İçeriğe geç

8.4 · Seviye 3 · Karar Vermek

Keşfet mi, kullan mı?

Keşif ile bildiğini kullanma arasındaki gerilimi çok kollu haydut problemiyle açıklar ve kalan sürenin dengeyi nasıl değiştirdiğini görür

Strateji ve Karar Akademisi — M08, Çok Seçenek, Az Zaman · 1.990 kelime · 3 kaynak · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Melike Nine telefonda Selin'e haftanın pazarını anlatıyor. Sivrihisar'daki salı pazarında yine aynı tezgâha gitmiş: domatesi kırk yıldır aynı aileden alıyor. Pazarın öbür ucunda geçen bahar yeni bir tezgâh açılmış, köyden gelen bir genç kadın işletiyormuş. Komşusu oradan aldığı fasulyeyi çok övmüş. Melike Nine yine de uğramamış.

Selin önce gülüyor: "Bir kere deneseydin, ne kaybederdin?" Melike Nine'nin cevabı kısa: "Benimki on seferin yedisinde iyi çıkıyor. Yeniye gider, kötü bir şey alırsam o haftam boşa gider. Benim kaç haftam kaldı ki?"

Selin telefonu kapattıktan sonra cümleyi düşünüyor. Babaannesinin inatçılık sandığı şey, belki bir hesaptı. Otuzlu yaşlarındaki birinin yeni bir tezgâhı denemesiyle seksen altı yaşındaki birinin denemesi aynı değeri taşır mı?

Soru

Bilinen iyi bir seçenekte kalmak ile bilinmeyen bir seçeneği denemek arasında nasıl karar verilir? Önümüzde kalan sürenin bu karara etkisi nedir?

Nasıl işler

Her tekrarlanan seçimde iki amaç çatışır. Bildiğin en iyi seçeneği kullanmak, bugünkü kazancı en yüksek yapar. Bilmediğin bir seçeneği denemek ise bugün daha kötü bir sonuç verebilir, ama bilgi kazandırır: yeni seçenek daha iyiyse, gelecekteki bütün seçimler iyileşir.

Bu ikilem matematikte, kumarhanelerdeki kollu makinelerden adını alan bir problemle incelenir.

Problemin en önemli dersi, keşfin değerinin kalan seçim sayısına bağlı olmasıdır. Yeni tezgâh daha iyi çıkarsa, bu bilgi gelecekteki her pazar gününde işe yarar. Önünde çok sayıda pazar günü olan biri için bilginin değeri büyüktür. Önünde birkaç pazar günü kalmış biri için aynı bilginin kullanılacağı az zaman vardır. 4.6'daki zaman ufku kavramı burada da işler: ufuk kısaldıkça keşfin değeri düşer, kullanmanın değeri görece artar.

Keşfin rastgele de, hesaplı da yapılabileceğini gösteren bir ayrım vardır.

Kanıt

Kalan sürenin insan davranışını değiştirip değiştirmediği bir laboratuvar deneyinde sınandı.

Yaş ile keşif arasındaki ilişki de ayrıca incelendi.

Nerede çöker

Haydut problemindeki ideal karar verici, seçeneklerin kazançlarının sabit olduğunu varsayar. Gerçek bir pazarda ise tezgâhlar değişir: eski pazarcının domatesi bir yıl kötüleşebilir, yeni tezgâh açıldıktan bir yıl sonra kapanabilir. Seçenekler değiştikçe keşif, yalnız yeni seçenekleri tanımak için değil, bilinen seçeneklerin hâlâ iyi olup olmadığını anlamak için de gerekir. Hiç keşfetmeyen biri, eski seçeneğinin kötüleştiğini geç fark eder.

Kalan süre argümanı da dikkatle kullanılmalıdır. Mata ve arkadaşlarının ayırdığı gibi, yaşlıların daha az keşfetmesi uyumsal bir hesap da olabilir, bilişsel bir zorluk da. Birincisi Melike Nine'yi haklı çıkarır; ikincisi, yeni şeyi denemenin ona gençlere göre daha zor geldiğini söyler. Dışarıdan bakıldığında iki durum aynı görünür.

Bir de kazançların sayılabilir olduğu varsayımı vardır. Melike Nine için eski pazarcı yalnız iyi domates demek değildir; kırk yıllık bir tanışıklık, hal hatır sorulan bir sohbet, güvendir. Bu kazançlar hesaba katılırsa, keşfin bedeli bir haftalık kötü domatesten büyük olabilir.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Yeniyi denememek inatçılıktır."
Doğrusu

Keşfin değeri kalan seçim sayısına bağlıdır. Az sayıda seçimi kalan biri için bilinen iyi seçenekte kalmak, ussal bir karar olabilir.

Yaygın yanlış"Keşif, rastgele denemektir."
Doğrusu

Wilson ve arkadaşlarının deneyinde insanlar hem rastgele hem de yönlendirilmiş keşif yaptı: uzun ufukta, hakkında daha az bilgi olan seçeneği bilerek daha sık seçtiler.

Yaygın yanlış"Yaşlılar yeni şeyleri denemez, çünkü öğrenme yetenekleri azalmıştır."
Doğrusu

Mata ve arkadaşları, yaşlıların daha az keşfettiğini buldu, ama bunun uyumsal bir hesap mı yoksa bilişsel bir değişim mi olduğunu ayıramadı. İki açıklama aynı davranışı öngörür.

Sayılarla

Hesabın ilginç bir sonucu var: 11 hafta kısa bir süredir. Melike Nine'nin "kaç haftam kaldı ki" cümlesi, bu modelde ancak önünde üç aydan az pazar kalmışsa haklı çıkar. Ama hesap, varsayımlara çok duyarlıdır. Eski pazarcı on seferin sekizinde iyi çıkıyorsa, yeni tezgâhı denemek için gereken ufuk 35 haftaya çıkar. Yeni tezgâh hakkında komşunun övgüsü gibi bir ön bilgi varsa ve beklenen oran 0,6'ya yükseliyorsa, eski pazarcının oranı 0,6 iken yeni tezgâhı denemek ufuk yalnız 2 hafta olsa bile en iyi seçim olur.

Bir başka sonuç da şudur: bilinmeyen seçenek hakkındaki belirsizlik, keşfin değerini artırır. Aynı 0,5 beklentiyi, daha önceki birkaç alışverişe dayanan daha kesin bir bilgiyle taşıyan bir tezgâh için gereken ufuk 11 haftadan 29 haftaya çıkar. Tamamen bilinmeyen bir seçenek, yarısı bilinen bir seçenekten daha çok merak edilmeyi hak eder, çünkü sürpriz yapma olasılığı daha yüksektir.

Herkes için aynı mı?

Keşif bir lükstür de. Kötü bir deneme sonucunu kaldırabilecek olanlar daha rahat keşfeder. Haftalık bütçesi dar bir aile için kötü bir alışveriş, o haftanın yemeğini etkileyebilir; aynı deneme, bütçesi geniş biri için önemsiz bir kayıptır. Bu yüzden dar bütçeli insanların bilineni kullanmaya yönelmesi, keşfin bedelinin onlar için daha yüksek olmasından kaynaklanabilir. Bu çıkarımı, okuduğumuz çalışmaların hiçbiri sınamadı.

Kalan süre de yalnız yaşla ilgili değildir. Bir şehre birkaç aylığına taşınmış bir öğrenci, orada uzun yıllar yaşayacak birine göre daha kısa bir ufka sahiptir; bir projenin son haftasındaki ekip, projenin başındaki ekibe göre daha az keşfetmelidir. Mata ve arkadaşlarının uyumsal açıklaması doğruysa, yaşlıların davranışı da aynı mantığın bir örneğidir.

Kendi hayatında

Ufuk iş yerinde yeni bir yazılım aracına geçip geçmemeyi tartıyor. Bildiği araçla işini görüyor; yenisi daha hızlı olabilir, ama öğrenmesi birkaç hafta sürecek ve o haftalarda daha yavaş çalışacak. Önünde bu işte yıllar varsa, keşif büyük olasılıkla kendini öder. İki ay sonra işten ayrılacaksa, öğrenmeye harcayacağı zaman geri gelmeyebilir.

Keşfi hesaplı yapmanın bir yolu, onu küçük ve geri alınabilir tutmaktır. 7.2'deki iki yönlü kapı burada da işe yarar: yeni bir tezgâhtan tek bir kilo domates almak, bütün alışverişi oraya taşımaktan çok daha ucuz bir denemedir.

Denemenin sonucunu karar defterine yaz: yeni seçenek iyi mi çıktı, kötü mü, ve bundan sonra hangisini kullanacaksın?

Kapanış

  1. Tekrarlanan seçimlerde bilinen iyi seçeneği kullanmak bugünü, bilinmeyeni denemek geleceği gözetir; keşfin değeri, kazanılan bilginin kullanılacağı kalan seçim sayısına bağlıdır.
  2. Wilson ve arkadaşlarının deneyinde insanlar uzun ufukta daha çok bilgi arayıp daha çok keşfetti; Mata ve arkadaşlarının çalışmasında yaşlı yetişkinler mevcut kaynakta daha uzun kaldı, ama bunun uyumsal bir hesap mı yoksa bilişsel bir değişim mi olduğu ayrılamadı.
  3. Basit bir haydut modelinde yeni bir seçeneği denemek için gereken ufuk, bilinen seçeneğin ne kadar iyi olduğuna ve yenisi hakkındaki belirsizliğe çok duyarlıdır; belirsizlik arttıkça keşfin değeri de artar.

Beş soru

  1. Keşif ile kullanım ikilemi nedir ve iki tarafın her biri neyi gözetir?
  2. Kalan seçim sayısı keşfin değerini neden değiştirir?
  3. Wilson ve arkadaşlarının deneyinde ufkun uzaması katılımcıların davranışını nasıl değiştirdi?
  4. Mata ve arkadaşlarının ayırdığı iki açıklama nedir ve neden ikisini ayırmak zordur?
  5. Sayılarla bölümündeki hesapta yeni tezgâhı denemek için gereken ufuk hangi koşullarda kısalır, hangilerinde uzar?

Yanıtlar

Tekrarlanan seçimlerde bilinen iyi seçeneği kullanmak ile daha az bilinen seçenekleri daha iyisini bulma umuduyla denemek arasındaki gerilimdir. Kullanmak bugünkü kazancı en yüksek yapar; keşfetmek bugün kaybettirebilir, ama gelecekteki seçimleri iyileştirebilecek bilgi kazandırır.

Keşifle kazanılan bilgi, gelecekteki seçimlerde kullanılır. Önünde çok sayıda seçim olan biri bu bilgiyi uzun süre kullanabilir; önünde az seçim kalmış biri için bilginin kullanılacağı zaman azdır. Bu yüzden ufuk kısaldıkça keşfin değeri düşer.

Altı seçimlik bağlamda katılımcılar, yalnız bir seçim yapabildikleri bağlama göre bilgiye daha çok yöneldi ve kararlarındaki dalgalanma da arttı. Yani ufuk uzayınca hem yönlendirilmiş hem de rastgele keşif arttı.

Biri uyumsal açıklamadır: ömrün sonuna yaklaştıkça keşfin gelecekteki getirisi küçüldüğü için kullanmanın artması beklenir. Öbürü bilişsel gerileme açıklamasıdır ve değişimin uyumsal olması gerekmez. İkisi de yaşlıların daha az keşfedeceğini öngördüğü için, davranışa bakarak hangisinin geçerli olduğunu ayırmak zordur.

Gereken ufuk, bilinen seçenek daha kötüyse ya da yeni seçenek hakkında olumlu bir ön bilgi varsa kısalır; eski pazarcının oranı 0,6 ve yeni tezgâhın beklenen oranı 0,6 olduğunda iki hafta bile yeter. Bilinen seçenek daha iyiyse ya da yeni seçenek hakkındaki bilgi daha kesinse uzar: eski oran 0,8 olunca 35 haftaya, yeni seçenek daha kesin bilinince 29 haftaya çıkar.

Sonraki derse köprü

Pazartesi sabahı fabrikada kalite toplantısı var. Selin, son iki yılın verisiyle hangi kalıpların çatlamaya yatkın olduğunu tahmin eden, on iki değişkenli bir model hazırlamış. Rıza Usta modele bakıp gülümsüyor: o yalnız iki şeye bakıyor, kalıbın yaşı ve son bakımdan bu yana basılan parça sayısı. Bir ustanın iki ölçütlü kuralı, on iki değişkenli bir modelle yarışabilir mi? 8.5, Basit kurallar dersi, hızlı ve tutumlu sezgisellerin belirsiz ortamlarda karmaşık modeller kadar iyi çalışabildiği bulguyu ve koşullarını ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.