İçeriğe geç

Bölüm DT-106.07 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Sasaniler nasıl yükseldi?

DT-106 Pers İmparatorlukları

2.660 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
224–379
Bölge
İran
Tema
İmparatorluk · Din
Kişiler
I. Ardaşir · I. Şapur · II. Şapur · IV. Artabanos · Valerianus · Kartir · Mani · Ammianus Marcellinus · Eutropius · Arthur Christensen · Touraj Daryaee · Parvaneh Pourshariati
Yerler
İstahr · Fars · Ktesiphon · Nakş-ı Rüstem · Bişapur · Urfa
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Sasani hanedanının Fars bölgesinden çıkıp Part İmparatorluğu'nu yıkarak nasıl yeni bir İran imparatorluğu kurduğunu, I. Ardaşir ve I. Şapur dönemleri üzerinden açıklayabileceksin.
  • Sasanilerin meşruiyetlerini kraliyet kabartmaları, yazıtlar, Zerdüşt din adamları ve «Eranşehr» düşüncesi aracılığıyla nasıl kurduğunu değerlendirebileceksin.
  • Sasani yükselişinin ne ölçüde bir kopuş, ne ölçüde Part döneminin bir devamı olduğu tartışmasını, kaynaklara dayanarak tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir mektubun ilk satırları

MS 358'de, Roma imparatoru II. Constantius'un sarayına, Pers kralının elçisi bir mektup getirdi. Mektup, alışılmadık bir unvanla başlıyordu: «Ben, Şapur, krallar kralı, yıldızların ortağı, güneşin ve ayın kardeşi, kardeşim Constantius Caesar'a çok selam gönderirim.» Mektubun devamında Pers kralı, Roma'nın kendi eski kayıtlarının bile atalarının Makedonya sınırına, Strymon ırmağına kadar uzanan toprakları elinde tuttuğunu gösterdiğini söylüyor, en azından Ermenistan'ın ve Mezopotamya'nın geri verilmesini istiyordu.

Mektubu Roma tarihçisi Ammianus Marcellinus aktarır. Mektup, bir yüzyıldan biraz daha önce kurulmuş bir hanedanın ne kadar büyük bir özgüvenle konuştuğunu gösteriyor. Bu hanedan, kendini bin yıl önceki Ahameniş krallarının mirasçısı olarak görüyor ve onların topraklarını geri istiyordu.

Bu hanedan, Sasanilerdi; Roma'nın doğu sınırındaki en güçlü rakibi olarak dört yüzyıl ayakta kalacaklardı. Bu bölüm, onların yükselişini soruyor: İran'ın güneyindeki bir bölgeden çıkan bir aile, nasıl oldu da Part İmparatorluğu'nu yıkıp dört yüzyıl ayakta kalacak yeni bir imparatorluk kurdu?

Bağlam — Fars'tan gelen bir aile

MS üçüncü yüzyılın başında Part İmparatorluğu, taht kavgaları ve Roma ile süren savaşlar yüzünden zayıflamıştı. Önceki bölümde gördüğümüz gibi, Roma orduları Dicle kıyısındaki Part başkentine defalarca girmişti. Part kralının gücü, büyük ölçüde bağımlı krallara ve soylu ailelere dayanıyordu; bu da, bir bölgesel yöneticinin güçlenip merkeze meydan okumasını kolaylaştırıyordu.

Böyle bir meydan okuma, Ahameniş İmparatorluğu'nun anayurdu olan Fars bölgesinden geldi. Fars'taki İstahr şehrinde, Sasan adlı bir atanın adıyla anılan bir aile, yerel bir güç hâline gelmişti. Sonraki kaynaklara göre Sasan, İstahr'daki bir ateş tapınağının görevlisiydi; torunu Ardaşir ise, bölgedeki öbür yerel yöneticileri tek tek yenerek Fars'ın tamamını ele geçirdi.

MS 224'te Ardaşir, son Part kralı IV. Artabanos'u bir meydan savaşında yendi ve öldürdü. Part kralının ölümü, bir hanedanın sonuydu; ama Part soylularının pek çoğu, yeni krala boyun eğerek yerlerini korudu. Birkaç yıl içinde Dicle kıyısındaki başkent Ktesiphon'a girdi ve kendini «İranlıların krallar kralı» ilan etti.

Gelişme — taşa işlenen meşruiyet

Ardaşir, yeni hanedanının meşruiyetini kurmak için taşları kullandı. Fars'taki kayalıklara oydurduğu büyük kabartmalarda, kendini atları üzerinde, tanrı Ahura Mazda'dan krallık halkasını alırken gösterdi. Bu kabartmaların en ünlüsü, Ahameniş krallarının kaya mezarlarının bulunduğu Nakş-ı Rüstem'dedir.

Nakş-ı Rüstem'in seçilmesi bir rastlantı değildi. Sasani kralları, kabartmalarını Ahameniş krallarının kaya mezarlarının hemen altına oyarak, kendilerini Ahameniş mirasının gerçek sahipleri olarak sunuyordu. Ama ilginç bir biçimde, Sasani kaynakları Ahameniş krallarının adlarını pek bilmiyor gibidir; onların Ahamenişlere ilişkin belleği, yazılı tarihten çok efsanelere ve anıtlara dayanıyordu.

Sasaniler, yönettikleri ülke için de yeni bir ad kullandı. Bu ad, yeni hanedanın yalnızca bir aileyi değil, bir halkı ve bir ülkeyi temsil ettiği iddiasını taşıyordu.

Ardaşir'in oğlu I. Şapur, babasının kurduğu devleti büyük bir güce dönüştürdü. Şapur, Roma'ya karşı üç büyük sefer düzenledi ve üç Roma imparatoruyla savaştı. Bunların en ünlüsü, MS 260'ta, bugünkü Urfa, yani antik Edessa yakınında, Roma imparatoru Valerianus'u tutsak almasıydı.

Dönüş noktası — din ve devlet

Sasani devletinin yükselişinde, Zerdüşt din adamları da önemli bir rol oynadı. Zerdüştlük, önceki bölümde gördüğümüz gibi, Ahamenişlerin döneminden beri İran'ın başlıca dinsel geleneğiydi; ama Part döneminde merkezî bir din örgütü yoktu. Sasaniler döneminde, Zerdüşt din adamlarından oluşan güçlü bir hiyerarşi ortaya çıktı.

Bu hiyerarşinin en ünlü temsilcisi, Kartir adlı bir din adamıydı. Kartir, dört Sasani kralı döneminde yükselerek devletin en güçlü kişilerinden biri oldu ve kendi adına yazıtlar kazıttı. Bu yazıtlarda, Zerdüşt dinini güçlendirdiğini, ateş tapınakları kurduğunu ve Yahudileri, Hristiyanları, Budistleri ve öbür inançların mensuplarını baskı altına aldığını söyler. Bu iddiaların ne kadarının gerçekleştiği, ne kadarının Kartir'in kendini övmesi olduğu tartışmalıdır.

Aynı dönemde, İran'da yeni bir din de doğdu. Babil'de doğan Mani adlı bir peygamber, Zerdüştlüğün, Hristiyanlığın ve Budizmin öğelerini birleştiren, ışık ile karanlığın mücadelesine dayanan yeni bir din öğretti. I. Şapur, Mani'ye sarayında yer verdi ve onun öğretisini yaymasına izin verdi. Ama Şapur'un ölümünden sonra, Kartir'in yükselişiyle birlikte, Mani tutuklandı ve hapiste öldü.

Yaygın yanlış«Sasani İmparatorluğu, kurulduğu andan itibaren Zerdüşt din adamlarının yönettiği, başka dinlere hiç yer vermeyen bir din devletiydi» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa Sasani İmparatorluğu'nda Yahudiler, Hristiyanlar, Maniheistler ve Budistler de yaşıyordu ve kralların onlara yaklaşımı dönemden döneme değişti. Bazı krallar başka dinlere hoşgörü gösterirken, bazı dönemlerde baskılar yaşandı. Din ile devlet arasındaki ilişki, kralların ve din adamlarının güç dengesine bağlıydı.

Cevap — eski bir mirası yeniden kurmak

Öyleyse Fars'tan çıkan bu aileyi krallar kralı yapan neydi? Tek bir etken değil, birbirini güçlendiren bir zincir. Part İmparatorluğu'nun zayıflaması, Fars'taki bir yerel ailenin yükselmesine fırsat verdi. Ardaşir, askerî başarılarını, Ahameniş mirasını sahiplenen bir meşruiyet anlatısıyla birleştirdi. Şapur, Roma'ya karşı kazandığı zaferlerle yeni hanedanın gücünü kanıtladı. Zerdüşt din adamlarıyla kurulan ittifak ise, devlete dinsel bir dayanak sağladı.

Ama Sasani yükselişi, tam bir kopuş değildi. Bunun ilginç bir tanığı, dördüncü yüzyılda Pers krallarına karşı savaşmış bir Roma subayıdır.

Sasaniler, Part döneminin pek çok kurumunu, unvanını ve soylu ailesini devraldı. Önceki bölümde gördüğümüz Suren ve Karen gibi büyük Part aileleri, Sasani döneminde de güçlerini korudu. Sasani İmparatorluğu, eski bir mirası yeniden kurduğunu söyleyen, ama aslında Part döneminin birçok temeli üzerinde yükselen yeni bir yapıydı.

Bugünle bağ — anıtların kullandığı geçmiş

Sasani kralları, Ahameniş anıtlarının yanına kendi kabartmalarını oydurarak, geçmişi kendi meşruiyetleri için kullandılar. Bugün de devletler ve topluluklar, geçmişin anıtlarını ve simgelerini kendi kimliklerini ve iddialarını desteklemek için kullanıyor. Nakş-ı Rüstem'in kayalıklarında, bin yıl arayla yapılmış iki farklı hanedanın anıtları yan yana duruyor. Bu yan yana duruş, geçmişin ne kadar farklı biçimlerde sahiplenilebileceğini gösteriyor.

Birincil kaynak

Ammianus Marcellinus, II. Şapur'un MS 358'de Roma imparatoru Constantius'a gönderdiği mektubu şöyle aktarır:

I, Sapor, king of kings, partner of the stars, brother of the sun and moon, to Constantius Cæsar my brother send much greeting. […] Even your own ancient records bear witness that my ancestors possessed all the country up to the Strymon and the frontier of Macedonia. And these lands it is fitting that I who (not to speak arrogantly) am superior to those ancient kings in magnificence, and in all eminent virtues, should now reclaim. […] And therefore it is a duty in me to recover Armenia and Mesopotamia, which were wrested from my ancestor by deliberate treachery.

Türkçesi: Ben, Şapur, krallar kralı, yıldızların ortağı, güneşin ve ayın kardeşi, kardeşim Constantius Caesar'a çok selam gönderirim. […] Sizin kendi eski kayıtlarınız bile, atalarımın Strymon ırmağına ve Makedonya sınırına kadar bütün ülkeyi elinde tuttuğuna tanıklık eder. Görkemde ve bütün üstün erdemlerde (kibirlenmeden söylüyorum) o eski krallardan üstün olan benim, bu toprakları geri istemem yerindedir. […] Bu yüzden, atalarımdan kasıtlı bir hileyle koparılmış olan Ermenistan'ı ve Mezopotamya'yı geri almak benim görevimdir.

Kaynak: Ammianus Marcellinus, Roma Tarihi, XVII.5.3–6; Charles Duke Yonge'un İngilizce çevirisi, Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Şapur, kendini hangi unvanlarla tanıtıyor? Bu unvanlar, Sasani krallarının kendilerini nasıl gördüğü hakkında ne anlatıyor?
  2. Şapur, Makedonya sınırına kadar uzanan topraklar üzerindeki hakkını neye dayandırıyor? Bu iddia, Sasanilerin Ahameniş mirasıyla ilişkisi hakkında ne gösteriyor?
  3. Bu mektubu bize aktaran, bir Roma subayı ve tarihçisi. Mektubun metnini, Ammianus'un Roma okurları için yeniden kurmuş olabileceğini düşünerek nasıl okumalıyız?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Arthur Christensen (1936) — Sasani devletini bütünüyle ele alan ilk büyük sentezlerden birini yazdı; Sasani devletini, güçlü bir merkezî yönetime, sınıflara ayrılmış bir topluma ve devletle iç içe geçmiş bir Zerdüşt din örgütüne sahip bir yapı olarak tanımladı; bu tablo, uzun süre alanın temel çerçevesi oldu.
  • Parvaneh Pourshariati (2008) — Sasani İmparatorluğu'nun, sanıldığı kadar merkezî olmadığını savundu; Part döneminin büyük soylu ailelerinin Sasani döneminde de güçlerini koruduğunu, imparatorluğun bir tür Sasani ile Part aileleri arasındaki ortaklık olduğunu ileri sürdü.
  • Touraj Daryaee (2009) — Sasani İmparatorluğu'nun tarihini, yazıtları, sikkeleri, mühürleri ve Orta Farsça metinleri kullanarak yazdı; Sasanilerin «Eranşehr» düşüncesiyle ortak bir İran kimliğini nasıl kurduğunu vurguladı.
  • Matthew Canepa (2009) — Roma ile Sasani krallarının birbirlerinin kraliyet törenlerinden, simgelerinden ve ideolojisinden nasıl etkilendiğini inceledi; iki imparatorluğun, birbiriyle savaşırken aynı zamanda ortak bir krallık dili geliştirdiğini gösterdi.

Bu tartışma, Sasani devletinin doğasıyla ilgili iki soruyu ele alıyor. Birincisi, merkezîleşmeyle ilgili: Christensen güçlü bir merkezî devlet görürken, Pourshariati soylu ailelerin gücünü öne çıkardı. İkincisi, kimlik ve ideolojiyle ilgili: Daryaee Sasanilerin İran kimliğini nasıl kurduğunu, Canepa ise bu kimliğin Roma ile etkileşim içinde nasıl biçimlendiğini inceledi. Bu yorumlar, Sasani devletinin hem bir kopuş, hem de bir süreklilik olarak görülebileceğini gösteriyor. Tartışmayı canlı tutan, yeni kaynakların ortaya çıkmasıdır: son on yıllarda yayımlanan çok sayıda mühür baskısı, yönetimin ne kadar merkezî olduğu sorusuna yeni kanıtlar ekliyor.

Derine İn

I. Şapur'un zaferlerini anlattığı büyük yazıt, Sasani yükselişinin en önemli belgelerinden biridir. Nakş-ı Rüstem'deki Ahameniş mezarlarının karşısında duran taş bir kulenin duvarlarına Orta Farsça, Partça ve Yunanca olarak kazınan bu yazıtta Şapur, yönettiği ülkeleri sayar, Roma imparatorlarına karşı kazandığı zaferleri anlatır ve zaferlerinin şükranı olarak kurduğu ateşleri ve yaptığı sunuları sıralar. Yazıtın üç dilde yazılmış olması, Sasani krallarının hem kendi halklarına, hem Part geleneğini sürdüren soylulara, hem de Yunanca konuşan Doğu Akdeniz dünyasına seslendiğini gösteriyor. Yazıta göre bir Roma imparatoru, barış için Şapur'a büyük bir para ödemek zorunda kalmıştı; Roma kaynakları aynı barışı çok daha onurlu bir biçimde anlatır. Aynı olayların iki imparatorluğun kaynaklarında bu kadar farklı anlatılması, sınırın iki yanındaki tarih yazımının birbirini nasıl tamamladığını ve nasıl çeliştiğini gösteriyor.

Sasani sikkeleri de bu yeni ideolojinin taşıyıcılarıydı. Sikkelerin bir yüzünde kral, kendine özgü tacıyla gösteriliyordu; her kralın tacı farklıydı, bu yüzden sikkeler bugün hangi kralın döneminde basıldıklarını belirlemeyi kolaylaştırıyor. Öbür yüzünde ise çoğu zaman bir ateş sunağı ve onun iki yanında duran figürler yer alıyordu. Böylece imparatorluğun her yerinde elden ele dolaşan paralar, kralın ve Zerdüşt dininin birlikteliğini sessizce duyuruyordu.

Ardaşir'in yükselişi, sonraki yüzyıllarda bir efsaneye de dönüştü. Sasani döneminin sonlarına doğru yazıldığı düşünülen bir Orta Farsça anlatı, Ardaşir'in gençliğini, Part kralının sarayında yaşadığı serüvenleri ve onu tahta taşıyan olağanüstü işaretleri anlatır. Bu anlatının tarihsel değeri sınırlıdır; ama bir hanedanın kendi kökenini nasıl hatırlamak istediğini gösterir. Aynı öykünün bazı öğeleri, yüzyıllar sonra Firdevsi'nin Şehname'sinde de yaşamayı sürdürdü.

I. Şapur'un Roma'ya karşı zaferlerinin bir sonucu da, çok sayıda Roma tutsağının İran'a getirilmesiydi. Şapur, bu tutsakları, İran'ın güneybatısında yeni kurduğu ya da genişlettiği şehirlere yerleştirdi. Bu esir nüfus, Sasani İmparatorluğu'nun kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılarda bulundu.

Şapur'un adını taşıyan Bişapur şehri, bu yerleşim politikasının bir örneğidir. Şehrin mozaiklerinde ve yapılarında Roma etkisi açıkça görülür. Güneybatı İran'daki bazı büyük barajların ve köprülerin yapımında da, Roma tutsaklarının çalıştırıldığı sonraki kaynaklarda anlatılır. Bu tutsakların arasındaki Hristiyanlar, İran'da Hristiyanlığın yayılmasına da katkıda bulundu.

Sasani İmparatorluğu'nun ilk yüzyılı, böylece hem askerî zaferlerin, hem de yeni bir devlet ve din düzeninin kurulduğu bir dönem oldu. MS dördüncü yüzyılda, yetmiş yıla yakın hüküm süren II. Şapur, bu düzeni sağlamlaştırdı ve Roma ile uzun savaşlar sürdürdü. Sonraki bölümde göreceğimiz gibi, Roma ile Persler arasındaki rekabet, Sasani İmparatorluğu'nun sonuna kadar sürecekti.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Ammianus Marcellinus, The Roman History, çev. Charles Duke Yonge (Londra: Henry G. Bohn, 1862).
  • John Selby Watson (çev.), Justin, Cornelius Nepos, and Eutropius (Londra: Henry G. Bohn, 1853).
  • Arthur Christensen, L'Iran sous les Sassanides (Kopenhag: Levin & Munksgaard, 1936).
  • Parvaneh Pourshariati, Decline and Fall of the Sasanian Empire: The Sasanian-Parthian Confederacy and the Arab Conquest of Iran (Londra: I. B. Tauris, 2008).
  • Touraj Daryaee, Sasanian Persia: The Rise and Fall of an Empire (Londra: I. B. Tauris, 2009).
  • Matthew P. Canepa, The Two Eyes of the Earth: Art and Ritual of Kingship between Rome and Sasanian Iran (Berkeley: University of California Press, 2009).

Arşiv ve kaynak

Ammianus'un Yonge çevirisi Project Gutenberg'de, Eutropius'un Watson çevirisi de, 1853 baskısının dijital kopyasıyla archive.org üzerinden erişilebilir. Sasani kraliyet kabartmaları, Fars eyaletinde, Nakş-ı Rüstem, Nakş-ı Receb, Firuzabad ve Bişapur'da görülebiliyor. I. Şapur'un üç dilli büyük yazıtı, Nakş-ı Rüstem'deki taş bir kulenin duvarlarındadır. Sasani sikkeleri ve mühürleri, pek çok büyük müzenin koleksiyonlarında bulunuyor.

Açık sorular

  • Sasani İmparatorluğu ne ölçüde merkezî bir devletti; Part soylu ailelerinin gücü ne kadar sürdü?
  • Kartir'in yazıtlarında anlattığı dinsel baskılar ne ölçüde gerçekleşti?
  • Sasaniler, Ahameniş geçmişi hakkında gerçekte ne biliyordu?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Sasani hanedanını kurarak son Part kralını yenen hükümdar kimdir? A) I. Şapur B) I. Ardaşir C) II. Şapur D) Kartir
  2. (Hedef 1) MS 260'ta Sasaniler tarafından tutsak alınan Roma imparatoru kimdir? A) Traianus B) Valerianus C) Constantius D) Hadrianus
  3. (Hedef 2) Sasani krallarının yazıtlarında imparatorluklarının adı olarak kullandıkları terim hangisidir? A) Eranşehr B) Parthia C) Satraplık D) Filhelen
  4. (Hedef 2) Sasani döneminde kendi adına yazıtlar kazıtan ve Zerdüşt dinini güçlendirdiğini söyleyen din adamı kimdir? A) Mani B) Zerdüşt C) Kartir D) Arsakes
  5. (Hedef 3) Ammianus'un aktardığı mektupta II. Şapur, hangi topraklar üzerinde hak iddia eder? A) Mısır ve Libya B) Strymon ırmağına ve Makedonya sınırına kadar uzanan topraklar C) Hindistan D) İtalya

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Sasaniler, kendilerini Ahameniş mirasının gerçek sahipleri olarak sundu; ama birçok bakımdan Part döneminin devamıydı. Nakş-ı Rüstem kabartmalarından, II. Şapur'un mektubundan ve Ammianus'un Arsakes hakkındaki anlatısından yararlanarak, Sasani yükselişinin kopuş ve süreklilik yönlerini açıkla. Ardından, Christensen'in merkezî devlet tablosunu ve Pourshariati'nin «Sasani ile Part aileleri arasındaki ortaklık» yorumunu karşılaştırarak kendi gerekçeli değerlendirmeni yap.

Cevaplar

  1. B — Sasani hanedanını I. Ardaşir kurdu.
  2. B — MS 260'ta Valerianus tutsak alındı.
  3. A — Sasani kralları imparatorluklarını Eranşehr olarak adlandırdı.
  4. C — Kartir, Zerdüşt dinini güçlendirdiğini söyleyen din adamıydı.
  5. B — Şapur, Strymon ırmağına ve Makedonya sınırına kadar uzanan topraklar üzerinde hak iddia eder.

Güçlü bir cevap, Nakş-ı Rüstem kabartmalarının ve Şapur'un mektubunun Sasanilerin Ahameniş mirasını sahiplendiğini, yani bir kopuş ve yeniden kuruluş iddiası taşıdığını belirtir. Ammianus'un Arsakes anlatısının ise Part geleneğinin ve soylu ailelerin Sasani döneminde de yaşadığını düşündürdüğünü gösterir. Christensen'in güçlü merkezî devlet tablosunu ve Pourshariati'nin soylu ailelerin gücünü vurgulayan yorumunu karşılaştırarak, kopuş ile sürekliliğin nasıl bir arada bulunduğuna dair kendi değerlendirmesini gerekçelendirir.

Sonraki bölüme köprü

Şapur'un mektubu, Roma'dan Ermenistan'ı ve Mezopotamya'yı geri istiyordu; bir yıl sonra onun ordusu Dicle kıyısındaki Amida'yı yetmiş üç günlük bir kuşatmayla aldı ve surların içindeki genç bir Roma subayı, gece karanlığında dağlara kaçtı. Bu kuşatma, Fırat ile Dicle arasındaki kaleler için yüzyıllar boyunca süren bir çekişmenin yalnızca bir bölümüydü. Sonraki bölüm bu çekişmeyi soruyor: Roma ile İran neden yedi yüz yıl boyunca savaşmayı sürdürdü ve bunun bedelini kimler ödedi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:20 Kanca: bir saraya getirilen mühürlü bir mektup; açılan mektupta beliren uzun unvanlar; bir haritada Makedonya'ya kadar uzanan bir hak iddiası çizgisi.
  • 1:20–3:15 Bağlam: Fars'ın dağlık manzarası; İstahr'da bir ateş tapınağı; bir meydan savaşında karşılaşan iki süvari birliği.
  • 3:15–5:30 Gelişme: bir kayalık yüzeyde oyulan kabartma: atlı iki figür arasında uzatılan bir halka; üstte Ahameniş mezarları.
  • 5:30–7:50 Dönüş noktası — din: bir ateş tapınağında din adamları; bir yazıt; yeni bir öğreti yayan bir silüet.
  • 7:50–9:40 Kapanış: Nakş-ı Rüstem'de yan yana duran Ahameniş mezarları ve Sasani kabartmaları.

Kişiler yüzsüz silüet; tutsak imparator ve dinsel baskılar ayrıntı gösterilmeden, simgelerle ima edilir.