İçeriğe geç

Bölüm DT-108.05 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Kartaca kimdi?

DT-108 Roma Cumhuriyeti

2.622 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 814–MÖ 264
Bölge
Kuzey Afrika · Akdeniz
Tema
Ekonomi · Deniz
Kişiler
Elissa · Hannon · Magon · Aristoteles · Polybios · Justinus · Timaios · Plinius · Serge Lancel · Richard Miles · Josephine Quinn · Dexter Hoyos
Yerler
Kartaca · Tyros · Byrsa · Utica · Sicilya · Sardinya · Messana · Tunus
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Kartaca'nın Fenike kökenini, Batı Akdeniz'de kurduğu ticaret ve yerleşim ağını ve Roma ile karşılaşmadan önceki gücünü açıklayabileceksin.
  • Kartaca'nın siyasi kurumlarını, ordusunu ve dinini, Roma ile benzerlikleri ve farklılıkları içinde değerlendirebileceksin.
  • Kartaca hakkındaki bilgilerimizin büyük ölçüde düşmanlarının yazdığı kaynaklardan geldiğini göz önünde tutarak, bu kaynakları eleştirel biçimde okuyabileceksin.

Okuma metni

Kanca — kendi sesi olmayan bir şehir

Roma'nın en büyük düşmanı, bugünkü Tunus'un kıyısındaki bir şehirdi. Bu şehrin halkı, yüzyıllar boyunca Akdeniz'in en zengin tüccarları ve en usta denizcileriydi. Kütüphaneleri, tapınakları, yasaları, tarım üzerine kitapları vardı. Ama bugün bu şehrin kendi dilinde yazılmış tek bir tarih kitabı elimizde yok. MÖ 146'da Roma şehri yıktığında, kütüphanelerinin büyük bölümü dağıtıldı ya da yok oldu. Kartaca'yı bugün, büyük ölçüde onu yenen ve yıkan halkın, Romalıların ve onların Yunanlı dostlarının gözünden tanıyoruz.

Bu durum, tarihçiye zor bir soru soruyor. Bir halkı, onun hakkında yalnızca düşmanlarının konuştuğu bir kayıttan nasıl tanıyabiliriz? Bu bölüm, bu soruyla Kartaca'ya bakıyor: Kartacalılar kimdi, nereden geldiler, nasıl bir devlet kurdular, ve Roma'yla neden karşı karşıya geldiler?

Bağlam — Tyros'tan gelen «yeni şehir»

Kartaca'nın kökeni, Doğu Akdeniz'in kıyısındaki Fenike şehirlerine dayanır. Önceki bir kursta, İskender'in yedi ay kuşattığı ada şehri Tyros'u görmüştük. Tyros ve öteki Fenike şehirleri, MÖ birinci binyılın başlarından itibaren, Akdeniz'in dört bir yanına ticaret yolları ve yerleşimler kurdu.

Kartaca'nın adı, Fenike dilinde «Qart-hadasht», yani «yeni şehir» anlamına geliyordu. Antik gelenek, şehrin kuruluşunu Tyros'tan kaçan bir prensese bağlar.

Antik yazarlar, Kartaca'nın kuruluşunu MÖ 814 dolaylarına tarihler; bu tarih, ilk kez Sicilyalı Yunan tarihçi Timaios'ta görülür. Arkeologların bulduğu en eski izler, MÖ dokuzuncu yüzyılın sonuna ya da sekizinci yüzyıla aittir; bu, geleneğin tarihine oldukça yakındır.

Gelişme — denizlerin şehri

Kartaca, kuruluşundan sonraki yüzyıllarda, Batı Akdeniz'in en güçlü şehri oldu. Doğudaki Fenike şehirleri, Asur ve Babil gibi büyük imparatorlukların egemenliğine girince, Kartaca batıdaki Fenike yerleşimlerinin önderi hâline geldi. Sardinya'da, Sicilya'nın batısında, İspanya'nın güney kıyısında ve Kuzey Afrika kıyıları boyunca yerleşimler ve ticaret merkezleri kurdu ya da onları kendine bağladı.

Kartaca'nın zenginliği, ticaretten geliyordu. Tüccarları; İspanya'nın gümüşünü, Afrika'nın içlerinden gelen malları, Akdeniz'in dört bir yanının şarabını, yağını ve çanak çömleğini taşıyordu. Antik bir kaynak, Kartacalı kaptan Hannon'un, Cebelitarık Boğazı'ndan geçip Afrika'nın batı kıyısı boyunca güneye uzun bir keşif yolculuğu yaptığını anlatır. Kartaca'nın çevresindeki verimli Afrika toprakları da, geniş tarım arazileriyle şehri besliyordu.

Kartaca'nın siyasi kurumları, Yunanlı gözlemcileri etkiledi. Bu dersin birincil kaynağında, Aristoteles Kartaca'nın yönetimini övüyor.

Kartaca'da, sufetlerin yanında, zengin ailelerden oluşan bir yaşlılar meclisi ve yüz dört kişiden oluşan bir yargı kurulu vardı; halk da, belirli durumlarda son kararı veren bir meclisle yönetime katılıyordu. Kartaca, bir kral tarafından değil, zengin tüccar ve toprak sahibi ailelerin önderliğinde yönetilen bir cumhuriyetti.

Ama Kartaca ile Roma arasında önemli bir fark vardı: ordularını oluşturma biçimi.

Dönüş noktası — iki yükselen güç

Kartaca, yüzyıllar boyunca Sicilya'da Yunan şehirleriyle, özellikle Siracusa ile savaştı. Bu savaşlar, adanın batısını Kartaca'ya, doğusunu Yunanlılara bırakan bir denge içinde sürüp gitti. Roma ile ilişkileri ise uzun süre dostçaydı. Önceki bir bölümde gördüğümüz gibi, iki şehir cumhuriyetin ilk yılında bir antlaşma yapmıştı; sonraki yüzyıllarda bu antlaşma birkaç kez yenilendi. İki şehir, birbirinin çıkar alanlarına saygı gösteriyordu: Kartaca denizlerde ve Afrika'da, Roma İtalya'da.

Bu denge, Roma İtalya'nın tamamına egemen olunca bozuldu. Roma'nın güney İtalya'daki toprakları, Sicilya'ya yalnızca dar bir boğazla ayrılıyordu. MÖ 264'te, Sicilya'nın kuzeydoğusundaki Messana şehrinde bir anlaşmazlık çıktı. Şehri ele geçirmiş olan bir paralı asker grubu, önce Kartaca'dan, sonra Roma'dan yardım istedi. Roma, uzun tartışmalardan sonra Sicilya'ya bir ordu göndermeye karar verdi. Bu karar, iki şehir arasında yirmi üç yıl sürecek bir savaşı, Birinci Pön Savaşı'nı başlattı.

Bu savaşta Roma, hiç sahip olmadığı bir şeye, bir savaş donanmasına ihtiyaç duydu. Polybios'a göre Romalılar, karaya oturmuş bir Kartaca gemisini örnek alarak kısa sürede yüzlerce gemi yaptılar ve deniz savaşını, düşman gemisine bir köprü indirip üzerine asker geçirerek bir kara savaşına dönüştüren bir düzenek geliştirdiler. Savaş, MÖ 241'de Roma'nın zaferiyle bitti. Kartaca Sicilya'yı kaybetti ve büyük bir tazminat ödemeye mahkûm edildi. Kısa süre sonra, ücretleri ödenmeyen paralı askerleri Kartaca'ya karşı ayaklandı; Roma da bu karışıklıktan yararlanarak Sardinya'yı ele geçirdi. Kartaca'da biriken öfke, bir sonraki savaşın tohumlarını ekti.

Yaygın yanlış«Kartacalıların yazılı bir kültürü yoktu; onlar yalnızca tüccar ve savaşçıydı» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa Kartaca'nın kütüphaneleri vardı. Romalı yazar Plinius'a göre, Roma senatosu Kartaca'yı yıktıktan sonra, şehrin kütüphanelerini Afrika'daki yerel krallara verdi; ama Kartacalı Magon'un yirmi sekiz kitaplık tarım eserini Latinceye çevirtmeye karar verdi. Bu eser, Roma'nın tarım yazarları tarafından yüzyıllar boyunca alıntılandı. Kartaca'nın kendi sesini bugün duyamıyoruz; ama bunun nedeni sessizliği değil, yenilgisidir.

Cevap — Akdeniz'in öteki cumhuriyeti

Öyleyse Kartacalılar kimdi? Doğu Akdeniz'den gelen Fenikeli yerleşimcilerin soyundan gelen, Kuzey Afrika'nın yerli halklarıyla karışan ve Batı Akdeniz'de büyük bir ticaret ağı kuran bir halktı. Zengin ailelerin önderliğinde yönetilen, yıllık yöneticileri, meclisleri ve güçlü bir donanması olan bir cumhuriyetti. Roma'ya pek çok bakımdan benziyordu; Aristoteles ve Polybios gibi Yunanlılar da bu benzerliği fark etmişti.

Roma ile Kartaca'yı çatışmaya götüren, bu benzerlikten çok, ikisinin de aynı anda yükselmesiydi. Roma İtalya'yı birleştirdiğinde, Sicilya iki gücün arasında kaldı. Messana'daki küçük bir anlaşmazlık, Akdeniz'in egemenliği için bir yüzyılı aşan bir mücadeleye dönüştü.

Bugünle bağ — Tunus'taki kalıntılar

Kartaca'nın kalıntıları, bugün Tunus'un başkenti Tunus şehrinin kıyısındaki bir banliyöde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bir arkeolojik alanda korunuyor. Ama bu kalıntıların büyük bölümü, Kartaca'nın Pön döneminden değil, Romalıların MÖ 146'daki yıkımdan yaklaşık bir yüzyıl sonra aynı yerde kurduğu Roma şehrinden kalıyor. Pön şehrinin izleri, Roma katmanlarının altında, Byrsa tepesinde ve limanların çevresinde bulunuyor. Kartaca'nın dairesel savaş limanının biçimi, bugün de havadan görülebiliyor. Bir halkın izleri, onu yok eden halkın şehrinin altında yaşamayı sürdürüyor.

Birincil kaynak

Aristoteles, Politika adlı eserinde Kartaca'nın yönetimini şöyle değerlendirir:

The government of Carthage seems well established, and in many respects superior to others; in some particulars it bears a near resemblance to the Lacedaemonians; and indeed these three states, the Cretans, the Lacedaemonians and the Carthaginians are in some things very like each other, in others they differ greatly. Amongst many excellent constitutions this may show how well their government is framed, that although the people are admitted to a share in the administration, the form of it remains unaltered, without any popular insurrections, worth notice, on the one hand, or degenerating into a tyranny on the other.

Türkçesi: Kartaca'nın yönetimi sağlam bir biçimde kurulmuş ve pek çok bakımdan ötekilerden üstün görünüyor; bazı ayrıntılarda Lakedaimonlularınkine yakından benziyor; gerçekten de bu üç devlet, yani Giritliler, Lakedaimonlular ve Kartacalılar, bazı şeylerde birbirine çok benzer, bazılarında ise büyük ölçüde ayrılır. Birçok mükemmel yönetim biçimi arasında, onların yönetiminin ne kadar iyi düzenlendiğini şu gösterebilir: halkın yönetime katılmasına izin verilmesine rağmen, yönetimin biçimi değişmeden kalır; bir yandan anılmaya değer halk ayaklanmaları olmaz, öbür yandan bir tiranlığa da dönüşmez.

Kaynak: Aristoteles, Politika, II.11; William Ellis'in İngilizce çevirisi, Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Aristoteles, Kartaca'nın yönetimini hangi bakımlardan övüyor?
  2. Aristoteles, Kartaca'yı Sparta ve Girit ile karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma, Yunanlıların Kartaca'yı «barbar» bir halk olarak mı, yoksa kendi siyasi dünyalarının bir parçası olarak mı gördüğünü düşündürüyor?
  3. Aristoteles bu satırları, Kartaca'nın Roma ile savaşmasından yetmiş yıl kadar önce yazdı. Onun bakış açısı, Kartaca'yı onu yenen Romalıların gözünden anlatan kaynaklardan nasıl ayrılıyor?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Serge Lancel (1995) — Kartaca'nın tarihini, özellikle Byrsa tepesinde kendisinin de yürüttüğü kazılara dayanarak yeniden yazdı; arkeolojik bulgularla Kartaca'nın şehir yapısını, dinini ve gündelik hayatını, antik yazarların anlatılarından bağımsız olarak ortaya koymaya çalıştı.
  • Richard Miles (2010) — Kartaca'nın tarihini, Roma'nın onu nasıl bir «öteki» olarak kurduğuna odaklanarak anlattı; Roma'nın kendi kimliğini, Kartaca'yı güvenilmez, zalim ve yabancı bir düşman olarak tasvir ederek biçimlendirdiğini savundu.
  • Dexter Hoyos (2010) — Kartacalıların toplumunu, ekonomisini ve kurumlarını bütünlüklü biçimde inceledi; Kartaca'yı, Roma'nın düşmanı olmanın ötesinde, kendi başına incelenmesi gereken, Akdeniz'in önde gelen bir uygarlığı olarak ele aldı.
  • Josephine Quinn (2018) — «Fenikeliler» diye tek bir halkın var olup olmadığını sorguladı; Tyros, Sidon ya da Kartaca halklarının kendilerini ortak bir kimlikle değil, şehirleriyle tanımladığını, «Fenikeli» kimliğinin büyük ölçüde Yunanlıların ve sonraki dönemlerin bir kurgusu olduğunu savundu.

Bu tartışma, Kartaca'yı tanımanın birbirinden oldukça farklı iki yolunu gösteriyor. Lancel ve Hoyos, kazılardan ve belgelerden yola çıkarak Kartaca'nın kendisini anlamaya çalışıyor. Miles ve Quinn ise dikkati, Kartaca hakkında konuşan başkalarının dili üzerine çeviriyor: Miles, Roma'nın Kartaca imgesini, Quinn ise «Fenikeli» kavramının kendisini sorguluyor. Bu iki yaklaşım birbirini tamamlıyor ve birbirini düzeltiyor, çünkü Kartaca'nın kendi sesinin kayıp olduğu bir yerde, hem toprağı hem de düşmanlarının sözlerini aynı dikkatle ve birlikte okumak gerekiyor.

Derine İn

Kartaca hakkındaki en tartışmalı konulardan biri, «tophet» denen kutsal alanlardır.

Kartaca'daki tophet, 1920'lerde bulundu ve sonraki on yıllarda kapsamlı olarak kazıldı. Yunan ve Roma yazarları, Kartacalıların tanrılarına çocuk kurban ettiğini yazar. Arkeologlar, bu alandaki kalıntıların bu anlatıları doğrulayıp doğrulamadığını tartışıyor. Bir grup araştırmacı, kemiklerin incelenmesine dayanarak, buradaki çocukların önemli bir kısmının doğum sırasında ya da doğumdan kısa süre sonra öldüğünü, bu yüzden alanın ölü doğan ya da erken ölen bebeklerin gömüldüğü bir mezarlık olabileceğini savundu. Başka bir grup ise, yaş dağılımının ve taşlardaki adak yazıtlarının, kurbanın gerçekten uygulandığını gösterdiğini ileri sürdü. Taşların üzerindeki yazıtlarda, tanrılara bir adağın yerine getirildiği yazılıdır. Tartışma bugün de sürüyor. Bu konu, düşmanca kaynakların iddiaları ile arkeolojik kanıtın dikkatle ayrılması gerektiğini gösteren iyi bir örnektir.

Kartaca'nın dini, Fenike kökenli tanrılara dayanıyordu. Şehrin başlıca tanrıları, Baal Hammon ve tanrıça Tanit'ti. Tanit'in simgesi, bir üçgen, üzerinde yatay bir çizgi ve bir daire biçiminde basit bir figürdür; bu simge Kartaca'nın dünyasının her yerinde, adak taşlarında ve mozaiklerde görülür.

Kartaca'nın limanları, antik dünyanın mühendislik harikalarından biriydi. Romalı tarihçi Appianos'un betimlemesine göre, şehrin iki limanı vardı: dikdörtgen biçimli bir ticaret limanı ve onun arkasında, ortasında bir ada bulunan dairesel bir savaş limanı. Adanın üzerinde amiralin yapısı, çevresindeki rıhtımlarda ise savaş gemilerinin çekildiği kızaklar vardı. Kazılar, bu dairesel limanın ve gemi kızaklarının izlerini ortaya çıkardı; Appianos'un betimlemesi büyük ölçüde doğrulandı.

Kartaca'nın kendi sesini duyabildiğimiz nadir metinlerden biri, Hannon'un yolculuğunu anlatan kısa bir metindir. Antik geleneğe göre Hannon, dönüşünde yolculuğunun öyküsünü bir tapınağa yazıt olarak asmış; bu yazıt sonradan Yunancaya çevrilmişti. Bugün elimizde yalnızca bu Yunanca çeviri, bir Orta Çağ el yazmasında korunmuş biçimiyle var. Metin, Afrika'nın batı kıyısında kurulan yerleşimleri, garip halkları ve dağlardan yükselen ateşleri anlatır. Hannon'un ne kadar güneye gittiği ve metnin ne kadarının gerçek bir yolculuğu yansıttığı tartışmalıdır; ama metin, Kartacalı denizcilerin Akdeniz'in çok ötesine uzanan merakını gösteriyor.

Kartaca'nın dili, Fenike dilinin batıdaki bir biçimiydi; buna Pön dili denir.

Kartaca'nın yıkılmasından beş yüzyılı aşkın bir süre sonra bile, Kuzey Afrikalı Hristiyan yazar Augustinus, çevresindeki köylülerin hâlâ Pön dili konuştuğunu yazar. Kartaca'nın siyasi varlığı sona ermişti; ama dili, onu yıkan imparatorluğun içinde uzun süre yaşamaya devam etti.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Aristotle, Politics: A Treatise on Government, çev. William Ellis (Londra: J. M. Dent, 1912).
  • Polybius, The Histories of Polybius, çev. Evelyn S. Shuckburgh, 2 cilt (Londra: Macmillan, 1889).
  • Justin, Cornelius Nepos ve Eutropius, çev. J. S. Watson (Londra: Henry G. Bohn, 1853).
  • Serge Lancel, Carthage: A History, çev. Antonia Nevill (Oxford: Blackwell, 1995).
  • Richard Miles, Carthage Must Be Destroyed: The Rise and Fall of an Ancient Civilization (Londra: Allen Lane, 2010).
  • Josephine Quinn, In Search of the Phoenicians (Princeton: Princeton University Press, 2018).

Arşiv ve kaynak

Aristoteles'in Politika'sı, Polybios'un Tarihler'i ve Justinus'un özeti İngilizce çevirileriyle çevrimiçi kütüphanelerde açık erişimde. Kartaca'nın arkeolojik alanı ve Byrsa tepesindeki müze, Tunus'ta ziyaret edilebiliyor; tophet'teki adak taşlarının bir kısmı buradaki müzede ve Tunus'taki Bardo Müzesi'nde sergileniyor. Pön yazıtlarının büyük bir derlemesi, Semitik yazıtlar külliyatında yayımlanmıştır.

Açık sorular

  • Kartaca'daki tophet bir kurban alanı mıydı, yoksa erken ölen çocukların mezarlığı mı?
  • Kartacalılar kendilerini «Fenikeli» olarak mı, yoksa yalnızca «Kartacalı» olarak mı görüyordu?
  • Roma ile Kartaca arasındaki savaş kaçınılmaz mıydı?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Kartaca'nın adının Fenike dilindeki anlamı nedir? A) Eski şehir B) Yeni şehir C) Deniz şehri D) Tanrıların şehri
  2. (Hedef 1) Antik geleneğe göre Kartaca'yı kuran prensesin adı nedir? A) Kleopatra B) Tanit C) Elissa D) Stratonike
  3. (Hedef 2) Kartaca'nın her yıl seçilen iki en yüksek yöneticisine ne ad verilirdi? A) Konsül B) Sufet C) Satrap D) Tribün
  4. (Hedef 3) Polybios'un karşılaştırmasında Kartaca ordusunun Roma ordusundan en önemli farkı neydi? A) Kartaca'nın ordusu yalnızca süvariden oluşuyordu B) Kartaca'nın hiç donanması yoktu C) Kartaca ordusunun büyük bölümü paralı askerlerden oluşuyordu D) Kartaca ordusu fillerden oluşuyordu
  5. (Hedef 1) İki şehir arasındaki ilk büyük savaşı başlatan anlaşmazlık, MÖ 264'te hangi şehirde çıktı? A) Siracusa B) Utica C) Byrsa D) Messana

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Kartaca'yı, üç farklı bakış açısından değerlendir: Aristoteles'in Kartaca yönetimine övgüsü, Justinus'un Kartaca'nın kuruluş efsanesi ve Polybios'un Kartaca ile Roma'yı karşılaştırması. Her bir yazarın Kartaca'ya hangi mesafeden baktığını göz önünde tut. Ardından, Miles'ın Roma'nın Kartaca'yı bir «öteki» olarak kurduğunu savunan yorumunu değerlendirerek, düşmanları tarafından anlatılan bir halkın tarihini yazmanın güçlüklerini kendi görüşünle açıkla.

Cevaplar

  1. B — Kartaca adı «yeni şehir» anlamına geliyordu.
  2. C — Geleneğe göre Kartaca'yı Elissa kurdu.
  3. B — Bu yöneticilere sufet denirdi.
  4. C — Kartaca ordusunun büyük bölümü paralı askerlerden oluşuyordu.
  5. D — Anlaşmazlık Messana'da çıktı.

Yeterince derin bir cevap, Aristoteles'in Kartaca'yı Yunan siyasi dünyasının bir parçası olarak gördüğünü ve övdüğünü, Justinus'un kuruluş efsanesinin bir yer adından doğmuş olabileceğini, Polybios'un karşılaştırmasının ise hem doğru bir gözlem hem de açık bir Roma yanlısı önyargı taşıdığını belirtir. Miles'ın yorumunu değerlendirirken, Kartaca'nın kendi kaynaklarının kaybolduğunu, bu yüzden arkeolojinin ve düşmanca kaynakların dikkatle okunmasının zorunlu olduğunu gerekçelendirir.

Sonraki bölüme köprü

Birinci Pön Savaşı'nı kaybeden Kartaca, kayıplarını İspanya'nın gümüş madenlerinde ve halklarında telafi etti; bu yeni gücün başında, çocukken sunağın önünde Roma'nın dostu olmayacağına yemin ettirilmiş bir komutan vardı. Roma denizleri tuttuğu için Hannibal, İtalya'ya gemilerle değil, filleriyle birlikte karlı dağların üzerinden yürüyerek girmeye karar verdi. Sonraki bölüm bu kararı soruyor: Hannibal Alpleri neden aştı, ve bu yürüyüş ona ne kazandırıp ne kaybettirdi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: yıkık bir şehrin üzerinde uçuşan kâğıt yaprakları; kapanan bir kütüphane kapısı.
  • 1:10–3:05 Bağlam: Doğu Akdeniz'den batıya açılan gemiler; ince şeritlere kesilen bir öküz postu; bir tepenin çevresine çizilen çizgi.
  • 3:05–4:55 Gelişme — deniz ağı: haritada İspanya'dan Sicilya'ya uzanan ticaret yolları; iki sufetin yan yana oturduğu bir meclis.
  • 4:55–7:05 Dönüş noktası — Messana: dar bir boğazın iki yakasında bekleyen iki ordu.
  • 7:05–9:30 Kapanış: havadan görülen dairesel bir liman; Roma yıkıntılarının altından çıkan eski taşlar.

Kişiler yüzsüz silüet; tophet alanı yalnızca taş dikilitaşlarla, insan kalıntısı gösterilmeden verilir.