16.1 · Seviye 5 · Sistemlerin Yasaları
Goodhart yasası
Bir ölçüt hedef hâline gelince neden bozulduğunu, Goodhart'ın ilk ifadesi ile yaygınlaşan sürümün farkıyla bilir
Strateji ve Karar Akademisi — M16, Ölçüt ve Teşvik · 1.889 kelime · 4 kaynak · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Panodaki çizelge her ay biraz daha yeşile dönüyor. Ocakta yüzde 75 olan oran, mart sonunda yüzde 90'a yaklaşmış. Müdür toplantıda planlama ekibini kutluyor; Selin alkışlarken elindeki kâğıda bakıyor. Kâğıtta müşteri hizmetlerinden gelen şikâyet sayıları var ve üç aydır neredeyse hiç kıpırdamamış.
Akşam, ekipten Oktay'la çay içerken neyin değiştiğini konuşuyorlar. Oktay saklamıyor: geciken bir siparişte müşteriyi arayıp yeni bir tarih alıyorlar, sistemde söz verilen tarih güncelleniyor ve sipariş "zamanında" sayılıyor. Ay sonuna yetişmeyecek zor işler de bir sonraki aya kaydırılıyor; o ay hiç ölçülmüyor. "Kimse yalan söylemiyor," diyor Oktay. "Sadece kuralı okuyoruz."
Selin bir şey fark ediyor: oran yükselmiş ama bir müşterinin malını beklediği gün sayısı değişmemiş.
Soru
Bir ölçüt hedef hâline geldiğinde neden bozulur? Goodhart'ın kendi cümlesi ne diyordu, bugün onun adıyla dolaşan cümle ne diyor, ve ikisi arasındaki fark neden önemli?
Nasıl işler
Bir ekibin, bir okulun ya da bir ülkenin önemsediği şeyi doğrudan ölçmek çoğu zaman zordur. Bu yüzden onun yerine geçen bir sayı seçilir.
Vekil, amaçla bağı korunduğu sürece işe yarar. Bu bağ kendiliğinden korunmaz: sayıya ödül ya da ceza bağlandığında, insanlar amacı değil sayıyı iyileştirmenin yollarını aramaya başlar.
Bu gözlemin bir adı var.
Kanıt
İki cümle aynı şeyi söylemiyor. Goodhart'ınki dar ve temkinlidir: bir "istatistiksel düzenlilik", yani iki değişken arasındaki gözlenmiş bir bağ, onu bir kaldıraç gibi kullanmaya kalkınca çökmeye "eğilim gösterir". Strathern'e atfedilen cümle ise geniştir ve kesindir: her ölçü, hedef olunca, iyi bir ölçü olmaktan "çıkar". Popüler sürümün nereden geldiğine bakmak için Strathern'in makalesine döndük.
Bir ölçünün üzerindeki baskı yalnız ölçülenlerde kalmayabilir; ölçüyü üretenlere de ulaşabilir. Dünya Bankası'nın ülkeleri iş ortamına göre sıralayan raporu bunun için yakından bakılmaya değer bir vakadır; bankanın kendi açıklaması, araştırmasının politika yapıcıların kararlarına yön verdiğini ve ilerlemeyi ölçmeye yaradığını vurgulayarak başlar.
Nerede çöker
"Ölçü hedef olunca bozulur" cümlesi, kesinliği yüzünden fazla iş görür. Her hedef her ölçüyü bozmaz. Bozulmanın hızı, göstergeyle amaç arasındaki boşluğun ne kadar geniş olduğuna ve o boşluğu kullanmanın ne kadar ucuz olduğuna bağlıdır. Bir kamyonun taşıdığı yükü tartıyla ölçmek ile bir öğretmenin iyi öğretip öğretmediğini sınav ortalamasıyla ölçmek aynı şey değildir: ilkinde göstergeyle amaç neredeyse çakışır, ikincisinde aralarında oynanacak geniş bir alan vardır.
Goodhart'ın kendi cümlesindeki "eğilim gösterir" kelimesi bu yüzden önemlidir. Cümle bir kesinlik değil, bir yön söyler; ne kadar ve ne zaman sorusunu açık bırakır. Popüler sürüm bu temkini atar ve her ölçümü şüpheli bir şeye çevirir. Bunun pratik bir bedeli vardır: ölçmeyi bütünüyle bırakan bir ekip, bozulmuş bir sayının yerine hiçbir sayıya sahip olmaz ve kararlarını yine görünmeyen bir şeye, sezgiye ya da en yüksek sesle konuşana bırakır.
Gözlemin sınırı bir de şuradadır: Goodhart para politikasındaki bir düzenlilikten söz ediyordu, Strathern üniversite denetiminden. Bir fabrikanın sevkiyat oranına aynı adı vermek bir benzetmedir; benzetme işe yarar, ama her alanda aynı mekanizmanın aynı güçle işlediğini kanıtlamaz.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Goodhart yasası ölçmeyi bırakmayı öğütler."
Gözlem ölçmenin kendisine değil, bir sayının üzerine baskı bindirilmesine dairdir. Ölçüyü korumanın yolu onu kaldırmak değil, göstergeyle amaç arasındaki boşluğu daraltmak ve sayıyı tek başına ödül ya da ceza aracı yapmamaktır.
Yaygın yanlış"«Bir ölçü hedef olunca iyi ölçü olmaktan çıkar» cümlesi Goodhart'ındır."
Mattson ve arkadaşlarının aktardığı özgün cümle istatistiksel bir düzenlilikten ve denetim baskısından söz eder; yaygın biçim Strathern'in 1997 makalesine atfedilir ve kapsamı çok daha geniştir.
Yaygın yanlış"Göstergeyle oynayan insanlar hile yapıyordur."
Oktay ve arkadaşları hiçbir kuralı çiğnemiyor; kuralın bıraktığı boşluğu kullanıyor. Sorun çoğu zaman kişilerin dürüstlüğünde değil, ödülün göstergeye, göstergenin de kurallardaki bir boşluğa bağlanmasındadır.
Sayılarla
Hesap düzeltmenin de nereden başlayacağını gösterir. Oran ilk söz verilen tarihe göre hesaplansa ve kaydırılan siparişler ait oldukları ayda geç sayılsa, panoda yine yüzde 75 görünür. Ölçüyü bozan şey hedefin varlığı değil, hedefin, kuralları kolayca esnetilebilen bir sayıya bağlanmasıdır.
Herkes için aynı mı?
Göstergeyle oynamanın bedeli dağılarak ödenir. Bir sonraki aya kaydırılan zor siparişler çoğu zaman özel ölçülü işler ve küçük müşterilerin siparişleridir; büyük müşterinin işi kaydırılmaz, çünkü o hemen şikâyet eder. Oranın yükselmesi, sesi daha az çıkan müşterinin daha uzun beklemesiyle mümkün olur.
Bedel ekibin içinde de eşit dağılmaz. Kuralı esnetmeyi reddeden bir planlamacı, aynı hızla çalışan arkadaşlarından daha kötü bir sayıyla görünür. Ölçüt dürüst olanı cezalandırmaya başladığında, ekipteki en ilkeli kişi ya kuralı esnetmeyi öğrenir ya da ayrılmayı düşünür. Göstergenin bozulması böylece yalnız bir sayının değil, bir ekip kültürünün de bozulmasına dönüşebilir.
Kendi hayatında
Selin müdüre bir öneriyle gidiyor; oranı kaldırmayı değil, korumayı istiyor. Oranın her zaman ilk söz verilen tarihe göre hesaplanmasını, kaydırılan siparişlerin ait oldukları ayda geç sayılmasını öneriyor. Yanına ikinci bir sayı koyuyor: müşterinin ilk söz verilen tarihten kaç gün sonra malını aldığı. Bir de ödülün yalnız bu orana bağlanmamasını istiyor; oran bir sinyal olarak kalsın, primin tek dayanağı olmasın.
Müdür ikna olmuyor, ama ikinci sayıyı denemeye razı oluyor. Bir ay sonra panoda iki çizgi var: biri yüzde 90'a yakın, öbürü hâlâ yüzde 75 civarında. Aradaki açıklık, kimsenin itiraz edemediği bir tartışma başlatıyor.
Kapanış
- Vekil gösterge, ölçülmesi zor bir amacın yerine izlenen sayıdır; sayıya ödül ya da ceza bağlandığında insanlar amacı değil sayıyı iyileştirmenin yollarını aramaya başlar ve göstergeyle oynama, yalan söylemeden, kuralların boşluğundan doğar.
- Goodhart'ın özgün cümlesi, istatistiksel bir düzenliliğin denetim amacıyla üzerine baskı uygulandığında çökmeye eğilim göstereceğini söyler; "ölçü hedef olunca iyi ölçü olmaktan çıkar" biçimi Strathern'in 1997 makalesine atfedilir, kapsamı daha geniş ve dili daha kesindir.
- Gözlem bir eğilim söyler, bir kesinlik değil: bozulma, göstergeyle amaç arasındaki boşluk ne kadar genişse ve o boşluğu kullanmak ne kadar ucuzsa o kadar hızlıdır; çare ölçmeyi bırakmak değil, boşluğu daraltmak ve tek bir sayıyı tek dayanak yapmamaktır.
Beş soru
- Vekil gösterge nedir ve göstergeyle oynama onunla nasıl ilişkilidir?
- Goodhart'ın özgün cümlesi ile bugün yaygın olan cümle arasındaki iki fark nedir?
- Strathern'in makalesinin özeti denetim hakkında ne söylüyor?
- Sayılarla bölümünde panodaki oran neden yüzde 89,5'e çıktı, müşterinin gördüğü oran neden yüzde 75'te kaldı?
- Bir hedefin göstergeyi bozma hızını hangi koşullar belirler?
Yanıtlar
Vekil gösterge, doğrudan ölçülmesi zor bir amacın yerine izlenen ölçülebilir sayıdır. Göstergeyle oynama, bu sayıyı amacı iyileştirmeden iyileştirmektir; vekil ile amaç arasındaki boşluk ne kadar genişse oynamak o kadar kolaydır.
Goodhart'ın cümlesi gözlenmiş bir istatistiksel düzenlilikten söz eder ve onun çökmeye eğilim göstereceğini söyler; yaygın cümle her ölçüden söz eder ve onun iyi ölçü olmaktan çıkacağını kesin bir dille söyler. Biri dar ve temkinli, öbürü geniş ve kesindir.
Denetimin yalnızca izlemediğini, denetlediği hayatı tehlikeye atan kendine ait bir hayatı olduğunu söyler. Yükseköğretimde denetlenenin öğrencilerin eğitiminden çok kurumun bu eğitim için sağladığı düzenek olduğunu da belirtir.
Yeni tarih alınan 20 sipariş zamanında sayıldı ve kaydırılan 10 sipariş hesaptan çıktı: 170 bölü 190. Müşterinin gözünden ilk söz verilen tarihte çıkan sipariş sayısı değişmedi: 200'de 150.
Göstergeyle amaç arasındaki boşluğun genişliği ve o boşluğu kullanmanın maliyeti. Tartıyla ölçülen yük gibi amaçla neredeyse çakışan bir gösterge yavaş bozulur; esnetilebilir kuralları olan bir oran hızlı bozulur.
Sonraki derse köprü
Selin'in panodaki iki çizgisi bir fabrikanın içinde kalıyor. Aynı hafta Ufuk, belediyenin otobüs hatlarını dakiklik puanına göre sıraladığını ve puanı düşük hatların şoförlerine uyarı verileceğini okuyor; birkaç gün sonra kendi durağında otobüslerin yolcu bekletmeden, kapıyı hızla kapatıp geçtiğini görüyor. Bir sayı kamu hizmetinde karar için kullanıldığında, onu üretenler üzerindeki baskı nasıl bir biçim alır? 16.2, Campbell yasası dersi, nicel bir göstergenin toplumsal kararlarda kullanıldıkça çarpıtma baskısı altına girmesini kamu hizmetinden örneklerle ele alacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.