İçeriğe geç

13.6 · Seviye 4 · İnsanlar Arasında

Adil olan ne?

Ültimatom oyununu ve küçük ölçekli toplumlarda adalet normlarının ne kadar farklılaştığını bilir

Strateji ve Karar Akademisi — M13, Tekrarlı Oyunlar ve İşbirliği · 1.769 kelime · 2 kaynak · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Ufuk ile üniversiteden arkadaşı Kerem, iki ay boyunca bir kargo firmasının sipariş takip sistemini birlikte yazdı. İşi Kerem buldu, müşteriyle o konuştu; kodun yarısından fazlasını ise Ufuk yazdı. Müşteri 20 bin lirayı ancak ikisinin imzaladığı bir teslim tutanağıyla ödeyecek. Teslimden bir gün önce Kerem bir mesaj atıyor: "Bölüşümü şöyle düşündüm: 14 bin bana, 6 bin sana. İşi ben buldum."

Ufuk mesajı okuyup telefonu bırakıyor. Hesap ortada: imzalamazsa ödeme hiç gelmeyecek, ikisi de sıfır alacak. 6 bin, hiçten iyidir. Yine de içinde bir şey kabul etmiyor. Akşam Selin'e anlatıyor: "Para meselesi değil. Böyle bir teklifi kabul edersem, bir dahaki işte 15'e 5 gelir."

Selin gülüyor: "Yani 6 bini, gelecekte daha az ezilmek için yakmaya hazırsın." Ufuk düşünüyor; belki öyle. Belki de yalnızca haksızlığa razı olmak istemiyor.

Soru

Bir teklifi reddetmek seni de kayba uğratacaksa, onu neden reddedersin? İnsanlar adil bölüşümü nasıl tanımlar, ve bu tanım toplumdan topluma değişir mi?

Nasıl işler

Kerem'in teklifi, deneysel iktisadın en çok çalışılmış oyunlarından birinin gündelik bir biçimidir.

Yalnızca kendi parasını önemseyen bir cevaplayıcı, sıfırdan büyük her teklifi kabul etmelidir; bir lira da hiçten iyidir. Bunu bilen bir teklifçi, en küçük tutarı önermelidir. Kuramın öngörüsü budur. Deneylerde ise insanlar böyle oynamaz: teklifçiler çoğu zaman paranın önemli bir kısmını önerir, cevaplayıcılar ise düşük teklifleri, kendilerine pahalıya mal olsa da, sık sık reddeder.

Teklifçinin cömertliğinin ne kadarının adalet duygusundan, ne kadarının reddedilme korkusundan geldiğini ayırmak için, cevaplayıcının hiçbir söz hakkı olmadığı ikinci bir oyun kullanılır.

İki oyun arasındaki fark, teklifçinin stratejik hesabı ile ahlaki duygusunu birbirinden ayırır. Bu duygunun nereden geldiği sorusu ise, oyunları farklı toplumlarda oynatmayı gerektirdi.

Kanıt

Üniversite öğrencilerinin dışına çıkan bir çalışma, aynı oyunları çok farklı topluluklarda oynattı.

Nerede çöker

Ültimatom oyunu bir laboratuvar oyunudur ve Kerem'in teklifinden önemli bir bakımdan ayrılır: tek seferliktir. Deneylerde cevaplayıcı teklifçiyle bir daha karşılaşmaz. Ufuk ise Kerem'le yine çalışabilir; Selin'in fark ettiği gibi, bugünkü reddin bir kısmı, gelecek işlerde kendi payını korumaya yönelik bir yatırım olabilir. Gerçek hayattaki retlerin ne kadarının adalet duygusundan, ne kadarının itibar hesabından geldiğini ayırmak zordur.

Meta-analizin kendisi de bir sınır taşır. Henrich ve arkadaşlarının belirttiği gibi, bu tür deneylerin neredeyse hepsi üniversite öğrencileriyle yapılmıştır ve öğrenciler kültürel olarak dar bir kesimdir. "İnsanlar ortalama yüzde 40 önerir" cümlesi, aslında "birkaç ülkenin üniversite öğrencileri ortalama yüzde 40 önerir" demektir.

Adalet duygusunu kültürle açıklamak da kolay değildir. Oosterbeek ve arkadaşları bölgeler arasında cevaplayıcıların davranışında farklar buldu, ama bunlar yaygın kültür sınıflandırmalarıyla açıklanamadı. Henrich ve arkadaşları ise farkın önemli bir kısmını, kültürün soyut özelliklerine değil, pazar bütünleşmesine ve gündelik işbirliğinin yapısına bağladı. "Kültür" kelimesi, açıklamanın kendisi değil, açıklanması gereken şeyin adıdır.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Akılcı bir insan sıfırdan büyük her teklifi kabul eder."
Doğrusu

Bu yalnızca kişinin kendi parası dışında hiçbir şeyi önemsemediği ve oyunun bir daha oynanmayacağı varsayımı altında geçerlidir. Meta-analizde tekliflerin ortalama yüzde 16'sı reddedildi.

Yaygın yanlış"İnsanların adalet anlayışı her yerde aynıdır."
Doğrusu

Henrich ve arkadaşlarının 15 küçük ölçekli toplumunda gruplar arasındaki davranış farkı, önceki araştırmalarda bulunandan çok daha büyüktü.

Yaygın yanlış"Yüksek teklif yapan teklifçi cömerttir."
Doğrusu

Ültimatom oyununda yüksek teklif, reddedilme korkusundan da gelebilir. Cömertliği reddedilme korkusundan ayırmak için diktatör oyunundaki davranışa bakmak gerekir.

Sayılarla

Bu varsayımlarla, kendi çıkarını en yüksek yapmak isteyen bir teklifçi bile yüzde 40 önermelidir. Meta-analizdeki ortalama teklifin yüzde 40 olması, teklifçilerin cömertliğini değil, cevaplayıcıların reddetme eğilimine dair doğru bir tahmini yansıtıyor olabilir. Kerem'in yüzde 30'luk teklifi, bu tabloda en kârlı seçenek değildir.

Ufuk açısından ise hesap şudur: kabul ederse 6 bin, reddederse sıfır. Ret, bu işten 6 bin liraya mal olur. Ama Ufuk, Kerem'le birkaç iş daha yapmayı bekliyorsa ve bugünkü ret sonraki işlerde payını yüzde 30'dan yüzde 40'a çıkarırsa, 20 binlik tek bir işte bile 2 bin lira geri gelir. Üç işte 6 bini aşar.

Herkes için aynı mı?

Reddetme gücü herkes için aynı değildir. Ufuk'un düzenli bir maaşı var; 6 bini kaybetmek onu zor durumda bırakmaz. Aynı teklifi kirası ödenmemiş, geliri tek bu işe bağlı bir serbest çalışan alsaydı, reddetmek çok daha pahalı olurdu. Ültimatom oyununda haksız bir teklifi reddetmek, onu karşılayabilecek olanların lüksüdür; zor durumdaki biri, aynı adalet duygusunu taşısa bile düşük teklifleri kabul etmek zorunda kalabilir.

Hangi bölüşümün adil sayıldığı da, kimin neye hak kazandığına dair inançlara bağlıdır. Kerem işi bulduğu için daha fazla hak ettiğine inanıyor; Ufuk kodun çoğunu yazdığı için. İkisi de adil olmak istiyor olabilir, ama farklı ölçütlerle. Küçük ölçekli toplumlarda yapılan karşılaştırma, bu ölçütlerin toplumdan topluma, gündelik hayatın nasıl örgütlendiğine göre değiştiğini gösterir; aynı ölçütler, aynı toplumdaki iki kişi arasında da ayrışabilir.

Kendi hayatında

Ufuk teklifi doğrudan reddetmiyor. Kerem'i arıyor ve bir öneri sunuyor: işi bulmanın ve müşteriyle konuşmanın değerini kabul ediyor, ama kodun yüzde altmışını kendisinin yazdığını hatırlatıyor ve 12'ye 8'lik bir bölüşüm öneriyor. Kerem önce direniyor, sonra kabul ediyor; ikisi de bir sonraki işte bölüşümü baştan, iş başlamadan konuşmaya karar veriyor.

Ufuk sonradan bir şeyi fark ediyor. Bu bir ültimatom oyunu değildi; Kerem'in teklifi tek bir son teklif gibi gelmişti, ama aslında bir pazarlığın ilk hamlesiydi. Teklifi bir ültimatom olarak görmek, ona olduğundan daha az seçenek bırakıyordu.

Ardından karşı tarafın hangi ölçütü kullandığını düşün. Ölçütler farklıysa, anlaşmazlık paradan önce ölçütten başlıyor olabilir.

Kapanış

  1. Ültimatom oyununda yalnızca kendi parasını önemseyen bir cevaplayıcı her teklifi kabul etmelidir; ama 37 makaleden 75 sonucu toplayan meta-analizde teklifçiler ortalama yüzde 40 önerdi ve tekliflerin ortalama yüzde 16'sı reddedildi.
  2. Teklifçinin yüksek teklifi cömertlikten çok reddedilme korkusundan gelebilir; diktatör oyunu bu iki güdüyü ayırmaya yarar, ve bizim örneğimizde kendi çıkarını düşünen bir teklifçi bile yüzde 40'ı en kârlı teklif olarak bulur.
  3. Adalet anlayışı her yerde aynı değildir: Henrich ve arkadaşlarının 15 küçük ölçekli toplumunda kendi çıkarı modeli her yerde başarısız oldu, gruplar arası fark büyüktü ve pazar bütünleşmesi ile gündelik işbirliğinin getirisi arttıkça toplum yanlısı davranış da arttı.

Beş soru

  1. Ültimatom oyununda kuramın öngörüsü nedir ve deneylerde insanlar nasıl davranır?
  2. Diktatör oyunu ültimatom oyunundan nasıl ayrılır ve neyi ölçmeye yarar?
  3. Oosterbeek ve arkadaşlarının meta-analizi ortalama teklif ve ret oranı hakkında ne buldu?
  4. Henrich ve arkadaşlarına göre toplumlar arasındaki davranış farkının önemli bir kısmını ne açıkladı?
  5. Sayılarla bölümündeki örnekte kendi çıkarını düşünen bir teklifçi neden yüzde 40 önermelidir?

Yanıtlar

Kuram, yalnızca kendi parasını önemseyen bir cevaplayıcının sıfırdan büyük her teklifi kabul edeceğini, bunu bilen teklifçinin de en küçük tutarı önereceğini öngörür. Deneylerde ise teklifçiler paranın önemli bir kısmını önerir, cevaplayıcılar düşük teklifleri sık sık reddeder.

Diktatör oyununda öbür oyuncunun reddetme hakkı yoktur. Bu yüzden verilen pay, reddedilme korkusundan değil, yalnızca vereni güdüleyen bir adalet ya da cömertlik duygusundan gelir; iki oyun arasındaki fark, teklifçinin stratejik hesabını ahlaki duygusundan ayırır.

Teklifçiler cevaplayıcıya ortalama olarak paranın yüzde 40'ını önerdi ve tekliflerin ortalama yüzde 16'sı reddedildi. Ret oranı, bölüşülen tutar büyüdükçe ve önerilen pay arttıkça düştü.

Ekonomik örgütlenme ve toplumsal etkileşimin yapısındaki grup düzeyindeki farklar. Pazar bütünleşmesi ve gündelik hayatta işbirliğinin getirisi arttıkça, deneysel oyunlarda gösterilen toplum yanlısı davranış da arttı.

Varsayılan ret olasılıklarıyla, yüzde 30 önermek 9,1 bin, yüzde 40 önermek 10,2 bin, yüzde 50 önermek 9,7 bin liralık beklenen kazanç getirir. Yüzde 40, kabul olasılığı ile kendine kalan pay arasındaki en iyi dengeyi kurar.

Sonraki derse köprü

Kerem, Ufuk'un 12'ye 8 önerisine ilk anda bir cevap veriyor: "Müşteriye bölüşümü 14'e 6 diye yazdım bile, sözleşmeye de öyle girdi. Geri dönemem." Ufuk bir an bunun bir tuzak mı, yoksa gerçek bir engel mi olduğunu düşünüyor. Kerem kendi elini bilerek bağlamış olabilir: geri dönemeyeceğini göstererek, Ufuk'a kabul etmekten başka seçenek bırakmamak için. Kendi seçeneğini daraltmak, pazarlıkta neden güç kazandırır, ve bu güç ne zaman tehlikeye dönüşür? 14.1, Gemileri yakmak dersi, bu soruyla yeni bir modüle başlayacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.