İçeriğe geç

Bölüm DT-106.03 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Kral Yolu ve posta sistemi

DT-106 Pers İmparatorlukları

2.695 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 550–MÖ 330
Bölge
İran
Tema
İmparatorluk · Medya
Kişiler
Histiaios · Aristagoras · Herodotos · Ksenophon · Küroş · Richard Hallock · Harold Innis · David Graf · Anne Kolb
Yerler
Sardes · Susa · Persepolis · Kızılırmak · Miletos · Gordion
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Pers İmparatorluğu'nun yol ve haberleşme ağını, Kral Yolu, menziller, ulaklar ve yol belgeleri üzerinden açıklayabileceksin.
  • Bu ağın yalnızca haber taşımak için değil, kralın denetimini, vergiyi, orduyu ve ticareti imparatorluğun her yerine ulaştırmak için nasıl kullanıldığını değerlendirebileceksin.
  • Yolların hem imparatorluğun gücü, hem de ona karşı çıkanların aracı olduğunu kaynaklara dayanarak tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir kölenin başındaki mektup

MÖ 499'da, Pers kralının başkenti Susa'dan yola çıkan bir köle, günler süren bir yolculuktan sonra Ege kıyısındaki Miletos'a vardı. Yanında hiçbir mektup yoktu. Onu gönderen efendisi, Miletos'un eski yöneticisi Histiaios, yalnızca bir şey söylemişti: Miletos'a varınca, şehrin yöneticisi Aristagoras'a başını tıraş etmesini ve kafasının üstüne bakmasını söyleyecekti.

Herodotos'a göre Histiaios, Susa'da kralın yanında tutuluyor, Miletos'a dönemiyordu. Aristagoras'a Perslere karşı ayaklanmasını söylemek istiyordu; ama bunu güvenle yapamıyordu, çünkü yollar gözetim altındaydı. Bu yüzden en güvendiği kölesinin saçlarını kazıttı, mesajı onun başının derisine iğneyle işledi, saçlarının yeniden uzamasını bekledi ve onu yola çıkardı. Kölenin başındaki işaretler, Aristagoras'a ayaklanma zamanının geldiğini söylüyordu.

Bu öykünün her ayrıntısı doğru olmayabilir. Ama arkasındaki gerçek açıktır: Pers İmparatorluğu'nun yolları, o kadar sıkı denetleniyordu ki, krala karşı bir mesaj göndermek isteyen, onu bir insanın derisinin altına saklamak zorunda kalıyordu. Bu derste, gözetimin ve hızın aynı ağdan nasıl doğduğunu izleyeceğiz: menziller, ulaklar, mühürlü belgeler ve denetçiler.

Bağlam — Sardes'ten Susa'ya

Pers İmparatorluğu, önceki bölümde gördüğümüz gibi, Ege kıyısından Hindistan sınırına uzanıyordu. Kralın buyruklarının, vergilerin, askerlerin ve haberlerin bu dev alanda dolaşabilmesi için güvenilir yollar gerekiyordu. Pers kralları, kendilerinden önceki Asur ve Babil krallarının yollarını devraldı ve onları geniş bir ağa dönüştürdü.

Bu ağın en ünlü parçası, Anadolu'nun batısındaki Sardes'i imparatorluğun başkentlerinden Susa'ya bağlayan yoldu. Yunanlılar bu yolu en iyi tanıyan yabancılardı; çünkü Ege kıyısındaki şehirlerden krala giden elçiler ve sürgünler hep bu yoldan geçiyordu.

Kapı derslerinde, Herodotos'un bu yolun uzunluğu ve konakları hakkında verdiği bilgileri görmüştük. Kral Yolu, düz ve taş döşeli bir cadde değildi; çoğu yerde, düzleştirilmiş ve bakımı yapılan bir toprak yoldu. Ama yol boyunca belirli aralıklarla, yolcuların konaklayabileceği, atların değiştirilebileceği ve erzak alınabileceği istasyonlar vardı.

Arkeologlar, bu yolun izlerini bugün hâlâ arıyor. Anadolu'da, Frig başkenti Gordion yakınında yapılan kazılarda, Pers dönemine ait olduğu düşünülen, taşla güçlendirilmiş bir yol parçası bulundu. Ama yolun tam güzergâhı, pek çok yerde hâlâ tartışmalıdır.

Gelişme — ulaklar ve yol belgeleri

Yollar boyunca, kralın mektuplarını taşıyan ulaklar gidip geliyordu. Onların hızı, antik yazarları en çok şaşırtan şeylerden biriydi.

Yunanlılar, bu sisteme Farsçadan aldıkları bir sözcükle ad verdiler. Sözcüğün bir yabancı dilden alınmış olması, bu düzenin Yunan dünyasında bir benzeri olmadığını da gösteriyor.

Kraliyet postasından yararlanmak herkese açık değildi. Yolculuk eden görevliler, yanlarında mühürlü bir belge taşıyordu.

Önceki bölümde gördüğümüz Persepolis tahkimat tabletleri, bu belgelerin nasıl işlediğini açıkça gösteriyor. Tabletlere, yol üstündeki depolardan çıkan her ölçek un, şarap ve bira, alan kişinin adıyla yazılmıştır. Bir tablete göre, belirli sayıda kişiden oluşan bir kafile, Hindistan'dan Susa'ya giderken Persepolis bölgesinde bir menzilde erzak almıştır; başka tabletler de, kralın ya da bir satrabın mühürlü belgesini gösteren görevlilere uzak eyaletlere giderken ya da oralardan dönerken pay verildiğini kaydeder. Bu kayıtlar, yolların yalnızca ulaklar tarafından değil, işçi kafileleri, elçiler, askerler ve görevliler tarafından da sürekli kullanıldığını gösteriyor.

Dönüş noktası — kralın gözleri ve kulakları

Yollar, kralın imparatorluk üzerindeki denetiminin de aracıydı. Yunan yazarlar, Pers kralının imparatorluğun dört bir yanına gönderdiği denetçilerden söz eder.

Ksenophon, Kyrou Paideia adlı eserinde, bu denetçilerin her yıl bir ordu eşliğinde eyaletleri dolaştığını, bir haksızlık, bir ihmal ya da görevini yapmayan bir satrap gördüklerinde durumu düzelttiklerini ya da krala bildirdiklerini anlatır. Aynı yerde, Pers posta sisteminin Küroş tarafından kurulduğunu yazar. Ksenophon'un bu eseri, belgelere dayanan bir tarih değil, ideal bir hükümdarı anlatan öğretici bir kurmacadır; anlattıkları, dönemin Pers düzenini yansıtsa da, Küroş'a atfedilen her şeyin gerçekten onun eseri olduğu kesin değildir.

Yollar, kralın ordularını da taşıyordu. Bir ayaklanma haberi menzilden menzile hızla ulaştığında, kral ordusunu aynı yollardan gönderebiliyordu. Önceki derslerde gördüğümüz Pers seferleri, bu yolların sağladığı erzak ve konak düzeni olmadan düşünülemezdi. Ama aynı yollar, ayaklanmaların da aracı olabiliyordu: Histiaios'un kölesi, kralın yollarını kullanarak krala karşı bir ayaklanmanın haberini taşımıştı.

Yaygın yanlış«Pers Kral Yolu, Roma yolları gibi baştan sona taş döşeli, düz bir caddeydi» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa Kral Yolu'nun büyük bölümü, bakımı yapılan, düzleştirilmiş bir toprak yoldu. Taş döşeme yalnızca bazı zor geçitlerde ve şehir girişlerinde kullanılmış olabilir. Yolu değerli kılan, kaplaması değil, yol boyunca düzenli aralıklarla kurulmuş menziller, bu menzillerdeki erzak ve atlar ve onları yöneten görevliler ağıydı.

Cevap — bir sinir sistemi olarak yollar

Öyleyse Histiaios'un kölesinin yürüdüğü yol nasıl bir düzenin parçasıydı? Yollar, düzenli aralıklarla kurulmuş menziller, taze atlar, erzak depoları ve görevlilerle donatılmıştı. Kralın ulakları, bu menzillerde birbirine devrederek haberleri gece gündüz ilerletiyordu. Görevliler, elçiler ve işçi kafileleri, mühürlü yol belgeleriyle bu menzillerden erzak alıyordu. Kralın denetçileri, aynı yolları kullanarak eyaletleri dolaşıyordu.

Bu sistem, imparatorluğun bir tür sinir sistemiydi. Kral, uzak bir eyaletteki bir ayaklanmayı ya da bir satrabın davranışını, bu ağ sayesinde öğrenebiliyor ve ona karşılık verebiliyordu. Aynı zamanda, yolların denetimi, haberin kendisinin de denetimi anlamına geliyordu. Histiaios'un kölesinin öyküsü, bu denetimin ne kadar sıkı olduğunu ve ona karşı çıkanların ne kadar yaratıcı olmak zorunda kaldığını gösteriyor.

Bugünle bağ — yollar ve haber ağları

Pers posta sistemi, sonraki imparatorluklar için bir örnek oldu. Roma İmparatorluğu'nun devlet postası, Bizans'ın ve İslam devletlerinin posta teşkilatları, Moğolların menzil sistemi ve Osmanlı'nın menzilhaneleri, aynı temel düşünceye dayanıyordu: belirli aralıklarla kurulmuş istasyonlar ve taze binek hayvanları sayesinde haberi hızla ve düzenli olarak taşımak. Bugün de devletler ve şirketler, bilgi ağlarını denetim altında tutmanın gücün önemli bir parçası olduğunu biliyor. Haberin nasıl taşındığı ve kimin onu denetlediği sorusu, iki bin beş yüz yıldır değişmedi.

Birincil kaynak

Ksenophon, Kyrou Paideia'da, Pers kraliyet posta sisteminin nasıl işlediğini şöyle anlatır:

We hear of another arrangement, devised to meet the huge size of the empire and enable the king to learn with great celerity the state of affairs at any distance. Cyrus first ascertained how far a horse could travel in one day without being over-ridden, and then he had a series of posting-stations built, one day's ride apart, with relays of horses, and grooms to take care of them, and a proper man in charge of each station to receive the despatches and hand them on, take over the jaded horses and men, and furnish fresh ones. Sometimes, we are told, this post does not even halt at night: the night-messenger relieves the day-messenger and rides on.

Türkçesi: İmparatorluğun büyüklüğüne karşılık vermek ve kralın, en uzak yerlerdeki durumu büyük bir hızla öğrenebilmesini sağlamak için düşünülmüş başka bir düzenden de söz edilir. Küroş, önce bir atın aşırı yorulmadan bir günde ne kadar yol alabileceğini belirledi; sonra, birbirinden bir günlük at yolu uzaklıkta, bir dizi posta istasyonu yaptırdı; istasyonlarda yedek atlar, onlara bakacak seyisler ve mektupları alıp iletecek, yorgun atları ve adamları teslim alıp yerlerine dinçlerini verecek bir sorumlu bulunuyordu. Söylendiğine göre, bu posta bazen gece bile durmaz: gece ulağı, gündüz ulağının yerini alır ve yola devam eder.

Kaynak: Ksenophon, Kyrou Paideia, VIII.6.17–18; Henry Graham Dakyns'in İngilizce çevirisi, Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Ksenophon'a göre posta istasyonları arasındaki mesafe nasıl belirlendi? Bu ölçüt, sistemin hızı hakkında ne anlatıyor?
  2. Her istasyondaki sorumlunun görevleri nelerdi? Bu görevler, sistemin sürmesi için hangi kaynakların gerektiğini gösteriyor?
  3. Ksenophon, bu sistemi Küroş'a bağlıyor ve «söylendiğine göre» diyerek bazı ayrıntıları başkalarından aktarıyor. Bu durum, metni bir tarih kaynağı olarak kullanırken nasıl bir temkin gerektirir?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Harold Innis (1950) — İmparatorlukların gücünü, haberleşme araçlarıyla ilişkilendiren genel bir kuram geliştirdi; geniş alanları yöneten imparatorlukların, hızlı ve uzak mesafelere ulaşan haberleşme araçlarına dayandığını, Pers yol ve posta ağını da bu açıdan değerlendirdi.
  • Richard Hallock (1969) — Persepolis tahkimat tabletlerinin büyük bir bölümünü yayımladı; yol belgelerini ve yolculara verilen erzak kayıtlarını ilk kez sistemli biçimde erişilebilir kılarak, Pers yol sisteminin gündelik işleyişinin incelenmesini olanaklı hâle getirdi.
  • David Graf (1994) — Pers yol sistemini, Yunan kaynaklarının anlattığı tek bir «Kral Yolu» yerine, imparatorluğun her yanına uzanan bir yollar ağı olarak inceledi; yazılı kaynakları ve arkeolojik bulguları bir araya getirerek bu ağın önemli güzergâhlarını yeniden kurmaya çalıştı.
  • Anne Kolb (2000) — Roma İmparatorluğu'nun devlet postasını ve ulaşım sistemini inceledi; Roma sisteminin Pers örneğiyle karşılaştırılması, imparatorlukların benzer sorunlara benzer çözümler bulduğunu ama bu çözümlerin ayrıntılarında önemli farklar olduğunu gösterdi.

Bu tartışma, Pers yol sistemini farklı ölçeklerde inceliyor. Innis, imparatorluk ile haberleşme arasındaki genel ilişkiyi kuramsal olarak ele aldı. Hallock, sistemin gündelik işleyişini gösteren belgeleri yayımladı. Graf, bu belgeleri ve arkeolojik bulguları birleştirerek yolların haritasını çıkarmaya çalıştı. Kolb ise, Roma sistemini inceleyerek karşılaştırma olanağı sundu. Bu çalışmalar, Yunan kaynaklarının anlattığı görkemli «Kral Yolu» imgesinin, çok daha karmaşık ve yaygın bir ağın yalnızca bir parçası olduğunu gösteriyor.

Derine İn

Pers yol ağının bir başka yönü, onun ateş ve ışık işaretleriyle desteklenmiş olabilmesidir. Antik yazarlar, Perslerin tepelerden tepelere yakılan ateşlerle haber ilettiğinden söz eder. Herodotos, Pers komutanı Mardonios'un Atina'yı ikinci kez ele geçirdiğinde, bu haberi adalar üzerinden yakılacak ateşlerle Sardes'teki krala ulaştırmayı düşündüğünü aktarır. Bu tür işaretler, «Düşman geliyor» gibi önceden belirlenmiş basit mesajları, ulaklardan çok daha hızlı iletebilirdi; ama ayrıntılı bir mektubun yerini tutamazdı. Ulaklar ile işaret ateşleri, böylece birbirini tamamlayan iki haberleşme yoluydu.

Yolların güvenliği de önemli bir sorundu. Yolların bazı bölümleri, dağlık ve denetimi güç bölgelerden geçiyordu. Bu bölgelerdeki bazı halklar, Pers kralına bile geçiş hakkı karşılığında armağan ödetebiliyordu. Antik yazarlar, Pers kralının İran dağlarındaki bazı kabilelerin topraklarından geçerken onlara armağan verdiğini anlatır. Büyük İskender, aynı dağlardan geçerken bu armağanı ödemeyi reddetti ve kabileleri savaşla boyun eğdirdi. Bu, Pers imparatorluğunun gücünün her yerde aynı olmadığını, yolların bile yerel güçlerle yapılan anlaşmalara dayanabildiğini gösteriyor.

Yollar, ticaretin de damarlarıydı. Kral Yolu ve öbür ana yollar, Anadolu'nun, Mezopotamya'nın, İran'ın ve Hindistan'ın mallarının dolaşmasını kolaylaştırdı. Tüccarlar, kraliyet postasından yararlanamasa da, aynı yolları ve menzillerin sağladığı güvenliği kullanıyordu. Pers döneminde Anadolu'dan Mezopotamya'ya, İran'dan Mısır'a uzanan ticaret, bu yolların sağladığı bağlantılarla gelişti.

Pers dönemine ait bir yol belgesinin neredeyse tam bir örneği de elimizde. Mısır satrabı Arşama'nın adına Aramice yazılmış ve deri üzerine kaydedilmiş bir mektup, Babil'den Mısır'a giden bir görevli ve yanındaki adamlar için yol boyunca uğrayacakları her yerdeki yöneticilere seslenir; onlara her gün ne kadar un, şarap ya da bira verileceğini tek tek belirtir ve bir yerde bir günden fazla kalmalarını yasaklar. Bu mektup, Persepolis tabletlerinin kaydettiği sistemin öbür yüzünü, yani yolcunun elindeki belgeyi gösteriyor. Yolculuk yalnızca erkeklerin işi de değildi. Tahkimat tabletleri, kraliyet ailesinden kadınların kendi mühürleriyle erzak buyrukları verdiğini ve kendi mülkleri arasında yolculuk ettiğini gösteriyor. Kraliyet ailesinden bir kadının adına verilen buyruklar, kralınkiler gibi menzillerde geçerliydi. Bu, Pers yönetiminde soylu kadınların, Yunan kaynaklarının çoğu zaman anlattığından daha etkin bir rol oynadığını düşündürüyor. Son olarak, Pers yol ağı, imparatorluğun yıkılmasından sonra da yaşadı. Büyük İskender, Pers İmparatorluğu'nu fethederken, onun yollarını ve menzillerini kullandı. İskender'den sonra kurulan Helenistik krallıklar da bu ağı devraldı. Yüzyıllar sonra, İpek Yolu'nun batı kısımları, büyük ölçüde Pers döneminde kurulmuş ya da geliştirilmiş güzergâhları izledi. Anadolu'daki pek çok eski yol, bugünkü karayollarının altında hâlâ yaşıyor olabilir. Bir imparatorluğun kurduğu yollar, çoğu zaman o imparatorluktan çok daha uzun ömürlü oluyor. Yolların üzerinden geçen insanlar, mallar ve haberler değişti; ama yolun kendisi, bir bölgeyi öbürüne bağlayan en kalıcı iz olarak kaldı.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Xenophon, Cyropaedia: The Education of Cyrus, çev. Henry Graham Dakyns, Project Gutenberg.
  • Herodotus, The History of Herodotus, çev. G. C. Macaulay (Londra: Macmillan, 1890).
  • Harold A. Innis, Empire and Communications (Oxford: Clarendon Press, 1950).
  • Richard T. Hallock, Persepolis Fortification Tablets (Chicago: University of Chicago Press, 1969).
  • David F. Graf, "The Persian Royal Road System", Heleen Sancisi-Weerdenburg, Amélie Kuhrt ve Margaret Cool Root (ed.), Achaemenid History VIII: Continuity and Change içinde (Leiden: Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten, 1994).
  • Anne Kolb, Transport und Nachrichtentransfer im Römischen Reich (Berlin: Akademie Verlag, 2000).

Arşiv ve kaynak

Ksenophon'un Kyrou Paideia'sının ve Herodotos'un İngilizce çevirileri Project Gutenberg'de açık erişimde. Persepolis tahkimat tabletlerinin yayınları ve fotoğrafları, Chicago Üniversitesi'nin yürüttüğü bir proje kapsamında çevrimiçi erişime açılıyor. Kral Yolu'nun Anadolu'daki güzergâhı hakkında, Gordion ve Sardes kazılarının yayınları önemli bilgiler içeriyor.

Açık sorular

  • Kral Yolu'nun Anadolu'daki tam güzergâhı neydi ve hangi şehirlerden geçiyordu?
  • Pers kraliyet postası gerçekte ne kadar hızlıydı?
  • «Kralın gözü» unvanı, Pers yönetiminde gerçekten bir görevi mi anlatıyordu, yoksa Yunan yazarların bir yorumu muydu?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Kral Yolu hangi iki şehri birbirine bağlıyordu? A) Sardes ve Susa B) Atina ve Sparta C) Babil ve Memfis D) Persepolis ve Delfi
  2. (Hedef 1) Bir yol boyunca yolculara konak, erzak ve taze at sağlayan istasyona ne ad verilir? A) Satraplık B) Menzil C) Agora D) Emporion
  3. (Hedef 2) Pers kraliyet postasından yararlanmak isteyen görevliler yanlarında ne taşımak zorundaydı? A) Altın sikke B) Silah C) Kutsal bir nesne D) Mühürlü yol belgesi
  4. (Hedef 3) Anlatıya göre Histiaios, mesajını neden bir kölenin başına işletti? A) Yazı bilmediği için B) Kâğıt bulamadığı için C) Yollar gözetim altında olduğu için D) Kölenin şarkı söylemesi için
  5. (Hedef 2) Kyrou Paideia'da istasyonların birbirinden uzaklığı hangi ölçüte bağlanır? A) Bir insanın bir günde yürüyebileceği mesafeye göre B) Bir atın aşırı yorulmadan bir günde gidebileceği mesafeye göre C) Nehirlerin konumuna göre D) Şehirlerin büyüklüğüne göre

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Pers İmparatorluğu'nun yolları, hem kralın gücünü, hem de ona karşı çıkanların çabalarını taşıyordu. Ksenophon'un posta istasyonları hakkındaki anlatısından, Histiaios'un kölesinin öyküsünden, Ester kitabındaki ulaklardan ve Persepolis tahkimat tabletlerindeki yol belgelerinden yararlanarak, bu yolların imparatorluğun yönetimindeki rolünü açıkla. Ardından, Innis'in imparatorluk ile haberleşme arasındaki ilişkiye dair kuramını değerlendirerek, bilgi ağlarının denetiminin gücün bir parçası olup olmadığını gerekçeleriyle tartış.

Cevaplar

  1. A — Kral Yolu, Sardes ile Susa'yı birbirine bağlıyordu.
  2. B — Bu istasyonlara menzil denir.
  3. D — Görevliler mühürlü bir yol belgesi taşımak zorundaydı.
  4. C — Histiaios, yollar gözetim altında olduğu için mesajını kölenin başına işletti.
  5. B — Ölçüt, bir atın yıpranmadan bir günde aşabileceği yoldu.

Güçlü bir cevap, Kyrou Paideia'da anlatılan menzil ve ulak düzeninin hızlı haberleşmeyi, tahkimat tabletlerinin yol belgeleriyle denetimli bir kaynak dağıtımını, Ester kitabının kralın mühürlü mektuplarının imparatorluğun her yerine ulaştığını gösterdiğini belirtir. Histiaios'un öyküsünden, yolların denetiminin haberin denetimi anlamına geldiği ve ayaklanmacıların bu denetimi aşmak için yaratıcı yollar aradığı sonucunu çıkarır. Innis'in kuramını bu örneklerle ilişkilendirerek, bilgi ağlarının denetiminin imparatorluk gücünün temel bir parçası olduğunu gerekçelendirir.

Sonraki bölüme köprü

Kral Yolu'nun ve ötekilerin ucunda, imparatorluğun farklı halklarından gelen heyetlerin armağanlarıyla tırmandığı bir taş teras vardı. Dareios'un Fars'ın kalbinde başlattığı bu saray kentinin kabartmaları, savaşı değil uyumu anlatıyordu; iki yüzyıl sonra ise Makedonyalı bir fatih, bir kış konakladığı bu sarayları ateşe verdi. Sonraki bölüm bu yeri soruyor: Persepolis ne için yapıldı, taşları ne anlatıyordu ve neden yakıldı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:20 Kanca: bir kölenin tıraş edilen başı; saçlar uzuyor; uzun bir yol boyunca yürüyen bir silüet.
  • 1:20–3:15 Bağlam: Sardes'ten Susa'ya uzanan bir çizgi; Kızılırmak, Fırat ve Dicle'yi geçiyor; yol boyunca beliren menzil noktaları.
  • 3:15–5:30 Gelişme: bir menzilde atını değiştiren ulak; mühürlü bir belge; kil tablete kaydedilen erzak payları.
  • 5:30–7:50 Dönüş noktası: eyaletleri dolaşan bir denetçi kafilesi; atlar, katırlar ve develerle yola çıkan ulaklar.
  • 7:50–9:40 Kapanış: Pers yollarının üzerine Roma, Osmanlı ve bugünkü yolların çizgileri ekleniyor.

Kişiler yüzsüz silüet; kölenin başına yapılan işaret, acı verici ayrıntı gösterilmeden, yalnızca saçın uzamasıyla ima edilir.