9.4 · Seviye 3 · Karar Vermek
Her iş sandığından uzun sürer
Planlama yanılgısını ve Hofstadter yasasını ayırır: biri ölçülmüş bulgu, öteki kendine gönderme yapan bir gözlem
Strateji ve Karar Akademisi — M09, Kararı Sınamak · 1.960 kelime · 3 kaynak · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Erkan stand kurulumunun planını bir sayfaya döküyor. Birinci gün iskelet ve zemin, ikinci gün panolar ve aydınlatma, üçüncü gün ürünlerin yerleştirilmesi. "Açılıştan bir gün önce yola çıkarız, bol bol yeter," diyor. Planda her adımın kime düştüğü ve hangi malzemenin nereden geleceği yazılı. Plan düzgün.
Rıza Usta sayfaya bakıp bir şey demeden geçen yılın takvimini açıyor: o kurulum da kâğıt üstünde üç günlüktü, stand ancak beşinci akşam ayağa kalkmıştı. Erkan bunu hatırlıyor ama farklı açıklıyor: "Geçen sefer nakliye bir gün geç geldi, bir de elektrikçi ikinci gün gelmedi. Bu sefer öyle olmayacak."
Selin bilgisayarda son üç fuarın kurulum kayıtlarını buluyor: beş gün, dört gün, altı gün. Her birinde başka bir aksilik olmuş. Selin aynı soruyu kendine soruyor: Erkan işi bu kadar iyi bildiği hâlde, neden her seferinde aynı tahmini yapıyor?
Soru
İnsanlar kendi işlerinin süresini neden sistematik biçimde kısa tutar? Bu eğilim ölçülmüş bir bulgu mudur, yoksa yalnız akılda kalan bir söz mü?
Nasıl işler
Erkan'ın tahmini, bir plana dayanıyor. Plan, işin nasıl yapılacağını adım adım anlatır ve her adım makul bir süreye bağlanır. Plan, işin nasıl gitmesi gerektiğini anlatır; nasıl gidebileceğini anlatmaz. Nakliyenin gecikmesi, elektrikçinin gelmemesi, bir panonun hasarlı çıkması planda yoktur, çünkü bunların hiçbiri planlanmaz.
Yanılgıyı sürdüren bir şey de geçmiş gecikmelerin nasıl açıklandığıdır. Erkan geçen fuarın gecikmesini nakliyeye ve elektrikçiye bağlıyor: dışarıda, geçici ve bir kerelik nedenler. Bu açıklama, geçmiş deneyimi bu seferki tahmin için önemsiz kılar. Oysa her fuarda başka bir aksilik olmuşsa, asıl kalıcı olan şey aksiliğin kendisidir.
Bu ölçülmüş yanılgının yanında, akılda kalan bir söz de vardır.
İki kavram aynı yöne bakar, ama farklı türden şeylerdir. Planlama yanılgısı deneylerle ölçülmüş bir bulgudur ve ne zaman zayıfladığı da ölçülebilir. Hofstadter yasası ise kendi düzeltmesini de içerdiği için sınanamaz: tahmin uzatıldığında da işin daha uzun süreceğini söyler. O bir bulgu değil, bir uyarıdır.
Tahminlerle sonuçları karşılaştırırken bir istatistik tuzağı daha vardır.
Kanıt
Yanılgının ne kadar evrensel olduğunu geniş bir derleme sınar.
Hofstadter yasası ise bir bulgu olarak değil, bir söz olarak dolaşır.
Nerede çöker
Planlama yanılgısı her yerde aynı güçte değildir. Halkjelsvik ve Jørgensen'in derlemesine göre eksik tahmin, mühendislik ve yönetim alanındaki çalışmalarda fazla tahminden daha sık görülür, ama psikoloji laboratuvarlarındaki çalışmalarda böyle bir üstünlük yoktur. Yani "insanlar her zaman kısa tahmin eder" genellemesi, en azından bu derlemenin kapsadığı literatür için fazla güçlüdür.
İkinci bir uyarı, ölçümün kendisiyle ilgilidir. "Küçük işler fazla, büyük işler eksik tahmin edilir" bulgusu, işler gerçekleşen sürelerine göre gruplandığında kendiliğinden ortaya çıkabilir. Sonradan uzun sürdüğü görülen işler, tanım gereği şanssız işlerdir; bu gruba bakan biri, tahminlerin kısa kaldığını görür. Bu yapaylık, gerçek bir yanlılığı da gizleyebilir, abartabilir de.
Üçüncüsü, Buehler ve arkadaşlarının Dördüncü Çalışması bir çözüm de gösterir: geçmiş deneyimi tahminle açıkça ilişkilendirmek iyimser yanlılığı ortadan kaldırdı. Bu, yanılgının değişmez bir kader olmadığını, ama kendiliğinden de geçmediğini gösterir.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Planlama yanılgısı ile Hofstadter yasası aynı şeydir."
Planlama yanılgısı deneylerle ölçülmüş ve koşulları sınanmış bir bulgudur. Hofstadter yasası ise kendi düzeltmesini de içeren bir sözdür ve bu yüzden sınanamaz; bir bulgu değil, bir uyarıdır.
Yaygın yanlış"Deneyimli biri süreleri doğru tahmin eder."
Buehler ve arkadaşlarının katılımcıları geçmiş deneyimlerine sahipti, ama tahmin yaparken onları kullanmadı ve geçmiş gecikmeleri geçici nedenlere bağladı. Deneyim, ancak tahmine bağlandığında işe yarar.
Yaygın yanlış"İnsanlar her işi kısa tahmin eder."
Halkjelsvik ve Jørgensen'e göre bu, psikoloji literatüründeki çalışmalarda geçerli değildir; ayrıca bazı tahmin hataları, işlerin sonradan gruplandırılmasından doğan istatistik yapaylıklardır.
Sayılarla
Erkan'ın kendi sayılarına dönelim. Son üç kurulum beş, dört ve altı gün sürdü; ortalama beş gün. Her seferinde tahmin üç gündü. Gerçekleşen sürenin tahmine oranı, üç kurulumda da 1,33 ile 2 arasında, ortalamada yaklaşık 1,67'dir. Erkan'ın bu seferki üç günlük planı aynı oranla düzeltilirse, beklenen süre yaklaşık beş gün olur. Bu, 9.3'teki dış görüşün en basit uygulamasıdır: referans sınıfı Erkan'ın kendi geçmişidir.
Bu düzeltmenin dayanağı, yukarıdaki yapaylıktan farklıdır. Erkan'ın üç kurulumu gerçek sürelerine göre seçilmedi; hepsi aynı tahminle başladı ve hepsi daha uzun sürdü. Burada görülen şey istatistik bir yanılsama değil, tekrar eden bir örüntüdür.
Herkes için aynı mı?
Planlama yanılgısının bedeli, zamanı kimin ödediğine göre değişir. Erkan'ın kısa tahmini yüzünden standa fuardan bir gün önce gidilirse, kurulumun uzaması gece mesaisine, hafta sonu çalışmasına, sabah açılışına yetişemeyen bir standa dönüşür. Tahmini yapan ile gecikmeyi yaşayan çoğu zaman farklı kişilerdir: plan yöneticinin, fazla mesai işçinindir.
Buehler ve arkadaşlarının Beşinci Çalışması ilginç bir asimetriyi de gösterir: gözlemciler başkalarının iş sürelerini fazla tahmin etti ve geçmiş deneyimlerden daha çok yararlandı. Bu, bir işin süresini o işi yapacak kişiye değil, dışarıdan bakan birine de tahmin ettirmenin bir yarar sağlayabileceğini düşündürür. Ama dışarıdan bakan, işin gerçek ayrıntılarını bilmeyebilir; iki tahmini birlikte kullanmak, tek başına birine güvenmekten daha sağlamdır. Bu son öneri bizim çıkarımımızdır.
Kendi hayatında
Ufuk yazılım işinde her iki haftada bir hangi işleri bitireceğini tahmin ediyor. Kendi kayıtlarına bakınca bir örüntü görüyor: tahmin ettiği işlerin ancak yaklaşık üçte ikisini bitirebilmiş, kalan işler hep bir sonraki döneme kaymış. Her seferinde bir neden bulmuştu: beklenmedik bir hata, bir toplantı, bir bağımlılığın gecikmesi.
Ufuk artık tahminini yaptıktan sonra kendi geçmiş oranıyla düzeltiyor. On iş yapabileceğini düşündüğünde, yedi iş üstleniyor. Bu, Hofstadter yasasına teslim olmak değil, Buehler ve arkadaşlarının dördüncü çalışmasındaki düzeltmeyi kendine uygulamaktır: geçmiş deneyimi tahmine açıkça bağlamak.
Bir sonraki seferin sonunda, düzeltilmiş tahminin ham tahminden daha mı yakın çıktığını kayıtlarına ekle.
Kapanış
- Planlama yanılgısı, insanların kendi işlerinin süresini, geçmişte benzer işlerin ne kadar sürdüğünü bildikleri hâlde, plana dayanarak kısa tahmin etmesidir; Buehler ve arkadaşlarının çalışmalarında geçmiş gecikmeler dışsal ve geçici nedenlere bağlandı.
- Hofstadter yasası aynı yöne bakan ama kendi düzeltmesini de içeren, bu yüzden sınanamayan bir sözdür; planlama yanılgısı ise ölçülmüş bir bulgudur ve geçmiş deneyimi tahmine açıkça bağlamak onu Dördüncü Çalışma'da ortadan kaldırdı.
- Halkjelsvik ve Jørgensen'in derlemesine göre eksik tahmin her literatürde baskın değildir ve bazı örüntüler gerileme yapaylığından doğabilir; bir kişinin kendi tekrar eden işlerindeki oranı ise güvenilir bir düzeltme aracıdır.
Beş soru
- Planlama yanılgısı nedir ve Buehler ve arkadaşlarına göre neye dayanır?
- Planlama yanılgısı ile Hofstadter yasası arasındaki fark nedir?
- Gerileme yapaylığı, ortalamada isabetli tahminleri nasıl yanlı gösterebilir?
- Erkan'ın kendi geçmiş oranıyla düzeltilmiş tahmini kaç gündür ve neden bu düzeltme bir yapaylık değildir?
- Halkjelsvik ve Jørgensen'in derlemesi, "insanlar her işi kısa tahmin eder" genellemesini nasıl sınırlar?
Yanıtlar
İnsanların kendi işlerinin süresini, benzer işlerin geçmişte ne kadar sürdüğünü bildikleri hâlde, sistematik biçimde kısa tahmin etmesidir. Buehler ve arkadaşlarına göre insanlar tahmin yaparken geçmiş deneyim yerine geleceğe dönük plan senaryolarına odaklanır ve geçmiş gecikmeleri dışsal, geçici ve belirli nedenlere bağlayarak önemsizleştirir.
Planlama yanılgısı deneylerle ölçülmüş bir bulgudur; hangi koşullarda güçlendiği ve zayıfladığı sınanabilir. Hofstadter yasası ise bir işin her zaman beklenenden uzun sürdüğünü, bu yasa hesaba katılsa bile böyle olduğunu söyler; kendi düzeltmesini de içerdiği için sınanamaz ve bir uyarı olarak kalır.
İşler sonradan gerçek sürelerine göre gruplandığında, en uzun süren işler tanım gereği beklenenden kötü giden işlerdir ve tahminler onlar için kısa kalmış görünür; en kısa süren işler için ise uzun kalmış görünür. Benzetimde tahminler ortalamada tam isabetliyken, kısa süren işler yüzde 42 fazla, uzun süren işler yüzde 30 eksik tahmin edilmiş göründü.
Son üç kurulum ortalama beş gün sürdü ve tahmin her seferinde üç gündü; oran yaklaşık 1,67'dir ve düzeltilmiş tahmin yaklaşık beş gündür. Bu bir yapaylık değildir, çünkü üç kurulum gerçek sürelerine göre seçilmedi; hepsi aynı tahminle başladı ve hepsi daha uzun sürdü.
Derlemeye göre eksik tahmin, mühendislik ve yönetim literatüründeki çalışmalarda fazla tahminden daha sık bildirilmiştir, ama psikoloji literatüründeki çalışmalarda böyle bir üstünlük yoktur. Ayrıca küçük işlerin fazla, büyük işlerin eksik tahmin edildiği bulgusu kısmen istatistik bir yapaylık olabilir.
Sonraki derse köprü
Fuar planı neredeyse bitti. Nermin Hanım son bir adım ekliyor: Tuğba'dan toplantıda planın karşısında durmasını, "şeytanın avukatlığını" yapmasını istiyor. Tuğba aslında plana katılıyor ve itirazlarını isteksizce sıralıyor. Toplantının sonunda Rıza Usta söz alıyor; o planın gerçekten yanlış olduğunu düşünüyor ve konuşması odadaki havayı değiştiriyor. Görevle itiraz eden ile inandığı için itiraz eden aynı etkiyi yapar mı? 9.5, Şeytanın avukatı dersi, atanmış muhalefet ile gerçek muhalefet arasındaki farkı ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.