İçeriğe geç

Bölüm DT-102.10 · Seviye 1 — Dünya Tarihi OmurgasıSeviye 1

Babil'in Asma Bahçeleri var mıydı?

DT-102 Mezopotamya

2.650 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Dönem
MÖ 705–MÖ 562
Bölge
Mezopotamya
Tema
Mimarlık · Kaynaklar · Tarih yöntemi
Kişiler
II. Nebukadnezar · Sanherib · Berossos · Josephus · Robert Koldewey · Ernst Weidner · Stephanie Dalley · Julian Reade
Yerler
Babil · Ninova · Cerevan · Fırat · Hille · Medya
Sınav
YKS konusu

Yapay zekâ desteğiyle yazıldı; tarih, rakam ve alıntılar kaynağından doğrulandı. Alan uzmanı denetimi henüz yapılmadı. Bir hata görürsen metnin ilgili yerini işaretleyip bildir.

Öğrenme hedefleri

  • Asma Bahçelerin hangi kaynaklarda, ne zaman ve nasıl anlatıldığını; bu kaynakların görgü tanığı olup olmadığını açıklayabileceksin.
  • Babil kazılarının ve Babil kralı Nebukadnezar'ın yazıtlarının bahçeler hakkında neden sessiz kaldığını değerlendirebileceksin.
  • Bahçelerin Babil'de mi, Ninova'da mı olduğu ya da hiç var olup olmadığı tartışmasını, «sessizlikten kanıt» kavramını kullanarak tartışabileceksin.

Okuma metni

Kanca — bir mahzenin kemerleri

1899'da Alman arkeolog Robert Koldewey, Irak'ın bugünkü Hille kenti yakınlarında, antik Babil'in harabelerinde kazılara başladı. Kazılar on dört yıldan uzun sürdü ve kentin surlarını, İştar Kapısı'nı, tapınaklarını ve saraylarını ortaya çıkardı. Bir gün Koldewey, kralın büyük sarayının kuzeydoğu köşesinde alışılmadık bir yapı buldu: tonozlu, kalın duvarlı, birbirine paralel odalardan oluşan bir yeraltı yapısı ve yanında, su çekmek için kullanıldığını düşündüğü bir kuyu.

Koldewey heyecanlandı. Yunan yazarlar, Babil'de, taş sütunların taşıdığı teraslar üzerine kurulmuş, ağaçlarla dolu ve yapay olarak sulanan bir bahçeden söz ediyordu. Bu kalın duvarlar, ağır toprak katmanlarını taşıyabilirdi; kuyu da bahçeyi sulamak için kullanılmış olabilirdi. Koldewey, dünyanın yedi harikasından birini, Babil'in Asma Bahçelerini bulduğuna inandı. Ama bu inanç, sonraki buluntularla sarsılacaktı. Bu bölüm, Asma Bahçelerin gerçekten var olup olmadığını ve varsa nerede olduklarını soruyor; bunu yaparken, bir tarihçinin birbiriyle çelişen kaynaklar karşısında nasıl akıl yürüttüğünü de izliyor.

Bağlam — harikaların listesi

Listenin iki harikası, bugünkü Türkiye'deydi: Efes'teki Artemis Tapınağı ve Bodrum'daki, yani antik Halikarnas'taki Mausoleion. Listeler, Yunan dünyasının kendi gözünden dünyayı sıralamasıydı. Babil'in bahçeleri bu listeye girdiğinde, Babil, Pers ve ardından Makedon egemenliği altındaydı ve bahçelerden söz eden yazarların hiçbiri onları kendi gözüyle görmemişti.

Bahçelerden söz eden en eski kaynak, MÖ üçüncü yüzyılın başlarında yaşamış Babilli rahip Berossos'tur. Berossos, Babil'in tarihini Yunanca olarak yazmıştı; ama onun eseri kayboldu ve yalnızca sonraki yazarların aktardığı parçalar hâlinde bize ulaştı. Bu parçalardan birini, MS birinci yüzyılda Yahudi tarihçi Josephus aktarır: Nebukadnezar, Medya'da, yani İran'ın dağlık kuzeybatısında büyümüş karısının memleketini özlemesi üzerine, sarayında dağlık bir manzarayı andıran, taş sütunlarla taşınan teraslar üzerine ağaçlarla dolu bir bahçe yaptırmıştı. Sonraki yüzyıllarda Diodoros, Strabon ve Quintus Curtius gibi yazarlar da bahçeleri anlattı.

Bu yazarların anlattıkları birbirini tam olarak tutmaz: bahçenin yüksekliği, genişliği ve sulama biçimi, anlatımdan anlatıma değişir. Bu farklar, yazarların ortak bir kaynağı farklı biçimlerde aktardığını ya da hikâyenin zamanla süslendiğini düşündürüyor.

Gelişme — Babil'in sessizliği

Bahçelerin varlığını tartışmalı kılan en önemli şey, bir sessizliktir. Babil'i yeniden kuran ve onu dünyanın en görkemli kentlerinden biri hâline getiren kral II. Nebukadnezar, MÖ 605 ile MÖ 562 arasında hüküm sürdü. Nebukadnezar, pek çok yapı yazıtı bıraktı: surlarını, kapılarını, tapınaklarını, saraylarını ve kanallarını ayrıntılı olarak anlattı. Ama bu yazıtların hiçbirinde, bir asma bahçeden söz edilmez.

MÖ beşinci yüzyılda Babil'i anlatan Herodotos da bahçelerden söz etmez. Herodotos, Babil'in surlarını, tapınaklarını ve sokaklarını uzun uzun anlatmıştı; eğer bu kadar etkileyici bir bahçe kentte bulunsaydı, onu anmaması şaşırtıcı olurdu. Ama Herodotos'un Babil'i gerçekten ziyaret edip etmediği de tartışmalıdır; ziyaret etmediyse, onun sessizliği bahçelerin yokluğunu değil, yalnızca onun bilgilerinin sınırını gösterir. Ksenophon da, MÖ 401'de Mezopotamya'dan geçerken bahçelerden söz etmez.

Koldewey'in bulduğu tonozlu yapının hikâyesi de beklenmedik biçimde değişti. Yapıda bulunan kil tabletler, 1930'larda Alman Asurbilimci Ernst Weidner tarafından incelendi. Tabletler, saraydan yabancı esirlere ve zanaatkârlara dağıtılan yağ ve tahıl tayınlarını kaydediyordu; aralarında, Babil'e sürgün edilmiş Yahuda kralı Yehoyakin'in adı da vardı. Yapı, bir bahçe değil, sarayın depolarından ve yönetim bürolarından biri olmalıydı; kuyu da büyük olasılıkla bu depoların su ihtiyacını karşılıyordu.

Yaygın yanlış«Babil'in Asma Bahçeleri'nin kalıntıları bulunmuş ve yeri kesin olarak bilinmektedir» diye düşünülür.
Doğrusu

Oysa Babil'de yapılan uzun kazılarda, bahçelerle kesin olarak ilişkilendirilebilecek bir kalıntı bulunamadı. Koldewey'in bahçe sandığı yapı, sonradan bir depo olarak yorumlandı. Bahçelerin yeri, hatta gerçekten Babil'de olup olmadığı, hâlâ tartışılıyor.

Dönüş noktası — Ninova'da bir bahçe

1990'larda İngiliz Asurbilimci Stephanie Dalley, cesur bir öneri ortaya attı: Asma Bahçeler, Babil'de değil, Asur'un başkenti Ninova'daydı. Dalley'e göre, bahçeyi Nebukadnezar değil, ondan yaklaşık yüz yıl önce yaşamış Asur kralı Sanherib yaptırmıştı.

Dalley'in önerisinin dayanakları güçlüydü. Sanherib, yazıtlarında, sarayının yanında, dağların manzarasını taklit eden ve her türlü ağacın dikildiği büyük bir bahçe yaptırdığını ayrıntılı olarak anlatır. Bahçeyi sulamak için, kilometrelerce uzaktaki dağlardan su getiren kanallar ve su kemerleri inşa ettirmişti. Bu kanalların bir parçası olan taş su kemeri, Ninova'nın kuzeyindeki Cerevan'da bugün de ayaktadır.

Dalley, Yunan yazarların Ninova ile Babil'i neden karıştırmış olabileceğini de açıklamaya çalıştı: ona göre Sanherib, Ninova'nın bazı kapılarına Babil'deki kapıların adlarını vermişti; Asur ile Babil, dışarıdan bakan yabancılar için çoğu zaman tek bir ülke gibi görünüyordu. Ninova'dan kalan bir kabartma da, su kemerleriyle beslenen, teraslar üzerinde yükselen ağaçlarla dolu bir bahçeyi gösteriyor.

Cevap — üç olasılık

Öyleyse Babil'in Asma Bahçeleri var mıydı? Bugün üç olasılık tartışılıyor. Birincisi, bahçeler gerçekten Babil'deydi, ama Fırat nehrinin yatağını değiştirmesi ya da sonraki yapılaşma nedeniyle kalıntıları yok oldu ya da henüz bulunamadı. İkincisi, bahçeler Ninova'daydı ve Yunan yazarlar onları Babil'e yerleştirdi. Üçüncüsü, bahçeler, gerçek bir yapıdan çok, doğunun zenginliğine dair Yunan hayal gücünün bir ürünüydü.

Bu olasılıkların hiçbiri kesin olarak kanıtlanmış değildir; ama her biri, farklı bir kanıt türüne dayanıyor ve farklı bir soruyu yanıtsız bırakıyor. İngiliz arkeolog Julian Reade, bahçelerin Babil'de, sarayın nehre bakan batı tarafında bulunmuş olabileceğini savundu. Dalley'in Ninova önerisi ise pek çok araştırmacı tarafından ilgiyle karşılandı, ama bazıları tarafından fazla iddialı bulundu. Tartışma, sağlam bir cevaba varmaktan çok, kaynakların sınırlarını göstermesiyle öğretici. Kesin olan tek şey, Mezopotamya krallarının teraslı ve yapay olarak sulanan bahçeler yaptırma bilgisine ve gücüne sahip olduğudur; Sanherib'in yazıtları ve Cerevan'ın taşları bunu açıkça gösteriyor. Asıl soru, bu bilginin Babil'de de aynı biçimde kullanılıp kullanılmadığı ve Yunan dünyasının hayal gücüne hangi yoldan ulaştığıdır.

Bugünle bağ — bir liste nasıl bir imge yaratır?

Dünyanın yedi harikası listesi, bugün de turizm reklamlarında, ders kitaplarında ve popüler kültürde yaşıyor. Ama bu liste, belirli bir dönemin, Helenistik Yunan dünyasının bakış açısını yansıtıyordu; Hindistan'ın, Çin'in ya da Afrika'nın anıtları listede yoktu. Bir listenin neyi içerdiği kadar, neyi dışarıda bıraktığı da bir bakış açısını gösterir. Asma Bahçeler, belki de bir yapıdan çok, doğunun uzak ve görkemli bir hayali olarak listeye girdi.

Birincil kaynak

Yahudi tarihçi Josephus, MS birinci yüzyılda yazdığı eserde, Babilli rahip Berossos'un Nebukadnezar hakkındaki anlatımını şöyle aktarır:

So when he had thus fortified the city with walls, after an excellent manner, and had adorned the gates magnificently, he added a new palace to that which his father had dwelt in, and this close by it also, and that more eminent in its height, and in its great splendor. […] Now in this palace he erected very high walks, supported by stone pillars, and by planting what was called a pensile paradise, and replenishing it with all sorts of trees, he rendered the prospect an exact resemblance of a mountainous country. This he did to please his queen, because she had been brought up in Media, and was fond of a mountainous situation.

Türkçesi: Kenti böylece mükemmel bir biçimde surlarla güçlendirip kapılarını görkemli biçimde süsledikten sonra, babasının oturduğu saraya, onun hemen yanına, yüksekliği ve büyük görkemiyle ondan daha üstün yeni bir saray ekledi. […] Bu sarayda, taş sütunların taşıdığı çok yüksek gezinti yerleri yaptırdı ve «asma cennet» denen bir bahçe kurup onu her türlü ağaçla doldurarak, manzarayı dağlık bir ülkenin tam bir benzeri hâline getirdi. Bunu, Medya'da büyümüş ve dağlık yerleri seven kraliçesini memnun etmek için yaptı.

Kaynak: Josephus, Apion'a Karşı, I.19 (Berossos'tan aktarım); William Whiston'ın İngilizce çevirisi, Project Gutenberg. Türkçesi bizim.

  1. Josephus'un aktardığına göre Nebukadnezar bahçeyi neden yaptırdı?
  2. Bu metin, bahçeleri görmüş birinin anlatımı mı? Berossos ile Josephus arasındaki zaman farkı, metnin güvenilirliğini nasıl etkiler?
  3. Nebukadnezar'ın kendi yazıtlarında bahçeden söz edilmemesi, bu anlatıyla nasıl karşılaştırılabilir?

Tarihçiler Tartışıyor

  • Robert Koldewey (1914) — Babil kazılarında bulduğu tonozlu yapıyı Asma Bahçelerin temeli olarak yorumladı ve bu yorumu kazılarını anlatan kitabında yaygınlaştırdı.
  • Ernst Weidner (1939) — Aynı yapıdan çıkan tabletleri yayımlayarak, bunların sarayın tayın kayıtları olduğunu gösterdi; bu buluntu, yapının bir depo olduğunu düşündürdü.
  • Stephanie Dalley (1994) — Çivi yazılı ve klasik kaynakları karşılaştırarak, Asma Bahçelerin aslında Sanherib'in Ninova'daki bahçesi olduğunu ve Yunan yazarların onu Babil'e yerleştirdiğini savundu.
  • Julian Reade (2000) — Bahçelerin Babil'de, sarayın nehre bakan batı tarafında bulunmuş olabileceğini ileri sürerek, klasik kaynakları Babil'in bilinen topografyasıyla uzlaştırmaya çalıştı.

Bu dört yaklaşım, bir arkeolojik soruya nasıl farklı kanıt türleriyle yaklaşılabileceğini gösteriyor. Koldewey, bir kazıcının heyecanıyla, klasik kaynakların anlattıklarını bulduğu yapıya uyarlamaya çalıştı. Weidner, aynı yapıdaki yazılı belgeleri okuyarak bu yorumu sarstı; üstelik bunu kazıdan yaklaşık otuz yıl sonra, müze depolarındaki tabletleri inceleyerek yaptı; bir yapının işlevini, içinden çıkan belgeler çoğu zaman mimarisinden daha iyi gösterir. Dalley, farklı kültürlerin kaynaklarını birlikte okuyarak cesur bir çözüm önerdi. Reade ise Babil'in kendisini yeniden inceleyerek bu çözüme bir alternatif sundu. Bu tartışmanın bir başka yüzü, uzmanlıkların buluşmasıdır: arkeolog, Asurbilimci ve klasik filolog, aynı soruya kendi kaynaklarından bakıyor ve birbirlerinin sonuçlarını sınıyor. Tartışma, bir sorunun kesin cevabı bulunamadığında bile, farklı kanıtları karşılaştırmanın bilgimizi nasıl derinleştirdiğini gösteriyor.

Derine İn

Asma Bahçeler tartışması, tarihçinin en sık karşılaştığı sorunlardan birini gösterir: aynı olay ya da yer hakkında, farklı dönemlerden, farklı dillerden ve farklı amaçlarla yazılmış kaynakların birbirini tutmaması. Babil'in kendi yazıtları bahçelerden söz etmez; Yunan ve Roma yazarları onları ayrıntılı olarak anlatır; ama bu yazarların hiçbiri onları görmemiştir. Bu durumda tarihçi, her kaynağın kimin tarafından, ne zaman ve hangi bilgilere dayanarak yazıldığını sormak zorundadır.

Klasik yazarların anlatımları arasında da farklar vardır. Bazıları bahçenin yüksekliğini, genişliğini ve sulama sistemini ayrıntılı olarak verir; bazıları ise yalnızca kısa bir anıştırma yapar. Bu ayrıntıların bir kısmı, yazarların birbirinden aktardığı, zamanla süslenen bilgiler olabilir. Bir anlatının ne kadar ayrıntılı olduğu, onun ne kadar güvenilir olduğunu göstermez; tersine, bir olaydan uzaklaştıkça ayrıntıların artması, sık rastlanan bir durumdur; bazen ayrıntılar, bir hikâyenin anlatıldıkça büyüdüğünün işaretidir.

Dalley'in Ninova önerisi, Asur mühendisliğinin ne kadar ileri olduğunu da gösterdi. Sanherib'in Ninova'ya su getirmek için yaptırdığı kanal sistemi, onlarca kilometre uzunluğundaydı ve dağlardaki kaynaklardan, Cerevan'daki su kemeri gibi yapılarla, kente su taşıyordu. Bu sistem, Roma su kemerlerinden yaklaşık dört yüz yıl önce yapılmıştı. Sanherib, yazıtlarında bu işlerle övünüyor ve bahçesinin, dağların bitkileriyle ve uzak ülkelerden getirilen ağaçlarla dolu olduğunu anlatıyordu; kanalın açılışında tanrılara kurbanlar sunulduğunu ve suyu yönlendiren mühendislere armağanlar verildiğini de ekliyordu.

Babil'in kendisi de, bahçeler olmadan bile, eski dünyanın en etkileyici kentlerinden biriydi. Nebukadnezar'ın yaptırdığı İştar Kapısı, sırlı mavi tuğlalarla ve aslan, boğa ve ejderha kabartmalarıyla süslüydü. Koldewey'in kazılarında bulunan kapının parçaları, Berlin'e taşınarak orada yeniden kuruldu; bugün Berlin'deki Pergamon Müzesi'nde sergileniyor. Babil'in büyük tapınak kulesi, yani zigguratı, Kitab-ı Mukaddes'teki Babil Kulesi anlatısıyla da ilişkilendirildi. Babil, bu yüzden, yalnızca bir kent değil, sonraki kültürlerin hayal gücünde görkemin ve kibrin simgesine dönüşmüş bir addı; Asma Bahçeler de bu simgesel Babil'in bir parçası oldu.

Babil'in kendi bahçe geleneği de göz ardı edilmemelidir. Mezopotamya kralları, yazıtlarında sık sık fethettikleri ülkelerden getirdikleri ağaçları ve bitkileri kendi bahçelerine diktiklerini anlatır. Bir kralın bahçesi, onun egemenliğinin küçük bir haritası gibiydi: uzak dağların ağaçları, başkentin ortasında yeşeriyordu. Bu gelenek, Asur'dan Babil'e, oradan Pers krallarının «paradeisos» denen av ve meyve bahçelerine uzanır; «cennet» anlamındaki pek çok kelime de bu Pers bahçe adından türemiştir.

Son olarak, Asma Bahçeler tartışması, bir «harika»nın gerçekliğinin, onun kültürel etkisinden bağımsız olduğunu hatırlatır. Bahçeler var olsa da olmasa da, yirmi iki yüzyıl boyunca insanların hayal gücünü besledi. Resimlerde, şiirlerde ve romanlarda defalarca yeniden canlandırıldı. Tarihçinin görevi, bu hayali küçümsemek ya da onu olduğu gibi kabul etmek değil, onu kanıtlardan ayırarak hem hayalin hem de gerçeğin tarihini yazmaktır.

Uzman Notu

Temel literatür

  • Josephus, Against Apion, çev. William Whiston (1737); Project Gutenberg.
  • Robert Koldewey, The Excavations at Babylon, çev. Agnes S. Johns (Londra: Macmillan, 1914).
  • Thorkild Jacobsen ve Seton Lloyd, Sennacherib's Aqueduct at Jerwan (Chicago: University of Chicago Press, 1935).
  • Stephanie Dalley, «Nineveh, Babylon and the Hanging Gardens: Cuneiform and Classical Sources Reconciled», Iraq 56 (1994), s. 45–58.
  • Julian Reade, «Alexander the Great and the Hanging Gardens of Babylon», Iraq 62 (2000), s. 195–217.
  • Stephanie Dalley, The Mystery of the Hanging Garden of Babylon: An Elusive World Wonder Traced (Oxford: Oxford University Press, 2013).

Arşiv ve kaynak

Babil kazılarının buluntuları, İştar Kapısı dahil, Berlin'in ve Bağdat'ın müzeleri arasında paylaşılmış durumda. Ninova'nın bahçe kabartması İngiltere'nin ulusal koleksiyonunda. Cerevan su kemerinin kalıntıları, Irak'ın kuzeyinde, Duhok ile Musul arasında bugün de görülebiliyor. Koldewey'in kitabı ve Josephus'un Whiston çevirisi telif dışıdır ve çevrim içi okunabiliyor.

Açık sorular

  • Babil'de, henüz kazılmamış ya da nehir tarafından tahrip edilmiş alanlarda, bahçelerin kalıntıları bulunabilir mi?
  • Yunan yazarlar, Ninova ile Babil'i gerçekten karıştırmış olabilir mi?
  • Nebukadnezar'ın yazıtlarının bahçeler hakkındaki sessizliği, bahçelerin varlığına karşı güçlü bir kanıt mıdır?

Mini sınav

  1. (Hedef 1) Asma Bahçelerden söz eden en eski kaynak kimdir? A) Herodotos B) Babilli rahip Berossos C) Nebukadnezar'ın kendi yazıtları D) Homeros
  2. (Hedef 2) Nebukadnezar'ın yapı yazıtları Asma Bahçeler hakkında ne söyler? A) Bahçelerin boyutlarını ayrıntılı olarak verir B) Bahçeleri Sanherib'in yaptığını söyler C) Bahçelerden hiç söz etmez D) Bahçelerin yıkıldığını anlatır
  3. (Hedef 2) Ernst Weidner'in incelediği tabletler, Koldewey'in «bahçe» sandığı yapı hakkında neyi düşündürdü? A) Yapının bir tapınak olduğunu B) Yapının sarayın tayın dağıtan bir deposu ya da bürosu olduğunu C) Yapının bir mezar olduğunu D) Yapının bahçenin sulama sistemi olduğunu
  4. (Hedef 3) Stephanie Dalley'e göre Asma Bahçeler nerede olabilirdi? A) Mısır'da B) Babil'de, Nebukadnezar'ın sarayında C) Hiçbir yerde D) Asur'un başkenti Ninova'da, Sanherib'in sarayının yanında
  5. (Hedef 3) «Sessizlikten kanıt» ne zaman güçlü bir akıl yürütme sayılır? A) Kaynağın o konudan söz etmesinin beklenebileceği durumlarda B) Her zaman C) Hiçbir zaman D) Yalnızca kaynak Yunanca yazılmışsa

Açık uçlu soru

(Hedef 3) Babil'in Asma Bahçeleri'nin varlığına dair üç olasılığı, yani Babil'de var olup kaybolmuş olmalarını, Ninova'da olmalarını ve bir hayal ürünü olmalarını karşılaştır. Josephus'un aktardığı Berossos anlatısını, Nebukadnezar'ın yazıtlarının sessizliğini, Weidner'in tabletlerini ve Sanherib'in bahçe ve su kemeri kayıtlarını kullanarak, hangi olasılığı neden daha güçlü bulduğunu gerekçeleriyle açıkla.

Cevaplar

  1. B — Asma Bahçelerden söz eden en eski kaynak, Babilli rahip Berossos'tur.
  2. C — Nebukadnezar'ın yazıtları bahçelerden hiç söz etmez.
  3. B — Weidner'in tabletleri, yapının sarayın tayın dağıtan bir deposu ya da bürosu olduğunu düşündürdü.
  4. D — Dalley'e göre bahçeler, Ninova'da, Sanherib'in sarayının yanındaydı.
  5. A — Sessizlikten kanıt, kaynağın o konudan söz etmesinin beklenebileceği durumlarda güçlüdür.

Güçlü bir cevap, Berossos'un Babilli bir rahip olarak bahçeleri Nebukadnezar'a bağladığını, ama onun eserinin yalnızca Josephus gibi sonraki yazarların aktarımlarıyla bize ulaştığını belirtir. Nebukadnezar'ın ayrıntılı yapı yazıtlarının bahçelerden söz etmemesinin güçlü bir sessizlik olduğunu, ama tek başına kesin bir kanıt sayılamayacağını tartışır. Sanherib'in bahçesini ve su kemerini ayrıntılı olarak anlatan yazıtlarının ve Cerevan'daki kalıntıların Dalley'in önerisine güç kattığını, ama Babil'deki kazıların eksik kalan alanlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini gösterir.

Sonraki bölüme köprü

Sanherib'in mühendisleri, kanalın eğimini, su kemerinin taşlarını ve bahçeye taşınacak suyun miktarını hesaplamak zorundaydı. Mezopotamya'nın kâtipleri bu tür hesapları, altmışa dayanan bir sayı sistemiyle yapıyordu; bu sistem, dairenin derecelere, saatin dakikalara bölünmesinde bugün de yaşıyor. Sonraki bölüm bu mirası izliyor: Mezopotamya matematiği, neden saatte 60 dakika var?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Görsel plan ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel plan

  • 0:00–1:10 Kanca: bir kazı çukurunda ortaya çıkan tonozlu odalar ve bir kuyu; yanında hayal edilen bir bahçenin soluk silüeti. «1899» kartı.
  • 1:10–3:00 Bağlam: yedi harikanın simgeleri bir harita üzerinde; ikisi bugünkü Türkiye'de, Efes ve Bodrum'da işaretli.
  • 3:00–5:30 Gelişme: yazıt satırları arasında boş bir alan; «bahçe» kelimesinin yokluğunu gösteren bir soru işareti; ardından tayın tabletleri.
  • 5:30–7:40 Dönüş noktası: dağlardan Ninova'ya uzanan bir kanal ve su kemeri; teraslar üzerinde yükselen ağaçlar.
  • 7:40–9:40 Kapanış: üç yol ayrımı: Babil, Ninova, hayal; her birinin yanında bir kanıt simgesi.

Kişiler yüzsüz silüet; yapılar ve bahçeler şematik çizimle verilir.