İçeriğe geç

8.1 · Seviye 3 · Karar Vermek

Yeterince iyi

En iyiyi arama ile yeterince iyiyle yetinme stratejilerini ve ikisinin memnuniyetle ilişkisini bilir

Strateji ve Karar Akademisi — M08, Çok Seçenek, Az Zaman · 1.952 kelime · 3 kaynak · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

İK uzmanının ekranında on dört sütunlu bir tablo açık. Plan sağlayıcısının listesindeki her fon için yönetim ücreti, son beş yılın getirisi, risk sınıfı, hisse ve tahvil payı, fon yöneticisinin kaç yıldır görevde olduğu. Bir haftadır her akşam bir fonu ekliyor. Henüz yarısındayken ilk yedi fonun getiri sıralamasının her yıl değiştiğini fark etmiş; hangisinin "en iyi" olduğu, hangi yıla baktığına bağlı.

Tuğba tabloya bakıp başka bir yol öneriyor. Önce birkaç koşul koyalım: yönetim ücreti belli bir oranın altında olsun, birikim tek bir hisseye ya da tek bir sektöre yığılmasın, risk sınıfı en üst iki basamakta olmasın. Bu koşulları karşılayan ilk fonu seçelim ve bitirelim.

İK uzmanı ikna olmuş görünmüyor: "Bu yüz kişinin birikimi. Yeterince iyiyle yetinmek bana sorumsuzluk gibi geliyor." Selin ikisinin de haklı olabileceğini düşünüyor ve hangi durumda hangisinin haklı olduğunu soruyor.

Soru

Bir seçimde en iyiyi aramak mı, yeterince iyide durmak mı daha akıllıcadır? İki yaklaşım, verilen kararın kalitesini ve karar verenin memnuniyetini nasıl etkiler?

Nasıl işler

İktisadın klasik karar modeli, karar verenin bütün seçenekleri bildiğini, her birinin sonuçlarını hesaplayabildiğini ve en iyisini seçtiğini varsayar. Gerçek karar verenin ise bilgisi sınırlıdır, zamanı sınırlıdır, hesap gücü sınırlıdır. On dört fonun her birini her ölçüte göre tartmak haftalar alır; tartmak için gereken bilginin bir kısmı da, örneğin gelecekteki getiriler, hiçbir zaman elde değildir.

Yeterince iyi stratejisinin işleyip işlemediği, ölçütün nasıl konduğuna bağlıdır.

İK uzmanının tablosu bir başka sorunu da gösteriyor. En iyiyi aramak, "en iyi"nin ölçülebildiğini varsayar. Geçmiş getiriler yıldan yıla sıra değiştiriyorsa, 3.1'deki ortalamaya dönüş burada da işliyor olabilir: geçen yılın birincisi bu yılın ortasına düşebilir. Gürültülü bir ölçüte göre en iyiyi aramak, aramanın bedelini öder ama en iyiyi bulamaz. Yönetim ücreti ise önceden bilinir ve birikimden her yıl kesinlikle düşer. Tuğba'nın eşiği güvenilir ölçüte, İK uzmanının tablosu gürültülü ölçüte dayanıyordu.

Kanıt

Bu fikir, yarım yüzyıl sonra bir kişilik eğilimi olarak ölçüldü.

En iyiyi aramanın nesnel bir kazancı var mı? Bunu sınayan çalışmalardan biri iş arayan öğrencileri izledi.

Nerede çöker

"Yeterince iyi daha mutlu eder" özeti iki yerden çatlar. Iyengar ve arkadaşlarının öğrencilerinde en iyiyi arayanlar daha az memnundu, ama daha yüksek maaş aldılar. Hangi stratejinin daha iyi olduğu, neyin ölçüldüğüne bağlıdır: hissedilen memnuniyet mi, elde edilen sonuç mu? İK uzmanının kararında sonucu yaşayacak olan kendisi değil, yüz çalışandır; onun memnuniyeti ikinci planda kalır.

İkinci çatlak ölçümden gelir. L. Vargová, Ľ. Zibrínová ve G. Baník'in 2020'de Judgment and Decision Making'de yayımlanan, Slovakya'dan 514 kişilik çalışması, en iyiyi aramayı iki bileşene ayırdı. Seçenek aramayı sürdürmek olarak ölçülen bileşen depresyonla olumlu, mutlulukla olumsuz ilişkiliydi; yüksek standartlar olarak ölçülen bileşenin ise iyi oluşla bir ilişkisi yoktu. Ayrı ölçülen "yeterince iyi" eğilimi de hiçbir şeyle ilişkili çıkmadı. Sorun yüksek standart değil, bitmeyen arama olabilir.

Üçüncüsü kültürden gelir. A. Roets, B. Schwartz ve Y. Guan'ın 2012 tarihli çalışması, en iyiyi aramanın iyi oluşla olumsuz ilişkisinin seçeneğin bol olduğu toplumlarla sınırlı olabileceğini düşündürüyor; bunu aşağıda ayrıca ele alıyoruz.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Yeterince iyiyle yetinmek düşük standartlı olmaktır."
Doğrusu

Yeterince iyi stratejisinin kabul eşiği yüksek olabilir. Strateji standardı değil, aramanın ne zaman biteceğini belirler: eşiği karşılayan ilk seçenekte durulur.

Yaygın yanlış"En iyiyi arayan her zaman daha iyi sonuç alır."
Doğrusu

En iyi ancak ölçülebiliyorsa bulunabilir. Geçmiş getiri gibi gürültülü bir ölçütte en iyiyi aramak, aramanın bedelini öder ama gelecekte en iyi olacak seçeneği garanti etmez.

Yaygın yanlış"En iyiyi arayanlar mutsuzdur, çünkü yüksek standartları vardır."
Doğrusu

Vargová ve arkadaşlarının çalışmasında iyi oluşla ilişkili olan bitmeyen arama bileşeniydi; yüksek standartlar bileşeninin böyle bir ilişkisi yoktu.

Sayılarla

Hesap iki aramayı birbirinden ayırır. Güvenilir bir ölçütte, yani ücrette, en iyiyi aramak ucuzdur ve her yıl kazandırır. Gürültülü bir ölçütte, yani geçmiş getiride, en iyiyi aramak pahalıdır ve kazancı belirsizdir. Akıllıca strateji ikisinin karışımı olabilir: ücrette en iyiyi ara, öbür ölçütlerde yeterince iyide dur.

Iyengar ve arkadaşlarının yüzde 20'lik maaş farkı da benzer bir tartıya konabilir. Maaş, iş hayatı boyunca biriken bir sonuçtur; daha uzun bir aramanın bedeli, birkaç ay daha fazla stres ve kararsızlıktır. Kimin için hangisinin ağır bastığı, o kişinin neye değer verdiğine bağlıdır ve bu ders onu belirleyemez.

Herkes için aynı mı?

Roets, Schwartz ve Guan, Amerika Birleşik Devletleri'nden 307, Batı Avrupa'dan 263 ve Çin'den 218 yetişkinin verisini karşılaştırdı. Seçeneğin bol olduğu iki toplumda en iyiyi arayanlar, yeterince iyide duranlara göre daha düşük iyi oluş bildirdi ve bu farkı yaşanan pişmanlık açıklıyordu. Çin'de ise en iyiyi arama iyi oluşla ilişkili değildi. Orada da daha fazla pişmanlıkla birlikte gidiyordu, ama pişmanlığın iyi oluşla belirgin bir ilişkisi yoktu. Yazarlar, bireysel seçimin mutluluğun ana yolu sayıldığı toplumlarda kusurlu seçimlerden duyulan pişmanlığın daha ağır bastığını öne sürer.

Bir başka eşitsizlik seçeneklerin kendisindedir. Yeterince iyi stratejisi, eşiği karşılayan en az bir seçeneğin bulunduğunu varsayar. Kısıtlı bir bütçeyle kira arayan bir aile için eşiği karşılayan ev hiç olmayabilir; o durumda sorun stratejide değil, seçeneklerin yokluğundadır. Bu, bu derste okunan çalışmaların ölçtüğü bir şey değil, onların sınırına dair bir hatırlatmadır.

Kendi hayatında

Ufuk yeni bir dizüstü bilgisayar alacak. Üç haftadır inceleme videoları izliyor, karşılaştırma sitelerinde on iki modeli yan yana koymuş durumda. Her yeni inceleme, listeye yeni bir ölçüt ekliyor: pil ömrü, ekran parlaklığı, klavyenin derinliği. Eski bilgisayarı bu arada iki kez kapanmış.

Ufuk'un yapabileceği şey, kendi işi için gerçekten önemli olan iki üç ölçütü yazmak, her biri için bir eşik koymak ve eşikleri karşılayan ilk modeli almaktır. Fiyat gibi güvenilir ve büyük farkların olduğu bir ölçütte biraz daha aramak hâlâ akıllıca olabilir.

Kararından birkaç hafta sonra, karar defterine memnuniyetini ve aramaya harcadığın zamanı yaz.

Kapanış

  1. En iyiyi arama bütün seçenekleri tartmaya çalışır; yeterince iyi stratejisi bir kabul eşiği koyar ve onu karşılayan ilk seçenekte durur. Simon'un çerçevesinde bu, sınırlı bilgi ve hesap gücüne verilen ussal bir yanıttır.
  2. Schwartz ve arkadaşları en iyiyi arama eğiliminin daha düşük mutluluk ve daha fazla pişmanlıkla ilişkili olduğunu buldu; Iyengar ve arkadaşlarının öğrencilerinde ise en iyiyi arayanlar yüzde 20 daha yüksek maaş aldı ama daha az memnun kaldı.
  3. Bulgular tartışmalıdır: iyi oluşla ilişkili olan yüksek standartlar değil bitmeyen arama olabilir, ilişki kültüre göre değişebilir ve akıllıca strateji, güvenilir ölçütte en iyiyi arayıp gürültülü ölçütte yeterince iyide durmak olabilir.

Beş soru

  1. Bir seçimde en iyiyi aramaya çalışan biriyle eşiği karşılayan ilk seçenekte duran biri neyle ayrılır?
  2. Kabul eşiği çok düşük ya da çok yüksek konursa ne olur?
  3. Iyengar ve arkadaşlarının iş arayan öğrencilerde bulduğu iki yönlü sonuç nedir?
  4. İK uzmanının fon kararında ücrette en iyiyi aramak neden akıllıca, geçmiş getiride en iyiyi aramak neden şüphelidir?
  5. Roets ve arkadaşlarının kültürler arası bulgusu, en iyiyi arama ile iyi oluş arasındaki ilişki hakkında ne söyler?

Yanıtlar

En iyiyi arama, olabildiğince çok seçeneği inceleyip en iyisini bulmaya çalışır ve iyi bir seçenek bulunduktan sonra da aramaya devam eder. Yeterince iyi stratejisi önceden bir kabul eşiği koyar ve bu eşiği karşılayan ilk seçenekte durur.

Eşik çok düşükse kötü bir seçenek kabul edilebilir. Eşik çok yüksekse hiçbir seçenek onu karşılamaz, arama bitmez ve strateji fiilen en iyiyi aramaya döner. İyi bir eşik, gerçekten önemli olanı ayırt eden bir düzeyde konur.

En iyiyi arama eğilimi yüksek olan öğrenciler yüzde 20 daha yüksek başlangıç maaşlı işler buldu, yani nesnel sonuçları daha iyiydi. Ama buldukları işten daha az memnun kaldılar ve arama boyunca daha çok olumsuz duygu yaşadılar.

Yönetim ücreti önceden bilinir ve birikimden her yıl kesin olarak düşer; ücrette en iyiyi aramak birkaç saat sürer ve her yıl kazandırır. Geçmiş getiri ise yıldan yıla sıra değiştirebilir ve ortalamaya dönüş yüzünden geleceği güvenilir biçimde göstermeyebilir; bu ölçütte en iyiyi aramak pahalıdır ve kazancı belirsizdir.

İlişkinin evrensel olmayabileceğini söyler. Seçeneğin bol olduğu ABD ve Batı Avrupa örneklemlerinde en iyiyi arayanlar daha düşük iyi oluş bildirdi ve bunu pişmanlık açıklıyordu. Çin örnekleminde ise en iyiyi arama iyi oluşla ilişkili değildi.

Sonraki derse köprü

Fon kararı verilirken plan sağlayıcısı bir öneri getiriyor: varsayılan fonun yanında on dört fonun tamamı da çalışanlara sunulsun, herkes istediğini seçsin. Nermin Hanım bunu iyi buluyor: seçenek ne kadar çoksa o kadar özgürlük. İK uzmanı ise emin değil: on dört fonun önünde çalışanların çoğu belki hiç seçim yapmayacak. Daha çok seçenek, insanları seçmeye mi, seçmekten vazgeçmeye mi iter? 8.2, Reçel deneyi dersi, seçim aşırı yükü bulgusunu ve sonraki meta-analizlerin onu nasıl daralttığını ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.