tartışmalıdır; ama Şravanabelagola, bugün de Caynlar için önemli bir hac yeridir.

Yaygın yanlış«Caynizm, Budizmden ayrılmış bir mezheptir.»
Doğrusu

On dokuzuncu yüzyılın bazı Avrupalı araştırmacıları, Caynizmi Budizmin bir kolu sanıyordu; iki gelenek arasındaki benzerlikler, yani ikisinin de çilecilikten, karmadan, yeniden doğuştan ve kurtuluştan söz etmesi, bu yanılgıya yol açmıştı. Ama Hermann Jacobi gibi araştırmacılar, Budist metinlerin de Mahavira'yı ayrı bir öğretmen olarak andığını ve iki geleneğin bağımsız olarak geliştiğini gösterdi. İki öğreti, aynı dönemde, aynı ortamda doğmuş, ama farklı yollar izlemiştir.

Cevap — bir yaşam biçimi olarak şiddetsizlik

Caynizm, Buda'nın çağdaşı olan Mahavira'nın, kendisinden önceki bir geleneği yeniden biçimlendirmesiyle, Ganj ovasının şramana dünyasında ortaya çıktı. Onun merkezinde, evrendeki sayısız canlı ruha zarar vermeme ilkesi, yani ahimsa vardı. Bu ilke, keşişlerin ve rahibelerin son derece titiz bir çilecilikle yaşamasına, sıradan inananların ise tarımdan uzak durup ticarete yönelmesine yol açtı.

Caynizm, Budizm gibi Asya'ya yayılmadı; ama Hindistan'da, özellikle batıdaki ticaret kentlerinde, güçlü ve zengin bir topluluk olarak iki bin beş yüz yıl boyunca yaşamayı sürdürdü. Şiddetsizlik ilkesi ise, yalnızca bir din topluluğunun kuralı olarak kalmadı; Hindistan'ın düşünce hayatını ve yüzyıllar sonra modern siyasi hareketleri de etkiledi.

Bugünle bağ — Gandhi ve şiddetsiz direniş

Mahatma Gandhi, Gujarat'ta, Cayn etkisinin güçlü olduğu bir bölgede büyüdü. Otobiyografisinde, gençliğinde tanıdığı ve kendisini derinden etkileyen bir Cayn düşünürden, Raychandbhai'den söz eder. Gandhi'nin İngiliz sömürge yönetimine karşı geliştirdiği şiddetsiz direniş anlayışı, pek çok kaynaktan beslendi; ama Cayn ahimsa ilkesi, bunlar arasında önemli bir yer tutuyordu. Gandhi'nin şiddetsizlik anlayışı, sonra Martin Luther King gibi başka hareketlerin önderlerini de etkiledi. Mahavira'nın dünyasından doğan bir ilke, böylece yirminci yüzyılın büyük siyasi hareketlerinin düşünce kaynaklarından biri oldu.

Birincil kaynak

Cayn geleneğinin en eski metinlerinden biri olan Acaranga Sutra, şiddetsizlik ilkesini şöyle ilan eder:

The Arhats and Bhagavats of the past, present, and future, all say thus, speak thus, declare thus, explain thus: all breathing, existing, living, sentient creatures should not be slain, nor treated with violence, nor abused, nor tormented, nor driven away. This is the pure, unchangeable, eternal law, which the clever ones, who understand the world, have declared: among the zealous and the not zealous, among the faithful and the not faithful, among the not cruel and the cruel, among those who have worldly weakness and those who have not, among those who like social bonds and those who do not: 'that is the truth, that is so, that is proclaimed in this (creed).'

Türkçesi: Geçmişin, bugünün ve geleceğin aydınlanmış ve yüce bilgeleri hepsi şöyle der, şöyle söyler, şöyle ilan eder, şöyle açıklar: nefes alan, var olan, yaşayan, duyarlı hiçbir canlı öldürülmemeli, ona şiddet uygulanmamalı, ona kötü davranılmamalı, ona eziyet edilmemeli, o kovulmamalı. Bu, dünyayı anlayan bilgelerin ilan ettiği saf, değişmez, ebedî yasadır: gayretliler ile gayretsizler, inananlar ile inanmayanlar, zalim olmayanlar ile zalimler, dünyevi zaafları olanlar ile olmayanlar, toplumsal bağları sevenler ile sevmeyenler arasında: «gerçek budur, böyledir, bu öğretide ilan edilen budur.»

Kaynak: Acaranga Sutra, I.4.1.1–2; Hermann Jacobi'nin İngilizce çevirisi, Gaina Sutras, birinci kısım, Sacred Books of the East, cilt XXII (Oxford: Clarendon Press, 1884), archive.org. Türkçesi bizim.

  1. Metne göre hangi canlılara zarar verilmemelidir? Bu tanım ne kadar geniştir?
  2. Metin, bu yasanın kimler arasında geçerli olduğunu sayarken neden karşıt grupları, yani inananlar ile inanmayanlar, zalimler ile zalim olmayanlar gibi, yan yana koyuyor?
  3. Bu satırlar, kuşaktan kuşağa ezberlenerek aktarıldı ve Mahavira'dan yaklaşık bin yıl sonra yazıya geçti. Böyle bir metni, Mahavira'nın kendi öğretisinin doğrudan bir kaydı olarak kullanırken hangi soruları sormalıyız?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Hermann Jacobi (1884) — Cayn metinlerini çevirdiği Sacred Books of the East ciltlerinin girişinde, Caynizmin Budizmden ayrılmış bir mezhep olduğu görüşüne karşı çıktı; Budist metinlerdeki kanıtlara dayanarak Mahavira'nın Buda'nın çağdaşı olan bağımsız bir öğretmen olduğunu ve Parşva'nın da tarihsel bir kişi olabileceğini savundu.
  • Padmanabh Jaini (1979) — Cayn öğretisini ve uygulamalarını, keşişlerin ve sıradan inananların yolunu ayrıntılı biçimde anlattı; ahimsa ilkesinin Cayn düşüncesinin tamamını biçimlendiren bir temel olduğunu vurguladı.
  • James Laidlaw (1995) — Günümüz Hindistan'ındaki zengin Cayn tüccar topluluklarını inceledi; dünyadan vazgeçmeyi yücelten bir din ile zenginlik biriktiren bir topluluk arasındaki gerilimin, Caynların gündelik hayatında nasıl yaşandığını ve dengelendiğini gösterdi.
  • John Cort (2001) — Caynizmi yalnızca keşişlerin çileci idealiyle değil, sıradan inananların dünyadaki hayatını ve değerlerini de içeren bir bütün olarak inceledi; Cayn dininin, kurtuluş arayışı ile iyi bir dünyevi hayatın birlikte yaşandığı bir gelenek olduğunu savundu.

Bu tartışma, Caynizmi anlamak için iki farklı bakış açısı sunuyor. Jacobi ve Jaini, metinlere ve öğretiye dayanarak Caynizmin kökenlerini ve ilkelerini açıklıyor. Laidlaw ve Cort ise, günümüzdeki Cayn topluluklarını inceleyerek, bu ilkelerin gerçek insanların hayatında nasıl yaşandığını gösteriyor. İki yaklaşım birlikte, bir dinin hem metinlerde hem de onu yaşayan insanların gündelik hayatında var olduğunu hatırlatıyor; ikisinden yalnızca birine bakan bir tarih, eksik kalır.

Derine İn

Caynizmin tarihini yeniden kurmak da, Budizminki gibi, kaynakların sonradan yazıya geçirilmesi yüzünden zordur. Şvetambara geleneğinin kutsal metinleri, geleneğe göre, uzun süre sözlü olarak aktarıldıktan sonra, Mahavira'nın ölümünden yaklaşık bin yıl sonra, MS beşinci yüzyılda Gujarat'taki bir toplantıda yazıya geçirildi. Digambara geleneği ise bu metinlerin çoğunun kaybolduğunu kabul eder ve kendi metinlerine dayanır. Bu yüzden, Mahavira'nın kendi öğretisini, sonraki geleneklerin eklemelerinden ayırmak kolay değildir. İki kolun da kendi metinlerini daha eski ve daha sadık saymasıyla, metin tarihi bile bir mezhep tartışmasının parçası hâline gelmiştir. Tarihçiler, bu yüzden, Cayn metinlerindeki bilgileri Budist kaynaklarla, yazıtlarla ve arkeolojik buluntularla karşılaştırarak sınamaya çalışır.

Arkeoloji, Caynizmin erken tarihine önemli bir pencere açar. Kuzey Hindistan'daki Mathura'da, on dokuzuncu yüzyılın sonunda yapılan kazılarda, Maurya sonrası dönemden Kuşan çağına uzanan dört yüzyıla tarihlenen çok sayıda Cayn heykeli ve yazıtı bulundu. Bu yazıtlar, Cayn topluluğunun bu dönemde zengin tüccarlar, zanaatkârlar ve kadınlar tarafından desteklendiğini, keşiş gruplarının ve öğretmen soylarının adlarını kaydeder. Yazıtlar, sonraki Cayn metinlerinde anlatılan bazı keşiş gruplarının bu erken dönemde gerçekten var olduğunu doğrular; bu da, metin geleneğinin tamamen sonradan uydurulmadığını gösterir.

Caynizmin ekonomik tarihi de ilginç bir paradoks içerir. Tarımdan uzak durup ticarete yönelen Caynlar, yüzyıllar içinde Hindistan'ın en zengin tüccar ve bankacı topluluklarından biri oldu. Dünyadan vazgeçmeyi yücelten bir din, dünyada son derece başarılı bir topluluk yarattı. Sıradan Caynlar, zenginliklerinin bir bölümünü tapınaklara, keşişlere ve hayır kurumlarına bağışlayarak, bu gerilimi dengelemeye çalıştı. Laidlaw'ın gösterdiği gibi, zenginlik ile vazgeçiş arasındaki bu ilişki, Cayn topluluğunun kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Cayn geleneğinin en tartışmalı uygulamalarından biri, ölümün yaklaştığını hisseden bazı keşişlerin ve inananların, yavaş yavaş yiyecek ve içecekten el çekerek hayatlarını sonlandırmasıdır. Caynlar bu uygulamayı bir intihar olarak değil, bedene bağlılıktan son bir arınma ve ölüme bilinçli bir hazırlık olarak görür. Uygulama, yirmi birinci yüzyılda Hindistan'da hukuki bir tartışmaya da konu oldu; bir mahkeme onu yasaklayan bir karar verdi, ama bu karar daha üst bir mahkemece askıya alındı. Bu tartışma, antik bir dinsel uygulamanın modern bir devletin hukukuyla nasıl karşılaşabileceğini gösteriyor.

Cayn toplulukların Hindistan kültürüne katkısı, dinsel alanın çok ötesine uzanır. Zengin Cayn tüccarların desteğiyle, Gujarat'taki Patan ve Rajasthan'daki Jaisalmer gibi kentlerde, yüzyıllar boyunca binlerce elyazmasını koruyan kütüphaneler kuruldu. Bu kütüphaneler, yalnızca Cayn metinlerini değil, Budist ve Hindu metinlerini, dilbilgisi, matematik, astronomi ve şiir kitaplarını da sakladı; bugün bilinen pek çok Hint metninin en eski nüshaları bu koleksiyonlardan gelir. Şiddetsizlik ilkesi de somut kurumlara dönüştü: Gujarat'ta, yaşlı ve hasta hayvanlara bakılan hayvan barınakları, Cayn bağışlarıyla yüzyıllardır işletiliyor. Hindistan'ın bugünkü yaygın vejetaryen geleneği de, Cayn ve Hindu geleneklerinin birlikte biçimlendirdiği bir mirastır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Hermann Jacobi (çev.), Gaina Sutras, birinci kısım, Sacred Books of the East, cilt XXII (Oxford: Clarendon Press, 1884).
  • Padmanabh S. Jaini, The Jaina Path of Purification (Berkeley: University of California Press, 1979).
  • James Laidlaw, Riches and Renunciation: Religion, Economy, and Society among the Jains (Oxford: Clarendon Press, 1995).
  • John E. Cort, Jains in the World: Religious Values and Ideology in India (New York: Oxford University Press, 2001).
  • Paul Dundas, The Jains, ikinci baskı (Londra: Routledge, 2002).
  • Johannes Bronkhorst, Greater Magadha: Studies in the Culture of Early India (Leiden: Brill, 2007).

Arşiv ve kaynak

Jacobi'nin Cayn metinleri çevirisi, taranmış nüshasıyla archive.org'da bulunuyor. Mathura'daki Cayn heykelleri ve yazıtları, büyük ölçüde Lucknow'daki Eyalet Müzesi'nde ve Mathura Müzesi'nde korunuyor. Şravanabelagola'daki dev Cayn heykeli ve Gujarat'taki Palitana tapınak kenti, Caynizmin yaşayan geleneğini görmek için en önemli yerler arasındadır.

Açık sorular

  • Parşva tarihsel bir kişi miydi, ve Mahavira onun öğretisini ne ölçüde değiştirdi?
  • Caynizm, Budizmden farklı olarak neden Hindistan'ın dışına yayılmadı?
  • Cayn ahimsa ilkesi, Gandhi'nin şiddetsiz direniş anlayışını ne ölçüde etkiledi?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Cayn geleneğinde yirmi dördüncü ve en son tirthankara olarak kabul edilen öğretmen kimdir? A) Parşva B) Buda C) Mahavira D) Çandragupta
  2. (Hedef 2) Hiçbir canlıya düşüncede, sözde ya da eylemde zarar vermemeyi öngören ilkeye ne ad verilir? A) Karma B) Ahimsa C) Nirvana D) Dharma
  3. (Hedef 2) Caynların önemli bir bölümü, canlılara zarar verebileceği için hangi uğraştan uzak durup hangisine yöneldi? A) Tarımdan uzak durup ticarete yöneldi B) Ticaretten uzak durup tarıma yöneldi C) Savaştan uzak durup çobanlığa yöneldi D) Zanaattan uzak durup avcılığa yöneldi
  4. (Hedef 3) Cayn keşişlerinin tamamen çıplak yaşamasını savunan kol hangisidir? A) Şvetambara B) Theravada C) Mahayana D) Digambara
  5. (Hedef 3) Caynizmin Budizmden ayrılmış bir mezhep olduğu görüşüne karşı çıkarak iki geleneğin bağımsız olduğunu gösteren araştırmacı kimdir? A) Hermann Jacobi B) James Laidlaw C) John Cort D) Paul Dundas

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Caynizmi iki farklı açıdan değerlendir: Acaranga Sutra'nın bütün canlılara zarar vermemeyi «saf, değişmez, ebedî yasa» olarak ilan eden metni ve Laidlaw'ın dünyadan vazgeçmeyi yücelten bir din ile zengin bir tüccar topluluğu arasındaki gerilimi inceleyen çalışması. Ardından, bir dinin ideal öğretisi ile onu yaşayan insanların gündelik hayatı arasındaki ilişkiyi, Digambara ve Şvetambara kollarının ayrılığını da düşünerek tartış.

Cevaplar

  1. C — Yirmi dördüncü tirthankara Mahavira'dır.
  2. B — Bu ilkeye ahimsa denir.
  3. A — Caynların önemli bir bölümü tarımdan uzak durup ticarete yöneldi.
  4. D — Çıplak yaşamayı savunan kol Digambaradır.
  5. A — Bu araştırmacı Hermann Jacobi'dir.

Yetkin bir cevap, Acaranga Sutra'nın şiddetsizliği evrensel ve mutlak bir ilke olarak sunduğunu, Laidlaw'ın ise bu ilkeyi yaşayan bir topluluğun zenginlik ile vazgeçiş arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu gösterdiğini belirtir. İki kolun ayrılığının, Mahavira'nın örneğinin nasıl yorumlanacağı sorusundan doğduğunu; bir dinin ideali ile gündelik pratiği arasındaki gerilimin, o dinin tarihinin ayrılmaz bir parçası olduğunu tartışır.

Sonraki bölüme köprü

Cayn geleneği, Hindistan'ın ilk büyük imparatorluğunu kuran hükümdarın, ömrünün sonunda tahtını bırakıp bir keşiş olduğunu anlatır. Sonraki bölüm, o hükümdarın, Çandragupta Maurya'nın kurduğu devlete bakıyor: Ganj kıyısında tahta surlarla çevrili dev bir başkent, Seleukos'a verilen beş yüz fil, kenti yöneten altı kurulu anlatan bir Yunan elçisi ve krallara nasıl hükmedeceklerini öğreten bir kitabın gerçekte ne zaman yazıldığı sorusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:15 Kanca: bir kent sokağında, ağzını beyaz bir bezle örten bir keşiş silüeti; yeri hafifçe süpüren yumuşak bir süpürge.
  • 1:15–3:35 Bağlam: Ganj ovasında yan yana yürüyen iki gezgin öğretmen silüeti; yirmi dört halkalı bir zincir.
  • 3:35–5:25 Gelişme — şiddetsizlik: toprağın, suyun, ateşin ve havanın içinde parıldayan küçük ışıklar; bir keşişin yağmur mevsiminde bir yerde beklemesi.
  • 5:25–7:45 Dönüş noktası — iki yol: ikiye ayrılan bir yol; bir yanda beyaz giysili, öbür yanda giysisiz silüetler.
  • 7:45–9:30 Kapanış: yirminci yüzyılda bir kalabalığın başında yürüyen bir silüet.

Kişiler yüzsüz silüet; kutsal figürler ayrıntılı tasvir edilmez; çıplaklık, yalnızca uzak ve soyut silüetlerle simgesel olarak verilir.