Öğrenme hedefleri
- MÖ ikinci yüzyılda İtalya'da ortaya çıkan toprak sorununu, uzun seferler, kamu toprakları ve köle emeğiyle ilişkilendirerek açıklayabileceksin.
- Tiberius ve Gaius Gracchus'un reformlarını, bu reformlara karşı çıkılmasının nedenlerini ve iki kardeşin şiddetle ölümünü değerlendirebileceksin.
- Gracchus kardeşlerin öyküsünü, Roma siyasetinde şiddetin başlangıcı olarak gören antik ve modern yorumları karşılaştırarak tartışabileceksin.
Okuma metni
Kanca — boşalan kırlar
MÖ 137'de, genç bir Romalı soylu, İspanya'daki savaşa katılmak için kuzeye, Etrurya'nın içinden geçen yolda ilerliyordu. Adı Tiberius Sempronius Gracchus'tu. Annesi Cornelia, Hannibal'i yenen Scipio Africanus'un kızıydı; ailesi Roma'nın en saygın aileleri arasındaydı. Yıllar sonra kardeşi Gaius, bu yolculuk sırasında ağabeyinin gördüklerini yazıya geçirdi.
Plutarkhos'un aktardığı bu anlatıya göre Tiberius, Etrurya'da neredeyse boşalmış bir kır gördü. Tarlalarda ve otlaklarda özgür köylüler ya da çobanlar yok denecek kadar azdı; toprakları, dışarıdan getirilmiş köleler işliyordu. Roma'nın ordularını oluşturan köylüler neredeydi? Tiberius'un bu soruyla başlayan siyasi yolculuğu, dört yıl sonra, Roma'nın tam ortasında, kendi senatör akranlarının elinde kanlı bir ölümle bitecekti. Bu bölüm, iki kardeşin kısa ve şiddetle biten siyasi hayatlarının peşine düşüyor: sorun tam olarak neydi, önerdikleri çözüm neden bu kadar öfke uyandırdı?
Bağlam — zaferlerin bedeli
Önceki bölümlerde, Roma'nın MÖ ikinci yüzyılda Akdeniz'in dört bir yanında zaferler kazandığını gördük. Bu zaferler, Roma'ya büyük bir zenginlik getirdi: ganimetler, vergiler ve savaş esirleri. Ama aynı zaferler, Roma'yı besleyen köylü toplumunu da değiştirdi.
Roma'nın askerleri, çoğunlukla küçük toprak sahibi köylülerdi. Seferler artık denizaşırı ülkelerde, İber Yarımadası'ndan Ege'ye kadar, yıllarca sürüyordu. Askerler evlerinden uzaktayken tarlaları bakımsız kalıyordu. Bazı aileler borca düştü, topraklarını sattı ya da kaybetti. Aynı dönemde, savaşlarda zenginleşen soylular, topraklarını genişletti; bu geniş topraklarda, savaş esirlerinden gelen köleleri çalıştırdı.
Sorunun merkezinde, Roma'nın fethettiği topraklardan elde ettiği kamu toprakları vardı.
Gelişme — bir yasa ve bir veto
MÖ 133'te, halk tribünü seçilen Tiberius, bir toprak yasası önerdi.
Plutarkhos'a göre yasa, Roma'nın en saygın kişilerinin, başrahip Crassus'un, hukukçu ve o yılın konsülü Mucius Scaevola'nın ve Tiberius'un kayınpederi Appius Claudius'un danışmanlığıyla hazırlanmıştı. Plutarkhos, yasanın son derece ılımlı olduğunu da vurgular: kamu topraklarını yasadışı olarak ele geçirmiş olanlar cezalandırılmayacak, fazla topraklarını bırakmaları karşılığında bir bedel alacaklardı. Yine de zengin toprak sahipleri öfkelendi. Tiberius'un bütün toprakları yeniden dağıtmak ve düzeni altüst etmek istediğini yaymaya başladılar.
Karşıtları, Tiberius'un tribünlük arkadaşı Marcus Octavius'u yasaya karşı veto kullanmaya ikna etti. Tiberius, olağanüstü bir adım attı: Octavius'un görevden alınmasını halk meclisinin oyuna sundu ve meclis, Octavius'u görevden aldı. Bu, Roma'da daha önce görülmemiş bir şeydi. Bir tribünün, halkın iradesine karşı çıktığı için görevden alınması, bazılarına göre halkın egemenliğinin bir ifadesiydi; ötekilere göre ise tribünlüğün kutsal dokunulmazlığının çiğnenmesiydi. Yasa kabul edildi ve toprakları dağıtmak için üç kişilik bir kurul kuruldu.
Aynı yıl, Bergama'nın son kralı III. Attalos öldü ve ülkesini bir vasiyetname ile Roma halkına miras bıraktı; bu mirası Anadolu kursunda da anmıştık. Tiberius, Bergama'nın hazinesinin, toprak alan yoksul yurttaşlara araç gereç sağlamak için kullanılmasını önerdi. Bu, dış ilişkileri ve hazineyi yöneten senatonun yetkisine doğrudan bir meydan okumaydı.
Dönüş noktası — Capitolium'daki sopalar
Tiberius, yasanın uygulanmasını güvenceye almak için ertesi yıl yeniden tribün olmaya aday oldu. Bu da gelenekle çelişiyordu. Seçim günü, Capitolium'da gerginlik tırmandı. Senatoda, Tiberius'un kral olmak istediği söylentisi yayıldı.
On yıl sonra, MÖ 123'te, kardeşi Gaius Gracchus da halk tribünü oldu ve ağabeyinden çok daha geniş bir reform programı başlattı. Roma'daki yoksullara düşük fiyatla tahıl dağıtılmasını sağlayan bir yasa çıkardı; yolsuzluk davalarına bakan mahkemeleri senatörlerden alıp atlılar sınıfına verdi; İtalya'da ve Kartaca'nın yıkıntıları üzerinde yeni koloniler kurulmasını önerdi; Latin müttefiklere Roma yurttaşlığı verilmesini savundu.
Gaius'un düşmanları, onun da yeniden seçilmesini engelledi. MÖ 121'de, Gaius ve yandaşları ile konsül Lucius Opimius arasında çatışma çıktı. Senato, konsüle devleti korumak için gereken her şeyi yapma yetkisi verdi.
Gaius, kaçmaya çalışırken öldü; antik kaynaklara göre binlerce yandaşı öldürüldü ya da yargılanmadan idam edildi. Ardından Opimius, Forum'da Uyum Tanrıçası Concordia'ya bir tapınak yaptırdı.
Yaygın yanlış«Gracchus kardeşler, zenginlerin bütün mülklerini ellerinden alıp yoksullara dağıtmak isteyen devrimcilerdi» diye düşünülür.
Oysa Tiberius'un yasası, özel mülkleri değil, yalnızca kamu topraklarını ilgilendiriyordu; yasal sınırı aşan topraklar bile bir bedel karşılığında geri alınacaktı. Yasayı hazırlayanlar arasında Roma'nın en saygın soyluları da vardı. Gracchus kardeşler, düzeni yıkmak isteyen dışarıdan gelen devrimciler değil, Roma'nın en üst soylu çevresinden gelen ve cumhuriyetin askerlik temelini, yani köylü yurttaşları yeniden güçlendirmeyi amaçlayan reformculardı. Onların yöntemleri, ölçülü amaçlarından çok daha büyük bir tepki yarattı.
Cevap — bir eşiğin aşılması
Peki iki kardeşin asıl hedefi neydi, ve bu hedef onları nasıl ölüme götürdü? Amaçları, kamu topraklarını yeniden dağıtarak yoksul yurttaşları yeniden toprak sahibi yapmak, böylece hem sosyal bir sorunu çözmek, hem de ordunun dayandığı köylü yurttaşları yeniden çoğaltmaktı. Karşıtlarının öfkesinin nedeni, yalnızca toprak değildi. Tiberius'un bir tribünü görevden aldırması, hazine üzerindeki senato yetkisini zorlaması ve yeniden seçilmek istemesi, soyluların gözünde Roma'nın alışılmış siyasi dengesini tehdit ediyordu.
Gracchus kardeşlerin ölümü, Roma'da bir eşiğin aşılması oldu. Plutarkhos'un dediği gibi, siyasi bir anlaşmazlık ilk kez kanla sonuçlanmıştı. Bundan sonra Roma siyasetinde şiddet, giderek daha sık başvurulan bir araç oldu.
Bugünle bağ — sınır taşları
Tiberius'un ölümünden sonra, toprakları dağıtmakla görevli kurul, bir süre çalışmayı sürdürdü. Bu kurulun işinin somut izleri bugün de görülebiliyor: güney İtalya'da bulunan ve kurul üyelerinin adlarını taşıyan taş sınır işaretleri, dağıtılan toprakların sınırlarını belirliyordu. Bu taşlar, antik yazarların anlatılarının yanında, reformun gerçekten uygulandığını gösteren nadir belgelerdir. Gracchus kardeşlerin adı ise, sonraki yüzyıllarda toprak reformu ve sosyal adalet tartışmalarında sık sık anıldı; on sekizinci yüzyılın sonunda bir Fransız devrimci, kendine «Gracchus» adını aldı.
Birincil kaynak
Plutarkhos, Tiberius Gracchus'un halka yaptığı bir konuşmayı şöyle aktarır:
"The savage beasts," said he, "in Italy, have their particular dens, they have their places of repose and refuge; but the men who bear arms, and expose their lives for the safety of their country, enjoy in the meantime nothing more in it but the air and light; and having no houses or settlements of their own, are constrained to wander from place to place with their wives and children." […] They were styled the masters of the world, but in the meantime had not one foot of ground which they could call their own.
Türkçesi: «İtalya'daki yaban hayvanlarının kendi inleri var, dinlenecek ve sığınacak yerleri var; ama silah taşıyan ve hayatlarını ülkelerinin güvenliği için tehlikeye atan insanlar, bu arada ülkelerinde havadan ve ışıktan başka bir şeye sahip değiller; kendilerine ait evleri ya da yerleşimleri olmadığı için, karıları ve çocuklarıyla bir yerden bir yere dolaşmak zorunda kalıyorlar.» […] Dünyanın efendileri diye anılıyorlardı, ama bu arada kendilerine ait diyebilecekleri bir karış toprakları bile yoktu.
Kaynak: Plutarkhos, Tiberius Gracchus, 9; John Dryden'ın A. H. Clough tarafından gözden geçirilen İngilizce çevirisi, Project Gutenberg. Türkçesi bizim.
- Tiberius, Roma'nın yoksul askerlerini hangi karşıtlıklarla betimliyor?
- «Dünyanın efendileri» ile «bir karış toprağı olmayanlar» arasındaki karşıtlık, Roma'nın askerlik düzeni ile toprak mülkiyeti arasındaki ilişki hakkında neyi ortaya koyuyor?
- Plutarkhos, bu konuşmayı olaydan iki buçuk yüzyıl sonra, Tiberius'u yücelten bir biyografi içinde aktarıyor. Konuşmanın sözcüklerine ne ölçüde güvenebiliriz, ve güvenemesek bile ondan ne öğrenebiliriz?
Tarihçiler Tartışıyor
- Theodor Mommsen (1854) — Roma tarihini anlatan büyük eserinde, Gracchus kardeşleri, çürümüş bir soylular yönetimine karşı çıkan ve cumhuriyetin son yüzyılındaki «Roma devrimi»ni başlatan cesur reformcular olarak gördü; özellikle Gaius'u büyük bir devlet adamı olarak tanımladı.
- P. A. Brunt (1971) — İtalya'nın insan gücü üzerine yaptığı kapsamlı çalışmada, antik kaynakların anlattığı küçük köylülüğün gerilemesinin ve asker bulma sorununun gerçek olduğunu, bunun Gracchus reformlarının temel nedeni olduğunu savundu.
- David Stockton (1979) — Gracchus kardeşlerin siyasetini ayrıntılı biçimde inceledi; onların amaçlarının ölçülü olduğunu, ama yöntemlerinin Roma'nın geleneksel siyasi uzlaşmasını bozduğunu ve bunun, iki tarafın da giderek daha sert davrandığı bir çatışmaya yol açtığını vurguladı.
- Saskia Roselaar (2010) — Roma'nın kamu topraklarının hukukunu ve ekonomisini yeniden inceledi; kamu topraklarını kullananlar arasında yalnızca zengin Romalıların değil, İtalyan müttefiklerin de bulunduğunu, bu yüzden reformun müttefikler arasında da büyük huzursuzluk yarattığını gösterdi.
Bu tartışma, Gracchus kardeşleri hem bir sosyal krizin hem de bir siyasi çatışmanın içinde anlamaya çalışıyor. Mommsen, onları bir devrimin başlatıcıları olarak yüceltti; bu yorum, kendi çağının liberal siyasetinden de etkilenmişti. Brunt, arkalarındaki toplumsal krizin gerçekliğini vurguladı; ama sonraki araştırmacılar, küçük köylülüğün bu kadar büyük ölçüde gerilediği görüşünü sorguladı. Stockton, reformun içeriğinden çok, siyasi yöntemlerin yarattığı gerilime odaklandı. Roselaar ise sorunu İtalya'nın geneline genişleterek, reformun müttefiklerle Roma arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediğini gösterdi; bu, sonraki kuşakta İtalyan müttefiklerin Roma'ya karşı ayaklanmasının arka planını anlamak için de önemlidir.
Derine İn
Gracchus kardeşleri anlatan başlıca antik kaynaklar, Plutarkhos'un iki biyografisi ile Yunanlı tarihçi Appianos'un Roma iç savaşları üzerine eseridir. Her ikisi de, olaylardan iki yüzyıldan fazla sonra, MS ikinci yüzyılda yazdı. Plutarkhos, kardeşlere büyük bir sempatiyle yaklaşır; onları soylu amaçları olan ama kaderin yenik düşürdüğü trajik kahramanlar olarak sunar. Cicero gibi cumhuriyetin son döneminin yazarları ise Gracchus kardeşleri çoğu zaman, devleti tehlikeye atan tehlikeli halkçılar olarak anar. Aynı olaylar, yazarın siyasi görüşüne göre bambaşka biçimlerde anlatılabiliyordu. Bu yüzden Gracchus kardeşler, iki bin yıl boyunca, onları anan her kuşağın kendi siyasi kavgalarının aynası oldu: kimi için halkın savunucusu, kimi için düzeni bozan tehlikeli kışkırtıcılar.
Cornelia'nın figürü de ilginçtir. Gracchus kardeşlerin annesi Cornelia, Roma'nın en ünlü kadınlarından biri oldu. Kocasının ölümünden sonra yeniden evlenmedi, çocuklarının eğitimine kendini adadı; hatta Mısır'ın Ptolemaios kralının evlenme önerisini reddettiği anlatılır. Sonraki kuşaklar onu, erdemli bir Romalı annenin örneği olarak andı. Ondan kaldığı söylenen mektup parçalarının gerçek olup olmadığı tartışmalıdır. Cornelia'nın öyküsü, Roma'nın soylu kadınlarının, resmî bir siyasi rolleri olmasa da, aileleri aracılığıyla siyasette nasıl bir etki taşıyabildiğini gösteriyor.
Toprak reformu, İtalyan müttefikleri de rahatsız etti. Kamu topraklarının bir kısmını yıllardır müttefik şehirlerin soyluları kullanıyordu; toprak kurulu bu toprakları da geri almaya başlayınca, müttefikler Roma'daki güçlü koruyuculara başvurdu. Kartaca'yı yıkan ve Tiberius'un eniştesi olan Scipio Aemilianus, MÖ 129'da müttefiklerin davasını üstlendi ve kurulun müttefik topraklarındaki yetkisinin kısıtlanmasını sağladı. Kısa süre sonra, bir sabah evinde ölü bulundu. Ölümü hiçbir zaman açıklığa kavuşmadı; antik kaynaklar, farklı kişileri suçlayan söylentiler aktarır. Toprak sorunu, artık yalnızca Roma yurttaşlarının değil, bütün İtalya'nın sorunu hâline gelmişti.
Tiberius'un öldürülmesi, Roma'nın dinî ve siyasi dilini de sınadı. Tribünlerin bedeni kutsal ve dokunulmazdı; bir tribünü öldürmek, tanrılara karşı işlenmiş bir suç sayılıyordu. Scipio Nasica'nın başını togasıyla örterek Capitolium'a yürümesi, bazı araştırmacılara göre bir rahibin kurban törenindeki davranışını andırıyordu; Nasica, Roma'nın başrahibiydi. Belki de Nasica ve yandaşları, Tiberius'u öldürmeyi, kral olmak isteyen birine karşı yapılan dinî bir arınma töreni gibi sunmaya çalışıyordu. Bu yorum tartışmalıdır; ama olayın, yalnızca bir siyasi cinayet değil, bir meşruiyet savaşı olduğunu hatırlatıyor.
Gracchus reformunun uzun vadeli sonuçları da tartışılıyor. Toprak kurulu, birkaç yıl içinde binlerce yurttaşa toprak dağıttı; bazı tarihçiler, bir sonraki nüfus sayımında asker olabilecek yurttaş sayısının arttığını, bunun reformun etkisi olabileceğini düşünüyor. Ama birkaç on yıl içinde, dağıtılan toprakların satılmasını yasaklayan kurallar kaldırıldı ve topraklar yeniden zenginlerin eline geçmeye başladı. Toprak sorunu çözülmedi; tersine, sonraki kuşaklarda, askerlerine toprak vaat eden komutanların elinde bir güç kaynağına dönüştü. Bu dönüşüm, cumhuriyetin sonunu hazırlayan etkenlerden biri oldu.
Uzman Notu
Temel literatür
- Plutarch, Plutarch's Lives, Dryden çevirisi, gözden geçiren Arthur Hugh Clough, Project Gutenberg.
- Theodor Mommsen, The History of Rome, çev. William P. Dickson, 4 cilt (Londra: Richard Bentley, 1862–1866).
- P. A. Brunt, Italian Manpower, 225 B.C.–A.D. 14 (Oxford: Clarendon Press, 1971).
- Ernst Badian, «Tiberius Gracchus and the Beginning of the Roman Revolution», Aufstieg und Niedergang der römischen Welt I.1 (Berlin: De Gruyter, 1972).
- David Stockton, The Gracchi (Oxford: Clarendon Press, 1979).
- Saskia T. Roselaar, Public Land in the Roman Republic: A Social and Economic History of Ager Publicus in Italy, 396–89 BC (Oxford: Oxford University Press, 2010).
Arşiv ve kaynak
Plutarkhos'un Tiberius Gracchus ve Gaius Gracchus biyografileri, Dryden ve Clough çevirisiyle Project Gutenberg'de okunabiliyor. Mommsen'in Roma tarihinin Dickson çevirisi de aynı yerde bulunuyor. Toprak kurulunun sınır taşlarının bir kısmı, güney İtalya'daki müzelerde korunuyor; bu taşların yazıtları Latin yazıtları külliyatında yayımlanmıştır.
Açık sorular
- İtalya'da küçük köylülük MÖ ikinci yüzyılda gerçekten büyük ölçüde gerilemiş miydi, yoksa antik yazarlar bu gerilemeyi abarttı mı?
- Tiberius Gracchus'un bir tribünü görevden aldırması, halkın egemenliğinin mi, yoksa gelenekleri çiğneyen bir halkçılığın mı ifadesiydi?
- Gracchus reformları uzun vadede başarılı oldu mu?
Mini sınav
- (Hedef 1) Roma'nın savaşlarda ele geçirdiği ve Roma halkının ortak malı sayılan topraklara ne ad verilirdi? A) Latifundium B) Kamu toprağı C) Koloni D) Satraplık
- (Hedef 2) Tiberius Gracchus, toprak yasasına veto uygulayan tribün arkadaşına karşı ne yaptı? A) Onu sürgüne gönderdi B) Onu öldürttü C) Onun görevden alınmasını halk meclisinin oyuna sundu D) Onunla uzlaştı
- (Hedef 2) Tiberius, Bergama krallığının hazinesini ne için kullanmayı önerdi? A) Yeni bir donanma kurmak için B) Toprak alan yoksul yurttaşlara araç gereç sağlamak için C) Roma'da tapınaklar yapmak için D) Senatörlere dağıtmak için
- (Hedef 3) Biyografi yazarı, Tiberius Gracchus'un öldürülmesini neden önemli bir eşik sayar? A) Roma'nın ilk savaşıydı B) Krallığın kaldırılmasından beri kan dökülmesiyle sonuçlanan ilk siyasi kargaşaydı C) Roma'nın ilk seçimiydi D) İlk kez bir konsül öldürülmüştü
- (Hedef 1) Senatonun, olağanüstü tehlike anında konsüllere devleti korumak için her önlemi alma çağrısında bulunduğu karara ne ad verilir? A) Toprak yasası B) Veto C) Senatonun son kararı D) Oniki Levha
Açık uçlu soru
(Hedef 3) Gracchus kardeşlerin reformlarını ve ölümlerini, üç sahne üzerinden değerlendir: Gaius'un Etrurya tanıklığı, Tiberius'un yaban hayvanları konuşması ve Tiberius'un öldürülmesi. Plutarkhos'un kardeşlere sempatiyle yaklaştığını göz önünde tut. Ardından, Mommsen'in onları bir devrimin başlatıcıları olarak gören yorumunu ve Stockton'ın yöntemlerinin siyasi uzlaşmayı bozduğunu vurgulayan yorumunu yan yana koyarak, Gracchus kardeşlerin Roma tarihindeki yerini tartış ve tercihini gerekçelendir.
Cevaplar
- B — Bu topraklara kamu toprağı denirdi.
- C — Tiberius, tribün arkadaşının görevden alınmasını halk meclisinin oyuna sundu.
- B — Hazineyi yoksul yurttaşlara araç gereç sağlamak için kullanmayı önerdi.
- B — Krallığın kaldırılmasından beri kan dökülmesiyle sonuçlanan ilk siyasi kargaşaydı.
- C — Bu karara senatonun son kararı denir.
Dengeli bir değerlendirme, Gaius'un tanıklığının reformun gerekçesini ama aynı zamanda bir aile anlatısını yansıttığını, Tiberius'un konuşmasının askerlik ile toprak arasındaki kopuşu çarpıcı biçimde dile getirdiğini, ölüm anlatısının ise Roma siyasetinde şiddetin başlangıcını işaret ettiğini belirtir. Mommsen ile Stockton'ın yorumlarını karşılaştırırken, kardeşlerin ölçülü amaçları ile sert yöntemleri arasındaki gerilimi ve karşıtlarının şiddetini yan yana koyup ikisinin payını ayrı ayrı ölçerek bir sonuca ulaşır.
Sonraki bölüme köprü
Tiberius Gracchus'un Etrurya'da gördüğü kölelerle dolu kırlar, bir kuşak sonra Roma'nın başına büyük bir dert açtı. MÖ 73'te, Capua'daki bir gladyatör okulundan aşçı bıçaklarıyla kaçan yetmiş sekiz kişi, Trakyalı Spartaküs'ün önderliğinde, iki yıl içinde konsülleri yenen on binlerce kişilik bir orduya dönüştü. Sonraki bölüm bu isyanı soruyor: Roma'da köleler neden ve nasıl ayaklandı, Spartaküs ne istiyordu, ve isyan neden yenildi?