İçeriğe geç

13.5 · Seviye 4 · İnsanlar Arasında

Ceza işbirliğini korur mu?

Kamusal mal deneylerinde cezanın etkisini ve kültürler arası «antisosyal ceza» bulgusunu okur

Strateji ve Karar Akademisi — M13, Tekrarlı Oyunlar ve İşbirliği · 1.756 kelime · 3 kaynak · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; yatırım, hukuk ya da kariyer danışmanlığı değildir ve kesin sonuç vaat eden bir kural öğretmez. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Saniye'nin yöneticisi olduğu on iki daireli apartmanda, iki yıl önce bir gelenek başladı. Her bahar Saniye kapı kapı dolaşıp bahçe için bağış istiyor; zorunlu değil, herkes gönlünden ne koparsa onu veriyor. İlk yıl on bir daire katkı verdi, bahçeye çiçek ve iki bank kondu. İkinci yıl üç daire hiç vermedi. Bunu fark eden birkaç komşu da katkısını azalttı. Bu yıl kasada geçen yılın yarısı kadar para var.

Apartman toplantısında, üçüncü kattan Gülten Hanım ayağa kalkıyor. "Vermeyenlerin adlarını panoya asalım," diyor. "Utansınlar." Birkaç kişi alkışlıyor. Birinci kattaki genç çift ise sessiz kalıyor; ikisi de birkaç ay önce işini kaybetmiş.

Saniye toplantıdan sonra eve dönerken düşünüyor. Ceza, katkıyı geri getirebilir; ama kimin cezalandırılacağına kim karar verecek? Ve ceza verilince, cezalandırılan da bir gün karşılık vermeye kalkarsa ne olur?

Soru

Ortak bir işe katkı vermeyenleri cezalandırmak, işbirliğini korur mu? Cezanın bedeli kime düşer, ve ceza ne zaman işbirliğini artırmak yerine bozar?

Nasıl işler

Apartmanın bahçe kasası, herkesin katkısıyla büyüyen ve herkesin yararlandığı bir ortak kaynaktır. Her daire katkı verdiğinde bahçe herkes için güzelleşir; ama katkı vermeyen daire de aynı bahçeden yararlanır.

Bu yüzden her oyuncu için en kârlı hamle, başkaları katkı verirken kendisinin vermemesidir.

Bedavacılık görüldüğünde katkı verenler bir ikilemle karşılaşır: katkılarını sürdürürlerse sömürülürler, kesirlerse ortak iş çöker. Üçüncü bir yol, bedavacıyı cezalandırmaktır; ama ceza vermenin de bir bedeli vardır.

Kanıt

Cezanın her toplumda aynı biçimde işleyip işlemediği, dünyanın farklı yerlerinde aynı deneyle sınandı.

Cezanın bedeli ile getirisi arasındaki denge, oyunun ne kadar uzun sürdüğüne göre de sınandı.

Nerede çöker

Ceza bir araçtır ve araç, onu kullanan topluluğun normları kadar iyidir. Herrmann ve arkadaşlarının deneyinde bazı gruplarda insanlar yalnız düşük katkı verenleri cezalandırdı; bazılarında ise yüksek katkı verenler de aynı ölçüde cezalandırıldı. Antisosyal cezanın güçlü olduğu yerlerde ceza imkânı, işbirliğini artırma etkisini kaybetti. Ceza, karşılık olarak cezayı doğurabilir; cezalandırılan, cezalandırana kızıp onun katkısını cezalandırmaya kalkabilir.

Cezanın bedeli de kısa vadede büyüktür. Gächter ve arkadaşlarının hatırlattığı gibi, önceki deneylerde cezanın bedeli işbirliğinden gelen kazancı aşıyordu. Ceza ancak uzun ufukta, insanlar cezayı ödeme ihtimalini öğrenip katkılarını kalıcı olarak artırdığında kârlıdır. Tek bir bahar için panoya isim asmak, kazancından fazla gerginlik doğurabilir.

Bir de kimin cezalandırıldığı sorunu vardır. Panoya isim asmak, katkı vermeyen herkesi aynı biçimde damgalar. Ama katkı vermeyenlerin bir kısmı bedavacı değil, katkı veremeyecek durumda olabilir. Ceza, bedavacılığı ile yoksulluğu ayırt etmiyorsa, en zayıf olanları cezalandırır ve topluluğun adalet duygusunu zedeler.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"İnsanlar yalnız kendilerine yarar getirdiğinde ceza verir."
Doğrusu

Fehr ve Gächter'in deneyinde katkı verenler, ceza bedelli olduğunda ve kendilerine hiçbir maddi yarar getirmediğinde de bedavacıları cezalandırdı.

Yaygın yanlış"Ceza imkânı her zaman işbirliğini artırır."
Doğrusu

Herrmann ve arkadaşlarının 16 katılımcı grubunda, bazı gruplarda antisosyal ceza cezanın işbirliğini artıran etkisini ortadan kaldırdı. Ceza, güçlü işbirliği normlarıyla birlikte işe yarar.

Yaygın yanlış"Cezalandırılan herkes bedavacıdır."
Doğrusu

Ortak işe katkı vermeyenlerin bir kısmı katkı veremeyecek durumdadır. Ceza bu ayrımı yapmazsa, bedavacıyı değil, en zayıf olanı cezalandırır.

Sayılarla

Şimdi ceza ekleyelim. Katkı veren üç daire, vermeyeni cezalandırmak için her biri 2 lira harcasın ve her lira, cezalandırılana 3 lira kaybettirsin. Bedavacı 18 lira kaybeder ve 26'ya düşer; artık katkı vermenin ona getireceği 32 liradan daha az kazanır. Ama cezalandıranlar da her biri 2 lira kaybederek 22'ye iner. Ceza bedavacılığı kârsız kılar, ama bu turda herkesi daha fakir bırakır.

Gächter ve arkadaşlarının bulgusu bu hesabın devamını gösterir. Ceza bir kez verildikten sonra bedavacı katkı vermeye başlarsa, sonraki turlarda kimsenin ceza vermesi gerekmez ve herkes 32'ye döner. Cezanın bedeli bir kez ödenir, getirisi ise oyun uzadıkça birikir. Oyun kısa sürecekse, bu birikim gerçekleşmeyebilir.

Herkes için aynı mı?

Cezanın en ağır düştüğü yer, katkı verememe ile katkı vermeme arasındaki farkın görülmediği yerdir. Birinci kattaki genç çift işini kaybettiği için katkı vermedi; panoya adlarının asılması, onları bedavacılarla aynı kefeye koyar ve onlara bir utanç yükler. Bir ceza sistemi kurulurken, kimin gerçekten katkı veremediğini ayırt edecek bir yol, örneğin emekle katılma ya da gizli bir muafiyet, düşünülmezse ceza en zayıf olanları hedef alır.

Ceza verme gücü de eşit dağılmaz. Toplantıda yüksek sesle konuşan, uzun süredir apartmanda oturan ya da yönetimle yakın olanlar ceza önerebilir; yeni taşınanlar, kiracılar ya da çekingenler önerilen cezaya itiraz etmekte zorlanabilir. Herrmann ve arkadaşlarının bulgusu, hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu yerlerde antisosyal cezanın daha güçlü olduğunu gösterir; kuralların herkese eşit uygulanmadığı bir topluluk, ceza imkânını kişisel hesaplaşmalara dönüştürebilir.

Kendi hayatında

Saniye bir sonraki toplantıda panoya isim asma önerisine karşı çıkıyor ve iki şey öneriyor. Kasanın toplamını ve katkı veren daire sayısını, isim vermeden panoya asacak; böylece herkes ortak işin nasıl gittiğini görecek. Katkı veremeyenler isterlerse, bahçe düzenlenirken emekleriyle katılabilecek.

Gülten Hanım ikna olmuyor; ama oylamada Saniye'nin önerisi kabul ediliyor. Bahar geldiğinde kasa geçen yıla göre biraz daha dolu; birinci kattaki genç çift bir cumartesi bütün gün çiçek dikiyor.

Ardından iki soru sor: bu tepki, katkı veremeyenle vermeyeni ayırt ediyor mu, ve tepkiyi kim veriyor, kim üzerine alıyor?

Kapanış

  1. Kamusal mal oyununda herkes için en kârlı hamle, başkaları katkı verirken kendisinin vermemesidir; Fehr ve Gächter'in deneyinde katkı verenler, bedeli olduğu ve kendilerine yarar getirmediği hâlde bedavacıları cezalandırmaya istekliydi.
  2. Cezanın etkisi topluluğa bağlıdır: Herrmann ve arkadaşlarının 16 katılımcı grubunda, bazı gruplarda yüksek katkı verenler de cezalandırıldı ve bu antisosyal ceza, cezanın işbirliğini artırıcı etkisini ortadan kaldırabildi; zayıf işbirliği normları ve zayıf hukukun üstünlüğü antisosyal cezayı öngördü.
  3. Cezanın bedeli kısa vadede kazancını aşabilir, ama uzun ufukta kesin biçimde yararlı olabilir; ceza bedavacılığı ile katkı verememeyi ayırt etmiyorsa, en zayıf olanları hedef alır.

Beş soru

  1. Kamusal mal oyununda her oyuncu için en kârlı hamle nedir ve neden?
  2. Fehr ve Gächter'in deneyinde katkı verenler bedavacıları hangi koşullarda cezalandırdı?
  3. Antisosyal ceza nedir ve Herrmann ve arkadaşlarının deneyinde hangi etkiyi gösterdi?
  4. Sayılarla bölümünde ceza bedavacıyı ve cezalandıranları nasıl etkiledi?
  5. Gächter ve arkadaşlarına göre cezanın yararlı olması neye bağlıdır?

Yanıtlar

Başkaları katkı verirken kendisinin vermemesidir. Her oyuncunun katkısının kendisine dönen payı katkının kendisinden azdır; bu yüzden katkı vermeyen, katkı verenlerin yarattığı değerden payını alır ve kendi parasını cebinde tutar.

Ceza bedelli olduğunda ve cezalandırana hiçbir maddi yarar getirmediğinde de cezalandırdılar. Bedavacılar, katkı verenlerin işbirliği düzeyinden ne kadar saparlarsa o kadar ağır cezalandırıldı.

Topluma yararlı davranan, yani yüksek katkı veren kişilerin cezalandırılmasıdır. Bazı katılımcı gruplarında yüksek katkı verenler düşük katkı verenler kadar cezalandırıldı ve bu, cezanın işbirliğini artırma etkisini ortadan kaldıracak kadar güçlüydü.

Bedavacı 18 lira kaybederek 44'ten 26'ya düştü; katkı vermek ona artık daha kârlıydı. Ama cezalandıran üç daire de her biri 2 lira kaybederek 24'ten 22'ye indi; o tur için herkes daha fakir kaldı.

Zaman ufkuna bağlıdır. On turluk deneylerde cezanın bedeli işbirliğinden gelen kazancı aşabildi; elli turluk deneylerde ise ceza kesin biçimde yararlı çıktı.

Sonraki derse köprü

Ufuk bir arkadaşıyla ortak bir iş bitiriyor; müşteriden gelen 20 bin liranın bölüşümünü işi bulan arkadaşı öneriyor: 14 bin kendisine, 6 bin Ufuk'a. Ufuk ya bu teklifi kabul edecek ya da reddedecek; reddederse ikisi de hiçbir şey almayacak, çünkü müşteri ancak ikisinin imzasıyla ödeme yapıyor. Hesap açık: 6 bin, hiçten iyidir. Yine de Ufuk'un içi rahat değil. Adil olan ne, ve insanlar neden bazen kendi kazançlarından vazgeçip haksız bir teklifi reddeder? 13.6, Adil olan ne? dersi, ültimatom oyununu ve adalet normlarının toplumdan topluma nasıl değiştiğini inceleyecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.